Taşınmaz satış vaadi sözleşmesine konu taşınmazın devri borçlunun kusuruyla imkânsızlaştığında vaat alacaklısı, aynen ifa talebi yerine akdin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesinden doğan müspet zararını tazminat olarak talep edebilir. Noter huzurunda usulüne uygun düzenlenen satış vaadi sözleşmesi tam iki tarafa borç yükleyen ve ilgilisine kişisel hak sağlayan bir hukuki ilişki kurduğundan, borcun yerine getirilmemesi alacaklıya uğradığı müspet zararın giderilmesini isteme hakkı verir.
Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesinin Niteliği ve Başkasına Ait Taşınmazın Satış Vaadi
Taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Noterlik Kanunu m. 89 uyarınca noter önünde resen düzenlenmesi zorunlu kılınan, iki tarafa borç yükleyen ve alacaklısına kişisel hak sağlayan sözleşmelerdir. Satış vaadi sözleşmesinin geçerli olabilmesi için vaat borçlusunun sözleşmenin yapıldığı tarihte taşınmazın maliki olması gerekmez; borçlunun sözleşme anında malik olmaması sözleşmenin sıhhatine tesir etmez.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2013/10595, K. 2013/12801Kaynağı aç
Sözleşmelerde Başlangıçtaki ve Sonraki İmkânsızlık Ayrımı
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 27/1 uyarınca, kanunun emredici hukuk kurallarına, ahlaka, kamu düzenine ve kişilik haklarına aykırılık taşıyan yahut başlangıçta konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin hükümsüzlük yaptırımına bağlanmıştır. Buna karşılık, geçerli olarak kurulan bir satış vaadi sözleşmesinde taşınmaz devri borçlunun kusuru bulunmaksızın sonradan imkânsız hale gelirse borç sona erer. Kusursuz sonraki imkânsızlık hâlinde borçlu, karşı taraftan almış olduğu edimleri sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade etmekle yükümlüdür ve henüz ifa edilmemiş karşı edimleri isteme hakkını kaybeder.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 27Kaynağı aç
Müspet Zarar Tazminatı ve Denkleştirici Adaletten Farkı
Geçerli bir taşınmaz satış vaadi sözleşmesinde aynen ifanın borçlu kusuruyla imkânsızlaşması durumunda vaat alacaklısı, aynen ifa yerine akdin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesinden doğan müspet zararının tazminini talep edebilir. Hükmedilecek tazminat tutarı, hukuken geçersiz sözleşmelerin tasfiyesinde uygulanan denkleştirici adalet kuralına göre değil, ifanın imkânsız hale geldiği tarih itibarıyla taşınmazın bilirkişi marifetiyle tespit edilecek rayiç değeri üzerinden hesaplanır.
Vaat Borçlusunun Vefatı ve Mirasçıların Müteselsil Sorumluluğu
Satış vaadinden doğan borçlar borçlunun vefatıyla son bulmaz. Türk Medenî Kanunu m. 641/1 hükmü uyarınca mirasçılar, tereke borçlarından müteselsilen sorumludurlar. Ayrıca Türk Medenî Kanunu m. 599/2 uyarınca mirasçılar, kanunda öngörülen ayrık durumlar saklı kalmak üzere mirasbırakanın borçlarından kişisel olarak da sorumlu olurlar. Bu kapsamda vaat alacaklısı, taşınmazın devrinin imkânsızlaşmasından kaynaklanan tazminat alacağını mirasçılardan talep edebilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 641Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 599Kaynağı aç
Taşınmaz devri imkânsız hale gelirse vaat alacaklısı ne talep edebilir?
Vaat alacaklısı, aynen ifa yerine akdin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan müspet zararının tazmin edilmesini isteyebilir.
Başkasına ait taşınmaz için yapılan satış vaadi sözleşmesi geçerli midir?
Evet; satış vaadi sözleşmesinin geçerli olabilmesi için vaat borçlusunun sözleşmenin yapıldığı tarihte taşınmazın maliki olması gerekmez; malik olunmaması sözleşmenin geçerliliğine engel teşkil etmez.
Kusursuz sonraki imkânsızlıkta tarafların hukuki durumu ne olur?
Borçlunun kusuru olmaksızın devir imkânsızlaşırsa borç sona erer; borçlu aldıklarını sebepsiz zenginleşme hükümlerince iade etmekle yükümlüdür ve ifa edilmemiş edimleri talep edemez.
Satış vaadinde müspet zarar denkleştirici adalet kuralına göre mi hesaplanır?
Hayır; geçerli sözleşmelerde müspet zarar denkleştirici adalet kuralına göre değil, ifanın imkânsız hale geldiği tarih itibarıyla taşınmazın bilirkişi marifetiyle tespit edilecek rayiç değeri üzerinden hesaplanır.
Satış vaadi borçlusu öldüğünde mirasçıların sorumluluğu nasıldır?
Türk Medenî Kanunu m. 641/1 uyarınca mirasçılar tereke borçlarından müteselsilen, Türk Medenî Kanunu m. 599/2 uyarınca da kişisel olarak sorumludurlar.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

