Suç Üstlenme Suçunun Tanımı ve Yasal Dayanağı
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 270. maddesinin birinci fıkrasına göre, yetkili makamlara gerçeğe aykırı biçimde suçu kendisinin işlediğini ya da suça iştirak ettiğini bildiren kimse hakkında iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 270Kaynağı aç
işlediğini veya suça katıldığını bildiren kimseye iki yıla kadar hapis cezası
verilir. Bu suçun üstsoy, altsoy, eş veya kardeşi cezadan kurtarmak amacıyla
işlenmesi halinde; verilecek cezanın dörtte üçü indirilebileceği gibi tamamen
de kaldırılabilir.
Suç uydurma
Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2023/797 Esas ve 2023/2762 Karar sayılı ilamına göre suç üstlenme eylemi, fiilen hiç gerçekleşmemiş ya da üçüncü bir şahısça işlenmiş bir suçun yetkili makamlara kendisi tarafından icra edildiğinin bildirilmesiyle meydana gelir. Örneğin bir kimsenin resmi kurumlara dilekçe vererek gerçekte hiç meydana gelmemiş bir cinayeti işlediğini ve cesedi gizlediğini ifade etmesi, suç uydurma değil Türk Ceza Kanunu'nun 270. maddesi kapsamında suç üstlenme suçunu oluşturur.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/797, K. 2023/2762Kaynağı aç
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Suç üstlenme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun(5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 04.02.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında suç uydurma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun)271 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında suç uydurma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 271 inci maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2016 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 07.11.2022 tarihli kararı ile ''TCK.nın 271. maddesinde tanımlanan suç uydurma suçunun, kişinin işlenmemiş olan bir suçu işlenmiş gibi, aynı Kanunun 270. maddesinde düzenlenen suç üstlenme suçunun ise, kişinin gerçekte hiç işlenmemiş veya başkası tarafından işlenmiş olan bir suçu kendisinin işlediğinden bahisle yetkili makamlara bildirimde bulunmasıyla oluşacağı nazara alındığında, hükümlü olarak bulunduğu Burhaniye Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'ndan Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'na hitaben yazdığı dilekçesinde özetle "cinayet işlediğini ve şahsı gömdüğünü" belirtmesi üzerine başlatılan soruşturma üzerine, gerçekte böyle bir suçun işlenmediğinin tespit edildiği ve sanığın da mahkeme aşamasındaki ikrarı karşısında; sanığın eyleminin TCK.nın 270. maddesinde düzenlenen suç üstlenme suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde TCK.nın 271/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi,
Bozma gerekçesine göre de;Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin '…01.01.2020 tarihi itibariyle hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda basit yargılama usulü uygulanmaz…' bölümündeki hükme bağlanmış ibaresinin Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptal kararı gözetilerek basit yargılama usulü yönünden mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu….'' nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; basit yargılama usulünün uygulanmasına yer olmadığına karar verilerek; Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesinin,17.01.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 270 inci maddesi, 62, 53 ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; basit yargılama usulü ve lehe hükümlerin uygulanması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay; sanığın İstanbul iline naklini sağlamak amacıyla cezaevi aracılığıyla savcılığa verdiği dilekçede aralarındaki borç ilişkisi nedeniyle Mehmet adındaki şahsı ortakları ile beraber Samandıra da öldürülüp ormanlık bir alana gömdüklerini belirttiği iddiasına ilişkindir.
2. Sanık 26.01.2016 tarihli savcılık ifadesinde ve mahkemedeki savunmasında İstanbul'a naklini yaptırmak amacıyla bu yola başvurduğunu, gerçekte böyle bir olayın yaşanmadığını ikrar etmiştir.
IV. GEREKÇE
TCK.nın 271. maddesinde tanımlanan suç uydurma suçunun, kişinin işlenmemiş olan bir suçu işlenmiş gibi, aynı Kanunun 270. maddesinde düzenlenen suç üstlenme suçunun ise, kişinin gerçekte hiç işlenmemiş veya başkası tarafından işlenmiş olan bir suçu kendisinin işlediğinden bahisle yetkili makamlara bildirimde bulunmasıyla oluşacağı nazara alındığında, somut olayda; sanığın dilekçesinde cinayet işlediğini ve şahsı gömdüğünü belirttiği ancak gerçekte böyle bir suçun işlenmediğinin tespit edildiği ve sanığın da savcılık ile muhakeme aşamalarındaki ikrarı karşısında atılı suçu işlediği anlaşılmakla; Mahkemenin suçun sübutu ve suç niteliğinin belirlenmesinde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. Gerekçeli karar başlığında suç adının ''suç üstlenme'' yerine ''suç uydurma'' şeklinde yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.01.2023 tarihli kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.05.2023 tarihinde karar verildi.
Akrabalık Bağı ve Cezanın İndirilmesi veya Kaldırılması
Türk Ceza Kanunu'nun 270. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca, eylemin üstsoy, altsoy, eş veya kardeşi cezadan kurtarmak kastıyla icra edilmesi halinde fail hakkında takdir edilecek cezada dörtte üç oranında indirim yapılabileceği gibi ceza tamamen de kaldırılabilir.
Sanığın kardeşine ait fiili üstlenmesi halinde, mahkemenin TCK m. 270 hükmündeki indirim oranını ya da cezanın tamamen kaldırılması imkânını tartışması kanuni bir zorunluluktur. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2017/15468 Esas ve 2020/10363 Karar sayılı ilamında, kardeşini cezadan koruma saikiyle suçu üstlenen şahsın hukuki durumu değerlendirilirken anılan cezasızlık veya yasal indirim maddesi nazara alınmadan mahkûmiyet hükmü tefhim edilmesi bozma gerekçesi kabul edilmiştir.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2017/15468, K. 2020/10363Kaynağı aç
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Suç üstlenme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Olaya günü …'ın suçunu üstlenen … dosyada mevcut nüfus kaydına göre …'ın abisi olup 5237 sayılı TCK'nın 270. maddesine göre; yetkili makamlara, gerçeğe aykırı olarak, suçu işlediğini veya suça katıldığını, bildiren kimseye iki yıla kadar hapis cezası verilir. Bu suçun üstsoy, altsoy, eş veya kardeşi cezadan kurtarmak amacıyla işlenmesi halinde; verilecek cezanın dörtte üçü indirilebileceği gibi tamamen de kaldırılabilir." hükmü gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 25.02.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Soruşturma Usulü ve Muhakeme Kuralları
Suç üstlenme suçu takibi şikâyete bağlı fiillerden değildir. Soruşturma yetkili mercilerce resen başlatılır; mağdurun başvuruda bulunması aranmadığı gibi, mevcut mağdur şikâyetinden vazgeçse dahi soruşturma ve yargılama prosedürü kesintisiz olarak yürütülür.
Yasal düzenlemeler çerçevesinde suç üstlenme, uzlaşma kapsamına giren suç tipleri arasında sayılmamıştır. Bu sebeple tarafların anlaşması kovuşturma sürecini etkilemez ve uzlaşma hükümleri uygulanamaz.
Suç üstlenme suçu için kanunda takdir edilen cezanın üst sınırı iki yılı aşmadığından, muhakeme sürecinde tutuklama tedbiri tatbik edilemez. Söz konusu suça ilişkin yargılamalarda görevli ve yetkili mahkeme ise fiilin gerçekleştiği yer asliye ceza mahkemesidir.
Suç üstlenme suçu şikâyete tabi midir?
Hayır, suç üstlenme şikâyete bağlı değildir; yetkili makamlarca kendiliğinden soruşturulur ve mağdur vazgeçse dahi süreç devam eder.
Suç üstlenme suçunda uzlaşma hükümleri uygulanır mı?
Hayır, kanunen uzlaşmaya tabi suçlar arasında yer almadığı için fail hakkında uzlaşma prosedürü tatbik olunamaz.
Suç üstlenme suçunda tutuklama kararı verilebilir mi?
Hayır, kanunda öngörülen hapis cezasının azami haddi iki yılı aşmadığı için soruşturma ve kovuşturmada tutuklama tedbirine başvurulamaz.
Yakın akrabayı kurtarmak için suç üstlenildiğinde ceza verilir mi?
Eylemin üstsoy, altsoy, eş veya kardeşi kurtarma amacıyla yapılması durumunda mahkeme cezayı dörtte üç oranında indirebilir veya cezayı tamamen kaldırabilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

