Sigorta Tahkim Kararına İtiraz ve Temyiz Kanun Yolu

by Avukat Erdal Ersoy
Sigorta Tahkim Kararına İtiraz ve Temyiz Kanun Yolu

Sigorta Tahkiminde Kanun Yolu Usulü ve İptal Davası Ayrımı

Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde görülen uyuşmazlıklarda genel mahkeme usulündeki ilk derece mahkemesi, istinaf ve temyiz silsilesinden farklı özel bir kanun yolu sistemi geçerlidir. Bu çerçevede uyuşmazlık hakemi veya hakem heyeti kararına karşı kural olarak İtiraz Hakem Heyetine başvurulur; gerekli kanuni şartlar oluştuğunda ise temyiz kanun yolu gündeme gelir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu özel kanun niteliği taşıdığından, genel tahkime tabi uyuşmazlıklar için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 439 uncu maddesinde düzenlenen hakem kararlarının iptali davası yolu sigorta tahkimi kararları hakkında uygulanmaz.

Hakem Kararının Kesinliği ve İtiraz Başvurusunda Parasal Sınırlar

Sigorta tahkiminde uyuşmazlık hakemi veya hakem heyeti kararlarının itiraza açık olup olmadığı parasal sınırlara bağlıdır. 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 30 uncu maddesinde maktu parasal sınırlar belirlenmiş ve bu tutarların artırılması düzenlenmiştir. 2026 yılı sınırlarına göre uyuşmazlık tutarı 35.000 TL ve üzerinde olan dosyalarda uyuşmazlık hakemi veya hakem heyeti kararına karşı Komisyon bünyesinde itiraz yoluna başvurulabilir. Bu tutarın altında kalan uyuşmazlıklarda verilen hakem kararları kural olarak kesindir ve normal itiraz yoluna kapalıdır. Hakem kararının itiraza veya temyize tabi olup olmadığının belirlenmesinde, karar tarihindeki değil, Komisyona uyuşmazlık başvurusunun yapıldığı tarihte yürürlükte olan parasal sınırlar esas alınır.

5684 sayılı SİGORTACILIK KANUNU m. 30Kaynağı aç
MADDE 30 – (1) Sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden veya Hesaptan faydalanacak kişiler ile Hesap arasında doğan uyuşmazlıkların çözümü amacıyla Birlik nezdinde Sigorta Tahkim Komisyonu oluşturulur. Sigortacılık yapan kuruluşlardan, sigorta tahkim sistemine üye olmak isteyenler, durumu yazılı olarak Komisyona bildirmek zorundadır. Sigorta tahkim sistemine üye olan kuruluşlarla uyuşmazlığa düşen kişi, uyuşmazlık konusu sözleşmede özel bir hüküm olmasa bile tahkim usûlünden faydalanabilir. (Ek cümle : 3/4/2013-6456/45 md.) İlgili mevzuat ile zorunlu tutulan sigortalardan kaynaklanan bu fıkra kapsamındaki uyuşmazlıklar için ilgili kuruluş sigorta tahkim sistemine üye olmasa dahi hak sahipleri bu bölüm hükümlerine göre tahkim usulünden faydalanabilir. (Ek cümle : 3/4/2013-6456/45 md.) Sigorta tahkim sistemine üye olmayan kuruluşlar bakımından Sigorta Tahkim Komisyonu giderlerine katılım Hazine Müsteşarlığınca ayrıca belirlenir.[21] (2) Komisyon, bir Müsteşarlık temsilcisi, iki Birlik temsilcisi, bir tüketici derneği temsilcisi ile Müsteşarlıkça belirlenecek bir akademisyen hukukçu temsilcinin katılımı ile oluşur. Müsteşarlık temsilcisinin asgarî on yıl kamu hizmetinde çalışmış, sigortacılık alanında deneyim sahibi ve en az daire başkanı seviyesinde olması; Birlik temsilcilerinin de 4 üncü maddede genel müdür yardımcısı için öngörülen şartlara sahip olması gerekir. Tüketici derneği temsilcisi ise Türkiye çapında en fazla üyeye sahip tüketici derneğinin önereceği üç aday arasından Müsteşarlıkça seçilir. Komisyon kendi içinden bir Başkan seçer. Komisyonda kararlar üye tamsayısının salt çoğunluğu ile alınır. İki yıl için seçilen Komisyon Başkan ve üyelerine, kamu iktisadî teşebbüsleri yönetim kurulu başkan ve üyelerine ödenen aylık ücret ve diğer ödemeler tutarında ücret ödenir. (3) Komisyon aşağıdaki görevleri yerine getirir: a) Müdür ve müdür yardımcılarını atamak. b) Birlikçe ayrı bir hesapta izlenecek olan Komisyonun bütçesini hazırlayarak Birliğe sunmak. c) Tahkim sisteminin adil, tarafsız ve etkin bir biçimde işleyişini sağlamak için gerekli önlemleri almak. ç) Komisyonun faaliyet sonuçları hakkında yıllık rapor hazırlayarak Birliğe ve Müsteşarlığa göndermek. d) Bilgi işlem alt yapısını hazırlamak. e) Kanunlarla kendisine verilen diğer görevleri yapmak. (4) Komisyon, gerekli görülen yerlerde büro açmaya yetkilidir. Büro müdürünün, Komisyon müdürü ile aynı nitelikleri taşıması zorunludur. Büro müdürüne verilecek görevler Komisyon tarafından belirlenir. (5) Komisyona bağlı çalışmak üzere bir müdür ve iki müdür yardımcısı, raportörler ile yeterli sayıda personel görevlendirilir. Müdür ve müdür yardımcıları Komisyonca, raportörler ve diğer personel ise müdürün önerisiyle Komisyon tarafından atanır. Görevden alınma, göreve atanma ile aynı usûle tâbidir. Komisyon müdürünün; a) Malî güç dışında sigorta şirketi ve reasürans şirketi kurucularında aranan nitelikleri taşıması, b) En az dört yıllık yüksek okul mezunu olması, c) Sigorta hukukunda en az iki yıl veya sigortacılıkta en az beş yıl deneyimi olması, gerekir. (6) Müdür yardımcılarının (c) bendi hariç olmak üzere beşinci fıkrada sayılan nitelikleri taşıması zorunludur. Ayrıca, müdür yardımcılarının en az birinde iki yıllık sigortacılık deneyimi aranır. (7) Uyuşmazlıklar, hayat ve hayat dışı sigorta gruplarının sadece birinde görev yapacak olan sigorta hakemleri ve raportörler aracılığıyla çözülür. (8) Sigorta hakemlerinin; a) Malî güç dışında sigorta şirketi ve reasürans şirketi kurucularında aranan nitelikleri taşıması, b) En az dört yıllık yüksek okul mezunu olması, c) Sigorta hukukunda en az beş yıl veya sigortacılıkta en az on yıl deneyimi olması, gerekir. (Ek cümle: 13/6/2012-6327/58 md.) Müsteşarlık bu fıkra uyarınca aranacak deneyim ve bu deneyime esas teşkil eden bilginin tespitine ilişkin ölçütleri belirlemeye yetkilidir. (9) Komisyon nezdinde çalışacak olan sigorta raportörleri, Komisyon müdüründe aranan niteliklere sahip olmak zorundadır. (10) Sigorta hakemi olmak isteyenlerin gerekli nitelikleri taşıdıklarını belgelemek suretiyle Komisyona başvurması gerekir. Başvurusu uygun görülenler kabul için Müsteşarlığa bildirilir. Müsteşarlığın kabul etmesi halinde ilgilinin ismi, Komisyon tarafından tutulacak ve bir örneği Adalet Bakanlığına gönderilecek olan sigorta hakemliği listesine kaydolunur ve bu listede değişiklik olması halinde de değişiklikler altı aylık dönemler itibarıyla Adalet Bakanlığına ve Müsteşarlığa bildirilir. (11) Sigorta hakeminin ismi; a) Sigorta hakemliği yapmak için gereken nitelikleri kaybetmişse veya tarafsızlık ilkesine aykırı hareket ettiği tespit edilmişse sürekli olarak, b) Kendisine ulaşan dosyaları bir yıl içinde en fazla üç kez zamanında sonuçlandırmamışsa bir yıl süreyle, Listeden silinir. (12) Tahkim sistemine üye olmak isteyenlerden katılma payı, uyuşmazlık çözümü için Komisyona başvuranlardan ise başvuru ücreti alınır. (Değişik ikinci ve üçüncü cümle: 3/4/2013-6456/45 md.) Beş bin Türk Lirasının altındaki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararları kesindir. Beş bin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarına karşı kararın Komisyonca ilgiliye bildiriminden itibaren on gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere Komisyon nezdinde itiraz edilebilir. (Ek cümle: 3/4/2013-6456/45 md.) İtiraz talebinde bulunmak için bu madde uyarınca belirlenen başvuru ücretinin Komisyona yatırılması şarttır. (Ek cümle: 3/4/2013-6456/45 md.) İtiraz üzerine hakem kararının icrası durur. (Ek cümle: 3/4/2013-6456/45 md.) İtiraz talebi münhasıran bu talepleri incelemek üzere Komisyon tarafından teşkil edilen hakem heyetlerince incelenir. (Ek cümle: 3/4/2013-6456/45 md.) İtiraz talebi hakkında işin heyete intikalinden itibaren iki ay içinde karar verilir. (Ek cümle: 3/4/2013-6456/45 md.) Beşbin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararları bu madde uyarınca süresinde itiraz başvurusunda bulunulmaması hâlinde kesinleşir. (Ek cümle: 3/4/2013-6456/45 md.) Bu uyuşmazlıklar hakkında bu madde uyarınca yapılan itiraz üzerine verilen karar kesindir. (Ek cümle: 3/4/2013-6456/45 md.) Kırk bin Türk Lirasının üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında itiraz üzerine verilen kararlar için temyize gidilebilir. (Değişik cümle: 13/6/2012-6327/58 md.) Ancak, tahkim süresinin sona ermesinden sonra karar verilmiş olması, talep edilmemiş bir şey hakkında karar verilmiş olması, hakemlerin yetkileri dahilinde olmayan konularda karar vermesi ve hakemlerin, tarafların iddiaları hakkında karar vermemesi durumlarında her hâlükarda temyiz yolu açıktır. Temyize ilişkin usûl ve esaslar hakkında Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu uygulanır. (13) Komisyona gidilebilmesi için, sigortacılık yapan kuruluşla uyuşmazlığa düşen kişinin, uyuşmazlığa konu teşkil eden olay ile ilgili olarak sigortacılık yapan kuruluşa gerekli başvuruları yapmış ve talebinin kısmen ya da tamamen olumsuz sonuçlandığını belgelemiş olması gerekir. Sigortacılık yapan kuruluşun, başvuru tarihinden itibaren onbeş iş günü içinde yazılı olarak cevap vermemesi de Komisyona başvuru için yeterlidir. (14) Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz. (15) Sigortacılık yapan kuruluşla uyuşmazlığa düşen kişinin Komisyona başvurusu, öncelikle raportörler tarafından incelenir. Raportörler en geç onbeş gün içinde incelemelerini tamamlamak zorundadır. Raportörler tarafından çözümlendirilemeyen başvurular sigorta hakemine iletilir. Uyuşmazlığa hangi sigorta hakeminin bakacağı, Komisyon tarafından sigorta hakemi listesinden seçilir. Komisyon, işin niteliğine bağlı olarak en az üç sigorta hakeminden oluşan bir heyet oluşturulmasına karar verebilir. Ancak, uyuşmazlık konusu miktarın onbeşbin Türk Lirası ve üzerinde olduğu durumlarda heyet teşekkülü zorunludur. Heyet kararını çoğunlukla verir. Hakemler, sadece kendilerine verilen evrak üzerinden karar verir. Seçilen sigorta hakemi mücbir nedenler ve umulmayan haller hariç olmak üzere görevi reddedemez. Bununla birlikte, taraflar, Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanununda yer alan hâkimi ret nedenlerine dayanarak hakemi reddedebilir. Ret talebi Komisyona, durumun öğrenildiği tarihten itibaren en geç beş iş günü içinde bir dilekçeyle yapılır. Ret talebi üzerine Komisyon müdürü, iki tarafın görüşlerini dinledikten sonra bu konuda en geç beş iş günü içinde karar verir. (16) Hakemler, görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç dört ay içinde karar vermeye mecburdur. Aksi halde, uyuşmazlık yetkili mahkemece halledilir. Ancak, bu süre tarafların açık ve yazılı muvafakatleriyle uzatılabilir. Hakem, kararını Komisyon müdürüne tevdi eder. (Değişik son cümle:22/7/2020-7251/56 md.) Komisyon Müdürünce karar en geç üç iş günü içinde taraflara bildirilir; ayrıca kararın aslı dosya ile birlikte Komisyonca saklanır. (17) (Ek: 13/6/2012-6327/58 md.) Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir. (18) Hakemlik ücreti, Komisyona başvuru ücreti ve üyeliğe katılma payı, Komisyonun görüşü alınarak Müsteşarlıkça belirlenir; hakem ücreti Komisyon tarafından ödenir. (19) Sigorta hakemleri ve raportörler tarafsız olmak zorundadır. Sigorta şirketlerinin, reasürans şirketlerinin, sigortacılık yapan diğer kuruluşların, sigorta eksperlerinin, sigorta acentelerinin ve brokerlerin ortakları, yönetim ve denetiminde bulunan kişiler ve bunlar adına imza atmaya yetkili olanlar ile tüm bu kuruluşlarda meslekî faaliyette bulunanlar ve sigorta eksperleri, sigorta acenteleri ve brokerler sigorta hakemliği yapamaz. Bu sınırlandırmalar söz konusu kimselerin eş ve çocukları için de geçerlidir. Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanununun 28 inci maddesi sigorta hakemleri hakkında da uygulanır. (20) Komisyonda görev alanlar, hakemler ve raportörler, işleri dolayısıyla öğrendikleri bilgi ve sırları ilgililerin izni olmaksızın açıklayamaz. Ancak, suç teşkil eden hallerin yetkili mercilere duyurulması zorunludur. (21) Komisyonun yapısı ve görevleri ile Komisyon müdürü ve Komisyon müdür yardımcılarının nitelikleri, çalışma usûl ve esasları, raportörlerin, sigorta hakemlerinin çalışma usûl ve esasları, kararların ne şekilde düzenleneceği, Komisyona başvuru esasları, Liste tutulmasına ve bütçeye ilişkin esaslar ile katılım ücreti gibi hususlar yönetmelikle belirlenir. (22) Müsteşarlık bu maddede yer alan maktu para miktarlarını, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Üretici Fiyatları Endeksi artış oranını aşmamak suretiyle artırmaya yetkilidir. (23) Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanununun hükümleri, sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanır. (24) Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu çerçevesinde yapılacak tahkim için seçilecek hakemlerin de bu maddede sigorta hakemleri için aranılan nitelikleri taşıması gerekir. DOKUZUNCU BÖLÜM Çeşitli Hükümler Sigortacılık Eğitim Merkezi, destek hizmetleri ve diğer organizasyonlar[22][23]

Uyuşmazlığın incelenmesinde görev yapacak hakem sayısı da parasal sınıra göre farklılaşır. 2026 yılı kurallarına göre 122.000 TL ve üzerindeki uyuşmazlıkların en az üç kişilik bir hakem heyeti tarafından incelenerek karara bağlanması öngörülmektedir.

Hakem Kararına İtiraz Süresi ve Başvuru Usulü

Uyuşmazlık hakemi kararını Komisyon müdürlüğüne tevdi eder ve karar en geç üç iş günü içinde taraflara bildirilir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 30 uncu maddesinin 12 nci fıkrası uyarınca, hakem kararına karşı kararın Komisyonca bildirilmesinden itibaren 10 gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere Komisyon nezdinde itiraz edilebilir. Süresinde yapılmayan itiraz başvuruları değerlendirmeye alınmaz. Süre her iki taraf bakımından kendi bildirim tarihine göre ayrı ayrı hesaplanır. Başvurunun posta yoluyla yapılması durumunda süre kontrolünde PTT kayıtları esas alınır; kargo, kurye veya şahsen yapılan fiziki itirazlarda evrakın süresi içerisinde Komisyona ulaşmasını sağlama sorumluluğu itiraz edene aittir.

İtiraz Hakem Heyetinin İncelemesi ve Kararın İcrasına Etkisi

Usulüne uygun yapılan itiraz başvurusu, Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından teşkil edilen ve İtiraz Hakem Heyeti listesinden seçilen üç kişilik heyet tarafından incelenir. İtiraz Hakem Heyetinin işin heyete intikalinden itibaren iki ay içinde karar vermesi öngörülmektedir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 30 uncu maddesinin 12 nci fıkrası uyarınca, hakem kararına karşı usulüne uygun şekilde itiraz edilmesi kararın kesinleşmesini önlediği gibi karar üzerindeki icra takibini de kendiliğinden durdurur.

İtiraz Hakem Heyeti Kararlarına Karşı Kanun Yolu ve Temyiz Süresi

İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen kararlar kural olarak kesin olmakla birlikte, yasal parasal sınırın üzerindeki uyuşmazlıklar kanun yolu denetimine açıktır. 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 30 uncu maddesinin 12 nci fıkrasında belirli tutarı aşan kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabileceği düzenlenmiş; 2026 yılı sınırlarına göre bu tutar 383.000 TL'yi aşan uyuşmazlıklar olarak belirlenmiştir. Yargı kararlarında, bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesi sonrasında kararların istinaf denetimine tabi olduğuna dair kararlar bulunduğu gibi, kanundaki özel düzenleme uyarınca doğrudan Yargıtay nezdinde temyiz yolunun geçerli olduğunu kabul eden uygulamalar da mevcuttur. Temyiz kanun yoluna başvurulacak hâllerde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 361 inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde temyiz isteminde bulunulması gerekir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 361Kaynağı aç
MADDE 361- (1) Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil nihai kararlar ile hakem kararlarının iptali talebi üzerine verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir.[55] (2) Davada haklı çıkmış olan taraf da hukuki yararı bulunmak şartıyla temyiz yoluna başvurabilir. Temyiz edilemeyen kararlar[56]
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2017/894, K. 2017/1715Kaynağı aç
17. Hukuk Dairesi         2017/894 E.  ,  2017/1715 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi K A R A R 5235 Sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkileri Hakkındaki Kanunun 25 ve geçici 2. maddeleri uyarınca tüm yurtta 20.07.2016 tarihinde göreve başlamıştır. 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunun “Sigortacılıkta Tahkim” başlıklı 12. maddesinin son cümlesinde “Temyize ilişkin usul ve esaslar hakkında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun uygulanır” düzenlemesi, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 447/2 maddesi “Mevzuatta yürürlükten kaldırılan 18/06/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerinin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır.” düzenlemesi ile sigortacılıkta tahkim ile ilgili kanun yolunda Hukuk Muhakemeleri Kanunun uygulanacağı anlaşılmaktadır. Ayrıca 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341/5. maddesinde diğer kanunlarda temyiz edilebileceği veya haklarında Yargıtay’a başvurulabileceği belirtilmiş olup da bölge adliye mahkemelerinin görev alanına giren dava ve işlere ilişkin nihai kararlarına karşı, bölge adliye mahkemelerine başvurulabileceği düzenlenmiştir. HMK.’nın 439/1 maddesinde hakem kararına karşı yalnızca iptal davası açılabileceği, iptal davasının ise tahkim yerindeki mahkemede açılabileceği, HMK’nın 410. maddesinde ise tahkim yargılamasında, mahkeme tarafından yapılacağı belirtilen işlerde görevli ve yetkili mahkemenin tahkim yeri bölge adliye mahkemesi olduğu düzenlenmiştir. HMK.’nın 361. maddesinde bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil nihai kararlar ile hakem kararlarının iptali talebi üzerine verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde temyiz yoluna başvurulabileceği düzenlenmiştir. Ayrıca 28 Haziran 2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 Sayılı Kanunun 45. maddesi ile 5235 Sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkileri Hakkındaki Kanunun 5. maddesinin 2. fıkrası değiştirilerek 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa ve 21/6/2001 tarihli ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanununa göre yapılan tahkim yargılamasında; tahkim şartına ilişkin itirazlara, iptal davalarına, hakemlerin seçimi ve reddine yönelik davalar ile yabancı hakem kararlarının tanıma ve tenfizine yönelik davalara asliye ticaret mahkemesinin heyetçe karar vereceği düzenlenmiştir. Bütün bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde HMK.’nın 439/1. maddesi gereği hakem heyeti kararlarına karşı yalnız iptal davası açılabileceği anlaşılmaktadır. HMK’nın 439. maddesinin 6. fıkrasında iptal davasına karşı temyiz yolunun açık olduğu belirtilmiştir. Ancak bu düzenleme HMK’nın 410. maddesi gereği tahkim yargılamasında, mahkeme tarafından yapılacağı belirtilen işlerde görevli ve yetkili mahkeme tahkim yeri bölge adliye mahkemesine uygun olarak yapılmış bir düzenlemedir. Hakem heyeti kararlarına karşı açılacak iptal davalarında Hukuk Muhakemeleri Kanununun 410. maddesi ile daha sonra yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 45. maddesi ile değişik 5235 Sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkileri Hakkındaki Kanunun 5. maddesinin 2. fıkrasında görevli mahkeme konusunda düzenlemeler bulunmaktadır. HMK.’nın 410. maddesinde hakem heyeti kararlarına karşı açılacak davada Bölge Adliye Mahkemelerini görevli sayılırken 5235 Sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkileri Hakkındaki Kanunun 5. maddesinin 2. fıkrası asliye ticaret mahkemelerini görevli saymıştır. İptal davalarına ister HMK’nın 410. maddesi gereği bölge adliye mahkemesince bakılsın, ister 5235 Sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkileri Hakkındaki Kanunun 5. maddesinin 2. fıkrası gereği asliye ticaret mahkemelerince heyet halinde bakılsın, HMK’nın 361. maddesi gereği temyiz yoluna başvurulabilmesi için bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil nihai kararlar ile hakem kararlarının iptali talebi üzerine verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Bu durum istinaf yargı yolunun getirilmesindeki amaç olan kararların iki dereceli denetim sistemine tabi olması ilkesine de uygun düşecektir. Bu nedenle bölge adliye mahkemelerinin açıldığı 20.07.2016 tarihinden sonra verilen hakem heyeti ya da itiraz hakem heyeti kararları istinaf kanun yoluna tabi olup, inceleme bölge adliye mahkemesince yapılacağından dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesine gönderilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 20/02/2017 gününde Üye …'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY 03.06.2007 tarihinde kabul edilip 14.06.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 1.maddesinde belirtildiği gibi bu kanun amaçlarından birisi sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların çözümlenmesine yönelik olarak sigorta tahkim sistemi ile ilgili usul ve esasları düzenlemektir. Sigortacılık Kanunu'nun 30.maddesinde sigortacılık tahkiminin usul ve esasları düzenlenmiştir. Kanun'un 30/12 maddesinde “Kırkbin Türk Lirasının üzerindeki kararlar için temyize gidilebilir” şeklinde hüküm mevcut olup 13.06.2012 tarihli 6327 Sayılı Kanun’un 58.maddesiyle bu hüküm “Kırkbin Türk Lirasının üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında itiraz üzerine verilen kararlar için temyize gidilebilir. Ancak tahkim süresinin sona ermesinden sonra karar verilmiş olması, talep edilmemiş bir şey hakkında karar verilmiş olması, hakemlerin yetkileri dahilinde olmayan konularda karar vermesi ve hakemlerin, tarafların iddiaları hakkında karar vermemesi durumda herhalükarda temyiz yolu açıktır.” şeklinde değiştirilmiştir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’nun 439.maddesine göre hakem kararlarına karşı sadece iptal davası açılabilir. Oysa sigortacılık tahkiminde geçerli kılınan kanun yolu açıkça temyizdir. Sigortacılık Yasasından sonra 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’dan dokuz ay kadar sonra 13.06.2012 tarihli 6327 sayılı kanunla yapılan değişiklik sonrasında da temyiz edilebilirlik hükmü değiştirilmemiş ve yeni temyiz gerekçeleri eklenmiştir. 6100 Sayılı HMK’nun 341/5 maddesindeki düzenleme ilk derece mahkemelerince verilen kararlara ilişkin olup sigortacılık yasasına göre hakemlerin kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine hakem heyetince verilen kararlara karşı bu madde uygulanamaz. Yine HMK 361, 410 ve 439.maddelerinin de Sigortacılık Yasası'nın 30/12.maddesinde yapılan özel düzenleme karşısında uygulama yeri olmayıp özellikle sigorta tahkim yönteminin düzenlenmesinin temel amaçlarından birisinin yargılama sürecini hızlandırmak olduğuda dikkate alındığında kanun koruyucu tarafından sürecin çabuk sonuçlanabilmesi için iptal davası yoluna gidilmesinin arzu edilmediği anlaşılmaktadır. Aksi halde kanun koyucunun açık düzenlemesine rağmen HMK'da düzenlenen genel tahkim sistemine ilişkin iptal davası yoluna gidilmesi kanun koyucunun özel iradesine de aykırılık teşkil edecektir. Açıklanan nedenlerle Sigortacılık Yasasında açıkça belirtilen kanun yolu temyiz olduğundan Sayın Çoğunluğun hakem kararlarına itiraz üzerine hakem heyetince verilen kararların istinaf kanun yoluna tabi olduğu görüşüne katılmamaktayım.

Temyiz Aşamasında İcranın Durdurulması ve Tehiri İcra Usulü

Hakem kararına Komisyon nezdinde itiraz edilmesi icrayı durdururken, İtiraz Hakem Heyeti kararının temyiz edilmesi kararın icrasını kendiliğinden durdurmaz. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 367 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz yoluna başvurulması kararın icrasını engellemez. Borçlu tarafın cebri icra işlemlerini durdurabilmesi için 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 36 ncı maddesinde düzenlenen icranın geri bırakılması usulünü işletmesi gerekir. Bu çerçevede borçlu, hükmolunan para veya eşyanın resmî mercie depo edildiğini belgeleyerek yahut icra mahkemesince kabul edilecek teminatı sunarak icra mahkemesinden icranın geri bırakılması yönünde karar temin etmek üzere icra müdüründen uygun süre talep edebilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 367Kaynağı aç
MADDE 367- (1) Temyiz, kararın icrasını durdurmaz. İcra ve İflas Kanununun icranın geri bırakılmasıyla ilgili 36 ncı maddesi hükmü saklıdır. Nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez. (2) Kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez. Kötüniyetle temyiz
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 36Kaynağı aç
Madde 36 – (Değişik: 2/3/2005 – 5311/5 md.) İlâma karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran borçlu, hükmolunan para veya eşyanın resmî bir mercie depo edildiğini ispat eder yahut hükmolunan para veya eşya kıymetinde icra mahkemesi tarafından kabul edilecek taşınır rehni veya esham veya tahvilât veya taşınmaz rehni veya muteber banka kefaleti gösterirse veya borçlunun hükmolunan para ve eşyayı karşılayacak malı mahcuz ise icranın geri bırakılması için takibin yapıldığı yer icra mahkemesinden karar alınmak üzere icra müdürü tarafından kendisine uygun bir süre verilir. Bu süre ancak zorunluluk hâlinde uzatılabilir.[22] Borçlu, Devlet veya adlî yardımdan yararlanan bir kimse ise teminat gösterme zorunluluğu yoktur. (Değişik üçüncü fıkra:24/11/2021-7343/5 md.) Ücreti ilgililer tarafından verilirse icra mahkemesince icranın geri bırakılması hakkındaki karar, hükmü veren mahkemeye ve icra dairesine en uygun vasıtalarla bildirilir. Nafaka hükümlerinde böyle bir süre verilemez. Bölge adliye mahkemesince başvurunun haklı görülmesi hâlinde teminatın geri verilip verilmeyeceğine karar verilir. Yargıtayca hükmün bozulması hâlinde borçlunun başvurusu üzerine, bozmanın mahiyetine göre teminatın geri verilip verilmeyeceğine bozma sonrası esası inceleyecek mahkemece kesin olarak karar verilir.[23] Bölge adliye mahkemesince başvurunun kesin olarak esastan reddine karar verilmesi veya Yargıtayca hükmün onanması hâlinde alacaklının istemi üzerine başkaca işleme gerek kalmaksızın teminata konu olan para alacaklıya ödenir. Mal ve haklar ise, malın türüne göre icra dairesince paraya çevrilir. (Ek cümle:24/11/2021-7343/5 md.) Bölge adliye mahkemesinin başvurunun esastan reddine ilişkin kararına karşı temyiz yolunun açık olması hâlinde, temyiz yoluna başvurma süresinin dolmasına kadar icranın geri bırakılması kararının etkisi devam eder. İlâm alacaklısının teminat üzerinde rüçhan hakkı vardır.[24] Haciz veya iflas istemek yetkisi:

Parasal Sınıra Bağlı Olmaksızın Temyiz Edilebilen Hâller

Uyuşmazlık miktarı yasal temyiz parasal sınırının altında kalsa dahi tahkim usulüne ilişkin belirli ihlaller kanun yolunu açık tutar. 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 30 uncu maddesinin 12 nci fıkrasına göre; tahkim süresinin sona ermesinden sonra karar verilmiş olması, talep edilmemiş bir hususta karar verilmesi, hakemlerin yetkileri dâhilinde olmayan konularda karar vermesi ve tarafların iddiaları hakkında karar vermemiş olması durumlarında parasal sınıra bakılmaksızın her hâlükârda temyiz yolu açıktır.

Tahkim süresinin aşılması bu kapsamdaki temel usul kurallarından biridir. 5684 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin 16 ncı fıkrası gereğince hakemler, görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç dört ay içinde karar vermek zorundadır. Bu süre ancak tarafların açık ve yazılı rızasıyla uzatılabilir. Rıza olmaksızın dört aylık sürenin aşılması hâlinde uyuşmazlığın yetkili mahkemece çözümlenmesi gerekir ve sürenin bitiminden sonra verilen hakem kararlarına karşı miktar sınırlaması olmaksızın temyiz yoluna başvurulabilir.

Maddi Hatanın Düzeltilmesi, Tavzih ve Tamamlayıcı Karar Talebi

Hakem kararında hesap, yazı veya benzeri maddi hataların bulunması veya kararın belirli bir konusunun açıklığa kavuşturulmasının gerekmesi hâlinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 437 nci maddesi hükümleri uygulanabilir. Kararın bildirilmesinden itibaren iki hafta içinde, karşı tarafa da bilgi verilmek kaydıyla hakemden veya hakem heyetinden maddi hataların düzeltilmesi ya da tavzih talep edilebilir. Ayrıca aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca taraflar, yargılama sırasında ileri sürülmüş olmasına rağmen karara bağlanmamış konularda kararın kendilerine bildirilmesinden itibaren bir ay içinde karşı tarafa bilgi vererek tamamlayıcı hakem kararı verilmesini isteyebilir. Bu başvurular karara karşı itiraz süresiyle karıştırılmamalıdır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 437Kaynağı aç
MADDE 437- (1) Evvelce daha farklı bir süre öngörülmemişse, taraflardan her biri, hakem kararının kendisine bildirilmesinden itibaren iki hafta içinde, karşı tarafa da bilgi vermek kaydıyla, hakem veya hakem kuruluna başvurarak; a) Hakem kararında bulunan hesap, yazı ve benzeri maddi hataların düzeltilmesini, b) Karara ilişkin belirli bir konunun veya kararın bir bölümünün tavzihini, isteyebilir. (2) Karşı tarafın görüşünü alan hakem veya hakem kurulu, bu talebi haklı bulursa, talep tarihinden itibaren bir ay içinde kararındaki maddi hatayı düzeltir veya kararın tavzihini yapar. İcap ederse, bu süre hakem veya hakem kurulunca uzatılabilir. (3) Hakem veya hakem kurulu, karardaki maddi hataları karar tarihini izleyen iki hafta içinde kendiliğinden de düzeltebilir. (4) Taraflardan her biri, hakem kararının kendilerine bildirilmesinden itibaren bir ay içinde, karşı tarafa da bilgi vermek kaydıyla, yargılama sırasında ileri sürülmüş olmasına rağmen karara bağlanmamış konularda tamamlayıcı hakem kararı verilmesini isteyebilir. Hakem veya hakem kurulu, talebi haklı bulursa, tamamlayıcı hakem kararını bir ay içinde verir. İcap ederse, bu süre hakem veya hakem kurulunca en fazla bir ay uzatılabilir. (5) Düzeltme, tavzih ve tamamlama kararları, taraflara bildirilir ve hakem kararının bir parçasını oluşturur. Tebligat
Sigorta tahkim kararına itiraz süresi kaç gündür?

Uyuşmazlık hakemi veya hakem heyeti kararına karşı, kararın bildirilmesinden itibaren 10 gün içinde Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde itiraz başvurusunda bulunulabilir. Bu süre her iki taraf bakımından kendi bildirim tarihi esas alınarak ayrı hesaplanır.

Hakem kararına itiraz edildiğinde icra takibi durur mu?

5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 30 uncu maddesinin 12 nci fıkrası uyarınca hakem kararına süresinde yapılan itiraz kararın kesinleşmesini engeller ve icrasını durdurur.

İtiraz Hakem Heyeti kararına karşı temyiz süresi ne kadardır?

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 361 inci maddesi uyarınca İtiraz Hakem Heyeti kararlarına karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir.

Temyiz yoluna başvurmak icrayı otomatik olarak durdurur mu?

Temyiz başvurusu kararın icrasını kendiliğinden durdurmaz. Borçlunun icra işlemlerini durdurabilmesi için İcra ve İflas Kanununun 36 ncı maddesi uyarınca teminat göstererek icranın geri bırakılması kararı alması gerekir.

Parasal sınırın altında kalan tahkim kararları temyiz edilebilir mi?

Tahkim süresinin sona ermesinden sonra karar verilmesi, talep edilmemiş bir şey hakkında karar verilmesi, hakemlerin yetkisiz konuda hüküm kurması veya tarafların iddiaları hakkında karar vermemesi durumlarında parasal sınıra bakılmaksızın her hâlükârda temyiz yolu açıktır.

Hakemin karara bağlamadığı bir talep için ne yapılabilir?

Yargılama sırasında ileri sürülmüş olmasına rağmen karara bağlanmamış hususlar için hakem kararının bildirilmesinden itibaren bir ay içinde tamamlayıcı hakem kararı verilmesi talep edilebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu