7571 sayılı Kanunla TCK m.158, 5235 sayılı Kanunun 12. maddesindeki ağır ceza katalogundan çıkarılmıştır. 25 Aralık 2025 sonrasında açılan nitelikli dolandırıcılık davalarında başka bir özel görev sebebi bulunmadıkça genel görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. O tarihte ağır ceza mahkemesinde veya kanun yolunda derdest dosyalar kesin hükme kadar eski görev kuralıyla görülmeye devam eder. Eski ağır ceza kararları bu geçiş hükmüyle birlikte okunmalıdır.
7571 sayılı Kanun, Madde 12Kaynağı aç
Sigorta Dolandırıcılığı Suçunun Kapsamı ve Cezası
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 158/1-k bendi uyarınca sigorta bedelini almak gayesiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi fiilin nitelikli halini meydana getirir. Bu eylemde failin bizzat sigorta ettiren yahut tazminata hak kazanacak kişi olması zorunlu görülmediği gibi, poliçede teminat altına alınan rizikonun türü de suçun vücut bulmasında belirleyici sayılmaz. Bununla birlikte failin kamu görevlisi ya da banka, kredi yahut sigorta kuruluşu çalışanı sıfatını takınması veya bahse konu kurumlarla bağlantılı olduğunu ileri sürmesi suretiyle haksız tasarrufta bulunması da Türk Ceza Kanunu m. 158/1-l kapsamında nitelikli dolandırıcılık kabul edilir. Anılan maddenin birinci fıkrasındaki düzenleme uyarınca bu bentlerdeki hallerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının tutarı ise elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 158Kaynağı aç
İcra Hareketlerinin Başlangıcı ve Teşebbüs Hükümleri
Sigorta bedelini almak maksadıyla işlenen dolandırıcılık suçunda icra hareketlerinin başlamış sayılması için olayla veya hasarla ilgili belgelerin sigorta kurumuna sunulmuş olması şarttır. Failin sigortalı malını sigorta bedelini almak gayesiyle tahrip etmesi, yakması, bozması veya yok etmesi kandırmaya yönelik hileli davranış niteliğindedir; ancak belgeler sigorta şirketine iletilmedikçe icra hareketleri başlamaz. Nitekim gerçeğe aykırı kaza tespit tutanağı düzenlenmiş olsa dahi sigorta şirketine müracaat edilmediği takdirde icra hareketleri başlamadığından dolandırıcılık suçu teşebbüs derecesine varmaz. Suçun icra hareketlerine başlanıp da failin elinde olmayan nedenlerle tamamlanamaması hâlinde ise Türk Ceza Kanunu m. 35/2 gereğince faile verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.
Hilenin Nitelendirilmesi ve Aldatma Yeteneği
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için eylemin aldatma kabiliyetini haiz olması ve mağdurun denetim imkânını bertaraf etmesi gerekir. Kullanılan hilenin sigorta şirketinin denetleme imkânını ortadan kaldırmadığı ve basit bir inceleme ile olguların anlaşılabildiği durumlarda eylem basit yalan düzeyinde kalır ve suçun yasal unsurları meydana gelmez. Bu doğrultuda hasar gördüğü bildirilen hayvan ile sigortalanan hayvanın birbirinden farklı olduğunun basit bir incelemeyle ve fotoğraf karşılaştırmasıyla hemen anlaşılabildiği hallerde fiil aldatma özelliğinden yoksun sayılır ve dolandırıcılık suçu oluşmaz.
Belgede Sahtecilik ve Suç Uydurma Suçlarıyla İlişkisi
Türk Ceza Kanunu m. 207/1 gereğince sahte bir özel belgeyi düzenleyen veya aldatacak şekilde değiştirip kullanan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun oluşması için özel belgenin yalnızca vücuda getirilmesi yeterli olmayıp hukuki işlem güvenliğini sarsacak şekilde kullanılması da zorunludur. Dolayısıyla gerçeğe aykırı kaza tespit tutanağı düzenlenmesine karşın sigorta şirketine başvuruda bulunulmamışsa, özel belge kullanılmadığından sahtecilik suçu oluşmadığı gibi dolandırıcılık suçunun icra hareketleri de başlamaz. Öte yandan sahte resmî belge düzenleyen, değiştiren veya kullanan fail Türk Ceza Kanunu m. 204/1 uyarınca iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İşlenmediği bilinen bir suçun yetkili makamlara işlenmiş gibi bildirilmesi veya delillerinin uydurulması durumunda ise Türk Ceza Kanunu m. 271/1 kapsamında üç yıla kadar hapis cezası uygulanır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 204Kaynağı aç
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 207Kaynağı aç
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 271Kaynağı aç
Cezayı Artıran ve İndiren Nitelikli Haller
Dolandırıcılık suçlarının üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte icra edilmesi hâlinde hükmolunacak ceza Türk Ceza Kanunu m. 158/3 uyarınca yarı oranında; suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ise bir kat artırılır. Buna karşılık malvarlığına yönelik suçların haklarında ayrılık kararı verilmiş eş, aynı konutta beraber yaşamayan kardeşler ya da aynı konutta ikamet eden amca, dayı, hala, teyze, yeğen veya ikinci derecede kayın hısımlarının aleyhine işlenmesi durumunda Türk Ceza Kanunu m. 167/2 uyarınca şikâyet üzerine verilecek ceza yarı oranında indirilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 167Kaynağı aç
Etkin Pişmanlık ve Zararın Karşılanması
Türk Ceza Kanunu m. 168/1 uyarınca dolandırıcılık suçu tamamlandıktan sonra ve bu nedenle fail hakkında kovuşturma başlamadan önce bizzat pişmanlık gösterilerek uğranılan zararın aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi hâlinde verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmeden önce gösterilmesi hâlinde ise Türk Ceza Kanunu m. 168/2 uyarınca cezada yarısına kadar indirime gidilir. Kısmen geri verme veya tazmin hâlinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi Türk Ceza Kanunu m. 168/4 gereğince mağdurun rızasına bağlıdır. Ancak sigorta dolandırıcılığı teşebbüs aşamasında kalmışsa, fail tarafından zarar giderilse dahi etkin pişmanlık hükümleri uygulanamaz.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 168Kaynağı aç
Yargılama Usulü, Görevli Mahkeme ve Dava Zamanaşımı
Türk Ceza Kanunu m. 158/1-k ve 158/1-l bentlerinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçlarına ilişkin delilleri takdir etmek ve kovuşturmayı yürütmekle görevli mahkeme asliye ceza Mahkemesidir. Suç şikâyete veya uzlaştırma prosedürüne tabi değildir; dava zamanaşımı süresi 15 yıldır. Türk Ceza Kanunu m. 66 hükümleri gereğince dava zamanaşımı süresinin hesaplanmasında suçun kanundaki cezasının yukarı sınırı ve mevcut deliller itibarıyla daha asliye cezayı gerektiren nitelikli haller dikkate alınır; zamanaşımı süresi tamamlanmış suçlarda fiilin işlendiği günden, teşebbüs hâlinde kalan suçlarda ise son hareketin yapıldığı günden itibaren işlemeye başlar. Fiili işlediği sırada 12 yaşını doldurmuş olup 15 yaşını doldurmamış olanlar için bu sürelerin yarısının, 15 yaşını doldurmuş olup 18 yaşını doldurmamış olanlar için ise üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer. Yargılamada suçtan zarar görme ihtimali bulunan sigorta şirketine dava ve duruşma günü bildirilerek taraf teşkili sağlanmalı ve başvuru evrakı celbedilmelidir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 66Kaynağı aç
Sigorta dolandırıcılığı suçunda icra hareketleri ne zaman başlar?
Suçun icra hareketlerinin başlamış sayılması için olayla veya hasarla ilgili belgelerin sigorta kurumuna sunulması gerekir; müracaat yapılmadığı sürece salt kaza kurgulamak veya malı tahrip etmek eylemi teşebbüs aşamasına varmaz.
Sahte kaza tutanağı tanzim edilip sigortaya sunulmazsa ne olur?
Özel belgede sahtecilik suçunun oluşması için belgenin oluşturulması yanında kullanılması da zorunlu olduğundan, tutanak sigorta şirketine sunulmadığında sahtecilik suçu oluşmaz ve dolandırıcılık suçunun icra hareketleri de gerçekleşmez.
Teşebbüs aşamasında kalan sigorta dolandırıcılığında ceza nasıl belirlenir?
Eylemin teşebbüs aşamasında kalması durumunda Türk Ceza Kanunu m. 35/2 uyarınca cezada dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir; bu aşamada zarar karşılansa dahi etkin pişmanlık hükümleri uygulanamaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

