Toplu İş Sözleşmesi ve Yararlılık İlkesinin Hukuki Çerçevesi
6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 36. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, metinde farklı bir kural öngörülmedikçe bireysel düzeydeki sözleşmelerin toplu iş sözleşmesi düzenlemeleriyle çelişmemesi esastır. Bu düzenlemelerle bağdaşmayan sözleşme maddelerinin yerini doğrudan toplu iş sözleşmesi şartları doldurur. Ancak bireysel iş sözleşmesinde işçi açısından daha elverişli koşulların yer alması halinde, toplu iş sözleşmesindeki aykırı kurallar karşısında işçi lehine olan hükümler uygulanmaya devam eder.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2015/1429, K. 2018/1089Kaynağı aç
6356 sayılı SENDİKALAR VE TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ KANUNU m. 36Kaynağı aç
6356 sayılı Kanun'un 36. maddesinin ikinci fıkrasına göre, süresi sona eren bir toplu iş sözleşmesinin iş sözleşmesine ilişkin hükümleri yenisi yürürlüğe girinceye kadar iş sözleşmesi hükmü olarak varlığını korur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2015/1429 E., 2018/1089 K. sayılı kararındaki değerlendirmeye göre ise, işçiyi sosyal bakımdan koruma amacından doğan yararlılık ilkesi tarafların anlaşmasıyla ortadan kaldırılamayan emredici bir nitelik taşır; toplu iş sözleşmesinin normatif hükümleri nispi emredici ya da yedek kural vasfındadır ve yararlılık ilkesi toplu iş sözleşmesi düzenindeki düzen ilkesi ile Anayasa'nın 10. ve 4857 sayılı Kanun'un 5. maddesindeki eşitlik ilkesinden önce uygulanır.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 5Kaynağı aç
Grup Karşılaştırması Yöntemi ve Karma Uygulama Yasağı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/887 E., 2017/885 K. sayılı kararında yer verilen hukuki yaklaşıma göre, bireysel iş sözleşmesi ile toplu iş sözleşmesi hükümleri tek tek ya da toptan değil, birbiriyle sıkı ilişkisi olan konuların gruplandırılması yoluyla karşılaştırılmalıdır. Grup karşılaştırmasında, içerik itibarıyla birbirine bağlı ücret ve sürekli parasal ekler bir bütün olarak ele alınır ve toplu iş sözleşmesindeki ilgili hüküm grubu ile kıyaslanır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/887, K. 2017/885Kaynağı aç
Grup karşılaştırması yönteminde, ücrete ilişkin lehe hükümlerin bir kısmının toplu iş sözleşmesinden, bir kısmının ise bireysel iş sözleşmesinden seçilerek karma biçimde uygulanması hukuken kabul edilmemektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/887 E., 2017/885 K. sayılı kararındaki yaklaşıma göre; sürekli nitelikteki ek menfaatlerle birlikte işçinin geliri artıyorsa ve grup karşılaştırması neticesinde işçi daha avantajlı hale geliyorsa, kök ücretin düşürülmesi tarafların anlaşması ya da düzen ilkesi uyarınca mümkün görülmüş, işçinin hem eski çıplak kök ücretini hem de toplu iş sözleşmesi haklarını birlikte talep edemeyeceği belirtilerek fark ücret davasının reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bununla birlikte Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2015/1429 E., 2018/1089 K. sayılı kararında aynı durumda kök ücret indiriminin yararlılık ilkesine aykırı görüldüğü gözetilmeli; grup karşılaştırmasına dayanan bu sonucun tüm içtihatlar bakımından tek ve genel bir kural oluşturmadığı dikkate alınmalıdır.
Tek Lehe Hüküm Yaklaşımı ve Düzen İlkesinin Sınırları
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2015/1429 E., 2018/1089 K. sayılı kararında ise farklı bir hukuki değerlendirme yapılmıştır. Bu kararda, iş sözleşmesinde belirlenmiş olan kök ücretin, işçinin sendikaya üye olması ve toplu iş sözleşmesinden yararlanmaya başlaması gerekçesiyle düşürülmesi, sağlanan sosyal ve akçalı haklarla toptan menfaat artsa dahi yararlılık ilkesinin ihlali sayılarak yasaya aykırı bulunmuştur. Bu yaklaşıma göre kanundaki yararlılık değerlendirmesi toptan bir faydadan ziyade tek bir lehe hükmün varlığını yeterli görür ve kök ücretin yüksekliği diğer tüm hakları da etkileyeceğinden tek başına korunmalıdır.
Aynı kararda düzen ilkesinin uygulama alanı da sınırlandırılmıştır. Düzen ilkesi, yeni bağıtlanan toplu iş sözleşmesinin önceki toplu iş sözleşmesinin yerini alması esasına dayanır. Dolayısıyla bu ilkenin işletilebilmesi için işyerinde öncesinde de yürürlükte bulunan bir toplu iş sözleşmesinin mevcudiyeti aranır. Daha önce toplu iş sözleşmesi kapsamında çalışmamış bir işçi yönünden düzen ilkesine dayanılarak kök ücretin düşürülmesi hukuka uygun bulunmamıştır.
İş Kanunu m. 62 ve Eşit Davranma Borcu
4857 sayılı İş Kanunu'nun 62. maddesi; çalışma sürelerinin yasal olarak daha aşağı sınırlara indirilmesi, işverene düşen yasal bir yükümlülüğün yerine getirilmesi veya Kanun hükümlerinden herhangi birinin uygulanması gerekçe gösterilerek işçi ücretlerinden indirim yapılmasını yasaklamaktadır. Yargı kararlarında ele alınan somut uyuşmazlıklarda, işçinin günlük ücretinin üyesi olduğu sendikanın taraf bulunduğu toplu iş sözleşmesi skalasına uyarlanması işlemi işverenin tek taraflı bir ücret indirimi olarak nitelendirilmediği için 62. madde hükmünün bu somut durumlara uygulanamayacağı belirtilmiştir.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 62Kaynağı aç
İş ilişkisinde eşit davranma borcunun ihlali halinde 4857 sayılı Kanun'un 5. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca işçi, dört aya kadar ücreti tutarında tazminat ile yoksun bırakıldığı hakları talep edebilir. Aynı maddenin yedinci fıkrasına göre kural olarak eşit davranma borcuna aykırılığı ispat yükü işçidedir; ancak işçi ihlalin varlığı ihtimalini güçlü biçimde gösteren bir durumu ortaya koyduğunda, ihlalin bulunmadığını ispatlama yükümlülüğü işverene geçer.
Sendikaya üye olunca işçinin kök ücreti düşürülebilir mi?
Grup karşılaştırması yaklaşımında sürekli eklerle birlikte toplam menfaat artıyorsa ücret indirimi geçerli sayılabilmekte; tek lehe hüküm yaklaşımında ise temel kök ücretin korunması gerektiği ve indirimin yararlılık ilkesini ihlal ettiği kabul edilmektedir.
İşçi hem eski kök ücretini hem de toplu sözleşme haklarını isteyebilir mi?
Grup karşılaştırması uygulanan uyuşmazlıklarda karma uygulama yasak kabul edildiğinden, işçi hem bireysel sözleşmesindeki çıplak ücretin korunmasını hem de toplu iş sözleşmesinin getirdiği sosyal ve parasal hakların uygulanmasını aynı anda talep edemez.
Düzen ilkesi ilk kez toplu sözleşmeden yararlanan işçiye uygulanır mı?
Düzen ilkesi sonraki toplu iş sözleşmesinin eskisinin yerini alması kuralına dayandığından, bu ilkenin işletilebilmesi için işçinin öncesinde de bir toplu iş sözleşmesi kapsamında çalışmış olması şartı aranmaktadır.
Toplu iş sözleşmesiyle kök ücret belirlenirken İş Kanunu m. 62 uygulanır mı?
4857 sayılı İş Kanunu'nun 62. maddesi; çalışma sürelerinin indirilmesi, yasal bir yükümlülüğün yerine getirilmesi veya Kanun hükümlerinin uygulanması nedenlerine dayanılarak ücretten indirim yapılmasını yasaklar. Kararlara konu somut olaylarda ücret, işçinin üyesi olduğu sendikanın taraf bulunduğu toplu iş sözleşmesi uyarınca belirlendiğinden işverenin tek taraflı indirimi sayılamayacağı ve dolayısıyla anılan maddenin uygulanamayacağı kabul edilmiştir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

