Seçimlerde Deepfake ve Sahte Siyasi İçeriklerin Hukuki Boyutu

by Avukat Erdal Ersoy
Seçimlerde Deepfake ve Sahte Siyasi İçeriklerin Hukuki Boyutu

Türk ceza mevzuatında yalnızca seçim dönemlerinde deepfake veya yapay zekâ ile sahte siyasi içerik üretimini ve dolaşıma sokulmasını yaptırıma bağlayan bağımsız ve özel bir suç tipi bulunmamaktadır. Seçim süreçlerinde yapay zekâ araçlarıyla dolaşıma sokulan aldatıcı görsel veya ses kayıtları karşısında, somut eylemin içeriğine ve meydana getirdiği neticelere göre genel ceza hukuku kuralları, seçim mevzuatı ve medeni hukuk hükümleri uygulanmaktadır.

Yapay Zekâ ile Üretilen Sahte İçeriklere İlişkin Yasal Durum

Seçim dönemlerine özgü bağımsız bir deepfake suçunun bulunmamasının yanı sıra, yapay zekâ marifetiyle oluşturulan yanıltıcı materyallere belirteç veya uyarıcı ibare konulmasını hedefleyen 2/3404 esas numaralı kanun teklifi henüz yasalaşmış değildir. İlgili komisyonda bekleyen bu kanun teklifi meriyetteki bir hukuk kuralı niteliği taşımamakta ve mevcut uyuşmazlıklarda bağlayıcı bir norm gibi uygulanamamaktadır. Dolayısıyla üretilen sahte siyasi içeriklerin hukuki neticeleri yürürlükteki genel yasal düzenlemeler çerçevesinde tespit edilmektedir.

Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma Suçu ve Nitelikli Hâlleri

Yapay zekâ vasıtasıyla gerçeğe aykırı siyasi içeriklerin alenen yayılması, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 217/A maddesinde düzenlenen halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçu kapsamında değerlendirilmektedir. Kanunun 217/A maddesinin birinci fıkrası uyarınca; toplumda münhasıran endişe, korku veya panik uyandırma amacıyla memleketin iç ve dış emniyetine, kamu düzenine ya da genel sağlığa ilişkin asılsız bir bilginin kamu barışını zedelemeye elverişli biçimde kamuoyuna duyurulması hâlinde fail hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası tayin edilir. Bu suçun vücut bulabilmesi için bilginin yalnızca gerçeğe aykırı olması yetmemekte; failin belirtilen özel kastla hareket etmesi, mevzunun tahdidi olarak sayılan alanları ilgilendirmesi ve fiilin kamu barışını bozmaya elverişli bulunması şartları birlikte aranmaktadır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 217/AKaynağı aç
Madde 217/A- (Ek:13/10/2022-7418/29 md.)
(1) Sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle,
ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe
aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse,
bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.
(2) Fail, suçu gerçek kimliğini gizleyerek veya bir örgütün faaliyeti çerçevesinde
işlemesi hâlinde, birinci fıkraya göre verilen ceza yarı oranında artırılır.
Ortak hüküm

5237 sayılı Kanun'un 217/A maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, failin bu suçu gerçek kimliğini gizleyerek veya bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlemesi hâlinde, verilecek temel ceza yarı oranında artırılmaktadır. Bu düzenleme, internet ortamında takma veya gizlenmiş kimliklerle dolaşıma sokulan manipülatif içerikler bakımından ceza sorumluluğunu ağırlaştıran özel bir nitelikli hâl teşkil eder.

Hakaret ve İftira Suçları Bakımından Sorumluluk

Deepfake teknolojisi kullanılarak bir kimsenin ses ve görüntüsünün taklit edilmesi ve bu yolla onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat edilmesi yahut sövülmesi hâlinde, 5237 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrası uyarınca fail hakkında üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur. Eylemin mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi durumunda fıkra hükmündeki temel ceza verilir; hakaretin alenen işlenmesi hâlinde ise ceza altıda biri oranında artırılır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 125Kaynağı aç
Madde 125- (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide
edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (…)[56]
veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi,
üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle
ihtilat ederek işlenmesi gerekir.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir
iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.
(3) Hakaret suçunun;
a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,
b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini
açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin
emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,
c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle,
İşlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.
(4) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Hakaretin alenen işlenmesi
halinde ceza altıda biri oranında artırılır.
(5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Kurul hâlinde çalışan kamu
görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan
üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin madde
hükümleri uygulanır.
Mağdurun belirlenmesi

Yetkili makamlara ihbar ve şikâyette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediği bilinmesine rağmen hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını veya idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak amacıyla bir kimseye hukuka aykırı fiil isnat edilmesi durumunda 5237 sayılı Kanun'un 267. maddesinin birinci fıkrası gereğince bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası öngörülür. Yapay zekâ marifetiyle sahte ses veya görüntü üretilerek fiilin maddî eser ve delillerinin uydurulması suretiyle iftirada bulunulması hâlinde ise kanunun 267. maddesinin ikinci fıkrası gereğince verilecek ceza yarı oranında artırılır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 267Kaynağı aç
Madde 267- (1) Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya
da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve
kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için
bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin maddî eser ve delillerini uydurarak iftirada bulunulması
halinde, ceza yarı oranında artırılır.
(3) Yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya
kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş mağdurun aleyhine olarak bu
fiil nedeniyle gözaltına alma ve tutuklama dışında başka bir koruma tedbiri uygulanmışsa,
yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(4) Yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya
kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olan mağdurun bu fiil nedeniyle
gözaltına alınması veya tutuklanması halinde; iftira eden, ayrıca kişiyi
hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin hükümlere göre dolaylı fail olarak
sorumlu tutulur.
(5) Mağdurun ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet hapis cezasına
mahkûmiyeti halinde, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis cezasına; (…)[103]
hükmolunur.
(6) Mağdurun mahkûm olduğu hapis cezasının infazına başlanmış ise,
beşinci fıkraya göre verilecek ceza yarısı kadar artırılır.
(7) (İptal: Anayasa Mahkemesi’nin
17/11/2011 tarihli ve E.: 2010/115, K.: 2011/154 sayılı Kararı ile.)
(8) İftira suçundan dolayı dava zamanaşımı, mağdurun fiili işlemediğinin
sabit olduğu tarihten başlar.
(9) Basın ve yayın yoluyla işlenen
iftira suçundan dolayı verilen mahkûmiyet kararı, aynı veya eşdeğerde basın ve
yayın organıyla ilan olunur. İlan masrafı, hükümlüden tahsil edilir.
Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması

298 Sayılı Kanun ve Seçim Propagandası Sınırları

Seçim döneminde icra edilecek propaganda faaliyetleri 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun kurallarına tabidir. Mezkûr Kanun'un 55/B maddesinin birinci fıkrası uyarınca; seçime dahil olan siyasi partiler ile bağımsız adaylar, propaganda serbestliği dönemi bitinceye dek yazılı basına reklam veya ilan vererek yahut internet sitesi kurarak sesli, yazılı ve görüntülü tanıtım çalışmalarını yürütme yetkisine sahiptir.

298 sayılı SEÇİMLERİN TEMEL HÜKÜMLERİ VE SEÇMEN KÜTÜKLERİ HAKKINDA KANUN m. 55/BKaynağı aç
Madde 55/B – (Ek:
8/4/2010-5980/5 md.)
Seçime katılan siyasi partiler ve bağımsız
adaylar, seçim propaganda süresinin sona ermesine kadar, yazılı basında ilan ve
reklam yoluyla veya internet sitesi açarak sözlü, yazılı veya görüntülü
propaganda yapabilirler.
Vatandaşların, elektronik posta
adreslerine gönderi­lecek mesajlarla, taşınabilir veya sabit telefonlarına
sesli, görüntülü veya yazılı mesaj göndermek suretiyle propa­ganda yapılamaz.
Ancak, siyasi partilerin kendi üyelerine gönderdiği sesli, görüntülü veya
yazılı mesajlar her zaman serbesttir.
Oy verme gününden
önceki on günlük sürede, yazılı, sözlü ve görsel basın ve yayın araçları ile
kamuoyu araştırmaları, anketler, tahminler, bilgi ve iletişim telefonları
yoluyla mini referandum gibi adlarla bir siyasi partinin veya adayın lehinde
veya aleyhinde veya vatandaşın oyunu etkileyecek biçimde yayın yapılması ve
herhangi bir surette dağıtımı yasaktır. Bu sürenin dışında
yapılacak yayınların; tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerine uygun
olması şarttır. Kamuoyu araştırmaları ve anketlerin yayınlanması sırasında,
araştırmanın hangi kuruluş tarafından yapıldığının, denek sayısının,
araştırmanın kim tarafından finanse edildiğinin açıklanması zorunludur.
Bu madde hükümlerine göre yapılacak
propaganda­ların ve yayınların ilkeleri Yüksek Seçim Kurulunca belirlenir.
Hoparlörle propaganda:[23]

298 sayılı Kanun'un 55/B maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, vatandaşların elektronik posta adreslerine ya da taşınabilir veya sabit telefonlarına sesli, görüntülü veya yazılı mesaj gönderilmek suretiyle propaganda yapılması yasaktır. Buna karşılık, siyasi partilerin kendi üyelerine gönderdiği sesli, görüntülü veya yazılı mesajlar kanunen serbest bırakılmıştır.

Seçim güvenliğini tesis etmek maksadıyla 298 sayılı Kanun'un 55/B maddesinin üçüncü fıkrasında belirgin kısıtlamalar öngörülmüştür. Bu doğrultuda, sandık başına gidilecek günden önceki on günlük zaman diliminde yazılı, işitsel ve görsel kitle iletişim vasıtaları yahut kamuoyu yoklamaları, anket ve tahminler marifetiyle bir adayın veya partinin yararına ya da zararına, seçmenin tercihine tesir edecek nitelikte yayın ve dağıtım gerçekleştirilemez. Belirtilen sürenin haricinde kalan yayınların tarafsızlık, doğruluk ve gerçeklik kıstaslarını taşıması yasal bir zorunluluktur. Bunun yanında paylaşılan anket ve kamuoyu araştırmalarında çalışmayı gerçekleştiren kurumun, ulaşılan denek miktarının ve finansman kaynağının belirtilmesi emredici bir kuraldır.

298 sayılı Kanun'un 55/B maddesi kapsamında icra edilecek propagandaların ve yayınların ilkelerini belirleme yetkisi kanunun açık hükmü gereğince Yüksek Seçim Kuruluna aittir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 79. maddesi gereğince seçimlerin başlangıcından bitimine kadar düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğüyle ilgili işlemler de Yüksek Seçim Kurulunun görev alanındadır; ancak bu görev Kurula internet ortamındaki her deepfake içeriği sınırsız ve dayanaksız şekilde kaldırma yetkisi tanımaz.

Kişilik Haklarının Korunması ve Manevi Tazminat

Yapay zekâ manipülasyonlarına hedef olan siyasiler ve yurttaşlar, medeni hukuk güvenceleri uyarınca kişilik haklarının korunmasını talep edebilir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 24. maddesi doğrultusunda, şahsiyet hakları hukuka aykırı müdahaleye uğrayan fert yargı mercilerinden koruma isteyebilmektedir. İlgilinin muvafakati, üstün vasıflı kamusal veya şahsi bir menfaat ya da kanundan kaynaklanan bir yetkinin icrası gibi haklı kılma nedenleri mevcut olmadıkça, kişiliğe yönelen her türlü ihlal hukuka aykırı kabul edilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 24Kaynağı aç
Madde
24- Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hâkimden,
saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir.
Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün
nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması
sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına yapılan her saldırı
hukuka aykırıdır.
2.
Davalar

Saldırı sonucunda manevi zarara uğrayan kimse, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesi uyarınca manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir. Hâkim, bu tazminatın ödenmesi yerine veya tazminata ek olarak diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kınama kararının yayımlanmasına hükmedebilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 58Kaynağı aç
MADDE 58- Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı
manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini
isteyebilir.
Hâkim, bu tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir giderim
biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı
kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir.
4. Ayırt etme gücünün
geçici kaybı

Kişisel Verilerin Korunması Kapsamında Sorumluluk

Deepfake üretiminde kişilerin yüz, ses ve biyometrik verilerinin hukuka aykırı şekilde işlenmesi, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu çerçevesinde sorumluluk doğurur. Siyasi partiler, seçim faaliyetleri kapsamında yürüttükleri kişisel veri işleme süreçleri bakımından 6698 sayılı Kanun anlamında veri sorumlusu sıfatını haizdir ve kanuni yükümlülüklere uygun hareket etmekle mükelleftir.

Deepfake İçeriklerin Seçim Sonuçlarına Etkisi

Bir seçim sürecinde deepfake veya sahte siyasi içeriklerin dolaşıma girmiş olması tek başına ve kendiliğinden seçimin iptali sonucunu doğurmaz. Seçim sürecine ve neticelerine dair yapılacak tüm itirazlar 298 sayılı Kanun ve ilgili seçim mevzuatında düzenlenen yetki, süre ve usul kurallarına göre incelenerek neticelendirilir.

Yapay zekâ ile üretilen sahte siyasi içerikler suç mudur?

Ceza kanunlarında bağımsız bir deepfake suçu bulunmamakla birlikte, gerçeğe aykırı bilginin halk arasında endişe, korku veya panik yaratma saikiyle ve kamu barışını bozmaya elverişli biçimde yayılması TCK m. 217/A kapsamında suçtur; ayrıca somut içeriğe göre hakaret ve iftira suçları oluşabilir.

Deepfake ile sahte delil üretilerek suç isnat edilmesinin cezası nedir?

İşlemediği bilinen bir fiilin isnat edilmesiyle iftira suçu oluşur ve temel cezası bir yıldan dört yıla kadar hapistir; yapay zekâ ile sahte ses veya görüntü gibi maddi eser ve delil uydurulması hâlinde ise verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Deepfake içeriklerin bulunması seçimin doğrudan iptalini sağlar mı?

Bir seçim sürecinde deepfake içeriğin varlığı tek başına ve kendiliğinden seçimin iptali anlamına gelmez; seçim sonuçlarına yapılacak itirazlar 298 sayılı Kanun'da düzenlenen yasal usul ve süre kuralları dairesinde incelenir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu