Sahte Sosyal Medya Hesabı Üzerinden Hakaret Suçu

by Avukat Erdal Ersoy
Sahte Sosyal Medya Hesabı Üzerinden Hakaret Suçu

Hakaret Suçunun Temel Unsurları

Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesi hakaret suçunu düzenlemekte ve temel ceza olarak üç aydan iki yıla kadar hapis ya da adli para cezası öngörmektedir. Sahte bir sosyal medya hesabından yapılan paylaşımlar da bu madde kapsamında değerlendirilebilir. Suçun oluşması için fiilin belirli bir kişiye yönelik olması gerekir; ancak TCK m. 126 uyarınca mağdurun ismi açıkça belirtilmemiş ya da isnat üstü kapalı geçiştirilmiş olsa bile, niteliği ve mağdurun şahsına yönelik bulunduğunda duraksanmayacak bir durum mevcutsa hem isim belirtilmiş hem de hakaret açıklanmış sayılır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 125Kaynağı aç
Madde 125- (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide
edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (…)[56]
veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi,
üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle
ihtilat ederek işlenmesi gerekir.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir
iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.
(3) Hakaret suçunun;
a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,
b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini
açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin
emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,
c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle,
İşlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.
(4) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Hakaretin alenen işlenmesi
halinde ceza altıda biri oranında artırılır.
(5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Kurul hâlinde çalışan kamu
görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan
üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin madde
hükümleri uygulanır.
Mağdurun belirlenmesi
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 126Kaynağı aç
Madde 126- (1) Hakaret suçunun işlenmesinde mağdurun ismi açıkça
belirtilmemiş veya isnat üstü kapalı geçiştirilmiş olsa bile, eğer niteliğinde ve
mağdurun şahsına yönelik bulunduğunda duraksanmayacak bir durum varsa, hem ismi
belirtilmiş ve hem de hakaret açıklanmış sayılır.
İsnadın ispatı

Mağdurun bulunmadığı ortamda gerçekleştirilen hakaret için suçun oluşabilmesi, fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi şartına bağlıdır (TCK m. 125/1). Hakaret mağdura iletilmişse, yani mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti söz konusuysa bu ihtilat şartı aranmaksızın aynı yaptırım uygulanır (TCK m. 125/2).

Aleniyet Hâlinde Ceza Artırımı

Hakaretin alenen işlenmesi hâlinde TCK m. 125/4 uyarınca ceza altıda bir oranında artırılır.

Nitelikli Hâller ve Ceza Alt Sınırı

Hakaretin kamu görevlisine görevinden dolayı, belirtilen inanç veya kanaat açıklamaları nedeniyle ya da kutsal sayılan değerlerden bahisle işlenmesi hâlinde TCK m. 125/3 uyarınca cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz. Bu alt sınır yalnızca maddede sayılan nitelikli hâller için geçerlidir.

Şikayete Bağlılık ve Şikayet Süresi

Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hakaret dışında, hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması mağdurun şikayetine bağlıdır (TCK m. 131/1). Şikayet hakkı olan kişi, fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği günden itibaren altı ay içinde şikayette bulunmak zorundadır; bu süre geçirilirse soruşturma ve kovuşturma yapılamaz (TCK m. 73/1). Sahte hesap söz konusu olduğunda failin kimliği başlangıçta bilinmeyebilir; TCK m. 73/2 uyarınca altı aylık süre, şikayet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar; zamanaşımı süresi aşılamaz.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 131Kaynağı aç
Madde 131- (1) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen
hariç; hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun şikayetine
bağlıdır.
(2) Mağdur, şikayet etmeden önce ölürse, veya suç ölmüş olan kişinin
hatırasına karşı işlenmiş ise; ölenin ikinci dereceye kadar üstsoy ve altsoyu, eş
veya kardeşleri tarafından şikayette bulunulabilir.
DOKUZUNCU BÖLÜM
Özel
Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar
Haberleşmenin gizliliğini ihlal[57]
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 73Kaynağı aç
Madde 73- (1) Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete
bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı
takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.
(2) Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre, şikayet hakkı olan
kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar. (Ek
cümle:7/11/2024-7531/14 md.) Ancak, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete
bağlı olan hakaret suçu bakımından şikâyet süresi, her ne suretle olursa olsun
fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez.
(3) Şikayet hakkı olan birkaç kişiden birisi altı aylık süreyi geçirirse
bundan dolayı diğerlerinin hakları düşmez.
(4) Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı
olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün
kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.
(5) İştirak halinde suç işlemiş
sanıklardan biri hakkındaki şikayetten vazgeçme, diğerlerini de kapsar.
(6) Kanunda aksi yazılı olmadıkça, vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı
etkilemez.
(7) Kamu davasının düşmesi, suçtan zarar gören kişinin şikayetten
vazgeçmiş olmasından ileri gelmiş ve
vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamış ise artık
hukuk mahkemesinde de dava açamaz.
(8) (Mülga: 6/12/2006 – 5560/45 md.)
Dava veya cezanın düşmesinin etkisi

7/11/2024 tarihinde TCK m. 73/2'ye eklenen hükümle, hakaret suçuna özgü olarak şikayet süresi her ne suretle olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı aşamaz. Bu hükmün yürürlük tarihinden önce gerçekleşen fiillere uygulanıp uygulanmayacağı, geçiş hükümlerinin ayrıca değerlendirilmesini gerektirmektedir.

Birden fazla kişinin şikayet hakkı bulunuyorsa bu kişilerden birinin altı aylık süreyi geçirmesi, diğerlerinin şikayet hakkını düşürmez (TCK m. 73/3). Mağdur şikayet etmeden önce ölürse ya da suç ölmüş kişinin hatırasına karşı işlenmişse, ölenin ikinci dereceye kadar üstsoy ve altsoyu, eşi veya kardeşleri şikayette bulunabilir (TCK m. 131/2).

Şikayetten Vazgeçmenin Sonuçları

Hakaret suçu şikayete bağlı olduğundan, kanunda aksi yazılı olmadıkça mağdurun şikayetten vazgeçmesi davayı düşürür; ancak hükmün kesinleşmesinden sonra yapılan vazgeçme cezanın infazını durdurmaz (TCK m. 73/4). Sanıklardan biri hakkındaki şikayetten vazgeçme, iştirak hâlinde suç işleyen diğer sanıkları da kapsar (TCK m. 73/5). Kanunda aksi yazılı olmadıkça vazgeçme, bunu kabul etmeyen sanığı etkilemez (TCK m. 73/6).

Kamu davasının şikayetten vazgeçme nedeniyle düşürülmesi hâlinde, mağdur vazgeçme sırasında şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamışsa hukuk mahkemesinde tazminat davası açamaz (TCK m. 73/7). Yalnızca ceza şikayetinden vazgeçilmiş ve şahsi haklardan feragat açıkça belirtilmemişse, tazminat davası açma hakkı saklı kalır.

Cezayı Etkileyen Özel Durumlar

Hakaret suçu haksız bir fiile tepki olarak işlenmişse verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi ceza vermekten de vazgeçilebilir (TCK m. 129/1). Suçun kasten yaralama eylemine tepki olarak işlenmesi hâlinde kişiye hiç ceza verilmez (TCK m. 129/2). Karşılıklı olarak işlenen hakaretlerde mahkeme, olayın niteliğine göre taraflardan her ikisi ya da biri hakkında aynı indirim ve vazgeçme yollarını uygulayabilir (TCK m. 129/3).

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 129Kaynağı aç
Madde 129- (1) Hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak
işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza
vermekten de vazgeçilebilir.
(2) Bu suçun, kasten yaralama suçuna
tepki olarak işlenmesi halinde, kişiye ceza verilmez.
(3) Hakaret suçunun karşılıklı olarak işlenmesi halinde, olayın
mahiyetine göre, taraflardan her ikisi veya biri hakkında verilecek ceza üçte
birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.
Kişinin hatırasına hakaret

Dava Zamanaşımı

TCK m. 66/4 uyarınca dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının üst sınırı esas alınır; seçimlik cezalarda hapis cezası ölçüt kabul edilir. Beş yılı aşmayan hapis veya adli para cezası öngören suçlarda dava zamanaşımı süresi sekiz yıldır (TCK m. 66/1-e). Ayrıca TCK m. 66/3 uyarınca dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut delillere göre suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâlleri de gözetilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 66Kaynağı aç
Madde 66- (1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında
kamu davası;
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl,
b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmibeş yıl,
c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda
yirmi yıl,
d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda
onbeş yıl,
e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını
gerektiren suçlarda sekiz yıl,
geçmesiyle düşer.
(2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını
doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup
da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin
geçmesiyle kamu davası düşer.
(3) Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller
itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri de göz önünde bulundurulur.
(4) Yukarıdaki fıkralarda yer alan sürelerin belirlenmesinde suçun
kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur; seçimlik cezaları
gerektiren suçlarda zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır.
(5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/8
md.) Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hallerde, mahkemece
bu husustaki talebin kabul edildiği tarihten itibaren fiile ilişkin zamanaşımı
süresi yeni baştan işlemeye başlar.
(6) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüs
halinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda
kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, çocuklara
karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından
işlenen suçlarda çocuğun onsekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye
başlar.
(7) Bu Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı ağırlaştırılmış
müebbet veya müebbet veya on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçların
yurt dışında işlenmesi halinde dava zamanaşımı uygulanmaz.
Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi

Önödeme

TCK m. 75/6 uyarınca hakaret suçu, üçüncü fıkranın (a) bendi hariç olmak üzere önödeme kapsamındadır; kapsam dışı tutulan bendin içeriği mevcut metinde tanımlanmamıştır. Taksirli suçlar hariç olmak üzere, önödemeye bağlı olarak kovuşturmaya yer olmadığına ya da kamu davasının düşmesine karar verildiği tarihten itibaren beş yıl içinde önödemeye tabi bir suç yeniden işlenirse teklif edilecek önödeme miktarı yarı oranında artırılır (TCK m. 75/1). Önödeme kapsamındaki aynı suçun beş yıl içinde tekrar işlenmesi hâlinde ise fail hakkında önödeme hükümleri uygulanmaz (TCK m. 75/6 son cümle). Önödeme nedeniyle kamu davasının açılmaması ya da ortadan kaldırılması, kişisel hakkın ileri sürülmesini, malın geri alınmasını ve müsadereye ilişkin hükümlerin uygulanmasını etkilemez (TCK m. 75/5).

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 75Kaynağı aç
Madde 75- (1) Uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere,
yalnız adlî para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis
cezasının yukarı sınırı altı ayı aşmayan suçların faili;[24]
a) Adlî para cezası maktu ise bu miktarı, değilse aşağı sınırını,
b) Hapis cezasının aşağı sınırının
karşılığı olarak her gün için yüz Türk Lirası üzerinden bulunacak miktarı,[25]
c) Hapis cezası ile birlikte adlî para cezası da öngörülmüş ise, hapis
cezası için bu fıkranın (b) bendine göre belirlenecek miktar ile adlî para cezasının
aşağı sınırını,
Soruşturma giderleri ile birlikte, Cumhuriyet savcılığınca yapılacak
tebliğ üzerine on gün içinde ödediği takdirde hakkında kamu davası açılmaz. (Ek
cümleler:17/10/2019-7188/16 md.) Failin on gün içinde talep etmesi
koşuluyla bu miktarın birer ay ara ile üç eşit taksit hâlinde ödenmesine
Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilir. Taksitlerin süresinde ödenmemesi
hâlinde önödeme hükümsüz kalır ve soruşturmaya devam edilir. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/12
md.) Taksirli suçlar hariç olmak üzere, önödemeye bağlı olarak kovuşturmaya
yer olmadığına veya kamu davasının düşmesine karar verildiği tarihten itibaren
beş yıl içinde önödemeye tabi bir suçu işleyen faile bu fıkra uyarınca teklif
edilecek önödeme miktarı yarı oranında artırılır.
(2) Özel kanun hükümleri gereğince işin doğrudan mahkemeye intikal etmesi
halinde de fail, hakim tarafından yapılacak bildirim üzerine birinci fıkra
hükümlerine göre saptanacak miktardaki parayı yargılama giderleriyle birlikte
ödediğinde kamu davası düşer.
(3) Cumhuriyet savcılığınca madde kapsamına giren suç nedeniyle önödeme
işlemi yapılmadan dava açılması veya dava konusu fiilin niteliğinin değişmesi
suretiyle madde kapsamına giren bir suça dönüşmesi halinde de yukarıdaki fıkra
uygulanır.
(4) Suçla ilgili kanun maddesinde yukarı sınırı altı ayı aşmayan hapis
cezası veya adlî para cezasından yalnız birinin uygulanabileceği hallerde
ödenmesi gereken miktar, yukarıdaki fıkralara göre adlî para cezası esas alınarak
belirlenir.[26]
(5) Bu madde gereğince kamu davasının açılmaması veya ortadan kaldırılması,
kişisel hakkın istenmesine, malın geri alınmasına ve müsadereye ilişkin
hükümleri etkilemez.
(6) (Ek: 24/11/2016-6763/12 md.) Bu madde
hükümleri;
a) Bu Kanunda yer alan;[27]
1. Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine
getirilmemesi (98 inci maddenin birinci fıkrası),
2. (Ek:7/11/2024-7531/15 md.) (Değişik:24/12/2025-7571/16 md.)
Hakaret (üçüncü fıkranın (a) bendi hariç, madde 125),
3. Genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması
(madde 171),
4. Çevrenin taksirle kirletilmesi (182 nci
maddenin birinci fıkrası),
5. Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz
kullanma (264 üncü maddenin birinci fıkrası),
6. Suçu bildirmeme (278 inci maddenin birinci
ve ikinci fıkraları),
suçları,
b) 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman
Kanununun 108 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan suç,
c) (Ek:17/10/2019-7188/16 md.) 21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 74 üncü maddesinin ikinci fıkrasının
birinci cümlesinde yer alan suç,
d) (Ek:17/10/2019-7188/16 md.) 4/11/2004
tarihli ve 5253 sayılı Dernekler Kanununun 32 nci maddesinin birinci fıkrasının
(d) bendinde yer alan suç,
bakımından da uygulanır. Bu fıkra kapsamındaki
suçların beş yıl içinde tekrar işlenmesi hâlinde fail hakkında aynı suçtan dolayı
önödeme hükümleri uygulanmaz.
(7) (Ek:
24/11/2016-6763/12 md.) Ödemede bulunulması üzerine verilen kovuşturmaya
yer olmadığına dair kararlar ile düşme kararları, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir.
Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak
Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde, bu maddede
belirtilen amaç için kullanılabilir.
İKİNCİ
KİTAP
Özel
Hükümler
BİRİNCİ
KISIM
Uluslararası
Suçlar
BİRİNCİ
BÖLÜM
Soykırım
ve İnsanlığa Karşı Suçlar
Soykırım

Kişilik Hakkına Dayalı Hukuki Koruma

Ceza şikayetinin yanı sıra mağdur, Türk Medeni Kanunu'nun 24. maddesi çerçevesinde hukuki koruma talep edebilir. Kişilik hakkına hukuka aykırı biçimde saldırılan kişi, hakimden saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir. Kişilik haklarına yapılan her saldırı; rıza, daha üstün nitelikte bir özel ya da kamusal yarar veya kanunun verdiği yetkinin kullanılması hâlleri dışında hukuka aykırı sayılır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 24Kaynağı aç
Madde
24- Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hâkimden,
saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir.
Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün
nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması
sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına yapılan her saldırı
hukuka aykırıdır.
2.
Davalar

TMK m. 25 kapsamında davacı saldırı tehlikesinin önlenmesini, sürmekte olan saldırıya son verilmesini ya da sona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespitini talep edebilir. Buna ek olarak düzeltmenin veya kararın üçüncü kişilere bildirilmesini ya da yayımlanmasını da isteyebilir. Maddi ve manevi tazminat istemleri ile hukuka aykırı saldırı sonucu elde edilmiş olan kazancın vekaletsiz iş görme hükümlerine göre kendisine verilmesini talep etme hakkı da saklıdır. Manevi tazminat istemi karşı tarafça kabul edilmeden devredilemez; miras bırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara geçmez. Kişilik haklarının korunması davası, davacının kendi yerleşim yeri veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 25Kaynağı aç
Madde
25- Davacı, hâkimden saldırı tehlikesinin önlenmesini, sürmekte olan
saldırıya son verilmesini, sona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının
hukuka aykırılığının tespitini isteyebilir.
Davacı
bunlarla birlikte, düzeltmenin veya kararın üçüncü kişilere bildirilmesi ya da
yayımlanması isteminde de bulunabilir.
Davacının,
maddî ve manevî tazminat istemleri ile hukuka aykırı saldırı dolayısıyla elde
edilmiş olan kazancın vekâletsiz iş görme hükümlerine göre kendisine
verilmesine ilişkin istemde bulunma hakkı saklıdır.
Manevî tazminat istemi, karşı tarafça kabul edilmiş
olmadıkça devredilemez; miras bırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça
mirasçılara geçmez.
Davacı,
kişilik haklarının korunması için kendi yerleşim yeri veya davalının yerleşim
yeri mahkemesinde dava açabilir.
III.
Ad üzerindeki hak
1.
Adın korunması

Manevi Tazminat ve Zamanaşımı

Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık TBK m. 58/1 uyarınca tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini talep edebilir. Hakim, tazminata ek olarak ya da yerine saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir (TBK m. 58/2).

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 58Kaynağı aç
MADDE 58- Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı
manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini
isteyebilir.
Hâkim, bu tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir giderim
biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı
kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir.
4. Ayırt etme gücünün
geçici kaybı

Haksız fiilden doğan tazminat istemi TBK m. 72/1 uyarınca, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl, her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü bir fiilden doğmuşsa o uzun süre uygulanır (TBK m. 72/1).

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 72Kaynağı aç
MADDE 72- Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat
yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin
işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak,
tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren
bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır.
Haksız fiil dolayısıyla zarar gören bakımından bir borç doğmuşsa zarar
gören, haksız fiilden doğan tazminat istemi zamanaşımına uğramış olsa bile, her
zaman bu borcu ifadan kaçınabilir.
II. Rücu isteminde

Tazminat davasında hukuk hakimi, zarar verenin kusuru veya ayırt etme gücü hakkında karar verirken ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı değildir. Ceza hakiminin verdiği beraat kararı da hukuk hakimini bağlamaz; ceza mahkemesinin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da hukuk hakimini bağlamaz (TBK m. 74).

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 74Kaynağı aç
MADDE 74- Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme
gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun
sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından
verilen beraat kararıyla da bağlı değildir.
Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın
belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz.
II. Tazminat hükmünün
değiştirilmesi

Dijital Delil ve Soruşturma Usulü

Sahte sosyal medya hesabı üzerinden hakaret suçlarında failin kimliğinin tespiti yargılamanın kritik bir aşamasını oluşturur. CMK m. 134/1 uyarınca bilgisayar ve bilgisayar kütüklerinde arama yapılabilmesi için somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması şartı aranır. Bu karara kural olarak hakim verir; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı da karar verebilir, ancak bu kararlar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur ve hâkim en geç yirmi dört saat içinde kararını verir. Sürenin dolması veya hâkimin aksine karar vermesi hâlinde çıkarılan kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhal imha edilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 134Kaynağı aç
Madde 134 – (1) Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmada,
somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette
delil elde etme imkânının bulunmaması halinde, hâkim veya gecikmesinde sakınca
bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından şüphelinin kullandığı bilgisayar
ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına,
bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına, bu kayıtların çözülerek metin
hâline getirilmesine karar verilir. (Ek üç cümle: 25/7/2018-7145/16 md.) Cumhuriyet
savcısı tarafından verilen kararlar yirmi dört saat içinde hâkim onayına
sunulur. Hâkim kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. Sürenin dolması
veya hâkim tarafından aksine karar verilmesi hâlinde çıkarılan kopyalar ve
çözümü yapılan metinler derhâl imha edilir.
(2) Bilgisayar, bilgisayar
programları ve bilgisayar kütüklerine şifrenin çözülememesinden dolayı girilememesi veya gizlenmiş bilgilere
ulaşılamaması ya da işlemin uzun sürecek olması halinde çözümün yapılabilmesi
ve gerekli kopyaların alınabilmesi için, bu araç ve gereçlere elkonulabilir.
Şifrenin çözümünün yapılması ve gerekli kopyaların alınması halinde, elkonulan
cihazlar gecikme olmaksızın iade edilir.
(3) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoyma işlemi sırasında,
sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır.
(4) Üçüncü fıkraya göre alınan yedekten bir kopya çıkarılarak şüpheliye
veya vekiline verilir ve bu husus tutanağa geçirilerek imza altına alınır.
(5) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoymaksızın da, sistemdeki
verilerin tamamının veya bir kısmının kopyası alınabilir. Kopyası alınan
veriler kâğıda yazdırılarak, bu husus tutanağa kaydedilir ve ilgililer
tarafından imza altına alınır.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi
İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması[33][34][35][36][37]

Şifre çözülememesi, gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması ya da işlemin uzun sürecek olması hâlinde bilgisayar ve kütüklere elkonulabilir (CMK m. 134/2). Şifre çözümü tamamlanıp gerekli kopyalar alındıktan sonra elkonulan cihazlar gecikme olmaksızın iade edilir. Elkoyma sırasında sistemdeki tüm verilerin yedeklemesi yapılır; yedekten bir kopya çıkarılarak şüpheliye veya vekiline verilir ve bu husus tutanağa geçirilerek imza altına alınır (CMK m. 134/3-4). Cihaza elkoymaksızın da sistemdeki verilerin tamamının veya bir kısmının kopyası alınabilir; kopyası alınan veriler kâğıda yazdırılarak tutanağa kaydedilir ve ilgililer tarafından imzalanır (CMK m. 134/5).

Haberleşmenin Gizliliğini İhlal ile İlişki

Sosyal medya üzerinden hakaretle birlikte zaman zaman gündeme gelen bir suç türü, TCK m. 132 kapsamındaki haberleşmenin gizliliğini ihlaldir. Kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal eden kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır; bu ihlal haberleşme içeriklerinin kaydı yoluyla gerçekleşirse ceza bir kat artırılır (TCK m. 132/1). Haberleşme içeriklerini hukuka aykırı olarak ifşa eden kişi ise iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla karşılaşır (TCK m. 132/2). Kendisiyle yapılan haberleşmenin içeriğini diğer tarafın rızası olmaksızın hukuka aykırı olarak alenen ifşa eden kişi de bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır (TCK m. 132/3). Bu hükümlerin hakaret suçuyla birlikte oluşup oluşmadığı somut olayın koşullarına bağlıdır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 132Kaynağı aç
Madde 132- (1) Kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal
eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu
gizlilik ihlali haberleşme içeriklerinin kaydı suretiyle gerçekleşirse,
verilecek ceza bir kat artırılır.
(2) Kişiler arasındaki haberleşme içeriklerini hukuka aykırı olarak ifşa
eden kimse, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Kendisiyle yapılan haberleşmelerin içeriğini diğer tarafın rızası
olmaksızın hukuka aykırı olarak alenen ifşa eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle: 2/7/2012-6352/79 md.) İfşa
edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya
hükmolunur.
(4) (Mülga: 2/7/2012-6352/79 md.)
Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması[58]

Sık Sorulan Sorular

Sahte hesaptan yapılan hakarette şikayet süresi ne zaman başlar?

Altı aylık şikayet süresi, mağdurun hem hakaret eylemini hem de failin kim olduğunu öğrendiği günden itibaren işlemeye başlar (TCK m. 73/2). Sahte hesap nedeniyle faile ulaşmak gecikirse süre de o tarihe göre hesaplanır; ancak zamanaşımı süresi aşılamaz. 7/11/2024 tarihinde yürürlüğe giren düzenlemeyle hakaret suçunda şikayet süresi her hâlükârda fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı aşamaz. Bu iki yıllık üst sınırın söz konusu tarihten önce gerçekleşen fiillere nasıl uygulanacağı geçiş hükümlerinin ayrıca değerlendirilmesini gerektirmektedir.

Hakaret suçunda aleniyet neden önemlidir?

Hakaretin alenen işlenmesi hâlinde TCK m. 125/4 uyarınca ceza altıda bir oranında artırılır.

Ceza şikayetinden vazgeçersem tazminat davası açabilir miyim?

Ceza şikayetinden vazgeçmek tek başına hukuk mahkemesindeki tazminat hakkını sona erdirmez. Ancak TCK m. 73/7 uyarınca, kamu davası şikayetten vazgeçme nedeniyle düşmüşse ve mağdur bu sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamışsa hukuk mahkemesinde de dava açamaz. Yalnızca ceza şikayetini geri alan ve şahsi haklardan feragatini açıkça dile getirmeyen mağdur, tazminat taleplerini hukuk yolunda sürdürebilir.

Kamu görevlisine sahte hesaptan hakaret edilmesi farklı mı değerlendirilir?

Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hakaret TCK m. 131/1 kapsamı dışında tutulmuştur; bu hâlde suçun soruşturulması mağdurun şikayetine bağlı değildir. Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi durumunda ise suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır ve zincirleme suça ilişkin hükümler uygulanır (TCK m. 125/5).

Hakaret içeriğinin sona erdirilmesi ve kararın duyurulması mümkün müdür?

TMK m. 25 uyarınca davacı, sürmekte olan saldırıya son verilmesini ya da etkisi devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespitini talep edebilir. Buna ek olarak verilen kararın üçüncü kişilere bildirilmesini veya yayımlanmasını da isteyebilir.

Hakaret eylemi haksız bir fiile tepki olarak gerçekleştirildiyse ne olur?

TCK m. 129/1 uyarınca hakaret haksız bir fiile tepki olarak işlenmişse verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi ceza vermekten de vazgeçilebilir. Tepki bir kasten yaralama eylemine karşı gösterilmişse kişiye hiç ceza verilmez (TCK m. 129/2). Karşılıklı hakaret durumunda mahkeme, olayın mahiyetine göre her iki taraf ya da yalnız biri hakkında aynı yolları uygulayabilir (TCK m. 129/3).

Dijital delil toplamak için hangi usul şartları aranır?

CMK m. 134/1 uyarınca bilgisayar ve kütüklerde arama yapılabilmesi için somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması gerekir. Karara kural olarak hakim verir; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı karar verebilir, ancak bu kararlar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu