Pasaport Tahdidi İşleminin İptali ve Yasal Yollar

by Avukat Erdal Ersoy
Pasaport Tahdidi İşleminin İptali ve Yasal Yollar

Pasaport tahdidi işleminin iptali, seyahat hürriyetini sınırlandıran idari kayıtlara ve işlemlere karşı idari yargı merciinde açılan iptal davası yoluyla talep edilir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 23. maddesi uyarınca vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hâkim kararına bağlı olarak sınırlandırılabilir; ayrıca vatandaş sınır dışı edilemez ve yurda girme hakkından yoksun bırakılamaz. Öte yandan yasal düzenlemelerde idari makamların belirli tespitlerine dayalı sınırlama hükümleri de yer almakta olup bu iki düzenleme arasındaki hukuki çerçeve yargı denetimine konu olmaktadır.

2709 sayılı TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI m. 23Kaynağı aç
Madde 23 – Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir. Yerleşme hürriyeti, suç işlenmesini önlemek, sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak, sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek ve kamu mallarını korumak; Seyahat hürriyeti, suç soruşturma ve kovuşturması sebebiyle ve suç işlenmesini önlemek; Amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir. (Değişik fıkra: 7/5/2010-5982/3 md.) Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hâkim kararına bağlı olarak sınırlanabilir. Vatandaş sınır dışı edilemez ve yurda girme hakkından yoksun bırakılamaz. VI. Din ve vicdan hürriyeti

Seyahat Hürriyeti ve Pasaport Tahdidinin Hukuki Dayanağı

Anayasa'nın 23. maddesi vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyetinin ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle ve hâkim kararıyla sınırlandırılabileceğini hükme bağlamıştır. Buna karşılık 5682 sayılı Pasaport Kanunu'nun 22. maddesinde, yurt dışına çıkmaları mahkemelerce yasaklananların yanı sıra terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen yurt dışındaki eğitim, öğretim ve sağlık kuruluşları ile vakıf, dernek veya şirketlerin kurucu ve yöneticisi olduğu ya da buralarda çalıştığı İçişleri Bakanlığınca tespit edilenlere pasaport veya seyahat vesikası verilmeyeceği düzenlenmiştir. Anayasa'daki hâkim kararı güvencesi ile kanundaki idari tespit yetkisi arasındaki norm farklılığı idari yargıdaki iptal başvurularının temel dayanaklarındandır.

5682 sayılı PASAPORT KANUNU m. 22Kaynağı aç
Madde 22 – (Değişik: 28/5/1988 – 3463/3 md.) Yurt dışına çıkmaları; mahkemelerce yasaklananlara, (…)[20] ve terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen yurtdışındaki her türlü eğitim, öğretim ve sağlık kuruluşları ile vakıf, dernek veya şirketlerin kurucu ve yöneticisi olduğu veya bu yerlerde çalıştığı İçişleri Bakanlığınca tespit edilenlere (…)[21] pasaport veya seyahat vesikası verilmez. Ancak, yabancı memleketlere gitmeleri mahkemelerce yasaklananlar dışında kalanlara, zaruri hallerde Cumhurbaşkanının onayı ile pasaport veya pasaport yerine geçen seyahat vesikası verilebilir. [22][23] Bu durumda olanların açık kimlikleri (adı, soyadı, doğum yeri ve tarihi, ana ve baba adı ile nüfusa kayıtlı olduğu yer) ve tahdit sebebi, ilgili daireler tarafından mahallin polis makamlarına bildirilir. İlgili polis makamları da bu bilgileri alır almaz bağlı bulunduğu il emniyet müdürlüğü kanalıyla en seri haberleşme aracıyla yazılı olarak hudut kapısı bulunan emniyet müdürlüklerine, şahsın nüfusa kayıtlı olduğu il emniyet müdürlüğüne ve Emniyet Genel Müdürlüğüne bildirir. Bunların yurt dışına çıkışları engellenir ve kendilerine pasaport veya vesika verilmez, verilmişse geri alınır. Birinci fıkrada yazılı makamlar tarafından pasaport verilmesi veya yurt dışına çıkması yasaklananlarla, yurt dışında kalmalarında genel güvenlik bakımından mahzur bulunduğu tespit edilenlerin süreleri dolan pasaportları yenilenmez, kendilerine Türkiye'ye dönmeleri için seyahat vesikası verilir. Pasaport veya pasaport yerine geçen vesikaları kaybedenlerden, bunu haklı bir sebebe dayandıramayanlarla bulundukları ülkelerden sınır dışı edilmiş olanlara, bu ülkelerden çıkarılış sebepleri gözönünde tutularak pasaport veya vesika verilmeyebilir. Türk vatandaşlarının seyahatlerinin sınırlandırılması veya yasaklanması:

Pasaport verilmesi veya yurt dışına çıkması yasaklananlar ile yurt dışında kalmalarında genel güvenlik bakımından mahzur bulunduğu belirlenen kişilerin süreleri dolan pasaportları yenilenmez; kendilerine yalnızca Türkiye'ye dönebilmeleri amacıyla seyahat vesikası verilir. Pasaport tahdidi uygulanan kişilerin açık kimlikleri ve tahdit sebebi ilgili dairelerce mahallin polis makamlarına bildirilir; bu makamlar da il emniyet müdürlüğü kanalıyla hudut kapılarına, şahsın kayıtlı olduğu il emniyet müdürlüğüne ve Emniyet Genel Müdürlüğüne bildirim yapar.

Tahdidin Kaynağına Göre Başvuru Yolları ve İptal Davası

Pasaport tahdidinin kaldırılması için yapılacak başvurunun mercii kısıtlamanın dayanağına göre değerlendirilir. Adli kontrol kararlarına karşı ceza muhakemesi kapsamındaki itiraz yolları işletilerek kararı veren mahkemeye müracaat edilirken; idari kayıtlara ve işlemlere karşı ise işlemin iptali istemiyle idare mahkemesinde dava yoluna gidilir. Kolluk birimleri mahkeme kararlarını yerine getirmekle görevli olup kararı kendiliğinden kaldırma yetkisine sahip değildir.

İdari işlem mahiyetindeki pasaport tahditlerine karşı idare mahkemesinde dava açılmadan önce işlemi tesis eden idari kuruma yazılı müracaatta bulunularak tahdidin gerekçesinin bildirilmesi ve kaldırılması talep edilir.

İdari Başvuru Usulü ve İdari Yargıda Dava Açma Süresi

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca ilgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem tesis edilmesi istemiyle idari makamlara başvurabilirler. Yapılan bu başvuruya otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer bu otuz günlük sürenin bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde yetkili idari yargı merciinde dava açabilirler.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 10Kaynağı aç
Madde 10 – 1. İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler. 2. (Değişik: 10/6/1994-4001/5 md.) Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer otuz günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Otuz günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, otuz günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler.[7] 3. (Mülga: 10/6/1994-4001/5 md.) Üst makamlara başvurma:

2577 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 2. fıkrası gereğince, otuz günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili kişi bu cevabı isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi kesin cevabı da bekleyebilir. Kesin cevabın beklenmesi durumunda dava açma süresi işlemez; ancak bu bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemez. İdari başvuru üzerine dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, otuz günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca yazılı cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açılabilir.

Yürütmenin Durdurulması Talebi ve Şartları

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27. maddesinin 1. fıkrası uyarınca idare mahkemesinde dava açılması, dava konusu edilen pasaport tahdidi işleminin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz. Bu nedenle idari işlemin icrasının geçici olarak durdurulması amacıyla dava yürütmenin durdurulması istemli olarak açılabilir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Madde 27 – (Değişik: 10/6/1994-4001/12 md.) 1. Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/57 md.) Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir. (Ek cümle: 21/2/2014-6526/17 md.) Ancak, kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerden sayılmaz. Yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur. Sadece ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez.[20] 3. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa, davalı idarenin savunması alınmaksızın istem reddedilebilir. 4. Vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur. Ancak, 26 ncı maddenin 3 üncü fıkrasına göre işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında tahsil işlemi devam eder. Bu şekilde işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konulması ile ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerle tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar, tahsil işlemini durdurmaz. Bunlar hakkında yürütmenin durdurulması istenebilir. (Ek cümle: 19/1/2022-7351/2 md.) (İptal cümle:Anayasa Mahkemesi’nin 1/6/2022 tarihli ve E.: 2022/14, K.: 2022/70 sayılı Kararı ile.) 5. Yürütmenin durdurulması istemli davalarda 16 ncı maddede yazılı süreler kısaltılabileceği gibi, tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir. 6. Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak, durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, mahkeme veya hakim tarafından çözümlenir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz. 7. Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar; Danıştay dava dairelerince verilmişse konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına, bölge idare mahkemesi kararlarına karşı en yakın bölge idare mahkemesine, idare ve vergi mahkemeleri ile tek hakim tarafından verilen kararlara karşı bölge idare mahkemesine (…)[21] kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz edilen merciler, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. 8. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır. 9. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Yürütmenin durdurulmasına dair verilen kararlar onbeş gün içinde yazılır ve imzalanır. 10. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz. Kararların sonuçları:[22]

Mahkemenin yürütmenin durdurulmasına karar verebilmesi için idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi zorunludur. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan işlemler hakkında, idarenin savunması alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere savunma alınmaksızın da yürütmenin durdurulması kararı verilebilir. Dava dilekçesi ve eklerinden istemin yerinde olmadığı açıkça anlaşılırsa davalı idarenin savunması beklenmeden talep reddedilebilir.

İdare mahkemesi kararlarına karşı kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bölge idare mahkemesine bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir; itiraz merci yedi gün içinde kesin karar verir. Yürütmenin durdurulması kararları on beş gün içinde yazılıp imzalanır ve aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması talebinde bulunulamaz.

Tahditten Doğan Maddi ve Manevi Zararların Tazmini

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 12. maddesi gereğince, hakları ihlal edilen ilgililer pasaport tahdidi işlemi dolayısıyla doğrudan doğruya tam yargı davası açabilecekleri gibi iptal ve tam yargı davalarını birlikte de açabilirler. Ayrıca önce iptal davası açılarak bu davanın karara bağlanması üzerine verilecek kararın tebliğinden veya işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde ayrı bir tam yargı davası açılması mümkündür. Haksız pasaport tahdidi nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararlar bu yolla tazmin edilebilir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 12Kaynağı aç
Madde 12 – İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11 nci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır. Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması:

Pasaport Verilmesine İlişkin Yasal İstisnalar ve Kısıtlamalar

5682 sayılı Pasaport Kanunu'nun 22. maddesi kapsamında, yabancı memleketlere gitmesi mahkemelerce yasaklananlar dışında kalan kişilere zorunlu hallerde Cumhurbaşkanının onayı ile pasaport veya seyahat vesikası verilebilmektedir. Danıştay 10. Dairesi'nin 2002/554 Esas ve 2003/4263 Karar sayılı uyuşmazlığında, mahkemece çıkış yasağı konulmamış olsa dahi zorunluluk halinde pasaport veya seyahat vesikası verilmesinin idarenin takdirine bırakıldığı ve bu halin belgeyle kanıtlanması gerektiği belirtilmiştir. İlgili uyuşmazlıkta sağlık gerekçesiyle yapılan başvuruda tedavinin mutlaka yurt dışında yapılması gerektiğini kanıtlayan belgelerin sunulamaması sebebiyle istemin reddi hukuka uygun bulunmuş; söz konusu karar oyçokluğuyla verilerek karşı oyda idare mahkemesi iptal kararının onanması gerektiği ifade edilmiştir.

Danıştay 10. Daire, E. 2002/554, K. 2003/4263Kaynağı aç
10. Daire         2002/554 E.  ,  2003/4263 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2002/554 Karar No : 2003/4263 Temyiz Eden (Davalı) : İçişleri Bakanlığı – ANKARA Karşı Taraf (Davacı) : … Vekilleri : … İstemin Özeti : Davacının, hakkında konulan yurtdışı çıkış tahdidinin sağlık nedenleriyle kaldırılması ve pasaport verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 13.2.2001 gün ve … sayılı işlemin iptali istemiyle açtığı dava sonucunda, dava konusu işlemin iptaline karar veren … İdare Mahkemesinin; … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenip bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir. D.Tetkik Hakimi : … Düşüncesi : Davalı idarece operasyonuna yönelik olarak takip ve tarassut altında tutulan, yurtdışına çıkması halinde takip altında tutulması mümkün olmayan davacının, sağlık nedenleriyle yurtdışına çıkmak için yaptığı başvuru ekinde sunduğu belgelerle hastalığının mutlaka yurtdışında tedavi edilmesi gerektiğini kanıtlayamaması nedeniyle 5682 sayılı Yasanın 22.maddesinde öngörülen "zaruri halin" gerçekleştiğinden sözedilemez. Buna göre zaruri hali, belgelerle kanıtlayamayan davacıya sağlık nedeniyle yurtdışına çıkış için pasaport veya pasaport yerine geçecek seyahat vesikası verilmemesi işleminde hukuka aykırılık bulunmadığından bu işlemin iptaline karar veren İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmüştür. Danıştay Savcısı : … Düşüncesi : 5682 sayılı Pasaport Kanununun 22.maddesinde memleketten ayrılmalarında genel güvenlik bakımından mahzur bulunduğu İçişleri Bakanlığınca tespit edilenlere pasaport verilmeyeceği, ancak zaruri hallerde İçişleri Bakanının teklifi ve Başbakanın onayı ile pasaport verilebileceği belirtilmiştir. Bu Yasa hükümlerine göre, Türkiye'den ayrılmalarında genel güvenlik bakımından sakınca bulunduğu İçişleri Bakanlığınca tespit edilenlere pasaport verilmeyeceği, ancak zorunlu hallerde İçişleri Bakanının teklifi ve Başbakanın onayı ile pasaport verilebileceği açıktır. Dosyanın incelenmesinden, davacının suç örgütü lideri durumunda bulunduğu ve kısa süre içerisinde … Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlar ve Silah Kaçakçılık Şube Müdürlüğü ekiplerince operasyon yapılmasına yönelik takip ve tarassut faaliyetlerinin devam ettiği, durum ve temaslarının operasyona yönelik olarak takip altında tutulduğu, davacı hakkında yürütülen takip ve tarassut faaliyetinin yapılacak adli işleme esas olacak delillerin toplanması amacına yönelik olduğu, yurt dışına çıktığı takdirde davacının takip altında tutulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı hakkında tanzim edilen tahdit fişlerinin iptal edilemeyeceğinin davalı idarece bildirilmesi üzerine bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Bu duruma göre yurt dışına çıktığı takdirde takip altında tutulması mümkün olmayan davacının memleketten ayrılmasında genel güvenlik bakımından sakınca bulunduğu açıktır. Öte yandan, bel fıtığı ve omirilik rahatsızlığı bulunduğuna ilişkin tıbbi belgeleri ibraz eden davacının tedavisinin mutlaka yurt dışında yapılması gerektiğini kanıtlayan belgeleri sunamaması bakımından, 5682 sayılı Yasanın 22.maddesinde belirtilen "zaruri halin" gerçekleştiğinden söz edilemeyeceği ise kuşkusuzdur. Belirtilen nedenlerle temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince gereği düşünüldü: Dava, davacının, hakkında konulan yurtdışı çıkış tahdidinin sağlık nedenleriyle kaldırılması ve pasaport verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 13.2.2001 gün ve … sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır. … İdare Mahkemesince; davacı hakkında organize suç örgütü liderliği yaptığı sebebiyle konulan yurtdışı tahdidinin iptali istemiyle daha önce … İdare mahkemesinde açılan davanın, davacının genel güvenlik bakımından yurtdışına çıkışında sakıncalı olduğunun tespit edilmesi nedeniyle davanın reddine karar verildiği, ayrıca bu kararda sağlık gibi zaruri halin kanıtlanması halinde idarece durumunun yeniden gözden geçirilebileceği yönünde ibareye yer verilmesinden dolayı davacının bu kez sağlık nedeniyle yurtdışına çıkmak için gerekli belgelerle idareye başvurması, hakkında Devlet Güvenlik Mahkemesince verilen gıyabi tutuklama kararının itiraz üzerine kaldırılması, başka herhangi bir mahkemece verilmiş yurtdışı çıkış yasağı kararı bulunmaması nedeniyle davacının durumunun incelenerek pasaport veya pasaport yerine geçen seyahat vesikası verilmesi gerekirken istemin reddi yolunda tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiştir. Davalı idare, zorunlu hallerde pasaport verilmesinin idarenin takdirine bırakıldığını bu hallerde pasaport verme zorunluluğu bulunmadığını öne sürerek kararın temyizen incelenip bozulmasını istemektedir. 5682 sayılı Pasaport Kanununun 22.maddesinin 1.fıkrasında "Yurtdışına çıkmaları; mahkemelerce yasaklananlara, memleketten ayrılmalarında genel güvenlik bakımından mahzur bulunduğu İçişleri Bakanlığınca tespit edilenlere, vergiden borçlu olduğu pasaport vermeye yetkili makamlara bildirilenlere pasaport veya seyahat vesikası verilmez. Ancak, yabancı memleketlere gitmeleri mahkemelerce yasaklananlar dışında kalanlara, zaruri hallerde İçişleri Bakanının teklifi ve Başbakanın onayı ile pasaport veya pasaport yerine geçen seyahat vesikası verilebilir." hükmüne yer verilmiştir. Görüldüğü üzere, 5682 sayılı Yasanın yukarıda anılan hükmünde kimlere pasaport verilmeyeceği belirlenmiş, ancak .bunun istisnası da aynı hüküm içinde yer almıştır. Buna göre, mahkemece yurtdışına çıkış yasağı konulanlar hariç tutulmak suretiyle zorunluluk halinde İçişleri Bakanının teklifi ve Başbakanın onayı ile pasaport veya pasaport yerine geçen vesika verilmesi konusu idarenin takdirine bırakılmıştır. Ayrıca zorunluluk nedeniyle yurtdışına çıkılmak istenilmesi halinde, yurtdışına çıkışı gerektiren zorunluluk halinin de idareye sunulacak belgeyle kanıtlanması gerekmektedir. Dava konusu olayda, davacı bel fıtığı ve omirilik rahatsızlığı bulunduğuna ilişkin tıbbi rapor ve belgelerle 30.11.2000 tarihinde idareye başvurmasına karşın sözkonusu başvuru belgelerinde sağlık nedeniyle rahatsızlığının ve tedavisinin yurtdışında yapılması gerektiğinin belirtilmemesi ve bu yönden bir ibareye rastlanmaması nedeniyle bu konudaki isteminin reddedildiği tarih itibarıyle tedavisinin mutlaka yurt dışında yapılması gerektiğini kanıtlayan belgeleri idareye sunamayan davacının isteminin reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bu durumda idare mahkemesince, davacının idareye yaptığı başvuru tarihinde hastalığının tedavisinin mutlaka yurtdışında yapılması gerekip gerekmediği yönünde bir inceleme yapılmaksızın sağlık sebepleriyle davacının yurtdışına çıkışına izin verilmesi gerektiği gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanununun 49.maddesi uyarınca davalı idarenin temyiz isteminin kabulüyle, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bozulmasına, dosyanın yerinden bir karar verilmek üzere anılan mahkemeye gönderilmesine 10.11.2003 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. AZLIK OYU : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar idare mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz isteminin reddi ve kararın onanması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.

Pasaport Kanunu hükümleri gereğince, kendisine verilen pasaportu veya seyahat belgesini kaybeden ve bu durumu haklı bir nedene dayandıramayanlar ile yabancı bir ülkeden kural veya suç ihlali gerekçesiyle sınır dışı edilen kişilere yeni pasaport verilmesi idarece kısıtlanabilmektedir.

Güvenlik Gerekçeli Tahditlerde İptal Edilen Düzenleme

5682 sayılı Pasaport Kanunu'na eklenen Ek Madde 7 ile belirli güvenlik ve terör soruşturmaları gerekçesiyle pasaportu tahdit edilenlerin idari başvuru yapabilmelerine ilişkin bir mekanizma öngörülmüş; ancak söz konusu Ek Madde 7 Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilmiştir.

5682 sayılı PASAPORT KANUNU m. Ek Madde 7Kaynağı aç
Ek Madde 7- (Ek:17/10/2019-7188/2 md.)  (İptal: Anayasa Mahkemesi’nin 3/6/2021 tarihli ve E.: 2019/114, K.: 2021/36 sayılı Kararı ile.)
İdare mahkeme kararı olmadan doğrudan pasaport tahdidi koyabilir mi?

Anayasa'nın 23. maddesi vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyetinin ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hâkim kararına bağlı olarak sınırlanabileceğini öngörürken, 5682 sayılı Kanun'un 22. maddesinde idarenin belirli terör iltisakı tespitlerine dayalı kısıtlama yetkileri düzenlenmiştir. Bu iki düzenleme arasındaki norm farklılığı sebebiyle tesis edilen idari işlemlere karşı iptal davası açılabilmektedir.

Pasaport tahdidinin kaldırılması için idareye başvuru süresi ne kadardır?

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesi gereğince yapılan idari başvuruya otuz gün içinde cevap verilmezse istek zımnen reddedilmiş sayılır ve bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde yetkili idare mahkemesinde dava açılabilir.

Pasaport tahdidi davasında yürütmenin durdurulması istenebilir mi?

Evet; dava açılması işlemin yürütülmesini durdurmadığı için telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte bulunması halinde yürütmenin durdurulması talep edilebilir.

Haksız pasaport tahdidi sebebiyle maddi ve manevi tazminat talep edilebilir mi?

Evet, 2577 sayılı Kanun'un 12. maddesi kapsamında haksız idari tahditten doğan zararlar için doğrudan tam yargı davası açılabileceği gibi bu istem iptal davasıyla birlikte veya iptal kararının ardından yasal süresi içinde de ileri sürülebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu