Oturma İzni İptali Nedenleri, Hukuki Sonuçları ve İptal Davası

by Avukat Erdal Ersoy
Oturma İzni İptali Nedenleri, Hukuki Sonuçları ve İptal Davası

6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 19. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Türkiye'de vize veya vize muafiyeti süresini ya da doksan günü aşacak şekilde kalmayı planlayan yabancıların ikamet izni temin etmesi zorunludur. Düzenlenen ikamet izni, altı aylık süre zarfında kullanılmaya başlanmadığında geçerliliğini kendiliğinden yitirir.

6458 sayılı YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU m. 19Kaynağı aç
MADDE 19 – (1) Türkiye’de, vizenin veya vize muafiyetinin tanıdığı süreden ya da doksan günden fazla kalacak yabancıların ikamet izni almaları zorunludur. İkamet izni, altı ay içinde kullanılmaya başlanmadığında geçerliliğini kaybeder. İkamet izninden muafiyet

İkamet İzninin İptalini Gerektiren Genel Sebepler

İkamet izninin verilmesinde aranan genel nitelikteki yasal koşulların sakatlanması veya sonradan ortadan kalkması durumunda idare tarafından izin iptal edilir. Yabancının geçerli bir pasaportu, pasaport yerine geçen belgesi, vizesi, ikamet veya çalışma izni bulunmadığının anlaşılması yahut bu belgelerin sahte olduğunun ya da hileli yollarla temin edildiğinin saptanması iptal sebeplerindendir. Bunun yanı sıra ikamet izni süresinin bitiminden itibaren en az altmış gün süreli pasaport veya muadili belgeye sahip olunmaması ile yabancının kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından sakıncalı görülmesi hallerinde de ikamet izni iptal işlemine konu olur.

Söz konusu genel iptal nedenleri uzun dönem ikamet izni, insani ikamet izni ve insan ticareti mağduru ikamet izni bakımından geçerli olmayıp bu izin kategorilerinin her biri için kendilerine özgü iptal nedenleri öngörülmüştür.

İkamet İzni Türlerine Göre Özel İptal Sebepleri

Kısa dönem ikamet izni; verilmesi için aranan yasal şartların ortadan kalkması, iznin veriliş amacı dışında kullanıldığının belirlenmesi, yabancı hakkında geçerli bir sınır dışı etme kararı veya Türkiye'ye giriş yasağı bulunması hallerinde iptal edilir. Ayrıca zorunlu kamu hizmeti, görev, eğitim veya sağlık nedenleri haricinde son bir yıl içinde toplam yüz yirmi günden fazla süreyle yurt dışında kalınması da kısa dönem ikamet izninin iptali sonucunu doğurur.

Aile ikamet izni, 6458 sayılı Kanun'un 36. maddesi uyarınca; kanunun 35. maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarındaki koşulların sağlanamaması veya ortadan kalkması, bu koşullar kalktıktan sonra kısa dönem ikamet izni verilmemesi, yabancı hakkında sınır dışı etme veya Türkiye'ye giriş yasağı bulunması yahut iznin veriliş amacı dışında kullanıldığının belirlenmesi hâllerinde iptal edilir. Kanunun 36. maddesinin ikinci fıkrası yurt dışında kalış süresine dair esasların yönetmelikle belirleneceğini öngörürken; zorunlu kamu hizmeti, görev, eğitim ve sağlık gerekçeleri haricinde son bir yılda toplam yüz seksen günden fazla yurt dışında kalınması iptal gerekçeleri arasındadır. Ayrıca kanunun 37. maddesi kapsamında valiliklerce yapılan incelemede evliliğin yalnızca ikamet izni alabilmek amacıyla anlaşmalı olarak yapıldığının belirlenmesi hâlinde de aile ikamet izni iptal edilir.

6458 sayılı YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU m. 36Kaynağı aç
MADDE 36 – (1) Aşağıdaki hâllerde aile ikamet izni verilmez, verilmişse iptal edilir, süresi bitenler uzatılmaz: a) 35 inci maddenin birinci ve üçüncü fıkralarında aranan şartların karşılanmaması veya ortadan kalkması b) Aile ikamet izni alma şartları ortadan kalktıktan sonra kısa dönem ikamet izni verilmemesi c) Hakkında geçerli sınır dışı etme veya Türkiye’ye giriş yasağı kararı bulunması ç) Aile ikamet izninin, veriliş amacı dışında kullanıldığının belirlenmesi d) (Mülga: 28/7/2016-6735/27 md.) (2) (Ek: 28/7/2016-6735/27 md.)  İkamet izninin yurt dışında kalış süresi bakımından iptaline ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir. Anlaşmalı evlilik yoluyla talep edilen aile ikamet izni
6458 sayılı YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU m. 37Kaynağı aç
MADDE 37 – (1) Aile ikamet izni verilmeden veya uzatılmadan önce makul şüphe varsa, evliliğin sırf ikamet izni alabilme amacıyla yapılıp yapılmadığı valiliklerce araştırılır. Araştırma sonucunda, evliliğin bu amaçla yapıldığı tespit edilirse aile ikamet izni verilmez, verilmişse iptal edilir. (2) Aile ikamet izni verildikten sonra da evliliğin anlaşmalı olup olmadığı konusunda valiliklerce denetim yapılabilir. (3) Anlaşmalı evlilik yoluyla alınan ve sonradan iptal edilen ikamet izinleri, bu Kanunda öngörülen ikamet izin sürelerinin toplanmasında hesaba katılmaz. Öğrenci ikamet izni

Öğrenci ikamet izni bakımından 6458 sayılı Kanun'un 40. maddesinde düzenlenen şartlar aranır. Kanunun 39. maddesinde aranan şartların karşılanmaması veya ortadan kalkması, öğrenimin sürdürülemeyeceğine dair kanıtların ortaya çıkması, öğrenci ikamet izninin veriliş amacı dışında kullanıldığının saptanması veya yabancı hakkında geçerli bir sınır dışı etme ya da Türkiye'ye giriş yasağı kararının bulunması hallerinde izin verilmez, verilmişse iptal edilir ve süresi uzatılmaz.

6458 sayılı YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU m. 40Kaynağı aç
MADDE 40 – (1) Aşağıdaki hâllerde öğrenci ikamet izni verilmez, verilmişse iptal edilir, süresi uzatılmaz: a) 39 uncu maddede aranan şartların karşılanmaması veya ortadan kalkması b) Öğrenimin sürdürülemeyeceği konusunda kanıtların ortaya çıkması c) Öğrenci ikamet izninin, veriliş amacı dışında kullanıldığının belirlenmesi ç) Hakkında geçerli sınır dışı etme kararı veya Türkiye’ye giriş yasağı bulunması Öğrencilerin çalışma hakkı[14][15]

6458 sayılı Kanun'un 45. maddesinin birinci fıkrası uyarınca uzun dönem ikamet izinleri; ilgilinin kamu düzeni veya güvenliği yönünden ciddi tehdit oluşturması yahut sağlık, eğitim ve memleketindeki zorunlu kamu hizmeti gibi istisnalar haricinde kesintisiz bir yılı aşan bir dönem boyunca Türkiye dışında kalması durumlarında iptal edilir. Kamu düzeni veya güvenliğine tehdit oluşturduğu gerekçesiyle izni iptal edilen yabancılar diğer ikamet izinlerine başvuramamakta; bununla birlikte başvuru aşamasında sağlanan şartların sonradan kaybedilmesi de iptal gerekçeleri arasında kabul edilmektedir.

6458 sayılı YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU m. 45Kaynağı aç
MADDE 45 – (1) Uzun dönem ikamet izinleri; a) Yabancının, kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından ciddi tehdit oluşturması, b) Sağlık, eğitim ve ülkesindeki zorunlu kamu hizmeti dışında bir nedenle kesintisiz bir yıldan fazla süreyle Türkiye dışında bulunması, hâllerinde iptal edilir. (2) Birinci fıkranın (b) bendi kapsamında uzun dönem ikamet izni iptal edilen yabancıların, bu izni tekrar almak üzere yapacakları başvurular ve bunların sonuçlandırılmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir. İnsani ikamet izni

İnsani ikamet izni, 6458 sayılı Kanun'un 47. maddesi uyarınca Bakanlığın onayı alınmak kaydıyla, iznin verilmesini gerektiren koşulların ortadan kalkması hâlinde valiliklerce iptal edilmekte ve süresi uzatılmamaktadır. İnsan ticareti mağduru ikamet izninde ise kanunun 49. maddesinin birinci fıkrası uyarınca tanınan iyileşme ve düşünme süreleri altışar aylık dilimlerle uzatılabilmekle beraber toplam üç yılı geçemez; aynı maddenin ikinci fıkrasına göre yabancının kendi girişimiyle suçun failleriyle yeniden irtibat kurduğunun tespiti durumunda izin iptal edilir. Bunun yanında kişinin mağdur olmadığının anlaşılması veya yükümlülüklere aykırı davranılması durumları da ilgili düzenlemeler kapsamında iptal sonuçları arasında yer alır.

6458 sayılı YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU m. 49Kaynağı aç
MADDE 49 – (1) İyileşme ve düşünme süresi tanımak amacıyla verilen ikamet izni, mağdurun güvenliği, sağlığı veya özel durumu nedeniyle en fazla altışar aylık sürelerle uzatılabilir. Ancak, bu süreler hiçbir şekilde toplam üç yılı geçemez. (2) İnsan ticareti mağduru olduğu veya olabileceği yönünde kuvvetli şüphe bulunan yabancıların, kendi girişimleriyle suçun failleriyle yeniden bağ kurduklarının belirlendiği durumlarda ikamet izinleri iptal edilir. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Vatansız Kişiler Vatansızlığın tespiti
6458 sayılı YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU m. 47Kaynağı aç
MADDE 47 – (1) İnsani ikamet izni Bakanlığın onayı alınmak kaydıyla, iznin verilmesini zorunlu kılan şartlar ortadan kalktığında valiliklerce iptal edilir ve uzatılmaz. İnsan ticareti mağduru ikamet izni

İkamet İzni İptalinin Sınır Dışı Kararıyla İlişkisi

6458 sayılı Kanun'un 54. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereğince ikamet izinleri iptal edilen yabancılar hakkında sınır dışı etme kararı alınır. Kanunun aynı fıkrasında vize ve ikamet işlemlerinde gerçek dışı bilgi veya sahte belge kullananlar, mazereti bulunmaksızın izin süresini on günden fazla ihlal edenler ile uzatma talebi reddedilip on gün içinde ülkeden ayrılmayanlar da sınır dışı kapsamına alınmıştır. İkamet izninin iptalinde kanun metninde doğrudan bir süre kaydı yer almamakla birlikte, yabancının on gün içerisinde Türkiye'den ayrılmaması hâlinde sınır dışı işlemlerinin başlatılacağı, buna karşılık bu süre zarfında kendiliğinden çıkış yapmak üzere sınır kapısına yönelen kişiler hakkında sınır dışı kararı tesis edilmeyeceği yönünde usul yaklaşımları bulunmaktadır.

6458 sayılı YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU m. 54Kaynağı aç
MADDE 54 – (1) Aşağıda sayılan yabancılar hakkında sınır dışı etme kararı alınır: a) 5237 sayılı Kanunun 59 uncu maddesi kapsamında sınır dışı edilmesi gerektiği değerlendirilenler b) Terör örgütü yöneticisi, üyesi, destekleyicisi veya çıkar amaçlı suç örgütü yöneticisi, üyesi veya destekleyicisi olanlar c) Türkiye’ye giriş, vize ve ikamet izinleri için yapılan işlemlerde gerçek dışı bilgi ve sahte belge kullananlar ç) Türkiye’de bulunduğu süre zarfında geçimini meşru olmayan yollardan sağlayanlar d) Kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar e) Vize veya vize muafiyeti süresini on günden fazla aşanlar veya vizesi iptal edilenler f) İkamet izinleri iptal edilenler g) İkamet izni bulunup da süresinin sona ermesinden itibaren kabul edilebilir gerekçesi olmadan ikamet izni süresini on günden fazla ihlal edenler ğ) Çalışma izni olmadan çalıştığı tespit edilenler h) Türkiye’ye yasal giriş veya Türkiye’den yasal çıkış hükümlerini ihlal edenler ya da bu hükümleri ihlale teşebbüs edenler[20] ı) Hakkında Türkiye’ye giriş yasağı bulunmasına rağmen Türkiye’ye geldiği tespit edilenler i) Uluslararası koruma başvurusu reddedilen, uluslararası korumadan hariçte tutulan, başvurusu kabul edilemez olarak değerlendirilen, başvurusunu geri çeken, başvurusu geri çekilmiş sayılan, uluslararası koruma statüleri sona eren veya iptal edilenlerden haklarında verilen son karardan sonra bu Kanunun diğer hükümlerine göre Türkiye’de kalma hakkı bulunmayanlar j) İkamet izni uzatma başvuruları reddedilenlerden, on gün içinde Türkiye’den çıkış yapmayanlar k) (Ek: 3/10/2016-KHK-676/36 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/31 md.) Uluslararası kurum ve kuruluşlar tarafından tanımlanan terör örgütleriyle ilişkili olduğu değerlendirilenler. (2) (Değişik: 3/10/2016-KHK-676/36 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/31 md.) Bu maddenin birinci fıkrasının (b), (d) ve (k) bentleri kapsamında oldukları değerlendirilen uluslararası koruma başvuru sahibi veya uluslararası koruma statüsü sahibi kişiler hakkında uluslararası koruma işlemlerinin her aşamasında sınır dışı etme kararı alınabilir. Sınır dışı etme kararı alınmayacaklar

İptal İşlemine Karşı İdare Mahkemesinde Dava Açılması

İkamet izninin iptali kararına karşı açılacak iptal davasında görevli ve yetkili yargı mercii, işlemi tesis eden idarenin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. İptal davası açma süresi, kararın tebliğini izleyen günden itibaren altmış gündür. İdare mahkemesinde dava açılması tek başına işlemin icrasını durdurmayacağından, işlemin uygulanmasının durdurulabilmesi için dava dilekçesinde mahkemeden açıkça yürütmenin durdurulması talep edilmelidir.

İdare mahkemesince verilen kararlara karşı, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin birinci fıkrası uyarınca tebliğden itibaren otuz gün içinde yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf başvurusunda bulunulabilir. Kanunun 45. maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca ivedi yargılama usulüne tabi uyuşmazlıklarda istinaf kanun yolu kapalıdır. Bölge idare mahkemesinin verdiği kararlara karşı kural olarak temyiz yolu bulunmamakla birlikte, kanunun 48. maddesinin yedinci fıkrası kapsamındaki kararlara karşı tebliği izleyen yedi gün içinde temyize başvurulabilmesine ilişkin özel usul istisnası saklıdır.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 45Kaynağı aç
Madde 45 – (Değişik: 18/6/2014-6545/19 md.) 1. İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. (Değişik cümle:28/7/2024-7524/52 md.) Ancak, konusu otuz bir bin Türk lirasını geçmeyen; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz. [31] 2. İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir. İstinaf başvurusuna konu olacak kararlara karşı yapılan kanun yolu başvurularında dilekçelerdeki hitap ve istekle bağlı kalınmaksızın dosyalar bölge idare mahkemesine gönderilir. (Ek cümle:28/7/2024-7524/52 md.) Bölge idare mahkemesinin 48 inci maddenin yedinci fıkrası uyarınca verdiği kararlara karşı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. [32] 3. Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir. 4. Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir. 5. Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir. 6. Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir. (Ek cümle: 20/7/2017-7035/6 md.) Bu kararlar, dosyayla birlikte kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilir ve bu mahkemelerce yedi gün içinde tebliğe çıkarılır.[33] 7. İstinaf başvurusuna konu edilen kararı veren ya da karara katılan hâkim, aynı davanın istinaf yoluyla bölge idare mahkemesince incelenmesinde bulunamaz. 8. İvedi yargılama usulüne tabi olan davalarda istinaf yoluna başvurulamaz. Temyiz:

Yargı kararlarına yansıyan somut uyuşmazlıklarda, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 2021/3302 Esas ve 2022/675 Karar sayılı ilamında, bozma kararına uyularak verilen iptal hükmünün yeniden temyiz incelemesinde bozmaya uygunluk yönünden denetleneceği ve davacı lehine usuli kazanılmış hak doğduğu çoğunluk görüşüyle kabul edilmiştir. Danıştay Onuncu Dairesinin 2021/6348 Esas ve 2023/2970 Karar sayılı ilamında ise evliliğin aile birliği içerisinde devam etmediği iddiasıyla ikamet tezkeresi süresinin kısaltılması ve ülkeden çıkış talep edilmesine ilişkin işleme karşı açılan davada yerel mahkemece verilen iptal kararı onanmıştır.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2021/3302, K. 2022/675Kaynağı aç
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2021/3302 E.  ,  2022/675 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2021/3302 Karar No : 2022/675 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı VEKİLİ : Av. … 2-… Valiliği VEKİLİ : Av. .. KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- … 2- … VEKİLLERİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Evli olan davacıların evliliğinin formalite olduğundan bahisle davacılardan Türkmenistan uyruklu …'nın ikamet izninin kısaltılarak yurt dışına çıkışının sağlanmasına ilişkin 25/11/2008 tarihinde tebliğ edilen işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; Mahkemelerinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının Danıştay Onuncu Dairesinin 12/03/2013 tarih ve E:2009/13033, K:2013/2172 sayılı kararı ile bozulması üzerine, bozma kararına uyularak dosyanın yeniden incelendiği, Evlilik ilişkisinin sonlandırılmasının ancak adli yargı yerince bu konuda verilecek bir karar ile mümkün olduğu, yargı yerlerince verilmiş bir karar olmadıkça idarenin evliliğin muvazaalı olduğu konusunda değerlendirme yaparak işlem tesis etmesine hukuken olanak bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 18/02/2021 tarih ve E:2017/868, K:2021/628 sayılı kararıyla; Davalı idarelerin karar düzeltme istemlerinin kabulü ile Dairelerinin 09/06/2016 tarih ve E:2015/4122, K:2016/3194 sayılı onama kararı kaldırılarak uyuşmazlığın yeniden incelendiği, Dosya içerisinde yer alan ve davacıların evliliğine yönelik olarak yapılan tahkikatlar sonucu düzenlenen tutanaklarda yer verilen tespitler uyarınca ikamet izninin veriliş amacına aykırı olacak şekilde Türk vatandaşı eşi ile evlilik birlikteliği içerisinde yaşamadığı anlaşılan davacı … hakkında 5683 sayılı Yabancıların Türkiye'de İkamet ve Seyahatleri Hakkında Kanun'un 7. ve 19. maddelerinde yer alan düzenlemelere uygun olarak tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi ısrar kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu işlemin iptali yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından, Mahkemenin ısrar kararının yerinde olmadığı, yapılan tahkikatta evliliğin, yabancı uyruklu şahsın ülkemizde ikamet almasına yönelik, formalite bir evlilik olduğunun tespit edildiği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davacılar tarafından, evliliklerinin formalite bir evlilik olmadığı, uzun yıllardır birlikte yaşadıkları, gerçek aile yapısına uygun olan bu evliliği ispatlar nitelikte, hem baş başa, hem aileleriyle birlikte değişik tarihlerde çekilen fotoğrafları ve sosyal medya paylaşımlarının mevcut olduğu, söz konusu evliliğin 13 yıldır devam ettiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile … İdare Mahkemesi ısrar kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarelerden İçişleri Bakanlığının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yargıtayın … tarih ve E:…, K:… sayılı ve … tarih ve E:…, K:… sayılı içtihadı birleştirme kararlarıyla, hukukta uygulamaya giren usuli kazanılmış hak, bir davada, mahkemenin veya tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine (diğeri aleyhine) doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hak olarak tanımlanmaktadır. İlk derece mahkemesinin doğru bularak uyduğu bozma kararı üzerine temyiz yerinin bozma kararı ile benimsediği esaslara aykırı şekilde bozma kararı verememesi anlamına gelen bu ilke, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide de kabul görmüştür. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında da belirtildiği üzere, bu ilkenin kimi istisnaları da bulunmaktadır. Mahkemenin bozmaya uymasından sonra yeni bir içtihadı birleştirme kararı ya da geçmişe etkili bir yasa çıkması; uygulanması gereken bir yasa hükmünün, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilmesi hallerinde, usuli kazanılmış hakka göre değil, ortaya çıkan yeni hukuki durumlara göre karar verilmesi gerekmektedir. Bunların dışında, görev konusu, hak düşürücü süre, kesin hüküm itirazı, harç ve maddi hataya dayanan bozma kararına uyulmasında olduğu gibi kamu düzeni ile ilgili konularda usuli kazanılmış hakkın uygulanması mümkün değildir. Öğretide, istisnaların bunlarla sınırlı olmadığı, bugüne kadar artarak geldiği gibi bundan sonra da yeni istisnaların olabileceği savunulmaktadır. Usuli kazanılmış hak ilkesinin idari yargıda uygulanabilirliğine gelince; Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunun 03/03/2000 tarih ve E:1999/1126, K:2000/394 sayılı ve 23/10/2003 tarih ve E:2001/864, K:2003/744 sayılı kararlarında, usuli kazanılmış hak ilkesi incelenmek suretiyle bir sonuca varılmıştır. Özellikle E:… sayılı kararda, "Temyiz incelemesi sonucunda bir mahkeme kararının işin esasına ilişkin olarak bozulması halinde mahkemenin, bozma kararına uymak veya ilk kararında ısrar etmek olanağı bulunmaktadır. Mahkemenin ilk kararında ısrar etmeyerek, bozma kararına uymak suretiyle verdiği kararın temyizi halinde, temyiz mercii, bu kez bozma kararına uygun karar verilip verilmediğini incelemek durumundadır. Temyiz incelemesi sırasında, temyiz merciinin, aynı yasal mevzuatla farklı bir sonuca ulaşması, ilk bozma ve buna uyularak verilmiş olan yargı kararının aynı mevzuat karşısında yeniden değerlendirilmesi, taraflar ve uygulama açısından istikrar ve kazanılmış haklar yönünden, aykırı sonuçlar yaratabilir. İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda, usuli kazanılmış hak ile ilgili açık bir hüküm olmamakla beraber; İdare Mahkemesince, Danıştay'ın ilgili Dairesinin temyiz incelemesi sonucunda vermiş olduğu bozma kararına uyulmak suretiyle verilen kararın, Dairesince yeniden temyizen incelenmesi aşamasında yapılacak inceleme, Mahkeme kararının bozma kararına uygun olup olmadığı, bir başka anlatımla, bozma kararının gereklerinin yerine getirilip getirilmediği, kararın bozma kararı doğrultusunda olup olmadığı konusuyla sınırlı olmak durumundadır." gerekçesine yer verilmiş; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 24/12/2009 tarih ve E:2006/149, K:2009/3386 sayılı kararında da yine "usuli kazanılmış hak ilkesi" ayrıntılı olarak incelenmiştir. Diğer yandan, Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulunun 21/02/1997 tarih ve E:1995/207, K:1997/125 sayılı kararında, "İlk derece mahkemesi kararlarının temyiz mercii olan Danıştay daireleri tarafından bozulmasından sonra davayı yeniden inceleyen ilk derece mahkemelerinin bozma hükmüne uyarak verdikleri kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları ancak, bozma esaslarına uygunluk yönünden temyizen incelenebilirler. Aksi halde, karar düzeltme yoluna başvurulmaksızın ya da bu yola başvurulmakla birlikte istemin reddi nedeniyle kesinleşen bozma hükmü ile davanın kesin suretle çözümlendiği ve tarafların bununla bağlı oldukları, davanın bir kez daha incelenmesini isteyemeyecekleri biçiminde açıklanan kesin hükmün sonuçları bertaraf edilmiş olacaktır." gerekçesine yer verilmiştir. Dolayısıyla, Danıştay kararlarında, usuli kazanılmış hak ilkesinin uygulandığı ve temyiz incelemesi sonucunda verilmiş olan bozma kararına uyulmak suretiyle verilen kararın, Dairesince yeniden temyizen incelenmesinin, bozma kararına uygunluk yönünden yapılacağı belirtilmektedir. Nitekim, içtihatla varılan bu sonuca uygun olarak, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 18/6/2014 tarih ve 6545 sayılı Kanun’un 23. maddesiyle değiştirilen 50. maddesinin (4) numaralı fıkrasında da, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." düzenlemesine yer verilmek suretiyle, idari yargıda da usuli kazanılmış hak ilkesi yasal dayanağa kavuşmuştur. Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; … İdare Mahkemesince, davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın, Danıştay Onuncu Dairesinin 12/03/2013 tarih ve E:2009/13033, K:2013/2172 sayılı kararı ile, evlilik ilişkisinin sonlandırılmasının ancak adli yargı yerince bu konuda verilecek bir karar ile mümkün olduğu, yargı yerlerince verilmiş bir karar olmadıkça idarenin, evliliğin muvazaalı olduğu konusunda bir değerlendirme yaparak işlem tesis etmesine hukuken olanak bulunmadığı, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle bozulması üzerine, İdare Mahkemesince, bozma kararına uyularak dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, anılan kararın Danıştay Onuncu Dairesinin 09/06/2016 tarih ve E:2015/4122, K:2016/3194 sayılı kararı ile onandığı, ancak karar düzeltme aşamasında, Dairenin 18/02/2021 tarih ve E:2017/868, K:2021/628 sayılı kararıyla anılan onama kararı kaldırılarak, davacıların evliliğine yönelik olarak yapılan tahkikatlar sonucu düzenlenen tutanaklarda yer verilen tespitler uyarınca ikamet izninin veriliş amacına aykırı olacak şekilde Türk vatandaşı eşi ile evlilik birlikteliği içerisinde yaşamadığı anlaşılan davacı … hakkında 5683 sayılı Yabancıların Türkiye'de İkamet ve Seyahatleri Hakkında Kanun'un 7. ve 19. maddelerinde yer alan düzenlemelere uygun olarak tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle İdare Mahkemesinin kararı bozulmuş ise de; İdare Mahkemesince, bozma kararına uyulmayarak dava konusu işlemin iptali yolundaki kararında ısrar edildiği görülmektedir. Bu durumda, yukarıda değinilen süreç dikkate alındığında, temyiz incelemesi sonucunda verilmiş olan bozma kararına uyularak verilen kararın, Dairesince yeniden temyizen incelenmesinin, bozma kararına uygunluk yönünden yapılması gerektiği, bu itibarla, davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu açık olup, bozma kararına uyularak verilen dava konusu işlemin iptali yolundaki kararın, yeniden bozulmasının usuli kazanılmış hak ilkesine aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin … İdare Mahkemesinin temyize konu … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/02/2022 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının Danıştay Onuncu Dairesinin 18/02/2021 tarih ve E:2017/868, K:2021/628 sayılı kararında yer alan gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.
Danıştay 10. Daire, E. 2021/6348, K. 2023/2970Kaynağı aç
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2021/6348 E.  ,  2023/2970 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/6348 Karar No : 2023/2970 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1- …Bakanlığı / … VEKİLİ : Av. … 2- …Valiliği VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN_KONUSU :Davacı tarafından; Türk vatandaşı ile yaptığı evliliğin aile birliği içerisinde devam etmediğinden bahisle, ikamet tezkeresinin süresi 15 gün olarak kısaltılarak, bu süre içerisinde ülkeden çıkması aksi halde sınır dışı edileceğine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, … İdare Mahkemesince, Danıştay Onuncu Dairesinin 09/10/2015 tarih ve E:2012/4158, K:2015/4223 sayılı bozma kararına uyularak, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davalı Bakanlık tarafından; ilgili mevzuattan kaynaklanan hakların kötüye kullanılması bakımından yabancı uyruklu şahısların Türkiye'de kalmasında milli güvenlik, kamu düzeni, kamu sağlığı ve genel ahlak açısından sakınca bulunup bulunmadığı, evliliğin ikamet izni alabilmek amacıyla yapılıp yapılmadığı hususunda görevlilerce araştırma yapıldığı, Türk vatandaşı ile yapılan evliliğin aile birliği kurmaktan ziyade, ikamet izni için yapıldığı kanaatine varılması durumunda, yabancıların ikamet izinleri kabul edilmeyerek, gerekli tedbirlerin alındığı, dava konusu işlemin bu çerçevede tesis edildiği, İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı Valilik tarafından; dava konusu işlemin takdir yetkisi ile kamu yararı ve güvenliği gözetilerek tesis edildiği, davanın reddine karar verilmesi gerektği, İdare Mahkemesince yetkisinin dışına çıkılarak, idarelerinin takdir yetkisinin ortadan kaldırdığı ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davalı Bakanlığın yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin REDDİNE, 2. Dava konusu işlemin iptali yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA, 3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01/06/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İptal Kararı Sonrasında Yeniden Başvuru Esasları

İkamet izni iptal edilen yabancı başka bir ikamet izni türü için başvuruda bulunabilir; ancak iptale dayanak oluşturan durumun yeni izin türü açısından da bir engel teşkil etmemesi gerekir. Yönetmeliğin 21. maddesinin onuncu fıkrası uyarınca, ikamet izni iptal edilen veya başvurusu reddedilen kişilerin altı ay içinde yeniden talepte bulunmaları hâlinde kendilerinden yeni bir ikamet izni gerekçesi sunmaları istenir. Bunun yanı sıra 6458 sayılı Kanun'un 45. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bir yılı aşan süreyle yurt dışında kalınması sebebiyle uzun dönem ikamet izni iptal edilen yabancıların bu izni yeniden almak üzere yapacakları başvurulara ilişkin usul ve esaslar da yönetmelikle tayin edilmektedir.

21460 sayılı YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNUNUN UYGULANMASINA İLİŞKİN YÖNETMELİK m. 21Kaynağı aç
MADDE 21 – (1) İkamet izni başvurusu yapan yabancılar, istenen bilgi ve belgeleri yurt içi başvurularında valiliğe, yurt dışı başvurularında süresi içinde konsolosluğa verirler. Başvuru için istenecek belgeler Genel Müdürlükçe belirlenerek kurumsal internet sitesinde yayınlanır. (2) Türkiye içinden valiliklere yapılabilecek ikamet izni başvuruları başvuru için gerekli olan yasal süre bitmeden yapılır. İkamet izni süresini, vize süresini veya vize muafiyetini on güne kadar aşmış olanların başvuruları da alınır. Yabancının içinde bulunduğu durum ve idari ihtiyaçlar yönünden gerekli olduğunda on günlük süre koşuluna bağlı kalınmaz. Bununla ilgili usul ve esaslar Genel Müdürlük tarafından ayrıca belirlenir. (3) Yabancının içinde bulunduğu durum ve idari ihtiyaçlar yönünden gerekli olması nedeniyle on günlük süre koşuluna bağlı kalınmaksızın başvurusu alınarak olumlu sonuçlandırılanların yeni ikamet izni süresi başvuru tarihinden itibaren başlatılır. Bu yabancıların başvuru tarihine kadar geçirdikleri süreler için tahakkuk eden harç 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununa göre hesaplanır. (4) İkamet izni başvurularının yabancı tarafından bizzat yapılması esastır. Bu başvurular, yabancının yasal temsilcisi veya vekâletnameye haiz avukatı aracılığıyla da yapılabilir. (5) Uzatma başvuruları, ikamet izni süresinin dolmasına altmış gün kalmasından itibaren ve her koşulda ikamet izni süresi dolmadan önce valiliklere yapılır. (6) Çalışma izni iptal edilen ya da sona erenlerin on gün içinde yapacakları ikamet izni başvuruları, Kanunun 22 nci maddesi kapsamında sonuçlandırılır. (7) Çalışma izni uzatma başvurusu olumsuz sonuçlananların ikamet izni başvuruları için zorunlu on günlük süre, çalışma izni uzatma başvurusuna ilişkin olumsuz kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren başlar. (8) Kanunun Türkiye içinden yapılabilecek ikamet izni başvurularına ilişkin veya ikamet izinlerinin uzatılmasına ilişkin hükümleri çerçevesinde ikamet izni başvurusunu tamamlayanlara ikamet izni müracaat belgesi verilir. (9) İkamet izni müracaat belgesinin düzenlenmesine ilişkin esaslar ve belgenin yabancıya sağladığı haklar şunlardır: a) Belgenin şekli ve içeriği Genel Müdürlük tarafından belirlenir. b) Belgede ikamet izni harcından muaf yabancıların durumu belirtilir. c) Belge tek başına hiçbir harç, resim ve sair ücrete tabi değildir. ç) Başvuru sonuçlanıncaya kadar, bu belge Türkiye’de kalma hakkı sağlar. d) Yabancılar, harçtan muaf olduğu belgede belirtilenler hariç, ikamet izni başvurusunun sonucunu beklemeksizin ikamet harçlarını ödediklerini kanıtlamak ve talep ettikleri ikamet izni süresinin içinde olmak kaydıyla başvuru belgeleriyle birlikte sınır kapılarından birden fazla çıkış yapabilirler ve her defasında on beş gün içinde döndükleri takdirde ülkeye girişlerinde vize koşulundan muaf tutulurlar. On beş günü aşmaları halinde vize genel hükümlerine göre işlem yapılır. 10 uncu madde gereğince yüz seksen günde doksan gün kalma hükmü saklıdır. (10) İkamet izni başvurusu reddedilenler ile ikamet izni iptal edilenler, altı ay içinde yeniden ikamet izni başvurusu yaptıklarında yeni bir ikamet izni talep gerekçesi sunmaları istenir. (11) Son bir yıl içinde toplamda yüz yirmi günden fazla süreyle yurt dışında kalmaları nedeniyle kısa dönem ikamet izinleri; son bir yılda yüz seksen günden fazla yurt dışında kalmaları nedeniyle aile ikamet izinleri; kesintisiz bir yıldan fazla Türkiye dışında kalmaları nedeniyle uzun dönem ikamet izinleri iptal edilen yabancılardan bu izinlerini tekrar almak üzere yapacakları başvuruda yeni bir gerekçe sunmaları istenmez. (12) On birinci fıkra kapsamındaki yabancılardan Türkiye’de bulunanlar iptal kararının tebliğinden itibaren on gün içinde ikamet izni başvurusunda bulunabilirler. Bu durumda tek giriş vize harcı ve ikamet izninin iptal edildiği tarihten müracaat tarihine kadar geçirilen sürenin ikamet izni harcı, bir kat fazlasıyla tahsil edilir. Bu sürenin hesaplanmasında yurt dışında geçirilen süreler dikkate alınmaz. (13) Türkiye’de doğan yabancı çocuklar, seyahat belgesi düzenlenip ikamet izni başvurusu yapılana kadar doğum belgeleriyle anne veya babanın geçerli ikamet izni süresine bağlı olarak Türkiye’de kalabilirler. Doğum belgesi tek başına Türkiye’ye giriş ve Türkiye’den çıkış hakkı vermez. Bu çocuklar için yüz seksen gün içinde durumlarına uygun ikamet izni alınması zorunludur. İkamet izni, çocuğun doğum tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde düzenlenir. Doğum belgesi ile ikamet ettikleri halde yüz seksen gün içerisinde ikamet izni almak üzere müracaat etmeyenlerden ülkeden çıkışta Harçlar Kanunu uyarınca ikamet izninin alınmaması nedeniyle aşılan sürenin kapsadığı tarife itibariyle hesaplanan harç bir kat fazlasıyla tahsil edilir. Bu harcın ödenmesi halinde süreli giriş yasağı uygulanmaz. (14) İkamet izni başvurularında engelli ve hastaların durumları gözetilerek Valiliklerce gerekli düzenlemeler yapılır. (15) Genel Müdürlük, kamu düzeni veya kamu güvenliği nedeniyle ikamet izni verilebilecek illerle ilgili düzenleme yapabilir. (16) İkili veya çok taraflı anlaşmalarda yer alan özel hükümler saklıdır. İkamet izni başvurularının incelenmesi ve sonuçlandırılması

Yönetmeliğin 21. maddesinin on birinci fıkrası uyarınca; son bir yıl içinde toplam yüz yirmi günden fazla yurt dışında kalma sebebiyle kısa dönem, son bir yılda yüz seksen günden fazla yurt dışında kalma sebebiyle aile ve kesintisiz bir yıldan fazla Türkiye dışında bulunma sebebiyle uzun dönem ikamet izinleri iptal edilen yabancılardan izinlerini tekrar almak için yapacakları başvurularda yeni gerekçe sunmaları istenmez. Ayrıca bu kapsamda olup iptal kararı sırasında Türkiye'de bulunan yabancılar, iptal kararının tebliğinden itibaren on gün içinde ikamet izni başvurusunda bulunabilirler.

İkamet izni altı ay içinde kullanılmazsa ne olur?

6458 sayılı Kanun'un 19. maddesi gereğince, yabancıya verilen ikamet izni altı ay içinde kullanılmaya başlanmadığı takdirde geçerliliğini kaybeder.

Oturma izni iptaline karşı dava açma süresi ne kadardır?

İkamet izni iptali kararına karşı, kararın tebliğ edildiği tarihi izleyen günden itibaren altmış gün içinde işlemi tesis eden idarenin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde iptal davası açılması gerekir.

İptal davası açılması idari işlemin icrasını kendiliğinden durdurur mu?

İdare mahkemesinde iptal davası açılmış olması işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz; yürütmenin durdurulması sonucunun doğabilmesi için bu hususun dava dilekçesinde mahkemeden açıkça talep edilmesi gerekir.

İkamet izni iptal edilen kişi hemen yeniden başvurabilir mi?

İptalden itibaren altı ay içinde yapılacak yeni başvurularda kural olarak yeni bir ikamet gerekçesi sunulması istenir; ancak yurt dışında kalış sürelerini aştığı için izni iptal edilen kısa dönem, aile ve uzun dönem ikamet izni sahipleri yeni gerekçe sunma şartından muaftır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu