Ödenen Kredi Kartı Borcu İcraya Düşerse Ne Yapılır?

by Avukat Erdal Ersoy
Ödenen Kredi Kartı Borcu İcraya Düşerse Ne Yapılır?

Ödenmiş olan bir kredi kartı borcu hakkında icra takibi başlatıldığında, borçlunun ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine itiraz bildirmesi gerekir. Süresi içinde yapılan itiraz icra takibini durdurur. Bankanın iç sistemindeki güncelleme ile icra dosyasının kapatılması aynı işlem olmadığından, borcun banka nezdinde kapanmış olması icra takibini sonlandırmaz; dosya üzerindeki haciz ve tahsil baskısının kalkması için icra dosyasına haricen tahsil veya feragat bildiriminin yansıtılması şarttır.

Takip Öncesi Bildirim ve İtiraz Usulü

Henüz resmî icra dosyası açılmamışsa borçlu; ödeme tarihini, ödenen tutarı, kullanılan hesabı ve dekont numarasını belirterek bankaya veya dosyayı yürüten hukuk bürosuna yazılı başvuruda bulunmalı, borcun ödendiğinin sisteme işlenmesini ve dosyanın kapatılmasını talep etmelidir.

Ödeme emri tebliğ edilmişse 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 62 uyarınca borçlu, tebliğden itibaren yedi gün içinde itirazını dilekçeyle veya sözlü olarak icra dairesine sunmak zorundadır. İtiraz, takibi yürüten icra dairesinden başka bir icra dairesine yapıldığında, o daire gerekli masrafı alarak başvuruyu derhal yetkili icra dairesine gönderir. İtirazda bulunan borçluya bu işlemi gösteren harçsız ve pulsuz bir belge verilir. Borçlu veya vekili, takip işlemlerine esas olmak üzere yurt içinde bir adres bildirmekle yükümlüdür; adres değişikliği bildirilmez ve yeni adres tespit edilemezse takip talebindeki adrese tebligat yapılmış sayılır.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 62Kaynağı aç
Madde 62 – (Değişik: 18/2/1965-538/33 md.) İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur. (Değişik ikinci cümle: 17/7/2003-4949/13 md.) İtiraz, takibi yapan icra dairesinden başka bir icra dairesine yapıldığı takdirde bu daire gereken masrafı itirazla birlikte alarak itirazı derhal yetkili icra dairesine gönderir; alınmayan masraftan memur şahsen sorumludur. (Değişik fıkra: 17/7/2003-4949/13 md.) Takibe itiraz edildiği, 59 uncu maddeye göre alacaklının yatırdığı avanstan karşılanmak suretiyle üç gün içinde bir muhtıra ile alacaklıya tebliğ edilir. (Ek fıkra: 17/7/2003-4949/13 md.) Borçlu veya vekili, dava ve takip işlemlerine esas olmak üzere borçluya ait yurt içinde bir adresi itirazla birlikte bildirmek zorundadır. Adresini değiştiren borçlu yurt içinde yeni adres bildirmediği ve tebliğ memurunca yurt içinde yeni adresi tespit edilemediği takdirde, takip talebinde gösterilen adrese çıkarılacak tebligat borçlunun kendisine yapılmış sayılır. Borcun bir kısmına itiraz eden borçlunun o kısman cihet ve miktarını açıkca göstermesi lazımdır. Aksi takdirde itiraz edilmemiş sayılır. (Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Borçlu takibin müstenidi olan senet altındaki imzayı reddediyorsa, bunu itirazında ayrıca ve açıkça beyan etmelidir. Aksi takdirde icra takibi yönünden senetteki imzayı kabul etmiş sayılır. Borçluya, itiraz eylediğine dair bedava ve pulsuz bir belge verilir. 2 – İtiraz sebepleri:

Borcun tamamı değil de bir kısmı önceden ödenmişse 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 62 gereğince borçlu, itiraz ettiği kısmın cihet ve miktarını açıkça belirtmek zorundadır; aksi takdirde borca itiraz edilmemiş sayılır.

Takibin Kesinleşmesi Halinde Takibin İptali ve Zamanaşımı

Süresinde itiraz edilmemesi veya itirazın bertaraf edilmesiyle icra takibi kesinleşirse borçlu takibin iptali yoluna gidebilir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 71 uyarınca borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun ve ferilerinin itfa edildiğini veya alacaklının mühlet verdiğini noter tasdikli ya da imzası ikrar edilmiş bir belgeyle ispatlarsa icra mahkemesinden takibin iptal veya talikini her zaman talep edebilir. Takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun zamanaşımına uğradığı ileri sürülürse Kanun'un 33/a maddesi hükmü kıyasen uygulanır.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 71Kaynağı aç
Madde 71 – (Değişik: 18/2/1965-538/42 md.) Borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun ve ferilerinin itfa edildiğini yahut alacaklının kendisine bir mühlet verdiğini noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat ederse, takibin iptal veya talikini her zaman icra mahkemesinden istiyebilir. Borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürecek olursa, 33 a. Maddesi hükmü kıyasen uygulanır. Menfi tesbit ve istirdat davaları:[35]

Menfi Tespit ve İstirdat Davaları

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 72 kapsamında borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat etmek amacıyla menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan davada mahkeme, alacağın en az yüzde on beşi oranında gösterilecek teminat karşılığında takibin durdurulmasına ihtiyati tedbir yoluyla karar verebilir. Takip başlatıldıktan sonra açılan menfi tespit davasında ise takibin durdurulmasına karar verilemez; borçlu alacağın en az yüzde on beşi tutarında teminat göstererek icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 72Kaynağı aç
Madde 72 – (Değişik: 18/2/1965-538/43 md.) Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir. (Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez. (Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir. Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir. Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazımgelmediğini ispata mecburdur. Hususi hükümler:

Menfi tespit davası borçlu lehine sonuçlandığında takip derhal durur; ilamın kesinleşmesi üzerine icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu bu davayı açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, alacaklı takip konusu alacağın en az yüzde yirmisi oranında tazminata mahkûm edilir. Menfi tespit davasında tedbir kararı alınmamış ve takip konusu borç ödenmiş olursa davaya kendiliğinden istirdat davası olarak devam edilir.

Takibe itiraz etmemesi veya itirazın kaldırılması sebebiyle borçlu olmadığı parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan kimse, ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde genel hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak istirdat davası açabilir. Menfi tespit ve istirdat davaları takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir; davacı istirdat davasında yalnızca paranın ödenmesi gerekmediğini ispat etmekle yükümlüdür.

Kredi Kartı Borçlanma Sınırları ve Bildirim Kuralları

5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu uyarınca sözleşmedeki asgari ödeme tutarı dönem borcunun yüzde yirmisinden az belirlenemez. Asgari tutarın vadesinde yatırılmaması durumunda kart hamili gecikme faizi dışında başka bir yükümlülük altına sokulamaz ve kart hamilinin işlemleri nedeniyle sözleşmede yer almayan faiz, komisyon veya masraf gibi adlar altında hesaptan kesinti yapılamaz. Dönem borcunun bir kısmı ödendiğinde asgari tutar ve üzerindeki ödemelerde akdi faiz, asgari tutarın altındaki ödemelerde gecikme faizi uygulanır; kart borçlarında bileşik faiz tatbik edilemez. TCMB her ayın sondan beşinci iş günü kredi kartı işlemlerinde azami akdi ve gecikme faiz oranlarını ilan eder ve bankalar bu sınırları aşamaz.

5464 sayılı Kanun çerçevesinde kart çıkaran kuruluşlar, talep halinde işlem kayıtlarını otuz gün içinde sağlamakla yükümlüdür; yurt dışı işlemlerinde bu süre altmış gün olarak uygulanır. Asgari ödeme tutarının son ödeme tarihinden itibaren üç ay içinde yatırılmaması halinde kart çıkaran kuruluşça yapılacak bildirimden itibaren bir aylık sürede de ödeme yapılmazsa kart iptal edilir ve borcun tamamı ödeninceye kadar yeni kart verilemez. Bu kanun kapsamındaki ihtarlar, Tebligat Kanunu hükümleri saklı kalmak üzere sözleşmedeki veya kart hamilince bildirilen son adrese yöneltilir.

Ödenmiş kredi kartı borcuna itiraz süresi kaç gündür?

Ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde ilgili icra dairesine itiraz edilmesi zorunludur; süresinde yapılan itiraz takibi durdurur.

İcra dairesi işlemlerine karşı şikayet süresi nedir?

İcra dairesi işlemlerine karşı şikayet kural olarak işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde yapılır; bir hakkın yerine getirilmemesi veya sebepsiz yere sürüncemede bırakılması halinde ise süre sınırı olmaksızın her zaman şikayet edilebilir.

Takip kesinleştikten sonra borcun ödendiği nasıl ileri sürülür?

Borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun ödendiğini noter tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir belgeyle ispatlayarak icra mahkemesinden takibin iptalini her zaman isteyebilir.

Ödenmemesi gereken bir para icra tehdidiyle ödenirse nasıl geri alınır?

Borçlu olmadığı parayı ödemek zorunda kalan kişi, ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde istirdat davası açarak paranın iadesini isteyebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu