Müteahhidin Borcu Nedeniyle Taşınmaz Satışı Nasıl Önlenir?

by Avukat Erdal Ersoy
Müteahhidin Borcu Nedeniyle Taşınmaz Satışı Nasıl Önlenir?

Müteahhidin borçları sebebiyle bir taşınmaz hakkında icra takibi başlatıldığında, cebrî satışın önlenip önlenemeyeceği öncelikle taşınmazın tapu sicilindeki mülkiyet durumuna ve uygulanan haczin kanuni şartlarına bağlıdır. Borçlunun kendi elinde veya üçüncü şahısta bulunan mal varlığı değerlerine alacaklının ana para, faiz ve masraflar dâhil bütün alacaklarına yetecek miktarda haciz konulabilmekte; bu miktarı aşacak şekilde haciz yapılamamaktadır. Taşınmazın tapuda arsa sahibi veya borçlu müteahhit adına kayıtlı olması, başvurulacak hukuki yolların niteliğini doğrudan belirler.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 85Kaynağı aç
Madde 85 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.) Borçlunun kendi yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır mallariyle taşınmazlarından ve alacak ve haklarından alacaklının ana, faiz ve masraflar da dahil olmak üzere bütün alacaklarına yetecek miktarı haczolunur; ancak bu miktarı aşacak şekilde haciz yapılamaz.[38] (Değişik fıkra: 9/11/1988-3494/8 md.) Borçlu yahut borçlu ile birlikte malı elinde bulunduran şahıslar, taşınır mal üzerinde üçüncü bir şahsın mülkiyet veya rehin hakkı gibi sınırlı bir ayni hakkının bulunması veya taşınır malın üçüncü şahıs tarafından haczedilmiş olması halinde bu hususu haciz yapan memura beyan etmek ve beyanının haciz tutanağına geçerilmesini talep etmek, haczi yapan memur da borçluyu yahut borçlu ile birlikte malı elinde bulunduran şahısları bu beyana davet etmek zorundadır. Bu tür mallar ile üçüncü şahıs tarafından ihtiyaten haciz veya istihkak iddia edilmiş bulunan malların haczi en sonraya bırakılır.[39] Ancak haczolunan taşınmaz artırmaya çıkarılmadan borçlu borcun itfasına yetecek taşınır mal veya vadesi gelmiş sağlam alacak gösterirse taşınmaz üzerinde haciz baki kalmak üzere önce gösterilen taşınır veya alacak da haczolunur. Şu kadar ki, bu suretle mahcuz kalan taşınmazın idare ve işletmesine ve hasılat ve menfaatlerine icra dairesi müdahale etmez. Hasılatı paraya çevirme masraflarını ve icabında muhafaza ve idare masraflarını tecavüz etmeyeceği muhakkak olan şeyler haczolunmaz. Haczi koyan memur borçlu ile alacaklının menfaatlerini mümkün olduğu kadar telif etmekle mükelleftir. Taşınır mallarda haczin neticeleri:

Tapu Kaydının Durumu ve Haczin Uygulanabilirliği

Cebrî icra sürecinde kural olarak borçlunun mal varlığına müracaat edilir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 85 uyarınca icra takibi borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile hak ve alacaklarına yöneltilir. Haciz tarihinde taşınmaz tapuda borçlu müteahhit adına kayıtlı bulunuyorsa, alacaklının usulüne uygun satış talebi üzerine icra dairesi satış sürecini yürütebilir. Buna karşılık, taşınmaz veya arsa payının tapusu hâlen arsa sahibi adına kayıtlı ise müteahhidin kişisel borcu sebebiyle bu malın haczedilmesi kural olarak mümkün değildir. Arsa sahibinin kendi payına müteahhidin borcu dolayısıyla haciz işlenmişse haciz işleminin hukuka uygunluğu doğrudan tartışılabilir.

İcra Memuru Muamelelerine Karşı Şikâyet Yolu

İcra ve iflas dairelerinin gerçekleştirdiği işlemlerin kanuna aykırı olması veya somut hadiseye uygun bulunmaması hâlinde ilgililer icra mahkemesine şikâyette bulunabilir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 16 gereğince kanuna muhalif veya olaya uygun olmayan muamelelere karşı şikâyet başvurusu, bu işlemlerin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde yapılmalıdır. İcra dairesi tarafından bir hakkın yerine getirilmemesi veya sebepsiz yere sürüncemede bırakılması hâlinde ise herhangi bir süre sınırlaması olmaksızın her zaman şikâyet yoluna gidilebilir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 16Kaynağı aç
Madde 16 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.) Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere İcra ve İflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikayet olunabilir. Şikayet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılır. Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikayet olunabilir. Şikayet üzerine yapılacak muameleler:

Mülkiyet ve İstihkak İddiasının İleri Sürülmesi

Borçlu elindeki malı başkasının mülkü veya rehni olarak gösterirse yahut üçüncü bir kişi taşınmaz üzerinde mülkiyet ya da rehin hakkı iddia ederse 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 96 uyarınca istihkak prosedürü işletilir. İcra dairesi bu iddiayı tutanağa geçirerek alacaklı ve borçluya itirazlarını bildirmeleri amacıyla üç günlük mühlet tanır; tarafların sessiz kalması istihkak iddiasının kabulü sayılır. Malın haczine muttali olan borçlu veya üçüncü şahıs, öğrenme tarihinden itibaren yedi gün içinde istihkak iddiasında bulunmadığı takdirde aynı takipte bu hakkını kaybeder.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 96Kaynağı aç
Madde 96 – (Değişik: 18/2/1965-538/53 md.) Borçlu, elinde bulunan bir malı başkasının mülkü veya rehni olarak gösterdiği yahut üçüncü bir şahıs tarafından o mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia edildiği takdirde, icra dairesi bunu haciz ve icra tutanaklarına geçirir ve keyfiyeti iki tarafa bildirir. İcra dairesi aynı zamanda istihkak iddiasına karşı itirazları olup olmadığını bildirmek üzere alacaklı ve borçluya üç günlük mühlet verir. Sükütları halinde istihkak iddiasını kabul etmiş sayılırlar. Malın haczine muttali olan borçlu veya üçüncü şahıs, ıttıla tarihinden itibaren yedi gün içinde istihkak iddiasında bulunmadığı takdirde, aynı takipte bu iddiayı ileri sürmek hakkını kaybeder. İstihkak iddiasının yapıldığı veya istihkak davasının açıldığı tarihte istihkak müddeisi ile birlikte oturan kimseler yahut bu şahısların iş ortakları, iddianın yapıldığı tarihte veya istihkak davası 97 nci maddenin 9 uncu fıkrası gereğince açılmışsa davanın açıldığı tarihte malın haczine ıttıla kesbetmiş sayılırlar. 2 – Üçüncü şahsın istihkak iddiası:

Yasal Satış İsteme Süresi ve Sürenin Aşılması

Haczedilen bir taşınmazın cebrî icra yoluyla paraya çevrilmesi kanuni sürelere bağlanmıştır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 106 uyarınca alacaklı veya borçlu, hacizden itibaren bir yıl içinde haczedilen malın satışını isteyebilir. Bir yıllık süre içinde satışı talep edilmesine rağmen artırma sonucu satışı gerçekleştirilemeyen mahcuz hakkındaki satış isteme süresi, birinci fıkradaki sürenin sona ermesinden itibaren satışı isteyen alacaklı bakımından bir yıl daha uzar. Bu yasal sürelerin aşılması satış sürecinin sıhhatini doğrudan etkiler.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 106Kaynağı aç
Madde 106 – (Başlığı ile Birlikte Değişik:24/11/2021-7343/9 md.) Alacaklı veya borçlu, hacizden itibaren bir yıl içinde haczolunan malın satışını isteyebilir. Borçlunun üçüncü şahıslardaki alacağı da bu hükme tabidir. Bir yıllık süre içinde satışı istenip de artırma sonucu satışı gerçekleştirilemeyen mahcuz hakkındaki satış isteme süresi, satış isteyen alacaklı bakımından birinci fıkrada belirtilen sürenin sona ermesinden itibaren bir yıl daha uzar. Satış talebiyle birlikte kıymet takdiri ve satış giderlerinin tamamının peşin olarak yatırılması zorunludur. Sicile kayıtlı motorlu kara araçları bakımından muhafaza, kıymet takdiri ve satış talebinin birlikte yapılması ve bunlara ilişkin giderlerin tamamının birlikte ve peşin olarak yatırılması zorunludur. Kıymet takdiri ve satış giderlerinin, sicile kayıtlı motorlu kara araçları bakımından ilaveten muhafaza giderinin tamamı, satış talebiyle birlikte peşin olarak yatırılmazsa satış talebi vaki olmamış sayılır. Yukarıdaki fıkralar uyarınca satış talebiyle birlikte peşin olarak yatırılan miktarın satış işlemleri sırasında yetersiz kaldığı anlaşılırsa icra müdürü tarafından satış isteyene on beş günlük süre verilir ve bu sürede eksik miktar tamamlanmazsa satış talebi vaki olmamış sayılır. Bu maddede belirtilen giderler Adalet Bakanlığınca her yıl yürürlüğe konulan tarifede belirlenir. Talep hakkı:

Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinde İleriye Etkili Fesih ve Hacizler

Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde yüklenicinin inşaatı büyük ölçüde tamamlamış olması ve sözleşmenin ileriye etkili sona ermesinin gündeme gelmesi durumunda hak kazanılan paylar önem taşır. Yüklenici gerçekleştirdiği işle orantılı olarak belirli arsa paylarına hak kazanabileceğinden, bu hâlde müteahhide devredilen bütün tapuların geri döneceği ve bütün hacizlerin kalkacağı şeklinde genel bir sonuca varılamaz. Hacizli payın müteahhidin hak ettiği paylardan olup olmadığının teknik ve hukuki açıdan tespit edilmesi gerekir.

İhalenin Feshi Talebi ve Kanuni Para Cezası

Taşınmazın icra dairesince ihalesi yapıldıktan sonra ortaya çıkan usulsüzlüklerde ihalenin feshi talep edilebilir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 134/7 hükmüne göre satış ilanı tebliğ edilmemişse, satılan malın esaslı vasıflarındaki hataya veya ihalede fesada sonradan vakıf olunmuşsa şikâyet süresi öğrenme tarihinden başlar. Bununla birlikte şikâyet süresi, ihalenin yapıldığına ilişkin kararın elektronik satış portalında ilan edildiği tarihten itibaren bir yılı geçemez.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 134Kaynağı aç
Madde 134 – (Değişik: 18/2/1965-538/63 md.) İcra dairesi tarafından taşınmaz kendisine ihale edilen alıcı o taşınmazın mülkiyetini iktisap etmiş olur. (Ek cümle: 17/7/2003-4949/38 md.) İhale kesinleşinceye kadar taşınmazın ne şekilde muhafaza ve idare edileceği icra dairesi tarafından kararlaştırılır. (Ek cümleler:24/11/2021-7343/27 md.) İhale alıcısının talebi üzerine icra dairesi, satışı yapılan taşınmazda kira sözleşmesine bağlı olarak oturan kişiye kira bedelini, diğer hâllerde ise taşınmazı kullanan kişiye bilirkişi marifetiyle tespit edilen aylık kullanım bedelini icra dairesine yatırmasını emreder. İlgili, ihtara rağmen kirayı veya belirlenen bedeli icra dairesine yatırmazsa hakkında 356 ncı madde hükmü kıyasen uygulanır. Bu şekilde depo edilen bedel, ihalenin sonucuna göre hak sahibine ödenir. (Değişik ikinci fıkra:24/11/2021-7343/27 md.) İhalenin feshini, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 281 inci maddesinde yazılı sebepler de dâhil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikâyet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler. (Ek cümle:24/12/2025-7571/1 md.) Belirtilen kişiler dışında kalan kişilerce ihalenin feshinin talep edilmesi halinde mahkemece ihalenin feshi talebi dosya üzerinden ve kesin olarak reddedilir. İlgililerin ihale yapıldığı ana kadar cereyan eden muamelelerdeki yolsuzluklara en geç ihale günü ıttıla peyda ettiği kabul edilir. (Ek fıkra:24/11/2021-7343/27 md.) Satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgililer ile sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişilerce yapılan ihalenin feshi talebi, ihale bedeli üzerinden nispi harca tabidir. Bu harcın yarısı talepte bulunulurken peşin olarak yatırılmak zorundadır. Talebin kabulü hâlinde bu harç başka bir kimseye yüklenmez ve istem hâlinde iade edilir. Talebin reddi hâlinde ise alınan bu harç iade edilmez ve harcın kalan kısmı ihalenin feshini isteyenden tahsil edilir. (Ek fıkra:24/11/2021-7343/27 md.) Satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgililer ile sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişilerce yapılan ihalenin feshi talebinde, talepte bulunulurken, ilgili kişilerin muhtemel zararına karşılık olmak üzere ihale bedelinin yüzde beşi oranında teminat gösterilmesi şarttır. Talebin reddine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren bir ay içinde genel hükümlere göre tazminat davasının açılmaması hâlinde hükmedilen para cezasının 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca tahsili için durum mahkemece tahsil dairesine bildirilir. Tahsil dairesi alınan teminattan, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren üç ay içinde para cezasını tahsil etmezse talep hâlinde teminat ilgilisine iade edilir. (Ek cümleler:24/12/2025-7571/1 md.) Teminatın veya üçüncü fıkra uyarınca yatırılması gereken harcın yatırılmaması veya eksik yatırılması suretiyle ihalenin feshinin talep edilmesi hâlinde mahkeme tebliğ edeceği muhtırada, iki haftalık kesin süre içinde teminatın veya harcın ikmal edilmesini, aksi hâlde ihalenin feshi talebinin dosya üzerinden kesin olarak reddedileceğini bildirir. Mahkeme, süresi içinde teminat veya harç ikmal edilmediği takdirde derhal ihalenin feshi talebini reddeder. (Ek fıkra:24/11/2021-7343/27 md.) İhalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesi talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir. Ancak ihalenin feshi talebinin usulden reddi gereken hâllerde duruşma yapılmadan da karar verilebilir. İcra mahkemesi; 1. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler dışında kalan kişilerce talep edilmesi nedeniyle, 2. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişiler bakımından feragat nedeniyle, 3. İşin esasına girerek, talebin reddine karar verirse ihalenin feshini talep edeni feshi istenen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûm eder. (Ek fıkra: 21/2/2007-5582/4 md.) 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 38/A maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan konut finansmanından kaynaklanan alacaklar ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığının rehinle temin edilmiş alacaklarının takibinde, beşinci fıkrada yer alan oran yüzde yirmi olarak uygulanır.[54] (Ek fıkra: 17/7/2003-4949/38 md.) İhalenin feshine ilişkin şikâyet görevsiz veya yetkisiz icra mahkemesi veya mahkemeye yapılırsa, icra mahkemesi veya mahkeme evrak üzerinde inceleme yaparak başvuru tarihinden itibaren en geç on gün içinde görevsizlik veya yetkisizlik kararı verir ve masrafını gider avansından karşılamak suretiyle dosyayı resen görevli veya yetkili icra mahkemesine gönderir. Bu kararlar kesindir.[55] (Ek fıkra: 17/7/2003-4949/38 md.) Taşınmazı satın alanlar, ihaleye alacağına mahsuben iştirak etmemiş olmak kaydıyla, ihalenin feshi talep edilmiş olsa bile, satış bedelini derhâl veya 130 uncu maddeye göre verilen süre içinde nakden ödemek zorundadırlar. İcra müdürü, ödenen ihale bedeli ile ilgili olarak, ihalenin feshine yönelik şikâyet sonucunda verilecek karar kesinleşinceye kadar para bankalarda nemalandırılır. İhalenin feshine ilişkin şikâyetin kabulüne veya reddine ilişkin kararın kesinleşmesi üzerine, ihale bedeli nemaları ile birlikte hak sahiplerine ödenir. (Değişik fıkra:24/11/2021-7343/27 md.) İhale kesinleşmedikçe ve ihale konusu mal alıcıya teslim edilmedikçe veya teslime hazır hâle getirilmedikçe ihale bedeli alacaklılara ödenmez. İhale konusu malın teslim edilemeyeceği veya teslime hazır hale getirilemeyeceği durumlarda ihale icra müdürü tarafından iptal olunarak ihale bedeli alıcısına ödenir. Satış ilanı tebliğ edilmemiş veya satılan malın esaslı vasıflarındaki hataya veya ihalede fesada bilahare vakıf olunmuşsa şikayet müddeti ıttıla tarihinden başlar. Şu kadar ki, bu müddet ihalenin yapıldığına ilişkin kararın elektronik satış portalında ilan edildiği tarihten itibaren bir seneyi geçemez.[56] İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vakı yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur. Tescil için tapu idaresine yapılacak tebligat, şikayet için muayyen müddetin geçmesinden veya şikayet edilmişse şikayeti neticelendiren kararın kesinleşmesinden sonra yapılır. (Mülga son fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Tescil için tapuya tebliğ ve zorla çıkarma:

İhalenin feshi talebinin reddi hâlinde uygulanacak yaptırımlar kanunda açıkça belirlenmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 134/5-6 uyarınca icra mahkemesi; satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer, sınırlı aynî hak sahipleri ve pey sürenler dışında kalan kişilerce talep edilmesi, kanunda sayılan ilgililer dışındaki kişiler bakımından feragat vuku bulması veya işin esasına girilerek talebin reddine karar verilmesi hâllerinde, ihalenin feshini talep edeni feshi istenen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûm eder. Bu ceza, konut finansmanından kaynaklanan alacaklar ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığının rehinle temin edilmiş alacaklarının takibinde yüzde yirmiye kadar uygulanır.

Müteahhidin Vergi ve Prim Borçlarına Dayalı Kamu Hacizleri

Yüklenicinin taşınmazlarına yönelik cebrî icra tedbirleri; vergi dairesi, Sosyal Güvenlik Kurumu ya da belediye gibi kamu idarelerine ait borçlar sebebiyle de tatbik edilebilir. Bu alacakların takibinde genel icra usulünden ayrı kurallar geçerli olabildiğinden, işlemler 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun çerçevesinde yürütülebilir. Haczin bir kamu idaresi marifetiyle konulması durumunda takip edilecek usul ve yasal başvuru yolları bu kapsamda değerlendirilir.

Müteahhidin borcu için arsa sahibinin tapulu taşınmazına haciz konulabilir mi?

Taşınmazın veya arsa payının tapusu hâlen arsa sahibi adına kayıtlıysa, müteahhidin kişisel borcu sebebiyle bu malın haczedilmesi kural olarak mümkün değildir.

İcra dairesinin işlemlerine karşı şikâyet süresi ne kadardır?

İcra memuru işlemlerinin kanuna aykırı veya olaya uygun olmaması sebebiyle ilgililer muameleyi öğrendikleri tarihten itibaren yedi gün içinde şikâyet yoluna başvurabilir; bir hakkın yerine getirilmemesi hâlinde ise her zaman şikâyet mümkündür.

Haczedilen taşınmazın satışı ne kadar süre içinde istenmelidir?

Alacaklı veya borçlu hacizden itibaren bir yıl içinde haczedilen malın satışını isteyebilir; artırma sonucu satılamayan taşınmazda bu süre alacaklı bakımından bir yıl daha uzar.

Hacze karşı istihkak iddiası hangi sürede ileri sürülür?

Taşınmazın haczine muttali olan borçlu veya mülkiyet ya da rehin hakkı iddia eden üçüncü kişi, öğrenme tarihinden itibaren yedi gün içinde istihkak iddiasında bulunmalıdır.

İhalenin feshi talebi reddedilirse para cezası uygulanır mı?

İcra mahkemesi kanunda sayılan ilgililer dışındaki yetkisiz kişilerce talep edilmesi, feragat veya esasa girerek ret kararı vermesi hâlinde talep edeni ihale bedelinin yüzde onuna kadar, konut finansmanı ve TOKİ takiplerinde ise yüzde yirmiye kadar para cezasına mahkûm eder.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu