Müşteki, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 2'de ayrı bir tanımla düzenlenmez. Bu madde şüpheliyi, sanığı ve vekili tanımlar. Şikâyete bağlı suçlardaki süre ile vazgeçmenin sonucu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 73'te, mağdur ve şikâyetçinin hakları ise 5271 sayılı CMK m. 234'te yer alır.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 2Kaynağı aç
a) Şüpheli: Soruşturma evresinde, suç şüphesi altında bulunan kişiyi,
b) Sanık: Kovuşturmanın başlamasından itibaren hükmün kesinleşmesine
kadar, suç şüphesi altında bulunan kişiyi,
c) Müdafi: Şüpheli veya sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan
avukatı,
d) Vekil: Katılan, suçtan zarar gören veya malen sorumlu kişiyi ceza
muhakemesinde temsil eden avukatı,
e) Soruşturma: Kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin
öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi,
f) Kovuşturma: İddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine
kadar geçen evreyi,
g) İfade alma: Şüphelinin kolluk görevlileri veya Cumhuriyet savcısı
tarafından soruşturma konusu suçla ilgili olarak dinlenmesini,
h) Sorgu: Şüpheli veya sanığın hâkim veya mahkeme tarafından soruşturma
veya kovuşturma konusu suçla ilgili olarak dinlenmesini,
i) Malen sorumlu: Yargılama konusu
işin hükme bağlanması ve bunun kesinleşmesinden sonra, maddî ve malî sorumluluk
taşıyarak hükmün sonuçlarından etkilenecek veya bunlara katlanacak kişiyi,
j) Suçüstü:
1. İşlenmekte olan suçu,
2. Henüz işlenmiş olan fiil ile fiilin işlenmesinden hemen sonra kolluk,
suçtan zarar gören veya başkaları tarafından takip edilerek yakalanan kişinin
işlediği suçu,
3. Fiilin pek az önce işlendiğini gösteren eşya veya delille yakalanan
kimsenin işlediği suçu,
k) Toplu suç: Aralarında iştirak iradesi bulunmasa da üç veya daha fazla
kişi tarafından işlenen suçu,
l) Disiplin hapsi: Kısmî bir düzeni korumak amacıyla yaptırım altına
alınmış olan fiil dolayısıyla verilen, seçenek yaptırımlara çevrilemeyen,
önödeme uygulanamayan, tekerrüre esas olmayan, şartla salıverilme hükümleri
uygulanamayan, ertelenemeyen ve adlî sicil kayıtlarına geçirilmeyen hapsi,
İfade eder.
İKİNCİ
BÖLÜM
Görev
Görev
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 73Kaynağı aç
bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı
takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.
(2) Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre, şikayet hakkı olan
kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar. (Ek
cümle:7/11/2024-7531/14 md.) Ancak, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete
bağlı olan hakaret suçu bakımından şikâyet süresi, her ne suretle olursa olsun
fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez.
(3) Şikayet hakkı olan birkaç kişiden birisi altı aylık süreyi geçirirse
bundan dolayı diğerlerinin hakları düşmez.
(4) Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı
olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün
kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.
(5) İştirak halinde suç işlemiş
sanıklardan biri hakkındaki şikayetten vazgeçme, diğerlerini de kapsar.
(6) Kanunda aksi yazılı olmadıkça, vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı
etkilemez.
(7) Kamu davasının düşmesi, suçtan zarar gören kişinin şikayetten
vazgeçmiş olmasından ileri gelmiş ve
vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamış ise artık
hukuk mahkemesinde de dava açamaz.
(8) (Mülga: 6/12/2006 – 5560/45 md.)
Dava veya cezanın düşmesinin etkisi
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 234Kaynağı aç
a) Soruşturma evresinde;
1. Delillerin toplanmasını isteme,
2. Soruşturmanın gizlilik ve amacını bozmamak koşuluyla Cumhuriyet
savcısından belge örneği isteme,
3. (Değişik: 24/7/2008-5793/40 md.) Vekili bulunmaması halinde, cinsel
saldırı, çocukların cinsel istismarı veya ısrarlı takip suçları ile kadına
karşı işlenen kasten yaralama, işkence veya eziyet suçlarında ve alt sınırı beş
yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda, baro tarafından kendisine
avukat görevlendirilmesini isteme,
4. 153 üncü maddeye uygun olmak koşuluyla vekili aracılığı ile soruşturma
belgelerini ve elkonulan ve muhafazaya alınan eşyayı inceletme,
5. Cumhuriyet savcısının, kovuşturmaya yer olmadığı yönündeki kararına
kanunda yazılı usule göre itiraz hakkını kullanma.
b) Kovuşturma evresinde;
1. Duruşmadan haberdar edilme,
2. Kamu davasına katılma,
3. Tutanak ve belgelerden örnek isteme,[81]
4. Tanıkların davetini isteme,
5. (Değişik: 24/7/2008-5793/40 md.) Vekili bulunmaması halinde, cinsel
saldırı, çocukların cinsel istismarı veya ısrarlı takip suçları ile kadına
karşı işlenen kasten yaralama, işkence veya eziyet suçlarında ve alt sınırı beş
yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda, baro tarafından kendisine
avukat görevlendirilmesini isteme,
6. Davaya katılmış olma koşuluyla davayı sonuçlandıran kararlara karşı
kanun yollarına başvurma.
(2) Mağdur, onsekiz yaşını doldurmamış, sağır veya dilsiz ya da meramını
ifade edemeyecek derecede malûl olur ve bir vekili de bulunmazsa, istemi
aranmaksızın bir vekil görevlendirilir.
(3) Bu haklar, suçun mağdurları ile şikâyetçiye anlatılıp açıklanır ve bu
husus tutanağa yazılır.
(4) (Ek:17/10/2019-7188/21 md.) Soruşturma veya kovuşturma
evresinde, dava nakli veya adlî tıp işlemleri nedeniyle yerleşim yeri dışında
bir yere gitme zorunluluğu doğması hâlinde mağdurun yapmış olduğu konaklama,
iaşe ve ulaşım giderleri, 10/2/1954 tarihli ve 6245 sayılı Harcırah Kanunu
hükümlerine göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır.
Mağdur ile şikâyetçinin davete uymamaları
Kanundaki yakın kavramlar
5271 sayılı CMK m. 2'ye göre şüpheli, soruşturma evresinde suç şüphesi altında bulunan kişidir. Sanık, kovuşturmanın başlamasından hükmün kesinleşmesine kadar suç şüphesi altında bulunan kişidir. Bu sıfatlar suçu işlediği ileri sürülen kişiye ilişkindir; şikâyette bulunan kişiyi karşılamaz.
Aynı maddede vekil, katılanı, suçtan zarar göreni veya malen sorumluyu ceza muhakemesinde temsil eden avukattır. Madde müşteki vekiline ayrıca bir tanım getirmez. Soruşturma, yetkili mercilerin suç şüphesini öğrenmesinden iddianamenin kabulüne kadar sürer. Kovuşturma iddianamenin kabulüyle başlar ve hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.
Şikâyetin yapılacağı yer ve biçim
Suça ilişkin ihbar veya şikâyet, 5271 sayılı CMK m. 158 uyarınca Cumhuriyet başsavcılığına ya da kolluk makamlarına yapılabilir. Valilik, kaymakamlık veya mahkemeye yapılan ihbar ya da şikâyet ilgili Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 158Kaynağı aç
Başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir.
(2) Valilik veya kaymakamlığa ya da mahkemeye yapılan ihbar veya şikâyet,
ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir.
(3) Yurt dışında işlenip ülkede takibi gereken suçlar hakkında
Türkiye'nin elçilik ve konsolosluklarına da ihbar veya şikâyette bulunulabilir.
(4) Bir kamu görevinin yürütülmesiyle bağlantılı olarak işlendiği iddia
edilen bir suç nedeniyle, ilgili kurum ve kuruluş idaresine yapılan ihbar veya
şikâyet, gecikmeksizin ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir.
(5) İhbar veya şikâyet yazılı veya tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak
yapılabilir.
(6) (Ek: 15/8/2017-KHK-694/145 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/140 md.)[60] İhbar ve şikâyet konusu
fiilin suç oluşturmadığının herhangi bir araştırma yapılmasını gerektirmeksizin
açıkça anlaşılması veya ihbar ve şikâyetin soyut ve genel nitelikte olması
durumunda soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilir. Bu durumda
şikâyet edilen kişiye şüpheli sıfatı verilemez. Soruşturma yapılmasına yer
olmadığına dair karar, varsa ihbarda bulunana veya şikâyetçiye bildirilir ve bu
karara karşı 173 üncü maddedeki usule göre itiraz edilebilir. İtirazın kabulü
hâlinde Cumhuriyet başsavcılığı soruşturma işlemlerini başlatır. Bu fıkra
uyarınca yapılan işlemler ve verilen kararlar, bunlara mahsus bir sisteme
kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme
tarafından görülebilir.
(7) Yürütülen soruşturma sonucunda kovuşturma evresine geçildikten sonra
suçun şikâyete bağlı olduğunun anlaşılması halinde; mağdur açıkça şikâyetten
vazgeçmediği takdirde, yargılamaya devam olunur.
Şüpheli ölümün ihbarı
Yurt dışında işlenip Türkiye'de takibi gereken suçlar, Türkiye'nin elçilik ve konsolosluklarına da ihbar veya şikâyet edilebilir. Bir kamu görevinin yürütülmesiyle bağlantılı olduğu iddia edilen suç nedeniyle ilgili kurum veya kuruluşa yapılan ihbar ya da şikâyet, gecikmeksizin ilgili Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir.
İhbar veya şikâyet yazılı yapılabileceği gibi tutanağa geçirilmek üzere sözlü de yapılabilir. Fiilin araştırma gerekmeksizin açıkça suç oluşturmadığı ya da ihbar veya şikâyetin soyut ve genel nitelikte olduğu anlaşılırsa soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilir. Bu durumda şikâyet edilene şüpheli sıfatı verilemez.
Soruşturma yapılmasına yer olmadığı kararı, varsa ihbar edene veya şikâyetçiye bildirilir. Karara karşı 5271 sayılı CMK m. 173'teki usule göre itiraz edilebilir. İtiraz kabul edilirse Cumhuriyet başsavcılığı soruşturma işlemlerini başlatır.
Kovuşturma evresine geçildikten sonra suçun şikâyete bağlı olduğu anlaşılırsa, mağdur açıkça şikâyetten vazgeçmemiş olduğu sürece yargılamaya devam olunur.
Şikâyete bağlı suçlarda süre
5237 sayılı TCK m. 73 bütün suçlara değil, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlara uygulanır. Bu suçlarda yetkili kişi altı ay içinde şikâyet etmezse soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.
Altı aylık süre, zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar. Şikâyete bağlı hakaret suçunda süre, her hâlde fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez. Bu iki yıllık sınır yalnız hakaret suçu içindir.
Şikâyet hakkı bulunan birkaç kişiden birinin altı aylık süreyi geçirmesi, diğerlerinin hakkını düşürmez.
Şikâyetten vazgeçmenin sonucu
Kovuşturması şikâyete bağlı suçlarda, kanunda aksi yazılı olmadıkça, suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür. Hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.
İştirak hâlinde işlenen suçta sanıklardan biri hakkındaki şikâyetten vazgeçme diğerlerini de kapsar. Kanunda aksi yazılı olmadıkça vazgeçme, bunu kabul etmeyen sanığı etkilemez. Bu iki hüküm ayrıdır; biri diğerinin yerine geçmez.
Kamu davası, suçtan zarar görenin şikâyetten vazgeçmesi nedeniyle düşmüşse ve kişi vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamışsa, artık hukuk mahkemesinde dava açamaz. Hukuk davasının bu şekilde kapanması, şahsi haklardan vazgeçmenin ayrıca açıklanmasına bağlıdır.
Soruşturmada mağdur ve şikâyetçinin hakları
5271 sayılı CMK m. 234 hakları müşteki adı altında değil, mağdur ve şikâyetçi bakımından düzenler. Soruşturmada mağdur ve şikâyetçi delillerin toplanmasını isteyebilir. Soruşturmanın gizliliğini ve amacını bozmamak koşuluyla Cumhuriyet savcısından belge örneği de isteyebilir.
Vekili yoksa mağdur veya şikâyetçi, baro tarafından avukat görevlendirilmesini isteyebilir. Bu imkân cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı ve ısrarlı takip suçlarında; kadına karşı işlenen kasten yaralama, işkence ve eziyet suçlarında; ayrıca alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda tanınır.
Mağdur ve şikâyetçi, 5271 sayılı CMK m. 153'e uygun olmak koşuluyla vekili aracılığıyla soruşturma belgelerini ve elkonulan veya muhafazaya alınan eşyayı inceletebilir. Cumhuriyet savcısının kovuşturmaya yer olmadığı kararına da kanunda yazılı usule göre itiraz edebilir.
Kovuşturmadaki haklar ve vekil görevlendirilmesi
Kovuşturma evresinde mağdur ve şikâyetçi duruşmadan haberdar edilmeyi, kamu davasına katılmayı, tutanak ve belgelerden örnek istemeyi ve tanıkların davetini istemeyi talep edebilir. Davayı sonuçlandıran kararlara karşı kanun yoluna başvurulması ise ayrıca davaya katılmış olma koşuluna bağlıdır.
Bu haklar suçun mağdurları ile şikâyetçiye anlatılıp açıklanır ve bu husus tutanağa yazılır.
On sekiz yaşını doldurmamış, sağır veya dilsiz ya da meramını anlatamayacak derecede malûl olan mağdurun vekili yoksa, istemi aranmaksızın bir vekil görevlendirilir. Hüküm mağdur bakımındandır; şikâyetçi için aynı zorunlu görevlendirme ayrıca yazılmaz.
Soruşturma veya kovuşturmada dava nakli ya da adli tıp işlemleri nedeniyle yerleşim yeri dışında bir yere gitmek zorunlu olursa, mağdurun konaklama, iaşe ve ulaşım giderleri 6245 sayılı Harcırah Kanunu hükümlerine göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır.
Belirli bir suçtaki şikâyet koşulu
5237 sayılı TCK m. 102'deki düzen, müştekinin genel tanımı değildir. Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, m. 102/1 uyarınca mağdurun şikâyeti üzerine beş yıldan on yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 102Kaynağı aç
18/6/2014-6545/58 md.)
(1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin
vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan
on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık
düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiilin vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle
gerçekleştirilmesi durumunda, on iki yıldan az olmamak üzere hapis cezasına
hükmolunur. Bu fiilin eşe karşı işlenmesi hâlinde, soruşturma ve kovuşturmanın
yapılması mağdurun şikâyetine bağlıdır.
(3) Suçun;
a) Beden veya ruh bakımından kendisini
savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
b) Kamu görevinin, vesayet veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye
kullanılmak suretiyle,
c) Üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan
bir kişiye karşı ya da üvey baba, üvey ana, üvey kardeş, evlat edinen veya
evlatlık tarafından,
d) Silahla veya birden fazla kişi tarafından birlikte,
e) İnsanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu
ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,
işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilen cezalar yarı
oranında artırılır.
(4) Cinsel saldırı için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama
suçunun ağır neticelerine neden olması hâlinde, ayrıca kasten yaralama suçuna
ilişkin hükümler uygulanır.
(5) Suç sonucu mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâlinde,
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.
Çocukların cinsel istismarı
TCK m. 102/2'deki fiilin eşe karşı işlenmesi hâlinde soruşturma ve kovuşturma mağdurun şikâyetine bağlıdır. Bu koşul fıkrada belirtilen eşe karşı işlenme hâline özgüdür ve bütün cinsel saldırı fiillerine genellenemez.
Sık sorulan sorular
Müşteki kanunda nasıl tanımlanır?
5271 sayılı CMK m. 2 müştekiye ayrı bir tanım vermez. Madde şüpheliyi, sanığı ve vekili tanımlar; mağdur ile şikâyetçinin hakları CMK m. 234'te düzenlenir.
Şikâyet nereye yapılır?
Suça ilişkin şikâyet Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir. Valilik, kaymakamlık veya mahkemeye yapılan şikâyet ilgili Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir.
Şikâyet süresi ne kadardır?
Şikâyete bağlı suçlarda yetkili kişi kural olarak altı ay içinde şikâyet etmelidir. Süre, zamanaşımını geçmemek koşuluyla fiilin ve failin öğrenildiği günden başlar; hakaret suçunda ayrıca fiilin tarihinden itibaren iki yılı geçemez.
Şikâyetten vazgeçmek davayı düşürür mü?
Kovuşturması şikâyete bağlı suçlarda, kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar görenin vazgeçmesi davayı düşürür. Kesinleşmeden sonraki vazgeçme infaza engel olmaz.
Kanun yoluna başvurmak için katılmak gerekir mi?
Evet. Mağdur veya şikâyetçinin davayı sonuçlandıran kararlara karşı kanun yoluna başvurması, davaya katılmış olması koşuluna bağlıdır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

