Müdafi Nedir? Ceza Muhakemesinde Müdafi ve Görevlendirilmesi

by Avukat Erdal Ersoy
Müdafi Nedir? Ceza Muhakemesinde Müdafi ve Görevlendirilmesi

Müdafi Kavramı ve Hukuki Niteliği

Müdafi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 2/1-c uyarınca soruşturma veya kovuşturma evresinde suç şüphesi altında bulunan şüpheli veya sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan avukattır. Müdafilik görevi, özel hukuk vekâlet ilişkisine dayanan bir temsil faaliyeti niteliği taşımaz. Ceza muhakemesinde kamu çıkarının korunması ve maddi gerçeğin araştırılması hedeflendiğinden müdafi, şüpheli veya sanığın temsilcisi olmayıp ondan bağımsız bir ceza muhakemesi süjesidir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 2Kaynağı aç
Madde 2 – (1) Bu Kanunun uygulanmasında;
a) Şüpheli: Soruşturma evresinde, suç şüphesi altında bulunan kişiyi,
b) Sanık: Kovuşturmanın başlamasından itibaren hükmün kesinleşmesine
kadar, suç şüphesi altında bulunan kişiyi,
c) Müdafi: Şüpheli veya sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan
avukatı,
d) Vekil: Katılan, suçtan zarar gören veya malen sorumlu kişiyi ceza
muhakemesinde temsil eden avukatı,
e) Soruşturma: Kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin
öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi,
f) Kovuşturma: İddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine
kadar geçen evreyi,
g) İfade alma: Şüphelinin kolluk görevlileri veya Cumhuriyet savcısı
tarafından soruşturma konusu suçla ilgili olarak dinlenmesini,
h) Sorgu: Şüpheli veya sanığın hâkim veya mahkeme tarafından soruşturma
veya kovuşturma konusu suçla ilgili olarak dinlenmesini,
i) Malen sorumlu: Yargılama konusu
işin hükme bağlanması ve bunun kesinleşmesinden sonra, maddî ve malî sorumluluk
taşıyarak hükmün sonuçlarından etkilenecek veya bunlara katlanacak kişiyi,
j) Suçüstü:
1. İşlenmekte olan suçu,
2. Henüz işlenmiş olan fiil ile fiilin işlenmesinden hemen sonra kolluk,
suçtan zarar gören veya başkaları tarafından takip edilerek yakalanan kişinin
işlediği suçu,
3. Fiilin pek az önce işlendiğini gösteren eşya veya delille yakalanan
kimsenin işlediği suçu,
k) Toplu suç: Aralarında iştirak iradesi bulunmasa da üç veya daha fazla
kişi tarafından işlenen suçu,
l) Disiplin hapsi: Kısmî bir düzeni korumak amacıyla yaptırım altına
alınmış olan fiil dolayısıyla verilen, seçenek yaptırımlara çevrilemeyen,
önödeme uygulanamayan, tekerrüre esas olmayan, şartla salıverilme hükümleri
uygulanamayan, ertelenemeyen ve adlî sicil kayıtlarına geçirilmeyen hapsi,
İfade eder.
İKİNCİ
BÖLÜM
Görev
Görev

Ceza Muhakemesi Kanunu m. 2/1-d hükmü vekili; katılan, suçtan zarar gören veya malen sorumlu kişiyi ceza muhakemesinde temsil eden avukat olarak tanımlar. Bu tanım uyarınca şüpheli ya da sanığın savunmasını üstlenen müdafi ile mağdur veya diğer ilgilileri temsil eden vekil, sıfat ve muhakemedeki konumları bakımından kanunen ayrılmaktadır.

Müdafinin Bağımsızlığı ve Sanık Lehine Hareket Etme Sınırı

Ceza muhakemesinde savunma görevini üstlenen müdafi, şüpheli veya sanıktan bağımsız ve serbesttir; savunma yürütülürken talimatla bağlı sayılmaz. Müdafi, sanığın lehine olması şartıyla sanığın isteğine aykırı tutum alabilir. Bu kapsamda sanığa danışmaksızın tutuklu sanığın tahliyesini talep edebilir, sanık aksini istese dahi sanık lehine delil sunabilir veya beraat talebinde bulunabilir.

Sanık ile müdafi savunma makamında yer alan bağımsız iki süje olduğundan, yokluklarında verilen hükmün müdafiden ayrı olarak davanın süjesi olan sanığa da tebliğ edilmesi gerekir. Gerekçeli kararın yalnızca müdafie tebliğ edilip sanığa tebliğ edilmediği ve müdafiin süresi içinde temyiz yoluna başvurmadığı durumlarda, mahkûmiyet hükmünden haberdar olmayan sanığın Ceza Muhakemesi Kanunu m. 40/2 çerçevesinde kusursuz sayılacağı ve haberdar olduktan sonra yaptığı başvurunun süresinde kabul edileceği değerlendirilmektedir.

Müdafi Seçimi ve Görevlendirme Usulü

5271 sayılı Kanun m. 149/1 uyarınca şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafiin yardımından yararlanabilir. İlgilinin kanunî temsilcisi bulunuyorsa o da şüpheliye veya sanığa müdafi seçebilir. Kanunun 150/1 maddesi gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarınca şüpheli veya sanıktan öncelikle kendisine bir müdafi seçmesi istenir; kişinin müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan etmesi hâlinde istemi üzerine bir müdafi görevlendirilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 150Kaynağı aç
Madde 150 – (Değişik: 6/12/2006 – 5560/21 md.)
(1) Şüpheli veya sanıktan kendisine
bir müdafi seçmesi istenir. Şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumda
olmadığını beyan ederse, istemi halinde bir müdafi görevlendirilir.
(2) Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak
derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi
görevlendirilir.
(3) Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan
dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır.
(4) Zorunlu müdafilikle ilgili diğer hususlar, Türkiye Barolar Birliğinin
görüşü alınarak çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Müdafi görevini yerine getirmediğinde yapılacak işlem ve müdafilik
görevinden yasaklanma[54]
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 149Kaynağı aç
Madde 149 – (1) Şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın
her aşamasında bir veya birden fazla müdafiin yardımından yararlanabilir;
kanunî temsilcisi varsa, o da şüpheliye veya sanığa müdafi seçebilir.
(2) Soruşturma evresinde, ifade almada
en çok üç avukat hazır bulunabilir. (Ek cümle: 3/10/2016-KHK-676/1 md.;
Aynen kabul: 1/2/2018-7070/1 md.) Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen
suçlar bakımından yürütülen kovuşturmalarda, duruşmada en çok üç avukat hazır
bulunabilir.
(3) Soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında avukatın, şüpheli
veya sanıkla görüşme, ifade alma veya sorgu süresince yanında olma ve hukukî
yardımda bulunma hakkı engellenemez, kısıtlanamaz.
Müdafiin görevlendirilmesi

Ceza Muhakemesi Kanunu m. 150/2 uyarınca müdafisi bulunmayan şüpheli veya sanığın çocuk olması, kendisini savunamayacak ölçüde malul bulunması ya da sağır ve dilsiz olması durumunda talep aranmaksızın müdafi görevlendirmesi yapılır. Aynı Kanunun 150/3 maddesi gereğince alt sınırı beş yılı aşan hapis cezasını gerektiren suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturmalarda da müdafisi olmayan şüpheli veya sanık hakkında ikinci fıkra kuralı işletilerek istem şartı aranmaz.

Ceza Muhakemesi Kanunu m. 101/3 uyarınca tutuklama istendiğinde, şüpheli veya sanık kendisinin seçeceği veya baro tarafından görevlendirilecek bir müdafiin yardımından yararlanır. Kanunun 102/3 maddesi gereğince tutukluluk süresinin uzatılması kararları da Cumhuriyet savcısının yanı sıra şüpheli veya sanık ile müdafiinin görüşleri alındıktan sonra verilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 101Kaynağı aç
Madde 101 – (1) Soruşturma evresinde şüphelinin tutuklanmasına
Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından, kovuşturma
evresinde sanığın tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine veya
re'sen mahkemece karar verilir. Bu istemlerde mutlaka gerekçe gösterilir ve
adlî kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını belirten hukukî ve fiilî
nedenlere yer verilir.
(2) (Değişik: 2/7/2012-6352/97 md.) Tutuklamaya, tutuklamanın
devamına veya bu husustaki bir tahliye isteminin reddine ilişkin kararlarda;
a) Kuvvetli suç şüphesini,
b) Tutuklama nedenlerinin varlığını,
c) Tutuklama tedbirinin ölçülü olduğunu,
d) (Ek:8/7/2021-7331/14 md.) Adli kontrol uygulamasının yetersiz
kalacağını,
gösteren deliller somut olgularla gerekçelendirilerek açıkça gösterilir.
Kararın içeriği şüpheli veya sanığa sözlü olarak bildirilir, ayrıca bir örneği
yazılmak suretiyle kendilerine verilir ve bu husus kararda belirtilir.
(3) Tutuklama istenildiğinde, şüpheli veya sanık, kendisinin seçeceği
veya baro tarafından görevlendirilecek bir müdafiin yardımından yararlanır.
(4) Tutuklama kararı verilmezse, şüpheli veya sanık derhâl serbest
bırakılır.
(5) Bu madde ile 100 üncü madde gereğince verilen kararlara itiraz
edilebilir.
Tutuklulukta geçecek süre
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 102Kaynağı aç
Madde 102 – (1) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/18 md.) Ağır
ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde tutukluluk süresi en çok bir
yıldır. Ancak bu süre, zorunlu hallerde gerekçeleri gösterilerek altı ay daha
uzatılabilir.
(2) Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde, tutukluluk süresi en
çok iki yıldır. Bu süre, zorunlu hallerde, gerekçesi gösterilerek uzatılabilir;
uzatma süresi toplam üç yılı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap
Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan
suçlar ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına
giren suçlarda beş yılı geçemez.[19]
(3) Bu maddede öngörülen uzatma kararları, Cumhuriyet savcısının, şüpheli
veya sanık ile müdafiinin görüşleri alındıktan sonra verilir.
(4) (Ek:17/10/2019-7188/18 md.) Soruşturma evresinde tutukluluk
süresi, ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işler bakımından altı ayı,
ağır ceza mahkemesinin görevine giren işler bakımından ise bir yılı geçemez.
Ancak, Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci,
Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar, Terörle Mücadele Kanunu
kapsamına giren suçlar ve toplu olarak işlenen suçlar bakımından bu süre en çok
bir yıl altı ay olup, gerekçesi gösterilerek altı ay daha uzatılabilir.
(5) (Ek:17/10/2019-7188/18 md.) Bu maddede öngörülen tutukluluk
süreleri, fiili işlediği sırada on beş yaşını doldurmamış çocuklar bakımından
yarı oranında, on sekiz yaşını doldurmamış çocuklar bakımından ise dörtte üç
oranında uygulanır.
Cumhuriyet savcısının tutuklama kararının geri alınmasını istemesi

Kanunun 204/1 maddesi uyarınca duruşmadaki davranışları nedeniyle oturumun düzenli yürütülmesini tehlikeye soktuğu için duruşma salonundan çıkarılan sanığın müdafisi yoksa mahkeme barodan bir müdafi görevlendirilmesini ister. Duruşma yapılan hâllerde kaçak sanığın müdafiinin bulunmaması durumunda da Ceza Muhakemesi Kanunu m. 247/4 gereğince mahkeme tarafından barodan bir avukat görevlendirilmesi istenir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 204Kaynağı aç
Madde 204 – (1) Davranışları nedeniyle, hazır bulunmasının
duruşmanın düzenli olarak yürütülmesini tehlikeye sokacağı anlaşıldığında
sanık, duruşma salonundan çıkarılır. Mahkeme, sanığın duruşmada hazır
bulunmasını dosyanın durumuna göre savunması bakımından zorunlu görmezse,
oturumu yokluğunda sürdürür ve bitirir. Ancak, sanığın müdafii yoksa, mahkeme
barodan bir müdafi görevlendirilmesini ister. Oturuma yeniden alınmasına karar
verilen sanığa, yokluğunda yapılan işlemler açıklanır.
Duruşma sırasında işlenen suç hakkında işlem
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 247Kaynağı aç
Madde 247 – (1) Hakkındaki soruşturmanın
veya kovuşturmanın sonuçsuz kalmasını sağlamak amacıyla yurt içinde
saklanan veya yabancı ülkede bulunan ve bu nedenle Cumhuriyet
savcısı veya mahkeme tarafından kendisine ulaşılamayan kişiye kaçak
denir.
(2) (Ek: 25/5/2005 – 5353/31 md.)[84] Hakkında, 248 inci maddenin
ikinci fıkrasında belirtilen suçlardan dolayı soruşturma
veya kovuşturma başlatılmış olan şüpheli veya
sanığın, yetkili Cumhuriyet savcısı veya
mahkemece usulüne göre yapılan tebligata uymamasından dolayı verilen zorla
getirilme kararı da yerine getirilemez ise, Cumhuriyet
savcısı veya mahkeme;
a) Çağrının bir gazete ile şüpheli veya
sanığın bilinen konutunun kapısına asılmak suretiyle ilânına karar verir;
yapılacak ilânlarda, onbeş gün içinde gelmediği takdirde 248 inci maddede
gösterilen tedbirlere hükmedilebileceğini ayrıca açıklar,
b) Bu işlemlerin yerine getirildiğinin bir tutanak ile saptanmasından
itibaren onbeş gün içinde başvurmayan şüpheli veya sanığın kaçak olduğuna karar
verir.[85]
(3) (İptal fıkra: Anayasa Mahkemesinin 22/3/2023 Tarihli ve E:
2022/145, K: 2023/59 Sayılı Kararı ile.) (Yeniden Düzenleme:2/3/2024-7499/16
md.) Kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilir. Ancak, daha önce sorgusu
yapılmamış ise, mahkûmiyet ve ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez.[86]
(4) Duruşma yapılan hâllerde kaçak sanığın müdafii yoksa, mahkeme barodan
bir avukat görevlendirilmesini ister.
Zorlama amaçlı elkoyma ve teminat belgesi[87]

Müdafinin Hukuki Yardım Yetkisi ve Avukat Sayısı

5271 sayılı Kanun m. 149/3 uyarınca müdafiin gerek soruşturma gerek kovuşturma safhalarında şüpheli veya sanıkla görüşme yapması, ifade alma ile sorgu işlemlerinde hazır bulunması ve hukuki destekte bulunması hiçbir şekilde engellenemez veya sınırlandırılamaz. Şüpheli veya sanığa müdafi yardımından yararlanma hakkı net biçimde hatırlatılmadan ve bu haktan açıkça feragat edildiği tespit edilmeden sorgu yapılması durumu ise adil yargılanma güvenceleri kapsamında değerlendirilmektedir.

Ceza Muhakemesi Kanunu m. 149/2 uyarınca soruşturma evresinde ifade alma sırasında en çok üç avukat hazır bulunabilir. Aynı fıkra hükmüne göre kovuşturma evresinde ise örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar bakımından yürütülen kovuşturmalarda duruşmada en çok üç avukat hazır bulunabilir.

Müdafilik Sıfatının İspatı ve Vekâletname

Seçilmiş müdafiin ceza muhakemesinde görev yapması ve yetkilerini kullanabilmesi kural olarak noter onaylı vekâletname ibrazı koşuluna bağlanmamıştır. Avukatlık sözleşmesi ceza muhakemesi bakımından belirli bir şekil şartına tabi tutulmadığından, avukatın şüpheli veya sanığın müdafisi olduğu duruşmada hazır bulunma, beyan veya yazılı bildirim yoluyla ispatlanabilir.

Duruşmada bizzat hazır bulunmayan kaçak sanığı veya duruşmadan bağışık tutulmuş olan sanığı temsil edecek müdafiin ise müdafilik sıfatını yetkili makamlar önünde ispatlayabilmesi için vekâletname göstermesi aranır.

Ceza muhakemesinde müdafi ile vekil arasındaki fark nedir?

Ceza Muhakemesi Kanunu m. 2 uyarınca müdafi, şüpheli veya sanığın savunmasını üstlenen avukattır; vekil ise katılan, suçtan zarar gören ya da malen sorumlu kişiyi temsil eden avukattır.

İstem aranmaksızın müdafi görevlendirilen durumlar nelerdir?

Ceza Muhakemesi Kanunu m. 150/2 uyarınca müdafisi bulunmayan şüpheli veya sanığın çocuk olması, kendisini savunamayacak derecede maluliyeti bulunması veya sağır ve dilsiz olması hâlinde talebi aranmaksızın müdafi atanır. Kanunun 150/3 maddesi gereğince alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda da müdafisi bulunmayan şüpheli veya sanık hakkında ikinci fıkra hükmü uygulanarak istem aranmaksızın görevlendirme yapılır.

Müdafi duruşmaya katılmak için noter onaylı vekâletname sunmak zorunda mıdır?

Seçilmiş müdafiin duruşmada görev yapabilmesi için noter vekâletnamesi sunması kural olarak şart değildir; sıfat duruşmada bulunma ve beyanla ispatlanabilir. Ancak duruşmada hazır bulunmayan kaçak veya bağışık tutulmuş sanığı temsil edecek müdafiin bu sıfatı ispat için vekâletname göstermesi gerekir.

İfade alma ve duruşmada kaç müdafi hazır bulunabilir?

Ceza Muhakemesi Kanunu m. 149/2 gereğince soruşturma evresinde ifade almada en çok üç avukat hazır bulunabilir. Kovuşturma evresinde ise örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlara ilişkin kovuşturmalarda duruşmada en çok üç avukat hazır bulunabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu