Mirasçılık Belgesi: Hukuki Çerçeve ve Uygulama

by Avukat Erdal Ersoy
Mirasçılık Belgesi: Hukuki Çerçeve ve Uygulama

Mirasçılık belgesi, bir kişinin mirasçı olduğunu gösteren ve mirasbırakan ile mirasçılar arasındaki miras bağını ortaya koyan resmî belgedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 598. maddesi uyarınca başvuru üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenen kişilere bu belge sulh mahkemesince veya noterlikçe verilir. Belge, mirasçılık sıfatını kanıtlamanın yanı sıra tereke üzerinde tasarrufta bulunma hakkını da sağlar.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 598Kaynağı aç
Madde 598- Başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere, sulh mahkemesince veya noterlikçe mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verilir.[31] Mirasçı atamaya veya vasiyete ilişkin ölüme bağlı tasarrufa mirasçılar veya başka vasiyet alacaklıları tarafından kendilerine bildirilmesinden başlayarak bir ay içinde itiraz edilmedikçe, lehine tasarrufta bulunulan kimseye, sulh mahkemesince atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı olduğunu gösteren bir belge verilir. Mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir. Ölüme bağlı tasarrufun iptaline ilişkin dava hakkı saklıdır. İKİNCİ AYIRIM MİRASIN KAZANILMASI A. Kazanma I. Mirasçılar tarafından
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/11742, K. 2019/5092Kaynağı aç
14. Hukuk Dairesi         2016/11742 E.  ,  2019/5092 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından 23.10.2015 gününde verilen dilekçe ile mirasçılık belgesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 03.03.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, mirasçılık belgesi istemine ilişkindir. Davacı, murisi …’ın mirasçılık belgesinin verilmesini istemiştir. Mahkeme, davanın reddine karar vermiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir. Mirasçılık belgesi, bir şahsın mirasçı olduğunu gösteren ve kanıtlayan belgedir. Mirasçılık belgesi, mirasbırakan ile mirasçılar arasındaki kanuni veya ölüme bağlı tasarrufla oluşan miras bağını gösterir. Mirasçılık belgesinde gösterilen mirasçının, aksi sabit oluncaya kadar mirasçı olduğu kabul edilir. Mirasçı olmak için; sağ olmak ve hak ehliyetine sahip olmak gerekir. Miras hükümleri, mirasçılık ve mirasın geçişi miras bırakanın ölüm tarihinde yürürlükte bulunan hükümlere göre belirlenir. Mirasçılık belgesinde, bütün mirasçıların adları ve payları tek tek gösterilmelidir, başka mirasçılık belgesine atıfta bulunularak mirasçılık belgesi verilemez. Somut olayda, mirasbırakanın ölüm şerhi bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş ise de güncel nüfus kaydında mirasbırakanın 30.12.1946 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından güncel nüfus kaydı esas alınarak bir karar verilmesi gerekmektedir. Hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 11.06.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/7363, K. 2017/9059Kaynağı aç
14. Hukuk Dairesi         2016/7363 E.  ,  2017/9059 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : …Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, 15.07.2015 gününde verilen dilekçe ile mirasçılık belgesi verilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 10.02.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava; mirasçılık belgesi verilmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece, … … arasında karşılıklılık olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mirasçılık belgesi, bir şahsın mirasçı olduğunu gösteren ve kanıtlayan belgedir. Mirasçılık belgesi, muris ile mirasçılar arasındaki kanuni veya ölüme bağlı tasarrufla oluşan miras bağını gösterir. Mirasçılık belgesinde gösterilen mirasçının, aksi sabit oluncaya kadar mirasçı olduğu kabul edilir. Mirasçılık belgesi ile tereke üzerinde tasarrufta bulunma hakkı elde edilmektedir. Yabancılar mirasçılık belgesi isteyebilir. Tapu sicil memuru, mirasçılık belgesinin geçerliliğini sorgulayamaz. Taşınmazlar için Türk mahkemelerinden mirasçılık belgesi alınması zorunludur ve Türk kanunları uygulanmalıdır. Ancak, Anayasamızın 35. maddesi hükmünde de temel haklar arasında sayılan miras hakkının kamu yararı amacıyla kanunla sınırlandırılabileceği öngörülmüştür. Türk Medeni Kanunu, bu kanunun yürürlüğüne ilişkin kanun ile 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun hükümlerinde mirasın, murisin ölümüyle açılacağı, mirasçılık ve mirasın geçişinin murisin ölümü tarihinde yürürlükte bulunan hükümlere göre belirleneceği, mirasın ölenin milli hukukuna tabi olduğu, Türkiye’de bulunan taşınmaz mallar hakkında Türk hukukunun uygulanacağı belirtilmiştir. Tapu Kanununun 35. maddesinde de yabancı uyruklu gerçek kişilerin ancak karşılıklılık bulunması ve kanuni sınırlamalara uyulması koşuluna bağlı olarak Türkiye’de taşınmaz mal edinebilecekleri, karşılıklılığın tespitinde hukuki ve fiili durumun esas alınacağı açıklanmıştır. 18.05.2012 tarihinde yürürlüğe gire Tapu Kanunun 35. maddesinde 6302 sayılı yasa ile yapılan değişiklikle, karşılıklılık ilkesi kaldırılarak sadece Bakanlar Kurulunca belirlenen ülke vatandaşlarının Türkiye’de taşınmaz mal ve sınırlı ayni hak edinebileceği düzenlenmiştir. Kanunun açık hükmünden de anlaşılacağı üzere Tapu Kanununda belirtilen bu sınırlama yalnızca taşınmaz mallar yönünden uygulanabileceğinden yabancı uyruklu kişilerin taşınır mallar ile para veya diğer haklar yönünden mirasçı olmalarında yasal herhangi bir engel bulunmamaktadır. Somut olaya gelince, mirasın açıldığı tarih itibariyle Tapu Kanununun 35. maddesine dayalı olarak 2644 sayılı yasayı değiştiren 6302 sayılı yasaya göre Bakanlar Kurulunun belirlediği ülkeler arasında Letonya’nın olup olmadığı ilgili kurumdan sorulmak suretiyle Türkiye ile Letonya arasında miras yoluyla mülk edinmeye yönelik sınırlama olup olmadığı saptanmalı, murisin ölüm tarihi itibariyle miras yoluyla mülk edinmeye yönelik sınırlama olduğu takdirde gayrimenkuller yönünden murisin eşinin mirasçı olamayacağı gözetilmelidir. Mahkemece, belirtilen hususlar gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 04.12.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yasal mirasçılara belge verilmesi

TMK m. 598 uyarınca belge alabilmek için kişinin başvurusu üzerine yasal mirasçı olduğunun belirlenmesi gerekir. Belge, sulh mahkemesi veya noterlik tarafından düzenlenir. Mirasçı olmak için kişinin sağ olması ve hak ehliyetine sahip olması şarttır; mirasçılık ve mirasın geçişine ilişkin hükümler mirasbırakanın ölüm tarihinde yürürlükte bulunan kurallara göre belirlenir.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/7046, K. 2016/1952Kaynağı aç
14. Hukuk Dairesi         2015/7046 E.  ,  2016/1952 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, 01.10.2014 gününde verilen dilekçe ile mirasçılık belgesi verilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; dava şartları yokluğundan davanın usulden reddine dair verilen 12.03.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _ K A R A R _ Dava, mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 598. maddesine göre, başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere, sulh mahkemesince veya noterlikçe mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verilir. Mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davada irs ilişkisi kural olarak nüfus kayıtları ile ispat olunur. Nüfus kayıtları belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturur. Bunların içeriğinin doğru olmadığının ispatı kanunlarda başka bir hüküm bulunmadıkça herhangi bir şekle tabi değildir (TMK m. 7). Hakim çekişmesiz yargıda re'sen araştırma ilkesi uyarınca, davanın ispatı için gerekli bütün delillere başvurabilir. Mirasçılık belgesi aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan belgelerdendir ve maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez. Koşulları varsa aynı muris hakkında birden fazla mirasçılık belgesi istenebilir. Muris yahut mirasçıların ölüm tarihi belli değilse, ölümün ve ölüm tarihinin ispat edilmesi zorunludur. Ölümün ve tarihinin nüfus kayıtlarından anlaşılamaması halinde her türlü delille kanıtlanması mümkündür. Mirasçılık belgesi isteyenin yahut mirasçılardan bazılarının mirası reddetmiş olmaları mirasçılık belgesi verilmesine engel değildir. Bu belge; muris ile mirasçıları arasındaki irs (soy) ilişkisini göstermesi yanında mirasın (terekenin) mirasçılara intikalini de sağlayıcı bir işleve sahiptir. Bu nedenlerle; mirası reddeden mirasçı veya mirasçılar varsa düzenlenecek mirasçılık belgesinde, mirasçılık sıfatına sahip olan kişi veya kişiler ile miras paylarının gösterilmesi ve mirası ret durumuna işaret edilmekle yetinilmemesi; mirası ret nedeniyle, mirasçılık sıfatını kaybedenlerin ve bunların payının akıbetinin de (kime kalacağının) gösterilmesi gerekir. Somut olayda; mahkemece murisin kızları Hatice ve Hayriye'nin ölüm tarihinden sonra mirastan feragat ettikleri, bu haliyle mirasçıların paylarının hesaplanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç doğru bulunmamıştır. Bir kimsenin öldükten sonra mirası reddetmesi mümkün olmadığı gibi, doğmamış bir hakkın tespiti istenemeyeceğinden ret hakkı ancak mirasın açılmasından sonra kullanılabilir. Mirası ret hakkından, miras açılmadan vazgeçmenin tespiti de istenemez. … Sulh Hukuk Mahkemesinin 1978/35 Esas sayılı ilamında belirtilen 19.01.1939 tarihinde mirasın reddedilmiş olduğuna dair saptama yazım hatası yahut yanılgılı bir tespittir. O halde öncelikle murisin tüm mirasçılarının belirlenmesi, ölmüş olanların ölüm tarihlerinin tespiti için davacının göstereceği tüm delillerin toplanması, çekişmesiz yargıda re'sen araştırma ilkesi nedeniyle mahkemece de gerekli araştırmaların yapılması, geçerli kanıt bulunamaması halinde … Sulh Hukuk Mahkemesinin 06.06.1978 tarihli mirasçılık belgesinde mirasın reddine dair saptama dikkate alınmadan mirasçılık belgesi verilmesi gerekmektedir. Yukarıda açıklanan şekilde araştırma yapılmadan hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 22.02.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.

Mirasçı atamaya veya vasiyete ilişkin ölüme bağlı tasarruflarda ise ayrı bir usul öngörülmüştür. Bu tasarruf, mirasçılara veya başka vasiyet alacaklılarına bildirilir. Bildirimin yapılmasından başlayarak bir ay içinde itiraz edilmezse, lehine tasarrufta bulunulan kimseye sulh mahkemesince atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı olduğunu gösteren belge verilir. Bir aylık bu süre yalnızca bu fıkradaki belge verme şartına ilişkindir.

Belgedeki bilgilerin bütünlüğü zorunludur: mirasçılık belgesinde bütün mirasçıların adları ve payları tek tek gösterilmelidir. Başka bir mirasçılık belgesine atıfta bulunularak belge düzenlenemez.

Belgenin ispat gücü ve geçerliliği

Mirasçılık belgesi, aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan belgeler arasında yer alır ve maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaz. Belgede gösterilen kişi, aksi ispat edilene kadar mirasçı sayılır. TMK m. 7 uyarınca resmî sicil ve senetler belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturur; içeriklerinin doğru olmadığının ispatı ise kanunda başka bir hüküm yoksa belirli bir şekle bağlı değildir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – Resmî sicil ve senetler, belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturur. Bunların içeriğinin doğru olmadığının ispatı, kanunlarda başka bir hüküm bulunmadıkça, her hangi bir şekle bağlı değildir. BİRİNCİ KİTAP KİŞİLER HUKUKU BİRİNCİ KISIM GERÇEK KİŞİLER BİRİNCİ BÖLÜM KİŞİLİK A. Genel olarak I. Hak ehliyeti

TMK m. 598'in son fıkraları önemli bir güvence içerir: mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir. Ayrıca ölüme bağlı tasarrufun iptaline ilişkin dava hakkı da saklı tutulmuştur.

Koşulları varsa aynı mirasbırakan hakkında birden fazla mirasçılık belgesi istenebilir. Belge aksi sabit oluncaya kadar geçerli olup maddi hukuk bakımından kesin hüküm oluşturmaz; geçersizliği her zaman ileri sürülüp ispat edilebilir.

Yasal mirasçılık sırası

Mirasbırakanın birinci derece mirasçıları altsoyudur. Çocuklar eşit mirasçıdır. Mirasbırakandan önce ölen çocuğun yerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyu alır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 495Kaynağı aç
Madde 495- Mirasbırakanın birinci derece mirasçıları, onun altsoyudur. Çocuklar eşit olarak mirasçıdırlar. Mirasbırakandan önce ölmüş olan çocukların yerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyları alır. II. Ana ve baba

Altsoyu bulunmayan mirasbırakanın mirasçıları ana ve babasıdır; bunlar eşit pay alır. Mirasbırakandan önce ölen ana veya babanın yerini de her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyu alır. Ana veya baba tarafından hiç mirasçı yoksa bütün miras diğer taraftaki mirasçılara kalır. Bu son kural, ana ve baba zümresi içindeki taraf yokluğuyla sınırlıdır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 496Kaynağı aç
Madde 496- Altsoyu bulunmayan mirasbırakanın mirasçıları, ana ve babasıdır. Bunlar eşit olarak mirasçıdırlar. Mirasbırakandan önce ölmüş olan ana ve babanın yerlerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyları alır. Bir tarafta hiç mirasçı bulunmadığı takdirde, bütün miras diğer taraftaki mirasçılara kalır. III. Büyük ana ve büyük baba

Görevli ve yetkili mahkeme

HMK m. 1 uyarınca mahkemelerin görevi ancak kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Sulh hukuk mahkemeleri, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile diğer kanunların sulh hukuk mahkemesine veya sulh hukuk hâkimine verdiği işleri görür. HMK m. 382/2-c-6 ise mirasçılık belgesi verilmesini miras hukukundaki çekişmesiz yargı işleri arasında sayar. Bu bent yalnızca belgenin verilmesi işini kapsar; değiştirilmesi veya iptali aynı bentte ayrıca düzenlenmemiştir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 382Kaynağı aç
MADDE 382- (1) Çekişmesiz yargı, hukukun, mahkemelerce, aşağıdaki üç ölçütten birine veya birkaçına göre bu yargıya giren işlere uygulanmasıdır: a) İlgililer arasında uyuşmazlık olmayan hâller. b) İlgililerin, ileri sürülebileceği herhangi bir hakkının bulunmadığı hâller. c) Hâkimin resen harekete geçtiği hâller. (2) Aşağıdaki işler çekişmesiz yargı işlerinden sayılır: a) Kişiler hukukundaki çekişmesiz yargı işleri: 1) Ergin kılınma. 2) Ad ve soyadın değiştirilmesi. 3) Ölüm karinesi sebebiyle (ilgili yerin mülkî amirinin emriyle) nüfus kütüğüne ölü kaydı düşülen kişinin sağ olduğunun tespiti. 4) Gaiplik kararı. 5) Kişisel durum sicilindeki kaydın düzeltilmesi. b) Aile hukukundaki çekişmesiz yargı işleri: 1) Henüz evlenme yaşında olmayanların evlenmesine izin verme. 2) Gaiplik nedeniyle evliliğin feshi. 3) Evlendirme memurunun, evlenme başvurusunu ret kararına karşı yapılan itiraz. 4) Yeniden evlenmede bekleme süresinin hâkim tarafından kaldırılması. 5) Terk eden eşin ortak konuta davet edilmesi. 6) Eşlerden birinin, evlilik birliğini tek başına temsil etmek konusunda yetkili kılınması. 7) Aile konutu ile ilgili işlemler için diğer eşin rızasının sağlanamadığı hâllerde hâkimin müdahalesinin istenmesi. 8) Mevcut mal rejiminin eşlerden birinin veya alacaklıların talebiyle mal ayrılığına dönüştürülmesi ve sebeplerin ortadan kalkması hâlinde mal ayrılığından eski rejime geri dönülmesi. 9) Paylaşmalı mal ayrılığında boşanma veya evliliğin iptali hâlinde, aile konutu ve ev eşyasını hangi eşin kullanmaya devam edeceği hakkında karar verilmesi. 10) Sağ kalan eşe aile konutu üzerinde ve ev eşyası üzerinde mülkiyet veya intifa hakkı tanınması. 11) Mal ortaklığında eşlerden birinin mirası reddine izin verilmesi. 12) Ana babaya çocuğun mallarından bir kısmını çocuğun bakım ve eğitimi için sarf etme izninin verilmesi. 13) Velayetin kaldırılması, velayetin eşlerden birinden alınarak diğerine verilmesi ve kaldırılan velayetin geri verilmesi. 14) Hâkimin çocuğun mallarının yönetimine müdahale etmesi ve çocuğun mallarının yönetiminin kayyıma devri. 15) Evlilik sona erince velayet kendisinde kalan eşin, hâkime çocuğun malları hakkında defter sunması. 16) Aile yurdunun kurulmasına izin verilmesi, kuruluşun tebliğ ve ilanı, kapatılması hâlinde tapu sicilindeki şerhin silinmesine izin verilmesi, taşınmazın bizzat malik veya ailesi tarafından kullanılması şartına geçici olarak istisna tanınması. 17) 14/1/1998 tarihli ve 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanuna göre aile mahkemesi hâkimi tarafından karar verilecek tedbirler. 18) Çocuk hâkimi tarafından, çocuğun anası, babası, vasisi, bakım ve gözetiminden sorumlu kimse, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu ve Cumhuriyet savcısının istemi üzerine veya resen çocuklar hakkında koruyucu ve destekleyici tedbir kararı alınması. 19) Vesayet işleri. c) Miras hukukundaki çekişmesiz yargı işleri: 1) Sulh hâkimi tarafından resmî vasiyetname düzenlenmesi; el yazısı ile vasiyetnamenin sulh hâkimi tarafından saklanması; sözlü vasiyetname tutanağının sulh veya asliye mahkemesine tevdiî. 2) Vasiyeti yerine getirme görevlisine görevinin bildirilmesi. 3) Vasiyeti yerine getirme görevlisinin tereke malları üzerinde tasarruf etmesine izin verilmesi. 4) Gaibin mirasçılarına, gaibe düşen miras payının teslim edilmesi. 5) Tereke mallarının korunması ve hak sahiplerine ulaşmasını sağlamak için önlem alınması. 6) Mirasçılık belgesi verilmesi. 7) Terekenin yazımı işleminin sona erdiğinin mirasçılara bildirilmesi, mirasın reddi beyanının tespiti ve tescili; mirasın reddinin, mirası reddeden kişiden sonra gelen mirasçılara bildirilmesi; mirasın reddi süresinin uzatılması. 8) Terekenin resmî defterinin tutulması. 9) Sulh hâkiminin özellikleri olan eşyanın mirasçılardan birine tahsis edilmesi veya satılmasına karar vermesi. ç) Eşya hukukundaki çekişmesiz yargı işleri: 1) Taşınmaz üzerinde taraf oluşturulmasına ve hak ihlaline sebebiyet vermeyecek düzeltmelerin yapılması. 2) Taşınmaz rehninde alacaklı için kayyım tayini. d) Borçlar hukukundaki çekişmesiz yargı işleri: 1) Yetkisi sona eren temsilcinin temsil belgesini mahkemeye teslimi. 2) Borçluya ifa veya teminat göstermesi için süre verilmesi. 3) Tevdi mahalli belirlenmesi veya tevdi edilemeyecek eşyanın satılması. 4) Alacaklısı ihtilaflı olan borcun mahkemeye tevdiî. 5) Ayıplı hayvanın bilirkişi tarafından muayenesi. 6) Mesafeli satımlarda ayıbın tespiti veya ayıplı malın satılmasına izin verilmesi. 7) İşçiye kârdan hisse verilmesini öngören iş sözleşmesinde, mahkemenin işverenin hesaplarını inceleyecek bir kişi tayin etmesi. 8) Eser sözleşmesinde eserin ayıplı olup olmadığının bilirkişiye tespit ettirilmesi. 9) Satılmak için komisyoncuya gönderilen eşyanın hasarının tespiti. 10) Komisyoncu elindeki malın açık artırma ile satışına izin verilmesi. e) Ticaret hukukundaki çekişmesiz yargı işleri: 1) Ticari defterlerin zıyaı hâlinde belge verilmesi. 2) Acentenin müvekkili hesabına teslim aldığı malın Borçlar Kanununa göre satılması. 3) Kollektif şirketin tasfiyesinde tasfiye memuru tayini. 4) Komanditer ortağın talebiyle şirket hesaplarını incelemek için eksper tayini. 5) Anonim şirkette ayni sermaye konulması, tescilden itibaren iki yıl içinde sermayenin onda birini aşan tutarda işletme devralınması ve sermaye azaltılmasında bilirkişi raporu alınması ve mahkemenin izni. 6) Kıymetli evrakın iptali. 7) Eşya taşımada eşyanın hasar ve eksiğinin tespit edilmesi; teslim edilememesi hâlinde Borçlar Kanunu hükümlerine göre satılmasına karar verilmesi; gönderilen eşyanın mahkeme marifetiyle muayenesi. 8) Gemi ipoteğinde, malikin bulunamadığı hâllerde kayyım tayini. 9) Deniz raporu tanzimi. 10) Kırkambar sözleşmesinde geminin hareket gününün mahkeme tarafından tayini. 11) Navlun sözleşmesinde, boşaltma limanında malların hâl ve vaziyetinin, ölçü, sayı ve tartısının ekspere tespit ettirilmesi. 12) Müşterek avaryalarda dispeççi tayini ve dispecin mahkemece tasdiki. 13) Denizcilik rizikolarına karşı sigortalarda zararın ve kapsamının belirlenmesi için bilirkişi tayini. 14) Kooperatiflerde ayni sermayeye değer biçilmesi için bilirkişi tayini. f) İcra ve iflas hukukundaki çekişmesiz yargı işleri: 1) İpotekli alacakta alacaklının gaipliği veya alacağı almaktan kaçınması hâlinde, borç tutarının icra dairesine tevdi edilmesi üzerine icra mahkemesi tarafından ipoteğin fekkine karar verilmesi. 2) Doğrudan doğruya iflas. 3) İflasın kaldırılması. 4) İflasın kapanmasına karar verilmesi. 5) Reddolunmuş mirasın tasfiyesinin, mirasçılardan birinin mirası kabul talebi üzerine mahkeme tarafından durdurulması. 6) Konkordato mühleti verilmesi ve komiserin atanması. 7) Konkordatonun tasdiki. 8) Sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılmasında projenin ilanı ve ara dönem denetçisinin atanması. 9) Fevkalade hâllerde, kusuru olmaksızın borçlarını yerine getiremeyen borçluya mühlet verilmesi. g) Çeşitli kanunlardaki çekişmesiz yargı işleri: 1) Nüfus kütüklerinin sayfa birleşim yerlerinin asliye hukuk mahkemesince mühürlenmesi. 2) Noterlerin göreve başlarken mahkemede yemin ettirilmeleri. 3) Noter evrak ve defterlerinden alınarak başka yere gönderilecek örneklerin mahkeme tarafından tasdiki. 4) Kamu görevlilerinin mahkeme huzurunda kanunen yemin etme zorunluluğunun öngörüldüğü diğer durumlar. Görevli mahkeme
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 1Kaynağı aç
MADDE 1- (1) Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. Asliye hukuk mahkemelerinin görevi
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 4Kaynağı aç
MADDE 4- (1) Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; a) Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları, b) Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davaları, c) Taşınır ve taşınmaz mallarda, sadece zilyetliğin korunmasına yönelik olan davaları, ç) Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği davaları, görürler. İKİNCİ AYIRIM Yetki Genel kural

Mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davalarda yetki kesin yetki niteliğinde değildir; mahkeme bu yetkisizliği re'sen dikkate alamaz. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/7003, K. 2013/9063 ve Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2016/10032, K. 2016/9940 sayılı kararlarında, mirasçılık belgesi verilmesi davalarında kesin yetki kuralı olmadığı ve taraflarca yetki itirazında bulunulmadığı hâllerde davanın açıldığı ilk mahkemede görülüp sonuçlandırılması gerektiği hükmü benimsenmiştir.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/7003, K. 2013/9063Kaynağı aç
17. Hukuk Dairesi         2013/7003 E.  ,  2013/9063 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mirascılık Belgesi istemine ilişkin olarak açılan davada Çatalca Sulh Hukuk ile Silivri Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R- Dava, mirascılık belgesi istemine ilişkindir. Silivri Sulh Hukuk Mahkemesince; mirasçılık belgesi verilmesi davasının çekişmesiz yargı işi olup talepte bulunanın oturduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu, son ikamet adresine göre davacının Çatalca adresinde oturduğundan Çatalca Sulh Hukuk Mahkemesi yetkili olduğu gerekçesi ile yetkisizlik kararı verilmiştir. Çatalca Sulh Hukuk Mahkemesi ise; çekişmesiz yargı işlerinde yetki kuralının kesin yetki olmadığı resen dikkate alınamayacağı, itiraz da olmadığı belirtilerek Silivri Sulh Hukuk Mahkemesi yetkili olduğundan bahisle yetkisizlik yönünde hüküm kurmuştur. Mirasçılık belgesinin verilmesine ilişkin dava 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 382. maddesinde çekşmesiz yargı işlerinden sayılmış, 384.maddesinde ise Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, çekişmesiz yargı işleri için talepte bulunan kişinin veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesi yetkili olduğu, HMK.nun 11/3. maddesinde ise mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davalarda, mirasçıların her birinin oturduğu yer mahkemesi de yetkili olduğu belirtilmiştir. Bu hale göre mirasçılık belgesinin verilmesi davalarında kesin yetki kuralı olmayıp tarafların yetki itirazı da olmadığına göre davanın açıldığı ilk mahkeme olan Silivri Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılması gerekir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK.'nın 21. ve 22. maddeleri gereğince Silivri Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 14.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2016/10032, K. 2016/9940Kaynağı aç
20. Hukuk Dairesi         2016/10032 E.  ,  2016/9940 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada … Sulh Hukuk ve … 9. Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: – K A R A R – Davacı…06.01.2016 tarihli dilekçe ile; dedesinin öldüğünü belirterek dedesine ait mirasçılık belgesinin düzenlenmesi istemiyle dava açmıştır. … 9. Sulh Hukuk Mahkemesi; "…mirasçılık belgesi verilmesi davasının çekişmesiz yargı işi olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 384. maddesine göre Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, çekişmesiz yargı işleri için talepte bulunan kişinin veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesinin yetkili olduğunun belirtildiği, davacının yerleşim yeri … olduğundan … Sulh Hukuk Mahkemesinin yetkili bulunduğu…" gerekçesiyle yetkisizlik kararı vermiştir. … Sulh Hukuk Mahkemesi ise "…çekişmesiz yargı işlerinde yetki kuralının kesin yetki olmadığı re'sen dikkate alınamayacağı davanın ilk açıldığı … Sulh Hukuk Mahkemesinin yetkili bulunduğu…" gerekçesiyle yetkisizlik kararı vermiştir. Mirasçılık belgesinin verilmesine ilişkin dava 6100 sayılı HMK'nın 382. maddesi uyarınca çekişmesiz yargı işlerinden olup, aynı Kanunun 384. maddesinde ise "Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, çekişmesiz yargı işleri için talepte bulunan kişinin veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu", HMK'nın 11/3. maddesinde ise "Mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davalarda, mirasçıların her birinin oturduğu yer mahkemesinin de yetkili bulunduğu" belirtilmiştir. Bu durumda mirasçılık belgesinin verilmesi davalarında kesin yetki kuralı olmayıp tarafların yetki itirazı da olmadığına göre davanın, açıldığı ilk mahkeme olan … 9. Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK'nın 21 ve 22. maddeleri gereğince … 9. Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 03.11.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.

Çekişmesiz yargı işlerinde HMK m. 384/1 gereği, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, talepte bulunan kişinin veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesi yetkilidir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi ve 20. Hukuk Dairesi kararları bu iki kuralı birlikte değerlendirerek mirasçılık belgesi verilmesi davalarında kesin yetki olmadığı sonucuna varmıştır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 384Kaynağı aç
MADDE 384- (1) Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, çekişmesiz yargı işleri için talepte bulunan kişinin veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesi yetkilidir. Yargılama usulü

Mirasçılık belgesinin iptali ve yeni belge davası

Mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davalarda HMK m. 11/3 ayrı bir yetki kuralı öngörür: bu davalarda mirasçıların her birinin oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Hüküm, bu yetkinin kesin yetki olduğunu ayrıca belirtmez; kesin yetki aynı maddenin birinci fıkrasında sayılan başka dava türleri için düzenlenmiştir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 11Kaynağı aç
MADDE 11- (1) Aşağıdaki davalarda, ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir: a) Terekenin paylaşılmasına, yapılan paylaşma sözleşmesinin geçersizliğine, ölüme bağlı tasarrufların iptali ve tenkisine, miras sebebiyle istihkaka ilişkin davalar ile mirasçılar arasında terekenin yönetiminden kaynaklanan davalar. b) Terekenin kesin paylaşımına kadar mirasçılara karşı açılacak tüm davalar. (2) Terekede bulunan bir mal hakkında açılmak istenen istihkak davası, terekenin yazımı ve tespiti zamanında mal nerede bulunuyorsa, orada da açılabilir. (3) Mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davalarda, mirasçıların her birinin oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Taşınmazın aynından doğan davalarda yetki

HMK m. 11/1'in birinci bendi, terekenin paylaşılmasına, yapılan paylaşma sözleşmesinin geçersizliğine, ölüme bağlı tasarrufların iptali ve tenkisine, miras sebebiyle istihkaka ilişkin davalar ile mirasçılar arasında terekenin yönetiminden kaynaklanan davalar için ölenin son yerleşim yeri mahkemesini kesin yetkili sayar. Aynı fıkranın ikinci bendi, terekenin kesin paylaşımına kadar mirasçılara karşı açılacak tüm davalarda da bu kesin yetkiyi öngörür. Her iki hüküm mirasçılık belgesini ya da belgenin iptali davasını ayrıca anmaz.

HMK m. 382/2-c-6 yalnızca mirasçılık belgesi verilmesini çekişmesiz yargı işleri arasında saydığından, daha önce verilmiş bir mirasçılık belgesinin iptali ve yeniden düzenlenmesi talebiyle açılan davaların sulh hukuk mahkemesinde görülemeyeceği ve bu tür davalarda asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu yönünde değerlendirmeler bulunmaktadır. Görev kuralları kamu düzeninden olduğundan bu ayrım pratik önem taşır.

İrs ilişkisinin ispatı ve nüfus kayıtları

Mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davada irs ilişkisi kural olarak nüfus kayıtlarıyla ispat edilir. Nüfus kayıtları, belgeledikleri olguların doğruluğuna TMK m. 7 gereği kanıt oluşturur. Çekişmesiz yargıda hâkim re'sen araştırma ilkesi uyarınca davanın ispatı için gerekli bütün delillere başvurabilir.

Mirasbırakan ya da mirasçıların ölüm tarihi belirli değilse ölümün ve tarihinin ispat edilmesi zorunludur. Bu bilgilerin nüfus kayıtlarından anlaşılamaması hâlinde her türlü delille kanıtlanması mümkündür. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/11742, K. 2019/5092 sayılı kararında, mirasbırakanın nüfus kaydında ölüm şerhi bulunmasa da güncel nüfus kaydında vefat tarihi anlaşılıyorsa mahkemenin güncel nüfus kaydını esas alarak karar vermesi gerektiğine, salt ölüm şerhinin yokluğunu gerekçe göstererek davayı reddetmenin hatalı olduğuna hükmedilmiştir.

Mirası ret ve mirastan feragatin belgeye yansıtılması

Mirası reddeden mirasçı veya mirasçılar varsa düzenlenecek mirasçılık belgesinde yalnızca mirası ret durumuna işaret edilmekle yetinilmemelidir. Belgede mirasçılık sıfatına sahip olanlar ile miras payları gösterilmeli; mirası ret nedeniyle mirasçılık sıfatını kaybedenlerin ve bunların payının kime kalacağı da açıkça yer almalıdır. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/7046, K. 2016/1952 sayılı kararında bu husus bozma gerekçesi olarak benimsenmiştir.

Yabancı uyruklu kişiler

Yabancı uyruklu kişiler de mirasçılık belgesi isteyebilir. Taşınmaz mallar bakımından Türk mahkemelerinden mirasçılık belgesi alınması zorunludur ve bu davalarda Türk hukuku uygulanır. Taşınır mallar ile para veya diğer haklar yönünden ise yabancı uyruklu kişilerin mirasçı olmasında, Türk hukukundaki genel düzenleme çerçevesinde yasal bir engel bulunmamaktadır. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/7363, K. 2017/9059 sayılı kararında bu ayrım hükme bağlanmıştır. Taşınmaz içeren davalarda yabancı mirasçılara ilişkin özel mevzuat hükümleri güncel haliyle ayrıca dikkate alınmalıdır.

Mirasçılık belgesi neden önemlidir?

Mirasçılık belgesi, mirasbırakan ile mirasçılar arasındaki miras bağını gösteren ve mirasçılık sıfatını kanıtlayan belgedir. Bu belgeyle tereke üzerinde tasarrufta bulunma hakkı elde edilir.

Mirasçılık belgesini kimler verebilir?

TMK m. 598 uyarınca yasal mirasçılık belgesi sulh mahkemesi veya noterlik tarafından verilebilir. Atanmış mirasçı ya da vasiyet alacaklısına verilecek belgede ise kanun yalnızca sulh mahkemesini öngörmektedir.

Mirasçılık belgesinde hangi bilgiler yer almalıdır?

Belgede bütün mirasçıların adları ve payları tek tek gösterilmelidir. Başka bir mirasçılık belgesine atıfta bulunularak düzenleme yapılamaz.

Mirasçılık belgesi maddi anlamda kesin hüküm oluşturur mu?

Hayır. Belge aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir ve maddi hukuk bakımından kesin hüküm oluşturmaz. Geçersizliği her zaman ileri sürülebilir; ölüme bağlı tasarrufun iptaline ilişkin dava hakkı da ayrıca saklıdır.

Mirasçılık belgesi almak için süre var mı?

Yasal mirasçıların belge talep etmesi herhangi bir zamanaşımı süresine bağlanmamıştır. Bununla birlikte atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısına belge verilebilmesi için ölüme bağlı tasarrufun ilgililere bildiriminden itibaren bir ay içinde itiraz edilmemiş olması gerekir.

İrs ilişkisi nasıl ispat edilir?

Mirasçılık davalarında irs ilişkisi kural olarak nüfus kayıtlarıyla ispat edilir. Nüfus kayıtları belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturur. Ölüm tarihi belli değilse ya da nüfus kayıtlarından anlaşılamıyorsa her türlü delille ispat yoluna başvurulabilir.

Mirasçılık belgesinin iptali davasında hangi mahkeme görevlidir?

HMK m. 382/2-c-6 yalnızca mirasçılık belgesi verilmesini çekişmesiz yargı işleri arasında saydığından, daha önce verilmiş bir belgenin iptali ve yeniden düzenlenmesi davalarında asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu yönünde değerlendirmeler bulunmaktadır. Görev kuralları kamu düzeninden olduğundan mahkemece re'sen dikkate alınır.

Mirasçılık belgesi verilmesi davasında yetki kesin midir?

Hayır. Bu davalarda yetki kesin yetki niteliğinde değildir ve mahkeme yetkisizliği re'sen gözetemez. Taraflarca yetki itirazında bulunulmadığı hâllerde dava açıldığı mahkemede görülür. Belgenin iptali ve yeni belge davasında ise HMK m. 11/3 uyarınca mirasçıların her birinin oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir.

Altsoy yoksa miras kime kalır?

Altsoyu bulunmayan mirasbırakanın mirasçıları ana ve babasıdır; eşit pay alırlar. Mirasbırakandan önce ölen ana veya babanın yerini her derecede kendi altsoyu halefiyet yoluyla alır. Ana veya baba tarafından hiç mirasçı yoksa bütün miras diğer taraftaki mirasçılara kalır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu