Mirasa Haciz Gelmemesi İçin Yapılması Gerekenler

by Avukat Erdal Ersoy
Mirasa Haciz Gelmemesi İçin Yapılması Gerekenler

Mirasa haciz gelmesini engellemek veya uygulanan hacizlerin kapsamını sınırlandırmak için borcun mirasbırakana mı yoksa mirasçılardan birine mi ait olduğunun tespit edilmesi gerekir. Mirasbırakanın borçları öncelikle terekenin bütünü içinden karşılanırken, mirasçının şahsi borçları nedeniyle alacaklılar kural olarak yalnızca borçlu mirasçının miras payına haciz koydurabilir. Paylaşımı henüz yapılmamış tereke malları tek bir mirasçının şahsi mülkü sayılmadığından, tereke mallarına doğrudan el konulması ile miras payının haczedilmesi usul bakımından birbirinden ayrılır.

Miras Payının Haczinde İcra Usulü ve Takip İşlemleri

Borçlu mirasçı adına kayıtlı bağımsız bir malvarlığı bulunmasa dahi, kendisine intikal eden veya fiilen paylaşılmamış olan miras payı haczedilebilir. Bu durumda alacaklılar nüfus kayıtları üzerinden mirasbırakanı tespit edip veraset ilamı alarak icra işlemlerini yürütebilir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 94/1 uyarınca, taksim edilmemiş bir miras veya iştirak halindeki pay haczedildiğinde icra dairesi durumu ilgili üçüncü kişilere tebliğ eder ve borçlunun taşınmazdaki tasfiye sonu hissesi haczedilmişse tapu siciline haciz şerhi verilmesini bildirir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 94Kaynağı aç
Madde 94 – (Değişik: 18/2/1965-538/52 md.) Bir intıfa hakkı veya taksim edilmemiş bir miras veya bir şirket yahut iştirak halinde tasarruf edilen bir mal hissesi haczedilirse icra dairesi, yerleşim yerleri bilinen ilgili üçüncü şahıslara keyfiyeti ihbar eder. Bu suretle borçlunun muayyen bir taşınmazdaki tasfiye sonundaki hissesi haczedilmiş olursa icra memuru haciz şerhinin taşınmazın kaydına işlenmesi için tapu sicil muhafızlığına tebligat yapar. (Ek cümleler: 17/7/2003-4949/25 md.) Anonim şirketlerde paylar için pay senedi veya pay ilmühaberi çıkarılmamışsa, borçlunun şirketteki payı icra dairesi tarafından şirkete tebliğ olunarak haczedilir. Bu haczin şirket pay defterine işlenmesi zorunludur; ancak haciz, şirket pay defterine işlenmemiş olsa bile şirkete tebliğ tarihinde yapılmış sayılır. Haciz, icra dairesi tarafından tescil edilmek üzere Ticaret Siciline bildirilir. Bu durumda haczedilen payların devri, alacaklının haklarını ihlâl ettiği oranda batıldır. Haczedilen payların satışı, taşınır malların satışı usulüne tâbidir. Diğer taşınırlarda icra dairesi başkasına devre mâni tedbirleri alır. (Mülga üçüncü cümle: 17/7/2003-4949/25 md.) Borçlunun reddetmediği miras veya başka bir sebeple iktisap eyleyip henüz tapuya veya gemi siciline tescil ettirmediği mülkiyet veya diğer aynı hakların borçlu namına tescili alacaklı tarafından istenebilir. Bu talep üzerine icra dairesi alacaklının bu muameleyi takip edebileceğini tapu veya gemi sicili dairesine ve icabında mahkemeye bildirir. Borçlunun zilyed bulunduğu bir taşınmaz üzerindeki fevkalade zamanaşımı ile iktisabını istemek hakkının haczedilmesi halinde, icra dairesi zilyedliğin başkasına devrine mani olacak tedbirleri alır ve alacaklıya bir ay içinde taşınmazın borçlusu adına tescili için dava açması yetkisini verir. Mahkemenin tescil kararı ile taşınmaz bu alacaklı lehine mahcuz sayılır. İkinci fıkra hükmü, almaya hak kazandığı veya almakta bulunduğu emekli veya yetim maaşını istifa için icap eden yoklama muamelesini yaptırmıyanlar hakkında yetkili makama bildirmek suretiyle tatbik olunur. Alacaklının bu sebeple yapacağı kanuni masraflar ayrıca takip ve hükme hacet kalmaksızın dairece borçludan tahsil olunur. Mahcuz malların muhafazası masrafları:

Borçlu mirasçının mirası reddetmediği halde kendi adına tescil ettirmediği mülkiyet veya diğer ayni haklar bulunuyorsa, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 94/2 gereğince alacaklı bu hakların borçlu adına tescilini icra dairesinden talep edebilir; icra dairesi de bu yetkiyi tapu dairesine veya mahkemeye bildirir. Miras payının haczedilmesi taşınmazın veya tereke malının doğrudan satışı sonucunu doğurmaz. Payın satışı için yetki belgesi alınması ve gerekli davaların açılması gibi usuli adımların tamamlanması ve sürecin sonuçlanması gerekir.

Diğer Mirasçıların Korunması ve Haczin Sınırları

Mirasçılardan birinin borçlu olması kural olarak sadece onun miras payını bağlar. Tereke ortaklığı bulunsa dahi diğer mirasçıların payları, sırf borçlu mirasçı ile ortak olmaları sebebiyle kendiliğinden haciz altına girmez. Hacizli taşınmazın devri haczin kendiliğinden ortadan kalktığı anlamına gelmez; taşınmaz üçüncü kişiye devredilse bile haciz belirli şartlarda tapu sicilinde varlığını sürdürebilir. Haczin düşmesi borcun ödenmesi, icra takibinin son bulması, alacaklının talebi veya usuli sürecin tamamlanması şartlarına bağlıdır.

Mirasbırakanın Borçlarına Karşı Mirasın Reddi

Mirasbırakanın borçlarından dolayı terekeye veya mirasçılara haciz gelmesini önlemenin temel yollarından biri mirasın reddidir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 605/1 uyarınca yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddetme hakkına sahiptir. 4721 sayılı Kanun m. 606/1 gereğince miras üç ay içinde reddedilebilir. Bu üç aylık hak düşürücü süre, yasal mirasçılar bakımından mirasçı olduklarını daha sonra öğrendiklerini ispat etmedikçe mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri andan; vasiyetnameyle atanmış mirasçılar bakımından ise tasarrufun kendilerine resmen bildirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 606Kaynağı aç
Madde 606- Miras, üç ay içinde reddolunabilir. Bu süre, yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri; vasiyetname ile atanmış mirasçılar için mirasbırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlar. b. Terekenin yazımında
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 605Kaynağı aç
Madde 605-Yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilirler. Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır. 2. Süre a. Genel olarak

Tereke borca batık durumda ise mirasçıların iradi ret beyanında bulunmadığı durumlarda da yasal koruma devreye girebilir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 605/2 uyarınca, ölüm tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise miras hükmen reddedilmiş sayılır. Mirasın reddi mirasbırakanın borçlarından kurtulmayı sağlamakla birlikte, mirasçının şahsi borçları nedeniyle kendi adına kayıtlı diğer malvarlığı üzerindeki icra takiplerini durdurmaz.

Borçlu Mirasçının Mirası Reddetmesi ve Reddin İptali

Borçlu olan mirasçının sırf kendi alacaklılarını engellemek kastıyla mirası reddetmesi alacaklıları tamamen korumasız bırakmaz. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 617/1 uyarınca, malvarlığı borcuna yetmeyen bir mirasçı alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse, alacaklılar veya iflas idaresi kendilerine yeterli güvence verilmediği takdirde ret tarihinden başlayarak altı ay içinde mirasın reddinin iptali davası açabilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 617Kaynağı aç
Madde 617- Malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse; alacaklıları veya iflâs idaresi, kendilerine yeterli bir güvence verilmediği takdirde, ret tarihinden başlayarak altı ay içinde reddin iptali hakkında dava açabilirler. Reddin iptaline karar verilirse, miras resmen tasfiye edilir. Bu suretle tasfiye edilen mirastan reddeden mirasçının payına bir şey düşerse bundan, önce itiraz eden alacaklıların, daha sonra diğer alacaklıların alacakları ödenir. Arta kalan değerler ise, ret geçerli olsa idi bundan yararlanacak olan mirasçılara verilir. VIII. Ret hâlinde sorumluluk

Mahkemece mirasın reddinin iptaline karar verildiği takdirde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 617/2 gereğince miras resmen tasfiye edilir. Bu tasfiye neticesinde borçlu mirasçının payına bir değer düşerse, 4721 sayılı Kanun m. 617/3 uyarınca bundan öncelikle iptal davasına itiraz eden alacaklıların, ardından diğer alacaklıların alacakları ödenir; geriye bir bakiye kalması halinde bu değerler ret geçerli olsaydı mirastan yararlanacak olan diğer mirasçılara verilir.

Malvarlığı Devirleri ve Vasiyetnamenin Rolü

Miras planlamasında vasiyetname düzenlenmesi haciz riskini kendiliğinden tamamen ortadan kaldırmaz. Buna karşın malvarlığı değerlerini belirginleştirerek ve paylaşım iradesini ortaya koyarak mirasçılar arasındaki belirsizlikleri ve doğabilecek ihtilafları azaltır. Haciz tehlikesine karşı tereke mallarının veya payların devredilmesi işlemlerinin mutlaka tarafların gerçek iradesine dayanması gerekir. Gerçek durumu yansıtmayan devirler ve muvazaalı tasarruflar, alacaklılar tarafından mal kaçırma gerekçesiyle hukuki uyuşmazlıklara ve dava süreçlerine konu edilebilir.

Borçlu mirasçının payı için diğer mirasçıların malına haciz gelir mi?

Hayır, borçlu mirasçının durumu kural olarak yalnızca kendi miras payını etkiler; diğer mirasçıların bağımsız payları miras ortaklığı sebebiyle kendiliğinden haczedilemez.

Mirasın reddi süresi ne zamandan itibaren başlar?

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 606/2 uyarınca üç aylık ret süresi, yasal mirasçılar için mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten; atanmış mirasçılar için ise tasarrufun kendilerine resmen bildirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

Alacaklı borçlu mirasçının reddettiği mirasa karşı dava açabilir mi?

Evet, malvarlığı borcunu karşılamayan mirasçının alacaklılarına zarar verme kastıyla mirası reddetmesi durumunda, alacaklılar güvence verilmediği takdirde altı ay içinde reddin iptali davası açabilir.

Miras payına haciz konulunca taşınmaz doğrudan satılabilir mi?

Hayır, her haciz işlemi doğrudan satışla sonuçlanmaz; icra sürecinde miras payının satışı için yetki belgesi alınması ve gerekli davaların açılması gibi usuli adımların tamamlanması gerekir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu