Marka Hakkına Tecavüz ve Kullanımın Durdurulması

by Avukat Erdal Ersoy
Marka Hakkına Tecavüz ve Kullanımın Durdurulması

Marka Tescilinden Doğan Haklar ve Tecavüz Halleri

Marka tescilinden doğan haklar münhasıran hak sahibine aittir. Marka sahibinin izni olmaksızın, tescilli markanın veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kullanılması markanın taklidi niteliğinde olup tecavüz oluşturur. Markanın tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin aynı ya da benzerlerinde kullanılması, halk nezdinde ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi yaratılması halinde de marka hakkı ihlal edilmiş sayılır. Markanın taklit edildiği bilinerek veya bilinmesi gerektiği halde bu ürünlerin satılması, dağıtılması, ticaret alanına çıkarılması, ithal veya ihraç edilmesi, ticari amaçla elde bulundurulması ya da ürüne dair sözleşme teklifinde bulunulması da tecavüz fiilleri arasındadır.

6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU m. 29Kaynağı aç
Madde 29-  (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır: a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak. ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek. (2) 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü tecavüz davalarında def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Marka hakkına tecavüze ilişkin cezai hükümler

Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakların izinsiz olarak genişletilmesi veya üçüncü kişilere devredilmesi kanunen tecavüz sayılır. Tescilli markanın kapsamındaki mal veya hizmetlerle benzerlik bulunmasa dahi, Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız yarar sağlayacak, itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek işaretlerin kullanımı engellenebilir. Ayrıca marka sahibinin izni bulunmaksızın işaretin teşebbüsün iş evrakında ve reklamlarında yer alması ile kullanan kişinin meşru bağlantısı bulunmaksızın işaretin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod veya anahtar sözcük olarak seçilmesi de yasaklanabilir.

Kullanımın Sona Erdirilmesi İhtarnamesi ve Tescilin Etkisi

Marka hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, ihlali gerçekleştiren tarafa göndereceği ihtarname ile yetkisiz kullanımın derhal durdurulmasını talep edebilir. Hak sahibi, tecavüze son verilmesi talebinin yanı sıra alternatif bir yol olarak taraflar arasında lisans sözleşmesi akdedilmesi ve bu sözleşmenin yetkili sicile kaydedilmesi şartıyla markanın yasal kullanımına izin verilmesi seçeneğini de muhataba teklif edebilir.

Marka tescilinden doğan inhisari yetkiler üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayın tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Tescil başvurusunun bültende yayınlanmasından sonra gerçekleşen fiiller sebebiyle başvuru sahibinin tazminat davası açma hakkı bulunmakla birlikte, mahkemeler iddiaların esası hakkında tescil yayınlanmadan önce karar veremez. Tecavüz davalarında davalı tarafça beş yıllık kullanıma ilişkin def'i ileri sürülebilir ve bu sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır.

Hukuki Talepler, Zararın Tazmini ve Haksız Rekabet

Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi mahkemeden fiilin tecavüz olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün önlenmesini, gerçekleşen tecavüz fiillerinin durdurulmasını ve kaldırılmasını isteyebilir. Hak sahibi ayrıca tecavüz sebebiyle uğradığı maddi ve manevi zararların giderilmesini, bu kapsamda yoksun kalınan kazancın tazminini talep edebilir. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ile başkasına ait iş ürünüyle karışıklık yaratılması Türk Ticaret Kanunu çerçevesinde haksız rekabet oluşturur.

6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU m. 149Kaynağı aç
MADDE 149- (1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması. e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması. f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası. g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi. (2) Birinci fıkranın (e) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda, söz konusu ürün, cihaz ve makinelerin değeri, tazminat miktarından düşülür. Bu değerin kabul edilen tazminat miktarını aşması hâlinde, aşan kısım hak sahibince karşı tarafa ödenir. (3) Birinci fıkranın (g) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda ilanın şeklî ve kapsamı kararda tespit edilir. İlan hakkı, kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer. (4) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları bakımından manevi zararın tazmini talep edilemez. Tazminat
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 54Kaynağı aç
MADDE 54- (1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. II – Dürüstlük kuralına aykırı davranışlar, ticari uygulamalar

Hak sahibi, tecavüz teşkil eden ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz ve makinelere, diğer ürünlerin imalatını engellemeyecek şekilde elkonulmasını talep edebilir. Mahkemece elkonulan ürün ve araçlar üzerinde hak sahibine mülkiyet hakkı tanınabilir; bu durumda söz konusu eşyaların değeri tazminat miktarından mahsup edilir ve değer tazminatı aşarsa artan kısım hak sahibi tarafından karşı tarafa ödenir. Tecavüzün devamını önlemek amacıyla elkonulan araç ve ürünlerin şekillerinin değiştirilmesi, markaların silinmesi, ihlalin önlenmesi için kaçınılmaz ise masrafları karşı tarafa ait olmak üzere imhası ve kesinleşen hükmün masrafı tecavüz edene ait olarak ilanı istenebilir. Hükmün ilanı hakkı kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde kullanılmalıdır.

Marka Hakkına Tecavüz Suçu ve Cezai Yaptırımlar

Başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal üreten, hizmet sunan, satışa arz eden, satan, ithal veya ihraç eden, ticari amaçla satın alan, bulunduran, nakleden ya da depolayan kişiler hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası öngörülmüştür. Marka koruması olduğunu belirten işareti eşya veya ambalaj üzerinden yetkisiz kaldıranlar bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası; yetkisi olmadığı halde başkasına ait marka hakkı üzerinde devretmek, lisans veya rehin vermek suretiyle tasarrufta bulunanlar ise iki yıldan dört yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.

6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU m. 30Kaynağı aç
Madde 30- (1) Başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal üreten veya hizmet sunan, satışa arz eden veya satan, ithal ya da ihraç eden, ticari amaçla satın alan, bulunduran, nakleden veya depolayan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. (2) Marka koruması olduğunu belirten işareti mal veya ambalaj üzerinden yetkisi olmadan kaldıran kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. (3) Yetkisi olmadığı hâlde başkasına ait marka hakkı üzerinde devretmek, lisans veya rehin vermek suretiyle tasarrufta bulunan kişi iki yıldan dört yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. (4) Bu maddede yer alan suçların bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ayrıca bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. (5) Bu maddede yer alan suçlardan dolayı cezaya hükmedebilmek için markanın Türkiye’de tescilli olması şarttır. (6) Bu maddede yer alan suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. (7) Başkasının hak sahibi olduğu marka taklit edilerek üretilmiş malı, satışa arz eden veya satan kişinin bu malı nereden temin ettiğini bildirmesi ve bu suretle üretenlerin ortaya çıkarılmasını ve üretilmiş mallara elkonulmasını sağlaması hâlinde hakkında cezaya hükmolunmaz. YEDİNCİ KISIM Garanti Markası ve Ortak Marka Garanti markası ve ortak marka

Marka hakkına tecavüz suçlarından dolayı ceza verilebilmesi için markanın Türkiye'de tescilli olması zorunludur ve bu suçların soruşturulması ile kovuşturulması şikâyete bağlı tutulmuştur. Suçların bir tüzel kişinin faaliyeti kapsamında işlenmesi halinde tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerine karar verilir. Taklit markalı malı satışa sunan veya satan kişinin, bu malı temin ettiği yeri bildirerek üretenlerin ortaya çıkarılmasını ve üretilmiş mallara elkonulmasını sağlaması durumunda ise hakkında cezaya hükmolunmaz.

Marka tescil başvurusu yayınlandıktan sonraki ihlaller için tazminat istenebilir mi?

Evet, tescil başvurusunun bültende yayımlanmasından sonraki fiiller için tazminat davası açılabilir; ancak mahkeme tescil ilanı yapılmadan önce iddiaların esası hakkında nihai karar veremez.

Taklit markalı ürün satan kişi cezadan kurtulabilir mi?

Evet, taklit ürünü satışa arz eden veya satan kişi malı nereden temin ettiğini açıklayarak üreticilerin yakalanmasını ve mallara elkonulmasını sağlarsa hakkında cezaya hükmolunmaz.

Elkonulan taklit ürünlerin mülkiyeti marka sahibine devredilebilir mi?

Evet, mahkeme elkonulan ürün ve makinelerin mülkiyetini hak sahibine devredebilir; ancak eşyaların değeri tazminattan düşülür ve tazminatı aşan kısım karşı tarafa ödenir.

Kesinleşen tecavüz kararının ilanı için kanuni bir süre var mıdır?

Evet, masrafları tecavüz edene ait olmak üzere kesinleşen mahkeme kararının ilan edilmesi hakkı, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde talep edilmezse düşer.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu