Maden İşçileri Sözleşme Taslağı ve Çalışma Koşulları

by Avukat Erdal Ersoy
Maden İşçileri Sözleşme Taslağı ve Çalışma Koşulları

Maden işçilerine ilişkin sözleşme taslağında; sendikal ayrım gözetilmeksizin yapılacak işe alımlar, deneme süreleri, vardiya değişimlerindeki dinlenme şartları, yeraltı çalışmalarına özgü tazminat ödemeleri ve iş sağlığına yönelik koruyucu giyim eşyalarının temini düzenlenmektedir.

İşe Alım, Deneme Süresi ve Sendikal Güvenceler

Sözleşme taslağında işveren; işçileri sendikadan ayrılmaya, başka bir sendikaya üye olmaya veya olmamaya zorlamamayı, sendikada kalmaları yönünde baskı kurmamayı ve sendika ile şube yönetimine doğrudan ya da dolaylı şekilde karışmamayı taahhüt eder. İşe alımda, işin yürütüm ve dağıtımında, mesleki ilerlemede, disiplin hükümlerinin uygulanmasında ve çalışmaya son verilmesinde sendika üyesi olan, olmayan veya farklı sendikalara mensup işçiler arasında hiçbir ayrım yapılamaz.

İşe alınan kalifiye işçilerin deneme süresi iki ay, kalifiye olmayan işçilerin deneme süresi ise bir aydır. Deneme süresi intibak eğitimi süresi kadar uzatılabilmekle birlikte toplam deneme süresi üç ayı geçemez. Muvazzaf askerlik sebebiyle işten ayrılan işçilerin bu ödevin sona ermesinden itibaren iki ay içinde, terhis mahiyetinde süresiz izinli bırakılanların ise izin tarihinden itibaren iki ay içinde başvurmaları halinde işe başlatılmaları zorunludur.

Çalışma Süreleri, Vardiya ve Fazla Mesai Düzeni

Zorunlu sebepler haricinde yeraltında günlük çalışma süresi 7,5 saatten fazla olamaz. Üç vardiya halinde çalışılan işyerinde vardiya değişimlerinde işçiler, yevmiye kaybına yol açmayacak şekilde 16 saat geçmeden işe tertip edilemez. Vardiya dönüşümlerinde veya sair zaruri sebeplerle 11 saat ara ile vardiyaya çağrılan işçiye, bu dinlenmenin ardından yapacağı çalışma karşılığında o günkü yevmiyesi ile birlikte toplam iki yevmiye ödenir.

Fazla çalışma yaptırılması kural olarak işçinin rızasına bağlıdır; olağanüstü haller, zorunlu sebepler veya teknik arızalardan doğan aksaklıkların giderilmesi amacıyla o branştaki işçiler bu rıza şartının dışındadır. Günlük normal çalışma sürelerini aşan fazla çalışmalarda saat başına düşen ücret normal saatlik ücretin yüzde 100 ilavesiyle ödenir. Günlük iş süresinin bitiminden sonra çalıştırılmaya devam edilen ve bu çalışması üç saatten fazla süren işçinin söz konusu fazla çalışması ise yüzde 150 zamlı ücrete tabidir.

İşçi talep ettiği takdirde, fazla çalışma ücreti yerine fazla çalıştığı her saat karşılığında iki saati serbest zaman olarak kullanabilir. Normal günlük iş süresinin devamı niteliğinde olmamak şartıyla dinlenme halindeyken geçici sebeplerle işe çağrılanlara, yapılan fazla mesai üç saatten az sürse dahi asgari üç saat üzerinden fazla çalışma ücreti verilir. Görevle başka işyerine veya seyahate gönderilen işçilerin görev yaparak geçirdikleri süreler ile işverenin emrine amade bekledikleri zamanlar da fazla çalışma sayılarak aynı esaslara göre karşılanır.

Saat 19.00 ile 06.00 saatleri arasına rastlayan gece döneminde çalışan personele bu sürede çalıştıkları saat başına gece primi verilir. Hafta tatili günlerinde rızaları alınarak çalıştırılan işçilere ise takip eden hafta içinde, işçinin istediği günde çalıştırıldığı her bir tatil günü karşılığında 24 saatten az olmamak üzere izin kullandırılır.

İş Değişiklikleri, Sağlık Raporları ve Temsilcilik Hakları

Yerüstünden yeraltına yapılan daimi değişikliklerde işçinin muvafakatinin alınması ve gerekli sağlık muayenelerinden geçirilmesi şarttır. Sağlık kurulu raporu ile iş kazası veya meslek hastalığı sebebiyle geçici ya da daimi olarak çalıştığı işi yapamaz raporu alan işçiler, boş kadro olup olmadığına bakılmaksızın ve gündeliklerinde herhangi bir indirim yapılmaksızın yapabilecekleri başka işlerde istihdam edilir.

İşçiler bir ayda iki defayı geçmemek kaydıyla 45 dakikaya kadar geç kaldıklarında o gün için işyeri amirini haberdar ederek işbaşı yapabilir. Viziteye çıkan, istirahat alamamakla beraber işyerine dönemeyen işçiler ertesi gün işe başladıklarında o gün için ücretsiz izinli sayılır; bu durum ayda iki defayı geçemez. Başka mahaldeki sağlık tesisine gitmesi uygun görülen işçiler, tetkik ve tedavinin uzaması ve istirahat verilmemesi halinde tetkikleri belgelemek şartıyla ayda iki defayı geçmemek üzere üç güne kadar işbaşında çalışıyormuş gibi kabul edilir.

İşçilerin kusurlu hareketleri sonucu meydana gelen iş kazaları nedeniyle ödenen tazminatlar için rücu davası açılıp açılmaması hususunda karar yetkisi işverene aittir. Baştemsilci ve temsilcilerin sözleşmede belirtilen izin sürelerini kullanmalarından dolayı maddi bir kayıpları olamaz; alabilecekleri primler tam çalışma esasına göre hesaplanır. İşçilerin sosyal ve kültürel ihtiyaçları için kuracakları kooperatifler ile kantinlerde mesai saatleri içinde işçi görevlendirilemez ve çalıştırılamaz.

Ücret Tazminatları, İkramiyeler ve Sosyal Yardımlar

Yeraltında çalışan işçilere, fiilen yeraltında çalıştıkları günlere münhasır olmak ve başka ödemeleri etkilememek kaydıyla günlük çıplak ücretlerinin yüzde 11'i oranında tazminat verilir. 3308 sayılı Kanun gereğince işyerinde bulunan öğrencilere öğreticilik yapan işçilere ise teknik personele tanınan eğitim ödeneklerinin üçte ikisi aynı şartlarla aktarılır.

Taslak uyarınca çalışanlara, 6772 sayılı Kanun'da yer alan ilave tediyelerin haricinde ocak ve mart ayları sonuna kadar 30 günlük ücretleri tutarında iki ayrı ikramiye tahsis edilmekte ve hak edişte aynı Kanun esas alınmaktadır. Aylık sosyal yardım ödemelerinde ise ücretli izinler, iş kazası ya da meslek hastalığından kaynaklanan istirahatler ve bir ayı geçmeyen diğer istirahat süreleri için kıstelyevm indirimi uygulanmaz.

İş kazası veya meslek hastalığı neticesinde geçici iş göremezliğe uğrayan personele, yevmiyesi ile kurum tarafından karşılanan geçici iş göremezlik ödeneği arasındaki fark hastalık yardımı olarak verilir. SSK'nın hizmet satın aldığı kurum ve kuruluşlardan hastalık sebebiyle aralıksız altı gün ve üzeri istirahat alan işçilerin sigorta tarafından ödenmeyen yevmiyeleri karşılanırken, anılan yerlerden alınan yirmi gün ve üzeri heyet raporlarında da aynı esaslara göre fark yardımı yapılır. 3713 sayılı Kanun kapsamında çalıştırılan ve sağlık yardımından faydalanamayan harp malulü ve gazi işçilere, tam teşekküllü resmi hastanelerden aralıksız altı gün veya daha fazla istirahat aldıklarında iki günlük, yirmi gün ve üzeri heyet raporlarında ise muayene, tedavi ve rapor belgelerini ibraz etmeleri şartıyla tüm istirahat yevmiyeleri ödenir. Sözleşme döneminde iş kazası, meslek hastalığı veya herhangi bir nedenle vefat eden işçilerin eşine ya da kanuni mirasçılarına ölüm yardımı yapılacağı gibi; eş, çocuk ile bakmakla yükümlü olunan ana ve babanın vefatında defin ruhsatı ibrazıyla ve ölü doğan çocuklar için de bu yardım sağlanır.

İşyerinde fiilen çalışılan her gün için personele bir kilogram süt verilir; temin edilemediğinde bedeli munzam gıda yardımı olarak ödenir. Pavyonda yatan işçilerden yıllık ücretli izne çıkanlara, yemek yemeyeceğini bildirenlere veya yemek bedellerini para olarak almak isteyenlere sözleşmede belirtilen iaşe bedeli tahsis edilir.

Bedelsiz Kömür Tahsisi ve İstihkak Esasları

Karı-koca çalışan veya aynı evde ikamet eden işçilerden yalnızca birine yakımlık kömür veya bedeli verilir; pavyonlarda kalanlar kömür yardımından yararlanamaz. Yakımlık kömürü toptan alacak olanların bu durumu en geç 1 Nisan tarihine kadar bildirmeleri zorunludur. Belirlenen süre içinde kullanılmayan ve her halükarda bir yıl içinde talep edilmeyen bedelsiz yakımlık kömür hakkı düşer.

Bedelsiz kömürünü toptan alıp o yıl içerisinde ayrılanlardan hak kazanamadıkları aylara ait kömür bedeli satış bedeli üzerinden tahsil edilir. Ancak ölüm, emeklilik, askerlik, maluliyet, yaşlılık ve kadın işçilerin evlenmesi nedeniyle işten ayrılanlara bu tahsilat kuralı uygulanmaz. Yakımlık kömürü kişisel tüketimi dışında elden çıkardığı tespit edilen işçilerin bir sözleşme dönemi içindeki kömür istihkakları kesilir; kaloriferli hizmet evlerinde oturanlar bu yaptırım hükmünün dışındadır.

Koruyucu Malzeme ve Giyim Eşyası Yönetimi

Lüzumlu koruyucu malzeme ve giyim eşyaları mülkiyeti işverene ait olmak üzere işçilere ücretsiz verilir ve işçilerin bu eşyaları işyerinde kullanması mecburidir. Dağıtım, onaylı cetvellere imza, imza bilmeyenler için mühür veya sol el başparmak izi bastırılarak yapılır; dağıtımdan artan eşyalar ambara iade edilir. Süresinde alamayanlara veya sonradan tertip edilenlere öncelikle kullanılmış eşyalar verilir; kullanılmış eşya yoksa miatları sonuna kadar kullanılmak üzere yenileri tahsis edilir.

Giyim eşyası ve korunma teçhizatının münhasıran iş başında ve işyerinde kullanılması zorunlu olup buna uymayan işçilerin işyerine girmesi ve çalıştırılması yasaklanmıştır; teçhizat işyeri haricinde özel maksatlarla kullanılamaz. İşyerini değiştiren işçilerin giyim eşyaları nakil gerekçesiyle kural olarak geri alınmaz ve nakil evrakına şerh düşülür; fakat işçinin yeni görevi, giyim eşyası verilmesini gerektiren eski işinden farklı nitelikteyse söz konusu eşyalar servisinde geri alınır. İşin niteliğine göre teçhizat tahsis edilen çalışanlara, aynı amaca hizmet eden giyim ve korunma eşyalarından kullanım süresi içinde yalnızca tek bir tür verilebilir.

İşçinin kendi kusuru olmaksızın miadı içinde yanma, yırtılma veya koruyucu niteliğini kaybetme gibi nedenlerle kullanılamaz hale gelen teçhizat durumun zabıtla belgelenmesi ve işyeri amirince onaylanması koşuluyla yenisiyle değiştirilir. Teçhizatı her ne sebeple olursa olsun kaybedenlerden maliyet bedeli kesilerek yeni eşya verilir; eşyaları satanlara cezai yaptırımlar uygulanmakla birlikte bedeller istihkaklarından kesilir.

Ölüm, askerlik, emeklilik ve sağlık sebepleriyle işten çıkarılma hallerinde personelin üzerindeki giyim eşyaları geri alınmaz ve kendilerinden bedel talep edilmez. Bu haller dışındaki sebeplerle işten ayrılanlar giyim ve korunma eşyalarını iade etmekle yükümlüdür; eşyaların altı iş günü içinde iade edilmemesi durumunda miadı dolan eşyalar usulünce geri alınır, miadı dolmamış olanlarda ise işlem dolmamış miat süresi üzerinden yürütülür. Miat bakiyesi hesaplanırken 15 günü aşan ay kesirleri bir ay sayılır, 15 gün ve daha az süreler ise hesaba dahil edilmez. İşi bırakıp teçhizatı beraberinde götürenlerin alacağı bulunuyorsa bedel mahsup edilir; istihkak bulunmadığı veya yetmediği takdirde kayıt sicil dosyasına işlenir ve eşya bedeli karşılanmadan yeniden işbaşı yapılamaz.

Disiplin Tedbirleri, Hasar Kusuru ve Sözleşmenin Feshi

İşveren talimatlarına uymayan işçilere ihtar, beş gündeliğe kadar para cezası, iş veya işyeri değişikliği ve işten çıkarma cezaları verilebilir. Para cezası işçinin bir ayda iki gündelik ücretini geçmeyecek şekilde kesilerek aylara yansıtılır ve aynı fiilin tekrarında bir üst ceza kademesi uygulanır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 26. maddesinde yer alan altı iş günlük fesih süresi, Disiplin Kurulu kararının işveren veya vekiline yazı ile tebliğ edildiği günden başlar; işveren veya vekili kararlarda işçi lehine değişiklik yapabilir.

İhmal, dikkatsizlik ve kasıt dışı kusurdan doğan ve 10 gündeliği aşan hasarlarda işçi zararı ödemeyi kabul ettiği takdirde işveren fesih talebinde bulunmaz. Buna karşılık söz konusu hasar tutarı işçinin 110 günlük çıplak ücretini aştığında işveren iş sözleşmesini feshedebilir. İşçinin herhangi bir suçla tutuklanması durumunda tutukluluk süresi İş Kanunu'ndaki bildirim sürelerini aşarsa sözleşme münfesih sayılır; bildirim süresi kadar olan tutuklulukta ise işçi ücretsiz izinli kabul edilir.

Belirsiz süreli sözleşmelerin feshinde 4857 sayılı İş Kanunu'nun 17. maddesi kıdeme göre iki, dört, altı ve sekiz haftalık asgari bildirim süreleri düzenlemiş olup bu sürelerin sözleşmeyle artırılabileceğini öngörmüştür. Sözleşme taslağında ise bildirim önelleri kıdem durumuna göre üç, beş, yedi ve on hafta olarak belirlenmiş; 01.06.1997 tarihinden sonra işe giren personel yönünden ise kanuni bildirim sürelerinin geçerli olacağı hükme bağlanmıştır. Bildirim şartına uymayan taraf bildirim süresine ilişkin ücret tutarında tazminat ödemekle yükümlü olup işveren bildirim süresine ait ücreti peşin ödeyerek de sözleşmeyi feshedebilir. Bildirime uyulmaması veya peşin ödemeyle fesih yapılması, 4857 sayılı Kanun'un iş güvencesine ilişkin 18, 19, 20 ve 21. maddelerinin tatbik edilmesini engellemez. İş güvencesi kapsamı dışındaki çalışanlarda fesih hakkının kötüye kullanılması halinde bildirim süresinin üç katı tutarında kötüniyet tazminatı ödenir.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 17Kaynağı aç
Madde 17 – Belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshinden önce durumun diğer tarafa bildirilmesi gerekir. İş sözleşmeleri; a) İşi altı aydan az sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak iki hafta sonra, b) İşi altı aydan birbuçuk yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak dört hafta sonra, c) İşi birbuçuk yıldan üç yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak altı hafta sonra, d) İşi üç yıldan fazla sürmüş işçi için, bildirim yapılmasından başlayarak sekiz hafta sonra, feshedilmiş sayılır. Bu süreler asgari olup sözleşmeler ile artırılabilir. Bildirim şartına uymayan taraf, bildirim süresine ilişkin ücret tutarında tazminat ödemek zorundadır. İşveren bildirim süresine ait ücreti peşin vermek suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir. İşverenin bildirim şartına uymaması veya bildirim süresine ait ücreti peşin ödeyerek sözleşmeyi feshetmesi, bu Kanunun 18, 19, 20 ve 21 inci maddesi hükümlerinin uygulanmasına engel olmaz. 18 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca bu Kanunun 18, 19, 20 ve 21 inci maddelerinin uygulanma alanı dışında kalan işçilerin iş sözleşmesinin, fesih hakkının kötüye kullanılarak sona erdirildiği durumlarda işçiye bildirim süresinin üç katı tutarında tazminat ödenir. Fesih için bildirim şartına da uyulmaması ayrıca dördüncü fıkra uyarınca tazminat ödenmesini gerektirir. Bu maddeye göre ödenecek tazminatlar ile bildirim sürelerine ait peşin ödenecek ücretin hesabında 32 nci maddenin birinci fıkrasında yazılan ücrete ek olarak işçiye sağlanmış para veya para ile ölçülmesi mümkün sözleşme ve Kanundan doğan menfaatler de göz önünde tutulur. Feshin geçerli sebebe dayandırılması

İş sözleşmesini evlenme sebebiyle evleneceği tarihten en az bir hafta önce ya da evlendikten sonraki bir yıl içinde bir hafta önce bildiren kadın işçiler ile askerlik, emeklilik, maluliyet sebepleriyle ve okula kayıt olduğunu belgeleyerek öğrenime gideceğini en az bir hafta önceden bildiren işçiler hakkında bildirim önellerine ilişkin hükümler tatbik edilmez.

4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesi uyarınca işveren; sağlık sebepleri, ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan haller, zorlayıcı sebepler veya tutukluluk durumlarında sürenin bitiminden önce ya da bildirim süresini beklemeksizin sözleşmeyi derhal feshedebilir. İşçinin kendi kastından, düzensiz yaşayışından yahut içkiye düşkünlüğünden kaynaklanan hastalığı sebebiyle devamsızlığın ardı ardına üç iş günü veya bir ayda beş iş gününden fazla sürmesi, tedavi edilemeyecek hastalığın çalışmaya sakınca teşkil ettiğinin Sağlık Kurulunca belirlenmesi, işverenin güvenini kötüye kullanma veya doğruluk ve bağlılığa aykırı hareket edilmesi, iş güvenliğinin tehlikeye düşürülmesi ya da otuz günlük ücretle karşılanamayacak hasara yol açılması fesih nedenlerindendir. Ayrıca izin almaksızın veya haklı bir nedene dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü, bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki işgünü yahut bir ayda üç işgünü devamsızlık yapılması da bu kapsamdadır. Ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırılığa dayalı fesih yetkisinin öğrenme tarihinden itibaren altı iş günü ve her halükarda fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl içinde kullanılması gerekir; ancak işçinin maddi menfaat temin etmesi halinde bir yıllık sınır uygulanmaz ve tarafların tazminat hakları saklıdır. Sözleşmesi haklı nedenle feshedilen işçi, feshin kanuni sebeplere uygun olmadığı iddiasıyla iş güvencesi hükümleri çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 26Kaynağı aç
Madde 26 – 24 ve 25 inci maddelerde gösterilen ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan hallere dayanarak işçi veya işveren için tanınmış olan sözleşmeyi fesih yetkisi, iki taraftan birinin bu çeşit davranışlarda bulunduğunu diğer tarafın öğrendiği günden başlayarak altı iş günü geçtikten ve her halde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl sonra kullanılamaz. Ancak işçinin olayda maddi çıkar sağlaması halinde bir yıllık süre uygulanmaz. Bu haller sebebiyle işçi yahut işverenden iş sözleşmesini yukarıdaki fıkrada öngörülen süre içinde feshedenlerin diğer taraftan tazminat hakları saklıdır. Yeni iş arama izni
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 25Kaynağı aç
Madde 25 – Süresi belirli olsun veya olmasın işveren, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir: I- Sağlık sebepleri: a) İşçinin kendi kastından veya derli toplu olmayan yaşayışından yahut içkiye düşkünlüğünden doğacak bir hastalığa yakalanması veya engelli hâle gelmesi durumunda, bu sebeple doğacak devamsızlığın ardı ardına üç iş günü veya bir ayda beş iş gününden fazla sürmesi.[7] b) İşçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanması durumunda. (a) alt bendinde sayılan sebepler dışında işçinin hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi hallerde işveren için iş sözleşmesini bildirimsiz fesih hakkı; belirtilen hallerin işçinin işyerindeki çalışma süresine göre 17 nci maddedeki bildirim sürelerini altı hafta aşmasından sonra doğar. Doğum ve gebelik hallerinde bu süre 74 üncü maddedeki sürenin bitiminde başlar. Ancak işçinin iş sözleşmesinin askıda kalması nedeniyle işine gidemediği süreler için ücret işlemez. II- Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri: a) İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek, yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması. b) İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnadlarda bulunması. c) İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması. d) İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması, işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu maddeleri kullanması.[8] e) İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması. f) İşçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi. g) İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi. h) İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi. ı) İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması. III- Zorlayıcı sebepler: İşçiyi işyerinde bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir sebebin ortaya çıkması. IV- İşçinin gözaltına alınması veya tutuklanması halinde devamsızlığın 17 nci maddedeki bildirim süresini aşması. İşçi feshin yukarıdaki bentlerde öngörülen sebeplere uygun olmadığı iddiası ile 18, 20 ve 21 inci madde hükümleri çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir. Derhal fesih hakkını kullanma süresi

Yıllık İzin Kademeleri ve Kıdem Tazminatı Standartları

Yıllık ücretli izin süresi hizmet süresi 1 yıldan 5 yıla kadar (5 yıl dahil) olanlara yılda 18 gün, 5 yıldan fazla 15 yıldan az olanlara 25 gün, 15 yıl (dahil) ve daha fazla olanlara 30 gün olarak uygulanır. Hizmet süresinin yeraltında geçen kısmı 15 yıl (dahil) ve daha fazla olan işçilere yıllık izin 33 gün olarak tahsis edilir. 18 ve daha küçük yaştaki işçilere verilecek ücretli izin ise 25 günden aşağı olamaz.

Kıdem tazminatı; 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin II numaralı bendinde gösterilen ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırılık dışındaki işveren fesihlerinde ve işçinin 24. maddeye dayanan fesihlerinde hak edilir. Ayrıca işten ayrılış ile askere sevk tarihi arasında bir aydan fazla süre bulunmaması ve belgelenmesi kaydıyla muvazzaf askerlik ayrılışlarında ve kadın işçinin evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde fesih yapması halinde kıdem tazminatı ödenir. Sosyal güvenlik kuruluşuna borçlanılmış olması şartıyla askerlikte geçen hizmet süreleri kıdem hesabına dahil edilir.

Sözleşme taslağında kıdem tazminatı her hizmet yılı için 45 günlük ücret üzerinden öngörülmüş olup 31.12.1985 tarihinden sonra işe giren işçilere kanundaki süre uygulanır. Kıdem tazminatına hak kazanıp işten ayrıldıktan sonra 10 yıl içinde tazminat almayanların bu haklarının zamanaşımına uğrayacağı taslakta yer almaktadır.

Yerüstünden yeraltına işyeri değişikliğinde işçinin rızası gerekir mi?

Yerüstünden yeraltına yapılan daimi değişikliklerde işçinin muvafakatinin alınması ve gerekli sağlık muayenelerinden geçirilmesi zorunludur.

Fazla çalışma karşılığında serbest zaman kullanılabilir mi?

İşçi talep ettiği takdirde, fazla çalışma ücreti yerine fazla çalıştığı her saat karşılığı için 2 saati serbest zaman olarak kullanabilir.

İş kazası veya meslek hastalığı geçiren işçinin iş ve ücret güvencesi nasıldır?

Sağlık kurulu raporu ile iş kazası veya meslek hastalığı sebebiyle çalıştığı işi geçici veya daimi olarak yapamayacağı tespit edilen işçiler, boş kadro bulunup bulunmadığına bakılmaksızın ve gündeliklerinde indirim yapılmaksızın yapabilecekleri başka işlerde çalıştırılır.

Bedelsiz kömürü elden çıkaran işçinin yakacak hakkı kesilir mi?

Yakımlık kömürü kişisel tüketimi dışında elden çıkardığı tespit edilen işçilerin bir sözleşme dönemi içindeki kömür hakları kesilir; ancak kaloriferli hizmet evlerinde oturanlara bu hüküm uygulanmaz.

Disiplin kurulu kararlarında 6 iş günlük fesih süresi ne zaman başlar?

Sözleşme taslağına göre 4857 sayılı İş Kanunu'nun 26. maddesinde düzenlenen altı iş günlük süre, Disiplin Kurulu kararlarının işveren veya işveren vekiline yazılı olarak tebliğ edildiği günden itibaren başlar.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu