Maaşın SGK'ya Düşük Bildirilmesi ve Haklı Fesih
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 60. maddesi uyarınca herkes sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet ve işveren bu hakkı korumak ve eksiksiz yerine getirmekle yükümlüdür. İşçinin sigorta primlerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna gerçek ücreti üzerinden bildirilmeyip eksik yatırılması, bu anayasal hakkın ihlali niteliğindedir ve işverenin hukuki sorumluluğunu doğurur. Primlerin eksik yatırılması, işçinin çalışma koşullarını ağırlaştıran ve geleceğine yönelik ekonomik zarar doğuran bir durumdur. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24/II-e maddesi uyarınca işçi, bu gerekçeyle iş sözleşmesini haklı nedenle derhal feshetme ve kıdem tazminatına hak kazanma imkânına sahiptir.
Prime Esas Kazancın Kapsamı ve Yasal Yükümlülükler
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 80. maddesi uyarınca işçinin prime esas kazancının, hak kazandığı temel ücretin yanı sıra fazla mesai gibi ek ödemeleri de kapsayacak biçimde bildirilmesi gerekir. İlgili maddede belirtilen açık istisnalar haricinde her çeşit ad altında yapılan ödemeler ile ayni yardım karşılığı niteliğindeki nakdi tutarlar prime esas kazanç matrahında yer alır ve diğer kanunlarda yer alan prim muafiyetleri dikkate alınmaz. İşverenin prime esas kazanç unsurlarını kuruma eksik iletmesi, işçinin emeklilik haklarını olumsuz etkileyebileceği gibi işveren hakkında idari yaptırım ve idari para cezası uygulanmasına yol açabilir.
5510 sayılı SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU m. 80Kaynağı aç
Eksik Bildirimin Tespiti ve İspat Şartları
Sigorta primlerinin prime esas kazanç üzerinden eksik yatırıldığını belirleyen işçi, iş mahkemesinde dava açarak prime esas kazancının ve eksik bildirilen primlerinin tespitini talep etme hakkına sahiptir. Bu süreçte işçi aynı zamanda 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24/II-e maddesine dayanarak iş akdini haklı nedenle feshedip kıdem tazminatına hak kazanabilir. Ücretin ispatı aşamasında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri uyarınca belirli bir meblağın üzerindeki ücret iddialarının yazılı delille ispat edilmesi gerektiğinden, prime esas kazancın tespitinde tanık beyanlarının banka dekontu, bordro ve işyeri kayıtları gibi yazılı belgelerle desteklenmesi aranır.
Haklı Fesih Süresi ve Tazminat Hakları
İş sözleşmesinin ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan hallere dayanılarak feshedilmesinde kanuni hak düşürücü sürelere dikkat edilmelidir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 26. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan hallere dayalı fesih yetkisi, taraflardan birinin bu çeşit davranışlarda bulunduğunu öğrendiği günden başlayarak altı iş günü ve her halde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl geçtikten sonra kullanılamaz. Ancak işçinin olayda maddi çıkar sağlamış olması halinde bir yıllık hak düşürücü süre uygulanmaz. Aynı kanun maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, iş sözleşmesini öngörülen kanuni süre içinde haklı nedenle fesheden tarafın diğer taraftan tazminat hakları saklıdır.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 26Kaynağı aç
Maaşı SGK'ya eksik bildirilen işçi işten derhal ayrılabilir mi?
Evet, sigorta primlerinin eksik yatırılması işçinin çalışma koşullarını ağırlaştıran ve geleceğine yönelik ekonomik zarar doğuran bir durum oluşturduğundan, işçi 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24/II-e maddesi uyarınca iş sözleşmesini haklı nedenle derhal feshedebilir ve kıdem tazminatına hak kazanabilir.
Fazla mesai ve ek ödemeler SGK matrahına dahil edilmeli midir?
Evet, 5510 sayılı Kanun'un 80. maddesi gereğince fazla çalışma gibi ek ödemeler ile kanunda açıkça istisna tutulmayan ve her ne adla yapılırsa yapılsın tüm ödemeler prime esas kazanca tabidir ve kuruma eksiksiz bildirilmelidir.
Haklı nedenle fesih yetkisi hangi süre içinde kullanılmalıdır?
4857 sayılı İş Kanunu'nun 26. maddesi gereğince fesih yetkisi, fiilin öğrenildiği günden başlayarak altı iş günü ve her halde gerçekleşmesinden itibaren bir yıl içinde kullanılmalıdır; ancak işçinin maddi çıkar sağlaması halinde bir yıllık süre uygulanmaz ve fesih yapan tarafın tazminat hakları saklı tutulur.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

