Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar ve İtiraz Usulü

by Avukat Erdal Ersoy
Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar ve İtiraz Usulü

Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, soruşturma evresi neticesinde kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi ya da kovuşturma olanağının bulunmaması durumunda Cumhuriyet savcısı tarafından verilen karardır. Uygulamada takipsizlik kararı olarak da adlandırılan bu işlem, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 172/1 uyarınca tesis edilir ve isnat edilen fiil bakımından soruşturma sürecini şüpheli yönünden neticelendirir. Karar maddi anlamda kesin hüküm teşkil eden bir beraat kararı niteliğinde değildir; şüpheli hakkındaki ceza soruşturmasını mevcut delil durumu itibarıyla kapatır.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 172Kaynağı aç
Madde 172 – (1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda,
kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi
veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına
karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya
sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii
gösterilir.
(2) (Değişik: 2/1/2017-KHK-680/10 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7072/9
md.) Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu
davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe
ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden
dolayı kamu davası açılamaz.
(3) (Ek: 11/4/2013-6459/19 md.) Kovuşturmaya yer olmadığına dair
kararın etkin soruşturma yapılmadan verildiğinin Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmesi veya bu karar aleyhine
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da
tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi üzerine, kararın
kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde talep edilmesi hâlinde yeniden
soruşturma açılır.[66]
Cumhuriyet savcısının kararına itiraz[67][68]

Ceza muhakemesinde soruşturmaya yer olmadığı kararı (SYOK) ile kovuşturmaya yer olmadığı kararı (KYOK) birbirinden farklı usuli kurumlardır. Soruşturmaya yer olmadığına dair karar, ihbar veya şikâyet üzerine ceza soruşturmasına hiç başlanmamasını ifade ederken; kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, usulüne uygun şekilde başlatılmış ve yürütülmüş bir soruşturmanın yeterli suç şüphesine ulaşılamaması veya dava şartı eksikliği sebebiyle savcılıkça sonlandırılması anlamına gelir. Beraat kararı ise mahkemece kovuşturma aşaması yürütülüp yargılama tamamlandıktan sonra verilen esasa ilişkin bir hükümdür. Bu nedenle KYOK ile beraat kararının zamanı, hukuki sonuçları ve kesin hüküm etkileri birbirinden ayrılır.

Kararın Tebliği, İtiraz Süresi ve Görevli Merci

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 172/1 hükmü gereğince kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, suçtan zarar gören kişi ile önceden ifadesi alınmış ya da sorguya çekilmiş olan şüpheliye bildirilir. İlgililere yapılacak bildirimde kanun yolu, itiraz hakkı, itiraz süresi ve başvurulacak merci açıkça gösterilmelidir. Ayrıca kanuna uygun şekilde yakalanmış, tutuklanmış veya hakkında belirli adli kontrol tedbirleri uygulanmış kişilere bu tedbirlerin ardından kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi durumunda, CMK m. 141/2 uyarınca tazminat haklarının bulunduğu bildirilir ve bu husus karara bağlanarak metne geçirilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 141Kaynağı aç
Madde 141 – (1) Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;
a) Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya
tutukluluğunun devamına karar verilen,
b) Kanunî gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmayan,
c) Kanunî hakları hatırlatılmadan veya hatırlatılan haklarından
yararlandırılma isteği yerine getirilmeden tutuklanan,
d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii
huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen,
e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında
kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,
f) Mahkûm olup da gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreleri, hükümlülük
sürelerinden fazla olan veya işlediği suç için kanunda öngörülen cezanın sadece
para cezası olması nedeniyle zorunlu olarak bu cezayla cezalandırılan,
g) Yakalama veya tutuklama nedenleri ve haklarındaki suçlamalar
kendilerine, yazıyla veya bunun hemen olanaklı bulunmadığı hâllerde sözle
açıklanmayan,
h) Yakalanmaları veya tutuklanmaları yakınlarına bildirilmeyen,
i) Hakkındaki arama kararı ölçüsüz bir şekilde gerçekleştirilen,
j) Eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde
elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya
diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen,
k) (Ek: 11/4/2013-6459/17 md.) Yakalama, adli kontrol veya
tutuklama işlemine karşı Kanunda öngörülen başvuru imkânlarından
yararlandırılmayan,50
l) (Ek:2/3/2024-7499/12 md.) Konutunu terk etmemek veya
uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol bağımlılığından arınmak
amacıyla hastaneye yatmak dâhil, tedavi veya muayene tedbirlerine tâbi olmak ve
bunları kabul etmek şeklindeki adli kontrol yükümlülükleri uygulandıktan sonra
haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar
verilen,
Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler.
(2) Birinci fıkranın (e), (f) ve (l) bentlerinde belirtilen kararları
veren merciler, ilgiliye tazminat hakları bulunduğunu bildirirler ve bu husus
verilen karara geçirilir.50
(3) (Ek:18/6/2014-6545/70 md.) Birinci fıkrada yazan hâller
dışında, suç soruşturması veya kovuşturması sırasında kişisel kusur, haksız
fiil veya diğer sorumluluk hâlleri de dâhil olmak üzere hâkimler ve Cumhuriyet
savcılarının verdikleri kararlar veya yaptıkları işlemler nedeniyle tazminat
davaları ancak Devlet aleyhine açılabilir.
(4) (Ek:18/6/2014-6545/70 md.) Devlet, ödediği tazminattan dolayı
görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullanan
hâkimler ve Cumhuriyet savcılarına bir yıl içinde rücu eder.
Tazminat isteminin koşulları

Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı itiraz yetkisi suçtan zarar görene aittir. CMK m. 173/1 uyarınca suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde itiraz kanun yoluna başvurabilir. İtiraz, söz konusu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine yapılır. İtiraz süresi hak düşürücü nitelikte olup kararın usulüne uygun tebliği ile işlemeye başlar.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 173Kaynağı aç
Madde 173 – (1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına
dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde, bu
kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza
mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.[69]
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek
olaylar ve deliller belirtilir.
(3) (Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.)
Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine
gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet
başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli
nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere
mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı,
kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi
yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
(5) Cumhuriyet savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir
yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükmü uygulanmaz.
(6) (Değişik: 2/1/2017-KHK-680/11 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7072/10
md.) İtirazın reddedilmesi halinde aynı fiilden dolayı kamu davası
açılabilmesi için 172 nci maddenin ikinci fıkrası uygulanır.
İddianamenin iadesi

İtiraz Dilekçesinin Kapsamı ve İnceleme Usulü

Sulh ceza hâkimliğine sunulacak itiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek maddi olaylar ve bu olayları destekleyen deliller açıkça gösterilmelidir. Deliller toplanmadan, olay mahallindeki kamera kayıtları incelenmeden, tanıklar dinlenmeden veya olayın aydınlatılması için zorunlu olan temel araştırmalar tamamlanmadan eksik soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi hukuka aykırılık teşkil eder. Bu nedenle itiraz başvurusunda soruşturma dosyasındaki eksiklikler somut verilerle ortaya konulmalıdır.

CMK m. 173/3 uyarınca sulh ceza hâkimliği, takipsizlik kararına karşı yapılan itirazı incelerken karar verebilmek adına soruşturmanın genişletilmesine gerek görürse, bu eksik hususları açıkça belirterek o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir. Yapılan inceleme neticesinde sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, kovuşturmaya yer olmadığı kararını kaldırır ve CMK m. 173/4 uyarınca Cumhuriyet savcısı bir iddianame düzenleyerek görevli mahkemeye verir. Buna karşılık kamu davasının açılması için yeterli neden bulunmadığı kanaatine varılırsa itiraz istemi gerekçeli olarak reddedilir.

İtiraz Yolunun Kapalı Olduğu Haller ve Savcının Takdir Yetkisi

Cumhuriyet savcısının kamu davasının açılmaması yönünde kanundan doğan takdir yetkisini kullandığı hallerde CMK m. 173/5 gereğince itiraz yolu uygulanmaz. CMK m. 171/1 hükmü çerçevesinde, cezayı kaldıran şahsi sebep olarak etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını gerektiren şartların mevcudiyeti ya da şahsi cezasızlık sebebinin bulunması durumunda Cumhuriyet savcısı kovuşturmaya yer olmadığına karar verebilir. Savcının bu yöndeki takdirine dayanan takipsizlik kararlarına karşı suçtan zarar görenin sulh ceza hâkimliğine itiraz hakkı kanunen bulunmamaktadır.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 171Kaynağı aç
Madde 171 – (Değişik: 6/12/2006 – 5560/22 md.)
(1) Cezayı kaldıran şahsî sebep olarak etkin pişmanlık hükümlerinin
uygulanmasını gerektiren koşulların ya da şahsî cezasızlık sebebinin varlığı
halinde, Cumhuriyet savcısı kovuşturmaya yer olmadığı kararı verebilir.
(2) (Değişik:17/10/2019-7188/19 md.) Uzlaştırma ve önödeme
kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, Cumhuriyet savcısı, üst sınırı üç yıl
veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı, yeterli
şüphenin varlığına rağmen, kamu davasının açılmasının beş yıl süre ile
ertelenmesine karar verebilir. Suçtan zarar gören veya şüpheli, bu karara 173
üncü madde hükümlerine göre itiraz edebilir.
(3) Kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilebilmesi için;[65]
a) Şüphelinin daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezası ile mahkûm
olmamış bulunması,
b) Yapılan soruşturmanın, kamu davası açılmasının ertelenmesi halinde
şüphelinin suç işlemekten çekineceği kanaatini vermesi,
c) Kamu davası açılmasının ertelenmesinin, şüpheli ve toplum açısından
kamu davası açılmasından daha yararlı olması,
d) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı ve Cumhuriyet savcısı
tarafından tespit edilen zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya
tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,
koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerekir.
(4) Erteleme süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmediği takdirde,
kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir. Erteleme süresi içinde kasıtlı bir
suç işlenmesi halinde kamu davası açılır. Erteleme süresince zamanaşımı
işlemez.
(5) Kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararlar, bunlara
mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya
kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme
tarafından istenmesi halinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir.
(6) (Ek:17/10/2019-7188/19 md.) Bu madde hükümleri;
a) Suç işlemek için örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları
ile örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar,
b) Kamu görevlisi tarafından görevi sebebiyle veya kamu görevlisine karşı
görevinden dolayı işlenen suçlar ile asker kişiler tarafından işlenen askerî
suçlar,
c) Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar,
hakkında uygulanmaz.
İKİNCİ
BÖLÜM
Kovuşturmaya
Yer Olmadığına Dair Karar, İtiraz ve İddianamenin İadesi
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar

Uzlaştırma ve önödeme kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, üst sınırı üç yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda, yeterli şüphe bulunmasına rağmen Cumhuriyet savcısı tarafından kamu davasının açılmasının beş yıl süreyle ertelenmesine karar verilebilir. Suçtan zarar gören veya şüpheli, CMK m. 171/2 uyarınca bu erteleme kararına karşı CMK m. 173 hükümlerine göre sulh ceza hâkimliği nezdinde itiraz edebilir. Erteleme süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmediği takdirde CMK m. 171/4 gereğince kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Buna karşın örgüt kurma, yönetme, örgüte üyelik ve örgüt faaliyeti kapsamındaki fiiller, kamu görevlilerinin göreviyle bağlantılı suçlar, kamu görevlilerine karşı görevi sebebiyle işlenen fiiller, asker kişilerin askerî nitelikteki suçları ile cinsel dokunulmazlığı hedef alan eylemler bakımından savcının takdir yetkisi hükümleri tatbik edilmez.

Kararın Kesinleşmesi, Yeni Delil Şartı ve Yeniden Soruşturma

Hakkında kovuşturmaya yer olmadığına hükmedilen fiille ilgili olarak sonradan kamu davası açılabilmesi, CMK m. 172/2 ve CMK m. 173/6 uyarınca yeterli şüpheyi doğuracak yeni delillerin ortaya çıkmasına ve bu doğrultuda sulh ceza hâkimliğince karar verilmesine bağlıdır. Bu kapsamda yeni delil kavramı, sadece soruşturmanın tamamlanmasının ardından ilk defa ele geçirilen bulguları kapsamaz; dosya kapsamında bulunmasına karşın Cumhuriyet savcısı tarafından değerlendirilmeyen veya inceleme dışı bırakılan kuvvetli ispat vasıtaları da bu çerçevede kabul edilir.

Aynı fiil hakkında hem kovuşturmaya yer olmadığına dair karar hem de iddianame düzenlenmesi ceza usul hukuku kurallarıyla bağdaşmaz; böyle bir çelişkide usule uygun olarak tesis edilen karar hukuki varlığını korur, usulsüz olan işlem ise hukuki değer taşımaz. Ayrıca soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcısının verdiği kovuşturmaya yer olmadığı kararı adli nitelik taşır; Cumhuriyet Başsavcısının bu kararı idari bir tasarrufla iade ederek iddianame düzenlenmesini isteme veya kararı resen kaldırma yetkisi bulunmamaktadır. Kararın denetimi münhasıran kanun yoluna ve hâkimlik denetimine tabidir. Çok failli veya birden fazla suç isnadı barındıran soruşturmalarda ise bir kısım suçlar yönünden kamu davası açılırken, delil bulunmayan kısımlar hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilebilir.

Hukuk Davalarına Etkisi ve Bireysel Başvuru Süreci

Ceza soruşturmasında verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararı doğrudan hukuk mahkemelerini bağlamaz ve kesin hüküm oluşturmaz. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 74 uyarınca hukuk hâkimi, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, zararın kapsamı veya illiyet bağının bulunup bulunmadığı konularında ceza yargılamasının kararlarıyla bağlı değildir. Bununla birlikte, ceza soruşturması dosyasında toplanan resmî tutanaklar, maddi tespitler, keşif ve bilirkişi incelemeleri hukuk mahkemesinde açılan tazminat ve alacak davalarında delil olarak ileri sürülebilir.

Sulh ceza hâkimliğinin kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itirazı reddetmesi halinde iç hukuk yolları tükenmiş olur. İtirazı reddedilen kişi, temel haklarının ihlal edildiği iddiasıyla sulh ceza hâkimliğinin ret kararını öğrendiği tarihten itibaren 30 gün içinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilir. Anayasa Mahkemesinin ret kararı vermesi durumunda ise kararın öğrenilmesinden itibaren 4 ay içinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuru yolu açıktır. CMK m. 172/3 uyarınca, kovuşturmaya yer olmadığı kararının etkin soruşturma yürütülmeden verildiğinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmesi ya da dostane çözüm veya tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi halinde, kararın kesinleşmesinden itibaren 3 ay içinde talepte bulunularak yeniden soruşturma açılması istenebilir. Anayasa Mahkemesi tarafından etkin soruşturma yapılmadığı gerekçesiyle verilen ihlal kararlarında da kararın kesinleşmesinden itibaren 3 ay içinde başvuru yapılmasıyla yeniden soruşturma başlatılabilir.

KYOK kararına itiraz süresi ne kadardır ve süre ne zaman başlar?

Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz süresi, kararın suçtan zarar görene tebliğ edildiği tarihten itibaren iki haftadır. Başvuru, kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine yapılır.

Sulh ceza hâkimliği itirazı kabul ederse süreç nasıl işler?

Sulh ceza hâkimliği kovuşturmaya yer olmadığı kararına yapılan itirazı haklı bulursa karar kaldırılır. Bu durumda soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcısı görevli mahkemeye hitaben bir iddianame düzenleyerek kamu davasını açmakla yükümlüdür.

Takipsizlik kararı kesinleştikten sonra aynı fiilden dolayı tekrar dava açılabilir mi?

Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar kesinleştikten sonra aynı fiilden dolayı yeniden kamu davası açılabilmesi için kamu davası açmaya yeterli yeni bir delilin elde edilmesi ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince karar verilmesi kanuni bir zorunluluktur.

Hangi durumlarda savcının takipsizlik kararına itiraz edilemez?

Cumhuriyet savcısının şahsi cezasızlık veya cezayı kaldıran şahsi sebep olarak etkin pişmanlık hükümlerine dayanarak takdir yetkisi kapsamında verdiği kovuşturmaya yer olmadığı kararlarına karşı CMK m. 173/5 uyarınca itiraz kanun yolu kapalıdır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu