Kişi Güvenlik Belgesinin Verilmemesi ve Yargı Kararları

by Avukat Erdal Ersoy
Kişi Güvenlik Belgesinin Verilmemesi ve Yargı Kararları

Kişi güvenlik belgesi talebinin idarece reddi ya da mevcut belgenin iptali, ilgilinin yalnızca gizlilik dereceli o işe yönelik olarak çalışamaması sonucunu doğurmakta olup belirli bir meslekten çıkarılma niteliği taşımaz. İdarenin bu yöndeki kararlarının hukuka uygun kabul edilebilmesi için somut ve hukuken geçerli delillere dayanması aranır. Hakkında başkaca olumsuz tespit bulunmayan kişiler bakımından aile bireylerine yönelik soyut istihbari kayıtlar veya şahsi kusur içermeyen durumlar güvenlik belgesinin reddi için tek başına yeterli kabul edilmemektedir.

Danıştay 10. Daire, E. 2024/871, K. 2024/1327Kaynağı aç
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2024/871 E.  ,  2024/1327 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/871 Karar No : 2024/1327 TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi… İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. SAVUNMALARIN_ÖZETİ : Savunma alınmamıştır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin esasının incelenmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hâkiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlendikten sonra, yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin gereği görüşüldü: Dava, TUŞAŞ nezdinde gizlilik dereceli savunma sanayi projelerinde çalışmak üzere davacı adına kişi güvenlik belgesi tanzim edilmemesine dair işlemin iptali istemiyle açılmıştır. Dava dosyasının incelenmesinden; … İdare Mahkemesince, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karara karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere reddedildiği, davalı idare tarafından Danıştay'a hitaben verilen 24/01/2024 kayıt tarihli dilekçe ile … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin anılan kararının temyizen incelenerek bozulmasının istenildiği anlaşılmaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la eklenen geçici 8. maddesinde, 6545 sayılı Kanun'la kanun yollarına ilişkin getirilen hükümlerin 2576 sayılı Kanun'un anılan Kanun'la değişik 3. maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları (20/07/2016) tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanacağı, aynı Kanun'un "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 6. fıkrasında, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu ve "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin bu maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararlara karşı Danıştay'da temyiz isteminde bulunulabileceği, "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kesin bir karar hakkında olması hâlinde kararı veren mercinin temyiz isteminin reddine karar vereceği, aynı maddenin 7. fıkrasında ise temyizin kesin bir karar hakkında olması hâlinde 6. fıkrada sözü edilen kararın Danıştay'ın ilgili dairesince kesin olarak verileceği kurala bağlanmıştır. Bu kapsamda, uyuşmazlığın yukarıda bahsedilen mevzuat uyarınca temyize tabi olup olmadığının belirlenebilmesi için işlemin hukuki niteliğinin ortaya konulması gerekmektedir. Davalı idareden talep edilen kişi güvenlik belgesine ilişkin düzenlemelerin yer aldığı 5202 sayılı Savunma Sanayii Güvenliği Kanunu'nda ve anılan Kanun'a dayanılara çıkarılan, 04/06/2010 tarih ve 27601 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Savunma Sanayii Güvenliği Yönetmeliği'nde yer alan düzenlemeler incelendiğinde, söz konusu belgenin gizlilik dereceli bir bilgiyi, belgeyi, projeyi veya malzemeyi, ancak görevi gereği öğrenme ve kullanma sorumluluğu bulunan ve gerekli gizlilik derecesini haiz işlerde çalışanlar hakkında düzenlendiği, belirli sürelerle yenilendiği, söz konusu belgenin düzenlenmesi aşamasında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapıldığı ve belgenin iptal nedenlerine ilişkin hususların düzenlendiği görülmektedir. Bu kapsamda kişi güvenliği belgesinin gizlilik dereceli işlerde çalışanlar için özel olarak düzenlendiği, söz konusu belgenin düzenlenmemesinin veya iptalinin sonucunun ise sadece o işe yönelik olarak çalışamama neticesini doğuracağı, belirli bir meslekten çıkarılma sonucunu doğurmayacağı kuşkusuzdur. Bu durumda; davacı hakkında kişi güvenlik belgesi düzenlenmemesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan dava, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde sayılan temyize tabi davalar arasında yer almadığından … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince istinaf başvurusunun reddi yönünde verilen karar her ne kadar temyiz yolu açık olmak üzere verilmişse de kesin olup, temyizen incelenmesine hukuki olanak bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, temyiz aşamasında yatırılan posta ücretinden artan kısmın isteği halinde davalı idareye iadesine, 04/04/2024 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 6. fıkrasında, Bölge İdare Mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu; "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile Bölge İdare Mahkemelerinin bu maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların Danıştay'da temyiz edilebileceği; "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kesin bir karar hakkında olması halinde kararı veren merciin temyiz isteminin reddine karar vereceği; aynı maddenin 7. fıkrasında ise, temyizin kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hallerde altıncı fıkrada sözü edilen kararın Danıştay'ın ilgili dairesince kesin olarak verileceği, kurala bağlanmıştır. 2577 sayılı Kanun'un yukarıda aktarılan maddeleri gereğince belirli bir mesleğin icrasına yönelik olarak mesleki faaliyetin yapılmasını engelleyen idari işlemler hakkında açılan davalarda verilen kararlardan hangisinin, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca temyize tabi olup olmadığının ortaya konulması gerekmektedir. Bu kapsamda davacının iş akdinin feshi üzerine gizlilik dereceli işlerde çalışamaması sonucunun doğmasına sebep olan dava konusu işlemin belirli bir alanda mesleki faaliyetin icrasının engellenmesine neden olduğu görüldüğünden bu işlemin iptali istemiyle açılan davanın 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde sayılan davalar arasında yer aldığı, temyizen incelenerek bozulması istenen Bölge İdare Mahkemesi kararına karşı temyiz yolunun açık olduğu sonucuna varılmaktadır. Yukarıda açıklanan nedenle, davalı idarenin temyiz isteminin incelenmesi gerektiği oyu ile Daire kararına katılmıyorum.

Kişi Güvenlik Belgesi ve Bilmesi Gereken Kişi Kavramı

5202 sayılı Savunma Sanayii Güvenliği Kanunu'nun 3. maddesinin (e) bendinde kişi güvenlik belgesi; ilgilinin görevi dolayısıyla gizlilik derecesi taşıyan bilgi, belge, proje veya donanıma erişebilmesini ya da bunların yer aldığı sahalara ve tesislere giriş iznini sağlayan resmi belge olarak düzenlenmiştir. Bu düzenleme, stratejik ve gizlilik dereceli alanlarda icra edilecek faaliyetlerin güvenlik çerçevesini çizmektedir.

Kanun'un 3. maddesinin (d) bendinde yer verilen bilmesi gereken kişi tanımı ise gizlilik dereceli bilgi, proje veya malzemeyi yalnızca ifa ettiği görevin gereği olarak öğrenme ve tatbik etme sorumluluğu taşıyan, aynı zamanda gerekli gizlilik derecesine haiz kişi güvenlik belgesi bulunan personeli ifade eder. Böylece gizlilik dereceli verilere erişim, görevin gerektirmesi ile geçerli bir güvenlik belgesine sahip olma şartlarının birlikte gerçekleşmesine bağlanmıştır.

Savunma Sanayii Güvenliği Yönetmeliği'nin 1. maddesi; savunma sanayii alanındaki uluslararası andlaşmalar, doğrudan tedarik, ortak proje programları, teşvik veya yatırım faaliyetleri kapsamında araştırma, geliştirme, üretim ve montaj yürüten gerçek veya tüzel kişiler ile personelin tasarrufundaki gizlilik dereceli tüm bilgi, malzeme ve yerlerin korunmasına dair usulleri belirlemektedir.

Belgenin Verilmemesi veya İptalinin Mesleki Faaliyete Etkisi

Danıştay 10. Dairesinin 2024/871 Esas ve 2024/1327 Karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere, kişi güvenlik belgesi gizlilik dereceli işlerde görev alanlar için özel olarak tesis edilen bir idari belgedir. Anılan belgenin düzenlenmemesi veya yürürlükteki belgenin iptal edilmesi sadece o işe yönelik olarak çalışamama sonucunu meydana getirir. Bu işlem, ilgilinin belirli bir meslekten çıkarılması sonucunu doğurmaz.

Güvenlik Soruşturmasında Somut Delil İlkesi

Daha önce kişi güvenlik belgesi alarak görev yapmış olan ve hakkında herhangi bir adli soruşturma veya kovuşturma bulunmayan kişiler hakkında tesis edilen ret işlemlerinde somut delil aranmaktadır. İlgilinin şahsına ilişkin hukuken kabul edilebilir somut bir veri sunulamadığı durumlarda, yalnızca bir yakını hakkındaki istihbari kayıtlar kişi güvenlik belgesi verilmemesine tek başına gerekçe yapılamaz.

Adli sicil kaydı temiz olan ve hakkında adli bir soruşturma ya da kovuşturma yürütülmeyen ilgililerin geçmiş tarihlerde Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan bir eğitim kurumunda uzaktan yüksek lisans eğitimi almış olması da tek başına güvenlik belgesinin iptali veya yenilenmemesi için yeterli görülmemektedir. İdarece ilgilinin güvenilirliğini zedeleyen başkaca somut delil ortaya konulmadıkça bu yöndeki eğitim geçmişine dayanılarak işlem tesis edilmesi hukuka aykırı bulunmaktadır.

NATO Kadrolarında Görev Alacak Personelin Güvenlik Şartı

NATO kadrolarında istihdam edilecek sivil personel bakımından tabi olunan milli mevzuat uyarınca güvenlik soruşturması yapılarak kişi güvenlik belgesi düzenlenmesi ön koşuldur. NATO Personel Güvenlik Direktifi çerçevesinde ilgilinin eylem veya söylemleriyle dürüstlük, güvenilirlik ve devlete sadakate aykırı bir tutum sergilemesi belge düzenlenmesine engel haller arasında sayılmıştır. Yetkili makamlar belge tanzimine dayanak soruşturmayı yürütürken tüm riskleri değerlendirmek ve sadakat ile dürüstlük kriterlerinin şüpheye yer bırakmayacak biçimde mevcudiyetini gözetmekle yükümlüdür.

Kişi Güvenlik Belgesi Davalarında İstinaf ve Temyiz Yolu

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesi uyarınca, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin bu maddede tahdidi olarak sayılan uyuşmazlıklar hakkında verdikleri kararlar kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir. Maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde, belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları temyiz kanun yoluna tabi tutulmuştur.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 46Kaynağı aç
Madde 46 – (Değişik: 18/6/2014-6545/20 md.) Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir:[34] a) Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları. b) (İptal bent: Anayasa Mahkemesinin 26/7/2023 tarihli ve E.:2023/36 K.:2023/142 sayılı Kararı ile) (Yeniden Düzenleme:28/7/2024-7524/53 md.) Konusu dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar. c) (Ek:28/7/2024-7524/53 md.) Konusu iki yüz yetmiş bin Türk lirasını aşıp dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşmayan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan ve istinaf kanun yolu incelemesinde kaldırma kararı üzerine yeniden karar verilen davalar. d) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları. e) Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları. f) Müşterek kararnameyle yapılan atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri ile daire başkanı ve daha üst düzey kamu görevlilerinin atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri hakkında açılan iptal davaları. g) İmar planları, parselasyon işlemlerinden kaynaklanan davalar. h) Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca itiraz üzerine verilen kararlar ile 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun uygulanmasından doğan davalar. ı) Maden, taşocakları, orman, jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular ile ilgili mevzuatın uygulanmasına ilişkin işlemlere karşı açılan davalar. i) Ülke çapında uygulanan öğrenim ya da bir meslek veya sanatın icrası veyahut kamu hizmetine giriş amacıyla yapılan sınavlar hakkında açılan davalar. j) Liman, kruvaziyer limanı, yat limanı, marina, iskele, rıhtım, akaryakıt ve sıvılaştırılmış petrol gazı boru hattı gibi kıyı tesislerine işletme izni verilmesine ilişkin mevzuatın uygulanmasından doğan davalar. k) 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanunun uygulanmasından ve 16/7/1997 tarihli ve 4283 sayılı Yap-İşlet Modeli ile Elektrik Enerjisi Üretim Tesislerinin Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışının Düzenlenmesi Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan davalar. l) 6/6/1985 tarihli ve 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun uygulanmasından doğan davalar. m) 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun uygulanmasından doğan davalar. n) Düzenleyici ve denetleyici kurullar tarafından görevli oldukları piyasa veya sektörle ilgili olarak alınan kararlara karşı açılan davalar. Temyiz edilemeyecek kararlar:

Danıştay 10. Dairesinin 2024/871 Esas ve 2024/1327 Karar sayılı kararında, kişi güvenlik belgesi düzenlenmemesi işleminin belirli bir meslekten çıkarılma niteliğinde olmadığı, yalnızca gizlilik dereceli o işe yönelik çalışamama neticesi doğurduğu kabul edilmiştir. Bu sebeple anılan uyuşmazlıkların 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde sayılan temyize tabi davalar arasında yer almadığına, bölge idare mahkemesinin istinaf incelemesi sonucunda verdiği kararın kesin olduğuna ve temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmiştir. Öte yandan söz konusu kararda, işlemin belirli bir alandaki mesleki faaliyetin icrasını engellemesi sebebiyle temyize tabi bulunması gerektiğini savunan karşı oy da yer almaktadır.

Kişi güvenlik belgesinin verilmemesi meslekten çıkarma sonucunu doğurur mu?

Hayır, kişi güvenlik belgesinin düzenlenmemesi veya iptali belirli bir meslekten çıkarılma sonucunu doğurmaz; yalnızca gizlilik dereceli o işe yönelik olarak çalışamama neticesi doğurur.

Yakınlar hakkındaki istihbari bilgi belge reddine tek başına gerekçe olabilir mi?

Hayır, hakkında herhangi bir adli soruşturma veya kovuşturma bulunmayan ve daha önce belgesiyle çalışmış kişi yönünden yalnızca bir yakını hakkındaki istihbari bilgi, başkaca somut delil yoksa ret işlemi için tek başına yeterli kabul edilmez.

Kapatılan kurumda uzaktan yüksek lisans yapmak güvenlik belgesi iptaline sebep olur mu?

Hayır, adli sicil kaydı temiz olan ve hakkında adli bir soruşturma bulunmayan kişinin kapatılan kurumda uzaktan yüksek lisans yapmış olması, başkaca somut ve hukuken kabul edilebilir delil sunulmadıkça belgenin iptali veya yenilenmemesi için tek başına yeterli değildir.

Kişi güvenlik belgesi davalarında bölge idare mahkemesi kararı temyiz edilebilir mi?

Kişi güvenlik belgesi düzenlenmemesine ilişkin davalar 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde sayılan temyize tabi uyuşmazlıklardan olmadığından, bölge idare mahkemesince verilen istinaf kararları kesindir ve Danıştay nezdindeki temyiz istemi incelenmeksizin reddedilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu