Kişi güvenlik belgesi talebinin idarece reddi ya da mevcut belgenin iptali, ilgilinin yalnızca gizlilik dereceli o işe yönelik olarak çalışamaması sonucunu doğurmakta olup belirli bir meslekten çıkarılma niteliği taşımaz. İdarenin bu yöndeki kararlarının hukuka uygun kabul edilebilmesi için somut ve hukuken geçerli delillere dayanması aranır. Hakkında başkaca olumsuz tespit bulunmayan kişiler bakımından aile bireylerine yönelik soyut istihbari kayıtlar veya şahsi kusur içermeyen durumlar güvenlik belgesinin reddi için tek başına yeterli kabul edilmemektedir.
Danıştay 10. Daire, E. 2024/871, K. 2024/1327Kaynağı aç
Kişi Güvenlik Belgesi ve Bilmesi Gereken Kişi Kavramı
5202 sayılı Savunma Sanayii Güvenliği Kanunu'nun 3. maddesinin (e) bendinde kişi güvenlik belgesi; ilgilinin görevi dolayısıyla gizlilik derecesi taşıyan bilgi, belge, proje veya donanıma erişebilmesini ya da bunların yer aldığı sahalara ve tesislere giriş iznini sağlayan resmi belge olarak düzenlenmiştir. Bu düzenleme, stratejik ve gizlilik dereceli alanlarda icra edilecek faaliyetlerin güvenlik çerçevesini çizmektedir.
Kanun'un 3. maddesinin (d) bendinde yer verilen bilmesi gereken kişi tanımı ise gizlilik dereceli bilgi, proje veya malzemeyi yalnızca ifa ettiği görevin gereği olarak öğrenme ve tatbik etme sorumluluğu taşıyan, aynı zamanda gerekli gizlilik derecesine haiz kişi güvenlik belgesi bulunan personeli ifade eder. Böylece gizlilik dereceli verilere erişim, görevin gerektirmesi ile geçerli bir güvenlik belgesine sahip olma şartlarının birlikte gerçekleşmesine bağlanmıştır.
Savunma Sanayii Güvenliği Yönetmeliği'nin 1. maddesi; savunma sanayii alanındaki uluslararası andlaşmalar, doğrudan tedarik, ortak proje programları, teşvik veya yatırım faaliyetleri kapsamında araştırma, geliştirme, üretim ve montaj yürüten gerçek veya tüzel kişiler ile personelin tasarrufundaki gizlilik dereceli tüm bilgi, malzeme ve yerlerin korunmasına dair usulleri belirlemektedir.
Belgenin Verilmemesi veya İptalinin Mesleki Faaliyete Etkisi
Danıştay 10. Dairesinin 2024/871 Esas ve 2024/1327 Karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere, kişi güvenlik belgesi gizlilik dereceli işlerde görev alanlar için özel olarak tesis edilen bir idari belgedir. Anılan belgenin düzenlenmemesi veya yürürlükteki belgenin iptal edilmesi sadece o işe yönelik olarak çalışamama sonucunu meydana getirir. Bu işlem, ilgilinin belirli bir meslekten çıkarılması sonucunu doğurmaz.
Güvenlik Soruşturmasında Somut Delil İlkesi
Daha önce kişi güvenlik belgesi alarak görev yapmış olan ve hakkında herhangi bir adli soruşturma veya kovuşturma bulunmayan kişiler hakkında tesis edilen ret işlemlerinde somut delil aranmaktadır. İlgilinin şahsına ilişkin hukuken kabul edilebilir somut bir veri sunulamadığı durumlarda, yalnızca bir yakını hakkındaki istihbari kayıtlar kişi güvenlik belgesi verilmemesine tek başına gerekçe yapılamaz.
Adli sicil kaydı temiz olan ve hakkında adli bir soruşturma ya da kovuşturma yürütülmeyen ilgililerin geçmiş tarihlerde Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan bir eğitim kurumunda uzaktan yüksek lisans eğitimi almış olması da tek başına güvenlik belgesinin iptali veya yenilenmemesi için yeterli görülmemektedir. İdarece ilgilinin güvenilirliğini zedeleyen başkaca somut delil ortaya konulmadıkça bu yöndeki eğitim geçmişine dayanılarak işlem tesis edilmesi hukuka aykırı bulunmaktadır.
NATO Kadrolarında Görev Alacak Personelin Güvenlik Şartı
NATO kadrolarında istihdam edilecek sivil personel bakımından tabi olunan milli mevzuat uyarınca güvenlik soruşturması yapılarak kişi güvenlik belgesi düzenlenmesi ön koşuldur. NATO Personel Güvenlik Direktifi çerçevesinde ilgilinin eylem veya söylemleriyle dürüstlük, güvenilirlik ve devlete sadakate aykırı bir tutum sergilemesi belge düzenlenmesine engel haller arasında sayılmıştır. Yetkili makamlar belge tanzimine dayanak soruşturmayı yürütürken tüm riskleri değerlendirmek ve sadakat ile dürüstlük kriterlerinin şüpheye yer bırakmayacak biçimde mevcudiyetini gözetmekle yükümlüdür.
Kişi Güvenlik Belgesi Davalarında İstinaf ve Temyiz Yolu
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesi uyarınca, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin bu maddede tahdidi olarak sayılan uyuşmazlıklar hakkında verdikleri kararlar kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir. Maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde, belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları temyiz kanun yoluna tabi tutulmuştur.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 46Kaynağı aç
Danıştay 10. Dairesinin 2024/871 Esas ve 2024/1327 Karar sayılı kararında, kişi güvenlik belgesi düzenlenmemesi işleminin belirli bir meslekten çıkarılma niteliğinde olmadığı, yalnızca gizlilik dereceli o işe yönelik çalışamama neticesi doğurduğu kabul edilmiştir. Bu sebeple anılan uyuşmazlıkların 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde sayılan temyize tabi davalar arasında yer almadığına, bölge idare mahkemesinin istinaf incelemesi sonucunda verdiği kararın kesin olduğuna ve temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmiştir. Öte yandan söz konusu kararda, işlemin belirli bir alandaki mesleki faaliyetin icrasını engellemesi sebebiyle temyize tabi bulunması gerektiğini savunan karşı oy da yer almaktadır.
Kişi güvenlik belgesinin verilmemesi meslekten çıkarma sonucunu doğurur mu?
Hayır, kişi güvenlik belgesinin düzenlenmemesi veya iptali belirli bir meslekten çıkarılma sonucunu doğurmaz; yalnızca gizlilik dereceli o işe yönelik olarak çalışamama neticesi doğurur.
Yakınlar hakkındaki istihbari bilgi belge reddine tek başına gerekçe olabilir mi?
Hayır, hakkında herhangi bir adli soruşturma veya kovuşturma bulunmayan ve daha önce belgesiyle çalışmış kişi yönünden yalnızca bir yakını hakkındaki istihbari bilgi, başkaca somut delil yoksa ret işlemi için tek başına yeterli kabul edilmez.
Kapatılan kurumda uzaktan yüksek lisans yapmak güvenlik belgesi iptaline sebep olur mu?
Hayır, adli sicil kaydı temiz olan ve hakkında adli bir soruşturma bulunmayan kişinin kapatılan kurumda uzaktan yüksek lisans yapmış olması, başkaca somut ve hukuken kabul edilebilir delil sunulmadıkça belgenin iptali veya yenilenmemesi için tek başına yeterli değildir.
Kişi güvenlik belgesi davalarında bölge idare mahkemesi kararı temyiz edilebilir mi?
Kişi güvenlik belgesi düzenlenmemesine ilişkin davalar 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde sayılan temyize tabi uyuşmazlıklardan olmadığından, bölge idare mahkemesince verilen istinaf kararları kesindir ve Danıştay nezdindeki temyiz istemi incelenmeksizin reddedilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

