Düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde bankaya ibraz edilen çek hakkında karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi, hamilin şikâyeti üzerine her bir çek için binbeşyüz güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Hükmedilecek adli para cezası, çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olamaz. Mahkeme mahkûmiyet kararıyla birlikte ayrıca çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına, hâlihazırda yasak mevcutsa bu yasağın devamına hükmeder.
5941 sayılı ÇEK KANUNU m. 5Kaynağı aç
yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında,
çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi
hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne
kadar adli para cezasına hükmolunur. Ancak, hükmedilecek adli para cezası; çek
bedelinin karşılıksız kalan miktarı, (…)[8]
az olamaz. Mahkeme ayrıca, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına; bu
yasağın bulunması hâlinde, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının devamına
hükmeder. Yargılama sırasında da resen mahkeme tarafından koruma tedbiri olarak
çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına karar verilir. Çek düzenleme ve çek
hesabı açma yasağı, çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişi, bu tüzel kişi
adına çek keşide edenler ve karşılıksız çekin bir sermaye şirketi adına
düzenlenmesi durumunda ayrıca yönetim organı ile ticaret siciline tescil edilen
şirket yetkilileri hakkında uygulanır. Koruma tedbiri olarak verilen çek
düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararlarına karşı yapılan itirazlar
bakımından 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 353 üncü
maddesinin birinci fıkrası hükmü uygulanır. Bu suçtan dolayı açılan davalar
icra mahkemesinde görülür ve İcra ve İflas Kanununun 347, 349, 350, 351, 352 ve
353 üncü maddelerinde düzenlenen yargılama usulüne ilişkin hükümler uygulanır.
Bu davalar çekin tahsil için bankaya ibraz edildiği veya çek hesabının açıldığı
banka şubesinin bulunduğu yer ya da hesap sahibinin yahut şikâyetçinin yerleşim
yeri mahkemesinde görülür.
(2) (Mülga: 31/1/2012-6273/3 md.; Yeniden düzenleme: 15/7/2016-6728/63
md.) Birinci fıkra hükmüne göre çek karşılığını ilgili banka hesabında
bulundurmakla yükümlü olan kişi, çek hesabı sahibidir. Çek hesabı sahibinin
tüzel kişi olması hâlinde, bu tüzel kişinin mali işlerini yürütmekle
görevlendirilen yönetim organının üyesi, böyle bir belirleme yapılmamışsa
yönetim organını oluşturan gerçek kişi veya kişiler, çek karşılığını ilgili banka
hesabında bulundurmakla yükümlüdür. Birinci fıkra uyarınca hakkında çek
düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilenler, yasaklılıkları süresince
sermaye şirketlerinin yönetim organlarında görev alamazlar. Ancak, hakkında
yasaklama kararı verilenlerin mevcut organ üyelikleri görev sürelerinin sonuna
kadar devam eder.
(3) Çek hesabı sahibi gerçek kişi,
kendisi adına çek düzenlemek üzere bir başkasını temsilci veya vekil olarak
tayin edemez. Gerçek kişinin temsilcisi veya vekili olarak çek düzenlenmesi
hâlinde, bu çekten dolayı hukukî ve cezai sorumluluk çek hesabı sahibine
aittir.[9][10]
(4) (Mülga: 31/1/2012-6273/3 md.)
(5) Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı ile ilgili olarak,
herhangi bir adres değişikliği bildiriminde bulunulmadığı sürece ilgilinin çek
hesabı açtırırken bildirdiği adrese 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat
Kanununun 35 inci maddesine göre derhal tebligat çıkarılır. Adresin bankaya
yanlış bildirilmesi veya fiilen terkedilmiş olması hâlinde de, tebligat
yapılmış sayılır.
(6) Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmiş olan
kişi, elindeki bütün çek yapraklarını ait olduğu bankalara iade etmekle
yükümlüdür. Bu kişi adına yeni bir çek hesabı açılamaz.
(7) Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmiş olan
kişi, kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren on gün içinde,
düzenlemiş bulunduğu ve henüz karşılığı tahsil edilmemiş olan çekleri,
düzenleme tarihlerini, miktarlarını ve varsa lehtarlarını da göstermek
suretiyle, muhatap bankaya liste hâlinde vermekle yükümlüdür.
(8) (Değişik: 15/7/2016-6728/63 md.) Çek düzenleme ve çek hesabı
açma yasağı kararına ilişkin bilgiler, güvenli elektronik imza ile
imzalandıktan sonra, Adalet Bakanlığı Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP)
aracılığıyla MERSİS ile Risk Merkezine elektronik ortamda bildirilir. Hakkında
çek hesabı açma yasağı kararı verilen kişiler, Risk Merkezi tarafından
bankalara bildirilir. Bu bildirimler ile bankalara yapılacak duyurulara ilişkin
esas ve usuller, Adalet Bakanlığının uygun görüşü alınarak Risk Merkezi
tarafından belirlenir.
(9) (Mülga: 31/1/2012-6273/3 md.; Yeniden düzenleme: 15/7/2016-6728/63
md.) Karşılıksız kalan bir çekle ilgili olarak yapılan yargılama
neticesinde mahkeme tarafından beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın
düşmesi veya davanın reddine karar verilmesi hâlinde, aynı kararda, çek
düzenleme ve çek hesabı açma yasağının kaldırılmasına karar verilir. Çek
düzenleme ve çek hesabı açma yasağının kaldırılmasına ilişkin kararların
kesinleşmesi üzerine, bu kararlar, MERSİS ile Risk Merkezine sekizinci
fıkradaki usullere göre bildirilir ve ilan olunur.
(10) (Değişik: 15/7/2016-6728/63 md.) Birinci fıkrada tanımlanan
suç nedeniyle, ön ödeme, uzlaşma ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin
hükümler uygulanmaz.
(11) (Mülga: 31/1/2012-6273/3 md.;
Ek: 15/7/2016-6728/63 md.) Birinci fıkra uyarınca verilen adli para
cezalarının ödenmemesi durumunda, bu ceza, 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı
Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106 ncı maddesinin
üçüncü fıkrasında yer alan kamuya yararlı bir işte çalıştırma kararı
verilmeksizin doğrudan hapis cezasına çevrilir.
Etkin pişmanlık ve çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının
kaldırılması
Karşılıksız çek suçu ve adli para cezasının hesaplanması
5941 sayılı Çek Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezai sorumluluk, çekin kanuni ibraz süresi içinde ibraz edilmesine ve muhatap bankaca karşılıksızdır işleminin yapılmasına sebebiyet verilmesiyle doğar. Bu suçtan dolayı yargılama yapılması ve ceza tayin edilmesi hamilin süresinde yapacağı şikâyete bağlıdır. Kanuni yaptırım her bir çek yaprağı için müstakil olarak belirlenir ve adli para cezasının üst sınırı binbeşyüz gün olarak uygulanır.
Adli para cezasının temel hesaplama yöntemi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52 nci maddesinde gösterilmiştir. Özel kanunlarda farklı bir hüküm bulunmadıkça adli para cezası, en az beş ve en fazla yediyüzotuz tam gün sayısı üzerinden hesaplanır ve belirlenen toplam tutar Devlet Hazinesine ödenir. Çek Kanunu’nun maktu olarak getirdiği binbeşyüz günlük tavan sınır, Türk Ceza Kanunu’ndaki genel üst sınıra göre özel nitelik taşır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 52Kaynağı aç
hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam
gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması
suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden
ibarettir.
(2) En az yüz ve en fazla beşyüz Türk Lirası olan bir gün
karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi halleri
göz önünde bulundurularak takdir edilir.[11]
(3) Kararda, adlî para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün
sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir.
(4) Hakim, ekonomik ve şahsi hallerini göz önünde bulundurarak, kişiye
adlî para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir
yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler
halinde ödenmesine de karar verebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit
miktarı dörtten az olamaz. Kararda, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi
halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para
cezasının hapse çevrileceği belirtilir.
İKİNCİ
BÖLÜM
Güvenlik
Tedbirleri
Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma[12]
Bir gün karşılığı takdir edilecek adli para cezası miktarı en az yüz, en fazla beşyüz Türk Lirasıdır. Hâkim bu miktarı belirlerken kişinin ekonomik durumunu ve diğer şahsi hâllerini dikkate alır. Verilen mahkûmiyet kararında, adli para cezasının hesabına esas teşkil eden tam gün sayısı ile bir güne karşılık gelen Türk Lirası tutarı ayrı ayrı gösterilmek zorundadır.
Gün sayısı ve günlük miktar üzerinden yapılan çarpım sonucuna bakılmaksızın, Çek Kanunu cezaya kesin bir alt sınır getirmiştir. Buna göre hükmedilecek adli para cezası, çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından daha az bir tutar olarak takdir edilemez.
Karşılığı hesapta bulundurma yükümlülüğü ve sorumluluk
Çek Kanunu’nun 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, ibraz anında çek karşılığını banka hesabında hazır bulundurma yükümlülüğü çek hesabı sahibine aittir. Hesap sahibi bir tüzel kişi ise bu yükümlülük, tüzel kişinin mali işlerini sevk ve idare etmekle görevlendirilen yönetim organı üyesindedir. Şayet yönetim organında mali işler için özel bir görev dağılımı yapılmamışsa, yönetim organını oluşturan tüm gerçek kişiler karşılığı bulundurmakla müştereken yükümlü sayılır.
Çek hesabı sahibi gerçek kişi, kendisi adına çek düzenlemek üzere bir başkasını temsilci veya vekil olarak tayin edemez. Gerçek kişinin temsilcisi veya vekili olarak çek düzenlenmesi hâlinde, bu çekten dolayı hukukî ve cezai sorumluluk çek hesabı sahibine aittir.
Yetkili mahkeme, yargılama usulü ve şikâyet süresi
Karşılıksız çek suçuna ilişkin davalar icra mahkemesinde görülür. Bu davalarda 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 347, 349, 350, 351, 352 ve 353 üncü maddelerinde düzenlenen yargılama usulü kuralları uygulanır. Yetkili mahkeme bakımından ise kanun koyucu seçimlik yetki tanımıştır; dava çekin tahsil amacıyla bankaya ibraz edildiği yerde, çek hesabının açıldığı banka şubesinin yerinde, hesap sahibinin yerleşim yerinde veya şikâyetçinin yerleşim yerinde açılabilir.
Yargılamada uygulanması öngörülen İcra ve İflas Kanunu’nun 347 nci maddesi uyarınca şikâyet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer. Bu hak düşürücü süreler içinde şikâyet dilekçesi verilmediği takdirde icra mahkemesinde ceza davası açılamaz.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 347Kaynağı aç
347 – (Değişik: 31/5/2005-5358/19 md.)
Bu
Bapta yer alan fiillerden dolayı şikâyet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten
itibaren üç ay ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle
düşer.
Yetki:
Çek Kanunu’nun 5 inci maddesinin onuncu fıkrasındaki emredici kural gereğince, karşılıksız çek suçu bakımından Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yer alan ön ödeme, uzlaşma ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması müesseseleri uygulanamaz.
Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı
İcra mahkemesi, yargılama neticesinde adli para cezasına hükmettiğinde bu cezanın yanında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına, hâlihazırda yasak bulunması hâlinde ise bu yasağın devamına hükmeder. Yargılama sırasında da mahkeme tarafından resen koruma tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına karar verilir.
Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının muhatapları; çek hesabının sahibi olan gerçek veya tüzel kişiler ile tüzel kişi namına keşide işlemi yapanlardır. Karşılıksız kalan çek bir sermaye şirketi adına düzenlenmişse, bu tedbir şirketin yönetim organı ile ticaret sicilinde kayıtlı şirket yetkililerini de kapsar. Kendisine yasak getirilen kimseler, bu yasaklılık devam ettiği müddetçe herhangi bir sermaye şirketinin yönetim kurulunda ya da yönetim organında vazife üstlenemez; buna karşılık tedbir tarihinde zaten yürümekte olan organ üyelikleri görev süreleri bitene kadar geçerliliğini korur.
Yargılama devam ederken koruma tedbiri olarak tesis edilen çek düzenleme ve hesap açma yasaklarına karşı İcra ve İflas Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca itiraz edilebilir. Yasak kararının tebliğinde ilgilinin bankaya bildirdiği adreste değişiklik yoksa, tebligat 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35 inci maddesine göre anılan adrese derhal çıkarılır. Adresin bankaya eksik veya hatalı bildirilmiş olması yahut adresin fiilen terk edilmesi tebligatın geçerliliğini etkilemez ve tebligat yapılmış sayılır.
Hakkında yasak kararı verilen kişi, elinde mevcut olan tüm çek defterlerini ve yapraklarını ilgili bankalara derhal iade etmek zorundadır. Bu kişi adına bankalarda yeni bir çek hesabı tesis edilemez. Yasaklı kişi ayrıca kararın kendisine tebliğinden itibaren on gün içerisinde, keşide etmiş olduğu fakat karşılığı henüz bankadan tahsil edilmemiş durumdaki çekleri düzenleme tarihlerini, miktarlarını ve varsa lehtarlarını gösterecek biçimde bir liste düzenleyip muhatap bankaya sunmakla yükümlüdür.
Yasaklama kararlarına ilişkin bilgiler, icra mahkemesince güvenli elektronik imza ile imzalanarak Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden Merkezi Sicil Kayıt Sistemi ile Risk Merkezine elektronik yolla aktarılır. Yasaklılık bilgisi Risk Merkezi vasıtasıyla tüm bankalara duyurulur.
İcra mahkemesinde yürütülen yargılama sonucunda sanık hakkında beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın düşmesi ya da davanın reddi yönünde bir hüküm kurulursa, mahkeme aynı kararla birlikte çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının kaldırılmasına da karar verilir. Yasağın kaldırılması kararı kesinleştiğinde durum Merkezi Sicil Kayıt Sistemi ile Risk Merkezine iletilir ve ilan edilir.
Cezanın infazı ve adli para cezasının ödenmemesi
Türk Ceza Kanunu’nun 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasına göre mahkeme, hükümlünün kişisel ve ekonomik durumunu değerlendirerek adli para cezasının kesinleşmesinden itibaren bir yılı aşmamak üzere mehil tanıyabilir veya cezanın taksitle ödenmesine hükmedebilir. Taksit süresi iki yılı aşamaz ve taksit adedi dörtten az olamaz. Taksitlerden biri vaktinde ödenmediğinde kalan tutarın tamamı muaccel hâle gelir ve kararda ödenmeyen tutarın hapse çevrileceği ihtar edilir.
Çek Kanunu’nun 5 inci maddesinin on birinci fıkrası, bu suçtan kaynaklanan adli para cezalarının ödenmemesi durumuna özel bir infaz kuralı getirmiştir. Genel infaz rejiminde yer alan kamuya yararlı bir işte çalıştırma kararı bu cezalarda uygulanmaz; ödenmeyen adli para cezası 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasındaki seçenek işletilmeksizin doğrudan doğruya hapis cezasına dönüştürülür.
Karşılıksız bedelin ödenmesi ve yasağın kaldırılması
5941 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi, çek bedelinin ödenmesi hâlinde etkin pişmanlık sonuçlarını düzenlemiştir. Çekin üzerinde yazılı düzenleme tarihine göre kanuni ibraz tarihinden itibaren işleyecek, 3095 sayılı Kanuna göre ticari işlerde temerrüt faiz oranı üzerinden hesaplanan faiziyle birlikte karşılıksız kalan tutarın tamamen ödenmesi durumunda, dava yargılama safhasında ise mahkemece düşme kararı verilir. Ödeme mahkûmiyet kararının kesinleşmesinden sonra gerçekleştirilirse mahkeme hükmün tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına hükmeder.
5941 sayılı ÇEK KANUNU m. 6Kaynağı aç
(1) Karşılıksız kalan çek bedelinin, çekin üzerinde yazılı bulunan
düzenleme tarihine göre kanunî ibraz tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı
Kanuna göre ticarî işlerde temerrüt faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile
birlikte tamamen ödeyen kişi hakkında,
a) Yargılama aşamasında mahkeme tarafından davanın düşmesine,
b) Mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra mahkeme tarafından hükmün
bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına,
karar verilir. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının kaldırıldığı,
MERSİS ile Risk Merkezine 5 inci maddenin sekizinci fıkrasındaki usullere göre
bildirilir ve ilan olunur.
(2) Şikâyetten vazgeçme hâlinde de birinci fıkra hükmü uygulanır.
(3) Kişi, mahkûm olduğu cezanın tamamen infaz edildiği tarihten itibaren
üç yıl ve her halde yasağın konulduğu tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra,
hükmü veren mahkemeden çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının
kaldırılmasını isteyebilir; mahkemenin vereceği karara itiraz edebilir. Bu
itiraz bakımından İcra ve İflas Kanununun 353 üncü maddesinin birinci fıkrası
hükmü uygulanır. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının kaldırılmasına
ilişkin karar kesinleştiğinde, yasağın kaldırıldığı, MERSİS ile Risk Merkezine
5 inci maddenin sekizinci fıkrasındaki usullere göre bildirilir ve ilan olunur.
Diğer ceza hükümleri
Borcun faiziyle tamamen ödenmesi üzerine verilen kararlarla çek yasağı kalkar; bu husus Merkezi Sicil Kayıt Sistemi ile Risk Merkezine bildirilerek ilan olunur. Müştekinin şikâyetinden vazgeçmesi durumunda da çek bedeli ve faizinin tamamen ödenmesine bağlanan aynı hukuki sonuçlar aynen tatbik edilir.
Ödeme veya şikâyetten vazgeçme şartları gerçekleşmese dahi, hükümlü kişi hakkında uygulanan çek yasağının belirli bir zaman diliminden sonra kaldırılması mümkündür. Kişi, kesinleşen mahkûmiyet cezasının bütünüyle infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl ve her koşulda yasağın konulduğu tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, hükmü veren mahkemeden yasağın kaldırılmasını isteyebilir. Bu talebe ilişkin mahkeme kararlarına karşı İcra ve İflas Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca itiraz yolu açıktır. Karar kesinleştiğinde MERSİS ve Risk Merkezine bildirim yapılarak ilan edilir.
Sık sorulan sorular
Karşılıksız çek nedeniyle ceza verilmesi şikâyete bağlı mıdır?
Evet, kanuni ibraz süresi içinde karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında ceza davası açılması hamilin şikâyetine bağlıdır. Bu davalarda uygulanan kural gereği şikâyet hakkı, eylemin öğrenildiği andan itibaren üç ay ve eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde kullanılmadığında düşer.
Karşılıksız çek suçu için öngörülen adli para cezasının sınırları nelerdir?
Mahkeme her bir çek bakımından binbeşyüz güne kadar adli para cezasına hükmedebilir. Verilecek adli para cezasının nihai miktarı, çek bedelinin karşılıksız kalan tutarından daha az olamaz.
Karşılıksız çek davası nerede açılır?
Dava icra mahkemesinde açılır. Yetkili mahkeme; çekin tahsil için ibraz edildiği yer, çek hesabının açıldığı banka şubesinin yeri, hesap sahibinin yerleşim yeri veya şikâyetçinin yerleşim yeri mahkemesidir.
Bu suçta uzlaşma ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanabilir mi?
Hayır, Çek Kanunu’nun açık düzenlemesi uyarınca karşılıksız çek suçu nedeniyle ön ödeme, uzlaşma ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) hükümleri tatbik edilemez.
Çek tutarı faiziyle ödendiğinde dava veya ceza nasıl etkilenir?
Kanuni ibraz tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile çek bedelinin tamamen ödenmesi hâlinde, yargılama safhasında davanın düşmesine; mahkûmiyet kesinleştikten sonra ise hükmün tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına karar verilir.
Süre geçtikten sonra çek yasağının kaldırılması mahkemeden nasıl istenir?
Hükmolunan cezanın bütünüyle infaz edilmesinden itibaren üç yıl ve her koşulda tedbirin konulduğu tarihten itibaren on yıl geçmesiyle birlikte, mahkûm olan kişi kararı veren mahkemeden yasağın kaldırılmasını talep edebilir. Bu talep yolu, karşılıksız çek bedelinin faiziyle tamamen ödenmesi ya da şikâyetten vazgeçilmesi hâllerindeki kaldırma sürecinden bağımsızdır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

