İşverenin İşçiyi Uyuşturucu Testine Göndermesi

by Avukat Erdal Ersoy
İşverenin İşçiyi Uyuşturucu Testine Göndermesi

4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesi, süresi belirli olsun veya olmasın, yalnızca maddede yazılı hâllerde iş sözleşmesinin sürenin bitiminden önce ya da bildirim süresi beklenmeksizin feshedilebilmesini düzenler. İşçinin işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu maddeleri kullanması bu hâller arasındadır. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 28. maddesinin birinci fıkrası da işyerine sarhoş veya uyuşturucu madde almış olarak gelmeyi ve işyerinde alkollü içki veya uyuşturucu madde kullanmayı yasaklar.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 25Kaynağı aç
Madde 25 – Süresi belirli olsun veya olmasın işveren, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir: I- Sağlık sebepleri: a) İşçinin kendi kastından veya derli toplu olmayan yaşayışından yahut içkiye düşkünlüğünden doğacak bir hastalığa yakalanması veya engelli hâle gelmesi durumunda, bu sebeple doğacak devamsızlığın ardı ardına üç iş günü veya bir ayda beş iş gününden fazla sürmesi.[7] b) İşçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanması durumunda. (a) alt bendinde sayılan sebepler dışında işçinin hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi hallerde işveren için iş sözleşmesini bildirimsiz fesih hakkı; belirtilen hallerin işçinin işyerindeki çalışma süresine göre 17 nci maddedeki bildirim sürelerini altı hafta aşmasından sonra doğar. Doğum ve gebelik hallerinde bu süre 74 üncü maddedeki sürenin bitiminde başlar. Ancak işçinin iş sözleşmesinin askıda kalması nedeniyle işine gidemediği süreler için ücret işlemez. II- Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri: a) İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek, yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması. b) İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnadlarda bulunması. c) İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması. d) İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması, işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu maddeleri kullanması.[8] e) İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması. f) İşçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi. g) İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi. h) İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi. ı) İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması. III- Zorlayıcı sebepler: İşçiyi işyerinde bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir sebebin ortaya çıkması. IV- İşçinin gözaltına alınması veya tutuklanması halinde devamsızlığın 17 nci maddedeki bildirim süresini aşması. İşçi feshin yukarıdaki bentlerde öngörülen sebeplere uygun olmadığı iddiası ile 18, 20 ve 21 inci madde hükümleri çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir. Derhal fesih hakkını kullanma süresi
6331 sayılı İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU m. 28Kaynağı aç
MADDE 28 – (1) İşyerine, sarhoş veya uyuşturucu madde almış olarak gelmek ve işyerinde alkollü içki veya uyuşturucu madde kullanmak yasaktır. (2) İşveren; işyeri eklentilerinden sayılan kısımlarda, ne gibi hallerde, hangi zamanda ve hangi şartlarla alkollü içki içilebileceğini belirleme yetkisine sahiptir. (3) Aşağıdaki çalışanlar için alkollü içki kullanma yasağı uygulanmaz: a) Alkollü içki yapılan işyerlerinde çalışan ve işin gereği olarak üretileni denetlemekle görevlendirilenler. b) Kapalı kaplarda veya açık olarak alkollü içki satılan veya içilen işyerlerinde işin gereği alkollü içki içmek zorunda olanlar. c) İşinin niteliği gereği müşterilerle birlikte alkollü içki içmek zorunda olanlar. Güvenlik raporu veya büyük kaza önleme politika belgesi

Yasak ve haklı fesih hâli

İş Kanunu'nun 25. maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi, işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmeyi ya da işyerinde bu maddeleri kullanmayı ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hâller arasında sayar. Bent, bu hâlin varlığını esas alır; metni test yaptırmayı, numune almayı veya belirli bir ölçüm sonucunu düzenlemez.

6331 sayılı Kanun'un 28. maddesinin birinci fıkrasındaki yasak hem işyerine bu hâlde gelmeyi hem de işyerinde alkollü içki veya uyuşturucu madde kullanmayı kapsar. Aynı maddenin ikinci fıkrası, işverene işyeri eklentilerinden sayılan kısımlarda hangi hâl, zaman ve şartlarda alkollü içki içilebileceğini belirleme yetkisi verir. Bu yetki alkollü içkiyle sınırlıdır.

28. maddenin üçüncü fıkrasında sayılan çalışanlar için alkollü içki kullanma yasağı uygulanmaz. Fıkra uyuşturucu madde yasağını kaldırmaz; alkollü içki yönünden tanınan istisna uyuşturucu maddeye aynı sonuçla uygulanamaz.

Derhal fesih hakkının kullanılması, işçinin alkol veya uyuşturucu madde alarak işyerine geldiğinin ya da bu maddeleri işyerinde kullandığının somut delillerle gösterilmesine bağlanan bir değerlendirmeye konu olur. Bu, madde metninde ayrıca tanımlanmış bir ispat ölçüsü değildir.

Fesih ve yargı yolu

İşçi, feshin 25. maddedeki bentlerde öngörülen sebeplere uygun olmadığını ileri sürerek 18, 20 ve 21. maddeler çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir. Bu hüküm, 25. maddeye dayanan feshi kendiliğinden yargı yolu dışında bırakmaz. Başvurunun şartları ve davanın nasıl sonuçlanacağı bu fıkrada gösterilmez.

Rıza, bilgilendirme ve vücut bütünlüğü

Uyuşturucu testinin istenebilmesi, meşru bir amacın ve işçinin önceden alınmış rızasının bulunmasına bağlanır. İşveren, meşru amacı ve çalışanın muvafakati olmadan işçiyi teste gönderemez. Bu şartlar, 25. maddedeki fesih hâlinin veya 28. maddedeki yasağın yerini alan ayrı bir kanun hükmü değildir.

Testten önce yöntemin, amacın ve risklerin bildirilmesi ile sonuç hakkında bilgilendirilme ve sonuca itiraz, teste bağlanan hususlar olarak ele alınır. Bunlar 25 ve 28. maddelerde düzenlenmiş bir usul değildir.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 17. maddesine göre herkes yaşama hakkının yanında maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir. Tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı hâller dışında kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; kişi rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz.

2709 sayılı TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI m. 17Kaynağı aç
Madde 17 – Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir. Tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz. Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz. (…)[12] meşru müdafaa hali, yakalama ve tutuklama kararlarının yerine getirilmesi, bir tutuklu veya hükümlünün kaçmasının önlenmesi, bir ayaklanma veya isyanın bastırılması (…)[13] veya olağanüstü hallerde yetkili merciin verdiği emirlerin uygulanması sırasında silah kullanılmasına kanunun cevaz verdiği zorunlu durumlarda meydana gelen öldürme fiilleri, birinci fıkra hükmü dışındadır. II. Zorla çalıştırma yasağı

İşverenin meşru menfaatleri ile işçinin kişilik hakları arasında denge kurulması, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 8. maddesi yönünden belirtilen bir ölçüdür. Sözleşme metni bu dengeyi işyerindeki teste özgü bir hüküm olarak düzenlemez.

Test sonucu kişinin sağlık verilerini oluşturduğundan, kişisel veri niteliğindeki bu verilere ulaşılması için işçinin açık rıza vermesi gerekir. İşveren testi yaptırırken ölçülülük ilkesine uygun hareket etmelidir.

İşe giriş, şüphe ve riskli işler

İşe girişte test, yapılan işin niteliği ile iş sağlığı ve güvenliği bakımından gerekliyse ve meşru amaç ispat edilerek istenebilir. Bu değerlendirme testi her işçi için yapılmasını kabul etmez. İş sözleşmeleri ve işyerine ait iç yönetmeliklerde durumun sınırlarının belirlenmesi de ön koşul olarak gösterilir.

Buna ilişkin kuvvetli bir şüphe varsa işverenin işçiyi alkol ve uyuşturucu testine göndermesi mümkün görülür.

Uçak, gemi, metro ve tren gibi toplu taşıma araçlarını kullananlar ile yüksek risk içeren nükleer santrallerde çalışanlar, güvenlik gerekçesiyle test yapılabilecek kişiler arasında örneklenir. Bu örnekler kanunda sayılmış bir istisna listesi değildir. Tüm işçiler bakımından test uygulanmasında işverenin korunmaya değer bir menfaati hukuken kabul edilmez.

Genel işlem şartı niteliğinde sözleşmeye alınan hükümlerin işçi bakımından bağlayıcı olabilmesi, işverenin uyuşturucu testi hakkında ayrıntılı bilgi vermesine ve işçinin bu hükümleri kabul etmesine bağlıdır. Sözleşmede hüküm yoksa işçi, meşru amaçlı teklife rağmen teste zorlanamaz.

Kararlarda olayın sınırları

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin E. 2018/2820, K. 2018/21316 sayılı kararında, alkol ve psikoaktif madde kontrolü prosedürüne aykırılık hakkında yeterli şüphe bulunan işçiyi çalıştırmaya devam etmek işverenden beklenemez. Sözleşmenin devamı çekilmez hâle geldiği, feshin şüphe feshinin şartlarını taşıdığı ve geçerli nedene dayandığı kabul edilmiştir. Daire, bölge adliye mahkemesi ile ilk derece mahkemesinin kararlarını bozarak ortadan kaldırmış ve davacının açtığı davanın reddine karar vermiştir. Sonuç bu dosyadaki şüphe ve prosedür aykırılığıyla sınırlıdır.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2018/2820, K. 2018/21316Kaynağı aç
9. Hukuk Dairesi         2018/2820 E.  ,  2018/21316 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 29. HUKUK DAİRESİ DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur. … Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. … Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A)Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, davacının davalı işyerinde kabin memuru olarak çalıştığını, davacının hava iş sendikası üyesi olduğu ve TİS hükümlerinden yararlandığını, davalı işveren davacının iş akdini alkol ve psikoaktif madde kontrolü prosedürüne aykırı davrandığı için 4857 sayılı iş k. M.25/II-e-h bentleri ve 24. Dönem TİS 25/4,9 maddeleri gereğince işten çıkarma cezasına karar verilmiştir denilerek gerçek dışı bir fesih yapıldığını, davacıya disiplin kurulunun toplanacağına dair bir bildirim yapılmadığını, TİS hükümlerine riayet edilmediğini, davalı işverenin göstermiş olduğu fesih gerekçesinde davacının işten çıkarma gerekçesinde belirtmiş olduğu iddiaların gerçeklik taşımadığını, davacının yıllık izinde iken davalı işveren tarafından telefon ile aranarak davalının anlaşmalı olduğu hastaneye gitmesi gerektiğini hakkında psikoaktif madde kullandığına ilişkin bir şikayet olduğunu ve idrar testi yapılacağının söylendiğini, davacının hastaneye giderek gerekli işlemleri yaptırdığını ve sonuçta psikoaktif maddeye rasltlanmadığının tespit edildiğini, ardından saç testi örneği istendiğini ancak davacının saçının çok kısa olması nedeniyle örnek alınamadığını davalı tarafından davacının … binasınad ek görevli olarak çalışacağının bildirildiğini, çalışması boyunca hiçbir disiplin bozucu davranışta bulunmadığını, davacının işini layıkıyla yaptığını, davalının feshin son çare olma ilkesine aykırı hareket ettiğini iddia ederek; feshin geçersiz olduğunun tespiti ile davacının işe iadesine; 4 aylık boşta geçen süre ücret ve diğer hakların davacıya ödenmesine; yasal sürede işe başlatılmaması halinde davacıya 8 aya kadar ücreti tutarında tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. B)Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, davacının davalı işyerinde kabin memuru olarak çalıştığını, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünden davalı THY'ye 16/12/2015 tarihinde yazı gönderildiğini ve davacının alkol psikoaktif madde kullanıyor olabileceği bu nedenle de geçici olarak uçuş görevinin durdurulması gerektiğini, alkol ve psikoaktif madde kullanımı durumunun tespiti için ayrıntılı muayene yapılması gerektiğini bildirdiğini, davacının anlaşmalı hastaneye yönlendirildiğini, davacının idrar testinde pozitif bir madde kullanımı tespit edilemediğini ancak davacının çelişkili ifadeler verdiğini bunun üzerine saç testi için 23/12/2015 tarihine randevu alındığını ancak davacının bu randevuya gitmediğini, 25/12/2015 tarihinde davacının havacılık birimine geldiğinde bir önceki zamana göre saçlarının örnek alınamayacak derecede kestirildiğinin tespit edildiğini, bu nedenle SHGM'nin Alkol ve Psikoaktif madde kontrollerine ilişkin talimatın madde 9/5 gereği test soucunun pozitif olarak kabul edildiğini, bunun üzerine davacının kabin memuru olarak uçması uygun değildir kararına varıldığını, disiplin kurulunda dinlenen davacı boş günlerimde iç ortamında veya arkadaşlarımla beraber esrar içtim, içiyorum şeklinde ifade verdiğini, alışkanlığını kabul ettiğini, davacıya yapılan bu testler keyfi uygulama olmayıp uçuş öncesinde rastgele de istenebilen bir test olduğunu, davacının yazılı ve disiplin kurulundaki savunması yeterli görülmeyip disiplin kurulu kararıyla işten çıkarma cezası verildiğini, uçuş güvenliği ve uçuş sırasında personelin yüksek konsantrasyon ve dikkatli bir şekilde çalışması gerektiğini ancak davacının uyuşturucu madde kullanımı nedeniyle bunun mümkün olamayacağının açık olduğunu, davacının madde kullanımı nedeniyle başka bir bölümde de çalıştırılmasının mümkün olmadığını iş akdinin haklı ve geçerli nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. C)İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: İlk derece mahkemesince, tarafların delilleri, sigorta kayıtları, işyeri sicil dosyası, 14/03/2016 tarihli fesih bildirimi ile davacının 23/02/2016 tarihli savunma yazısı ve 04/03/2016 tarihli disiplin kurulu kararı ile tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde; dosyada davacının uyuşturucu madde kullandığına ilişkin bir delil bulunmadığı işverenin talebi üzerine yapılan idrar tahlilinin negatif çıktığı, davacının yazılı savunmasında da uyuşturucu madde kullanmadığını beyan ettiği, saçlarının kısa kesilmesi sebebiyle yapılamayan tahlilin sonucu pozitif gibi kabul edilerek ve disiplin kurul kararında sözlü olarak vermiş olduğu beyanına dayanılarak alkol ve psikoaktif madde kontrolü prosedürüne aykırı davranış gerekçe gösterilmek suretiyle ve fesih bildiriminde atıfta bulunulan İş Kanunu 25/II-e maddesinde belirtilen ; '' işçinin işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması '' ve İş Kanunu25/II – h maddesinde belirtilen ; ''işçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi'' maddeleri belirtilerek gerçekleştirilen fesihte davalı tarafça feshin geçerli olduğu ve fesih gerekçesi olarak gösterilen 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-e, h maddelerindeki koşulların gerçekleştiği hususunun ispatlanamadığı gibi feshe konu olayda derhal fesih koşulları bulunmadığı, davacının davranışlarından kaynaklanan sebeplerle fesihte ise önceden uyarı koşulunun da yerine getirilmediği anlaşıldığından geçerlilik koşullarını taşımayan feshin geçersizliğine ve boşta geçen süre ücreti ile davacının kıdemine uygun tazminata karar verilmiştir. D)İstinaf başvurusu : İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. E)İstinaf Sebepleri: Davalı vekili istinaf başvurusunda; davalı tarafından davacının hizmet akdinin; iş yasasının 25/II-e,h maddesine, sivil havacılık genel müdürlüğünün talimatına ve toplu iş sözleşmesinin 25/4,9 maddelerine uygun olarak feshedildiğini, mahkeme kararında davacının yazılı savunmasında uyuşturucu madde kullanmadığı ifade edilmiş ise de müvekkilin uygulaması Sivil Havacılık Talimatına uygun olduğunu, SHGM Talimatında “Tarama ve/veya doğrulama testi için numune alımı esnasında numuneyi etkileyecek şekilde davrananlar ile sorumluluklarına aykırı davrananların test sonuçları pozitif olarak varsayılacağını ve buna göre gerekli işlemler yapılacağının denildiğini, yerel mahkemece verilen işbu işe iade kararın kesinleşmesi halinde davacı tarafından yasal süre içinde talepte bulunulmasına rağmen; davalı/işveren müvekkilimiz Ortaklıkça işe iade kararına uyulmaması halinde ödenmesi talep edilen tazminat miktarının 6 aylık brüt ücret olarak takdiri de usul ve yasaya aykırı olduğunu, belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. F)Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti : Bölge Adliye Mahkemesince, gerekçeli istinaf dilekçesi süresi içerisinde verilmemekle birlikte, süresi içerisinde yapılan süre tutum dilekçesi verilmek ve harçta yatırılmak sureti ile başarılı bir istinaf başvurusu bulunduğundan, ilk derece mahkemesi kararı ve dosya kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı yönünde incelemeye alınmış, kamu düzenine aykırılık durumunun bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekili istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. G)Temyiz başvurusu : Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davalı vekili tarafından süresinde temyiz başvurusunda bulunulmuştur. H)Gerekçe: Dosya içeriğine göre; T.C. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün davalı …’na gönderdiği 16.12.2015 tarihli yazısında; kabin ekibi üyesi işçi …’nin alkol- psikoaktif madde kullanımının söz konusu olabileceği, yazı tarihi itibariyle sağlık durumu kesinleşinceye ve/veya tedavisi tamamlanıncaya kadar geçici olarak uçuşa elverişli olmadığına karar verilmiştir. Devamında işçi …’nin muayene için sevk edildiği T.C. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Hava Sağlık Birimi tarafından düzenlenen raporda; işçinin muayeneye elverişli şartların oluşmasını engellediği belirtilerek alkol- psikoaktif madde testi sonucu pozitif kabul edildiği, 04.03.2016 tarihli disiplin kurulu kararında da işçi …’nin yazılı açıklaması olarak kayda geçen kısımda; boş günlerinde esrar içtiğini belirtmesi karşısında, buna dair beyanda bulunduğu anlaşılan ve davalı işveren tarafından iş akdi feshedilen davacı işçinin dosyada yer alan tüm kayıtlar değerlendirildiğinde; davalı işverenin Alkol ve Psikoaktif Madde Kontrolü Prosedürüne aykırı davrandığına dair hakkında yeterli şüphe bulunan davacıyı çalıştırmaya devam ettirmesinin davalı işverenden beklemek mümkün olmadığı gibi iş sözleşmesinin devamının çekilmez hale geldiğini kabul etmek gerekeceği feshin, şüphe feshinin şartlarını taşıdığı ve geçerli nedene dayandığı anlaşıldığından davanın reddi yerine kabulü hatalıdır. 4857 sayılı İş Yasası'nın 20/3. maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarda açıklanan gerekçe ile; 1-… Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi ile İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararlarının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2- Davacının davalı aleyhine açtığı davanın REDDİNE, 3- Alınması gereken 35,90 TL karar-ilam harcından davacının yatırdığı 29,20 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 6,70 TL karar-ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 4- Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 248,00 TL. yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.180,00 TL. ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 7-Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin … Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi'’ne gönderilmesine, Kesin olarak 26/11/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin E. 2014/30559, K. 2016/2891 sayılı kararında, fesih tarihi itibarıyla uygulanmakta olan 4857 sayılı İş Kanunu'nun mülga 84. maddesi uyarınca işyerine sarhoş veya uyuşturucu madde almış olarak gelmenin ve işyerinde alkollü içki ya da uyuşturucu madde kullanmanın yasak olduğu belirtilmiştir. Restoranda çalışan işçinin diğer iki çalışanla dışarıdan alkollü içecek getirip içtiği dosya kapsamı ve tanık beyanlarıyla sabit görülmüş, işveren feshinin haklı sebebe dayandığı kabul edilmiştir. Karar yerel hükmü bozmakla sınırlıdır; yeni bir ret hükmü kurmaz ve uyuşturucu testi usulünü değil işyerinde alkollü içecek tüketimini ele alır.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2014/30559, K. 2016/2891Kaynağı aç
22. Hukuk Dairesi         2014/30559 E.  ,  2016/2891 K. "İçtihat Metni" Y A R G I T A Y İ L A M I DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ile hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin Şubesinde 01.09.2007 tarihinde ekip üyesi olarak çalışmaya başladığını, kısa süre sonra vardiya müdürü olduğunu, iş sözleşmesinin işverence feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, davacının iş yerinde vardiya müdürü olarak çalıştığını, davacının diğer şirket çalışanları ile birlikte dışarıdan alkollü içecek sokarak işyerinde tükettiği için iş sözleşmesinin müvekkili tarafından haklı sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davacının içki içtiğini işverenin herhangi bir doktor raporu veya alkol testi ile belgelemediği, davacının çalışma süresi göz önüne alındığında savunmasının alınıp önüne geçilebileceği, disiplin cezası ile cezalandırılabileceği gerekçesi ile kıdem ve ihbar tazminatı talebinin kabulüne diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir. Temyiz: Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Gerekçe: Taraflar arasında, iş sözleşmesinin feshinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusudur. Somut olayda davacının restoranda çalıştığı sırada diğer iki çalışan ile bırlikte restorana dışarıdan alkolü içecek sokarak içtiği tüm dosya kapsamı ve tanık beyanları ile sabittir. Fesih tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 4857 sayılı İş Kanunu'nun mülga 84. maddesine göre işyerine sarhoş veya uyuşturucu madde almış olarak gelmek ve işyerinde alkollü içki veya uyuşturucu madde kullanmak yasaktır. Bu durumda, işveren tarafından yapılan fesih haklı sebebe dayanmaktadır. Hal böyle olunca, davacının ihbar ve kıdem tazminatı isteminin reddi gerekirken, yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 09.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

4857 sayılı İş Kanunu'nun 84. maddesi mülga olarak gösterilir. Anılan karardaki yollama, fesih tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan bu maddeye ilişkindir.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 84Kaynağı aç
Madde 84 – (Mülga: 20/6/2012-6331/37 md.) Ağır ve tehlikeli işler

Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin E. 2012/612, K. 2012/16324 sayılı kararında, 25. maddenin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca işçinin aynı Kanun'un 84. maddesine aykırı davranması haklı sebeple derhal fesih sebebi olarak ifade edilmiştir. Aynı kararda feshe konu tespitlerdeki alkol miktarının oldukça düşük olduğu, işçinin işyerine sarhoş gelmediği ve işyerinde alkollü içki kullanmadığı kabul edilmiştir. Bu nedenle fesih anılan bent kapsamında haklı sebebe dayanmamıştır. Karar her ölçüm için genel bir eşik kurmaz.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/612, K. 2012/16324Kaynağı aç
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi         2012/612 E.  ,  2012/16324 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin işverence iş yerine alkollü geldiği gerekçesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II- d ve TİS 29/1- g maddelerine dayanılarak feshedildiğini, ancak iş yerinde içki içmediğini ve işe sarhoş gelmediğini, iş saatleri dışında alkol aldığını, sabah işbaşı yaparken gerçekleştirilen alkol denetiminde davacının 0,022 promil alkollü çıkmasının işe sarhoş geldiği ve sarhoş çalıştığı anlamına gelmediğini, feshin haklı ve geçerli sebebe dayanmadığını ileri sürerek feshin geçersizliğine ve müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir. Davalı vekili, müvekkilline ait iş yerinin Tehlikeli İşler Yönetmeliğine tabi ve madencilik konusunda faaliyet gösteren bir iş yeri olduğunu, iş yerine alkollü gelinmesinin iş güvenliği açısından tehlike oluşturduğunu, çalışanların dikkatsizlik ve tedbirsizliklerinden oluşabilecek iş kazalarının önlenmesi için gerekken tedbirlerin alınmasında işverenin kanuni sorumluluğu bulunduğunu, davacının daha evvel bir çok defa uyarılmasına rağmen 14.11.2010 tarihinde işe alkollü geldiğinin tespit edilmesi üzerine, iş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun'un 25/ II- d ve Toplu İş Sözleşmesinin 29/1-g maddeleri gereğince haklı sebebe dayalı feshedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; davacının oldukça az sayılabilecek bir miktarda da olsa iş yerine alkollü olarak geldiğinin işveren tarafından yapılan kontrollerle belirlendiği, iş yerinde uygulanan Alkol ve Uyuşturucu Prosedürüne göre işe devam edebilmek için 0 promil (negatif) test sonucunun alınmasının gerektiği, davacının test sonuçlarının ise birden fazla kez pozitif çıktığı ve iş sözleşmesinin bu sebeple 4857 sayılı Kanun'un 25 /II maddesinin b ve h bentleri gereğince haklı sebebe dayalı olarak feshedildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. İş sözleşmesinin, işçinin iş yerine alkollü gelmesi sebebiyle ve haklı olarak işverence feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur. 4857 sayılı Kanun’un 25 /II. maddesinin d bendi uyarınca, işçinin aynı Kanun’un 84. maddesine aykırı hareket etmesi, haklı sebeple derhal fesih sebebidir. İş Kanunu’nun 84. maddesine göre, iş yerine sarhoş veya uyuşturucu madde almış olarak gelmek ve iş yerinde alkollü içki veya uyuşturucu madde kullanmak yasaktır. Somut olayda, taraflar arasındaki İş Sözleşmesinin 17. maddesinde, işçi iş yerine alkollü içki almış olarak gelmemeyi taahhüt eder yönünde düzenleme bulunmaktadır . İş sözleşmesinin eki niteliğinde olan İşyeri Alkol ve Uyuşturucu Prosedürünün incelenmesinde ise, çalışma alanına alkol ve uyuşturucu kullanımı nedeni ile fiziksel olarak yetersiz gelinmesinden kaynaklanacak iş kazalarının önlenmesinin amaçlandığının belirtildiği ve şirketin hedefinin iş yerini alkol ve uyuşturucu maddenin olmadığı bir iş yeri haline getirmek olduğu anlaşılmaktadır. Davalı işveren, belirlenen bu amacın gerçekleşmesinin mümkün olduğu kadar tavsiye ve eğitimle ve çok az bir disiplin cezası vererek yerine getirmeyi amaçladığını da ayrıca prosedür içerisinde göstermiştir. Feshe dayanak yapılan İş yeri Alkol ve Uyuşturucu Prosedürünün 6. maddesinde; iş yerinde çalışan tüm işçilerin alkol ve uyuşturucu madde kontrolüne tabii tutulabileceği, testi pozitif çıkan herhangi bir çalışanın görevini sürdürmesine test negatif çıkana kadar izin verilmeyeceği düzenlenmiştir . Alkol testi prosedürleri başlıklı bölümde; çalışanın testi pozitif( %0.02 promil) üzerinde çıkarsa, o vardiyada tekrar bir test yapılmayacağı ve çalışanın görevine başlaması engellenerek evine gönderileceği, yazılı savunması alınarak uyarı cezası verileceği ve bir sonraki vardiya alkol testinde %0.00 promil değeri elde edilir ise görevine devam edebileceği, bu tespit ve uyarıyı takip eden oniki ay içerisinde prosedürün iki kez daha ihlal edilmesi durumunda çalışanın yazılı savunması alınarak disiplin kuruluna sevk edileceği belirtilmiştir. Davacının, 01.01.2008 tarihinde iş yerine 0.088 promil alkollü geldiği, bu eylemi sebebi 20.02.2008 tarihinde yazılı uyarı ve üç ay süre ile geçerli ihtar cezası aldığı, 13.06.2010 tarihinde yapılan kontrolde 0.073 promil alkollü olduğunun tespit edildiği ve Toplu İş Sözleşmesinin 29. maddesine göre davacıya ilk ve son yazılı uyarı cezası verildiği, 14.11.2010 tarihinde ise 0.022 promil alkollü olarak iş yerine geldiğinin tespit edilmesi üzerine de iş sözleşmesinin 4857 Sayılı Kanun'un 25/ II- d ve Toplu İş Sözleşmesinin 29/1-g maddeleri gereğince feshedildiği görülmektedir. Davacının iş sözleşmesi Disiplin Kurulu tarafından, 4857 sayılı Kanun'un 25/ II-d ve Toplu İş Sözleşmesinin 29/1-g maddeleri gereğince feshedilmiş ise de, feshe konu tespitlerde belirlenen alkol miktarının mahkeme kararında da belirtildiği üzere oldukça düşük miktarda olduğu, davacının işyerine sarhoş gelmediği ve iş yerinde alkollü içki kullanmadığı anlaşıldığından feshin İş kanunun 25/II maddesinin d bendi gereğince haklı sebebe dayalı olarak gerçekleşmediği sabittir . Davacının durumu söz konusu prosedüre göre değerlendirildiğinde; ilk defa 20.02.2008 tarihinde yazılı uyarı almış olan davacının bu uyarıyı takip edin oniki ay içerisinde iki kez daha prosedürü ihlal etmediği görülmektedir .Yanı ilk yazılı uyarıyı takip eden oniki aylık devrede, İşyeri Alkol ve Uyuşturucu Prosedüründe Disiplin Kuruluna sevk için ön görülen iki kez daha ihlal koşulu somut olayda gerçekleşmemiştir. Salt bu yönden yaklaşıldığında fesih haklı sebebe dayanmadığı gibi geçerli sebebe de dayanmamaktadır . Bu durumda; Toplu İş Sözleşmesinin 29/1-g maddesinde öngörülen sebeplerin somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği uyuşmazlığın çözümü açısından önem arz etmektedir. Toplu İş Sözleşmesinin 29. maddesinde çalışma saatleri dahilinde içki kullanmak veya alkolün etkisi altında olmak eyleminin disiplin soruşturması gerektiren bir eylem olduğu ve soruşturma sonucu iş sözleşmesinin feshedilebileceği düzenlenmiştir. Yukarıda da belirtildiği gibi, iş yerinde uygulanan Alkol ve Uyuşturucu Prosedürünün temel amacı, iş güvenliğini sağlamak açısından iş yerine alkollü gelinmesini önlemek olarak gösterilmiştir. İşveren bunu önlemek için, çok az bir disiplin cezasının yanında işçiye eğitim verilmesi ve gerekirse tedaviye sevk edilmesini benimsediğini ilgili prosedürde açıkça göstermiştir. Bu durumda Toplu İş Sözleşmesindeki düzenleme ile İşyeri Alkol ve Uyuşturucu Prosedüründeki düzenlemenin çatıştığı ve İşyeri Alkol ve Uyuşturucu Prosedürünün işçinin lehine olduğu anlaşılmaktadır. Toplu İş Sözleşmesi ile taraflar arasındaki iş sözleşmesine aykırı ve işçi aleyhine hüküm getirilmeyeceğinden, feshin Toplu İş Sözleşmesine göre de haklı ve geçerli sebebe dayalı gerçekleştirildiği kabul edilmez. Saptanan bu durum karşısında ve yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulduğunda, davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesi isabetsizdir. Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE, 3-Davacının kanuni sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının işçinin dört aylık ücreti olarak belirlenmesine, 4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine, 5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 647,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 8-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine kesin olarak oy birliğiyle 10.07.2012 tarihinde karar verildi.

Aynı dosyada ilk yazılı uyarıyı izleyen on iki ay içinde, incelenen işyeri alkol ve uyuşturucu prosedürünün disiplin kuruluna sevk için öngördüğü iki kez daha ihlal koşulu gerçekleşmemiştir. Yalnız bu yönden bakıldığında fesih haklı sebebe dayanmadığı gibi geçerli sebebe de dayanmamaktadır. Kararda karşılaştırılan toplu iş sözleşmesi ile prosedür bakımından da işçi aleyhine hüküm kabul edilmediğinden fesih bu sözleşme yönünden haklı ve geçerli sebebe dayalı sayılmamıştır. Bu kabuller o prosedüre, ihlal tarihlerine ve karşılaştırılan hükümlere özgüdür.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi bu dosyada yerel mahkemenin kararını bozarak ortadan kaldırmış ve işverence yapılan feshin geçersizliğine hükmetmiştir. Yerel mahkemenin önceki ret sonucu dairenin benimsediği sonuç değildir.

Sık sorulan sorular

İşveren her işçiden uyuşturucu testi isteyebilir mi?

Hayır. Tüm işçiler bakımından test uygulanmasında işverenin korunmaya değer bir menfaati hukuken kabul edilmez. Meşru amaç ve işçinin önceden alınmış rızası olmadan işveren testi isteyemez.

İşyerinde uyuşturucu madde kullanmak yasak mıdır?

Evet. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 28. maddesinin birinci fıkrası, işyerine uyuşturucu madde almış olarak gelmeyi ve işyerinde uyuşturucu madde kullanmayı yasaklar.

Alkollü içki istisnası uyuşturucu yasağını kaldırır mı?

Hayır. 6331 sayılı Kanun'un 28. maddesinin üçüncü fıkrasındaki istisna alkollü içki kullanma yasağına ilişkindir. Metin bu istisnanın uyuşturucu madde yasağını kaldırdığını yazmaz.

Haklı fesih yargı yolunu kapatır mı?

Hayır. İşçi, feshin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesindeki bentlerde öngörülen sebeplere uygun olmadığını ileri sürerek 18, 20 ve 21. maddeler çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir. Hüküm başvurunun sonucunu belirlemez.

Düşük alkol ölçümü her zaman haklı fesih midir?

Hayır. Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin E. 2012/612, K. 2012/16324 sayılı kararında miktarın oldukça düşük olduğu, işçinin işyerine sarhoş gelmediği ve işyerinde alkollü içki kullanmadığı kabul edilerek feshin haklı sebebe dayanmadığı belirtilmiştir. Sonuç o dosyadaki tespitlere özgüdür.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu