İşçinin konumunun düşürülmesi, çalışanın iş sözleşmesiyle kararlaştırılan mevcut görevinden daha alt nitelikte veya daha alt düzeyde bir göreve yerleştirilmesidir. İşçinin yaptığı işin niteliğinde bu şekilde gerilemeye yol açan uygulamalar çalışma koşullarında esaslı değişiklik teşkil eder ve işçinin rızası bulunmaksızın tek taraflı olarak hayata geçirilmesi hukuka aykırılık oluşturur.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2011/9125, K. 2012/2594Kaynağı aç
Çalışma Koşullarında Esaslı Değişiklik ve Bildirim Prosedürü
4857 sayılı İş Kanunu'nun 22. maddesi gereğince işveren; iş sözleşmesiyle, personel yönetmeliği ve benzeri ek kaynaklarla yahut işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu kanuni şekle uygun biçimde yapılmayan ve işçi tarafından altı iş günü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklik önerileri işçiyi bağlamaz. Taraflar anlaşarak çalışma koşullarını her zaman değiştirebilmekle birlikte, çalışma koşullarındaki aleyhe değişikliklerin geçmişe etkili şekilde yürürlüğe konulması kanunen mümkün değildir.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 22Kaynağı aç
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2015/34618, K. 2019/6580Kaynağı aç
Çalışma koşullarında aleyhe esaslı bir değişiklik yapıldığını, söz konusu uygulamanın fiilen bir değişiklik niteliği taşıdığını ve bu durumun aleyhe sonuç doğurduğunu ispat etme yükümlülüğü kural olarak işçiye aittir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/9085, K. 2015/6264Kaynağı aç
Pozisyon Düşürmenin Boyutları ve Mesleki Gelişim Hakkı
İşyerinde güvenlik amiri olarak çalışan bir işçinin başka bir projede güvenlik görevlisi olarak istihdam edilmek istenmesi ve servis imkânının bulunmaması esaslı değişiklik teşkil eder. Bununla birlikte işçinin ücret ve sosyal hakları aynen sürdürülse dahi iş görmesinin istenmemesi veya daha az iş verilmesi, işçinin kendisini geliştirme imkânı çerçevesinde çalışma koşullarında esaslı değişiklik anlamına gelebilir.
Pozisyonun düşürülmesiyle birlikte veya pozisyondan bağımsız olarak işçinin ücretinde indirime gidilmesi de 4857 sayılı İş Kanunu'nun 22. maddesi kapsamında çalışma koşullarında esaslı değişikliktir. Ücretin eksiltilmesi yönündeki tasarruflar da ancak işçinin açık ve yazılı onayı ile geçerlilik kazanabilir.
Sözleşmedeki Değişiklik Kayıtları ve Yönetim Hakkının Sınırları
İş sözleşmelerinde işverene gerektiğinde görev yeri veya pozisyon değişikliği yapma yetkisi veren hükümler yer alabilir. Bu kayıtlar işverene genişletilmiş bir yönetim hakkı sağlasa da anılan hak sınırsız değildir ve objektif iyi niyet kuralları çerçevesinde kullanılmalıdır. İşçinin iş sözleşmesini feshetmesini sağlamak amacıyla sözleşmedeki değişiklik hükmünün uygulamaya konulması yönetim hakkının kötüye kullanılması niteliğindedir ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun 22. maddesindeki bildirim usulünü ortadan kaldırmaz.
İşverenin yönetim hakkı kapsamında kalan veya işçinin verimi, davranışı ya da işyeri gereklerinden kaynaklanan geçerli nedenlere dayanan değişiklikler kural olarak esaslı değişiklik sayılmaz. İşverenin yönetim hakkı kapsamında kalan geçerli talimatına işçinin uymaması halinde, işveren 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-h maddesi uyarınca hatırlatılmasına rağmen görevini yapmamakta ısrar etme veya 25/II-g maddesi uyarınca devamsızlık gerekçesiyle haklı fesih yahut savunma alarak geçerli fesih yoluna gidebilir.
İşçinin performansının düşük olduğu iddiası, işverene işçiyi cezalandırma amacıyla rızası hilafına alt kademeye atama yetkisi sağlamaz. İşçinin açık rızası bulunmaksızın ceza mahiyetinde gerçekleştirilen alt pozisyona yerleştirme işlemleri hukuken geçersizdir.
Alt Görevin Benimsenmesi ve Özel Sözleşme Türleri
Yazılı bir kabul bulunmasa dahi, alt pozisyona atanan işçinin bu yeni görevi kuşkuya yer bırakmayacak biçimde benimseyerek çalışmaya devam etmesi hali, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 22. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında tarafların anlaşma yoluyla çalışma koşullarını değiştirmesi olarak değerlendirilebilir. İşçinin alt pozisyonu yazılı olarak veya fiilen benimseyerek kabul etmesi durumunda, kıdem süresi ve yıllık ücretli izin gibi haklar sıfırlanmaz; önceki çalışmalar dahil edilerek toplam çalışma süresi üzerinden aynen korunur.
Belirli süreli iş sözleşmelerinde haklı bir fesih nedeni bulunmadıkça işverenin tek taraflı pozisyon düşürme yoluyla sözleşmeyi süresinden önce feshetmesi kural olarak mümkün görülmemektedir. Ayrıca toplu iş sözleşmesiyle belirlenen unvan, kademe veya pozisyon koşulları, bireysel anlaşmalarla veya tek taraflı kararlarla işçi aleyhine farklılaştırılamaz.
Değişiklik Feshi ve Feshin İki Aşamalı Yargısal Denetimi
İşçi kendisine yazılı olarak bildirilen değişiklik önerisini altı iş günü içinde kabul etmezse fesih riski işverene geçer. Bu durumda işveren ya pozisyon düşürme tasarrufundan vazgeçmek ya da değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını yahut fesih için başka bir geçerli nedenin bulunduğunu yazılı olarak açıklamak ve bildirim süresine uymak suretiyle iş sözleşmesini feshetmek durumundadır. İş sözleşmesi bu yolla feshedilen işçiye ihbar süresi tanınmalı veya ihbar tazminatı ödenmeli, kanuni koşulları varsa kıdem tazminatı ile diğer yasal hakları eksiksiz verilmelidir.
Değişiklik feshinin geçerliliği yargısal denetimde iki aşamalı bir incelemeye tabi tutulur. İlk aşamada 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesi kapsamında sözleşme içeriğinde değişikliği zorunlu kılan geçerli bir sebebin bulunup bulunmadığı değerlendirilir. İkinci aşamada ise sunulan değişiklik teklifinin ölçülülük ve feshin son çare olması ilkesine uygunluğu ile bu teklifin kabul edilmesinin işçiden dürüstlük kuralı uyarınca beklenip beklenemeyeceği incelenir.
İşçinin Haklı Nedenle Fesih Hakkı ve Mobbing
İşverenin kanuni usule riayet etmeksizin işçiyi fiilen alt konumda çalıştırması veya eski pozisyonunu iade etmemesi, çalışma koşullarının uygulanmaması anlamına gelir. Bu durumda işçi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24/II-f bendi uyarınca iş sözleşmesini haklı nedenle derhal feshedebilir. Sözleşmeyi kendisi fesheden işçi ihbar tazminatına hak kazanamaz; ancak en az bir yıllık kıdemi bulunuyorsa kıdem tazminatını talep etme hakkı doğar.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 26. maddesi gereğince, ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan hallere dayalı fesih yetkisi, taraflardan birinin bu tür davranışları öğrendiği günden başlayarak altı iş günü ve her halde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl içinde kullanılmalıdır.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 26Kaynağı aç
İşçiyi yıldırmak veya istifaya zorlamak amacıyla sürekli ve sistematik şekilde alt pozisyona atama gerçekleştirilmesi mobbing çerçevesinde ele alınabilir. Bu tür sürekli baskı oluşturan uygulamalara maruz kalan işçi haklı nedenle fesih hakkını kullanabileceği gibi koşulları varsa manevi tazminat talebinde de bulunabilir.
İş Güvencesi Hükümleri ve İşe İade Prosedürü
Otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdeme sahip olan ve belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışan işçiler, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesi kapsamında iş güvencesinden yararlanır. Pozisyon düşürme önerisini kabul etmediği için iş sözleşmesi işverence geçerli nedene dayanılarak feshedilen işçi, feshin geçersizliği ve işe iade talebinde bulunma hakkına sahiptir.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 18Kaynağı aç
4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesi gereğince, iş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı iddiasıyla tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmak zorundadır. Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamaması hâlinde, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde feshin geçersizliği ve işe iade davası açılabilir.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 20Kaynağı aç
4857 sayılı İş Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca, kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren işçinin on iş günü içinde işe başlamak için işverene başvurması zorunludur; süresinde başvuru yapılmazsa işverence yapılan fesih geçerli sayılır. Başvuruya rağmen işverenin bir ay içinde işçiyi işe başlatmaması halinde işçi en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları ile en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarındaki işe başlatmama tazminatına hak kazanır; bu kanuni sınırlar mutlak emredici niteliktedir.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 21Kaynağı aç
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2016/25330, K. 2019/23459Kaynağı aç
Pozisyonu düşürülen işçi değişiklik teklifine ne kadar sürede yanıt vermelidir?
4857 sayılı İş Kanunu'nun 22. maddesi gereğince işçinin yazılı bildirim tarihinden itibaren altı iş günü içinde teklifi yazılı olarak kabul etmesi gerekir; bu sürede kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz.
Sözleşmede yetki maddesi varsa işveren pozisyonu tek taraflı düşürebilir mi?
Sözleşmede yer alan değişiklik yetkisi işverene sınırsız bir takdir hakkı tanımaz; yetkinin objektif ve dürüstlük kuralına uygun kullanılması zorunludur. İşçinin feshini sağlamak amacıyla sözleşme hükmünün işletilmesi yönetim hakkının kötüye kullanılması niteliğinde olmakla birlikte, sözleşmede geçerli nakil ve değişiklik yetkisi bulunduğunda değişikliğin kötüniyetli olduğunu ve esaslı nitelik taşıdığını ispat yükü işçiye aittir.
Pozisyonu düşürülen işçi sözleşmeyi haklı nedenle feshederse hangi tazminatları alır?
4857 sayılı İş Kanunu'nun 24/II-f bendi uyarınca iş sözleşmesini haklı nedenle fesheden işçi, en az bir yıllık çalışması bulunması halinde kıdem tazminatına hak kazanır; ancak feshi kendisi gerçekleştirdiği için ihbar tazminatı talep edemez.
İşe iade davası sürerken başka bir işyerinde çalışmak hak kaybı yaratır mı?
Fesihten sonra işçinin başka bir işyerinde çalışmaya başlaması feshin geçersizliğine bağlı ikincil sonuçları ve kesinleşen kararda belirlenen en çok dört aya kadar boşta geçen süre ücretini kural olarak ortadan kaldırmaz. Bununla birlikte işçinin kesinleşen karar sonrası işe başlama başvurusunun samimi olması ve işverenin davetine haklı mazeret olmaksızın uyması gerekmektedir.
İşçinin yeni ve alt pozisyonda fiilen çalışmaya devam etmesi nasıl sonuç doğurur?
İşçinin kendisine teklif edilen alt pozisyonu kuşkuya yer bırakmayacak biçimde benimseyerek çalışmaya devam etmesi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 22. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca anlaşma yoluyla değişiklik olarak nitelendirilebilir. Bu kabul durumunda işçinin kıdem süresi sıfırlanmaz ve önceki çalışmalarına dayanan hakları toplam kıdemi üzerinden değerlendirilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

