İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun Temel Hükümleri

by Avukat Erdal Ersoy
İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun Temel Hükümleri

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve mevcut sağlık ve güvenlik şartlarının iyileştirilmesi için işveren ile çalışanların görev, yetki, sorumluluk, hak ve yükümlülüklerini düzenler. Kanun, faaliyet konusuna bakılmaksızın kamu ve özel sektöre ait bütün işlere ve işyerlerine, bunların işverenleri ile işveren vekillerine, çırak ve stajyerler dâhil tüm çalışanlara uygulanır. Kapsam dışında kalan faaliyet ve kişiler ayrıca sınırlı biçimde sayılmıştır.

6331 sayılı İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU m. 1Kaynağı aç
MADDE 1 – (1) Bu Kanunun amacı; işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve mevcut sağlık ve güvenlik şartlarının iyileştirilmesi için işveren ve çalışanların görev, yetki, sorumluluk, hak ve yükümlülüklerini düzenlemektir. Kapsam ve istisnalar

Kanunun uygulanmadığı faaliyetler

Kanun hükümleri, fabrika, bakım merkezi, dikimevi ve benzeri işyerlerindekiler hariç olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetleri, genel kolluk kuvvetleri ve Millî İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığının faaliyetlerine uygulanmaz. Afet ve acil durum birimlerinin müdahale faaliyetleri ile ev hizmetleri de kapsam dışındadır. Çalışan istihdam etmeksizin kendi nam ve hesabına mal ve hizmet üretimi yapanlar ile hükümlü ve tutuklulara yönelik infaz hizmetleri sırasında iyileştirme kapsamında yapılan işyurdu, eğitim, güvenlik ve meslek edindirme faaliyetleri hakkında da Kanun hükümleri uygulanmaz.

İşverenin temel yükümlülüğü

İşveren adına hareket eden ve işin veya işyerinin yönetiminde görev alan işveren vekili, Kanunun uygulanması bakımından işveren sayılır. İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlüdür. Bu çerçevede mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dâhil her türlü tedbirin alınması yükümlülüğü bulunur. İşyeri dışındaki uzman kişi veya kuruluşlardan hizmet alınması işverenin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Çalışanların iş sağlığı ve güvenliği alanındaki yükümlülükleri de işverenin sorumluluğunu etkilemez. İş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin maliyeti çalışanlara yansıtılamaz.

İşveren yükümlülüklerini yerine getirirken risklerden kaçınır, kaçınılması mümkün olmayan riskleri analiz eder ve risklerle kaynağında mücadele eder. Korunma ilkeleri bu üç başlıkla sınırlı değildir; maddede daha geniş bir ilke listesi bulunur.

Uzman, hekim ve hizmet desteği

İşveren, çalışanları arasından iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirir. On ve daha fazla çalışanı bulunan çok tehlikeli sınıftaki işyerlerinde diğer sağlık personeli de görevlendirilir. Gerekli nitelik ve belgeye sahip olunmaması hâlinde, 50’den az çalışanı bulunan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerinin işvereni veya işveren vekili, Bakanlıkça ilan edilen eğitimleri tamamlamak şartıyla iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini yürütebilir. Bu imkân işe giriş ve periyodik muayeneler ile tetkikleri kapsamaz. Görevlendirme süresinin hesabında, 3308 sayılı Kanun ile 2547 sayılı Kanun kapsamındaki öğrenci statüsündeki çırak ve stajyerler çalışan sayısına dâhil edilmez.

Kamu kurum ve kuruluşları hariç, 10’dan az çalışanı bulunan tehlikeli ve çok tehlikeli işyerleri iş sağlığı ve güvenliği hizmet desteğinden faydalanabilir. Cumhurbaşkanının az tehlikeli işyerlerini de kapsama alma yetkisi ayrıca düzenlenmiştir. Sigortalılık bildiriminde bulunmadığı tespit edilen işverenden, tespit tarihine kadar yapılan destek ödemeleri yasal faiziyle Sosyal Güvenlik Kurumunca tahsil edilir. Bu durumdaki işveren üç yıl süreyle destekten faydalanamaz.

İşyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanının hak ve yetkileri, görevlerini yerine getirmeleri nedeniyle kısıtlanamaz; görevlerini etik ilkeler ve mesleki bağımsızlık içinde yürütürler. Acil ve hayati tehlike bulunan veya meslek hastalığına sebep olabilecek ortamlara rağmen gerekli tedbir alınmazsa, durum işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanı tarafından Bakanlığın yetkili birimine, varsa yetkili sendika temsilcisine, yoksa çalışan temsilcisine bildirilir. Bildirim, yangın, patlama, göçme, kimyasal sızıntı ve benzeri hâllerin yanında meslek hastalığı riski taşıyan ortamları da kapsar. Bu bildirim nedeniyle iş sözleşmesine son verilemez ve hak kaybı oluşturulamaz. Aksi hâlde bir yıllık sözleşme ücreti tutarından az olmamak üzere tazminata hükmedilir.

Çalışanın ölümü veya maluliyetiyle sonuçlanacak biçimde vücut bütünlüğünün bozulmasına neden olan iş kazası ya da meslek hastalığında ihmali tespit edilen işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanının yetki belgesi askıya alınır. İş güvenliği uzmanının çok tehlikeli işyerinde (A), tehlikeli işyerinde en az (B), az tehlikeli işyerinde ise en az (C) sınıfı belgeye sahip olması şarttır. İşyerinin tehlike sınıfı, o işyerinde yapılan asıl işe göre belirlenir.

Risk, acil durum ve çalışmaktan kaçınma

İşveren, iş sağlığı ve güvenliği yönünden risk değerlendirmesi yapmak veya yaptırmakla yükümlüdür. Değerlendirmede özel politika gerektiren gruplar ile kadın çalışanların durumu da dikkate alınır. İşveren olası acil durumları belirler, gerekli ölçüm ve değerlendirmeleri yapar ve acil durum planı hazırlar. Önleme, tahliye, yangınla mücadele ve ilk yardım için eğitimli yeterli sayıda kişiyi görevlendirir.

Ciddi, yakın ve önlenemeyen tehlikede çalışanlar işi bırakıp güvenli yere gidebilir. Tehlike devam ederken, zorunluluk olmadıkça, gerekli donanıma sahip ve özel olarak görevlendirilenler dışındaki çalışanlardan işe devam etmeleri istenemez. Çalışan, ciddi ve yakın tehlike için kurula, kurul yoksa işverene başvurabilir. Talep yönünde karar verilirse gerekli tedbirler alınıncaya kadar çalışmaktan kaçınabilir. Bu dönemdeki ücreti ile kanunlardan ve iş sözleşmesinden doğan diğer hakları saklıdır. İşyerinde işin 6331 sayılı Kanunun 25. maddesi uyarınca durdurulması hâlinde bu çalışmaktan kaçınma hükmü uygulanmaz. Önlenemez ciddi ve yakın tehlikede çalışan, başvuru usulüne uymadan işyerini veya tehlikeli bölgeyi terk edebilir ve bu nedenle hakları kısıtlanamaz.

Bildirim, sağlık gözetimi ve eğitim

İşveren, iş kazasını kazadan sonraki üç iş günü içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirir. Sağlık hizmeti sunucuları veya işyeri hekimi tarafından kendisine bildirilen meslek hastalığını, öğrendiği tarihten itibaren üç iş günü içinde bildirir. İş kazası bir sağlık hizmeti sunucusuna ulaştığında bu sunucu, meslek hastalığı tanısı konulduğunda ise yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucusu, ilgili vakayı en geç on gün içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirir.

Tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde çalışacaklar, yapacakları işe uygun olduklarını belirten sağlık raporu olmadan işe başlatılamaz. Kanunda alınması gereken sağlık raporları işyeri hekiminden alınır. 50’den az çalışanı bulunan az tehlikeli işyerlerinde kamu hizmet sunucularından veya aile hekimlerinden de alınabilir. Sağlık gözetiminden doğan maliyet ve bu gözetimden kaynaklanan her türlü ek maliyet işverence karşılanır, çalışana yansıtılamaz. Sağlık bilgileri gizli tutulur. Daha önce 4857 sayılı Kanun ve diğer mevzuat uyarınca alınmış periyodik sağlık raporları, süreleri bitinceye kadar geçerlidir.

İşveren, işe başlamadan önce, çalışma yeri veya iş değişikliğinde, iş ekipmanının değişmesinde ya da yeni teknoloji uygulanmasında iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verilmesini sağlar. Mesleki eğitim alma zorunluluğu bulunan tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde, yapacağı işle ilgili mesleki eğitimi belgeleyemeyenler çalıştırılamaz. Bu eğitimlerin maliyeti çalışanlara yansıtılamaz. Eğitimde geçen süre çalışma süresinden sayılır. Eğitim süreleri haftalık çalışma süresini aşarsa, aşan süreler fazla sürelerle çalışma veya fazla çalışma olarak değerlendirilir.

Temsilci, kurul ve işin durdurulması

Çalışan temsilcisi sayısı çalışan sayısına göre kademeli olarak belirlenir. İki ile elli çalışanı bulunan işyerinde bir, elli bir ile yüz çalışanı bulunan işyerinde iki temsilci görevlendirilir. Elli ve daha fazla çalışanın bulunduğu ve altı aydan fazla süren sürekli işlerin yapıldığı işyerinde işveren, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili çalışmalarda bulunmak üzere kurul oluşturur ve mevzuata uygun kurul kararlarını uygular.

6331 sayılı Kanunun 25. maddesi iş sözleşmesinin feshine değil, işin durdurulmasına ilişkindir. Hayati tehlike giderilinceye kadar durdurma, işyerinin tamamını veya ilgili bölümünü kapsayabilir; kapsamda tehlikenin niteliği, doğabilecek riskin yayabileceği alan ve etkilenebilecek çalışanlar gözetilir. Ayrıca çok tehlikeli sınıfta yer alan maden, metal ve yapı işleri ile tehlikeli kimyasallarla çalışılan işlerin yapıldığı veya büyük endüstriyel kazaların olabileceği işyerlerinde risk değerlendirmesi yapılmamış olması da işin durdurulması sebebidir. Üç iş müfettişinden oluşan heyet, tespit tarihinden itibaren iki gün içinde işin durdurulmasına karar verebilir. Acil müdahale gereken durumda tespiti yapan müfettiş işi geçici olarak durdurur.

İşveren, durdurma kararının yerine getirildiği tarihten itibaren altı iş günü içinde yetkili iş mahkemesinde itiraz edebilir. İtiraz, kararın uygulanmasını etkilemez ve mahkeme kararı kesindir. İşveren, durdurma nedeniyle işsiz kalan çalışanlara ücretlerini ödemek veya ücretlerinde düşüklük olmaksızın meslek ya da durumlarına göre başka iş vermekle yükümlüdür. Durdurulan işlerde izinsiz çalışma yaptıran işveren veya işveren vekiline üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.

Ölümlü iş kazası meydana gelen maden işyerinde kusuru yargı kararıyla tespit edilen işveren, mahkeme tarafından iki yıl süreyle kamu ihalelerine katılmaktan yasaklanır. Yasaklama, 4735 sayılı Kanunun 26. maddesinin ikinci fıkrasında sayılanlarla birlikte uygulanır.

İdari para cezalarının uygulanması

14. maddedeki bildirim yükümlülüğüne ilişkin idari para cezaları hariç, Kanundaki idari para cezaları gerekçesi belirtilerek Çalışma ve İş Kurumu il müdürünce verilir. Bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyenlere uygulanacak idari para cezalarını doğrudan Sosyal Güvenlik Kurumu verir. Bunların tebliğ, itiraz ve tahsilinde 5510 sayılı Kanunun 102. maddesi uygulanır. Kurumca verilenler dışındaki idari para cezaları tebliğinden itibaren otuz gün içinde ödenir. Cezalar, tüzel kişiliği bulunmayan kamu kurum ve kuruluşları adına da düzenlenebilir.

6331 sayılı İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU m. 26Kaynağı aç
MADDE 26 – (1) Bu Kanunun; a) 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen işverene her bir yükümlülük için ayrı ayrı ikibin Türk Lirası, b) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince belirlenen nitelikte iş güvenliği uzmanı veya işyeri hekimi görevlendirmeyen işverene görevlendirmediği her bir kişi için beşbin Türk Lirası, aykırılığın devam ettiği her ay için aynı miktar, diğer sağlık personeli görevlendirmeyen işverene ikibinbeşyüz Türk Lirası, aykırılığın devam ettiği her ay için aynı miktar, aynı fıkranın (b), (c) ve (d) bentlerinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen işverene her bir ihlal için ayrı ayrı binbeşyüz Türk Lirası, (ç) bendine aykırı hareket eden işverene yerine getirilmeyen her bir tedbir için ayrı ayrı bin Türk Lirası, c) 8 inci maddesinin birinci ve altıncı fıkralarına aykırı hareket eden işverene her bir ihlal için ayrı ayrı binbeşyüz Türk Lirası, ç) 10 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre risk değerlendirmesi yapmayan veya yaptırmayan işverene üçbin Türk Lirası, aykırılığın devam ettiği her ay için dörtbinbeşyüz Türk Lirası, dördüncü fıkrasında belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen işverene binbeşyüz Türk Lirası, d) 11 ve 12 nci maddeleri hükümlerine aykırı hareket eden işverene, uyulmayan her bir yükümlülük için bin Türk Lirası, aykırılığın devam ettiği her ay için aynı miktar, e) 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen işverene her bir yükümlülük için ayrı ayrı binbeşyüz Türk Lirası, ikinci fıkrasında belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen işverene ikibin Türk Lirası, dördüncü fıkrasında belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen sağlık hizmeti sunucuları veya yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularına ikibin Türk Lirası, f) 15 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen işverene, sağlık gözetimine tabi tutulmayan veya sağlık raporu alınmayan her çalışan için bin Türk Lirası, g) 16 ncı maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen işverene, bilgilendirilmeyen her bir çalışan için bin Türk Lirası, ğ) (Değişik: 4/4/2015-6645/4 md.) 17 nci maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen işverene, her bir aykırılık için çalışan başına ayrı ayrı beşyüz Türk Lirası, h) 18 inci maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen işverene, her bir aykırılık için ayrı ayrı bin Türk Lirası, ı) 20 nci maddesinin birinci ve dördüncü fıkralarında belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen işverene bin Türk Lirası, üçüncü fıkrasında belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen işverene binbeşyüz Türk Lirası, i) 22 nci maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen işverene her bir aykırılık için ayrı ayrı ikibin Türk Lirası, j) 23 üncü maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen bildirim yükümlülüklerini yerine getirmeyen yönetimlere beşbin Türk Lirası, k) 24/A maddesinin birinci fıkrasında belirtilen iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili konularda ölçüm, inceleme ve araştırma yapılmasına, numune alınmasına veya eğitim kurumları ile ortak sağlık ve güvenlik birimlerinin kontrol ve denetiminin yapılmasına engel olan işverene beşbin Türk Lirası,[12] 1) (Değişik: 4/4/2015-6645/4 md.) 25 inci maddesinin altıncı fıkrasında belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen işverene ihlale uğrayan her bir çalışan için bin Türk Lirası, aykırılığın devam ettiği her ay için aynı miktar, m) 29 uncu maddesinde belirtilen; büyük kaza önleme politika belgesi hazırlamayan işverene ellibin Türk Lirası, güvenlik raporunu hazırlayıp Bakanlığın değerlendirmesine sunmadan işyerini faaliyete geçiren, işletilmesine Bakanlıkça izin verilmeyen işyerini açan veya durdurulan işyerinde faaliyete devam eden işverene seksenbin Türk Lirası, n) 30 uncu maddesinde öngörülen yönetmeliklerde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen işverene, uyulmayan her hüküm için tespit edildiği tarihten itibaren aylık olarak bin Türk Lirası, o) (Ek: 4/4/2015-6645/4 md.) Çalışanlarına, standartlara uygun ve CE işaretli kişisel koruyucu donanım temin etmeyen işverenlere çalışan başına beşyüz Türk Lirası, ö) (Ek: 4/4/2015-6645/4 md.) Yer altı maden işletmelerinde çalışanların bulundukları yeri ve giriş çıkışlarını gösteren takip sistemini kurmayan işverenlere çalışan başına beşyüz Türk Lirası, idari para cezası verilir. (2) (Değişik: 4/4/2015-6645/4 md.) Bu Kanunda belirtilen idari para cezaları, 14 üncü maddede belirtilen bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyenlere uygulanacak idari para cezaları hariç gerekçesi belirtilmek suretiyle Çalışma ve İş Kurumu il müdürünce verilir. 14 üncü maddede belirtilen bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyenler için uygulanan idari para cezaları hariç tahsil edilen idari para cezaları genel bütçeye gelir kaydedilir. 14 üncü maddede belirtilen bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyenlere uygulanacak idari para cezaları ise doğrudan Sosyal Güvenlik Kurumunca verilir. Sosyal Güvenlik Kurumunca verilen idari para cezalarının tebliğ, itiraz ve tahsilinde 5510 sayılı Kanunun 102 nci maddesi hükümleri uygulanır. Verilen diğer idari para cezaları tebliğinden itibaren otuz gün içinde ödenir. İdari para cezaları tüzel kişiliği bulunmayan kamu kurum ve kuruluşları adına da düzenlenebilir. (3) (Ek: 4/4/2015-6645/4 md.) Bu maddede belirtilen idari para cezaları; a) Ondan az çalışanı bulunan işyerlerinden; 1) Az tehlikeli sınıfta yer alanlar için aynı miktarda, 2) Tehlikeli sınıfta yer alanlar için yüzde yirmi beş oranında artırılarak, 3) Çok tehlikeli sınıfta yer alanlar için yüzde elli oranında artırılarak, b) On ila kırk dokuz çalışanı bulunan işyerlerinden; 1) Az tehlikeli sınıfta yer alanlar için aynı miktarda, 2) Tehlikeli sınıfta yer alanlar için yüzde elli oranında artırılarak, 3) Çok tehlikeli sınıfta yer alanlar için yüzde yüz oranında artırılarak, c) Elli ve daha fazla çalışanı bulunan işyerlerinden; 1) Az tehlikeli sınıfta yer alanlar için yüzde elli oranında artırılarak, 2) Tehlikeli sınıfta yer alanlar için yüzde yüz oranında artırılarak, 3) Çok tehlikeli sınıfta yer alanlar için yüzde iki yüz oranında artırılarak, uygulanır. (4) (Ek: 4/4/2015-6645/4 md.) İşin durdurulması hâlinde, durdurmaya sebep olan fiilden dolayı ilgili idari para cezası uygulanmaz. (5) (Ek: 4/4/2015-6645/4 md.) Çalışan sayısıyla çarpılarak verilen idari para cezalarında üçüncü fıkra hükümleri uygulanmaz. (6) (Ek: 4/4/2015-6645/4 md.) 14 üncü maddede belirtilen bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyenler için uygulanan idari para cezaları hariç olmak üzere bu Kanuna göre tahsil edilen idari para cezaları, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili eğitim ve araştırma-geliştirme projelerine ilişkin harcamalarda kullanılır. Bu amaçla ihtiyaç duyulan ödenek, Bakanlık bütçesinde öngörülür. Söz konusu ödeneğin kullanılmasına ilişkin usul ve esaslar, Bakanlık ile Maliye Bakanlığınca müştereken belirlenir. Hüküm bulunmayan haller ve muafiyet

On çalışandan az işyerlerinde ilgili idari para cezası az tehlikeli sınıfta aynı miktarda, tehlikeli sınıfta yüzde yirmi beş, çok tehlikeli sınıfta yüzde elli artırılarak uygulanır. On ila kırk dokuz çalışanlı işyerlerinde az tehlikeli sınıfta aynı miktar uygulanır; tehlikeli sınıfta yüzde elli, çok tehlikeli sınıfta yüzde yüz artırılır. Elli ve daha fazla çalışanlı işyerlerinde artış az tehlikeli sınıfta yüzde elli, tehlikeli sınıfta yüzde yüz, çok tehlikeli sınıfta yüzde iki yüzdür. İşin durdurulması hâlinde, durdurmaya sebep olan fiil nedeniyle ilgili idari para cezası uygulanmaz. Çalışan sayısıyla çarpılarak verilen idari para cezalarında bu artış hükümleri uygulanmaz.

14. maddedeki bildirim yükümlülüğüne uygulanan cezalar hariç olmak üzere, tahsil edilen idari para cezalarının genel bütçeye gelir kaydedileceği düzenlenmiştir. Aynı istisna korunarak, tahsil edilen idari para cezalarının iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri ile araştırma-geliştirme projelerine ilişkin harcamalarda kullanılacağı, gerekli ödeneğin Bakanlık bütçesinde öngörüleceği ve kullanma usul ve esaslarının Bakanlık ile Maliye Bakanlığınca birlikte belirleneceği de düzenlenmiştir. Bu iki düzenlemenin uygulama ilişkisi metinde ayrıca açıklanmamıştır.

Alkol yasağı ve büyük endüstriyel kazalar

İşyerine sarhoş veya uyuşturucu madde almış olarak gelmek ve işyerinde alkollü içki ya da uyuşturucu madde kullanmak yasaktır. İşveren, işyeri eklentisi sayılan kısımlarda hangi hâllerde, hangi zamanda ve hangi şartlarla alkollü içki içilebileceğini belirleyebilir. Alkollü içki kullanma yasağı; alkollü içki yapılan işyerlerinde üretileni denetlemekle görevlendirilenlere, kapalı kaplarda veya açık olarak alkollü içki satılan ya da içilen işyerlerinde işin gereği alkollü içki içmek zorunda olanlara ve işinin niteliği gereği müşterilerle birlikte alkollü içki içmek zorunda olanlara uygulanmaz. Bu istisna uyuşturucu madde yasağını kaldırmaz.

Büyük endüstriyel kaza oluşabilecek işyerleri için, işletmeye başlanmadan önce ve işyerinin büyüklüğüne göre büyük kaza önleme politika belgesi veya güvenlik raporu işverence hazırlanır. Hangi işyerinin hangi belgeye gireceği yönetmeliğe bırakılmıştır. Güvenlik raporu hazırlamakla yükümlü işveren, raporun içerik ve yeterliliği Bakanlıkça incelendikten sonra işyerini işletmeye açabilir.

İş Kanunu ile bağlantı

6331 sayılı Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde, çalışanların tabi oldukları kanun hükümleri saklı kalmak üzere, 4857 sayılı Kanunun bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri uygulanır. Diğer mevzuatta iş sağlığı ve güvenliği konusunda 4857 sayılı Kanuna yapılan atıflar bu Kanuna yapılmış sayılır. 4857 sayılı Kanunun 77, 78, 79, 80, 81 ve 88. maddelerine göre çıkarılmış yönetmeliklerin bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri, bu Kanunda öngörülen yönetmelikler yürürlüğe girinceye kadar uygulanmaya devam eder.

4857 sayılı Kanunun 25. maddesinin birinci fıkrasının (II) numaralı bendinin (d) alt bendindeki 84. maddeye aykırılık ibaresi, 6331 sayılı Kanunla, işyerine sarhoş ya da uyuşturucu madde almış olarak gelme veya işyerinde bu maddeleri kullanma ibaresi hâline getirilmiştir. Bu ibare değişikliği fesih sonucunu düzenlemez ve işe iade yolunu kapatan bir istisna da getirmez. 4857 sayılı Kanunun aynı maddesinin son fıkrası, işçinin feshin bentlerde öngörülen sebeplere uygun olmadığı iddiasıyla 18, 20 ve 21. maddeler çerçevesinde yargı yoluna başvurabileceğini öngörür.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 25Kaynağı aç
Madde 25 – Süresi belirli olsun veya olmasın işveren, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir: I- Sağlık sebepleri: a) İşçinin kendi kastından veya derli toplu olmayan yaşayışından yahut içkiye düşkünlüğünden doğacak bir hastalığa yakalanması veya engelli hâle gelmesi durumunda, bu sebeple doğacak devamsızlığın ardı ardına üç iş günü veya bir ayda beş iş gününden fazla sürmesi.[7] b) İşçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanması durumunda. (a) alt bendinde sayılan sebepler dışında işçinin hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi hallerde işveren için iş sözleşmesini bildirimsiz fesih hakkı; belirtilen hallerin işçinin işyerindeki çalışma süresine göre 17 nci maddedeki bildirim sürelerini altı hafta aşmasından sonra doğar. Doğum ve gebelik hallerinde bu süre 74 üncü maddedeki sürenin bitiminde başlar. Ancak işçinin iş sözleşmesinin askıda kalması nedeniyle işine gidemediği süreler için ücret işlemez. II- Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri: a) İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek, yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması. b) İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnadlarda bulunması. c) İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması. d) İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması, işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu maddeleri kullanması.[8] e) İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması. f) İşçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi. g) İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi. h) İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi. ı) İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması. III- Zorlayıcı sebepler: İşçiyi işyerinde bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir sebebin ortaya çıkması. IV- İşçinin gözaltına alınması veya tutuklanması halinde devamsızlığın 17 nci maddedeki bildirim süresini aşması. İşçi feshin yukarıdaki bentlerde öngörülen sebeplere uygun olmadığı iddiası ile 18, 20 ve 21 inci madde hükümleri çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir. Derhal fesih hakkını kullanma süresi

6331 sayılı Kanun, 4857 sayılı Kanunun geçici iş ilişkisine ilişkin hükmündeki son cümleyi, geçici iş ilişkisi kurulan işverenin işçiye talimat verme hakkına sahip olduğu biçiminde değiştirmiştir. Ayrıca 71. maddenin üçüncü fıkrasına, on altı yaşını doldurmuş fakat on sekiz yaşını bitirmemiş genç işçilerin hangi çeşit işlerde çalıştırılabileceğine ilişkin ibare eklenmiştir. 4857 sayılı Kanunun 2. maddesinin dördüncü fıkrası, 63. maddesinin dördüncü fıkrası, 69. maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları ile 77 ila 81, 83 ila 89, 95, 105 ve geçici 2. maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır. 4. maddedeki iş sağlığı ve güvenliği hükümlerinin saklı olduğuna dair ifade ile 98. maddedeki 85. madde kapsamındaki işyerlerine ilişkin para cezası ifadesi metinden çıkarılmıştır.

Bu Kanuna göre düzenlenen kâğıtlar damga vergisinden, işlemler harçtan müstesnadır. Bakanlık, Kanuna göre yapılacak iş ve işlemlere ait belge veya bilgiyi elektronik ve benzeri ortamlar üzerinden isteyebilir, arşivleyebilir ve bu ortamlar üzerinden onay, yetki, bilgi ve belge verebilir. Mevzuatta Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyine yapılan atıflar, Cumhurbaşkanınca belirlenen kurul veya mercie yapılmış sayılır.

Sık sorulan sorular

Kanun kimlere uygulanır?

Kanun, faaliyet konusuna bakılmaksızın kamu ve özel sektördeki işlere, işverenlere, işveren vekillerine, çırak ve stajyerler dâhil çalışanlara uygulanır. Fabrika, bakım merkezi, dikimevi ve benzeri işyerleri hariç olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetleri, genel kolluk kuvvetleri ve Millî İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığının faaliyetleri, afet ve acil durum birimlerinin müdahale faaliyetleri, ev hizmetleri, çalışan istihdam etmeden kendi nam ve hesabına üretim yapanlar ile infaz sırasında iyileştirme kapsamındaki faaliyetler Kanun hükümlerinin dışındadır.

Dışarıdan hizmet alınırsa sorumluluk kalkar mı?

Kalkmaz. İşyeri dışındaki uzman kişi veya kuruluştan hizmet alınması işverenin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Çalışanların yükümlülükleri de bu sorumluluğu etkilemez.

İş kazası kaç iş günü içinde bildirilir?

İşveren, iş kazasını kazadan sonraki üç iş günü içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirir. Kendisine bildirilen meslek hastalığını ise öğrendiği tarihten itibaren üç iş günü içinde bildirir.

Eğitim süresi fazla mesai sayılır mı?

Eğitimde geçen süre çalışma süresinden sayılır. Haftalık çalışma süresini aşan eğitim süreleri fazla sürelerle çalışma veya fazla çalışma olarak değerlendirilir.

Durdurma kararına itiraz süresi nedir?

İşveren, kararın yerine getirildiği tarihten itibaren altı iş günü içinde yetkili iş mahkemesinde itiraz edebilir. İtiraz uygulamayı etkilemez ve mahkeme kararı kesindir.

Durdurma döneminde ücret ödenir mi?

İşveren, işsiz kalan çalışana ücretini ödemek veya ücretinde düşüklük olmaksızın meslek ya da durumuna göre başka iş vermekle yükümlüdür.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu