Savunma Alma Yükümlülüğünün Kanuni Dayanağı ve Kapsamı
4857 sayılı İş Kanunu'nun 19. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, hakkındaki iddialara karşı savunması alınmadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, o işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez. Aynı maddenin ilk fıkrası gereğince işverenin fesih bildirimini yazılı olarak yapması ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmesi zorunludur. Dolayısıyla işçinin kişiliğinden, çalışma şeklinden veya işyerindeki olumsuz tutumlarından kaynaklanan süreli fesihlerde savunma hakkının tanınması kanuni bir zorunluluktur.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 19Kaynağı aç
Savunma ve fesih usulünün uygulanma alanı, 4857 sayılı Kanun'un 18. maddesinde yer alan iş güvencesi hükümleriyle yakından ilişkilidir. Kanuni düzenlemeye göre, bünyesinde en az otuz işçi çalıştırılan işyerlerinde altı aylık kıdemini tamamlayan personelin belirsiz süreli sözleşmesi feshedilirken, fesih bildiriminin işçinin yeterliliği, davranışları ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerine dayanan geçerli bir nedene dayandırılması aranır. Yerin altında icra edilen işlerde çalışan personelde ise altı aylık kıdem koşulu aranmamaktadır. Buna karşın, işletmenin tamamını sevk ve idare eden işveren vekilleri ile yardımcıları ve işyerinin genel yönetimini üstlenerek işçi alma veya çıkarma yetkisiyle donatılmış işveren vekilleri yönünden geçerli sebep, fesih usulü ve savunma alma kuralları uygulanmamaktadır.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 18Kaynağı aç
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 399. maddesi işverene işin görülmesi ve işçilerin işyerindeki davranışlarıyla ilgili genel düzenlemeler yapma ve özel talimat verme yetkisi verirken, işçilere de bu talimatlara dürüstlük kurallarının gerektirdiği ölçüde uyma borcu yükler. İşçinin bu borçları ihlal ettiği durumlarda savunmasının alınması, feshin son çare olması ilkesinin hayata geçirilmesine yardımcı olur. Alınan savunma, ortaya çıkan olumsuzluğun iş sözleşmesi sonlandırılmadan alternatif yollarla çözülebilmesine imkân sağlar.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 399Kaynağı aç
Davranış ve Yeterlilik Sebeplerinde Savunma ve Kusur Ölçütü
Savunma alınmasını gerektiren nedenler işçinin verimi veya işyerindeki davranışlarına dayanır. Performans düşüklüğü, verilen görevin yerine getirilmemesi, işverene maddi zarar verilmesi, işverenin itibar kaybına uğratılması ve sadakat yükümlülüğünün ihlal edilmesi bu fesih gerekçelerinin başlıca örneklerindendir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2016/9553 Esas ve 2016/16565 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, işçinin davranışlarından kaynaklanan fesihte takip edilen amaç, işçinin daha önce işlediği sözleşmeye aykırı davranışları cezalandırmak değil; onun sözleşmesel yükümlülükleri ihlale devam etmesi veya tekrarlaması rizikosundan kaçınmaktır. Geçerli fesih sebebinin varlığından söz edebilmek için işçinin sözleşmesel borçlarını mutlaka kasten ihlal etmesi şart olmayıp, göstermesi gereken özen yükümlülüğüne aykırı ihmali davranışları da yeterlidir. Buna karşılık, işçinin kusuruna dayanmayan davranışlar geçerli bir fesih sebebi oluşturmaz.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2016/9553, K. 2016/16565Kaynağı aç
Usulüne Uygun Savunma Daveti ve Zamanlama Koşulları
Savunma isteminin hukuken geçerli olabilmesi için belirli usul kurallarına riayet edilmesi gerekir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2016/15414 Esas ve 2016/19496 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, işçi fesihten önce savunma vermeye davet edilmeli ve davet yazısında işten çıkarma sebebi açık ve kesin bir şekilde gösterilmelidir. Davet yazısında işçiye makul bir süre önceden belirtilen yer, gün ve saatte hazır bulunması; bulunmadığı takdirde yazılı savunma verebileceği ve buna rağmen hazır bulunmayıp yazılı savunma da vermediği takdirde savunma hakkından vazgeçmiş sayılacağı hatırlatılmalıdır. İşçinin hangi olay ve olgular nedeniyle huzursuzluk veya olumsuzluk yarattığını bilmesi ve gerekli açıklamayı yapabilmesi için kendisine makul bir sürenin tanınması şarttır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2016/15414, K. 2016/19496Kaynağı aç
Savunma davetinde genel ve belirsiz gerekçelere dayanılması usulsüzlük teşkil eder. Nitekim Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2016/15414 Esas ve 2016/19496 Karar sayılı kararında, işçinin hangi somut davranışlarının feshe yol açtığı açıklanmadan genel ifadelerle savunma istenmesinin usulsüz olduğu ve feshi geçersiz kılacağı ifade edilmiştir. Ayrıca Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2016/13829 Esas ve 2016/19129 Karar sayılı kararında vurgulandığı üzere işveren, fesih bildiriminde gösterdiği fesih sebebi ile bağlıdır; işe iade davasında ilave bir neden ileri süremeyeceği gibi bildirilen sebepten farklı bir sebebe de dayanamaz.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2016/13829, K. 2016/19129Kaynağı aç
Savunmanın talep edilme zamanı feshin sıhhati bakımından belirleyicidir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2016/15414 Esas ve 2016/19496 Karar sayılı kararına göre savunmanın fesihten önce istenmesi şart olup, fesih bildirimiyle birlikte veya fesihten sonra savunma istenmesi ya da ihbar önel süreleri içinde savunma alınması feshi geçersiz kılar. Öte yandan Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2016/9553 Esas ve 2016/16565 Karar sayılı kararında, banka disiplin prosedürü gereğince görevlendirilen müfettiş tarafından idari soruşturma kapsamında fesih tarihinden kısa bir süre önce işçiden alınan yazılı beyanların, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 19. maddesi anlamında fesihten önce alınan savunma kapsamında değerlendirileceği kabul edilmiştir.
İhtar ve Uyarı Süreçlerinde Savunma Kuralı
İşverene yüklenen savunma alma borcu yalnızca iş sözleşmesinin feshinden önceki dönem için geçerlidir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2016/15414 Esas ve 2016/19496 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere kanun koyucu, işçiye davranışları sebebiyle ihtar verilirken savunma alınması yönünde bir yükümlülük öngörmemiştir. Dolayısıyla işçiye ihtar veya uyarı verilirken öncesinde savunmasının alınmamış olması, verilen ihtarı geçersiz hale getirmez.
Haklı Nedenle Fesih Halleri ve Savunma İstisnaları
4857 sayılı İş Kanunu'nun 19. maddesinin 2. fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca, işverenin 25. maddenin (II) numaralı bendi şartlarına uygun fesih hakkı saklı tutulmuştur. İşçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan davranışları işverene haklı nedenle derhal fesih hakkı tanıdığından, bu durumlarda kural olarak fesihten önce işçiden savunma alınması zorunlu değildir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2016/20858 Esas ve 2019/18604 Karar sayılı ilamında da kanuna göre haklı fesih halinde işverenin işçiden savunma isteme şartının aranmadığı belirtilmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2016/20858, K. 2019/18604Kaynağı aç
Feshin geçerli nedene veya haklı nedene dayanması şekil koşulları bakımından da farklılık gösterir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2016/9859 Esas ve 2017/6866 Karar sayılı kararında, İş Kanunu'nun 18. maddesi kapsamındaki geçerli fesihlerde fesih bildiriminin ve sebeplerin yazılı olmasının geçerlilik şartı olduğu, buna karşılık 25. maddedeki haklı nedenle derhal fesihte kanunen yazılı şekil şartının aranmadığı ifade edilmiştir. Ancak işçinin iş sözleşmesi kıdem ve ihbar tazminatları ödenerek feshedilmişse işverenin haklı nedene dayandığı kabul edilemez; bu durumda yazılı bildirim yapılmaksızın ve savunma alınmaksızın gerçekleştirilen fesih geçersiz sayılır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2016/9859, K. 2017/6866Kaynağı aç
4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, işçinin hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi sağlık sebeplerine dayalı devamsızlığının 17. maddedeki bildirim sürelerini altı hafta aşması halinde işverenin bildirimsiz fesih hakkı doğar. Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2012/2321 Esas ve 2012/16839 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, sağlık bekleme süresinin aşılması sebebiyle anılan hüküm çerçevesinde gerçekleştirilen haklı fesihte, fesihten önce işçiden yazılı savunma alınması zorunluluğu bulunmadığı gibi işçiye yazılı fesih bildirimi yapılması koşulu da aranmamaktadır.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/2321, K. 2012/16839Kaynağı aç
İç Prosedürlerin Bağlayıcılığı ve Haklı Fesihte Yargısal Eğilimler
İşverenin haklı fesih öncesinde savunma alma zorunluluğu bulunmasa dahi, işyeri iç yönetmeliğinde savunma usulü öngörülmüşse veya işveren kendisi savunma alma prosedürünü işletmişse belirlenen bu usule uymak zorundadır. Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2016/20858 Esas ve 2019/18604 Karar sayılı kararında, işçiye tutanağın tebliğinden itibaren yazılı savunmasını sunması için belirli bir iş günü süresi tanınmasına rağmen bu süre beklenmeden aynı tarihte sözleşmenin feshedilmesinin usule aykırılık teşkil ettiği ve feshi haksız hale getirdiği hükme bağlanmıştır. Ayrıca anılan kararda, fesih öncesinde işçiye yazılı savunmasını sunması için süre tanındığını ve işçinin imzadan kaçındığını ileri süren işverenin, dürüstlük kuralı gereğince iç yönetmelikteki savunma usulüne uygun davrandığını ispat etmekle yükümlü olduğu ifade edilmiştir.
4857 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasındaki açık düzenleme uyarınca işverenin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hallere dayanan haklı fesih hakkı saklı olup bu fesihlerde savunma alınması zorunluluğu bulunmamaktadır. Bununla birlikte somut olayın koşulları, işverenin olayı araştırma sorumluluğu veya Kanun'un 25/II-g bendinde öngörülen devamsızlığın haklı bir sebebe dayanıp dayanmadığının tespiti gerekçesiyle savunma alınması gerektiği yönünde de kararlar verilmektedir.
Savunma Alınmamasının Hukuki Sonuçları
İşçinin davranışı veya verimi nedenine dayalı süreli fesihlerde işçinin savunmasının alınmaması, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2016/13829 Esas ve 2016/19129 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere tek başına süreli feshin geçersizliği sonucunu doğurur.
Savunma alınmaması, iş güvencesi şartlarını taşıyan işyerlerinde feshin geçersizliği tespitiyle işe iadeye ve en çok dört aya kadar boşta geçen süre ücretinin ödenmesine karar verilmesi sonucunu doğurur. İş güvencesi şartlarının oluşmadığı işyerlerinde ise bu usulsüzlük kötü niyet tazminatı ödenmesi sonucunu doğurabilir. Bununla birlikte, fesihten önce salt savunmanın alınmış olması işlemi kendiliğinden hukuka uygun kılmaz; her fesih gerekçesinin somut özellikleri ve kanuni usulü çerçevesinde ayrıca değerlendirilmesi şarttır.
Haklı nedenle iş sözleşmesi derhal feshedilen işçi bakımından da yargı yolu açıktır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin son fıkrası uyarınca işçi, feshin anılan maddede öngörülen haklı sebeplere uygun olmadığı iddiasıyla Kanun'un 18, 20 ve 21. maddeleri hükümleri çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 25Kaynağı aç
İşçiye ihtar verilirken savunmasının alınması zorunlu mudur?
Hayır, kanunen savunma alma yükümlülüğü yalnızca iş sözleşmesinin feshinden önceki aşama için öngörülmüş olup işçiye davranışı sebebiyle ihtar verilirken savunmasının alınmaması ihtarı geçersiz kılmaz.
Haklı nedenle derhal fesihte işçiden savunma alınması gerekir mi?
4857 sayılı İş Kanunu'nun 19/2 ve 25/II maddeleri uyarınca haklı fesih hallerinde kural olarak savunma zorunluluğu bulunmamaktadır; ancak işyeri iç yönetmeliğinde savunma şartı varsa veya işveren savunma prosedürünü işletmişse verilen süreye uyulması zorunludur.
Savunma fesih bildirimiyle birlikte veya fesihten sonra istenebilir mi?
Hayır, fesih bildirimiyle birlikte veya fesihten sonra savunma istenmesi ya da ihbar önel süreleri içinde savunma alınması yapılan feshi geçersiz kılar.
Savunması alınmadan işten çıkarılan işçinin hakları nelerdir?
İş güvencesi kapsamındaki işçi işe iade davası açarak feshin geçersizliğini ve en çok dört aya kadar boşta geçen süre ücretini isteyebilir; iş güvencesi şartları yoksa kötü niyet tazminatı gündeme gelebilir.
İşveren vekilleri bakımından savunma alma zorunluluğu var mıdır?
4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesinin son fıkrası gereğince, işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları ile işyerinin bütününü sevk ve idare edip işçi alma ve çıkarma yetkisi bulunan işveren vekilleri hakkında feshin geçerli sebebe dayandırılması ve Kanun'un 19. maddesinde düzenlenen savunma usulü uygulanmaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

