İş Hukukunda Kişisel Verilerin Korunması ve Sınırları

by Avukat Erdal Ersoy
İş Hukukunda Kişisel Verilerin Korunması ve Sınırları

İş İlişkisinde Kişisel Verilerin İşlenme Esasları

İşverenin çalışanına ait kişisel verileri kullanma serbestisi sınırsız değildir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 419 uyarınca işveren, işçinin kişisel verilerini sadece çalışanın yapacağı işe uygunluğuyla doğrudan bağlantılı olduğu veya hizmet akdinin ifası bakımından zorunluluk taşıdığı ölçüde işleyebilir. İşverenin işin yürütülmesi ile işyerindeki düzenin teminine yönelik genel kurallar koyma ve talimat verme yetkisi bulunsa da 6098 sayılı Kanun m. 399 gereğince işçilerin bu talimatlara uyma borcu dürüstlük kuralı çerçevesiyle sınırlıdır. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu m. 5/1 uyarınca kişisel verilerin işlenmesinde kural olarak ilgilinin açık rızası aranmaktadır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 419Kaynağı aç
MADDE 419- İşveren, işçiye ait kişisel verileri, ancak işçinin işe yatkınlığıyla ilgili veya hizmet sözleşmesinin ifası için zorunlu olduğu ölçüde kullanabilir. Özel kanun hükümleri saklıdır. V. Ceza koşulu ve ibra
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 399Kaynağı aç
MADDE 399- İşveren, işin görülmesi ve işçilerin işyerindeki davranışlarıyla ilgili genel düzenlemeler yapabilir ve onlara özel talimat verebilir. İşçiler, bunlara dürüstlük kurallarının gerektirdiği ölçüde uymak zorundadırlar. VI. İşçinin sorumluluğu
6698 sayılı KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU m. 5Kaynağı aç
MADDE 5- (1) Kişisel veriler ilgili kişinin açık rızası olmaksızın işlenemez. (2) Aşağıdaki şartlardan birinin varlığı hâlinde, ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın kişisel verilerinin işlenmesi mümkündür: a) Kanunlarda açıkça öngörülmesi. b) Fiili imkânsızlık nedeniyle rızasını açıklayamayacak durumda bulunan veya rızasına hukuki geçerlilik tanınmayan kişinin kendisinin ya da bir başkasının hayatı veya beden bütünlüğünün korunması için zorunlu olması. c) Bir sözleşmenin kurulması veya ifasıyla doğrudan doğruya ilgili olması kaydıyla, sözleşmenin taraflarına ait kişisel verilerin işlenmesinin gerekli olması. ç) Veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi için zorunlu olması. d) İlgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilmiş olması. e) Bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için veri işlemenin zorunlu olması. f) İlgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla, veri sorumlusunun meşru menfaatleri için veri işlenmesinin zorunlu olması. Özel nitelikli kişisel verilerin işlenme şartları

4857 sayılı İş Kanunu m. 75 uyarınca işveren, istihdam ettiği her çalışan adına müstakil bir özlük dosyası oluşturmakla yükümlüdür. İşveren bu dosyada işçinin kimlik belgelerinin yanında kanunen tutulması gereken her çeşit kayıt ve evrakı muhafaza etmek ve denetim anında yetkili mercilere sunmak zorundadır. Kanunun 75. maddesinin son fıkrası kapsamında işveren, çalışan hakkında edindiği bilgileri hukuka ve dürüstlük kuralına uygun kullanmak ve açıklanmasında çalışanın korunmaya değer haklı menfaati olan hususları gizli tutmakla yükümlüdür.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 75Kaynağı aç
Madde 75 – İşveren çalıştırdığı her işçi için bir özlük dosyası düzenler. İşveren bu dosyada, işçinin kimlik bilgilerinin yanında, bu Kanun ve diğer kanunlar uyarınca düzenlemek zorunda olduğu her türlü belge ve kayıtları saklamak ve bunları istendiği zaman yetkili memur ve mercilere göstermek zorundadır. İşveren, işçi hakkında edindiği bilgileri dürüstlük kuralları ve hukuka uygun olarak kullanmak ve gizli kalmasında işçinin haklı çıkarı bulunan bilgileri açıklamamakla yükümlüdür. Yönetmelikler

Açık Rıza Aranmayan Kanuni Haller

6698 sayılı Kanun m. 5/2 kişisel verilerin açık rıza bulunmaksızın işlenebileceği durumları hükme bağlamıştır. Kanunlarda açık hüküm bulunması veya rızasını beyan edemeyecek durumda olan ya da beyanına geçerlilik tanınmayan bireyin kendisinin yahut başkasının hayatı ve beden bütünlüğünü korumak için veri işlemenin zorunlu olması bu istisnalardandır. Bunun yanında, bir akdin kurulması ya da yerine getirilmesiyle doğrudan temas halinde bulunması şartıyla taraflara ait verilerin işlenmesinin gerekmesi, veri sorumlusunun kanuni borçlarını yerine getirebilmesi, bilginin ilgili kimse tarafından alenileştirilmiş olması, bir hakkın tesisi, savunulması veya kullanılması için işlemenin mecburi tutulması ve personelin temel haklarına zarar vermemek kaydıyla meşru menfaatlerin zorunlu kılması halinde rıza aranmaz.

İşverenin vergi ödemeleri ve sosyal güvenlik bildirimlerini yapması, maaşların yatırılması amacıyla personelin hesap ve banka verilerini ilgili finans kuruluşuna aktarması veya tescil işlemleri için sigorta sicil numarasının yetkili idareye bildirilmesi, kanuni yükümlülük ve sözleşmenin ifası kapsamında rızasız gerçekleştirilebilir. Benzer şekilde resmi işyeri denetimlerinde genel nitelikli çalışan verileri kamu görevlilerine rıza aranmadan verilebilir. Ancak sendikal aidiyet, sağlık verileri, biyometrik ya da genetik bilgiler, siyasi ve felsefi eğilimler, dini inanç veya adli sicil kayıtları gibi özel nitelikli kişisel verilerin teftiş heyetleriyle paylaşılması için ilgililerin açık rızasının alınması gerekmektedir.

İşe Alım ve Veri Saklama Süreçlerinde Sınırlar

İş başvurusu ve mülakat aşamalarında kural olarak adaya eski işyerinde aldığı maaş, alkol ve tütün kullanımı, medeni durum ve çocuk sahibi olma düşüncesi ile ceza geçmişi sorulamaz. Buna karşın yerine getirilecek görevin ve çalışma mahallinin somut nitelikleri kesin bir gereklilik doğuruyorsa ilgili pozisyona özgü sorular sorulabilir. Sürücü kadrosuna alınacak adaya trafik ihlallerinin sorulması veya para idaresinden sorumlu muhasebe pozisyonu için malvarlığı durumunun araştırılması bu kapsamda değerlendirilir.

Yasal saklama sürelerinin haricinde işverenin personel verilerini süresiz biçimde arşivleme hakkı yoktur. Bu sebeple olumsuz sonuçlanan başvurularda adaylara ait özgeçmişlerin ileride değerlendirileceği gerekçesiyle saklanmayarak yok edilmesi ya da anonim hale getirilmesi, açık onayları temin edilmedikçe başka kişi ve kurumlara iletilmemesi zorunludur. İş akdi sonlanan personele ait verilerin de yasal dava zamanaşımı sürelerinin veya kanunlarda gösterilen saklama müddetlerinin hitamında silinmesi veya kimliği belirlenemez hale getirilmesi şarttır.

Aydınlatma ve Verilerin Yurt Dışına Aktarımı

İşveren, istihdam ettiği işçilere ve adaylara verilerin temin gayesini, nerede tutulduğunu, kimlerin bu kayıtlara erişebileceğini ve hangi mercilere verileceğini açıklamakla yükümlüdür. İşçinin talebi durumunda kullanım biçimleri açıklanmalı, gerçeği yansıtmayan veya eksik kayıtlar düzeltilmelidir. Veri güvenliği konusunda dışarıdan hizmet alınması ya da üçüncü bir kişinin görevlendirilmesi, meydana gelebilecek ihlallerde işverenin kanuni sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Birden fazla şirketin bulunduğu holding veya şirketler topluluğu yapılarında, veri işleme amacını tayin eden ve sisteme yön veren her bir tüzel kişilik müstakil olarak veri sorumlusu kabul edilir ve yaptırımlara bizzat muhatap olur.

Kişisel verilerin yurt dışına aktarılabilmesi için 6698 sayılı Kanun m. 9 kapsamında kanuni veri işleme şartlarının bulunması ve aktarımın yapılacağı ülke, sektör veya kuruluş hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından verilmiş bir yeterlilik kararının bulunması esastır. Bu yeterlilik kararı Resmi Gazete vasıtasıyla ilan edilir ve en geç dört senelik periyotlarla gözden geçirilir. Kurulun yeterlilik kararı bulunmadığı durumlarda ise aktarım, kanundaki işleme şartlarının varlığı, ilgilinin hak arama yollarına erişebilmesi ve standart sözleşme gibi kanuni güvencelerin verilmesiyle mümkündür. İmzalanan standart sözleşmenin beş iş günü içinde Kişisel Verileri Koruma Kurumuna intikal ettirilmesi gerekmektedir. Güvencelerin sağlanamadığı hallerde arızi işlemler kanundaki istisnalarla yürütülebilirken milli menfaatin veya ilgili kişinin haklarının ağır zarara uğrayabileceği hallerde Kurul izni şarttır.

6698 sayılı KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU m. 9Kaynağı aç
MADDE 9- (Değişik:2/3/2024-7499/34 md.) (1) Kişisel veriler, 5 inci ve 6 ncı maddelerde belirtilen şartlardan birinin varlığı ve aktarımın yapılacağı ülke, ülke içerisindeki sektörler veya uluslararası kuruluşlar hakkında yeterlilik kararı bulunması halinde, veri sorumluları ve veri işleyenler tarafından yurt dışına aktarılabilir. (2) Yeterlilik kararı, Kurul tarafından verilir ve Resmî Gazete’de yayımlanır. Kurul, ihtiyaç duyması halinde ilgili kurum ve kuruluşların görüşünü alır. Yeterlilik kararı, en geç dört yılda bir değerlendirilir. Kurul, değerlendirme sonucunda veya gerekli gördüğü diğer hallerde, yeterlilik kararını ileriye etkili olmak üzere değiştirebilir, askıya alabilir veya kaldırabilir. (3) Yeterlilik kararı verilirken öncelikle aşağıdaki hususlar dikkate alınır: a) Kişisel verilerin aktarılacağı ülke, ülke içerisindeki sektörler veya uluslararası kuruluşlar ile Türkiye arasında kişisel veri aktarımına ilişkin karşılıklılık durumu. b) Kişisel verilerin aktarılacağı ülkenin ilgili mevzuatı ve uygulaması ile kişisel verilerin aktarılacağı uluslararası kuruluşun tâbi olduğu kurallar. c) Kişisel verilerin aktarılacağı ülkede veya uluslararası kuruluşun tâbi olduğu bağımsız ve etkin bir veri koruma kurumunun varlığı ile idari ve adli başvuru yollarının bulunması. ç) Kişisel verilerin aktarılacağı ülkenin veya uluslararası kuruluşun, kişisel verilerin korunmasıyla ilgili uluslararası sözleşmelere taraf veya uluslararası kuruluşlara üye olma durumu. d) Kişisel verilerin aktarılacağı ülkenin veya uluslararası kuruluşun, Türkiye’nin üye olduğu küresel veya bölgesel kuruluşlara üye olma durumu. e) Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler. (4) Kişisel veriler, yeterlilik kararının bulunmaması durumunda, 5 inci ve 6 ncı maddelerde belirtilen şartlardan birinin varlığı, ilgili kişinin aktarımın yapılacağı ülkede de haklarını kullanma ve etkili kanun yollarına başvurma imkânının bulunması kaydıyla, aşağıda belirtilen uygun güvencelerden birinin taraflarca sağlanması halinde veri sorumluları ve veri işleyenler tarafından yurt dışına aktarılabilir: a) Yurt dışındaki kamu kurum ve kuruluşları veya uluslararası kuruluşlar ile Türkiye’deki kamu kurum ve kuruluşları veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları arasında yapılan uluslararası sözleşme niteliğinde olmayan anlaşmanın varlığı ve Kurul tarafından aktarıma izin verilmesi. b) Ortak ekonomik faaliyette bulunan teşebbüs grubu bünyesindeki şirketlerin uymakla yükümlü oldukları, kişisel verilerin korunmasına ilişkin hükümler ihtiva eden ve Kurul tarafından onaylanan bağlayıcı şirket kurallarının varlığı. c) Kurul tarafından ilan edilen, veri kategorileri, veri aktarımının amaçları, alıcı ve alıcı grupları, veri alıcısı tarafından alınacak teknik ve idari tedbirler, özel nitelikli kişisel veriler için alınan ek önlemler gibi hususları ihtiva eden standart sözleşmenin varlığı. ç) Yeterli korumayı sağlayacak hükümlerin yer aldığı yazılı bir taahhütnamenin varlığı ve Kurul tarafından aktarıma izin verilmesi. (5) Standart sözleşme, imzalanmasından itibaren beş iş günü içinde veri sorumlusu veya veri işleyen tarafından Kuruma bildirilir. (6) Veri sorumluları ve veri işleyenler, yeterlilik kararının bulunmaması ve dördüncü fıkrada öngörülen uygun güvencelerden herhangi birinin sağlanamaması durumunda, arızi olmak kaydıyla sadece aşağıdaki hallerden birinin varlığı halinde yurt dışına kişisel veri aktarabilir: a) İlgili kişinin, muhtemel riskler hakkında bilgilendirilmesi kaydıyla, aktarıma açık rıza vermesi. b) Aktarımın, ilgili kişi ile veri sorumlusu arasındaki bir sözleşmenin ifası veya ilgili kişinin talebi üzerine alınan sözleşme öncesi tedbirlerin uygulanması için zorunlu olması. c) Aktarımın, ilgili kişi yararına veri sorumlusu ve diğer bir gerçek veya tüzel kişi arasında yapılacak bir sözleşmenin kurulması veya ifası için zorunlu olması. ç) Aktarımın üstün bir kamu yararı için zorunlu olması. d) Bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için kişisel verilerin aktarılmasının zorunlu olması. e) Fiili imkânsızlık nedeniyle rızasını açıklayamayacak durumda bulunan veya rızasına hukuki geçerlilik tanınmayan kişinin kendisinin ya da bir başkasının hayatı veya beden bütünlüğünün korunması için kişisel verilerin aktarılmasının zorunlu olması. f) Kamuya veya meşru menfaati bulunan kişilere açık olan bir sicilden, ilgili mevzuatta sicile erişmek için gereken şartların sağlanması ve meşru menfaati olan kişinin talep etmesi kaydıyla aktarım yapılması. (7) Altıncı fıkranın (a), (b) ve (c) bentleri, kamu kurum ve kuruluşlarının kamu hukukuna tâbi faaliyetlerine uygulanmaz. (8) Veri sorumlusu ve veri işleyenler tarafından, yurt dışına aktarılan kişisel verilerin sonraki aktarımları ve uluslararası kuruluşlara aktarımlar bakımından da bu Kanunda yer alan güvenceler sağlanır ve bu madde hükümleri uygulanır. (9) Kişisel veriler, uluslararası sözleşme hükümleri saklı kalmak üzere, Türkiye’nin veya ilgili kişinin menfaatinin ciddi bir şekilde zarar göreceği durumlarda, ancak ilgili kamu kurum veya kuruluşunun görüşü alınarak Kurulun izniyle yurt dışına aktarılabilir. (10) Kişisel verilerin yurt dışına aktarılmasına ilişkin diğer kanunlarda yer alan hükümler saklıdır. (11) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Haklar ve Yükümlülükler Veri sorumlusunun aydınlatma yükümlülüğü

Kanuna Aykırı Veri İşlemenin Hukuki ve Cezai Yaptırımları

Çalışanların kişisel verilerinin kanuna aykırı yollarla işlenmesi cezai ve idari sonuçlar doğurur. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 135/1 hükmüne göre hukuka aykırı biçimde kişisel verileri kaydeden faile bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası uygulanır. İşlenen fiilin sendikal aidiyete, sağlık bilgilerine, cinsel hayata, felsefi, siyasi ve dini inançlara veya ırki kökenlere dair verileri konu alması halinde öngörülen ceza yarı oranında artırılmaktadır. Ayrıca 6698 sayılı Kanun gereğince aydınlatma borcunun ihmali, veri güvenliği tedbirlerinin aksatılması, Kurul kararlarının yerine getirilmemesi ve Veri Sorumluları Siciline bildirim yapılmaması fiilleri idari para cezasını gerektiren kabahatler arasında düzenlenmiştir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 135Kaynağı aç
Madde 135- (1) Hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.[60] (2) Kişisel verinin, kişilerin siyasi, felsefi veya dini görüşlerine, ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin olması durumunda birinci fıkra uyarınca verilecek ceza yarı oranında artırılır.[61] Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme
İşe alım görüşmesinde adayın medeni hali ve sabıka kaydı sorulabilir mi?

Adayın aile planlaması, geçmiş işyerindeki ücreti, evlilik durumu veya sabıka kaydı kural olarak sorulamaz; ancak çalışma yeri ve işin niteliği gerektiriyorsa göreve uygun sorular yöneltilebilir.

Banka ve SGK bildirimlerinde işçinin rızasını almak zorunlu mudur?

İşçinin maaşının ödenmesi için banka bilgilerinin iletilmesi, sigorta tescili ve yasal prim ile vergilerin bildirilmesi işverenin hukuki yükümlülüğü ve hizmet sözleşmesinin icrası kapsamında olduğundan açık rıza aranmaz.

İş akdi sona eren çalışanın özlük evrakı ne zamana kadar saklanabilir?

İşten ayrılan personele ilişkin veriler mevzuatta açıkça öngörülen saklama süreleri ile olası hukuki uyuşmazlıklara dair yasal zamanaşımı süreleri tükendiğinde kayıtlardan derhal silinmeli, imha edilmeli veya anonimleştirilmelidir.

Veri güvenliği dışarıdan bir şirkete devredilirse işverenin sorumluluğu kalkar mı?

İşverenin veri koruma tedbirleri için üçüncü bir teknik kişiyi veya firmayı yetkilendirmesi, meydana gelebilecek ihlallerden ve zararlardan kaynaklanan kanuni veri sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Çalışan verilerinin yurt dışına aktarımında standart sözleşme bildirimi nasıl yapılır?

Yeterlilik kararı bulunmayan ülkelere veri aktarımında kullanılan standart sözleşmenin, taraflarca imza altına alınmasını takip eden beş iş günü zarfında Kişisel Verileri Koruma Kurumuna bildirilmesi mecburidir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu