İş Göremezlik Raporu Nedir ve Nasıl Alınır? Hukuki Şartlar

by Avukat Erdal Ersoy
İş Göremezlik Raporu Nedir ve Nasıl Alınır? Hukuki Şartlar

İş Göremezlik ve İstirahat Raporunun Hukuki Niteliği

Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği uyarınca geçici iş göremezlik; sigortalının iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hâllerinde Sosyal Güvenlik Kurumunca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurulu raporlarında belirtilen istirahat süresince geçici olarak çalışamama durumudur. Sigortalının bu dönemde istirahatli sayılarak iş görme edimini yerine getirememesi hukuken geçerli bir mazeret oluşturur.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında sürekli iş göremezlik ise geçici durumdan farklı kurallara bağlanmıştır. İş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az yüzde on oranında azaldığı yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca tespit edilen ve Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulunca onaylanan sigortalı, sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanır.

Rapor Verme Yetkisi ve İstirahat Süreleri

İş göremezlik raporları yetkisiz sağlık kuruluşlarından veya hekimlerden temin edilemez. Raporun geçerlilik kazanabilmesi için Sosyal Güvenlik Kurumunun yetkilendirdiği hekimlerden ya da devlet hastaneleri, üniversite hastaneleri veya kurumla sözleşmeli yetkili özel sağlık kuruluşlarından alınması zorunludur.

Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği hükümleri uyarınca, yetkilendirilmiş işyeri hekimi sigortalı çalışana tek seferde en fazla iki gün istirahat raporu düzenleyebilir.

Ayaktan tedavilerde tek hekim bir kerede en çok on gün istirahat raporu verebilir. Muayene neticesinde raporda kontrol muayenesi öngörülmüşse süre uzatılabilir; ancak istirahat süresinin yirmi günü aşması durumunda raporun sağlık kurulundan alınması yasal bir gerekliliktir.

Sağlık kurulunun ilk vereceği istirahat süresi, sigortalının tedavi altına alındığı tarihten başlamak üzere altı ayı geçemez. Tedaviye devam edilmesi hâlinde malullük durumunun önlenebileceği veya önemli oranda azaltılabileceği sağlık kurulu raporu ile belirlenirse bu süre uzatılabilir.

Geçici İş Göremezlik Ödeneği Şartları ve Hesaplanması

Hastalık hâlinde sigortalının geçici iş göremezlik ödeneği alabilmesi için iş göremezliğin başladığı tarihten önceki son bir yıl içinde en az doksan gün kısa vadeli sigorta priminin bildirilmiş olması aranır. Buna karşılık iş kazası geçirilmesi durumunda doksan günlük prim bildirim şartı aranmamaktadır.

Ödeneğin hesaplanmasında istirahat süresinin kapsamı olayın türüne göre ayrışır. İş kazaları ile meslek hastalıklarında raporlu olunan istirahat günlerinin tamamı hesaplamaya dâhil edilirken, hastalık hâlinde ilk iki gün hesaplamadan çıkarılır.

Geçici iş göremezlik ödeneğinin miktarı tedavinin uygulanış biçimine göre farklılaşır. Hak sahibine ödenecek miktar yatarak tedavilerde günlük kazancın yarısı, ayakta tedavilerde ise günlük kazancın üçte ikisi üzerinden hesaplanır.

Sağlık Raporlarına İtiraz Usulü ve Yargı Kararları

Sağlık Raporları Usul ve Esasları Hakkında Yönerge düzenlemelerine göre, sağlık raporuna yapılan itiraz üzerine yeniden alınan sağlık kurulu raporunun ilk raporla örtüşmesi hâlinde rapor kesinleşir. İlk rapor ile itiraz neticesinde düzenlenen ikinci raporun çelişmesi durumunda ise kişi bölge hakem hastanesine sevk edilir ve ilgili branşların bulunduğu bölge hakem hastanesi sağlık kurulunun vereceği karar kesindir.

İstirahat raporu kullanan işçinin işverene karşı doğruluk ve bağlılık borcu devam eder. İstirahatli olduğunu bildirdiği dönemde raporun amacına ve gereklerine aykırı şekilde tatile giderek plajda vakit geçiren bir çalışanın bu tutumu, raporun gerçeğe aykırı düzenlendiğine delil sayılabileceği gibi doğruluk ve bağlılığa aykırılık sebebiyle haklı fesih konusu yapılabilmektedir.

Sosyal Güvenlik Kurumunun açtığı rücu davalarında, sigortalının sürekli iş göremezlik derecesine yönelik itirazlar neticesinde mahkeme ilamıyla kesinleşen oran esas alınmalıdır. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2017/5440 Esas ve 2017/8843 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, kesinleşen oran üzerinden belirlenecek ilk peşin değer dikkate alınarak karar verilmesi gerekmektedir.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2017/5440, K. 2017/8843Kaynağı aç
10. Hukuk Dairesi         2017/5440 E.  ,  2017/8843 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi Rücuan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; ilâmda yazılı nedenlerle davanın kabulüne ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi ve davalı avukatınca da duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 11.10.2016 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Av. … ile karşı taraf adına Av. … geldiler. Duruşmaya başlanarak, hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Dava, 21.11.2003 günlü iş kazası nedeniyle %68 oranında sürekli iş göremezlik derecesine maruz kalan sigortalıya bağlanan ilk peşin değerli gelir ile yapılan ödemelerden oluşan kurum zararının 506 sayılı Yasanın 10. ve 26. maddeleri uyarınca davalı işverenden rücuan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, 10. maddenin varlığı ile birlikte toplam %75 kusur ve %68 sürekli iş göremezlik oranına göre bildirilen ilk peşin değerli gelir dikkate alınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemenin hükmü eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Sigortalı Celal Kılıç’ın, işveren Şirkete karşı açtığı İzmir 5. İş Mahkemesinin 12.03.2014 tarih 2010/810 Esas 2014/109 Karar sayılı kesinleşen tazminat davasında; sürekli iş göremezlik oranına yapılan itirazlar sonucu prosedür kapsamaında alınan raporlar uyarınca, 21.11.2003 günlü iş kazası sonucu sigortalının iş göremezlik oranı başlangıç itibarıyla %60 olarak kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, anılan oran üzerinden belirlenecek ilk peşin değer dikkate alınmak suretiyle yapılacak değerlendirmeye göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O hâlde, hükmü temyiz eden tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, davacı avukatı yararına takdir edilen 1.480,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıya yükletilmesine, davalı avukatı yararına takdir edilen 1.480,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıya yükletilmesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davalıdan tahsiline, 12.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Sürekli iş göremezlik derecesi zaman içinde sabit kalmayıp tıbbi iyileşmeye bağlı olarak değişebilir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2016/3131 Esas ve 2018/7198 Karar sayılı kararında vurgulandığı üzere, sürekli iş göremezlik derecesinin zaman içinde iyileşme göstererek düştüğü belirlenirse düşme tarihinin açıkça tespit edilmesi ve başlangıçtaki gelirin değişen orana uyarlanarak peşin sermaye değerinin yeniden hesaplanması zorunludur.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2016/3131, K. 2018/7198Kaynağı aç
10. Hukuk Dairesi         2016/3131 E.  ,  2018/7198 K. "İçtihat Metni" …… Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dava; 06.05.1998 tarihinde iş kazası geçiren sigortalıya bağlanan gelir, ödenen geçici iş göremezlik ödemesi ve tedavi gideri nedeniyle uğranılan Kurum zararının davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı olay tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı Kanun'un 26. maddesidir. Somut olayda; iş kazasına uğrayan sigortalının …… tarihli raporunda sürekli iş göremezlik derecesinin %100 olarak belirlendiği, davalı tarafından sürekli iş göremezlik derecesine itiraz davası açıldığı ve yapılan yargılama sonucunda sürekli iş göremezlik derecesinin %10 olduğuna karar verildiği ve ilgili kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği anlaşılmakla, mahkemece öncelikle yapılacak iş sigortalının sürekli iş göremezlik derecesinde ki azalma oranının başlangıç tarihinin…….an sorularak belirlenmesi gereklidir. Yapılan araştırma sonucu, sürekli iş göremezlik derecesinin zaman içinde iyileşme göstererek düştüğü tespit edilirse, sürekli iş göremezlik derecesinin düşme tarihinin açıkça belirlenmesi gerekir. Bu durumda, düşmeye bağlı olarak değişime uğrayan gelir, yüksek iş göremezlik oranı nedeniyle bağlanmış olan başlangıçtaki gelir olup; gelir hesabındaki unsurlardan biri olan iş göremezlik oranındaki düşme karşısında, başlangıçtaki gelirin, değişen iş göremezlik oranına uyarlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Bu durumda, peşin sermaye değerli gelirin, gelir başlangıç tarihi itibariyle, düşen iş göremezlik oranına göre belirlenmesi; yeni oran üzerinden belirlenmiş olan peşin sermaye değerli gelire, gelir başlangıç tarihinden sürekli iş göremezlik derecesinin düştüğü tarihe kadar ödenen gelirin, yüksek iş göremezlik oranı ile düşen iş göremezlik oranı arasındaki fark iş göremezlik oranına karşılık gelen miktarının ilavesi gerekecektir. Öte yandan, başlangıçtaki gelir onay tarihinin esas alınması gereği de sürecektir. Mahkemece sigortalının sürekli iş göremezlik derecesinde ki azalma oranının başlangıç tarihinin……… sorularak belirlenmemesi ve peşin değerli gelirin yukarıda açıklanan maddi ve hukuki ilkelere göre belirlenmeyerek eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 27/09/2018 gününde oybirliği ile karar verildi. …..
İşyeri hekimi bir defada en fazla kaç gün rapor verebilir?

Yetkilendirilmiş işyeri hekimleri mevzuat uyarınca sigortalıya bir kerede en fazla iki gün istirahat raporu düzenleyebilir.

Tek hekim raporu ile en çok kaç gün istirahat verilebilir?

Ayaktan tedavide tek hekim bir kerede en çok on gün rapor verebilir; kontrol muayenesiyle süre uzatılabilse de toplam sürenin yirmi günü aşması durumunda raporun sağlık kurulundan alınması zorunludur.

Sağlık kurulunun ilk verebileceği istirahat süresi ne kadardır?

Sağlık kurulunun ilk vereceği istirahat süresi tedavi başlangıcından itibaren altı ayı geçemez; malullüğün önlenebileceği veya azaltılabileceği tespit edilirse bu süre uzatılabilir.

İş kazası geçiren çalışanın rapor parası alması için prim şartı var mıdır?

Hastalık durumunda son bir yılda en az doksan gün kısa vadeli prim aranırken, iş kazası hâlinde geçici iş göremezlik ödeneği için doksan günlük prim şartı aranmaz.

İtiraz edilen sağlık kurulu raporu hangi durumda kesinleşir?

İtiraz üzerine alınan ikinci rapor ilk raporla örtüşürse kesinleşir; iki rapor arasında çelişki bulunursa sevk yapılan bölge hakem hastanesi sağlık kurulunun kararıyla kesin sonuç elde edilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu