Emekliler İşsizlik Maaşı Alabilir Mi?

by Avukat Erdal Ersoy
Emekliler İşsizlik Maaşı Alabilir Mi?

Emeklilik nedeniyle işten ayrılan ya da emekli aylığı almakta iken çalıştığı işyerinden ayrılan kişiler, kural olarak işsizlik ödeneğine hak kazanamaz. 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu, işsizlik sigortasını herhangi bir kasıt ve kusuru olmaksızın işini kaybeden sigortalılara yönelik zorunlu bir güvence olarak tasarlamıştır. Kanun'un 46. maddesi kapsam dışında kalan kişileri sınırlayıcı biçimde saymakta olup bu listede yer alanlar işsizlik sigortasından yararlanamaz. Bununla birlikte emekli aylığını kestirerek tam sigortalı statüsünde yeniden çalışmaya başlayan kişiler için ayrı bir tablo söz konusu olabilir.

4447 sayılı İŞSİZLİK SİGORTASI KANUNU ( SOSYAL SİGORTALAR KANUNU, TARIM İŞÇİLERİ SOSYAL SİGORTALAR KANUNU, TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNU, ESNAF VE SANATKARLAR VE DİĞER BAĞIMSIZ ÇALIŞANLAR SOSYAL SİGORTALAR KURUMU KANUNU, TARIMDA KENDİ ADINA VE HESABINA ÇALIŞANLAR SOSYAL SİGORTALAR KANUNU İLE İŞ KANUNUNUN BİR MADDESİNİN DEĞİŞTİRİLMESİ VE BU KANUNLARA EK VE GEÇİCİ MADDELER EKLENMESİ, İŞSİZLİK SİGORTASI KURULMASI, ÇALIŞANLARIN TASARRUFA TEŞVİK EDİL- MESİ VE BU TASARRUFLARIN DEĞERLENDİRİLMESİNE DAİR KANUNUN İKİ MADDESİNİN YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMASI İLE GENEL KADRO VE USULÜ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN EKİ CETVELLERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN) m. 47Kaynağı aç
Madde 47 –  a) Bakanlık: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığını, b) Kurum: İş ve İşçi Bulma Kurumu Genel Müdürlüğünü, c) İşsizlik sigortası: Bir işyerinde çalışırken, çalışma istek, yetenek, sağlık ve yeterliliğinde olmasına rağmen, herhangi bir kasıt ve kusuru olmaksızın işini kaybeden sigortalılara işsiz kalmaları nedeniyle uğradıkları gelir kaybını belli süre ve ölçüde karşılayan, sigortacılık tekniği ile faaliyet gösteren zorunlu sigortayı, d) Sigortalı: Bu Kanun kapsamına giren bir işyerinde bir hizmet akdine dayalı olarak çalışan ve çalıştığı süre içerisinde işsizlik sigortası primi ödeyen kimseyi, e) Sigortalı işsiz: Bu Kanun kapsamına giren bir işyerinde bir hizmet akdine dayalı ve sigortalı olarak çalışırken bu Kanunun ilgili maddelerinde belirtilen nedenlerle işini kaybeden ve Kuruma başvurarak çalışmaya hazır olduğunu bildiren kimseyi, f) İşsizlik sigortası primi: İşsizlik sigortasının gerektirdiği her türlü ödeme ile hizmet giderlerini karşılamak amacıyla bu Kanunda belirtilen esas ve usullere göre Devlet, işveren ve sigortalı tarafından ödenen primi, g) Fon: İşsizlik sigortası primleri ile bu primlerin değerlendirilmesinden elde edilen kazanç ve iratların, Devlet tarafından yapılacak katkı ve yardımların, ayrıca bu Kanun gereğince işçi ve işverenlerden alınacak ceza, gecikme zammı ve faizler ile diğer her türlü gelir ve kazançların toplandığı ve Devlet güvencesinde olan İşsizlik Sigortası Fonunu, h) İşsizlik ödeneği: Sigortalı işsizlere bu Kanunda belirtilen süre ve miktarda yapılan parasal ödemeyi, i) İşveren: Bu Kanunun uygulanmasında 46 ncı maddede belirtilen sigortalıları çalıştıran gerçek veya tüzel kişileri, j) İşveren vekili: İşveren nam ve hesabına işin yönetimi görevini yapan kimseleri, k) İşyeri: Bu Kanunun uygulanmasında 46 ncı maddede belirtilen sigortalıların işlerini yaptıkları yerleri, ifade eder. Bu Kanunda geçen işveren deyimi işveren vekilini de kapsar. İşveren vekili, bu Kanunda belirtilen yükümlülüklerinden dolayı aynen işveren gibi sorumludur. İşin niteliği ve yürütülmesi bakımından işyerine bağlı bulunan yerlerle dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden veya meslek eğitimi yerleri, avlu veya büro gibi diğer eklentiler ve araçlar da işyerinden sayılır. İşsizlik sigortasına ilişkin genel hükümler
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/1398, K. 2025/11097Kaynağı aç
10. Hukuk Dairesi         2025/1398 E.  ,  2025/11097 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : …Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1525 E., 2024/3846 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : …16. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/181 E., 2022/112 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi Kadir Dermancıoğlu tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 5434 sayılı Kanun kapsamında emekli aylığına hak kazandıktan sonra, aile hekimi olarak 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında tüm sigorta kollarına tabi olarak çalışan davacının ücretinden işsizlik sigortası primi kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ve yapılan işsizlik sigortası prim kesintilerinin iadesine karar verilmesi talep edilmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde;Kurum işleminin, 4447 sayılı Kanun'un 46-49. maddelerindeki düzenlemelere uygun olduğunu beyanla, davanın reddi gereğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile …16. İş Mahkemesinin, 01.03.2022 tarihli, 2020/181 E, 2022/112 K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın kabulüne, davacının aile hekimliği nedeniyle hak ettiği aylıklardan işsizlik sigortası primi kesilmesine yönelik Kurum işleminin iptaline; dava tarihine kadarki dönemde yapılmış olan işsizlik sigortası prim kesintilerinin Kuruma başvuru tarihi olan 23.03.2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gereğinin tespitine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili; Yasa ve Yönetmelik uyarınca Kurum işleminde hata bulunmadığını beyanla kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 5434 sayılı Kanun kapsamında emekli olduktan sonra 2007 yılında sözleşmeli aile hekimi olarak çalışmaya başlayan davacının aylığından işsizlik sigortası primi kesilmesine ilişkin olarak Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Eldeki davada; davacı …ın … Merkez Sağlık Ocağı tabibi iken 02.08.2004 tarihinde görevinden ayrılarak 15.08.2004 tarihinden itibaren 53.283.105 emekli sicil numarası ile 5434 sayılı Kanun kapsamında emekli olduğu, davacının 24.12.2004-31.08.2005 ve 13.04.2007-12.05.2007 tarihleri arasında 1123749 -35 sicil sayılı … Sağlık Hiz.ve Malz.Ltd Şti. unvanlı iş yerinde 506 sayılı Kanun kapsamında Sosyal Güvenlik Destek Primine (SGDP) tabi sigortalı çalıştığı, 14.05.2007 tarihinde …İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı aile sağlığı merkezlerinde 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu kapsamında sözleşmeli aile hekimi olarak göreve başladığı, çalışmasının devam ettiği davalı Kurumda 1305212-35 sicil sayılı dosyada işlem gören …İl Sağlık Müdürlüğü (Aile Hekimliği) işyerinden 506 ve 5510 sayılı Kanun 4/1-a kapsamında 2007/5-2018/8 aylarda bildirilen Spek'ler den işsizlik sigortası primi kesildiği, işsizlik sigorta priminin kesilmemesi gerektiğinden bahisle eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.03.2008 tarih 2008/10-220 E., 224 K. sayılı kararında açıklandığı üzere; 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu'nda, sigortalılara işsiz kalmaları halinde, Kanunda öngörülen ödemenin yapılması yanında, yeni bir iş bulabilmeleri için mesleki geliştirme, yeni bir meslek edindirme ve yetiştirme eğitimi verme hizmetleri de amaçlar arasında sayılmıştır. İşsizlik sigortası zorunlu olup işlevini yerine getirebilmesi, uygulamanın sistematik bir bütünlük içerisinde yapılmasına bağlıdır (m.48). İşsizlik sigortası primlerinin toplanmasından, sigortalı ve iş yeri bazında kayıtların tutulmasından; toplanan primler ile uygulanacak gecikme zammı, faiz ve cezaların “İşsizlik Sigortası Fonu”na aktarılmasından; teminat ve hak edişlerin prim borcuna karşılık tutulmasından, yersiz olarak alınan primlerin iadesinden Sosyal Sigortalar Kurumu görevli, yetkili ve sorumludur. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 77. ve 78. maddelerinde belirtilen prime esas aylık brüt kazançlar üzerinden sigortalı için %2, işveren için %3 işsizlik sigortası primi ödenecektir. Ayrıca, devlet her bir sigortalı için %2 oranında katkı payı ödeyecektir. İşsizlik sigortasının kişiler bakımından kapsamı 506 sayılı Kanun'a paralel bir şekilde düzenlenmiştir (m.47/I-d). 506 sayılı Kanun anlamında sigortalılık niteliğini kazanma açısından aranan koşullar, işsizlik sigortasının kapsamı içinde aynen geçerli olmaktadır. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2. maddesinde belirtilen sigortalılar (Bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar) ile aynı Kanun'un geçici 20. maddesinde açıklanan sandıklara tabi sigortalılar ve mütekabiliyet esasına dayalı olarak yapılan anlaşmalara göre çalışan yabancı işçiler, işsizlik sigortasının kapsamında yer almaktadır (m.46/2). Kapsamda bulunmayanlar ise 4447 sayılı Kanun'un 46. maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilmektedir. 4447 sayılı Kanun'un 46/3. maddesinin 08.09.1999 tarihinde yayınlanan ilk metninde; sadece, 506 sayılı Kanun'un 3. maddesinde sigortalı sayılmayanlar ile sosyal güvenlik kuruluşlarından yaşlılık aylığı alıp da sosyal güvenlik destek primi ödeyerek ya da ödemeksizin çalışanlar kapsam dışı bırakılmış iken, 4571 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile işsizlik sigortası kapsamında olmayanlar yönünden genişletici bir düzenlemeye gidilmiştir. 31.05.2000 tarih ve 4571 sayılı Kanun ile değişik 46/3. madde ile “506 sayılı Kanun'un 3.maddesinde sigortalı sayılmayanlar, sosyal güvenlik kuruluşlarından yaşlılık aylığı alıp da sosyal güvenlik destek primi ödeyerek ya da ödemeksizin çalışanlar 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu, 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu, 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunu, 2914 sayılı Yüksek Öğretim Personel Kanunu, 233 ve 399 sayılı KHK ler ile 190 sayılı KHK ye tabi kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilat kanunlarındaki hükümlerine göre sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre geçici personel statüsünde çalıştırılanlar bu Kanun kapsamına dahil değildir.” şeklinde hüküm yeniden düzenlenmiştir. Buna göre, 506 sayılı Kanun'un 3. maddesinde “sigortalı sayılmayanlar” işsizlik sigortasının da kapsamı dışında bulunmaktadırlar. Bunun dışında, sosyal güvenlik kuruluşlarından yaşlılık aylığı alıp da sosyal güvenlik destek primi ödeyerek ya da ödemeksizin çalışanlar ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu, 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu, 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunu, 2914 sayılı Yüksek Öğretim Personel Kanunu, 233 ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler ile 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilat kanunlarındaki hükümlerine göre sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre geçici personel statüsünde çalıştırılanlar bu Kanun kapsamına dahil değildir. Anılan madde sınırlandırıcı nitelikte olup, kapsamının yorum yolu ile genişletilmesi düşünülemez. Yasal düzenlemeler ve Kanun Koyucunun açık iradesi karşısında, 5434 sayılı Kanun kapsamında emekli aylığı almakta iken 14.05.2007 tarihinden itibaren aylığı kesilerek İş Kanunu'na tabi olarak çalışmasına devam eden aile hekimi davacının, sosyal güvenlik açısından 506 sayılı Kanun'a tabi olmasına, hakkında tüm sigorta kolları kapsamında prim ödemesinin yapılmasına ve 4447 sayılı Kanun'un 46/3. fıkrasında sayılan ve işsizlik sigortasının kapsamı içinde bulunmayan kişilerden olmamasına göre; ücretinden işsizlik sigortası primi kesilmesinde kanuna aykırı bir yön bulunmamaktadır. O halde yukarıda açıklanan maddi ve hukuki nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle ve yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
4447 sayılı İŞSİZLİK SİGORTASI KANUNU ( SOSYAL SİGORTALAR KANUNU, TARIM İŞÇİLERİ SOSYAL SİGORTALAR KANUNU, TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNU, ESNAF VE SANATKARLAR VE DİĞER BAĞIMSIZ ÇALIŞANLAR SOSYAL SİGORTALAR KURUMU KANUNU, TARIMDA KENDİ ADINA VE HESABINA ÇALIŞANLAR SOSYAL SİGORTALAR KANUNU İLE İŞ KANUNUNUN BİR MADDESİNİN DEĞİŞTİRİLMESİ VE BU KANUNLARA EK VE GEÇİCİ MADDELER EKLENMESİ, İŞSİZLİK SİGORTASI KURULMASI, ÇALIŞANLARIN TASARRUFA TEŞVİK EDİL- MESİ VE BU TASARRUFLARIN DEĞERLENDİRİLMESİNE DAİR KANUNUN İKİ MADDESİNİN YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMASI İLE GENEL KADRO VE USULÜ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN EKİ CETVELLERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN) m. 46Kaynağı aç
Madde 46 – (Değişik birinci fıkra: 15/5/2008-5763/13 md.) İşsizlik sigortasının amacı; işsizlik sigortasına ilişkin kuralları ve uygulama esaslarını düzenlemek ve bu Kanunda öngörülen hizmetlerin verilmesini sağlamaktır. (Değişik ikinci fıkra: 17/4/2008-5754/90 md.) Bu Kanun, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile ikinci fıkrası kapsamında olanlardan bir hizmet akdine dayalı olarak çalışan sigortalıları, 4857 sayılı Kanuna göre kısmi süreli iş sözleşmesi ile çalışanlardan 5510 sayılı Kanunun 52 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında işsizlik sigortası primi ödeyen isteğe bağlı sigortalılar ile aynı Kanunun ek 6 ncı maddesi kapsamındaki sigortalıları ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20 nci maddesinde açıklanan sandıklara tabi sigortalıları kapsar.[1] (Değişik üçüncü fıkra: 17/4/2008-5754/90 md.) 5510 sayılı Kanunun; 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri, ikinci fıkrası kapsamında olanlardan bir hizmet akdine dayalı olarak çalışmayanlar ve üçüncü fıkrası, 5 inci, 6 ncı ve geçici 13 üncü maddeleri kapsamında olanlar ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20 nci maddesi kapsamında olmakla birlikte memur veya 22/1/1990 tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi sözleşmeli statüde bulunanlar ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu, 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu, 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunu, 2914 sayılı Yüksek Öğretim Personel Kanunu, 233 ve 399 sayılı kanun hükmünde kararnameler ile 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilat kanunlarındaki hükümlerine göre sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar (18/5/1994 tarihli ve 527 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 31 inci maddesi kapsamında yer alan sözleşmeli personel dâhil) ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre geçici personel statüsünde çalıştırılanlar bu Kanun kapsamına dahil değildir.[2] İşsizlik sigortası primlerinin toplanmasından Sosyal Sigortalar Kurumu, diğer her türlü hizmet ve işlemlerin yapılmasından İş ve İşçi Bulma Kurumu Genel Müdürlüğü görevli, yetkili ve sorumludur. Bu amaçla, İş ve İşçi Bulma Kurumu bünyesinde; İşsizlik Sigortası Fonuna aktarılan işçi, işveren ve devlet katkılarının Yönetim Kurulu kararları çerçevesinde değerlendirilmesine ilişkin işlemleri yürütmek, primlerin kişi bazında kaydını tutmak, işsizlik ödeneği ödenmesine ilişkin her türlü işlemleri yapmak, sigorta primlerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna yatırılmasını sağlamak, işsizlere yönelik mesleki eğitim tedbirleri ile ilgili işlemleri yapmak ve bu Kanunun uygulanması ile ilgili olarak Kanunla verilen diğer görevleri yerine getirmek üzere İşsizlik Sigortası Daire Başkanlığı kurulmuştur.[3][4] Bu Kanununun 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55 ve 57 nci maddeleri ile Ek 1 inci, Ek 2 nci, Geçici 1 inci, Geçici 6 ncı ve Geçici 7 nci maddelerinde geçen "bu Kanun" ibareleri işsizlik sigortasına ilişkin hükümler için kullanılmıştır.[5] İşsizlik sigortası ile ilgili tanımlar

İşsizlik Sigortasının Kapsamı ve Temel Koşullar

4447 sayılı Kanun'un 47. maddesine göre işsizlik sigortası, bir işyerinde çalışma istek, yetenek, sağlık ve yeterliliğinde olmasına karşın herhangi bir kasıt ve kusuru olmaksızın işini kaybeden sigortalılara yönelik zorunlu bir sigortadır. Aynı maddede sigortalı işsiz, Kanun kapsamındaki bir işyerinde hizmet akdine dayalı ve sigortalı olarak çalışırken Kanun'da belirtilen nedenlerle işini kaybeden ve İŞKUR'a başvurarak çalışmaya hazır olduğunu bildiren kişi olarak tanımlanmaktadır.

Kanun'un 46. maddesinin ikinci fıkrası, işsizlik sigortasının kişi bakımından kapsamını belirlemektedir. Bu hükme göre sigorta, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile ikinci fıkrası kapsamında hizmet akdine dayalı çalışan sigortalıları, kısmi süreli iş sözleşmesiyle çalışıp işsizlik sigortası primi ödeyen isteğe bağlı sigortalıları, aynı Kanun'un ek 6. maddesi kapsamındaki sigortalıları ve 506 sayılı Kanun'un geçici 20. maddesi kapsamındaki sandıklara tabi sigortalıları kapsar. Bunun yanı sıra işsizlik ödeneğine hak kazanabilmek için hizmet akdinin Kanun'un 51. maddesinde sayılan nedenlerden birine dayalı olarak sona ermesi, süresi içinde İŞKUR'a şahsen başvurularak yeni iş almaya hazır olunduğunun kaydedilmesi ve Kanun'un öngördüğü prim ödeme koşullarının sağlanmış olması gerekmektedir. Kanun'un 51. maddesinde fesih nedenleri 1475 sayılı İş Kanunu, 854 sayılı Deniz İş Kanunu ve 5953 sayılı Basın İş Kanunu'na atıflarla sayılmış olup bu maddede 4857 sayılı yürürlükteki İş Kanunu'na açık bir atıf bulunmamaktadır.

4447 sayılı İŞSİZLİK SİGORTASI KANUNU ( SOSYAL SİGORTALAR KANUNU, TARIM İŞÇİLERİ SOSYAL SİGORTALAR KANUNU, TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNU, ESNAF VE SANATKARLAR VE DİĞER BAĞIMSIZ ÇALIŞANLAR SOSYAL SİGORTALAR KURUMU KANUNU, TARIMDA KENDİ ADINA VE HESABINA ÇALIŞANLAR SOSYAL SİGORTALAR KANUNU İLE İŞ KANUNUNUN BİR MADDESİNİN DEĞİŞTİRİLMESİ VE BU KANUNLARA EK VE GEÇİCİ MADDELER EKLENMESİ, İŞSİZLİK SİGORTASI KURULMASI, ÇALIŞANLARIN TASARRUFA TEŞVİK EDİL- MESİ VE BU TASARRUFLARIN DEĞERLENDİRİLMESİNE DAİR KANUNUN İKİ MADDESİNİN YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMASI İLE GENEL KADRO VE USULÜ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN EKİ CETVELLERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN) m. 51Kaynağı aç
Madde 51 – Bu Kanun uyarınca sigortalı sayılanlardan hizmet akitleri aşağıda belirtilen hallerden birisine dayalı olarak sona erenler, Kuruma süresi içinde şahsen başvurarak yeni bir iş almaya hazır olduklarını kaydettirmeleri ve bu Kanunda yer alan prim ödeme koşullarını sağlamış olmaları kaydıyla işsizlik ödeneği almaya hak kazanırlar.[15] a) 25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 13 üncü maddesi veya 20/4/1967 tarihli ve 854 sayılı Deniz İş Kanununun 16 ncı maddesi yada 13/6/1952 tarihli ve 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanunun 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen bildirim önellerine uygun olarak hizmet akdi işveren tarafından sona erdirilmiş olmak, b) Hizmet akdi, süresi belli olsun veya olmasın sürenin bitiminden önce veya bildirim önelini beklemeksizin 1475 sayılı İş Kanununun 16 ncı maddesinin (I), (II) ve (III) numaralı bentlerine veya 854 sayılı Deniz İş Kanununun 14 üncü maddesinin (II) ve (III) numaralı bentlerine veya 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanunun 7 nci maddesi ile 11 inci maddesinin birinci fıkrasına göre sigortalı tarafından feshedilmiş olmak, c) Hizmet akdi, süresi belli olsun veya olmasın süresinin bitiminden önce veya bildirim önelini beklemeksizin 1475 sayılı İş Kanununun 17 nci maddesinin (I) ve (III) numaralı bentlerine veya 854 sayılı Deniz İş Kanununun 14 üncü maddesinin (III) numaralı bendine veya 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanunun 12 inci maddesinin birinci fıkrasına göre işveren tarafından feshedilmiş olmak, d) Hizmet akdinin belirli süreli olması halinde, bu sürenin bitimi nedeniyle işsiz kalmak, 854 sayılı Deniz İş Kanununun 7 nci maddesinin (II) numaralı bendinde belirtilen hizmet akdinin belirli bir sefer için yapılmış olması nedeniyle sefer sonunda işsiz kalmak, e) İşyerinin el değiştirmesi veya başkasına geçmesi, kapanması veya kapatılması, işin veya işyerinin niteliğinin değişmesi nedenleriyle işten çıkarılmış olmak, 854 sayılı Deniz İş Kanununun 14 üncü maddesinin (IV) numaralı bendindeki nedenlerle işsiz kalmak, f) 24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamalarının Düzenlenmesine ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 21 inci maddesi kapsamında işsiz kalmak, g) (Ek : 24/8/2000 – KHK – 617/38 md.; İptal: Anayasa Mahkemesinin 31/10/2000 tarihli ve E.:2000/63, K.:2000/36 sayılı Kararı ile.; Ek: 25/6/2003 – 2904/28 md.) Yukarıdaki bentlerde belirtilen iş kanunları kapsamına girmeyen sigortalılardan hizmet akitleri, 2821 sayılı Sendikalar Kanunu ile 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu kapsamında yapılmış olan toplu iş sözleşmeleri veya toplu iş sözleşmesi bulunmayan hallerde Borçlar Kanunu hükümleri doğrultusunda (a), (b), (c), (d) ve (e) bentlerindeki hükümlere paralel olarak sona ermiş olmak. (Değişik ikinci fıkra: 25/6/2003 – 4904/28 md.) Ancak, işsizlik ödeneğine hak kazanabilmek için hizmet akdinin başvuru sırasında grev, lokavt veya kanundan doğan ödevler nedeniyle askıya alınmamış olması gerekmektedir. İşsizlik ödeneği ödenmesinde hak düşürücü nedenler

Yaşlılık Aylığı Alanlar Neden Ödenek Alamaz?

4447 sayılı Kanun'un 46. maddesinin üçüncü fıkrası (5754 sayılı Kanun'un 90. maddesiyle değişik metin), işsizlik sigortası kapsamı dışındaki kişi gruplarını sınırlayıcı biçimde saymaktadır. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/1398, K. 2025/11097 sayılı kararında bu hükmün sınırlandırıcı nitelikte olduğunu ve kapsamının yorum yoluyla genişletilemeyeceğini vurgulamıştır. Kapsam dışında sayılanlar arasında 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri kapsamındakiler ile bu maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları kapsamında olanlardan hizmet akdine dayalı çalışmayanlar yer almaktadır. Bunların yanı sıra 657, 926, 3269, 3466, 2802, 2547, 2914 sayılı kanunlar ile 233 ve 399 sayılı KHK'ler ve 190 sayılı KHK'ye tabi kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilat kanunlarındaki hükümlere göre sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar ile 657 sayılı Kanun'a göre geçici personel statüsünde çalıştırılanlar da bu kapsamın dışında tutulmaktadır. Kapsam dışı liste bu biçimde sınırlı sayıda düzenlenmiş olup listede yer almayan kişiler sigortanın kapsamı içinde değerlendirilebilmektedir.

Ödenek almakta olan bir kişi bakımından da benzer bir sınırlama getirilmiştir. 4447 sayılı Kanun'un 52. maddesinin (b) bendi, işsizlik ödeneği aldığı sürede herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan yaşlılık aylığı aldığı tespit edilen sigortalı işsizin ödeneğinin kesileceğini hükme bağlamaktadır.

4447 sayılı İŞSİZLİK SİGORTASI KANUNU ( SOSYAL SİGORTALAR KANUNU, TARIM İŞÇİLERİ SOSYAL SİGORTALAR KANUNU, TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNU, ESNAF VE SANATKARLAR VE DİĞER BAĞIMSIZ ÇALIŞANLAR SOSYAL SİGORTALAR KURUMU KANUNU, TARIMDA KENDİ ADINA VE HESABINA ÇALIŞANLAR SOSYAL SİGORTALAR KANUNU İLE İŞ KANUNUNUN BİR MADDESİNİN DEĞİŞTİRİLMESİ VE BU KANUNLARA EK VE GEÇİCİ MADDELER EKLENMESİ, İŞSİZLİK SİGORTASI KURULMASI, ÇALIŞANLARIN TASARRUFA TEŞVİK EDİL- MESİ VE BU TASARRUFLARIN DEĞERLENDİRİLMESİNE DAİR KANUNUN İKİ MADDESİNİN YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMASI İLE GENEL KADRO VE USULÜ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN EKİ CETVELLERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN) m. 52Kaynağı aç
Madde 52 – İşsizlik ödeneği almakta iken; a) Kurumca teklif edilen mesleklerine uygun ve son çalıştıkları işin ücret ve çalışma koşullarına yakın ve ikamet edilen yerin belediye mücavir alanı sınırları içinde bir işi haklı bir nedene dayanmaksızın reddeden, b) (Değişik: 25/6/2003 – 4904/29 md.) İşsizlik ödeneği aldığı sürede gelir getirici bir işte çalıştığı veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan yaşlılık aylığı aldığı tespit edilen, c) Kurum tarafından önerilen meslek geliştirme, edindirme ve yetiştirme eğitimini haklı bir neden göstermeden reddeden veya kabul etmesine karşın devam etmeyen, d) Haklı bir nedene dayanmaksızın Kurum tarafından yapılan çağrıları zamanında cevaplamayan, istenilen bilgi ve belgeleri öngörülen süre içinde vermeyen, Sigortalı işsizlerin işsizlik ödenekleri kesilir. Ancak (c) ve (d) bendlerinde öngörülen ödeneklerin kesilme gerekçesinin ortadan kalkması halinde, işsizlik ödeneği ödenmesine yeniden başlanır. Şu kadarki bu suretle yapılacak ödemenin süresi başlangıçta belirlenmiş olan toplam hak sahipliği süresinin sonunu geçemez. Muvazzaf askerlik dışında herhangi bir nedenle silah altına alınanlarla hastalık ve analık nedeniyle geçici işgöremezlik ödeneği almaya hak kazanan sigortalı işsizlerin işsizlik ödeneklerinin ödenmesi bu durumların devamı süresince durdurulur. Kurumun müfettişleri ile sigorta müfettişleri, bu Kanunun uygulanması ile ilgili olarak Kurumlarının görev alanlarına giren hususlarda teftiş, kontrol ve denetleme yetkisini haizdirler. (Ek cümle: 13/2/2011-6111/72 md.) Ancak, işsizlik sigortası ödeneğinden faydalanırken aynı zamanda gelir getirici bir işte çalışan sigortalıların tespitinin yapılmasında, sosyal güvenlik denetmenleri ve sosyal güvenlik kontrol memurları da görevlendirilebilir. Fonun kuruluşu, yönetimi denetimi, gelirleri, giderleri ile mal ve alacaklarının tabi olacağı hükümler

Emeklilik Dilekçesiyle Ayrılanların Durumu

Emeklilik amacıyla işverene dilekçe vererek iş sözleşmesini sona erdiren kişiler, İŞKUR uygulamasında kendi isteğiyle işten ayrılmış sayılabilmekte ve bu gerekçeyle işsizlik ödeneği talebi reddedilebilmektedir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin E. 2022/10790, K. 2022/13869 sayılı davası, Kurum'un bu gerekçeyle ret kararı verdiği bir uyuşmazlığa ilişkindir. Söz konusu kararda daire, dava türü ve harç eksikliğine ilişkin usul sorunlarını saptayarak bozma yapmış; emeklilik dilekçesiyle ayrılmanın işsizlik ödeneğine etkisini esastan incelememiştir. Bu nedenle anılan karardan, emeklilik dilekçesiyle ayrılmanın her durumda işsizlik ödeneğini engelleyeceği ya da engellemeyeceği yönünde kesin bir genel kural çıkarılamaz.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/10790, K. 2022/13869Kaynağı aç
9. Hukuk Dairesi         2022/10790 E.  ,  2022/13869 K. "İçtihat Metni" BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ : … 8. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : ALACAK İLK DERECE MAHKEMESİ : … 4. … Mahkemesi Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı asıl tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı asıl dava dilekçesinde; dava dışı … Segman ve Gömlek San. Tic. Ltd. Şti. Bünyesinde çalışmakta iken … sözleşmesini fazla çalışma ücretinin ödenmemesi ve emekliliğe hak kazandığı hâlde emeklilik nedeniyle ayrılma talebinin kabul edilmemesi gerekçesiyle haklı nedenlerle feshettiğini, dava dışı işverene karşı … 4. … Mahkemesinde kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücretinin kabulü istemli dava açtığını, … 4. … Mahkemesinin 29.09.2020 tarihli ve 2019/62 Esas , 2020/231 Karar sayılı kararı ile … sözleşmesini haklı nedenle feshettiğinin kabul edildiğini, … Bölge Adliye Mahkemesinin 10…..2021 tarihli ve 2020/1723 Esas, 2021/1923 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmek suretiyle kararın kesinleştiğini, ilgili kesinleşmiş karar ile 29.07.2021 tarihinde davalı Kuruma başvurarak işsizlik ödeneğinin ödenmesini talep ettiğini, davalı Kurum tarafından verilen 25.08.2021 tarihli yazı cevabı ile talebinin reddedildiğini, ret gerekçesinin fesih işlemini kendi istek ve iradesi ile emeklilik nedeniyle gerçekleştirdiği bu hâlde işsizlik ödeneğinden yararlanamayacağı olarak bildirildiğini, davalı Kurum tarafından yapılan bu değerlendirmenin hatalı olduğunu, … sözleşmesini emeklilik nedeniyle değil, emeklilik nedeniyle istifa dilekçesinin kabul edilmemesi ve fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle feshettiğini, bu durumun kesinleşmiş Mahkeme kararı ile sabit olduğunu belirterek davalı Kurumun 25.08.2021 tarihli E-95558539-403-00009386023 sayılı işleminin iptaline ve işsizlik ödeneğinin ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından bildirilen Mahkeme kararının kıdem tazminatı yönünden yapılan inceleme bölümünde; “Dosya kapsamında davacı tarafından davalı işverene hitaben düzenlenmiş feshe yönelik ihtarname aslı ve Atakum Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından düzenlenmiş 05/02/2011 tarihli 1475 sayılı Kanun un 14/5 maddesi gereğince 7366 gün sigortalılık süresi olduğunu bildiren yazı bulunmaktadır, bu halde davacının 11/02/2011 tarihi itibariyle … akdini haklı nedenle feshettiği açıktır, bu bağlamda … akdini haklı nedenle fesheden davacının kıdem tazminatına müstehak olduğu anlaşılmıştır." hükmüne yer verildiğinin görüldüğü, söz konusu Mahkeme kararından ilgilinin belirtilen diğer nedenlerle birlikte emekliliğe hak kazanması sonucu … sözleşmesini feshettiği, Mahkemece bu durumun hüküm altına alındığı ve kıdem tazminatına hükmedildiğinin anlaşıldığı, bu kapsamda söz konusu fesih işleminde işçinin kendi istek ve iradesinin bulunduğu ve emeklilik gerekçesi ile işten çıkış nedeninin işsizlik ödeneği ödenebilecek fesih nedenleri kapsamında yer almaması nedenleri ile mevcut belgeler kapsamında davacının işsizlik sigortası hizmetlerinden faydalanma imkanı bulunmadığının değerlendirildiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "… Davacının … akdinin feshinin değerlendirilmesine esas olarak Mahkememizin 2019/62E. 2020/231K. Sayılı dava dosyası ile değerlendirme yapıldığı ve davacının sigortasının asgari ücretten gösterilmesi, fazla çalışma alacaklarının ödenmemesi ve emekliliğe hak kazandığı halde emeklilik nedeniyle istifa talebinin kabul edilmemesi nedenleriyle istifa ederek işten ayrıldığı kabul edilerek karar verildiği, Mahkeme kararında davacının emekli olmak suretiyle işten ayrıldığı yönünde hüküm bulunmadığı, davacının emekliliğe hak kazandığı halde emeklilik nedeniyle ayrılış talebinin kabul edilmediği beyan edildiğinden, SGK'dan alınmış olan emekliliğe hak kazandığına dair yazınında buna delil olduğunun değerlendirildiği, sonuç olarak davacının fazla çalışma alacaklarının ödenmemesi ve emekliliğe hak kazandığı halde işveren tarafından bu talebinin kabul edilmemesi nedenleriyle … akdini haklı olarak feshettiği, (emekli olmak suretiyle işten ayrılmadığı) kabul edildiğinden, haklı talepleri kabul edilmeyen ve ücret alacakları ödenmeyen davacının … akdini fesih işleminin haklı olduğu ve bu nedenlerle işsizlik ödeneğinden faydalanması gerektiğinin kabulü ile buna aykırı kurum işleminin yerinde olmadığı kabul edilmiştir. … " gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; emekliliği hak eden bir kişinin 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu'nun 51 inci maddesi kapsamında sayılmadığı sabit iken aksi yönde davanın kabulüne karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "… 6100 sayılı HMK'nın 106. maddesine göre davacının tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmalıdır. Davacı, eda davası açması imkanı bulunmasına rağmen tespit davası açmıştır. Davacının bu şekilde işsizlik ödeneği hakkının bulunduğunun tespitinde hukuki yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girerek davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu, davalı vekilinin buna ilişkin istinaf itirazının yerinde olduğu ve kabulü gerektiği (Yargıtay 9. HD'nin 25/01/2021 tarih 2020/4748 Esas, 2021/2171 Karar sayılı ilamı) sonuç ve kanaatine varılmıştır. Ancak buna ilişkin HMK nın 353/1-b-2 fıkrasına göre "Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı taktirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise, düzelterek yeniden esas hakkında", 3. fıkrada ise;" yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra başvurunun esastan reddine veya yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilir, düzenlemesine göre, buna ilişkin hükmün kaldırılarak hüküm kurulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. …" gerekçesiyle başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı asıl temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı asıl temyiz dilekçesinde; … sözleşmesini emeklilik nedeniyle değil, emeklilik nedeniyle istifa dilekçesinin kabul edilmemesi ve fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle feshettiğini, bu durumun kesinleşmiş Mahkeme kararı ile sabit olduğunu belirterek davalı Kurumun 25.08.2021 tarihli , E-95558539-403-00009386023 sayılı işleminin iptaline ve işsizlik ödeneğinin tarafına ödenmesine karar verilmesini istediğini, Bölge Adliye Mahkemesinde talebinin işsizlik ödeneği hakkının bulunduğunun tespiti olarak değerlendirmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, işsizlik ödeneği ödenmesi talebinin reddine ilişkin Kurum işleminin iptali ve işsizlik ödeneğinin ödenmesi talebi ile açılan davanın türünün belirlenmesi ve dava şartlarına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 105 inci maddesinde eda davası şu şekilde tanımlanmıştır: " (1) Eda davası yoluyla mahkemeden, davalının, bir şeyi vermeye veya yapmaya yahut yapmamaya mahkûm edilmesi talep edilir." 2. 6100 sayılı Kanun'un "Tespit davası" kenar başlıklı 106 ncı maddesinin ilgili kısmı ise hükmü ise şu şekildedir: "(1) Tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir. (2) Tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır." 3. 6100 sayılı Kanun'un 115 inci maddesinin ikinci fıkrası şöyledir: "(2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." 4.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.05.2014 tarihli ve 2013/5-1467 Esas, 2014/628 Karar sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir: "…Bilindiği üzere; 492 Sayılı Harçlar Kanunu harç alınması veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış, değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re'sen) gözetilmesini ve harcı yatırılmaması halinde de ne gibi bir mukteza tayin edileceğini 30. ve 32.maddelerinde hükme bağlamıştır. Aynı Kanunun 16. maddesinde de; elatmanın önlenmesi, tescil ve tapu kayıt iptali gibi gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda gayrimenkulün değerinin nazara alınacağı, değer tayini mümkün olan hallerde dava dilekçelerinde değer gösterilmesinin mecburi olduğu, gösterilmemişse davacıya tespit ettirileceği, tespitten kaçınma halinde, dava dilekçesinin muameleye konulmayacağı belirtilmiştir. Öte yandan, dava dilekçesinde nelerin yer alması gerektiği hususu 6100 sayılı HMK'nun 119. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenmiştir. 2. fıkrasında ise birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde, eksikliğin tamamlanması için bir haftalık kesin süre verileceği ve bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği düzenlenmiştir. Bu durumda, HMK. nun 119/2 maddesinin de; a, d, e ve f bentleri dışında kalan hususların eksik olması halinde bir haftalık kesin süre verileceği, diğer bentlerdeki eksikliğin ise her zaman giderilebileceği şeklinde anlaşılması gerekmektedir. HMK. nun 115/2 maddesinde de, dava şartındaki eksikliğin giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verilmesi öngörülmüştür. Bu yasal düzenlemeler çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde, davacının taşınmazın aynına yönelik bir dava açtığı, dava dilekçesinde değer gösterilmediği, cevaba cevap dilekçesinde taşınmazın ve muhtesatın değerlerinin belirtildiği, dava açılırken başvuru harcı ve peşin harç yatırıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda dava taşınmazın aynına yönelik bulunduğundan, taşınmazın dava tarihindeki gerçek bedelinin belirlenmesi ancak mahallinde yapılacak keşif sonucu alınacak bilirkişi kurulu raporuyla mümkün olacaktır. Diğer taraftan, dava açılırken başvuru harcı ve peşin harç yatırdığına göre, asgari miktar üzerinden dava açtığının kabulü gerekir. Mahkemece yapılacak …, 6100 sayılı HMK’ dan daha özel olan Harçlar Kanunu 16. maddesi uyarınca dava değerinin tespit ettirilmesi, eksik harcın yatırılması için önel verilip sonucuna göre işlem yapmak olmalıdır." 5. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncı maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Davacının Kurum işleminin iptali ile işsizlik ödeneğinin ödenmesi istemi ile açtığı davada İlk Derece Mahkemesince "davanın kabulü ile davacının fesih tarihi itibariyle … akdinin haklı nedenle feshettiği anlaşılmakla, fesih tarihi itibariyle diğer şartları taşıması şartı ile işsizlik ödeneğinden yararlanabileceğinin tespitine, buna aykırı kurum işleminin iptaline" karar verilmiş, bu kararın davalı tarafça istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacının eda davası açması imkanı bulunmasına rağmen tespit davası açtığı, işsizlik ödeneği hakkının bulunduğunun tespitinde hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. 2. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle davanın eda davası olarak mı tespit davası olarak mı açıldığının belirlenmesi gerekmektedir. Davacı asıl dava dilekçesinde; "… sayılı (işsizlik ödeneği alamayacağıma dair) işleminin iptaline karar verilmesini, hak kazanmış olduğum işsizlik ödeneğinin tarafıma ödenmesini…" şeklinde talepte bulunmuş olup İlk Derece Mahkemesince işlemin hukuka aykırı olduğunun tespitine ve iptaline karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince söz konusu hukuki niteleme çerçevesinde bir değerlendirme yapılarak tespit davasının hukuki yarar yokluğu sebebiyle reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Ancak yukarıda yer verilen kanun hükümleri ile dava dilekçesi birlikte değerlendirildiğinde davacının talebinin esasen, işlemin hukuka aykırılığı tespit edilmek suretiyle alacağın ödenmesi isteminden ibaret olduğu anlaşılmaktadır. Davacı Kurum işleminin hatalı olduğu ve işsizlik ödeneğine hak kazandığının tespiti suretiyle davalının işssizlik ödeneği ödemeye mahkum edilmesini de istemektedir. Bu yönüyle davanın eda davası olarak nitelendirilmesi gerekmektedir. İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin davanın türüne yönelik aksi yöndeki tespitleri yerinde değildir. 3. Davacı işsizlik ödeneğinin ödenmesi istemi ile dava açarken miktar belirtmeksizin başvurma ve peşin maktu harç ile peşin gider avansını yatırdığına göre asgari bir miktar üzerinden dava açtığının kabulü gerekir ise de ödenmesini istediği alacak miktarını somutlaştırmadığı gibi buna ilişkin harçları da yatırmamıştır. 4. 6100 sayılı Kanun'un 115 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre dava şartındaki eksikliğin giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için ilgilisine kesin süre verilir. Buradan anlaşılması gereken husus, Kanun'un 119 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (a), (d), (e) ve (f) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde taraflara bir haftalık kesin süre verileceği, diğer bentler kapsamındaki bir eksikliğin ise her zaman giderilebileceğidir. 5. Açıklanan ilke ve esaslara göre değerlendirme yapılacak olursa, Mahkemece öncelikle 6100 sayılı Kanun'un 194 üncü maddesi gereğince işsizlik ödeneğine ilişkin talebi açıklattırılmalı, bu miktarın harcının yatırılması için davacıya süre verilmeli; eksikliğin tamamlanması hâlinde davanın usulden reddi gerekeceği gözden kaçırılmamalıdır. 6. Mahkemece belirtilen eksiklikler tamamlandıktan sonra işin esasına yönelik inceleme yapılması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmesi isabetsiz olup kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, 31.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Emekli Aylığını Kestirerek Tam Primli Çalışmaya Dönenler

Emekli aylığını kestirerek hizmet akdine dayalı olarak yeniden çalışmaya başlayan ve bu dönemde tüm sigorta kollarından primini ödeyen kişilerin hukuki konumu, aylık almaya devam edenlerden farklıdır. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin E. 2025/1398, K. 2025/11097 sayılı kararında, emekli aylığı çalışma nedeniyle kesilmiş olan ve tüm sigorta kolları kapsamında prim ödemesi yapılan bir çalışanın ücretinden işsizlik sigortası primi kesilmesinde kanuna aykırı bir yön bulunmadığına hükmedilmiştir. Bu karar, emekli aylığının kesildiği ve sigortalılık niteliğinin kazanıldığı somut bir duruma özgüdür; emekli aylığı kesilmeksizin sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışmaya devam eden kişileri kapsamamaktadır. Prim kesilmesinin hukuka aykırı olmadığına ilişkin bu tespit, prim ödeme yükümlülüğü bakımından önemli bir çerçeve sunmakla birlikte, ileri tarihte işsiz kalınması hâlinde işsizlik ödeneğine hak kazanılıp kazanılamayacağı; bu konudaki değerlendirme, 4447 sayılı Kanun'un 51. maddesindeki hak kazanma koşullarının da sağlanıp sağlanmadığına bağlıdır.

İşsizlik Ödeneği Alınan Dönemde Primler

4447 sayılı Kanun'un 50. maddesi işsizlik ödeneğinin hesabını, ödeme koşullarını ve ödeneğe uygulanacak kısıtlamaları düzenlemektedir. Bu madde uyarınca işsizlik ödeneği damga vergisi dışında herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulamaz; nafaka borçları dışında haczedilemez, başkasına devredilemez ve temlik edilemez.

4447 sayılı İŞSİZLİK SİGORTASI KANUNU ( SOSYAL SİGORTALAR KANUNU, TARIM İŞÇİLERİ SOSYAL SİGORTALAR KANUNU, TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNU, ESNAF VE SANATKARLAR VE DİĞER BAĞIMSIZ ÇALIŞANLAR SOSYAL SİGORTALAR KURUMU KANUNU, TARIMDA KENDİ ADINA VE HESABINA ÇALIŞANLAR SOSYAL SİGORTALAR KANUNU İLE İŞ KANUNUNUN BİR MADDESİNİN DEĞİŞTİRİLMESİ VE BU KANUNLARA EK VE GEÇİCİ MADDELER EKLENMESİ, İŞSİZLİK SİGORTASI KURULMASI, ÇALIŞANLARIN TASARRUFA TEŞVİK EDİL- MESİ VE BU TASARRUFLARIN DEĞERLENDİRİLMESİNE DAİR KANUNUN İKİ MADDESİNİN YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMASI İLE GENEL KADRO VE USULÜ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN EKİ CETVELLERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN) m. 50Kaynağı aç
Madde 50 – (Değişik birinci fıkra: 15/5/2008-5763/15 md.) Günlük işsizlik ödeneği, sigortalının son dört aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama brüt kazancının yüzde kırkıdır. Bu şekilde hesaplanan işsizlik ödeneği miktarı, 4857 sayılı İş Kanununun 39 uncu maddesine göre onaltı yaşından büyük işçiler için uygulanan aylık asgari ücretin brüt tutarının yüzde seksenini geçemez. Hizmet akdinin sona ermesinden önceki son 120 gün hizmet akdine tabi olanlardan, son üç yıl içinde;[13] a) 600 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 180 gün, b) 900 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 240 gün, c) 1080 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 300 gün, süre ile işsizlik ödeneği verilir. (Değişik birinci ve ikinci cümle: 28/11/2017-7061/55 md.) İşsizlik ödeneği başvuruları izleyen ayın sonuna kadar sonuçlandırılır. İşsizlik ödeneği, her ayın beşinde aylık olarak işsizin kendisine ödenir. (Ek cümle: 28/11/2017-7061/55 md.) Ödeme tarihini öne çekmeye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı yetkilidir. İşsizlik ödeneği damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaz. İşsizlik ödeneği, nafaka borçları dışında haciz veya başkasına devir ve temlik edilemez. Sigortalının kusurundan kaynaklandığı belirlenen fazla ödemeler yasal faizi ile birlikte geri alınır.(Ek cümle: 15/5/2008-5763/15 md.) Ölen sigortalı işsizlere ait fazla ödemeler geri tahsil edilmez. (Ek cümle: 10/9/2014-6552/25 md.) 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 21 inci maddesi gereği işe iade davası nedeniyle yatırılan primlerin son günü esas alınarak işsizlik ödeneği hak sahipliği belirlenir ve işsiz geçen dönem için ödeme yapılır.[14] Sigortalı, işsizlik ödeneğinden yararlanma süresini doldurmadan tekrar işe girer ve işsizlik sigortası ödeneğinden yararlanmak için bu Kanunun öngördüğü şartları yerine getiremeden yeniden işsiz kalırsa, daha önce hakettiği işsizlik ödeneği süresini dolduruncaya kadar bu haktan yararlanmaya devam eder. Bu Kanunun öngördüğü şartları yerine getirmek suretiyle yeniden işsiz kalınması halinde ise sadece bu yeni hak sahipliğinden doğan süre kadar işsizlik ödeneği ödenir. (Mülga beşinci fıkra: 31/5/2006-5510/106 md.; Yeniden düzenleme: 11/8/2009-5921/1 md.) İşsizlik ödeneği alanların; işe alındığı tarihten önceki aydan başlayarak işe alan işyerine ait son altı aylık dönemde, prim ve hizmet belgelerinde bildirilen ortalama sigortalı sayısına ilave olarak işe alınması kaydıyla, 5510 sayılı Kanunun 81 inci maddesinde sayılan ve 82 nci maddesi uyarınca belirlenen prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan kısa vadeli sigorta primi tutarının yüzde biri olmak üzere işçi ve işveren payı sigorta primleri ile genel sağlık sigortası primi, kalan işsizlik ödeneği süresince Fondan karşılanır. Bu süre başlangıçta belirlenen toplam hak sahipliği süresinden düşülür. Söz konusu primlerin İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanabilmesi için işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak 5510 sayılı Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerini yasal süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna vermesi, varsa prime esas alt kazanç sınırı ile prime esas kazanç arasındaki fark ve kısa vadeli sigorta kollarına ilişkin prim tutarı farkı ile işsizlik sigortası primlerini Sosyal Güvenlik Kurumuna ödemiş olması şarttır. Bu maddede düzenlenen teşvik, 5510 sayılı Kanun kapsamında bulunanlarla aynı şartlarda olmak üzere 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesi kapsamındaki sandıkların statülerine tabi personeli için de uygulanır. Bu maddeyle düzenlenen destek unsurundan diğer ilgili mevzuat uyarınca ayrıca yararlanmakta olan işverenler; aynı dönem için ve mükerrer olarak bu destek unsurundan yararlanamaz. Bu durumda, işverenlerin tercihleri dikkate alınmak suretiyle uygulama, destek unsurlarından sadece biriyle sınırlı olarak yapılır. Ayrıca, işçinin, işten ayrıldığı işyerinde tekrar işe başlaması halinde bu teşvik hükümlerinden yararlanılamaz. Bu fıkrada düzenlenen teşvik, 21/4/2005 tarihli ve 5335 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerlerinde çalışmaya başlayanlar hakkında uygulanmaz. İşsizlik sigortasının ödenme süresi içinde ödenmesi gereken geçici işgöremezlik ödeneğinin miktarı işsizlik ödeneği miktarından fazla olamaz. (Mülga ikinci cümle: 31/5/2006-5510/106 md.)(…) İşsizlik ödeneğine hak kazanmanın şartları

Malullük ile Dul ve Yetim Aylığı Alanların Durumu

4447 sayılı Kanun'un 52. maddesinin (b) bendinde, işsizlik ödeneğinin kesileceği hâl olarak yalnızca 'yaşlılık aylığı' almak öngörülmüştür. Madde metni malullük aylığını bu bent kapsamında saymamaktadır. Malullük aylığı alanların işsizlik ödeneği karşısındaki konumunu açıkça belirleyen bir hükme bu düzenlemede yer verilmediğinden, mevzuat metni bakımından yoruma açık bir alan bulunmaktadır. Dul veya yetim aylığı bakımından da 4447 sayılı Kanun'un 52. maddesinin (b) bendi yalnızca yaşlılık aylığını saymakta; bu aylık türlerinin işsizlik ödeneğine etkisini doğrudan düzenleyen açık bir hüküm maddede yer almamaktadır.

Sık Sorulan Sorular

Emekli aylığı alırken çalıştığım işyerinden çıkarılırsam işsizlik ödeneği alabilir miyim?

4447 sayılı Kanun'un 46. maddesinin üçüncü fıkrası, kapsam dışında kalan kişileri sınırlayıcı biçimde saymaktadır. Yaşlılık aylığı almakta olan kişilerin bu hüküm kapsamındaki konumu, ilgili sigortalılık statüsüne ve aylığın kesilip kesilmediğine göre farklılık gösterebilmektedir. Bu nedenle emekli aylığı devam ederken işten çıkarılmanız ile emekli aylığınızı kestirerek tam sigortalı olarak çalışırken işten çıkarılmanız, hukuki açıdan ayrı değerlendirme gerektirir. İkinci durumda, yani emekli aylığının kesildiği ve tüm sigorta kollarından prim ödendiği hâlde Yargıtay 10. Hukuk Dairesi prim kesilmesinin hukuka aykırı olmadığına hükmetmiştir; ancak prim ödeme yükümlülüğü ile ödenek hakkı ayrı koşullara bağlıdır ve bu ikincisi 4447 sayılı Kanun'un 51. maddesindeki hak kazanma ölçütlerinin de sağlanmasını gerektirmektedir.

Emeklilik için işten ayrılırsam işsizlik maaşı alabilir miyim?

İŞKUR, emeklilik amacıyla dilekçe vererek yapılan ayrılışları kendi isteğiyle ayrılış olarak değerlendirerek talebi reddedebilmektedir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, bu ret gerekçesinin yer aldığı bir davada bozma kararı vermiş; ancak bozma emeklilik dilekçesiyle ayrılmanın hukuki niteliğine ilişkin esasa değil, dava türü ve harç eksikliğine ilişkin usul sorunlarına dayanmıştır. Dolayısıyla emeklilik dilekçesiyle ayrılmanın işsizlik ödeneğini ortadan kaldırıp kaldırmadığı bu karar kapsamında esastan yanıtlanmamıştır.

İşsizlik ödeneği alırken emekli aylığı bağlanırsa ödenek kesilir mi?

4447 sayılı Kanun'un 52. maddesinin (b) bendi uyarınca, işsizlik ödeneği aldığı sürede herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan yaşlılık aylığı aldığı tespit edilen kişinin işsizlik ödeneği kesilir. Madde metni bu kesme nedenini ödenek alınan döneme bağlamaktadır.

İşsizlik ödeneği alınan günler emekliliğe sayılır mı?

4447 sayılı Kanun'un 50. maddesi işsizlik ödeneği döneminde yalnızca genel sağlık sigortası priminin İŞKUR tarafından karşılandığını öngörmekte; malullük, yaşlılık ve ölüm sigortasına ilişkin primler bu süre için yatırılmamaktadır. Bu nedenle ödenek alınan günler emeklilik için gereken prim gün sayısına dahil edilmez.

Eşim üzerinden dul aylığı alıyorum, işsizlik ödeneğine hak kazanabilir miyim?

4447 sayılı Kanun'un 52. maddesinin (b) bendi yalnızca yaşlılık aylığını işsizlik ödeneğinin kesilmesi nedeni olarak saymaktadır. Dul veya yetim aylığının bu bent kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği madde metninden doğrudan anlaşılamamaktadır; bu aylık türlerinin işsizlik ödeneğine etkisini açıkça düzenleyen bir hüküm maddede yer almamaktadır.

İşsizlik ödeneği tekrar işe girersem sıfırlanır mı?

4447 sayılı Kanun'un 50. maddesi bu konuyu düzenlemektedir. Ödenek yararlanma süresi dolmadan tekrar işe giren ancak yeniden hak kazanma koşullarını tamamlayamadan işsiz kalan kişi, önceki hakkından kalan süreyi kullanmaya devam eder. Kanun'un öngördüğü koşulları yeniden tamamlayarak işsiz kalanlar ise yalnızca yeni hak sahipliğinden doğan süre kadar ödenek alır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu