IP Adresi Suçlunun Tespiti İçin Yeterli midir?

by Avukat Erdal Ersoy
IP Adresi Suçlunun Tespiti İçin Yeterli midir?

Ceza Yargılamasında IP Adresinin Delil Niteliği

Ceza muhakemesinde failin tespiti sürecinin başlatılabilmesi için öncelikle adli makamların durumdan haberdar edilmesi gerekir. Suçun hangi kişi tarafından işlendiğinin şüpheye yer bırakmayacak biçimde ortaya konulması cezalandırma için bir zorunluluktur; fail şüpheye yer bırakmayacak şekilde saptanamazsa masumiyet karinesi gereği kişi şüpheden yararlanır ve cezalandırılamaz. İnternet protokol numaraları olan IP adresleri, doğrudan ve tek başlarına belirli bir şahsı işaret etmediklerinden başka delillerle desteklenmedikleri takdirde failin tespiti bakımından yeterli görülmeyebilir.

Dinamik ve Statik IP Yapısının Delil Değerine Etkisi

İnternet bağlantılarında IP adresinin dinamik ya da statik yapıda olması teknik incelemede önem taşır. Dinamik IP yapısı değişken niteliktedir; internet servis sağlayıcıları tarafından aynı bilgisayara her internet erişiminde farklı bir numara atanabildiği gibi kimi zaman aynı IP adresi farklı zamanlarda farklı bilgisayarlara verilebilir. Yönlendiricinin veya modemin kapatılıp açılmasıyla atanan IP adresinin değişmesi, belirli bir eylemi gerçekleştiren kişinin tespitinde güçlük oluşturur.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 243Kaynağı aç
Madde 243- (1) Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren veya orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir.[100] (2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiillerin bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir. (3) Bu fiil nedeniyle sistemin içerdiği veriler yok olur veya değişirse, altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (4) (Ek: 24/3/2016-6698/30 md.) Bir bilişim sisteminin kendi içinde veya bilişim sistemleri arasında gerçekleşen veri nakillerini, sisteme girmeksizin teknik araçlarla hukuka aykırı olarak izleyen kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme

Statik IP adresleri ise değişken olmayan ve belirli kullanıcılar bakımından tespitte kolaylık sağlayan bir yapı olarak değerlendirilmekle birlikte, doğrudan fiziksel bir cihaza değil internete bağlanma hakkı tanıyan bir aboneliğe işaret eder. İnternet servis sağlayıcıları ile akdedilen hizmet sözleşmeleri uyarınca IP adresleri sözleşme tarafının ismiyle kayıt altına alınır ve bu adresten yapılan işlemlerin kural olarak o şahıs tarafından gerçekleştirildiği varsayılabilir. Bununla birlikte aynı modemin kablosuz bağlantısına bağlı cihazların tamamı internete aynı IP adresiyle çıkış yaptığından, salt IP adresine bakılarak işlemin hangi somut cihazdan yapıldığının belirlenmesi mümkün olmamakta ve hat üzerinden yasal olmayan yollarla başkalarınca suç işlenmesi ihtimali ortaya çıkabilmektedir.

Kablosuz Hat Güvenliği ve Müdahale Savunmalarının Araştırılması

Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlamalarında sanığın kablosuz modem kullandığı ve internet hattına başkaları tarafından girilerek işlem yapılmış olabileceği yönündeki savunması karşısında, bildirilen IP numarasının bağlı olduğu hatta ne özellikte modem kullanıldığı, hattın kablolu veya kablosuz niteliği, şifreli olup olmadığı ve modem üzerinden başka kullanıcıların internete bağlanıp bağlanmadığı ilgili internet servis sağlayıcısından sorularak açıklığa kavuşturulmalıdır. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2016/1083 Esas ve 2016/2499 Karar sayılı ilamında, bu araştırmaların yapılmaması ve sanığa ait bilgisayardaki log kayıtlarının incelenmemesi eksik inceleme olarak değerlendirilmiştir.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2015/10269, K. 2016/12344Kaynağı aç
12. Ceza Dairesi         2015/10269 E.  ,  2016/12344 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suçlar : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, hakaret Hükümler : 1- Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan: TCK'nın 136/1, 62/1, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet 2- Hakaret suçundan: TCK'nın 125/1-2, 125/4, 62/1, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve hakaret suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- Mağdurun, kendisi ve işyerindeki arkadaşları adına, bir arkadaşlık sitesinde üyelik işlemleri yapılıp, isminin verildiği sahte hesap üzerinden, facebook hesabındaki fotoğraflarının yayımlandığına ve onur, şeref ve saygınlığını rencide eden paylaşımlarda bulunulduğuna dair 12.03.2013 tarihli şikayeti üzerine başlatılan adli soruşturma kapsamında, mağdurun şikayet dilekçesinde geçen arkadaşlık sitesindeki üye profiline son olarak şikayet tarihinden 1 hafta sonra sanığın anneannesinin abonesi olduğu telefona bağlı IP adresinden giriş yapıldığının belirlenmesinin ardından mağdurla bir müddet aynı işyerinde çalıştığı anlaşılan sanık hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve hakaret suçlarını işlediği iddiasıyla dava açıldığı olayda, Sanığın, kablosuz ağ üzerinden internet hizmeti almaları ve kablosuz modemlerine şifre koymamaları nedeniyle üçüncü kişilerin hatta giriş yapıp, kendilerinden habersiz iddiaya konu eylemleri gerçekleştirmiş olabileceğini ifade etmesi, gerek sanığın gerek mağdurun beyanlarına göre taraflar arasında işyeri arkadaşlığı dışında herhangi bir samimiyet ya da husumet bulunmaması, sahte hesaba konulan mağdurun fotoğraflarının mutlaka ve sadece sanıkta mevcut olabilecek nitelikte olmaması karşısında, tespit edilen IP numarasının statik mi yoksa dinamik mi olduğu, IP numarasının bağlı bulunduğu internet hattında hangi özellikte modem kullanıldığı, kablolu veya kablosuz ve şifreli veya şifresiz olup olmadığı, şifreli ise hangi tarihler arası şifre kullanıldığı, IP numarasının kopyalanması, dışardan üçüncü bir kişinin haricen bağlantı yapıp iddia olunan eylemleri gerçekleştirme olasılığının bulunup bulunmadığı hususlarının aydınlatılması için araştırma yapılıp, ilgili internet sağlayıcısından bilgi istenmesi, sanığın suç tarihinde kullanımında olan bilgisayar getirtilip, bilişim uzmanı bir bilirkişi tarafından log kayıtları incelenerek, şikayete konu hesabın sanığın kullanımında olan bilgisayar aracılığıyla açılıp açılmadığını teknik verilerle destekleyecek biçimde rapor düzenlenmesi, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilip, iddia ve savunmanın doğruluk derecesi açıklığa kavuşturulduktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, 2- Kabul ve uygulamaya göre de: a) Temel cezalar belirlenirken, TCK'nın 61/1. maddesinde yer alan ölçütler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle aynı Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiillerin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddelerde öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, temel cezaların asgari hadden tayin edilmesi, b) Sübutu kabul edilen verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve hakaret suçlarından dolayı sanık tarafından giderilmesi gereken maddi bir zararın mevcut olmaması ve adli sicil kaydı bulunmayan sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesini kabul etmesi karşısında, sanığın, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin düzenlemenin uygulanıp uygulanmamasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, kanuna aykırı, c) TCK'nın 53. maddesi tatbik edilirken, 3. fıkraya aykırılık oluşturacak şekilde, TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğuna, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından “koşullu salıverilme tarihine kadar”, diğer kişiler yönünden ise, “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı uyarınca TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarları yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 02.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2022/510 Esas ve 2022/2390 Karar sayılı ilamına konu değerlendirmede; suça konu işlemin gerçekleştiği bilgisayar ve ekipmanlarının tercihen bilgisayar mühendisi bir bilirkişiye tevdi edilerek modem türlerinin belirlenmesi, kablosuz hatta güvenlik önlemlerinin alınıp alınmadığı, dışarıdan erişim imkanı, IP numarasının değiştirilme durumu ve virüs vasıtasıyla bilgi temin edilip edilmediği hususlarında teknik rapor aldırılması gereğine değinilmiştir. İlamın sonuç bölümünde ise dosya, bu konularda genel bir kural tesis edilmeksizin sanığın istinabe ile sorgulanamayacağı yönünün değerlendirilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir.

Bilgisayar Log Kayıtlarının İncelenmesi ve İspat Değeri

İnternet servis sağlayıcı üzerinden yapılan erişimlerde aynı bilgisayar için değişken numaralar belirlenebilmesi ve aynı IP numarasının zaman zaman farklı bilgisayarlara verilebilmesi karşısında bilgisayarla ilgili log kayıtlarının tutulması bilişim suçlarının tespitinde önem taşır. IP adreslerinin çeşitli müdahalelerle değiştirilebilme ihtimali gözetilerek, kayıtların güvenilirliği uzman değerlendirmesiyle doğrulanmadıkça tek başına ispata esas alınamayacağı ileri sürülmektedir. Bu doğrultuda kablosuz hatta başkalarınca müdahale edildiği savunulan somut dosyalarda eksik incelemeyi gidermek üzere sanığa ait bilgisayarın getirtilerek log kayıtlarının uzman bilirkişi marifetiyle incelenmesi araştırılması gereken işlem olarak kabul edilmektedir.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2016/12634, K. 2017/4967Kaynağı aç
8. Ceza Dairesi         2016/12634 E.  ,  2017/4967 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Bilişim suçu HÜKÜM : Hükümlülük Gereği görüşülüp düşünüldü: Sanığın suçlamayı kabul etmeyerek, kablosuz modem kullanıldığından hattının başkaları tarafından girilip kullanılmış olabileceğine ilişkin savunması karşısında; bildirilen IP numaralarının bağlı bulunduğu internet hattında ne özellikte modem kullanıldığı, kablolu veya kablosuz olup olmadığı, şifreli olup olmadığı, modemden başka kullanıcıların internete bağlanılıp bağlanılmadığının belirlenmesi açısından ilgili internet sağlayıcısından bilgi istenmesi ve sanığa ait bilgisayar getirtilip uzman bilirkişi tarafından LOG kayıtları incelenerek sonucuna göre, katılana ait mail adresinin erişilmez kılındığı takdirde TCK.nun 244/2. mail adresine girilmesi ancak; bu adrese erişimin engellenmemesi ve katılanın mail adresinde kalmaya devam ettiğinin tespiti halinde aynı yasanın 243/1. maddesi kapsamındaki suçun oluşacağı dikkate alınarak sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırmaya dayanarak yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 03.05.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Teknik tespitlerin somut olgularla desteklendiği durumlarda ise farklı bir değerlendirme gündeme gelebilmektedir. Nitekim Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2015/13416 Esas ve 2015/24700 Karar sayılı ilamında, katılan şirketin log kayıtları üzerinde soruşturma ve kovuşturma evrelerinde yapılan incelemelerde sanığın IP numarasından 233 kez sisteme giriş yapılmak istendiği belirlenmiş ve bu tespitin aksinin ispatlanamaması karşısında sanık hakkında verilen beraat kararı yetersiz gerekçe gerekçesiyle yasaya aykırı bulunarak bozulmuştur. Aynı kararda diğer sanık hakkındaki beraat hükmü ise onanmıştır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 244Kaynağı aç
Madde 244- (1) Bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya bozan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Bir bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan, sisteme veri yerleştiren, var olan verileri başka bir yere gönderen kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (3) Bu fiillerin bir banka veya kredi kurumuna ya da bir kamu kurum veya kuruluşuna ait bilişim sistemi üzerinde işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. (4) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiillerin işlenmesi suretiyle kişinin kendisinin veya başkasının yararına haksız bir çıkar sağlamasının başka bir suç oluşturmaması halinde, iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması

Bilişim Sistemlerine Müdahale Fiillerinde Suç Vasfı ve Yaptırımlar

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 243. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bir bilişim sistemine bütünüyle veya kısmen yetkisiz şekilde girilmesi yahut sistemde kalınması bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile yaptırıma bağlanmıştır. Fiilin ücreti mukabilinde yararlanılan sistemlere karşı icra edilmesi durumunda cezada yarı oranına kadar indirime gidilir. Müdahale neticesinde sistemde yer alan verilerin yok olması yahut tahrip olması durumunda altı aydan iki yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir. Bilişim sistemine doğrudan dahil olunmaksızın, veri aktarımlarının gayrihukuki teknik cihazlarla izlenmesi halinde ise faile bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası uygulanır.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2019/11673, K. 2023/283Kaynağı aç
12. Ceza Dairesi         2019/11673 E.  ,  2023/283 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2016 tarihli ve 2015/1170 Esas, 2016/166 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 02.07.2019 tarihli ve 2016/205036 sayılı, katılan vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulaması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; eksik inceleme ile hüküm kurulduğu ve eylemin sübut bulduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanığın kullanımında olan internet adresinden katılan ad ve soyadı kullanılarak facebook hesabı oluşturulup, katılanın daha önce internet ortamında yayınladığı resimlerin paylaşılmasına konu olayda, suça konu bilgiler ve resimler nazara alındığında eylemin cezai yaptırımı gerektirecek içeriği bulunmadığı ve eylemin kanunda suç olarak tanımlanmadığı kabul edilerek sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraate karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanığın kullanımında olan internet adresinden katılan ad ve soyadı kullanılarak facebook hesabı oluşturulup, katılanın daha önce internet ortamında yayınladığı resimlerin paylaşılması iddiası ile sanık hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan kamu davası açılmıştır. Suça konu paylaşımın yapıldığı facebook hesabının sanığa ait IP adresinden oluşturulduğu tespit edilmiştir. Sanık kendisi adına olan internet bağlantısını yeğenleri İlknur ve …'ın da kullandığını ve başka kişilerce de şifresi kırılarak kullanılmış olabileceğini savunması, gerek sanığın gerek katılanın beyanlarına göre taraflar arasında tanışıklık ya da husumet bulunmaması, sahte hesaba konulan katılanın fotoğraflarının mutlaka ve sadece sanıkta mevcut olabilecek nitelikte olmaması karşısında, tespit edilen IP numarasının statik mi yoksa dinamik mi olduğu, IP numarasının bağlı bulunduğu internet hattında hangi özellikte modem kullanıldığı, kablolu veya kablosuz ve şifreli veya şifresiz olup olmadığı, şifreli ise hangi tarihler arası şifre kullanıldığı, IP numarasının kopyalanması, dışardan üçüncü bir kişinin haricen bağlantı yapıp iddia olunan eylemleri gerçekleştirme olasılığının bulunup bulunmadığı hususlarının aydınlatılması için araştırma yapılıp, ilgili internet sağlayıcısından bilgi istenmesi, sanığın suç tarihinde kullanımında olan bilgisayar getirtilip, bilişim uzmanı bir bilirkişi tarafından log kayıtları incelenerek, şikayete konu hesabın sanığın kullanımında olan bilgisayar aracılığıyla açılıp açılmadığını teknik verilerle destekleyecek biçimde rapor düzenlenmesi, sanığın yeğenleri olan İlknur ve …'ın usulüne uygun olarak davet edilerek dinlendikten sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilip, iddia ve savunmanın doğruluk derecesi açıklığa kavuşturulduktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür. Kabul ve uygulamaya göre de; sanık hakkında eyleminin kanunda suç olarak tanımlanmadığı gerekçesi ile beraat kararı verildiği belirtilmesi nedeniyle 5271 sayılı Kanun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin uygulama maddesi olarak gösterilmesi gerekirken, eylemin sanık tarafından işlenmediği gerekçesi ile beraat kararı verilebilmeyi düzenleyen aynı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin uygulama maddesi olarak gösterilesi hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2016 tarihli ve 2015/1170 Esas, 2016/166 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.02.2023 tarihinde karar verildi.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 244. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya bozan kişi bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Sistendeki verileri bozan, yok eden, değiştiren, erişilmez kılan, sisteme veri yerleştiren veya var olan verileri başka bir yere gönderen kişi hakkında aynı maddenin 2. fıkrası gereğince altı aydan üç yıla kadar hapis cezası uygulanır. Bu fiillerin bir banka, kredi kurumu ya da kamu kurum veya kuruluşuna ait sistem üzerinde işlenmesi cezayı yarı oranında artırır. Bahse konu eylemlerle haksız bir çıkar sağlanması ve fiilin başka suç oluşturmaması halinde ise faile iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/734, K. 2023/3978Kaynağı aç
12. Ceza Dairesi         2023/734 E.  ,  2023/3978 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/470 E., 2016/249 K. SUÇ : Müstehcenlik HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara Batı 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/470 Esas, 2016/249 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında müstehcenlik suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen, 01.03.2021 tarihli ve 18-2016/184343 sayılı hükmün eksik inceleme nedeniyle bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Yargıtay 4. Ceza Dairesine tevdi edilmiştir. 3.Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 01.02.2023 tarihli ve 2021/13775 Esas, 2023/1176 Karar sayılı kararı ile dosya Dairemize gönderilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanığın cezalandırılmasına yeter delil bulunması nedeniyle mahkumiyete karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık adına kayıtlı internet hesabına ait İP adresi ile facebook hesabı üzerinden çocukların kullanıldığı müstehcen içerikli görüntülerin paylaşıldığı iddiası ile sanık hakkında kamu davası açılmıştır. 2.Sanık soruşturma ve kovuşturma sırasında özetle; tespit edilen İP adresine bağlı internet hesabının kendisi adına kayıtlı olduğunu, abonelik bilgisinde kullanılan cep telefonu numarasının teyzesi adına kayıtlı olduğunu ancak kendisinin kullandığını, suça konu paylaşımın yapıldığı facebook hesabının kendisine ait olmadığını beyan ederek suçlamayı reddetmiştir. 3.Tanık … soruşturma ve kovuşturma sırasında özetle; tespiti yapılan cep telefonu numarasının kendisi adına kayıtlı olduğunu, yeğeni olan sanık tarafından kullanıldığını, sanığın suça konu paylaşımları yapacak karakterde biri olmadığını beyan etmiştir. 4.Sanığın suça konu paylaşımların yapıldığı tarihlere ilişkin mesai giriş çıkış zamanlarını gösteren çizelgenin ilgili iş yerinden temin edildiği görülmüştür. IV. GEREKÇE Sanığın adına kayıtlı internet hesabına bağlı İP üzerinden çocukların kullanıldığı müstehcen içerikli görüntülerin facebook üzerinden paylaşıldığı iddia edilen olayda; Tespit edilen IP numarasının statik mi yoksa dinamik mi olduğu, IP numarasının bağlı bulunduğu internet hattında hangi özellikte modem kullanıldığı, kablolu veya kablosuz ve şifreli veya şifresiz olup olmadığı, şifreli ise hangi tarihler arası şifre kullanıldığı, IP numarasının kopyalanması, dışardan üçüncü bir kişinin haricen bağlantı yapıp iddia olunan eylemleri gerçekleştirme olasılığının bulunup bulunmadığı hususlarının aydınlatılması için araştırma yapılıp, ilgili internet sağlayıcısından bilgi istenmesi, sanığın suç tarihinde kullanımında olan dijital materyaller üzerinde usulüne uygun alınacak arama kararına istinaden imajlarının alınarak, bilişim uzmanı bir bilirkişi tarafından log kayıtları incelenerek, suça konu hesabın sanık aracılığıyla açılıp açılmadığını ve suça konu görüntülerin olup olmadığının teknik verilerle destekleyecek biçimde rapor düzenlendikten sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilip, iddia ve savunmanın doğruluk derecesi açıklığa kavuşturulduktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Batı 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/470 Esas, 2016/249 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2023 tarihinde karar verildi.

Asliye Ceza Mahkemesince bilişim suçundan verilen hükümlülük kararının temyiz incelemesinde Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2016/12634 Esas ve 2017/4967 Karar sayılı ilamına göre; sanığın kablosuz modem kullanıldığı için hattına başkalarınca girilmiş olabileceği savunması karşısında bildirilen IP numaralarının bağlı olduğu hatta modemin özellikleri, kablolu veya kablosuz niteliği, şifreleme durumu ve başka kullanıcıların bağlanıp bağlanmadığı araştırılmalı; sanığa ait bilgisayar celbedilerek log kayıtları uzman bilirkişiye inceletilmelidir. Yapılacak inceleme sonucunda katılana ait e-posta adresinin erişilmez kılınması halinde Türk Ceza Kanunu'nun 244. maddesinin 2. fıkrası, adrese erişim engellenmeksizin iletinin adreste kalmaya devam etmesi halinde ise aynı Kanun'un 243. maddesinin 1. fıkrası uyarınca suç vasfının tayini gerekirken eksik araştırmayla hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuş ve hüküm 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca 03.05.2017 tarihinde oybirliğiyle bozulmuştur.

IP adresi ceza muhakemesinde failin tespiti için yeterli midir?

IP adresleri doğrudan bir şahsı göstermediğinden başka delillerle desteklenmedikçe failin tespiti bakımından yeterli olmayabilir. Sanığın kablosuz hatta başkalarınca girilmiş olabileceği savunması karşısında modem özellikleri ile bilgisayar log kayıtları incelenir; fail şüpheye yer bırakmayacak biçimde belirlenemezse masumiyet karinesi gereğince kişi şüpheden yararlanır.

Statik ve dinamik IP ayrımı ispat sürecini nasıl etkiler?

Dinamik IP adresleri modemin her açılıp kapanmasında ve servis sağlayıcının atamalarında değişebildiğinden failin tespitini zorlaştırır. Statik IP değişken olmamakla birlikte doğrudan fiziksel bir cihazı değil internet aboneliğini gösterdiğinden, aynı modeme bağlı kablosuz cihazlar aynı IP ile çıkış yapar.

Hatta izinsiz girildiği savunması ileri sürüldüğünde hangi işlemler yapılır?

İnternet servis sağlayıcısından modemin türü, kablolu veya kablosuz niteliği, şifreleme durumu ve başka kullanıcıların bağlanıp bağlanmadığı sorulur. Ayrıca şüphelinin bilgisayarı getirtilerek log kayıtları uzman bilirkişi tarafından incelenir.

Log kayıtları bilişim suçlarında nasıl değerlendirilir?

Aynı IP numarasının farklı bilgisayarlara verilebilmesi ve manipülasyon imkanları sebebiyle log kayıtlarının incelenmesi önem taşır. Sisteme çok sayıda giriş denemesi yapıldığının log kayıtlarıyla belirlendiği ve aksinin ispatlanamadığı durumlarda ise bu teknik veriler hükme esas alınabilmektedir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu