İcra ve İflas Suçlarının Amacı ve Genel Hukuki Çerçevesi
İcra ve İflas Kanunu kapsamında düzenlenen ceza hükümleri, borcunu ödeyemeyen kişiyi salt bu durumundan ötürü cezalandırma amacı taşımaz. Bu suç tiplerinin temel gayesi, icra ve iflas düzeninin sağlıklı işleyişini temin etmek ve alacaklıların haklarını sistemsel düzeyde güvence altına almaktır.
İcra ve iflas suçları genel olarak kamu davası niteliği gösterir. Suçun unsurları, manevi unsur, iştirak ve teşebbüs gibi kurumlar bakımından Türk Ceza Kanunu'nun genel hükümleri tatbik edilirken; suçun tanımı, fail, mağdur ve korunan hukuki değer yönünden İcra ve İflas Kanunu hükümleri belirleyicidir.
İcra ve iflas suçlarının bir kısmı şikâyete bağlı, bir kısmı ise resen soruşturulan niteliktedir. Yaptırım olarak kanunda hapis cezası, adli para cezası veya bazı hâllerde her ikisi birlikte öngörülmüştür.
Alacaklıyı Zarara Sokmak Maksadıyla Mevcudu Eksiltme Suçu
Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlunun alacaklısını zarara sokmak maksadıyla mallarını mülkünden çıkarması, telef etmesi, kıymetten düşürmesi, gizlemesi, muvazaa yoluyla başkasının üzerine geçirmesi veya asıl olmayan borçlar ikrar ederek mevcudunu suni surette eksiltmesi cezai yaptırıma bağlanmıştır. Bu fiiller sebebiyle borçlu aleyhine aciz belgesi alındığı veya alacaklı alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde, İcra ve İflas Kanunu'nun 331. maddesinin birinci fıkrası uyarınca borçlu altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır; suçun takibi alacaklının şikâyetine bağlıdır.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 331Kaynağı aç
Haciz yolu ile takip
talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını
zarara sokmak maksadıyla, mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden
çıkararak, telef ederek veya kıymetten düşürerek hakiki surette yahut
gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek veya asıl olmayan
borçlar ikrar ederek mevcudunu suni surette eksiltirse, aleyhine aciz belgesi
aldığını veya alacaklı alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde, altı aydan
üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
İflas takibinden veya
doğrudan doğruya iflas hallerinde iflas talebinden önce birinci fıkradaki
fiilleri işleyen borçlu hakkında da bu fiiller başka bir suç oluştursa dahi bu
hükümler uygulanır.
Konkordato mühleti veya
iflasın ertelenmesi talebinden önceki iki yıl içinde ya da konkordato mühleti
talebi veya iflasın ertelenmesi süresinden sonra birinci fıkradaki fiilleri
işleyen borçlu hakkında da bu hükümler uygulanır.
Taşınmaz rehni kapsamında
bulunan eklentinin rehin alacaklısına zarar vermek kastı ile taşınmaz dışına çıkarılması
halinde, eklentinin zilyedi iki yıldan dört yıla kadar hapis ve bin güne kadar
adlî para cezası ile cezalandırılır.
Bu suçlar alacaklının
şikâyeti üzerine takip olunur.
Aczine kendi fiiliyle
sebebiyet veren veya vaziyetinin fenalığını bilerek ağırlaştıran borçlunun
cezası:
İflas takibinden veya doğrudan doğruya iflas hâllerinde iflas talebinden önce mevcudunu suni surette eksiltme fiillerini işleyen borçlu hakkında da, bu fiiller başka bir suç oluştursa dahi İcra ve İflas Kanunu'nun 331. maddesinin birinci fıkrası hükümleri uygulanır. Aynı şekilde konkordato mühleti veya iflasın ertelenmesi talebinden önceki iki yıl içinde ya da konkordato mühleti talebi veya iflasın ertelenmesi süresinden sonra mevcudunu suni surette eksilten borçlu hakkında da bu cezai hükümler tatbik edilir.
Taşınmaz rehni kapsamında bulunan eklentinin rehin alacaklısına zarar vermek kastı ile taşınmaz dışına çıkarılması hâlinde, eklentinin zilyedi alacaklının şikâyeti üzerine iki yıldan dört yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
Borçlunun takip öncesinde veya sonrasında alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla malvarlığını devretmesi, muvazaalı devirler yapması veya hacizden haberdar olmasına rağmen mallarını saklaması cezai sorumluluk yaratabilir. Bu tür iddialar tasarrufun iptali davası ile ceza yargılamasında eşzamanlı gündeme gelebilir.
Gerçeğe Aykırı Mal Beyanı ve Hakikate Aykırı Beyan Suçu
İcra takibi sürecinde istenen beyanı hakikate aykırı surette yapan kimse, İcra ve İflas Kanunu'nun 338. maddesinin birinci fıkrası uyarınca alacaklının şikâyeti üzerine üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gerçeğe aykırı mal beyanı suçunun oluşabilmesi için borçlunun kasta dayalı davranması aranır; borçlu malvarlığını gizlediğini bilerek ve isteyerek bildirmelidir. Basit unutmalar veya taksirle yapılan eksik beyan gibi hâller çoğu durumda suç kapsamında değerlendirilmez; ancak somut olayın özellikleri belirleyicidir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 338Kaynağı aç
338 – (Değişik: 31/5/2005-5358/9 md.)
Bu Kanuna göre istenen beyanı,
hakikate aykırı surette yapan kimse, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aydan bir
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Hakkında aciz vesikası
alınmış borçlu, asgari ücretin üstünde bir geçim sürdürdüğü, aciz vesikası
hamili alacaklının alacağının aciz vesikasına bağlanmasından en geç beş sene
içinde müracaatı üzerine sabit olursa, asgari ücretin üstünde kalan gelirlerinden
icra mahkemesinin dörtte birden az olmamak üzere tespit edeceği kısmını icra
mahkemesi kararının kesinleşmesinden itibaren en geç bir ay içinde ve
aciz vesikasındaki borcun ödenmesine kadar her ay icra dairesine yatırmaya mecburdur.
Bu mükellefiyeti yerine getirmeyen borçlu hakkında bir yıla kadar tazyik
hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra borçlu borcun
tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı
öderse tahliye edilir; ödemelerini tekrar keserse, hakkında tazyik hapsine
yeniden karar verilir. Ancak, bir borçtan dolayı tazyik hapsinin süresi bir
yılı geçemez.
Borçlunun nafaka borçluları
dahil üçüncü şahıstan yardım görmesi, asgari ücretin üstünde eline geçen para
ve menfaatlerin icra mahkemesi kararı ile belirlenecek kısmını, icra veznesine
yatırmak mükellefiyetini ortadan kaldırmaz.
İkinci fıkradaki hükmün
tatbikini birden fazla aciz vesikası hamili alacaklı talep etmiş ise, bunlar
talep tarihi sırasıyla öncelik hakkını haizdir.
Beyandan sonra mal ve
kazançta olan tezayüdü bildirmeyen borçlunun cezası:
Aciz Vesikası Sonrası Borçlunun Gelirini Yatırma Yükümlülüğü ve Tazyik Hapsi
Hakkında aciz vesikası alınmış borçlunun asgari ücretin üstünde bir geçim sürdürdüğü, aciz vesikası hamili alacaklının müracaatıyla aciz vesikasına bağlanmasından itibaren en geç beş yıl içinde sabit olursa; borçlu, asgari ücretin üstünde kalan gelirlerinden icra mahkemesinin dörtte birden az olmamak üzere tespit edeceği kısmını mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren en geç bir ay içinde ve borç ödeninceye kadar her ay icra dairesine yatırmakla yükümlüdür. Bu mükellefiyeti yerine getirmeyen borçlu hakkında bir yıla kadar tazyik hapsine karar verilir.
Hapsin tatbikine başlandıktan sonra borçlu borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı öderse tahliye edilir; ödemelerini tekrar keserse hakkında tazyik hapsine yeniden karar verilir. Bir borçtan dolayı tazyik hapsinin toplam süresi bir yılı geçemez.
Borçlunun nafaka borçluları dâhil üçüncü kişilerden yardım görmesi, asgari ücretin üstünde eline geçen para ve menfaatlerin icra mahkemesince belirlenecek kısmını icra veznesine yatırma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Bu hükmün tatbikini birden fazla aciz vesikası hamili alacaklı talep etmiş ise, alacaklılar talep tarihi sırasıyla öncelik hakkına sahip olur.
Takip Sürecine, Resmi Kayıtlara ve İhaleye Müdahale Fiilleri
Borçlu veya üçüncü kişilerin icra memurunun haciz işlemlerini engellemesi, kapıyı açmaması, eşyaları saklaması, görevli memuru tehdit etmesi veya haczedilecek malı ortadan kaldırması icra suçları kapsamında ceza yaptırımıyla karşılaşılabilecek fiiller arasındadır.
İcra dairelerinde bulunan takip dosyalarının, tutanakların, evrakın veya bilgisayar kayıtlarının kısmen veya tamamen yok edilmesi, tahrif edilmesi, gizlenmesi veya değiştirilmesi İcra ve İflas Kanunu kapsamında suç oluşturabilir. Cebri icra satışlarının güvenliği kapsamında ise kanunen icra ihalesine katılması yasaklanan kişilerin dolaylı da olsa ihaleye katılması suç teşkil edebilir.
Mahkeme veya icra dairesi tarafından borçludan ya da üçüncü kişilerden talep edilen belgelerin haklı bir neden gösterilmeksizin ibraz edilmemesi de cezai sorumluluk doğurabilecek fiiller arasında sayılmaktadır.
Taksiratlı İflas ile Defter ve Belge Suçları
İcra ve İflas Kanunu'nun 310. maddesi, taksiratlı müflisi tanımlamaktadır. Buna göre; ziyanları için makul sebepler gösteremeyen, ev masrafları hadden fazla olan, kumar ya da borsa işlemlerinde külliyetli para harcayan, mali durumunu gizleyerek önemli miktarda veresiye mal alıp borçlanan, ticaret defterlerini hiç tutmayan veya kanunun öngördüğü şekilde tutmayan, mevcudundan çok fazla mebaliğ için senet imzalayan, iflas takibi sırasında mazeretsiz çağrıya uymayan, işlerini terk ederek kaçan ya da kanundaki diğer koşulları sağlayan müflis, taksiratlı sayılır ve Türk Ceza Kanunu'na göre cezalandırılır.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 310Kaynağı aç
taksiratlı sayılır ve Türk Ceza Kanununa göre cezalandırılır:
1
– Ziyanları için makul sebepler gösteremezse;
2
– Evinin masrafları hadden fazla ise;
3
– Kumar yahut mücerret baht oyunlarında ve borsa muamelelerinde külliyetli para
sarfetmişse;
4
– Borcunun, mevcudu ile alacağından çok olduğunu bildiği halde bu vaziyetinden
haberleri olmıyan kimselerden ehemmiyetli miktarda veresiye mal satın yahut
borç para almış ise;
5 – (Değişik: 29/6/1956-6763/42 md.) Ticaret Kanununun
66 ncı maddesinin birinci fıkrasının 1 ila 3 üncü bentlerinde sayılan defterleri
hiç veya kanunun emrettiği şekilde tutmamış ise;
6
– Mevcudu ile alacağından çok fazla mebaliğ için senetler imza etmiş ise;
7
– (Değişik: 18/2/1965-538/128 md.) İflas takibi sırasında mahkeme, iflas
idaresi veya iflas dairesi tarafından çağrıldığı halde makbul bir mazeret
olmaksızın gelmemiş ise;
8
– İşlerini terkederek kaçmış ise;
9
– Evvelki bir konkordato şartlarını ifa etmeden yeniden iflasına hükmolunmuş
ise;
10
– 178 inci maddenin son fıkrası hükmüne riayet etmeyipte bir sene içinde iflası
vuku bulmuşsa.
II
– HİLELİ İFLAS
Hileli iflas halleri:
Borçlu veya yetkili kişilerin ticari defterleri ve belgeleri kasten yok etmesi, saklaması, gizlemesi, içeriklerini değiştirmesi veya sahte kayıt oluşturması da İcra ve İflas Kanunu kapsamında suç oluşturur.
Konkordato Sürecinde Hileli Davranış
Konkordato mühleti elde etmek veya konkordato ya da yeniden yapılandırma projesini tasdik ettirmek amacıyla hileli tutum ve davranışlarıyla alacaklıları, komiseri, ara dönem denetçisini veya yetkili memuru hataya düşüren ya da konkordato projesine uymayarak kasten zarara sebebiyet veren borçlu, İcra ve İflas Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca ilgilinin şikâyeti üzerine altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 334Kaynağı aç
Konkordato mühleti elde
etmek veya konkordato veya sermaye şirketleri ile kooperatiflerin uzlaşma
yoluyla yeniden yapılandırma projesini tasdik ettirmek için hileli tutum ve
davranışlarıyla malî durumu hakkında alacaklıları, komiseri, ara dönem
denetçisini veya yetkili memuru hataya düşürmek veya konkordato projesine ya da
sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılması
projesine uymamak yoluyla kasten zarara sebebiyet veren borçlu, ilgilinin
şikâyeti üzerine altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Konkordato komiserinin
sorumluluğu:
Tüzel Kişi Bünyesinde İşlenen Suçlarda Sorumluluk
İcra ve İflas Kanunu'nda yazılı suçların bir tüzel kişinin iş ve işlemleri sırasında işlenmesi durumunda ceza; tüzel kişinin müdürleri, temsilcileri, vekilleri, tasfiye memurları, yönetim kurulu başkan ve üyeleri ya da denetçi ve müfettişlerinden fiili bizzat işlemiş olan kişi hakkında hükmolunur.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 345Kaynağı aç
345 – Bu kanunda yazılı suçlar, hükmi bir şahsın idare veya
muamelelerini ifa sırasında işlenmiş ise ceza o hükmi şahsın müdürlerinden,
mümessil ve vekillerinden, tasfiye memurlarından, idare meclisi reis ve
azasından veya murakıp ve müfettişlerinden fiili yapmış olan hakkında
hükmolunur
(İkinci
fıkra mülga: 29/6/1956-6763/42 md.)
Sermaye
şirketlerinin iflasını istemek mecburiyetinde olanların cezası:
Yargılama Usulü, Görevli Mahkeme ve Şikâyet Süreleri
İcra ve İflas Kanunu'nun 346. maddesi gereğince, kanun hükümlerine göre disiplin veya tazyik hapsine icra mahkemesi karar verir ve Kanun'un On Altıncı Babında yer alan suçlarla ilgili davalara icra mahkemesinde bakılır. İcra mahkemesinin görevine giren bu işler, diğer mahkemelerde görülen ceza davaları ile birleştirilemez.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 346Kaynağı aç
346 – (Değişik: 31/5/2005-5358/18 md.)
Bu Kanun hükümlerine göre
disiplin veya tazyik hapsine icra mahkemesi karar verir.
İcra mahkemesinin
görevine giren bu işler, diğer mahkemelerde görülen ceza davaları ile
birleştirilemez.
Bu Bapta yer alan
suçlarla ilgili davalara, icra mahkemesinde bakılır.
Şikayet süresi:
İcra ve İflas Kanunu'nun On Altıncı Babında düzenlenen fiillerden dolayı şikâyet hakkı, Kanun'un 347. maddesi uyarınca fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer. Şikâyete tabi fiillerde sürenin kaçırılması hâlinde ceza soruşturması yürütülemez.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 347Kaynağı aç
347 – (Değişik: 31/5/2005-5358/19 md.)
Bu
Bapta yer alan fiillerden dolayı şikâyet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten
itibaren üç ay ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle
düşer.
Yetki:
Gerçeğe aykırı mal beyanında bulunmanın cezası nedir?
İcra ve İflas Kanunu'na göre istenen mal beyanını hakikate aykırı surette yapan kimse, Kanun'un 338. maddesi uyarınca alacaklının şikâyeti üzerine üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
İcra ve iflas suçlarında şikâyet süresi ne kadardır?
İcra ve İflas Kanunu'nun On Altıncı Babında düzenlenen fiillerde şikâyet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer.
Aciz belgesi sonrası borçlunun gelirini yatırmamasının yaptırımı nedir?
Hakkında aciz vesikası bulunan borçlu, asgari ücretin üzerinde bir geçim sürdürdüğü tespit edilmesine rağmen mahkemece belirlenen payı icra dairesine yatırmazsa İcra ve İflas Kanunu'nun 338. maddesi uyarınca bir yıla kadar tazyik hapsine tabi tutulabilir. Ödeme yapılması hâlinde tahliye söz konusu olur; bir borçtan dolayı tazyik hapsinin toplam süresi bir yılı aşamaz.
Taksiratlı iflas ile hileli iflasın farkı nedir?
Taksiratlı iflasta borçlu, planlı bir hile değil; aşırı borçlanma, defter tutmama, yüksek ev masrafı veya riskli işlemler gibi ağır ihmal, dikkatsizlik ya da kötü yönetim nedeniyle iflas hâline düşmektedir. İcra ve İflas Kanunu'nun 310. maddesi bu hâlleri tek tek saymaktadır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

