Banka Hesabını Kiraya Verenin Suç Kastı ve Cezai Sorumluluğu

by Avukat Erdal Ersoy
Banka Hesabını Kiraya Verenin Suç Kastı ve Cezai Sorumluluğu

Banka hesabının başkasına kullandırılması veya komisyon karşılığı para transferine tahsis edilmesi eylemlerinde, kişinin suç kastının bulunmaması hâlinde ceza sorumluluğu doğmaz. Ceza hukukunda kast unsuru oluşmadığı takdirde, bilmeden ve iyi niyetle gerçekleştirilen işlemler suç teşkil etmez. Ancak hesap sahibinin transfer edilen meblağın bir suçtan elde edildiğini bilmesi veya somut şartlar altında bilecek durumda bulunması hâlinde suç kastının varlığı kabul edilir.

Ceza Hukukunda Kast Kavramı ve Kastın Belirlenmesi

Ceza hukukunda suç kastı, failin gerçekleştirdiği fiilin hukuka aykırılığını bilerek ve neticesini isteyerek hareket etmesini ifade eder. Banka hesabını üçüncü kişilere veren veya hesabı üzerinden para akışına izin veren kişinin kastının bulunup bulunmadığı soyut kabullerle değil, somut verilerle tespit edilir. Bu kapsamda taraflar arasındaki yazışmalar, hesap işlem geçmişi, banka hareketleri ve iletişim içerikleri kastın varlığının değerlendirilmesinde belirleyici delil niteliği taşır.

Yeterli Delil Bulunmaması Hâlinde Beraat Kararı

Hesap üzerinden yürütülen transfer işlemlerine iştirak edildiği iddiasıyla açılan davalarda, hesap sahibinin suç işleme kastıyla hareket ettiğinin şüpheye yer bırakmayacak biçimde kanıtlanması gerekir. Yapılan yargılamada kişinin gerçekten suç işleme kastı taşıdığına dair kesin ve yeterli delil ortaya konulamaması durumunda beraat kararı verilir.

Banka Hesaplarının Kullanılması Suretiyle İşlenen Suçlar

Banka hesaplarının ve bilişim sistemlerinin suç teşkil eden fiillerde araç olarak kullanılması kanunda ağırlaştırıcı nitelikli hâller arasında düzenlenmiştir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-e maddesi uyarınca, hırsızlık suçunun bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle işlenmesi durumunda fail hakkında beş yıldan on yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 142Kaynağı aç
Madde 142- (1) Hırsızlık suçunun;
a) Kime ait olursa olsun kamu kurum ve kuruluşlarında veya ibadete
ayrılmış yerlerde bulunan ya da kamu yararına veya hizmetine tahsis edilen eşya
hakkında,
b) (Mülga: 18/6/2014-6545/62 md.)
c) Halkın yararlanmasına sunulmuş ulaşım aracı içinde veya bunların belli
varış veya kalkış yerlerinde bulunan eşya hakkında,
d) Bir afet veya genel bir felaketin meydana getirebileceği zararları
önlemek veya hafifletmek maksadıyla hazırlanan eşya hakkında,
e) Adet veya tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya
hakkında,
f) (Mülga: 2/7/2012-6352/82 md.)
İşlenmesi hâlinde, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Suçun;
a) Kişinin malını koruyamayacak durumda olmasından veya ölmesinden
yararlanarak,
b) Elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak suretiyle ya da özel
beceriyle,
c) Doğal bir afetin veya sosyal olayların meydana getirdiği korku veya
kargaşadan yararlanarak,
d) Haksız yere elde bulundurulan veya taklit anahtarla ya da diğer bir
aletle kilit açmak veya kilitlenmesini engellemek suretiyle,
e) Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle,
f) Tanınmamak için tedbir alarak veya yetkisi olmadığı halde resmi sıfat
takınarak,
g) (…)64 büyük veya
küçük baş hayvan hakkında,
h) (Ek: 18/6/2014-6545/62 md.) Herkesin girebileceği bir yerde
bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ya da bina veya eklentileri içinde
muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında,
İşlenmesi hâlinde, beş yıldan on yıla
kadar hapis cezasına hükmolunur. Suçun, bu fıkranın (b) bendinde belirtilen
surette, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olan kimseye
karşı işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranına kadar artırılır.[65]
(3) Suçun, sıvı veya gaz hâlindeki enerji hakkında ve bunların nakline,
işlenmesine veya depolanmasına ait tesislerde işlenmesi halinde, beş yıldan
oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Bu fiilin bir örgütün faaliyeti
çerçevesinde işlenmesi halinde, ceza yarı oranında artırılır ve onbin güne
kadar adlî para cezasına hükmolunur.[66]
(4) (Ek: 6/12/2006 – 5560/6 md.) Hırsızlık suçunun işlenmesi
amacıyla konut dokunulmazlığının ihlâli veya mala zarar verme suçunun işlenmesi
halinde, bu suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için
şikâyet aranmaz.
(5) (Ek: 18/6/2014-6545/62 md.) Hırsızlık suçunun işlenmesi
sonucunda haberleşme, enerji ya da demiryolu veya havayolu ulaşımı alanında
kamu hizmetinin geçici de olsa aksaması hâlinde, yukarıdaki fıkralar
hükümlerine göre verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır.
Suçun gece vakti işlenmesi

Bununla birlikte, dolandırıcılık suçunun bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi hâlinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-f maddesi tatbik edilir. Bu fıkra kapsamındaki nitelikli dolandırıcılık fiillerinde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı ise suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 158Kaynağı aç
Madde 158- (1) Dolandırıcılık suçunun;
a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,
b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak
suretiyle,
c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,
d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi
parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması
suretiyle,
e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak,
f) Bilişim sistemlerinin, banka veya
kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,
g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak
suretiyle,
h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden
kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin
kooperatifin faaliyeti kapsamında,
i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı
kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle,
j) Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir
kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla,
k) Sigorta bedelini almak maksadıyla,
l) (Ek: 24/11/2016-6763/14 md.) Kişinin,
kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı
olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi
suretiyle,
İşlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar
adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/19 md.; Değişik:
3/4/2013-6456/40 md.) Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan
hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan
elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.[71]
(2) Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı
sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak,
başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre
cezalandırılır.
(3) (Ek fıkra: 24/11/2016-6763/14 md.)
Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından
birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek için
teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek
ceza bir kat artırılır.
Daha az cezayı gerektiren hal

Sıkça Sorulan Sorular

Banka hesabını kiraya veren kişi paranın suç geliri olduğunu bilmiyorsa ceza alır mı?

Paranın suçtan kaynaklandığını bilmeyen ve somut durum itibarıyla bilecek durumda olmayan kişinin suç kastı oluşmadığından cezai sorumluluğu doğmaz.

Suç kastının bulunup bulunmadığı hangi delillerle araştırılır?

Kastın varlığı; taraflar arasındaki iletişim içerikleri, yazışmalar, banka işlem dökümleri ve hesap geçmişi gibi somut verilerin incelenmesiyle belirlenir.

Hesaptan suç parası geçtiği kesinleştiğinde kast şüpheli kalırsa ne karar verilir?

Sanığın suç kastıyla hareket ettiğine dair kesin ve yeterli delil bulunmadığı takdirde mahkemece beraat kararı verilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu