Karine Kavramı ve Hukuki Niteliği
Sözlük anlamı itibarıyla karışık bir meselenin anlaşılmasına veya çözümlenmesine yarayan ipucunu ifade eden karine; hukuki anlamda belirli bir olaydan, henüz belirli olmayan diğer bir olay için çıkarılan sonucu anlatır. Yargılama hukukunda karineler, ispat faaliyetini düzenleyen ve uyuşmazlığa konu maddi olayların açıklığa kavuşturulmasında değerlendirilen araçlardır.
Karine Türleri: Kanuni ve Fiili Karineler
Karineler, kaynağı ve uygulanışı bakımından kanuni ve fiili nitelikteki karineler biçiminde ikili bir ayrıma tabidir. Kanuni türde, bilinen bir maddi durumdan hareketle henüz aydınlanmamış bir olgu için varılan neticeyi yasa düzenler. Fiili türde ise bilinen bir olay temel alınarak belirsiz bir olguya bağlanan sonucu hâkim takdir edip ortaya koyar.
Fiili karineler, herhangi bir hukuk kuralına dayanmaksızın, tarafların ileri sürmüş oldukları maddi vakıalarla ilgili iddia ve savunmaların doğruluğu hususunda hâkimde kanaat oluşmasını sağlayan hayat tecrübesi kurallarına dayalı değer yargılarıdır. Fiili karineye dayanan tarafın, karineye temel olan vakıayı ispat etmesi gerekir; bu temel vakıa ispatlandığında dava konusu maddi vakıa da ispat edilmiş sayılır. Bununla birlikte fiili karineler aksi ispat edilebilen çıkarımlardır.
Alacaklının senedi borçluya geri vermesi, borcun ödendiğine dair bir fiili karine örneğidir.
Kanuni Karinelerin Sınıflandırılması: Kesin ve Kesin Olmayan Karineler
Kanuni karineler kendi içerisinde kesin kanuni karine ve kesin olmayan kanuni karine biçiminde ikiye ayrılır. Kesin kanuni karinenin aksi ispat edilemez. Buna karşılık kesin olmayan kanuni karinelerin aksinin ispat edilmesi hukuken mümkündür.
Tapu sicilindeki hususların bilinmediğinin ileri sürülememesi kesin kanuni karine oluştururken, babalık karinesi aksi iddia edilebilen kesin olmayan karinelerdendir. Benzer biçimde, taşınır bir mala zilyet olan kişinin o malın maliki sayılması da aksi iddia ve ispat edilebilen kanuni karineler arasında yer alır ve aksi ispat edilinceye kadar delil teşkil eder.
İspat Yükü, Karşı İspat ve Aksini İspat Ayrımı
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 190 uyarınca ispat sorumluluğu, mevzuatta farklı bir düzenleme yer almadıkça, ileri sürülen olgudan kendi lehine hak sağlayan tarafa yüklenmiştir. Kanuni bir karineye tutunan taraf yalnızca karineye dayanak oluşturan temel vakıayı ispatlamakla yükümlü tutulur. Yasada belirtilen istisnalar haricinde, karşı tarafın söz konusu karinenin aksini ispat etmesi mümkündür.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 190Kaynağı aç
Karineye dayanan tarafın dayandığı temel vakıayı ispatlamaya çalışmasına karşılık, karşı tarafın karinenin temelini oluşturan vakıaların gerçekleşmediğini gösterme gayreti karşı ispat niteliğindedir. Buna karşılık karinenin sonucunun aksini ispat etmek, temel vakıadan çıkarılan neticenin doğru olmadığını ortaya koymayı amaçlar. Kesin kanuni karinelerde dahi karineye dayanan taraf temel vakıayı kanıtlamaya çalışırken, karşı taraf karinenin temelinin oluşmadığına yönelik karşı ispat faaliyetinde bulunabilir.
Aile Hukuku Kapsamında Karine Uygulamaları
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu bünyesinde evlilik bağına ilişkin yasal karineler yer almaktadır. 4721 sayılı Kanun m. 166 f. 3 kapsamında, asgari bir yıllık evlilik süresinin ardından tarafların mahkemeye ortaklaşa müracaat etmesi yahut eşlerden birinin açtığı boşanma davasını diğerinin kabul etmesi durumunda ortak hayat bağının sarsıldığı kabul olunur; doktrinde hâkim olan yaklaşım bu düzenlemeyi kesin kanuni karine şeklinde nitelendirmektedir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 166Kaynağı aç
4721 sayılı Kanun m. 166 f. 4 çerçevesinde, herhangi bir boşanma sebebiyle açılan davanın reddedilmesinin ardından bu kararın kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçtiğinde ortak hayat kurulamamışsa evlilik birliğinin temelden sarsıldığı kabul edilir ve eşlerden birinin talebiyle boşanmaya karar verilir.
4721 sayılı Kanun m. 164 f. 1 c. 2 hükmü uyarınca, diğer eşi ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir neden olmaksızın konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır; bu kural terk vakıasına ilişkin bir karine niteliği taşır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 164Kaynağı aç
4721 sayılı Kanun m. 184 uyarınca boşanmada hâkim, dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz, taraflara yemin öneremez, tarafların ikrarları hâkimi bağlamaz ve deliller serbestçe takdir olunur. Dolayısıyla aile hukuku uyuşmazlıklarında fiili karineler de hâkimin bu serbest takdir yetkisi dairesinde incelenir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 184Kaynağı aç
Boşanma davalarında hayat tecrübesine dayalı birtakım somut durumlar zinaya fiili karine kabul edilebilir. Kadının evden ayrılarak geceyi başka bir erkekle geçirmesi, eşlerden birinin başkasından cinsel hastalık kapması, kocası kısır olan kadının gebe kalması veya karşı cinsle otelde aynı odada kalınması bu nitelikte değerlendirilebilecek fiili karine örneklerindendir.
Karine ne demektir?
Hukuki anlamda karine, belirli bir olaydan, henüz belirli olmayan diğer bir olay için çıkarılan sonucu ifade eder.
Kanuni karine ile fiili karine arasındaki fark nedir?
Kanuni karinede belirli bir maddi vakıadan çıkarılan sonuç kanun tarafından belirlenirken, fiili karinede bu sonuç hayat tecrübesi kurallarına dayanılarak hâkim tarafından çıkarılır.
Kanuni karineye dayanan tarafın ispat yükü nedir?
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 190 f. 2 gereğince kanuni karineye dayanan taraf, sadece o karinenin temelini oluşturan vakıayı ispat etmekle yükümlüdür.
Kesin kanuni karinenin aksi ispat edilebilir mi?
Kesin kanuni karinelerin aksi ispat edilemez; ancak kesin olmayan (adi) kanuni karinelerin aksi ispat edilebilir.
Karşı ispat ile aksini ispat arasındaki fark nedir?
Karşı ispat karinenin temelini oluşturan olguların gerçekleşmediğini kanıtlamaya yöneliktir; aksini ispat ise karinenin temel vakıasından çıkarılan neticenin doğru olmadığını ortaya koymayı ifade eder.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

