Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına Engel Kötü Muamele

by Avukat Erdal Ersoy
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına Engel Kötü Muamele

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması ve Kötü Muamele Yasağı

Anayasa Mahkemesi, kamu görevlisinin görevi sebebiyle gerçekleştirdiği ve Anayasa'nın 17. maddesi kapsamında işkence, eziyet ve kötü muamele sayılan fiillerde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanamayacağına ilişkin açık bir yasal düzenlemenin bulunmaması gerekçesiyle ilgili kuralları iptal etmiştir. Yapılan yasal düzenlemeyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin 14. fıkrasına hüküm eklenerek; işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi dolayısıyla işlediği ve Anayasa'nın 17. maddesi çerçevesinde kötü muamele kabul edilebilecek suçlar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurallarının uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır.

Anayasa Kapsamında Kötü Muamele Kavramının Derecelendirilmesi

Anayasa'nın 17. maddesinde yer alan kötü muamele yasaklarına ilişkin kavramlar arasında bir yoğunluk farkı ve derecelendirme bulunmaktadır. Bu kavramlar, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda yer alan işkence, eziyet ve hakaret suçlarının yasal unsurlarına kıyasla daha geniş ve farklı bir anlam sahasına sahiptir.

Bir eylemin Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasının koruma kapsamına girebilmesi için asgari bir ağırlık ve ciddiyet derecesine ulaşmış olması şarttır. Bu asgari eşik göreceli bir nitelik taşımakta olup eşiğin aşılıp aşılmadığı değerlendirilirken somut olayın kendine özgü koşulları dikkate alınır.

Eziyet ve İnsan Haysiyetiyle Bağdaşmayan Muamele Ayrımı

Eziyet, işkence derecesine varmayan ancak önceden tasarlanmış, uzun bir zaman dilimi içinde saatlerce tatbik edilmiş, bedensel yaralanmaya ya da yoğun maddi veya manevi ıstıraba sebep olan insanlık dışı fiiller olarak nitelendirilir.

İnsan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele veya ceza ise işkence ve eziyete nazaran daha hafif nitelikteki eylemleri kapsar. Kişiyi küçük düşürebilecek ve utandırabilecek biçimde korku, elem, küçültülme ve aşağılanma duygusu uyandıran veya kişiyi kendi iradesine ve vicdanına aykırı davranmaya sürükleyen aşağılayıcı fiiller bu çerçevede değerlendirilir.

Fiziksel Güç Kullanımının İhlal Oluşturmadığı Durumlar

Kişinin bizzat kendi tutum ve eylemlerinden ötürü fiziksel müdahalede bulunulmasının zorunluluk teşkil ettiği hallerde kötü muamele yasağının ihlalinden söz edilemez. Bunun yanında, sınırları belirli durumlarda güvenlik güçlerince fiziksel güce başvurulması da kabul edilebilir nitelikte sayılmaktadır.

Eziyet Suçu ve Yaptırımı

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 96. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bir başkasının eziyet çekmesine neden olacak eylemleri sergileyen faile iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir. Eylemin kadına yönelmiş olması durumunda ise tayin olunacak hapis cezasının alt sınırı iki yıl altı ay olarak uygulanır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 96Kaynağı aç
Madde 96- (1) Bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak
davranışları gerçekleştiren kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12/5/2022-7406/5
md.) Suçun kadına karşı işlenmesi
hâlinde cezanın alt sınırı iki yıl altı aydan az olamaz.
(2) Yukarıdaki fıkra kapsamına giren fiillerin;
a) Çocuğa, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda
bulunan kişiye ya da gebe kadına karşı,
b) Üstsoy veya altsoya, babalık veya analığa ya da eşe veya boşandığı eşe
karşı,[47]
İşlenmesi halinde, kişi hakkında üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.
DÖRDÜNCÜ
BÖLÜM
Koruma,
Gözetim, Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün İhlâli
Terk

Kesinleşen Kararlara Karşı Kanun Yararına Bozma Yolu

İstinaf ya da temyiz kanun yolu incelemesinden geçmeksizin kesinlik kazanan hâkim veya mahkeme kararlarında hukuka aykırılık bulunması durumunda, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesinin birinci fıkrası uyarınca kanun yararına bozma yoluna gidilebilir. Adalet Bakanlığı, söz konusu hukuka aykırılığı tespit ettiğinde hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal gerekçeleriyle birlikte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 309Kaynağı aç
Madde 309 – (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf
veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka
aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca
bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.[144]
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya
hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine
verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse,
karar veya hükmü kanun yararına bozar.
(4) Bozma nedenleri:
a) 223 üncü maddede tanımlanan ve
davanın esasını çözmeyen bir karara ilişkin ise, kararı veren hâkim veya
mahkeme, gerekli inceleme ve araştırma sonucunda yeniden karar verir.
b) Mahkûmiyete ilişkin hükmün, davanın esasını çözmeyen yönüne veya
savunma hakkını kaldırma veya kısıtlama sonucunu doğuran usul işlemlerine
ilişkin ise, kararı veren hâkim veya mahkemece yeniden yapılacak yargılama
sonucuna göre gereken hüküm verilir. Bu hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan
cezadan daha ağır olamaz.
c) Davanın esasını çözüp de mahkûmiyet dışındaki hükümlere ilişkin ise,
aleyhte sonuç doğurmaz ve yeniden yargılamayı gerektirmez.
d) Hükümlünün cezasının kaldırılmasını
gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini
gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.
(5) Bu madde uyarınca verilen bozma kararına karşı direnilemez.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının kanun yararına başvurması
Hangi hallerde kamu görevlisinin eylemlerine HAGB uygulanmaz?

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin 14. fıkrası gereğince, işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa'nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele sayılabilecek suçlarda hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri uygulanamaz.

Fiziksel güce başvurulan her durumda kötü muamele ihlali doğar mı?

Hayır, müdahalenin Anayasa kapsamında değerlendirilebilmesi için somut olayın koşullarına göre belirlenen asgari ağırlık derecesine ulaşması gerekir; ayrıca kişinin kendi tutumunun zorunlu kıldığı durumlar ile sınırları belirli hallerde güvenlik güçlerince fiziksel güce başvurulması ihlal oluşturmaz.

Eziyet suçunun kadına karşı işlenmesinde ceza alt sınırı ne kadardır?

Türk Ceza Kanunu'nun 96. maddesinin birinci fıkrası gereğince, eziyet suçunun kadına karşı işlenmesi durumunda hükmolunacak hapis cezasının alt sınırı iki yıl altı aydan az olamaz.

İstinaf edilmeden kesinleşen kararlarda hukuka aykırılık nasıl giderilir?

İstinaf veya temyizden geçmeden kesinleşen kararlarda hukuka aykırılık öğrenildiğinde, Adalet Bakanlığı kanuni gerekçelerini belirterek kararın bozulması istemini Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi gereğince Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu