Hava Yastığının Açılmamasında Ayıp ve Sorumluluk

by Avukat Erdal Ersoy
Hava Yastığının Açılmamasında Ayıp ve Sorumluluk

Hava yastığının açılmaması, her olayda aynı hukuki sonuca bağlanmaz. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 8. maddesindeki ayıp tanımı esas alınır; kazanın oluşu, hava yastığının çalışması için gereken koşullar ve yapılan teknik incelemenin yeterliliği dosyaya göre değişir. Bir uyuşmazlıkta eksik inceleme bozma nedeni sayılmış, iki uyuşmazlıkta ise somut koşullar ve raporlar karşısında ayıbın ispat edilemediği sonucu onanmıştır.

6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 8Kaynağı aç
MADDE 8- (1) Ayıplı mal, tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan maldır. (2) Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda, internet portalında ya da reklam ve ilanlarında yer alan özelliklerinden bir veya birden fazlasını taşımayan; satıcı tarafından bildirilen veya teknik düzenlemesinde tespit edilen niteliğe aykırı olan; muadili olan malların kullanım amacını karşılamayan, tüketicinin makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar da ayıplı olarak kabul edilir. (3) Sözleşmeye konu olan malın, sözleşmede kararlaştırılan süre içinde teslim edilmemesi veya montajının satıcı tarafından veya onun sorumluluğu altında gerçekleştirildiği durumlarda gereği gibi monte edilmemesi sözleşmeye aykırı ifa olarak değerlendirilir. Malın montajının tüketici tarafından yapılmasının öngörüldüğü hâllerde, montaj talimatındaki yanlışlık veya eksiklik nedeniyle montaj hatalı yapılmışsa, sözleşmeye aykırı ifa söz konusu olur. Ayıplı maldan sorumluluk
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/8544, K. 2023/848Kaynağı aç
3. Hukuk Dairesi         2022/8544 E.  ,  2023/848 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/864 E., 2022/1128 K. KARAR : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/384 E., 2020/247 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin 01.01.2014 tarihinde,…plakalı VW Passat marka araçla …-… istikametinde seyir halinde iken yaralamalı trafik kazası geçirdiğini, kendisi dışında araçta başka kimse bulunmamasına rağmen, ön yolcu baş ve yan hava yastıklarının açıldığını, müvekkilinin emniyet kemerinin takılı olduğunu, alkollü olmadığını, kaza tarihindeki mevsim şartlarına uygun kış lastiği bulundurduğunu, sürücü konumunda bulunan müvekkilinin sürücü baş ve yan hava yastıklarının açılmadığını, bu durumun aracın gizli ayıbından kaynaklandığını, müvekkilinin özellikle baş bölgesinden aldığı darbeler sonucu yaralanarak bilinci kapalı bir şekilde hastaneye yoğun bakıma kaldırıldığını, müvekkilinin hastanede yatarak uzun süre tedavisinin devam ettiğini, halen daha müvekkilinin tedavisinin devam ettiğini, kendisine omurilik felci teşhisi konulduğunu, kaza tarihinden itibaren çalışamaması sebebi ile maddi kayıplarının meydana geldiğini, yaşanan kaza ve sonrasındaki süreçte yaşananlardan kaynaklı manevi olarak derinden etkilendiğini ileri sürerek; 500.000 TL manevi tazminat ve 2.173.600 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili; görev ve yetki itirazında bulunarak, davacının talep ve dava hakkının zamanaşımına uğradığını, hava yastıklarının kazanın oluş şekli, karşılaşılan yavaşlatıcı ivme artışı vb. şartları dahilinde birlikte veya ayrı ayrı devreye girebildiğini, her çarpmada aynı anda açılması gerektiğini düşünmenin yanlış olduğunu, davacının meydana gelen kazada asli kusurlu olduğunu, manevi tazminat talebinin de yasal koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alınan birbiri ile uyumlu bilirkişi raporlarında da ayrıntılı olarak belirtildiği üzere, aracın hava yastıklarının açılması için çok kuvvetli bir negatif ivme oluşmasının gerekli olduğu, bu negatif ivmenin aracın ön tarafındaki yumuşak kaporta ve radyatör parçaları tarafından yutulduğu durumlarda da hava yastıklarının açılmayabileceği, yan hava yastıklarının da yandan güçlü darbeler alması halinde açılabileceği, dava konusu aracın kullanım kılavuzunda çarpma esnasında kontağın kapalı olması, araç önüne çarpmada kontrol ünitesi tarafından ölçülen gecikmenin çok düşük olması, hafif yandan darbe olması, arkadan darbe olması, aracın takla atması durumu ve çarpma hızının kontrol ünitesindeki gerekli referans değerinden düşük olması halleri ön, yan ve tavan hava yastığının tetiklenmediği durumlar olarak belirtildiği, buna göre hava yastıklarının belirli durumlarda açılmaması mümkün olup, bu durumun araçtaki bir arıza halini göstermediği, genel olarak direksiyon hava yastığının açılması için aracın ön tampon kısmında yeterli şiddette bir darbeye maruz kalması gerektiği, ön tamponun sağ ve solundan 30 derecelik açı içinde etkiyen darbelerin hava yastık sensörlerini tetikleyebildiği, dava konusu olayda da aracın sağ arka çamurluk ve tavan kısımlarından darbe aldığı, dolayısıyla direksiyon hava yastığının şişmesi için gerekli uyarıyı yapacak olan sensörün olduğu bölgeye bir darbe gelmediği, bu durumda sürücü hava yastığının açılmamasının normal olduğu, sağ taraftaki yolcu ve sağ yan perde hava yastıklarının açılmasının araçta genel olarak hava yastıkları ile ilgili bir imalat hatasının olmadığını, sistemin normal olarak çalıştığını gösterdiği, ayrıca aracın elektronik sisteminin kontrol edildiği ve bir arıza halinin olmadığının belirtildiği, bu durumda araçtaki hava yastıklarının imalattan kaynaklı bir arızasının olmadığını gösterdiği, bu haliyle fiziksel şartlar nedeniyle aracın direksiyon hava yastığının açılmadığı, araçta diğer sağ yan hava yastıklarının açılmasından hava yastığı merkezi beynin faal olduğu, herhangi bir imalat hatasının olmadığı gerekçesiyle, sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili; bilirkişi raporlarının özensiz ve yetersiz olduğunu, dosyaya sunulan uzman görüşlerine göre kazanın oluş şekli ve aracın hasar durumu gözetildiğinde aracın sürücü bölümündeki hava yastıklarının açılması gerektiğini, uzman görüşleri ile dosyadaki bilirkişi raporları arasında çelişki olduğunu, kaza tespit tutanağına göre aracın ilk darbeyi önden aldığını, yolcu tarafındaki hava yastıklarının açılmasına rağmen sürücü müvekkili tarafındaki hava yastıklarının açılmamış olmasının bilirkişi raporlarında açıklanamadığını, davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “davacının iddiasının teknik bir incelemeyi gerektirmesi nedeniyle ilk derece mahkemesince ODTÜ Makine Mühendisliği bölümünden iki öğretim üyesi ve bir makine mühendisinden oluşan bilirkişi kurulundan rapor alındığı, raporda sonuç olarak, kazanın meydana geliş şekli ve aracın darbe aldığı kısımlar dikkate alındığında araçtaki açılmayan sürücü ön ve yan hava yastıklarının açılmasını gerektirecek koşulların oluşmadığı, aracın hava yastıklarının üretimden kaynaklı ayıplı olduğu yönünde bir bulguya rastlanılmadığının mütalaa edildiği görülmüştür. Davalı tarafın bilirkişi kurulu raporuna itirazları üzerine bu kez İTÜ Makine Mühendisliği ve Ulaştırma Mühendisliği bölümü öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi kurulundan rapor alınmış, raporda sonuç olarak, dava konusu araçta hava yastık sisteminde genel bir imalat hatasının olmadığı, araçta sürücü ve sol yan perde hava yastığının açılmamasının imalat hatasından kaynaklandığının söylenemeyeceği mütalaa edilmiş olup konusunda uzman iki bilirkişi kurulu raporunun, ayrıntılı, gerekçeli, dosyadaki bilgi ve belgelerle uyumlu ve birbirini teyit etmesi nedeniyle mahkemece hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği" gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek, kendilerinin sunmuş olduğu uzman görüşü ile dosyadaki bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğunu, bu çelişki giderilmeden karar verildiğini, araçta başka bir yolcu bulunmamasına ve ilk darbenin aracın sol ön kısmından alınmış olmasına rağmen yolcu hava yastıklarının açılmış olması, sürücü hava yastıklarının hiçbirinin açılmamış olmasının teknik olarak açıklanamadığını, bilirkişilerin uzmanlık alanlarının da teknik olarak yeterli olmadığını, davalı firmanın tek yanlı düzenlemiş olduğu elektronik test sonuçlarına itibar edilmesinin hatalı olduğunu, olayın oluş şekline göre bilirkişi raporundaki tespitlere ışığında araçtaki hiçbir hava yastığının açılmamış olmasının gerektiğini, oysaki araçta yolcu bulunmamasına rağmen yolcu hava yastıklarının açıldığını, verilen kararın olayın oluş şekli ve aracın mevcut durumu ile uyumlu olmadığını ve hatalı olduğunu belirterek bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının hakimiyetindeki araç ile geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu araçta bulunduğu iddia edilen ayıp nedeniyle uğranılan maddi manevi zarar tazmini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’nun 8 inci maddesi: "(1) Ayıplı mal, tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan maldır. (2) Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda, internet portalında ya da reklam ve ilanlarında yer alan özelliklerinden bir veya birden fazlasını taşımayan; satıcı tarafından bildirilen veya teknik düzenlemesinde tespit edilen niteliğe aykırı olan; muadili olan malların kullanım amacını karşılamayan, tüketicinin makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar da ayıplı olarak kabul edilir. (3) Sözleşmeye konu olan malın, sözleşmede kararlaştırılan süre içinde teslim edilmemesi veya montajının satıcı tarafından veya onun sorumluluğu altında gerçekleştirildiği durumlarda gereği gibi monte edilmemesi sözleşmeye aykırı ifa olarak değerlendirilir. Malın montajının tüketici tarafından yapılmasının öngörüldüğü hâllerde, montaj talimatındaki yanlışlık veya eksiklik nedeniyle montaj hatalı yapılmışsa, sözleşmeye aykırı ifa söz konusu olur." 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266 ncı maddesi: "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz." 3. Değerlendirme Yargılama aşamasında alınan 06.05.2019 tarihli bilirkişi raporunda, kaza esnasında araçta başkasının bulunmadığı, buna rağmen yolcu hava yastıklarının tamamının açıldığı, sürücü hava yastıklarının hiçbirinin açılmadığı, sürücü tarafından yaşam alanının daralması, sürücü emniyet kemerinin takılı olmasına rağmen sürücünün ileri geri ani hareket etmesi sonucu yaralandığı kanaati bildirilmiştir. Yine anılan raporun sonuç kısmında Volkswagen yetkili servisinin düzenlediği teknik rapordaki bilgisayarlı kontrol sonucunda “kaza esnasında (SRS) sisteminin normal çalıştığı ve sürücü ön ve sol yan taraf sensörlerinden tetiklenme sinyali gerektirecek bir bilgi alınmadığı” tespiti bilirkişinin bildirdiği görüşte etkili olmuştur. Daha sonra alınan 29.11.2019 tarihli bilirkişi raporunda, araçta kaza anında, sağ yolcu ve sağ yan perde hava yastıklarının açılmış olmasının araçta hava yastıklarının çalışmasına dair bir imalat hatasının bulunmadığını gösterdiği tespiti, yine Volkswagen firmasının tek yanlı düzenlemiş olduğu elektronik sistemin kontrol edildiği ve bir arıza olmadığını bildirir test raporunun bilirkişi raporuna dayanak alınması bilimsel ve tarafsız tespitten uzaktır. Kaldı ki aynı raporun devamında, aracın önden darbe alması sonucunda takla atması sırasında sol ön direk kısımlarından içe doğru ezildiği tespiti de mevcut olup buna rağmen sürücü yan perde hava yastıklarının açılmamış olmasının açıklanamadığı görülmektedir. Alınan her iki raporda da, kazanın oluş şekli ve yolcu hava yastıklarının hepsinin açılmış olmasına rağmen sürücü hava yastıklarından hiçbirinin açılmamış olmasının sebebi her türlü şüpheden uzak ve davacı itirazlarını karşılayacak şekilde açıklanamamıştır. O halde mahkemece, üniversitelerin otomotiv kürsüsünden seçilecek bilirkişi heyetinden, kazanın oluş şekli, araçta bulunan sürücü ve yolcu hava yastıkları, bunların her birinin işlevi, çalışması için alması gerekli ivme ve aracın kaza sonrası durumu bir bütün halinde değerlendirilerek yeni bir rapor alınarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı yararına BOZULMASINA, Hükmü temyiz eden davacının adli müzaheret kararı almış olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/3588, K. 2025/2286Kaynağı aç
3. Hukuk Dairesi         2024/3588 E.  ,  2025/2286 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2076 E., 2024/1784 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2022/52 E., 2023/63 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin davalıdan … model … marka otomobil satın aldığını, 10.06.2020 tarihinde trafikte seyir halinde iken sağ tarafından gelen aracın çarpması sonucu park halindeki diğer araca kendi aracının sol tarafı ile çarptığını, kaza sırasında davalı tarafından satılan aracın normalde açılması gereken sağ ve sol yan airbaglerinin açılmadığını, bu nedenle müvekkilinin hem maddi, hem de manevi zarara uğradığını, aracın satış sırasında taahhüt edilen özelliğinin çalışmadığını beyanla davalının ayıplı mal satışı nedeniyle 10.000,00 TL manevi, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi tazminatın arabuluculuk tutanak tarihi olan 31.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili; dava konusu … model aracın yaklaşık 6 yıldır ve 100.000 km nin üzerinde davacının kullanımında olduğunu, yasal garanti süresinin sona erdiğini, ayıplı maldan sorumluluk ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile, malın tüketiciye teslim tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, aracın karıştığı kazada yan hava yastıklarının açılmasını sağlayacak şartların oluşmadığını, orta kısımdan doğrudan yaşam kabinini etkileyen bir darbe olmadığı ve yeterli eşik değere G kuvveti ulaşmadığının sistem tarafından hesaplandığı ve sağ perde hava yastıklarının açılmadığını, akabinde aracın savrularak park halindeki araca çarptığını ama ilk darbeden sonra zaten kuvvetin bir miktarının emildiği ve yine sürtme şeklindeki kuvveti aldığı için sol perde hava yastıklarının açılmadığını, manevi tazminatın takdirinde temel olan düşüncenin bozulmuş olan bedensel ve ruhsal bütünlüğünün tekrar elde edilmesinin sağlanması olduğunu, üzüntü ve ızdırabın manevi tazminat için yeterli olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafça aracın kaza anında hava yastığının açılmaması nedeniyle ayıplı olduğuna yönelik iddiasını ispatlaması noktasında ispat yükünün üzerinde olduğu, davacının kazadan sonra aracını satması nedeniyle araç üzerinde bilirkişi incelemesi yapılamadığı dosya üzerinden yapılan incelemede aracın kaza esnasına ilişkin dosya kapsamında herhangi bir teknik ve bilimsel veri bulunmamakla birlikte; aracın görülen hasarının oluştuğu esnada, hava yastıkları açılmasını gerektirecek gerekli teknik koşulların oluşmamış olabileceği, dava konusu aracın hava yastığı sisteminin teknik bir sorun veya arıza nedeniyle açılmamış olduğuna ilişkin rapor sunulmadığı bu nedenle aracın teknik olarak ayıplı olduğuna karar verilmesinin mümkün olmadığının bilirkişi raporu ile tespit edildiği, buna göre, davacının dava konusu aracın ayıplı olduğunu ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, kazada, arabanın hayati fonksiyonlardan olan hava yastıklarının açılmaması, müvekkilin kaygılarını tetiklediğini, dava konusu aracın öngörülen ve vaat edilen niteliklere sahip olmayıp; müvekkilden aracın gerçek değerinden fazla bir bedel tahsil edildiğini, müvekkilinin eski vekili Av. …'nın adres değişikliği nedeniyle bilirkişi raporunun tebligatın kendisine yapılamadığını, bilirkişi raporuna itiraz etmek için ek süre isteminin hukuksuzca reddedildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, aracın ayıplı olduğu iddiası ile maddi manevi tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davacının kazadan sonra aracını satması nedeniyle dosya üzerinden yapılan bilirkişi incelemesinde aracın kaza esnasına ilişkin dosya kapsamında herhangi bir teknik ve bilimsel veri bulunmamakla birlikte; aracın görülen hasarının oluştuğu esnada, hava yastıkları açılmasını gerektirecek gerekli teknik koşulların oluşmamış olabileceği, dava konusu aracın hava yastığı sisteminin teknik bir sorun veya arıza nedeniyle açılmamış olduğuna ilişkin rapor sunulmadığı bu nedenle aracın teknik olarak ayıplı olduğuna karar verilmesinin mümkün olmadığının tespit edildiği, buna göre, davacının dava konusu aracın ayıplı olduğunu ispat edemediği anlaşılmakla karar usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz isteğinin reddi ile kararın onanması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/3400, K. 2025/2814Kaynağı aç
3. Hukuk Dairesi         2024/3400 E.  ,  2025/2814 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/1153 E., 2024/1231 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Sivas 2. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi SAYISI: 2022/623 E., 2023/568 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin, davalılardan … Otomotiv şirketi ile arasında 58 ABV … plaka sayılı 2020 model … marka aracın satın alımına ilişkin sözleşme bulunduğunu, araç kullanılmaya başlandıktan kısa bir süre sonra elektrik aksamında sıkıntılar yaşanmaya başlandığını, seyir halindeyken yolun ortasında bir anda durduğunu, müvekkilinin kaza tehlikesine maruz kaldığını, yetkili servis tarafından çekilip onarımının yapıldığını ancak aynı arızanın devam ettiğini ve aracın bir anda elektriğini kesip arıza vermeye devam ettiğini, bundan ayrı çift taraflı ve ağır hasarlı bir trafik kazasına karışan aracın airbaglerinin açılmadığını, sıfır olarak satın alınan aracın ayıplı olduğunu ve araçtan beklenilen faydanın sağlanamadığını, airbagin açılmaması ve elektrik aksamındaki sıkıntı aracın teslim tarihinden itibaren 6 ay içinde ortaya çıktığından kanunen ayıpların teslim tarihinde var olduğunun kabul edilmesi gerektiğini ileri sürererek; aracın ayıpsız misli ile değişimini, bunun mümkün olmaması halinde dava konusu aracın dava tarihi itibariyle rayiç bedelinin ödenmesi durumunda ayıplı aracın teslimi ile sözleşmeden dönme hakkının kullanıldığını; 10.07.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında aracın sol perde ve ayak kısmında bulunan airbaglerin açılmaması nedeniyle müvekkilinin sol kolunda hareket kısıtlılığı ve sol dizinde de menisküs yırtığı oluştuğunu, aldırılacak maluliyet raporunda bu durumun ortaya çıkacağını, 18.12.2020 tarihli ihtar ile ayıp ihbarında bulunulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığından fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL bedeni ve cismani zarar ilişkin maddi tazminat talebini içeren belirsiz alacak davası ile 30.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı … Tic. San. Ltd. Şti. vekili; kaza tarihine göre ayıp ihbarının süresinde olmadığını, kaza tespit tutanağında elektrik aksamında bir problem bulunduğuna dair bilgi yer almadığını, ayıp iddiası ile hastane raporlarını kabul etmediklerini, kazanın davacının kusurundan kaynaklandığını, muayene tarihlerinin de kazadan hemen sonra olmadığını, kaza tarihinde sağlık raporu alınmadığından illiyet bağının kesildiğini, airbaglerin açılmamasının aracın hafif darbe almasından kaynaklandığını, elektrik aksamındaki arızanın da serviste giderildiğini ve bir daha bu hususta iş emri düzenlenmediğini, araçtan faydalanmayı etkilemeyen, yalnızca değer kaybına neden olacak kusur tespiti halinde dahi tüketicinin değişim ya da bedel iadesi hakkını kullanamayacağını, kabul anlamına gelmemekle birlikte araçta oluşan değer kaybının mahsup edilmesi gerektiğini savunarak, haksız davanın reddini istemiştir. 2.Davalı … Otomotiv Pazarlama A.Ş. vekili; müvekkili şirketin maddi ve manevi tazminattan sorumluluğu bulunmadığını, sözleşmeden dönme (bedel iadesi) ve bedelden indirim isteme haklarının ise ancak satıcıya yöneltilebileceğini, kanunda aracın dava tarihindeki rayiç bedelinin ödenmesine dair bir düzenleme bulunmadığını ve aracın ayıplı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bilirkişi heyet raporunda aracın elektronik sisteminde meydana gelen arızanın yetkili serviste giderildiği ve bu arızanın tekrar etmediği, aracın karıştığı kazada, kazanın aracın ön kısmına sürtme şeklinde meydana geldiği, bu kazada çarpmanın şiddetinin düşük olduğu, ancak itme kuvveti ile şase uçlarının eğilmesine neden olduğu göz önüne alınarak airbaglerinin açılmasını gerektirmediği ve bu nedenle de meydana gelen kaza neticesinde hava yastıklarının açılmamasının gizli veya açık ayıp olarak nitelenecek bir ayıp olmadığının belirtildiği, hükme elverişli bilirkişi raporuna göre dava konusu araçta gizli veya açık olarak nitelendirilebilecek bir ayıbın bulunmadığı gerekçesiyle, malın ayıplı olmasından kaynaklı ayıpsız misli ile değişimi, olmadığı takdirde sözleşmeden dönme, maddi tazminat ve manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosyadaki deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporuna göre, davaya konu aracın ayıplı olmadığının tespiti ile davanın reddine ilişkin kararda usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; aracın elektronik aksamındaki sıkıntıların ve ağır hasarlı kaza sonucunda açılmayan airbaglerin üretim hatalı olduğunu, aksi yöndeki bilirkişi raporunu ve bu rapora istinaden verilen kararı kabul etmediklerini, kazanın şiddetli olduğunu, keşif esnasında yapılan test sürüşünde aynı arızalar oluşmadığından tespit edilemediğinin belirtildiğini, her arızanın devamlı ortaya çıkmadığını, bu nedenle elektronik aksamda arıza tespit edilemediğinin gerçeklikten uzak olduğunu, buna ilişkin video kayıtlarının da bilirkişi tarafından izlendiğini, test sürüşü esnasında tespit edilemese bile aracın ayrıntılı incelenmesi halinde arızanın tespit edilebileceğini, ilk onarımdan sonra da elektrik aksamındaki arızanın devam ettiğini, sıfır olarak satın alınan araçtan müvekkilinin beklediği faydayı göremediğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, ayıplı aracın misli ile değişimi, bunun mümkün olmaması halinde rayiç bedelinin iadesi; araçtaki ayıptan kaynaklı hava yastıklarının açılmaması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dava dosyasının incelenmesinde hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre; hava yastığı sisteminin çalışmasına engel herhangi bir arızanın varlığının tespit edilemediği, araçta üretimden kaynaklı bir ayıbın bulunmadığı, kazanın aracın ön kısmına sürtme şeklinde meydana geldiği, aracın elektronik sisteminde herhangi bir sorun bulunmadığı, önceki arızanın yazılım güncellemesi ile giderildiğinin belirtildiği, alınan bilirkişi heyeti raporlarının aracın ayıplı olmadığı hususunda birbiriyle uyumlu olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Ayıplı malın kanunî tanımı

6502 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrası ayıbı, malın tüketiciye verildiği ana bağlar. Tarafların önceden belirlediği örneğe veya modele uyulmaması ayıp oluşturur. Malın taşıması beklenen özellikleri bulunmadığı için sözleşme ihlal edilmişse sonuç yine aynıdır.

İkinci fıkra ayıp sayılan eksiklikleri genişletir. Tanıtım, etiket, kılavuz, internet sayfası, reklam veya ilanda vaat edilen niteliklerden birinin bulunmaması yeterlidir. Satıcının bildirdiği ya da teknik düzenlemenin aradığı niteliğe aykırılık da bu kapsamdadır. Benzer malların kullanım amacının karşılanmaması ile tüketicinin haklı biçimde beklediği yararın azalması veya yok olması, maddi, hukuki ya da ekonomik nitelikteki eksikliklerle birlikte ayıp kabul edilir.

Maddenin üçüncü fıkrası, malın sözleşmede kararlaştırılan süre içinde teslim edilmemesini sözleşmeye aykırı ifa sayar. Montajın satıcı tarafından veya onun sorumluluğu altında gerçekleştirildiği durumlarda gereği gibi monte edilmemesi de aynı sonucu doğurur. Malın montajının tüketici tarafından yapılmasının öngörüldüğü hâllerde, montaj talimatındaki yanlışlık veya eksiklik nedeniyle montaj hatalı yapılmışsa yine sözleşmeye aykırı ifa söz konusu olur.

Açılmama iddiasının dosyaya göre sonucu

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2022/8544 esas ve 2023/848 karar sayılı dosyasında uyuşmazlık, trafik kazasında araçta bulunduğu ileri sürülen ayıp nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Alınan iki raporda, kazanın oluş şekli ile yolcu hava yastıklarının hepsi açılmışken sürücü hava yastıklarından hiçbirinin açılmaması, her türlü şüpheden uzak ve davacının itirazlarını karşılayacak biçimde açıklanamamıştır. Üniversitelerin otomotiv kürsüsünden seçilecek bilirkişi heyetinin kazanın oluş şeklini, sürücü ve yolcu hava yastıklarını, her birinin işlevini, çalışması için gereken ivmeyi ve aracın kaza sonrasındaki durumunu birlikte değerlendirmesi gerekli görülmüştür. Eksik incelemeyle kurulan hüküm bozulmuş; istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılmıştır. Bozma, ayıbın varlığına veya tazminata ilişkin kesin bir sonuç değildir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2024/3588 esas ve 2025/2286 karar sayılı dosyasında, hasarın oluştuğu sırada hava yastıklarının açılmasını gerektirecek teknik koşulların oluşmamış olabileceği ve teknik bir sorun ya da arıza nedeniyle açılmadığına ilişkin rapor sunulmadığı değerlendirmesi yeterli görülmüştür. Bu nedenle aracın teknik olarak ayıplı olduğuna karar verilmesinin mümkün olmadığı ve davacının ayıbı ispat edemediği kabul edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca onanmıştır. Onama, bu dosyadaki ispat sonucuna özgüdür.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2024/3400 esas ve 2025/2814 karar sayılı dosyasında, hükme esas rapora göre somut kazada hava yastıklarının açılmasının gerekmediği ve açılmamanın gizli veya açık ayıp olarak nitelenecek bir ayıp olmadığı kabul edilmiştir. Raporlarda hava yastığı sisteminin çalışmasını engelleyen bir arızanın tespit edilemediği, araçta üretimden kaynaklanan bir ayıbın bulunmadığı ve kazanın aracın ön kısmına sürtme şeklinde meydana geldiği belirtilmiş; raporların bu konuda uyumlu olduğu kabul edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca onanmıştır.

Bu üç sonuç aynı soruya tek cevap vermez. Bir dosyada yolcu hava yastıkları açılırken sürücü hava yastıklarının açılmaması yeterince açıklanamamış ve inceleme eksik bulunmuştur. Diğer dosyalarda açılmayı gerektirecek koşulların oluşmamış olabileceği veya sürtme biçimindeki darbede açılmanın gerekmediği yönündeki raporlar esas alınmıştır. Açılmayan her hava yastığı için ayıp bulunduğu ya da bulunmadığı biçiminde genel bir kural çıkarılamaz.

Teknik bilginin incelenmesi

6100 sayılı Kanun'un 266. maddesinin birinci fıkrasına göre mahkeme, çözümün hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektirdiği hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine ya da kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözülebilen konularda bilirkişiye başvurulamaz. Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe bilirkişi olarak görevlendirilemez. Hüküm genel yargılama usulüne ilişkindir; hava yastığı uyuşmazlığında bilirkişiyi her dosyada zorunlu kılmaz.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 266Kaynağı aç
MADDE 266- (1) Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. (Değişik cümle: 3/11/2016-6754/49 md.) Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. (Ek cümle: 3/11/2016-6754/49 md.) Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez. Bilirkişi sayısının belirlenmesi

Ekspertiz raporu, hava yastığının geri çağırma kapsamında veya riskli bir seriden olup olmadığını her zaman ortaya çıkarmaz. Bu risk, kaporta ve boya kontrolü gibi kolay tespit edilen bir konu değildir.

Ürün güvenliği ve tazminat

7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu'nun 1. maddesi, güvenli ve teknik düzenlemeye uygun ürün hedefini kanunun amacı olarak belirler. Piyasa gözetimi ve denetiminin esasları, yetkili kuruluşların görevleri ile iktisadi işletmecilerin ve uygunluk değerlendirme kuruluşlarının yükümlülüklerinin belirlenmesi de bu amaç kapsamındadır.

7223 sayılı ÜRÜN GÜVENLİĞİ VE TEKNİK DÜZENLEMELER KANUNU m. 1Kaynağı aç
MADDE 1 – (1) Bu Kanunun amacı, ürünlerin güvenli ve ilgili teknik düzenlemelere uygun olmasını sağlamak; piyasa gözetimi ve denetiminin esasları ile yetkili kuruluşların görevlerini ve iktisadi işletmeciler ile uygunluk değerlendirme kuruluşlarının yükümlülüklerini belirlemektir. Kapsam

Araç sahibine açık ve net bildirim yapılması ve ücretsiz değişim imkânı sunulmasına rağmen bunun uzun süre bilerek reddedilmesi hâlinde hukuki değerlendirme farklılaşabilir. Sonuç somut olaya bağlıdır; bu durum için kesin ve tek bir cevap yoktur.

Hava yastığı açılmazsa araç ayıplı mıdır?

Her olayda bu sonuca varılmaz. Ayıp, 6502 sayılı Kanun'un 8. maddesindeki teslim anındaki sözleşmeye aykırılık ve fıkrada sayılan eksiklikler üzerinden değerlendirilir. Kazanın oluşu ile hava yastığının çalışmasını gerektirecek koşullar dosyaya göre değişebilir.

Mahkeme bilirkişiye ne zaman başvurabilir?

Çözüm hukuk dışında özel veya teknik bilgi gerektiriyorsa mahkeme, 6100 sayılı Kanun'un 266. maddesi uyarınca talep üzerine veya kendiliğinden bilirkişi görüşü alabilir. Genel bilgi, tecrübe veya hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözülebilen konuda başvuramaz. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2022/8544 esas ve 2023/848 karar sayılı dosyasında yetersiz görülen raporlar nedeniyle otomotiv alanında yeni bir heyet raporu alınması gerekmiştir.

Ücretsiz değişimin reddi sonucu değiştirir mi?

Değiştirebilir; ancak kesin bir kural yoktur. Açık ve net bildirim ile ücretsiz değişim imkânına rağmen bunun uzun süre bilerek reddedilmesi, somut olayın hukuki değerlendirmesini farklılaştırabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu