Adli Kontrol Tedbirleri Nedeniyle Tazminat İstemi
Ceza Muhakemesi Kanunu m. 141/1-l uyarınca; şüpheli veya sanık hakkında konuttan ayrılmama tedbiri ile uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddelerden ya da alkol bağımlılığından kurtulmak üzere tedavi kurumuna yatma da dâhil muayene veya iyileştirme şartlarına uyulması yönünde karar verilip ardından kovuşturmasızlık veya beraat hükmü kurulduğunda, uğranılan her türlü maddi ve manevi kayıp Hazineden talep edilebilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 141Kaynağı aç
a) Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya
tutukluluğunun devamına karar verilen,
b) Kanunî gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmayan,
c) Kanunî hakları hatırlatılmadan veya hatırlatılan haklarından
yararlandırılma isteği yerine getirilmeden tutuklanan,
d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii
huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen,
e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında
kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,
f) Mahkûm olup da gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreleri, hükümlülük
sürelerinden fazla olan veya işlediği suç için kanunda öngörülen cezanın sadece
para cezası olması nedeniyle zorunlu olarak bu cezayla cezalandırılan,
g) Yakalama veya tutuklama nedenleri ve haklarındaki suçlamalar
kendilerine, yazıyla veya bunun hemen olanaklı bulunmadığı hâllerde sözle
açıklanmayan,
h) Yakalanmaları veya tutuklanmaları yakınlarına bildirilmeyen,
i) Hakkındaki arama kararı ölçüsüz bir şekilde gerçekleştirilen,
j) Eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde
elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya
diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen,
k) (Ek: 11/4/2013-6459/17 md.) Yakalama, adli kontrol veya
tutuklama işlemine karşı Kanunda öngörülen başvuru imkânlarından
yararlandırılmayan,50
l) (Ek:2/3/2024-7499/12 md.) Konutunu terk etmemek veya
uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol bağımlılığından arınmak
amacıyla hastaneye yatmak dâhil, tedavi veya muayene tedbirlerine tâbi olmak ve
bunları kabul etmek şeklindeki adli kontrol yükümlülükleri uygulandıktan sonra
haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar
verilen,
Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler.
(2) Birinci fıkranın (e), (f) ve (l) bentlerinde belirtilen kararları
veren merciler, ilgiliye tazminat hakları bulunduğunu bildirirler ve bu husus
verilen karara geçirilir.50
(3) (Ek:18/6/2014-6545/70 md.) Birinci fıkrada yazan hâller
dışında, suç soruşturması veya kovuşturması sırasında kişisel kusur, haksız
fiil veya diğer sorumluluk hâlleri de dâhil olmak üzere hâkimler ve Cumhuriyet
savcılarının verdikleri kararlar veya yaptıkları işlemler nedeniyle tazminat
davaları ancak Devlet aleyhine açılabilir.
(4) (Ek:18/6/2014-6545/70 md.) Devlet, ödediği tazminattan dolayı
görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullanan
hâkimler ve Cumhuriyet savcılarına bir yıl içinde rücu eder.
Tazminat isteminin koşulları
02/03/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanun'un 12. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu m. 141/1-l yürürlüğe girmeden önce, Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2019/1929 Esas ve 2020/7258 Karar sayılı ilamında konutunu terk etmeme tedbirine yönelik tazminat talebinin reddi gerektiğini, ancak somut olaydaki bir günlük gözaltı işlemi için tazminata hükmedilmesi gerektiğini değerlendirmiştir. Ceza Muhakemesi Kanunu m. 141/2 gereğince aynı maddenin birinci fıkrasının (e), (f) ve (l) bentlerinde sayılan kararları veren merciler ilgilisine tazminat hakkını bildirmek ve bu hususu karara yazmakla yükümlüdür.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2019/1929, K. 2020/7258Kaynağı aç
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davacının tazminat talebinin kısmen kabulü ile 2.768,16 TL maddi, 1.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Davacı vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Vekaletnamesinde temyizden feragat yetkisi bulunan davacı vekili tarafından hükmün temyizinden sonra dosyaya sunulan 25.09.2020 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirmesi karşısında TEMYİZ İNCELEMESİ YAPILMASINA YER OLMADIĞINA, davacı vekilinin temyiz istemi ile ilgili olarak dosyanın incelenmeksizin mahalline iade edilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE;
2- Davalı vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Tazminat talebinin dayanağı olan Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/360 Esas – 2016/62 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan 07.08.2015 – 08.08.2015 tarihleri arasında bir gün gözaltında kaldığı ve hakkında 12.08.2015 – 02.11.2015 tarihleri arasında 82 gün konutu terk etmemek adli kontrol tedbirine karar verildiği, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 24.02.2016 tarihinde kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu,
Davacının 5.000 TL maddi, 10.000TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece 2.768,16 TL maddi, 1.000 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedildiği anlaşılmakla;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin, davanın reddi gerektiğine ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Amacı maddi gerçeği ortaya çıkarmak olan ve kamusal nitelik taşıyan ceza mahkemesinde, bazı koruyucu tedbirlere başvurulması gerekebilir. Bu tedbirler, muhakemenin yapılabilmesi açısından, delillerin karartılmasını önlemeye yönelik olabileceği gibi şüpheli ya da sanığın hazır bulundurulmasını veya ilerde verilecek hükmün yerine getirilmesini sağlamak amacını da taşıyabilir. Koruma tedbirleri kavramı içinde yakalama, gözaltına alma, tutuklama, arama ve el koyma, adli kontrol, gizli soruşturmacı ve teknik araçlarla izleme ve telekomünikasyon yoluyla iletişimin denetlenmesi konuları yer almaktadır. 466 sayılı Kanunda bu koruma tedbirlerinden yakalama, gözaltı ve tutuklama, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 141. ve devamı maddelerinde ise yakalama, gözaltı, tutuklama, arama ve el koyma işleminden kaynaklanan maddi ve manevi zararların tazmininin düzenlendiği dikkate alındığında, davacı hakkında uygulanan ve 5271 sayılı CMK'nın 109/3-j. maddesinde düzenlenen konutunu terk etmemek şeklindeki adli kontrol tedbiri nedeniyle tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerektiği ancak davacı hakkında aynı dosyada bir gün gözaltına alınması nedeniyle sadece CMK’nın 141/1-e maddesi gereğince gözaltı nedeniyle maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 21.12.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Tazminat İsteminde Süre Sınırları
Ceza Muhakemesi Kanunu m. 142/1 hükmüne göre zarar görenlerin dava açabilmesi için belirlenen yasal süreçler bulunmaktadır. Buna göre kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın veya beraat kararının tebliğ edilmesinden başlayarak üç ay içinde ve kararın kesinleşmesinden itibaren en geç bir yıllık süre zarfında başvurunun gerçekleştirilmesi şarttır.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 142Kaynağı aç
tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme
tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir.
(2) İstem, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde ve eğer o
yer ağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkili ise ve aynı yerde
başka bir ağır ceza dairesi yoksa, en yakın yer ağır ceza mahkemesinde karara
bağlanır. (Ek cümleler:2/3/2024-7499/13 md.) Ancak, 141 inci
maddenin birinci fıkrasının (e), (f) ve (l) bentleri kapsamındaki istemler
bakımından 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun
Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Bu
fıkra uyarınca 6384 sayılı Kanun kapsamında olmasına rağmen ağır ceza
mahkemesine yapılan istemler, Komisyona gönderilir. Ağır ceza mahkemesinin
görev alanına giren ve girmeyen istemler birlikte yapılmış ise ağır ceza
mahkemesi görev alanına girmeyen istemleri ayırmak suretiyle Komisyona
gönderir. Bu hâllerde ağır ceza mahkemesine yapılan istem tarihi esas alınır.
(3) Tazminat isteminde bulunan
kişinin dilekçesine, açık kimlik ve adresini, zarara uğradığı işlemin ve
zararın nitelik ve niceliğini kaydetmesi ve bunların belgelerini eklemesi
gereklidir.
(4) Dilekçesindeki bilgi ve belgelerin yetersizliği durumunda mahkeme,
eksikliğin bir ay içinde giderilmesini, aksi hâlde istemin reddedileceğini
ilgiliye duyurur. Süresinde eksiği tamamlanmayan dilekçe, mahkemece, itiraz
yolu açık olmak üzere reddolunur.
(5) Mahkeme, dosyayı inceledikten sonra yeterliliğini belirlediği dilekçe
ve eki belgelerin bir örneğini Devlet Hazinesinin kendi yargı çevresindeki
temsilcisine tebliğ ederek, varsa beyan ve itirazlarını iki hafta içinde yazılı
olarak bildirmesini ister.[51]
(6) İstemin ve ispat belgelerinin değerlendirilmesinde ve tazminat
hukukunun genel prensiplerine göre verilecek tazminat miktarının saptanmasında
mahkeme gerekli gördüğü her türlü araştırmayı yapmaya veya hâkimlerinden birine
yaptırmaya yetkilidir.
(7) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/20 md.) Mahkeme, kararını duruşmalı
olarak verir. İstemde bulunan ile Hazine temsilcisi, açıklamalı çağrı kâğıdı
tebliğine rağmen gelmezlerse, yokluklarında karar verilebilir.
(8) Karara karşı, istemde bulunan, Cumhuriyet savcısı veya Hazine
temsilcisi, istinaf yoluna başvurabilir; inceleme öncelikle ve ivedilikle
yapılır. (Ek cümleler:2/3/2024-7499/13 md.)
Karar yerinde görülmezse bölge adliye mahkemesince işin esası hakkında
karar verilir. Bölge adliye mahkemelerince bu fıkra uyarınca verilen kararlar
kesindir.
(9) (Ek: 15/8/2017-KHK-694/144 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/139
md.) Tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince
hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödenir. Ancak, ödenecek miktar Tarifede sulh
ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır
ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla
olamaz.
(10) (Ek: 15/8/2017-KHK-694/144 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/139
md.) Tazminata ilişkin mahkeme kararları, kesinleşmeden ve idari başvuru
süreci tamamlanmadan icra takibine konulamaz. Kesinleşen mahkeme kararında
hükmedilen tazminat ile vekâlet ücreti, davacı veya vekilinin davalı idareye
yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirimin yapıldığı
tarihten itibaren otuz gün içinde ödenir. Bu süre içinde ödeme yapılmaması
halinde, karar genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur.
Tazminatın geri alınması
Yetkili Mahkeme ve Tazminat Komisyonunun Görevi
Tazminat istemi kural olarak zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde karara bağlanır. Eğer ilgilinin oturduğu yerdeki ağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkili ise ve aynı yerde başka bir ağır ceza dairesi bulunmuyorsa istem en yakın yer ağır ceza mahkemesinde incelenir.
Ceza Muhakemesi Kanunu m. 141/1 (e), (f) ve (l) bentlerindeki taleplerde 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun uygulanmaktadır. Bu düzenlemeler doğrultusunda mahkemeye yöneltilen istemler Komisyona sevk edilir. Ağır ceza mahkemesinin yetkisindeki talepler ile Komisyon alanındaki talepler birlikte iletildiğinde, mahkeme kendi alanına girmeyen talepleri ayırıp Komisyona devreder ve mahkemeye müracaat edilen gün esas alınır.
Dilekçe İncelemesi ve Duruşma Usulü
Mahkeme, dava dilekçesindeki bilgi ve belgelerin yetersiz olması hâlinde eksikliğin bir ay içinde giderilmesini, aksi takdirde istemin reddedileceğini ilgiliye bildirir. Süresinde eksikliği tamamlanmayan dilekçe mahkemece itiraz yolu açık olmak üzere reddedilir. Yeterli görülen dilekçe ve eklerinin bir örneği Hazine temsilcisine tebliğ edilerek varsa beyan ve itirazlarını iki hafta içinde yazılı olarak bildirmesi istenir. Mahkeme kararını duruşmalı olarak verir; istemde bulunan ile Hazine temsilcisi açıklamalı çağrı kâğıdına rağmen duruşmaya gelmezlerse kararın yokluklarında verilmesi mümkündür.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/4668 Esas ve 2022/6364 Karar sayılı ilamında; davacıya ilişkin yakalama, gözaltı, tutuklama ve tahliye evrakının aslı veya onaylı örneklerinin dosyaya kazandırılması, tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediğinin ve infaz tarihlerinin ceza infaz kurumundan sorularak hürriyetten yoksun kalınan sürenin tereddütsüz belirlenmesi gerektiğini ifade etmiştir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/4668, K. 2022/6364Kaynağı aç
"İçtihat Metni"
Mahkemesi:Ağır Ceza Mahkemesi
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tazminat davasının dayanağı olan … Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/274 esas, 2010/20 karar sayılı dava dosyasının incelenmesinde; davacının terör örgütüne üye olma suçundan 14.08.1998 – 28.12.2004 tarihleri arasında 2328 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 24.02.2014 tarihinde kesinleştiği,tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanunda öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla;Davacının 400.000,00 TL maddi ve 400.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece 11.950,64 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmesi üzerine dairemizce yapılan incelemede, tazminat istemi hakkında 466 sayılı Kanun hükümleri esas alınarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, tutuklama işleminin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olmayan 5271 sayılı CMK’nın 141 ve devamı maddeleri gereğince değerlendirme ve uygulama yapılması, davacı ile ilgili yakalama, gözaltı, tutuklama ve tahliyeye ilişkin tüm müzekkere ve belgelerin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde aslı ya da onaylı örnekleri de dosya içine alınarak, tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihlerinin ilgili ceza infaz kurumundan sorulması suretiyle davacının tutuklama ve tahliye tarihleri ile infaz edilen sürenin tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirlenmesi sonrası bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı açılmış dava olup olmadığının ilgili birimlerden sorulup, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden de araştırılarak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, gerekçeleri ile hükmün bozulması üzerine yerel mahkemece duruşma açılıp, 11.950,64 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmesinde;Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;1- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunması,Bozmayı gerektimiş olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 10.10.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Haksız tutuklama sebebiyle hazine aleyhine mükerrer ödemelerin ve zararın engellenmesi amacıyla Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/1046 Esas, 2021/5215 Karar sayılı ilamında aynı neden ve konuya dayalı açılmış bir dava olup olmadığının Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden araştırılmasını aramıştır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/4668 Esas, 2022/6364 Karar sayılı ilamında ise benzer şekilde mükerrer davanın ilgili birimlerden sorulması ve aynı bilişim sistemi üzerinden tespit edilmesi gerekliliğine işaret edilmiştir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/1046, K. 2021/5215Kaynağı aç
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davacının tazminat talebinin kısmen kabülü ile 5.151,00 TLmaddi, 24.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tazminat talebinin dayanağı olan Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/99 Esas – 2013/246 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının Yağma suçundan dolayı 02.07.2007-11.06.2008 tarihleri arasından 345 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 15.12.2015 tarihinde kesinleştiği,
Davacının 40.000,00 TL maddi, 250.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece 5.151,00 TL maddi, 24.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedildiği anlaşılmakla;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin ve davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Dairemizce UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede davacının aynı tutuklama müzekkeresi ile Ruhsatsız Ateşli Silahlarla Mermileri Satın Alma veya Taşıma veya Bulundurma ve Kasten Yaralama suçlarında da tutuklu olduğunun görüldüğü anlaşılmakla, öncelikle davacı hakkında düzenlenen gözaltı, tutuklama ve tahliyeye ilişkin tüm müzekkere ve belgelerin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde onaylı birer sureti ilgili ceza mahkemesinden temin edilip dosya içine alınarak davacının Ruhsatsız Ateşli Silahlarla Mermileri Satın Alma veya Taşıma veya Bulundurma ve Kasten Yaralama suçlarından da tutuklu kaldığının tespiti halinde soruşturma sonucunda atılı suçlara dair ne karar verildiği, verilen kararın kesinleşip kesinleşmediği ve soruşturma aşamasında tefrik kararı verilip verilmediği, tefrik kararı verilmiş olması halinde neticesi araştırılıp, kesinleşmiş olması halinde kesinleşme tarihi tespit edilerek, tazminat isteme koşullarının bulunup bulunmadığının değerlendirilmemesi,
2-Dairemizce yapılan temyiz incelemeleri sırasında aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı olarak birden fazla davanın açıldığının tespit edildiğinin anlaşılması karşısında; hazine zararına yol açan mükerrer davalara ilişkin ödemelerin önlenmesinin temini ve kamu kaynaklarının etkili, verimli ve hukuka uygun kullanılması bakımından, aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı açılmış dava olup olmadığının Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden de araştırılarak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
1-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmolunması,
2- Davacı tarafça dava dilekçesinde hükmedilecek tazminat miktarlarına gözaltına alınma tarihinden itibaren yasal faiz hükmedilmesinin talep edilmesine rağmen, tutuklama tarihinden yasal faize hükmedilmesi,
3-Gerekçeli karar başlığında, ''Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat'' olan dava türünün ''yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra hakkında beraatine karar verilmesi-tazminat '', olarak gösterilmesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 28.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Manevi Tazminatın Takdirinde Dikkate Alınan Ölçütler
Haksız tutuklama işlemine bağlı manevi zararın tayininde mutlak ve sabit bir parasal sınır bulunmamaktadır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/1046 Esas, 2021/5215 Karar ile 2021/4668 Esas, 2022/6364 Karar sayılı ilamlarında açıklandığı üzere; ilgilinin mali ve sosyal konumu, atfedilen suçun vasfı, tedbire yol açan olayın meydana geliş şekli, cezaevinde geçen süre ve hükmün kesinleşmesine dek işleyecek faiziyle birlikte ulaşacağı ekonomik değer hakkaniyete uygun biçimde tartılarak makul bir tazminat miktarı saptanmalıdır.
Tazminat İsteyemeyecek Kişiler
Ceza Muhakemesi Kanunu m. 144/1 gereğince kanuna uygun olarak yakalanan, adli kontrol altına alınan veya tutuklanan kişilerden maddede sayılanlar tazminat talebinde bulunamazlar. Tazminata hak kazanmadığı hâlde sonradan yürürlüğe giren lehte düzenleme ile durumları uygun hâle gelenlerin tazminat isteme hakkı bulunmamaktadır.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 144Kaynağı aç
alınan veya tutuklanan kişilerden aşağıda belirtilenler tazminat isteyemezler:[52]
a) (Mülga: 11/4/2013-6459/18 md.)
b) Tazminata hak kazanmadığı hâlde, sonradan yürürlüğe giren ve lehte
düzenlemeler getiren kanun gereği, durumları tazminat istemeye uygun hâle
dönüşenler.
c) Genel veya özel af, şikâyetten vazgeçme, uzlaşma gibi nedenlerle
hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya davanın düşmesine karar verilen veya
kamu davası geçici olarak durdurulan veya kamu davası ertelenen veya
düşürülenler.
d) Kusur yeteneğinin bulunmaması nedeniyle hakkında ceza verilmesine yer
olmadığına karar verilenler.
e) Adlî makamlar huzurunda gerçek dışı beyanla suç işlediğini veya suça
katıldığını bildirerek gözaltına alınmasına, adli kontrol altına alınmasına
veya tutuklanmasına neden olanlar.52
BEŞİNCİ
KISIM
İfade
ve Sorgu
BİRİNCİ
BÖLÜM
İfade
veya Sorgu İçin Çağrı
İfade veya sorgu için çağrı
Mevzuata uygun biçimde yakalama, adli kontrol veya tutuklamaya maruz kalanlardan; genel ya da özel af çıkması, şikâyetten vazgeçilmesi veya uzlaşmaya varılması sebebiyle haklarında kovuşturmaya yer olmadığına ya da davanın düşürülmesine hükmedilenlerin, davası ertelenen veya durdurulanların tazminat hakkı yoktur. Bununla birlikte kusur yeteneği bulunmadığı için ceza verilmesine yer olmadığına karar bağlananlar ile resmi makamlar önünde gerçeğe aykırı ifadeler vererek suçu üstlenip adli kontrole alınmasına veya tutuklanmasına bizzat sebebiyet verenler de tazminat talep edemezler.
Kararın İnfazı, Geri Alma ve Rücu Usulü
Tazminata hükmeden mahkeme kararlarının infaza konulabilmesi için ilamın kesinleşmesi ve idareye başvuru aşamasının tamamlanması şarttır. Ceza Muhakemesi Kanunu m. 142/10 doğrultusunda hükmedilen alacak ve vekâlet ücreti, davacı tarafın borçlu idareye yazılı bildireceği hesap numarasına tebliğden sonraki otuz gün içinde yatırılır. İdarece bu sürede ödeme yapılmadığı takdirde ilam genel icra kurallarına dayanılarak takibe konu edilir.
Kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararı sonradan kaldırılarak hakkında kamu davası açılan ve mahkûm edilenler ile aleyhte yargılamanın yenilenmesi neticesinde beraat kararı kaldırılıp mahkûmiyetine hükmedilenlere ödenmiş tazminatların mahkûmiyet süresine ilişkin kısmı, Cumhuriyet savcısının yazılı istemi ile aynı mahkemeden karar alınarak kamu alacaklarının tahsili usulüyle geri alınır. Ceza Muhakemesi Kanunu m. 143/1 uyarınca verilen bu geri alma kararına karşı itiraz yoluna başvurulabilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 143Kaynağı aç
sonradan kaldırılarak, hakkında kamu davası açılan ve mahkûm edilenlerle,
yargılamanın aleyhte yenilenmesiyle beraat kararı kaldırılıp mahkûm edilenlere
ödenmiş tazminatların mahkûmiyet süresine ilişkin kısmı, Cumhuriyet savcısının
yazılı istemi ile aynı mahkemeden alınacak kararla kamu alacaklarının tahsiline
ilişkin mevzuat hükümleri uygulanarak geri alınır. Bu karara itiraz edilebilir.
(2) (Mülga: 18/6/2014 – 6545/103 md.)
(3) İftira konusunu oluşturan suç veya yalan tanıklık nedeniyle gözaltına
alınma ve tutuklama halinde; Devlet, iftira eden veya yalan tanıklıkta bulunan
kişiye de rücu eder.
Tazminat isteyemeyecek kişiler
Gözaltı ya da tutuklamanın kaynağında iftira yahut yalan tanıklık eylemi yer alıyorsa Devlet, hak sahibine ödediği meblağı bu fiilleri işleyen kişilere rücu eder. Bununla birlikte, tutuklama işleminin gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerinin esas alınması gerekmektedir; tutuklama anında yürürlükte olmayan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu maddeleri geriye dönük biçimde uyuşmazlığa tatbik edilemez.
Konutu terk etmeme adli kontrolü sebebiyle tazminat istenebilir mi?
Konutunu terk etmemek şeklindeki adli kontrol tedbiri uygulandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraat kararı verilen kişiler Ceza Muhakemesi Kanunu m. 141/1-l uyarınca maddi ve manevi zararlarını Devletten talep edebilirler.
Haksız koruma tedbiri tazminat istemi süresi ne kadardır?
Ceza Muhakemesi Kanunu m. 142/1 gereğince karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulmalıdır.
Adli makamlara yalan beyanda bulunan kişi tazminat alabilir mi?
Adlî makamlar önünde suç işlediğini veya suça katıldığını asılsız şekilde bildirerek adli kontrole ya da tutuklamaya neden olan kişiler Ceza Muhakemesi Kanunu m. 144/1-e uyarınca tazminat isteyemezler.
Tazminat kararı doğrudan icraya konulabilir mi?
Tazminat kararları kesinleşmeden ve idari başvuru aşaması tamamlanmadan icraya konulamaz; alacaklının banka hesap numarasını idareye yazılı bildirmesinden itibaren otuz gün içinde ödeme yapılmazsa genel hükümlere göre takibe geçilebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

