Borçlunun şirket payları üzerine haciz konulması halinde, haczedilen payların devri İcra ve İflas Kanunu'nun 94. maddesi uyarınca alacaklının haklarını ihlal ettiği oranda batıldır. Haciz işlemiyle birlikte borçlu pay sahibinin paylar üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlanmakla birlikte, alacaklılar zarara uğratılmaksızın bu payların devredilmesi hukuken mümkündür. Payın senede bağlanmış olup olmaması, devrin şeklini ve alacaklıya karşı geçerlilik koşullarını belirler.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 94Kaynağı aç
Sermaye Şirketlerinde Pay Haczinin Niteliği ve Hukuki Dayanağı
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 133/2 uyarınca alacaklılar, borçlularının sermaye şirketlerindeki payları senede bağlanmış olsun veya olmasın, İcra ve İflas Kanunu'nun taşınırlara ilişkin hükümleri uyarınca haczini ve paraya çevrilmesini talep edebilir. Haciz, istek üzerine şirket pay defterine işlenir. Anonim şirketlerde paylar senede bağlanmış olduğunda menkul hükmünde kabul edilirken, senede bağlanmamış çıplak paylar alacak hakkı niteliğindedir. Bu nitelik farkı gereğince senede bağlanan paylar İcra ve İflas Kanunu m. 85 ve m. 88 hükümleri dairesinde, çıplak paylar ise anılan Kanun'un 94. maddesi kapsamında haczedilir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 133Kaynağı aç
Alacaklılar ayrıca Türk Ticaret Kanunu m. 133/3 gereğince tüm ticaret şirketlerinde alacaklarını, borçlu ortağın şirketten olan diğer alacaklarından da tahsil etme ve bu alacaklar üzerine haciz koydurma yetkisine sahiptir. Buna karşılık bir şahıs şirketi devam ettiği sürece ortağın kişisel alacaklısı, Türk Ticaret Kanunu m. 133/1 uyarınca hakkını şirketin bilançosu gereğince borçlu ortağa düşen kâr payından ve şirket fesholunmuşsa tasfiye payından alabilir; henüz bilanço tanzim edilmemişse alacaklı bilançonun düzenlenmesi neticesinde borçluya düşecek kâr ve tasfiye payı üzerine haciz koydurabilir.
Çıplak Pay Haczinin Tebliği, Pay Defteri ve Ticaret Sicili İşlemleri
Anonim şirketlerde pay senedi veya pay ilmühaberi çıkarılmamışsa, borçlunun şirketteki çıplak payı icra dairesi tarafından şirkete tebliğ olunarak haczedilir. İcra ve İflas Kanunu m. 94 uyarınca bu haczin şirket pay defterine işlenmesi zorunludur; ancak haciz işlemi, şirket pay defterine işlenmemiş olsa bile icra bildiriminin şirkete tebliğ edildiği tarihte tamamlanmış sayılır.
Çıplak pay haczi, icra dairesi tarafından tescil edilmek üzere ticaret siciline bildirilir. Haczedilen şirket paylarının satışı taşınır malların satışı usulüne tabidir ve icra dairesi payın başkasına devrine mani olacak tedbirleri resen alır. Bununla birlikte bir şirket veya iştirak payı haczedildiğinde icra dairesi, yerleşim yerleri bilinen ilgili üçüncü şahıslara keyfiyeti ihbar etmekle yükümlüdür.
Limited Şirketlerde Esas Sermaye Payının Haczi Usulü
Limited şirketlerde borçlu ortağın şirket payının haczedilmesinde icra müdürlüğü, borçlunun pay haklarını şirkete haciz yazısı tebliğ ederek haczedebileceği gibi, icra memuru şirket merkezine bizzat giderek haczi şirkete tebliğ edip pay defterine işlenmesini tutanakla tespit etmek suretiyle çıplak pay haczini gerçekleştirebilir. Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2016/7233 Esas ve 2018/1331 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, şirket hisselerinin bu usulle haczedilmesinden sonra ticaret sicil müdürlüğüne yazılan yazı haczi kurucu nitelikte olmayıp muhafaza tedbiri niteliğindedir; bu sebeple usulüne uygun bir tebliğ veya tutanakla konulmuş haciz bulunmadıkça payların hacizli devrinden söz edilemez.
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2016/7233, K. 2018/1331Kaynağı aç
Hacizli Pay Senetlerinde Tasarruf Yetkisi Kısıtlaması ve İyiniyetli İktisap
İcra ve İflas Kanunu m. 86 gereğince borçlu, alacaklının muvafakati ve icra memurunun izni alınmaksızın hacizli taşınır mallarda tasarrufta bulunamaz. Haczi koyan icra memuru bu kurala aykırı hareketin cezai mesuliyet doğuracağını borçluya ihtarla bildirir. Borçlunun hacizli paylar üzerinde tasarruf edebilmesi malın kendisine bırakılmış olmasına bağlıdır; pay senedi yediemine teslim edilmiş veya icra müdürlüğü tarafından muhafaza altına alınmışsa borçlunun bu paylar üzerinde tasarrufta bulunması fiilen ve hukuken mümkün değildir. Hacizli anonim şirket pay senetleri ancak alacaklının muvafakati ve icra müdürünün izni alınarak usulünce devredilebilir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 86Kaynağı aç
Haczedilmiş taşınır mal üzerinde üçüncü bir kişinin zilyetlik hükümlerine dayanarak iyi niyetle iktisap ettiği haklar İcra ve İflas Kanunu m. 86 uyarınca saklı tutulmuştur. Buna karşın iyi niyet kurallarına aykırı olarak hacizli taşınır mal üzerinde üçüncü şahıslar tarafından iktisap edilen haklar, takip alacaklısının hacizle o mala taallük eden haklarını ihlal ettiği nispette batıldır.
Anonim Şirketlerde Nama Yazılı Pay Devrinin Onaya Bağlanması ve Ret Sebepleri
Anonim şirketlerde nama yazılı payların devri kural olarak serbesttir; kanunda veya şirket esas sözleşmesinde aksine düzenleme bulunmadığı takdirde devir herhangi bir sınırlamaya tabi tutulamaz (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 490/1). Bununla birlikte Türk Ticaret Kanunu m. 492/1 uyarınca esas sözleşmeye konulacak bir hükümle nama yazılı pay devirleri şirketin onayına bağlanabilir. Şirket, Türk Ticaret Kanunu m. 493/1 çerçevesinde ya esas sözleşmede öngörülmüş önemli bir sebebe dayanarak yahut devredene paylarını başvuru anındaki gerçek değeriyle kendi, diğer pay sahipleri veya üçüncü kişiler hesabına almayı teklif ederek onay talebini reddedebilir. Pay sahipleri çevresinin bileşimine dair esas sözleşme kuralları, şirketin işletme konusu veya iktisadi bağımsızlığı bakımından ret kararını haklı kılıyorsa önemli sebep oluşturur.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1865, K. 2025/478Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 490Kaynağı aç
Nama yazılı hisse devrine onay verilmemesini gerektiren önemli sebeplerin esas sözleşmede açıkça düzenlenmesi zorunludur. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2024/1865 Esas ve 2025/478 Karar sayılı ilamında, esas sözleşmede pay sahipleri sözleşmesi hükümlerine yapılan atfın geçerli olmadığı ve nispilik ilkesi gereği payı devralana karşı ileri sürülemeyeceği vurgulanmıştır. Aynı kararda, esas sözleşmeye göre toplantıda yer alması zorunlu olan üyenin bulunmadığı ve toplantı yeter sayısı sağlanmadan toplanan yönetim kurulunun pay devrini ret kararının yok hükmünde olduğu değerlendirilmiştir. Türk Ticaret Kanunu m. 494/3 hükmü uyarınca şirket onay talebini tebellüğ ettiği tarihten itibaren en geç üç ay içinde reddetmemişse veya yapılan ret haksızsa devir işlemine onay verilmiş sayılır.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 494Kaynağı aç
Pay Devrinde Onay Sürecinin Mülkiyete ve Ortaklık Haklarına Etkisi
Anonim şirketlerde pay devri için gerekli olan şirket onayı verilmediği sürece, Türk Ticaret Kanunu m. 494/1 uyarınca payların mülkiyeti ve paylara bağlı tüm haklar devredende kalmaya devam eder. Bu durum rızai pay devirlerinde mülkiyet geçişini onay anına kadar askıda bırakır.
Cebrî icra yoluyla pay edinimlerinde ise mülkiyet ve ortaklık hakları birbirinden ayrılmıştır. Türk Ticaret Kanunu m. 494/2 hükmü uyarınca payların cebrî icra, miras, mirasın paylaşımı veya eşler arasındaki mal rejimi hükümleri gereği iktisap edilmesi hâlinde, bunların mülkiyeti ve bunlardan kaynaklanan malvarlığına ilişkin haklar derhâl devralana intikal eder. Buna karşılık genel kurula katılma haklarıyla oy haklarının devralana geçmesi ancak şirketin devir işlemine onay vermesiyle gerçekleşir.
Cebrî İcra Yoluyla Pay İktisabında Şirketin Hakları ve Gerçek Değer Tespiti
Cebrî icra marifetiyle iktisap edilen nama yazılı paylarda şirketin onay hakkı kanun koyucu tarafından sınırlandırılmıştır. Türk Ticaret Kanunu m. 493/4 uyarınca paylar cebrî icra gereği iktisap edilmişse şirket, payları edinen kişiye sadece paylarını gerçek değeriyle devralmayı önerdiği takdirde onay vermeyi reddedebilir. Şirket bu kapsamda genel nitelikli önemli sebeplere dayanarak devri reddedemez.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 493Kaynağı aç
Türk Ticaret Kanunu m. 493/5 gereğince cebrî icra yoluyla pay edinen devralan, paylarının gerçek değerinin belirlenmesini şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden talep edebilir. Mahkeme değer tespiti yaparken şirketin karar tarihine en yakın tarihteki şirket değerini esas alır ve bu değerleme giderleri şirket tarafından karşılanır. Kanun'un 493/6 maddesi uyarınca devralan, mahkemece belirlenen gerçek değeri öğrendiği tarihten itibaren bir ay içinde bu fiyatı reddetmezse şirketin devralma önerisini kabul etmiş sayılır.
Senede Bağlı Paylarda Mülkiyet Tespiti ve Tescil Taleplerinde Zamanaşımı
Hisse senedi ve ilmühabere bağlanan şirket paylarının mülkiyet hakkına dayalı olarak tespiti ve pay defterine tescili talepleri zamanaşımına tabi değildir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2024/6176 Esas ve 2025/4693 Karar sayılı ilamına esas ilk derece mahkemesi gerekçesinde ifade edildiği üzere, hisse senedinin bir mülkiyet senedi olması, ilmühaberlerin de pay senetlerine ilişkin hükümlere tabi bulunması ve vade taşımamaları nedeniyle pay mülkiyetinin tespiti davalarında zamanaşımı savunması dinlenmez.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/6176, K. 2025/4693Kaynağı aç
Hacizli şirket payı borçlu tarafından üçüncü bir kişiye devredilebilir mi?
Borçlunun hacizli pay üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlanmıştır; ancak bu payların alacaklılar zarara uğratılmaksızın devredilmesi mümkündür. Yapılan devir işlemi, takip alacaklısının haklarını ihlal ettiği oranda batıl kabul edilir.
Çıplak pay haczinin şirket pay defterine işlenmemesi devrin geçerliliğini etkiler mi?
Çıplak pay haczi şirket pay defterine işlenmemiş olsa bile icra dairesinin bildirisinin şirkete tebliğ edildiği tarihte yapılmış sayılır. Bu tebliğden sonra gerçekleşen tasarruflar alacaklının haklarını ihlal ettiği nispette batıldır.
Şirket, cebrî icra yoluyla pay alan kişinin devir onayını reddedebilir mi?
Şirket, cebrî icra yoluyla pay edinen üçüncü kişiye karşı onay vermeyi yalnızca payları gerçek değeri üzerinden devralmayı önerdiği takdirde reddedebilir; bu teklif sunulmadıkça onayın reddi mümkün değildir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

