Göçmen Kaçakçılığı Suçu, Cezası ve Görevli Mahkeme

by Avukat Erdal Ersoy
Göçmen Kaçakçılığı Suçu, Cezası ve Görevli Mahkeme

Göçmen Kaçakçılığı Suçu ve Yasal Unsurları

Göçmen kaçakçılığı fiili, Türk Ceza Kanunu'nun 79. maddesinin 1. fıkrasında yaptırıma bağlanmıştır. Düzenleme uyarınca; doğrudan ya da dolaylı biçimde maddi menfaat sağlamak amacıyla, kanuna aykırı yollarla yabancı bir kişinin ülkeye sokulması, ülkede barınmasına olanak tanınması veya Türk vatandaşı yahut yabancıların yurt dışına çıkışının sağlanması suç oluşturur. Bu suçun temel şeklini işleyen fail hakkında beş yıldan sekiz yıla kadar hapis ve bin günden on bin güne kadar adlî para cezasına hükmedilir. Failin hareket ederken maddi çıkar sağlama maksadı taşıması, suçun yasal tipikliğinin kurucu unsurudur.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 79Kaynağı aç
Madde 79- (1) Doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddi menfaat
elde etmek maksadıyla, yasal olmayan yollardan;
a) Bir yabancıyı ülkeye sokan veya ülkede kalmasına imkan sağlayan,
b) Türk vatandaşı veya yabancının yurt dışına çıkmasına imkan sağlayan,
Kişi, beş yıldan
sekiz yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî para cezası
ile cezalandırılır. (Ek cümle: 22/7/2010 – 6008/6 md.) Suç, teşebbüs
aşamasında kalmış olsa dahi, tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.[29][30]
(2) (Ek fıkra: 22/7/2010 – 6008/6 md.) Suçun, mağdurların;
a) Hayatı bakımından bir tehlike oluşturması,
b) Onur kırıcı bir muameleye maruz bırakılarak işlenmesi,
hâlinde, verilecek ceza yarısından üçte ikisine kadar artırılır.
(3) (Değişik:6/12/2019-7196/56 md.) Bu suçun; birden fazla kişi
tarafından birlikte işlenmesi halinde verilecek ceza yarısına kadar, bir
örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde verilecek ceza yarısından bir
katına kadar artırılır.
(4) Bu suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde,
tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
İnsan ticareti

Türk Ceza Kanunu'nun 79. maddesinin 1. fıkrasının tamamlayıcı hükmü gereğince, göçmen kaçakçılığı icra hareketlerine başlanıp neticeye ulaşılamamış, yani teşebbüs aşamasında kalınmış olsa dahi fiil tamamlanmış gibi cezalandırılır. Kanun koyucu bu özel düzenlemeyle icra hareketlerinin gerçekleşmesini yaptırım açısından tamamlanmış suçla eşdeğer kılmıştır.

Cezayı Artıran Nitelikli Hâller ve Güvenlik Tedbirleri

Türk Ceza Kanunu'nun 79. maddesinin 2. fıkrası, fiilin işleniş tarzına göre cezanın artırılmasını öngörmektedir. Göçmen kaçakçılığı eyleminin mağdurların hayatı bakımından bir tehlikeye sebebiyet vermesi veya mağdurların onur kırıcı bir muameleye maruz bırakılması suretiyle işlenmesi durumunda verilecek ceza yarısından üçte ikisine kadar artırılır.

Suçun iştirak iradesi ve organizasyon biçimine ilişkin nitelikli hâlleri ise 79. maddenin 3. fıkrasında düzenlenmiştir. Eylemin birden fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmesi hâlinde uygulanacak ceza yarısına kadar artırılır. Fiilin bir suç örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi durumunda ise artırım oranı yarısından bir katına kadar uygulanır. Ayrıca 79. maddenin 4. fıkrası uyarınca suçun bir tüzel kişinin faaliyeti kapsamında işlenmesi hâlinde tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine karar verilir.

Sahte Belge Kullanımı ve Suçların İçtimaı

Göçmen kaçakçılığı eylemleri gerçekleştirilirken pasaport veya vize gibi belgelerde sahteciliğe başvurulması hâlinde içtima hükümleri önem taşır. Türk Ceza Kanunu'nun 212. maddesi doğrultusunda, sahte resmî veya özel belgenin başka bir suçun icrası sırasında kullanılması durumunda, fail hem belgede sahtecilikten hem de işlenen ilgili suçtan ötürü ayrı ayrı cezalandırılır. Bu nedenle sahte kimlik veya seyahat belgesiyle göçmen kaçakçılığı yapıldığında her iki suçtan bağımsız olarak hüküm kurulur.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 212Kaynağı aç
Madde 212- (1) Sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun
işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan
dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur.
BEŞİNCİ
BÖLÜM
Kamu
Barışına Karşı Suçlar
Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit

İnsan Ticareti Suçundan Ayıran Yönler

Göçmen kaçakçılığı ile insan ticareti suçu amaç ve korunan menfaat yönünden farklı yasal düzenlemelere tâbidir. Türk Ceza Kanunu'nun 80. maddesinin 1. fıkrasına göre; kişileri zorla çalıştırmak, hizmet ettirmek, fuhuş yaptırmak, esarete tâbi kılmak veya vücut organlarının verilmesini temin etmek gayesiyle tehdit, cebir, baskı veya şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya denetim imkânları ile çaresizlikten yararlanıp rızalarını alarak kişileri ülkeye sokan, çıkaran, tedarik eden, kaçıran, sevk eden veya barındıran faile sekiz yıldan on iki yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezası verilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 80Kaynağı aç
Madde 80- (1) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/3 md.) Zorla
çalıştırmak, hizmet ettirmek, fuhuş yaptırmak veya esarete tâbi kılmak ya da
vücut organlarının verilmesini sağlamak maksadıyla tehdit, baskı, cebir veya
şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya kişiler üzerindeki
denetim olanaklarından veya çaresizliklerinden yararlanarak rızalarını elde
etmek suretiyle kişileri ülkeye sokan, ülke dışına çıkaran, tedarik eden,
kaçıran, bir yerden başka bir yere götüren veya sevk eden ya da barındıran
kimseye sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para
cezası verilir.
(2) Birinci fıkrada belirtilen amaçlarla girişilen ve suçu oluşturan fiiller
var olduğu takdirde, mağdurun rızası geçersizdir.
(3) Onsekiz yaşını doldurmamış olanların birinci fıkrada belirtilen
maksatlarla tedarik edilmeleri, kaçırılmaları, bir yerden diğer bir yere
götürülmeleri veya sevk edilmeleri veya barındırılmaları hallerinde suça ait
araç fiillerden hiçbirine başvurulmuş olmasa da faile birinci fıkrada
belirtilen cezalar verilir.
(4) Bu suçlardan dolayı tüzel kişiler hakkında da güvenlik tedbirine hükmolunur.
İKİNCİ
KISIM
Kişilere
Karşı Suçlar
BİRİNCİ
BÖLÜM
Hayata
Karşı Suçlar
Kasten öldürme

Türk Ceza Kanunu'nun 80. maddesinin 2. fıkrasına göre, anılan sömürü amaçlarıyla girişilen fiillerde mağdurun rızası hukuken geçersiz sayılır. Maddenin 3. fıkrası uyarınca, on sekiz yaşını doldurmamış çocukların bu maksatlarla sevk edilmesi, tedarik edilmesi, kaçırılması veya barındırılması hâllerinde tehdit, cebir veya kandırma gibi araç fiillere başvurulmamış olsa dahi fail cezalandırılır. Ayrıca maddenin 4. fıkrası tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbirlerinin uygulanacağını düzenler. Bu çerçevede insan ticareti sömürü saikine dayanırken, göçmen kaçakçılığı yasa dışı sınır geçişi ve kalmaya imkân sağlama yoluyla maddi menfaat elde etme amacına odaklanır.

Dava ve Ceza Zamanaşımı ile İnfaz Rejimi

Göçmen kaçakçılığı suçu bakımından kanuni dava zamanaşımı süresi eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren 15 yıl, ceza zamanaşımı süresi ise kesinleşen mahkûmiyet hükmü bakımından 20 yıldır. Bu sürelerin dolmasıyla birlikte kamu davası düşer veya cezanın infaz kabiliyeti ortadan kalkar.

Suçun temel şekli için yasada öngörülen hapis cezasının alt sınırı 5 yıl olarak belirlenmiştir. Ceza adalet sisteminde hapis cezasının ertelenmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları kural olarak 2 yıl veya daha az süreli cezalarda uygulanabilmektedir. Alt ceza sınırının 5 yıl olması sebebiyle göçmen kaçakçılığı suçunda temel cezaya bağlı olarak kural olarak erteleme veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması tatbik edilemez.

Görevli Mahkemenin Belirlenmesi

Adlî yargı ilk derece ceza mahkemelerinin görev alanı 5235 sayılı Kanun çerçevesinde belirlenir. Kanunun 12. maddesi gereğince ağır ceza mahkemeleri; kanunların açıkça görevli kıldığı durumlar saklı kalmak kaydıyla, yağma, irtikâp, resmî belgede sahtecilik, hileli iflâs suçları, Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki fiiller, belirli devlet güvenliği suçları ile kanunda öngörülen cezanın üst sınırı on yıldan fazla hapis olan suçlara bakmakla görevlidir. Kanunun 11. maddesi ise sulh ceza hâkimliği ile ağır ceza mahkemesinin görev kapsamı dışında kalan bütün dava ve işlerin asliye ceza mahkemelerinde görüleceğini düzenlemektedir.

5235 sayılı ADLÎ YARGI İLK DERECE MAHKEMELERİ İLE BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YETKİLERİ HAKKINDA KANUN m. 12Kaynağı aç
Madde 12- (Değişik: 21/2/2014 – 6526/2 md.)
Kanunların ayrıca görevli kıldığı
hâller saklı kalmak üzere, Türk Ceza Kanununda yer alan yağma (m. 148), irtikâp
(m. 250/1 ve 2), resmî belgede sahtecilik (m. 204/2), (…)[9] hileli iflâs (m. 161)
suçları, Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısmının Dört, Beş, Altı ve Yedinci
Bölümünde tanımlanan suçlar (318, 319, 324, 325 ve 332 nci maddeler hariç) ve
12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun kapsamına giren
suçlar dolayısıyla açılan davalar ile ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet
hapis ve on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçlarla ilgili dava ve
işlere bakmakla ağır ceza mahkemeleri görevlidir. Anayasa Mahkemesi ve Yargıtayın
yargılayacağı kişilere ilişkin hükümler, askerî mahkemelerin görevlerine
ilişkin hükümler ile çocuklara özgü kovuşturma hükümleri saklıdır.
Diğer ceza mahkemelerinin görevleri
5235 sayılı ADLÎ YARGI İLK DERECE MAHKEMELERİ İLE BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YETKİLERİ HAKKINDA KANUN m. 11Kaynağı aç
Madde 11- Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak
üzere, sulh ceza hâkimliği ve ağır ceza mahkemelerinin görevleri dışında kalan
dava ve işlere asliye ceza mahkemelerince bakılır.[8]
Ağır ceza mahkemesinin görevi

Türk Ceza Kanunu'nun 79. maddesinde düzenlenen göçmen kaçakçılığı suçunun temel hâlinin yaptırımı beş yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasını gerektirmekte olup ağır ceza mahkemesinin görev alanını düzenleyen maddede tahdidi olarak sayılan suçlar arasında da yer almamaktadır. Nitekim Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2021/33293 Esas ve 2022/19736 Karar sayılı ilamına konu göçmen kaçakçılığı yargılamasında temyiz incelemesi tamamlandıktan sonra dosya Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 304. maddesinin 1. fıkrası uyarınca ilk derece yargılamasını yürüten Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/33293, K. 2022/19736Kaynağı aç
4. Ceza Dairesi         2021/33293 E.  ,  2022/19736 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Göçmen kaçakçılığı
KARAR
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle, temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ile temyiz sebeplerine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından CMK'nın 288 ve 294. maddeleri kapsamında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının belirttiği hukuka aykırılık nedenleri ile CMK’nın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilerek,
… Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi kararına yönelik, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyizinin; sanığın savunmasında kendisi tarafından kullanıldığı kabul edilen … numaralı hattın iletişim dinlemesinin yapıldığı, sanığın kimliği tespit edilemeyen şahıslarla kayda alınan bu konuşmalardan anlaşılacağı üzere, bu görüşmelerin, ülkemize sığınan …li göçmenlere konaklama, taşıma v.b. şekilde yapılan insani bir yardımdan ziyade maddi menfaat elde etmek amacıyla yapıldığı, eylemin 5237 sayılı TCK 79. maddesinde düzenlenen göçmen kaçakçılığı suçunu oluşturduğu, bu nedenlerle sanık hakkında verilen beraat hükmünün bozulması talebine yönelik olduğu,
Anlaşılmakla, kurulan hükümde bozmayı gerektirecek bir hukuka aykırılık bulunmadığından, istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesinin kararına yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz istemi yerinde görülmediğinden, tebliğnameye aykırı olarak, CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİNE,
7165 sayılı Kanun’un 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 304/1. maddesi gereğince dosyanın … Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 14/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay Kararlarında Maddi Menfaat Saiki ve İspat Kriterleri

Yargıtay uygulamasında göçmen kaçakçılığı suçunun tespiti yapılırken eylemin salt insani yardım kapsamında mı kaldığı yoksa suç kastı ve maddi çıkar saikiyle mi gerçekleştirildiği araştırılmaktadır. Bu incelemede failin para trafiği, telefon iletişim kayıtları ve takip ettiği güzergâh delil olarak değerlendirilmektedir.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2023/15683 Esas ve 2025/5120 Karar sayılı ilamında; sanığın yağışlı ve soğuk havada yolda giden iki yabancı göçmeni aracına alarak bir miktar para aldığı olayda, olayın meydana geliş biçimi dikkate alınarak failin maddi menfaat sağlama saikiyle hareket etmediği değerlendirilmiş ve yasal unsurları taşımayan suçtan dolayı mahkûmiyet hükmü kurulması bozma nedeni sayılarak beraat verilmesi gerektiğine hükmedilmiştir.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2023/15683, K. 2025/5120Kaynağı aç
4. Ceza Dairesi         2023/15683 E.  ,  2025/5120 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2176 E. 2023/627 K.
SUÇ : Göçmen kaçakçılığı
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesince mahkumiyet kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz istemi; sanığın arkadaşını köyüne götürdüğü, arkadaşını bıraktıktan sonra dönüş yolunda göçmen şahısların el kaldırması üzerine durarak göçmenleri gitmek istedikleri yere kadar götürdüğü, sanık ile göçmen şahıslar arasında menfaat teminine yönelik herhangi bir konuşma geçmediği ve anlaşmaya varılmadığı, göçmenlerin araçtan indikleri esnada sanığın talebi olmaksızın araç içine 50,00 TL para bıraktıkları, sanığın savunmalarının tüm aşamalarda istikrarlı ve tanık anlatımlarıyla uyumlu olduğu, somut olayda sanığın herhangi bir organizasyon veya plana dahil olmadığı, savunmasında da belirttiği üzere havanın yağışlı ve soğuk olmasından dolayı yol güzergahı olması sebebiyle insaniyet namına hatır taşımacılığı yaptığı, somut olayda bahsi geçen 50,00 TL'nin suç tarihi itibarıyla göçmen kaçakçılığı suçu açısından elde edilmiş bir menfaat olarak kabul edilemeyeceği,
kaldı ki sanığın göçmenlerden para talebinin olduğuna dair bir beyanında bulunmadığı, olayın oluşumu ve deliller itibarıyla somut olayda sanığın menfaat temininden bahsedilemeyeceği gibi hatır taşımacılığı yaptığı için suç işleme kastından da bahsedilemeyeceği, hükmün bozulması gerektiğine yöneliktir.
2.Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın kişiliği, mesleği, aile yapısı, sosyo-ekonomik durumunun, sanığın isnat edilen suçu işleyecek bir profilde olmadığını gösterdiği, olayın oluş şekli, mekan, zaman, iklim durumu, dinlenilen tanık ve mağdur beyanlarıyla sanığın maddi bir menfaat elde etme amacının bulunmadığı, arkadaşını köyüne bırakıp Tatvan'a dönerken havanın soğuk ve yağışlı olması nedeniyle yolda el kaldıran ve daha önce hiçbir şekilde tanımadığı, görüşmediği 2 Afgan uyruklu göçmeni insaniyet namına yardımcı olmak amacıyla arabasına aldığı, atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığı, hükmün bozulması gerektiğine yöneliktir.
III. GEREKÇE
Sanık müdafii ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının bozma sebepleri dışındaki temyiz istekleri ile başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
Sanığın, olay günü arkadaşı olan tanık …'yi köyüne bırakıp döndüğü sırada havanın yağışlı ve soğuk olmasından dolayı yolda giden iki göçmeni aracına bindirip bir miktar para alması şeklinde gerçekleşen eyleminde; olayın meydana geliş şekli göz önünde bulundurulduğunda; sanığın maddi menfaat elde etme saiki ile hareket etmediği anlaşıldığından yasal unsurları oluşmayan suçtan beraati yerine yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle mahkumiyetine karar verilmesi,
Nedeniyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,18.03.2025 tarihinde karar verildi.

Failin eylemi insani saikle gerçekleştirdiğine ilişkin savunması ise dosyadaki diğer bulgularla birlikte incelenmektedir. Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2015/83 Esas ve 2015/49 Karar sayılı ilamında; yasa dışı yollarla ülkeye giren yabancılara evini tahsis eden ve bunu insani yardım amacıyla yaptığını beyan eden fail hakkında, göçmenlerin ülkeye bir kılavuz vasıtasıyla girdiklerini belirtmeleri ve telefon irtibatı ihtimali karşısında, failin suç tarihi öncesi ve sonrasındaki geriye dönük baz istasyonu verileri toplanıp raporlar incelenmeden eksik incelemeyle verilen beraat kararı bozulmuştur.

Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2015/83, K. 2015/49Kaynağı aç
18. Ceza Dairesi         2015/83 E.  ,  2015/49 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Göçmen kaçakçılığı
HÜKÜM : Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yasal olmayan yollardan Türkiye'ye giriş yapan göçmenlerin bir süre kalmaları amacıyla evini tahsis eden, kolluk kuvvetlerine ve muhtara haber vermeyen, kolluk kuvvetlerinin ihbar üzerine arama yapacağı sırada evinde mülteci olmadığını beyan eden, balkonda çok sayıda ayakkabı görülmesi üzerine nedeni sorulduğunda, yabancıların bulunduğunu ikrar edip, maddi bir menfaat karşılığı olmaksızın insani amaçlı olarak yardımcı olduğunu beyan eden sanığın, anılan suç bakımından, maddi gerçeğin kuşkuya meydan vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması bakımından, göçmenlerin İran ülkesinden Türkiye'ye bir klavuz vasıtası ile giriş yaptıklarını beyan etmeleri karşısında, sanığın yakalandığında üzerinde ele geçen 05….. nolu telefonun özellikle göçmenler arasında bulunan Özbekistan uyruklu ….ile ilişkili olabileceği de değerlendirilerek geriye dönük sanığa ait cep telefonunun suç tarihi öncesi ve sonrasındaki baz istasyonu verilerini içeren raporların getirtilip incelenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 31/03/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Göçmen kaçakçılığı suçunda maddi menfaat maksadı aranır mı?

Evet, Türk Ceza Kanunu'nun 79. maddesinin 1. fıkrası uyarınca failin eylemi doğrudan veya dolaylı maddi menfaat sağlama saikiyle işlemesi suçun yasal unsuru olduğundan, bu amaç olmaksızın gerçekleştirilen fiillerde suç oluşmaz.

Göçmen kaçakçılığı suçu teşebbüs aşamasında kalırsa ceza nasıl belirlenir?

Türk Ceza Kanunu'nun 79. maddesinin 1. fıkrasının açık düzenlemesi gereğince, göçmen kaçakçılığı eylemi teşebbüs aşamasında kalsa dahi faile suç tamamlanmış gibi tam ceza verilir.

Göçmen kaçakçılığı suçunda görevli mahkeme hangisidir?

Ağır ceza mahkemelerinin görev alanı 5235 sayılı Kanun'un 12. maddesinde sınırlı olarak sayılan suçlar ve on yıldan fazla hapis cezası gerektiren işlerle sınırlandırıldığından, 5235 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamındaki genel görev kuralı uyarınca göçmen kaçakçılığı davasına bakmakla görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir.

Göçmen kaçakçılığı cezası için erteleme veya HAGB kararı verilebilir mi?

Kural olarak verilemez. Türk Ceza Kanunu'nun 79. maddesinde suçun temel şekli için belirlenen hapis cezasının alt sınırı 5 yıldır; erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumları ise azami 2 yıl veya daha az süreli cezalarda uygulanabilir.

Göçmen kaçakçılığı suçunda dava zamanaşımı süresi ne kadardır?

Göçmen kaçakçılığı suçunda dava zamanaşımı süresi suçun işlendiği tarihten itibaren 15 yıl, kesinleşmiş hapis cezalarının infazına yönelik ceza zamanaşımı süresi ise 20 yıldır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu