Gelir Vergisi Dilimleri ve Kademeli Vergilendirme

by Avukat Erdal Ersoy
Gelir Vergisi Dilimleri ve Kademeli Vergilendirme

Vergi dilimleri, çalışan bireylerin belirli bir takvim döneminde elde ettikleri kazançlar üzerinden devlete ödemekle yükümlü oldukları, gelire oranla kademeli biçimde artan gelir vergisi oranlarını ifade eder. Vergi dilimi uygulamasında temel amaç, çalışanlardan gelirlerine orantılı gelir vergisi toplanmasıdır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu kapsamında uygulanan vergi oranları yüzde 15 seviyesinden başlayarak kademeli şekilde en fazla yüzde 40'a kadar uygulanmaktadır.

Gelir Vergisi Matrahı ve Kademeli Tarife Yapısı

Vergilendirilecek kazancın belirlenmesinde gelir vergisi matrahı esas alınır. Gelir vergisi matrahı; elde edilen kazançtan genel sağlık sigortası ve işsizlik sigortası primi gibi yasal vergi dışı kesintiler düşüldükten sonra geriye kalan safi ücrettir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 103. maddesi uyarınca gelir vergisine tabi gelirler sırasıyla yüzde 15, yüzde 20, yüzde 27, yüzde 35 ve yüzde 40 olmak üzere artan oranlı vergi dilimleri üzerinden vergilendirilir. Ücret gelirlerinde üçüncü vergi diliminden itibaren farklılaştırılmış tarife matrahları ve tutarları tatbik edilir. Ayrıca kanun uyarınca Cumhurbaşkanı'nın vergi tarife dilimlerini yüzde 50 oranında artırma ve azaltma yetkisi bulunmaktadır.

193 sayılı GELİR VERGİSİ KANUNU (GVK) m. 103Kaynağı aç
Madde 103 – (Değişik:5/12/2019-7194/17 md.) Gelir vergisine tabi gelirler; 18.000 TL’ye (190.000 TL) kadar %15 40.000 TL’nin (400.000 TL) 18.000 TL’si (190.000 TL) için 2.700 TL, (28.500 TL) fazlası %20 98.000 TL’nin (1.000.000 TL) 40.000 TL’si (400.000 TL) için 7.100 TL (70.500) TL) (ücret gelirlerinde 148.000 TL’nin (1.500.000 TL) 40.000 TL’si (400.000 TL) için 7.100 TL), (70.500 TL) fazlası %27 500.000 TL’nin (5.300.000 TL) 98.000 TL’si (1.000.000 TL) için 22.760 TL (232.500 TL) (ücret gelirlerinde 500.000 TL’nin (5.300.000 TL) 148.000 TL’si (1.500.000 TL) için 36.260 TL), (367.500 TL) fazlası %35 500.000 TL’den fazlasının (5.300.000 TL) 500.000 TL’si (5.300.000 TL) için 163.460 TL (1.737.500 TL) (ücret gelirlerinde 500.000 TL’den (5.300.000 TL) fazlasının 500.000 TL’si (5.300.000 TL) için 159.460 TL), (1.697.500 TL) fazlası %40 oranında vergilendirilir. Verginin hesaplanması:

Kümülatif Gelir ve Dilimlerin Sıfırlanma Koşulları

Vergi dilimi tespitinde çalışanların yıllık kümülatif gelirleri esas alınır. Takvim yılının başından itibaren elde edilen gelir belirli seviyeleri aştıkça bir üst vergi dilimine geçilmektedir. Takvim yılı başında, yani 1 Ocak itibarıyla birikmiş yıllık gelir sıfırlanır ve vergilendirmeye yeniden en düşük dilim olan yüzde 15 oranı ile başlanır.

Ücretli çalışanların çalıştıkları iş yerinden ayrılarak farklı bir işverene ait başka bir iş yerinde çalışmaya başlamaları halinde kümülatif vergi dilimi sıfırlanmakta ve yeni işverende süreç en alt dilimden başlatılmaktadır.

Gelir Vergisinde Muafiyet ve Ücret İstisnaları

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 23. maddesi kapsamında asgari ücret tutarındaki kazançlar gelir vergisinden istisna tutulmuştur. Kanun uyarınca ayrıca köylerde veya nüfusu 5.000'i aşmayan yerlerde el halısı ve kilimi imal eden işletmelerde çalışan işçiler ile yer altında fiilen çalışan işçilerin ücret gelirleri de istisna kapsamına alınmıştır.

193 sayılı GELİR VERGİSİ KANUNU (GVK) m. 23Kaynağı aç
Madde 23 – (Değişik: 24/12/1980-2361/17 md.) Aşağıda yazılı ücretler Gelir Vergisinden istisna edilmiştir. 1. Köylerde veya son nüfus sayımına göre belediye içi nüfusu 5 000'i aşmayan yerlerde faaliyet gösteren ve münhasıran el ile dokunan halı ve kilim imal eden işletmelerde çalışan işçilerin ücretleri; 2. (Değişik: 22/7/1998-4369/28 md.) Gelir Vergisinden muaf olanların veya gerçek usulde vergilendirmeyen çiftçilerin yanında çalışan işçilerin ücretleri; 3. Toprak altı işletmesi halinde bulunan madenlerde cevher istihsali ve bununla ilgili diğer bütün işlerde çalışanların münhasıran yer altında çalıştıkları zamanlara ait ücretleri; 4. (Mülga: 22/7/1998-4369/82 md.) 5. Köy muhtarları ile köylerin katip, korucu, imam, bekçi ve benzeri hizmetlilerine köy bütçesinden ödenen ücretler ile çiftçi mallarını koruma bekçilerinin ücretleri; 6. Hizmetçilerin ücretleri (Hizmetçiler özel fertler tarafından evlerde, bahçelerde, apartmanlarda ve ticaret mahalli olmayan sair yerlerde orta hizmetçiliği süt ninelik, dadılık, bahçıvanlık, kapıcılık gibi özel hizmetlerde çalıştırılanlardır.) (Mürebbiyelere ödenen ücretler istisna kapsamına dahil değildir); 7. Sanat okulları ile bu mahiyetteki enstitülerde, ceza ve ıslahevlerinde, darülacezelerin atelyelerinde çalışan öğrencilere, hükümlü ve tutuklulara ve düşkünlere verilen ücretler; 8. (Değişik: 25/5/1995-4108/16 md.) Hizmet erbabına işverenlerce yemek verilmek suretiyle sağlanan menfaatler (işverenlerce, işyerinde veya müştemilatında yemek verilmeyen durumlarda çalışılan günlere ait bir günlük yemek bedelinin 51 (300 TL) Türk lirasını aşmayan kısmı istisna kapsamındadır. Ödemenin bu tutarı aşması halinde aşan kısım ile bu amaçla sağlanan diğer menfaatler ücret olarak vergilendirilir.)[17][18] 9. (Değişik: 4/12/1985-3239/42 md.) Genel olarak maden işletmelerinde ve fabrikalarda çalışan işçilere ve özel kanunlarına göre barındırılması gereken memurlarla müstahdemlere konut tedariki ve bunların aydınlatılması, ısıtılması ve suyunun temini suretiyle sağlanan menfaatler ile mülkiyeti işverene ait brüt alanı 100 m2'yi aşmayan konutların hizmet erbabına mesken olarak tahsisi suretiyle sağlanan menfaatler (Bu konutların 100 m2'yi aşması halinde, aşan kısma isabet eden menfaat için bu istisna hükmü uygulanmaz); 10. Hizmet erbabının toplu olarak işyerlerine gidip gelmelerini sağlamak maksadıyla işverenler tarafından yapılan taşıma giderleri (Ek parantez içi hüküm:5/12/2019-7194/11 md.) (İşverenlerce taşıma hizmeti verilmeyen durumlarda, çalışılan günlere ait bir günlük ulaşım bedelinin 10 Türk lirasını (158 TL) aşmaması ve buna ilişkin ödemenin toplu taşıma kartı, bileti veya bu amaçla kullanılan ödeme araçlarının temini şeklinde yapılması şarttır. Ödemenin bu tutarı aşması hâlinde aşan kısım ile hizmet erbabına ulaşım bedeli olarak nakden yapılan ödemeler ve bu amaçla sağlanan menfaatler ücret olarak vergilendirilir. Bu istisnanın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.);[19] 11. (Değişik : 28/6/2001-4697/2 md.) Kanunla kurulan emekli sandıkları ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20 nci maddesinde belirtilen sandıklar tarafından ödenen emekli, maluliyet, dul ve yetim aylıkları (506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20 nci maddesinde belirtilen sandıklar tarafından ödenen aylıkların toplamı, en yüksek Devlet memuruna çalışılan süreye bağlı olarak ödenen tutardan fazla ise aradaki fark ücret olarak vergiye tabi tutulur.) (Genel, katma ve özel bütçelerden ödenen bu nevi aylıklar dahil);[20] 12. 3308 sayılı Çıraklık ve Meslekî Eğitim Kanununa tâbi çırakların asgari ücreti aşmayan ücretleri.[21] (Ek Bentler: 4/12/1985-3239/42 md.) 13. Yabancı ülkelerde bulunan sosyal güvenlik kurumları tarafından ödenen emekli, malüliyet, dul ve yetim aylıkları; 14. (Mülga: 9/4/2003-4842/37 md.; Yeniden düzenleme: 30/7/2003-4962/5 md.; Değişik: 15/7/2016-6728/12 md.) a) Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan dar mükellefiyete tabi işverenlerin yanında çalışan hizmet erbabına, işverenin Türkiye dışında elde ettiği kazançları üzerinden döviz olarak ödediği ücretler; b) Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan dar mükellefiyete tabi işverenlerin, Ekonomi Bakanlığından alınan izne istinaden kurulan bölgesel yönetim merkezlerinde münhasıran merkezin faaliyet izni kapsamında istihdam ettikleri hizmet erbabına Türkiye dışında elde ettiği kazançları üzerinden döviz olarak ödediği ücretler; 15. Yüz ve daha aşağı sayıda işçi çalıştıran işyerlerinde bir, yüzden fazla işçi çalıştıran işyerlerinde iki, amatör sporcu çalıştıranların, her yıl milli müsabakalara iştirak ettiklerinin belgelenmesi ve bu amatör sporculara ödenen ücretler. (Asgari ücretin iki katını aşmamak kaydıyla) 16. (Ek: 21/3/2018-7103/4 md.) İşverenlerce, kadın hizmet erbabına kreş ve gündüz bakımevi hizmeti verilmek suretiyle sağlanan menfaatler (İşverenlerce bu hizmetlerin verilmediği durumlarda, ödemenin doğrudan bu hizmetleri sağlayan gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerine yapılması şartıyla, her bir çocuk için aylık, asgarî ücretin aylık brüt tutarının %15’ini aşmamak üzere bu istisnadan yararlanılır. Kreş ve gündüz bakımevi hizmetini sağlayanlara yapılan ödemelerin belirlenen istisna tutarını aşan kısmı ile hizmet erbabına bu amaçla nakden yapılan ödemeler ve sağlanan menfaatler ücret olarak vergilendirilir. Bu bentte yer alan %15 oranını, asgarî ücretin aylık brüt tutarının %50’sine kadar artırmaya ve kanuni seviyesine getirmeye Cumhurbaşkanı, bu istisnanın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.).[22][23] 17. (Ek:17/1/2019-7161/3 md.) Kamu kurum ve kuruluşları hariç Türk Hava Kurumu veya kanuni veya iş merkezi Türkiye’de bulunan müesseselerde uçuş maksadıyla görevlendirilen, hava aracının sevk ve idaresiyle görevli pilotlar ile uçuş esnasında uçak içinde hizmet veren yetkili sivil havacılık otoritesince sertifikalandırılmış kabin memurlarına ödenen aylık ücretin gerçek safi değerinin %70’i (Cumhurbaşkanı, bu oranı %100’e kadar artırmaya, sıfıra kadar indirmeye yetkilidir.). 18. (Ek:22/12/2021-7349/2 md.) Hizmet erbabının, ödemenin yapıldığı ayda geçerli olan asgari ücretin aylık brüt tutarından işçi sosyal güvenlik kurumu primi ve işsizlik sigorta primi düşüldükten sonra kalan tutarına isabet eden ücretleri (Şu kadar ki, istisnayı aşan ücret gelirinin vergilendirilmesinde verginin hesaplanacağı gelir dilim tutarları ve oranları, istisna kapsamındaki tutarlar da dikkate alınarak belirlenir. Ödenecek vergi tutarı, bu suretle bulunan vergi tutarının içinde istisna tutara isabet eden kısım düşülmek suretiyle hesaplanır. İstisna nedeniyle alınmayacak olan vergi ilgili ayda aylık asgari ücret üzerinden hesaplanması gereken vergiyi aşamaz. Birden fazla işverenden ücret alanlarda bu istisna sadece en yüksek olan ücrete uygulanır.). 19. (Ek:3/11/2022-7420/2 md.) Yurt dışında yapılan inşaat, onarım, montaj işleri ile teknik hizmetlerde çalışan hizmet erbabına, fiilen yurt dışındaki çalışmaları karşılığı işverenin yurt dışı kazançlarından karşılanarak yapılan ücret ödemeleri. Gider karşılıklarında:

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 23. maddesinin 18. fıkrasına göre, istisna haddini aşan ücret kazançlarının vergilendirilmesinde esas alınacak vergi dilimleri ve oranları belirlenirken istisna kapsamındaki tutarlar da hesaba dahil edilir. Ödenecek nihai vergi tutarı, bu şekilde hesaplanan toplam vergiden istisna tutara isabet eden kısmın düşülmesi suretiyle tespit edilir. Düzenleme uyarınca istisna sebebiyle tahsil edilmeyecek tutar ilgili ayda asgari ücret üzerinden hesaplanacak vergiyi aşamaz; ayrıca birden çok işverenden ücret geliri elde edilmesi durumunda bu istisna sadece en yüksek ücrete tatbik edilir.

Ödeme Takvimi ve Açık Hataların Düzeltilmesi

Gelir vergisi ödeme takvimi mükellefiyet türüne göre belirlenir. Beyanname verme zorunluluğu bulunan işletmeler Mart ve Ağustos aylarında gelir vergisi öder. Basit usulde vergilendirilen mükellefler Şubat ve Haziran aylarında ödeme yaparlar. Maaşlı çalışanların gelir vergisi ise maaşın brütünden kesinti yapılmak suretiyle tahsil edilir.

Vergi dilimi uygulamalarında meydana gelen hatalar açık hata kapsamında sayılır. Vergi diliminde açık hata yapılması halinde, mükellefin yazılı düzeltme talebi üzerine bu hata vergi dairesi müdürü tarafından bizzat düzeltilmektedir.

Tarh ve Tahsil Zamanaşımı Esasları

Gelir vergisinde zamanaşımı, verginin tarhı ve tahsili bakımından iki ayrı kanuni esasa tabidir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 114. maddesi gereğince, vergi alacağının doğduğu takvim senesini izleyen yılın başından itibaren beş yıllık süre zarfında tarh ve tebliğ edilmeyen vergiler zamanaşımına uğrar. Vergi dairesi tarafından matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulması zamanaşımını durdurur; komisyon kararının vergi dairesine tevdiini izleyen günden itibaren süre kaldığı yerden işlemeye devam eder, ancak bu durma süresi her hâlükârda bir yılı aşamaz.

213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 114Kaynağı aç
Madde 114 – Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlıyarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmiyen vergiler zamanaşımına uğrar. (İptal ikinci fıkra: Anayasa Mahkemesinin 15/10/2009 tarihli ve E.: 2006/124, K.: 2009/146 sayılı Kararı ile.; Yeniden düzenleme: 23/7/2010-6009/8 md.) Şu kadar ki, vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulması, zamanaşımını durdurur. Duran zamanaşımı mezkûr komisyon kararının vergi dairesine tevdiini takip eden günden itibaren kaldığı yerden işlemeye devam eder. Ancak işlemeyen süre her hâl ve takdirde bir yıldan fazla olamaz. (Ek: 4/12/1985-3239/9 md.; Değişik üçüncü fıkra: 16/7/2004-5228/5 md.) Şarta bağlı istisna veya muafiyet uygulamaları sonucu kısmen veya tamamen alınmayan vergilere ilişkin zamanaşımı süresi, istisna veya muafiyet şartlarının ihlâl edildiği tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren başlar. (Değişik: 4/12/1985-3239/9 md.) Damga vergisine tabi olup vergi ve cezası zamanaşımına uğrayan evrakın hükmünden tarh zamanaşımı süresi dolduktan sonra faydalanıldığı takdirde mezkür evraka ait vergi alacağı yeniden doğar. Verginin terkini:

Tahsil aşamasındaki kamu alacaklarında ise 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 102. maddesi uygulanır. Madde hükmüne göre amme alacağı, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar. Zamanaşımı süresi dolduktan sonra mükellef tarafından rızaen yapılan ödemeler ise idarece kabul olunur.

6183 sayılı AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN m. 102Kaynağı aç
Madde 102 – Amme alacağı, vadesinin rasladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar. Para cezalarına ait hususi kanunlarındaki zamanaşımı hükümleri mahfuzdur. Zamanaşımından sonra mükellefin rızaen yapacağı ödemeler kabul olunur. Zamanaşımının kesilmesi:
İş değiştiren çalışanın kümülatif vergi dilimi sıfırlanır mı?

Evet, ücretli çalışanların çalıştıkları iş yerinden ayrılarak farklı bir işverene ait başka bir iş yerinde çalışmaya başlamaları halinde kümülatif vergi dilimi sıfırlanır.

Gelir vergisi dilim oranları hangi aralıkta uygulanır?

Gelir vergisi dilimleri yüzde 15 oranından başlayıp kademeli olarak sırasıyla yüzde 20, yüzde 27, yüzde 35 ve en fazla yüzde 40 oranında uygulanmaktadır.

Vergi dilimi uygulamasındaki hatalar nasıl düzeltilir?

Vergi dilimi hataları açık hata kapsamında değerlendirildiğinden, mükellefin düzeltme talebi üzerine vergi dairesi müdürü tarafından bizzat düzeltilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu