Franchise ve Bayilikte Lisanssız Yazılım Sorumluluğu

by Avukat Erdal Ersoy
Franchise ve Bayilikte Lisanssız Yazılım Sorumluluğu

Franchise ve bayilik sistemlerinde bayi veya franchise alan taraf, merkezden bağımsız olarak kendi yerel muhasebe, bilgisayar destekli tasarım, ofis, stok veya müşteri ilişkileri yönetimi yazılımını satın alıyor, kuruyor ve kullanıyorsa; merkezin bu sisteme erişmediği, sistemden veri akışı almadığı ve yazılımı zorunlu tutmadığı hâllerde hukuki risk öncelikle yerel işletmede yoğunlaşır. Sorumluluğun dağılımı somut olayın fiilî mimarisine, teknik kontrol ve denetim derecesine göre belirlenir.

Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu Uyarınca Bilgisayar Programlarının Korunması

Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında bilgisayar programları ilim ve edebiyat eseri olarak korunmaktadır. Bir bilgisayar programının yüklenmesi, görüntülenmesi, çalıştırılması, iletilmesi ve depolanması eser sahibinin çoğaltma hakkı alanı içinde yer alır.

5846 sayılı Kanun m. 66 uyarınca manevi ve mali hakları tecavüze uğrayan hak sahibi, tecavüz edene karşı tecavüzün giderilmesini dava edebilir. Tecavüz, hizmetlerini yerine getirdikleri sırada bir işletmenin temsilcisi veya çalışanları tarafından gerçekleştirilmişse işletme sahibi hakkında da dava açılabilir. Tecavüzün giderilmesi talebinde tecavüz edenin veya işletme temsilcisi ile çalışanlarının kusurlu olması şartı aranmaz. Yargılamada manevi ve mali haklar, tecavüzün kapsamı, kusurun bulunup bulunmadığı, varsa ağırlığı ve tecavüzün giderilmesi hâlinde tecavüz edenin uğrayabileceği muhtemel zararlar takdir edilerek durumun gerektirdiği tedbirlere karar verilir. Eser sahibi, tecavüzün giderilmesi ve önlenmesi davasını kendi ikamet ettiği yerde de açabilir.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 66Kaynağı aç
Madde 66 – Manevi ve mali hakları tecavüze uğrıyan kimse tecavüz edene karşı  tecavüzün ref'ini dava edebilir. Tecavüz, hizmetlerini ifa ettikleri sırada bir işletmenin temsilcisi veya müstahdemleri tarafından yapılmışsa işletme sahibi hakkında da dava açılabilir. Tecavüz edenin veya ikinci fıkrada yazılı kimselerin kusuru şart değildir. Mahkeme, eser sahibinin manevi ve mali haklarını, tecavüzün şümulünu, kusurun olup olmadığını, varsa ağırlığını ve tecavüzün ref'i halinde tecavüz edenin düçar olması muhtemel zararları takdir ederek halin icabına göre tecavüzün ref'i için lüzumlu göreceği tedbirlerin tatbikına karar verir. (Ek: 7/6/1995 – 4110/19 md.) Eser sahibi, ikamet ettiği yerde de tecavüzün ref'i ve men davası açabilir. 2. Manevi haklara tecavüz halinde:

5846 sayılı Kanun m. 68/1 uyarınca yazılı izni alınmamış hak sahipleri, sözleşme yapılmış olması hâlinde isteyebileceği bedelin veya rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını talep edebilir. İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmamışsa hak sahibi; çoğaltılmış kopyaların ve çoğaltmaya yarayan kalıp, film ile benzeri araçların imhasını veya üretim maliyet fiyatını geçmeyecek uygun bir bedel karşılığında kendisine verilmesini ya da sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını isteyebilir. Bu seçimlik taleplerden birinin yöneltilmesi izinsiz çoğaltanın hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Bedel talebinde bulunan kimse, tecavüz edene karşı onunla bir sözleşme yapmış olması hâlinde sahip olabileceği tüm hak ve yetkileri ileri sürebilir.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 68Kaynağı aç
Madde 68 – (Değişik: 23/1/2008-5728/137 md.) Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya hertürlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir. İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmamışsa hak sahibi çoğaltılmış kopyaların, çoğaltmaya yarayan film, kalıp ve benzeri araçların imhasını veya üretim maliyet fiyatını geçmeyecek uygun bir bedel karşılığında kendisine verilmesini ya da sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını talep edebilir. Bu husus, izinsiz çoğaltanın hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmışsa hak sahibi, tecavüz edenin elinde bulunan nüshalar hakkında ikinci fıkradaki şıklardan birini kullanabilir. İkinci ve üçüncü fıkraların eser sahibinden başka hak sahiplerince uygulanabilmesi için eser sahibinin bu Kanunun 52 nci maddesine uygun yazılı çoğaltma izni aranır. Hak sahiplerinden biri, ikinci ve üçüncü fıkralar uyarınca talepte bulunduklarında Ceza Muhakemesi Kanununun el koymaya ilişkin hükümleri delil elde etmek amacı dışında uygulanmaz. Bedel talebinde bulunan kişi, tecavüz edene karşı onunla bir sözleşme yapmış olması halinde haiz olabileceği bütün hak ve yetkileri ileri sürebilir. II – Tecavüzün men'i davası:

Ceza Sorumluluğunun Şahsiliği İlkesi

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 20 hükmü gereğince ceza sorumluluğu şahsidir ve kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz. Tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz; ancak suç dolayısıyla kanunda öngörülen güvenlik tedbiri niteliğindeki yaptırımlar saklıdır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 20Kaynağı aç
Madde 20- (1) Ceza sorumluluğu şahsidir. Kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz. (2) Tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz. Ancak, suç dolayısıyla kanunda öngörülen güvenlik tedbiri niteliğindeki yaptırımlar saklıdır. Kast

Borçlar Kanunu Açısından Sözleşmeye Aykırılık ve Adam Çalıştıranın Sorumluluğu

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 112 uyarınca borç hiç veya gereği gibi ifa edilmediğinde borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür. Borcun ifası veya bir borç ilişkisinden doğan hakkın kullanılması kanuna uygun surette yardımcı kişilere bırakılmış olsa bile Türk Borçlar Kanunu m. 116/1 gereğince borçlu, bu kişilerin işi yürüttükleri sırada diğer tarafa verdikleri zararı gidermekle yükümlüdür.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 112Kaynağı aç
MADDE 112- Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür. 2. Yapma ve yapmama borçlarında
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 116Kaynağı aç
MADDE 116- Borçlu, borcun ifasını veya bir borç ilişkisinden doğan hakkın kullanılmasını, birlikte yaşadığı kişiler ya da yanında çalışanlar gibi yardımcılarına kanuna uygun surette bırakmış olsa bile, onların işi yürüttükleri sırada diğer tarafa verdikleri zararı gidermekle yükümlüdür. Yardımcı kişilerin fiilinden doğan sorumluluk, önceden yapılan bir anlaşmayla tamamen veya kısmen kaldırılabilir. Uzmanlığı gerektiren bir hizmet, meslek veya sanat, ancak kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütülebiliyorsa, borçlunun yardımcı kişilerin fiillerinden sorumlu olmayacağına ilişkin anlaşma kesin olarak hükümsüzdür. B. Borçlunun temerrüdü I. Koşulları

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 66 uyarınca adam çalıştıran, personelin işin görülmesi esnasında başkalarına verdiği zararı tazmin etmekle mükelleftir. Çalıştıran; personel seçiminde, görev talimatı verirken ve denetim gerçekleştirirken zararın önlenmesi adına gereken özeni gösterdiğini kanıtlarsa sorumluluktan kurtulur. İşletme niteliğindeki yapılarda ise işleten, çalışma organizasyonunun zararı engellemeye elverişli olduğunu kanıtlayamadığı sürece faaliyetten doğan zararı gidermekle yükümlüdür. Ödemede bulunan çalıştıran, zarara sebebiyet veren çalışanına ancak çalışanın şahsen sorumlu olduğu oranda rücu edebilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 66Kaynağı aç
MADDE 66- Adam çalıştıran, çalışanın, kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür. Adam çalıştıran, çalışanını seçerken, işiyle ilgili talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken, zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse, sorumlu olmaz. Bir işletmede adam çalıştıran, işletmenin çalışma düzeninin zararın doğmasını önlemeye elverişli olduğunu ispat etmedikçe, o işletmenin faaliyetleri dolayısıyla sebep olunan zararı gidermekle yükümlüdür. Adam çalıştıran, ödediği tazminat için, zarar veren çalışana, ancak onun bizzat sorumlu olduğu ölçüde rücu hakkına sahiptir. 2. Hayvan bulunduranın sorumluluğu a. Giderim yükümlülüğü

Yöneticilerin Özen Borcu ve Kişisel Verilerin Güvenliği

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 369/1 gereğince anonim şirket yönetim kurulu üyeleri ile idareyle görevlendirilen üçüncü şahıslar, üstlendikleri görevleri basiretli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmek ve şirketin çıkarlarını dürüstlük kuralı çerçevesinde gözetmek zorundadır.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 369Kaynağı aç
MADDE 369- (1) Yönetim kurulu üyeleri ve yönetimle görevli üçüncü kişiler, görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kurallarına uyarak gözetmek yükümlülüğü altındadırlar. (2) 203 ilâ 205 inci madde hükümleri saklıdır. II. Temsil yetkisi 1. Genel olarak

Kişisel verilerin işlendiği sistemlerde 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu m. 12 hükümleri geçerlidir. Veri sorumlusu; verilerin hukuka aykırı işlenmesini ve erişilmesini önlemek ile muhafazasını sağlamak amacıyla uygun güvenlik düzeyini temin etmeye yönelik her türlü teknik ve idari tedbiri almak zorundadır. Kişisel verilerin veri sorumlusu adına bir başkası tarafından işlenmesi hâlinde veri sorumlusu, bu tedbirlerin alınması hususunda veri işleyenle birlikte müştereken sorumlu tutulur. Ayrıca veri sorumlusu, kendi kurum veya kuruluşunda veri koruma kanunu hükümlerinin uygulanmasını sağlamak amacıyla gerekli denetimleri yapmak veya yaptırmakla yükümlüdür.

6698 sayılı KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU m. 12Kaynağı aç
MADDE 12- (1) Veri sorumlusu; a) Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak işlenmesini önlemek, b) Kişisel verilere hukuka aykırı olarak erişilmesini önlemek, c) Kişisel verilerin muhafazasını sağlamak, amacıyla uygun güvenlik düzeyini temin etmeye yönelik gerekli her türlü teknik ve idari tedbirleri almak zorundadır. (2) Veri sorumlusu, kişisel verilerin kendi adına başka bir gerçek veya tüzel kişi tarafından işlenmesi hâlinde, birinci fıkrada belirtilen tedbirlerin alınması hususunda bu kişilerle birlikte müştereken sorumludur. (3) Veri sorumlusu, kendi kurum veya kuruluşunda, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasını sağlamak amacıyla gerekli denetimleri yapmak veya yaptırmak zorundadır. (4) Veri sorumluları ile veri işleyen kişiler, öğrendikleri kişisel verileri bu Kanun hükümlerine aykırı olarak başkasına açıklayamaz ve işleme amacı dışında kullanamazlar. Bu yükümlülük görevden ayrılmalarından sonra da devam eder. (5) İşlenen kişisel verilerin kanuni olmayan yollarla başkaları tarafından elde edilmesi hâlinde, veri sorumlusu bu durumu en kısa sürede ilgilisine ve Kurula bildirir. Kurul, gerekmesi hâlinde bu durumu, kendi internet sitesinde ya da uygun göreceği başka bir yöntemle ilan edebilir. DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Başvuru, Şikâyet ve Veri Sorumluları Sicili Veri sorumlusuna başvuru

Merkez ile Bayi Arasındaki İç Rücu Dengesi

Merkezin lisanssız sistemi zorunlu tutması durumunda bayiye tam rücu edilmesi güçleşir. Bayinin bağımsız biçimde lisanssız program kullanması hâlinde ise merkez aleyhine ödeme yapıldıktan sonra bayiye dönmek daha kolay olabilir. Taraflar arasındaki iç ilişki; borca aykırılık, yardımcı kişilerin fiillerinden sorumluluk ve kusur paylaşımı hükümleri çerçevesinde dengelenir.

Bayinin lisanssız yazılım kullanmasından merkez her durumda sorumlu tutulur mu?

Hayır, bayinin merkezden bağımsız şekilde kendi yerel yazılımını kurup kullandığı, merkezin sisteme erişmediği, veri akışı almadığı ve yazılımı zorunlu tutmadığı hâllerde hukuki risk öncelikle bayide toplanır.

Lisanssız yazılım eyleminden dolayı şirketlere hapis cezası verilebilir mi?

Hayır, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 20 gereğince ceza sorumluluğu şahsidir ve tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz; tüzel kişiler bakımından yalnızca suç dolayısıyla öngörülen güvenlik tedbirleri işletilebilir.

Yazılım hak sahibi izinsiz çoğaltma hâlinde hangi bedeli talep edebilir?

5846 sayılı Kanun m. 68 uyarınca hak sahibi, sözleşme yapılmış olması hâlinde isteyebileceği bedelin veya rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını talep edebilir. Satışa çıkarılmamış kopyalarda ise hak sahibi kopyaların ve çoğaltma araçlarının imhasını, üretim maliyetini aşmayacak bedelle devrini veya sözleşme olması hâlinde isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını seçimlik olarak isteyebilir.

Yazılımın çalışan tarafından kurulması işletme sahibini sorumluluktan kurtarır mı?

İşletme sahibi kendiliğinden sorumluluktan kurtulmaz. 5846 sayılı Kanun m. 66 uyarınca çalışanların ihlalinde işletme sahibine karşı tecavüzün giderilmesi davası açılabilir ve bu istemde kusur aranmaz. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 66 gereğince adam çalıştıran; seçim, talimat ve denetimde gerekli özeni gösterdiğini ispatlayarak kurtulabilir; işletmede adam çalıştıran ise ayrıca çalışma düzeninin zararı önlemeye elverişli olduğunu ispat etmedikçe zarardan sorumlu kalır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu