Forex Dolandırıcılığı Hangi Suçu Oluşturur?
Forex adı altında yürütülen dolandırıcılık eylemleri öncelikle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun dolandırıcılık hükümleri kapsamında değerlendirilebilir. TCK m. 157'de düzenlenen temel dolandırıcılık suçu, hileli davranışlarla bir kişiyi aldatıp onun veya başkasının zararına yarar sağlamayı içerir; bu hâlde bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası öngörülmüştür. Olayın koşullarına göre eylem, TCK m. 158'deki nitelikli dolandırıcılık kapsamına da girebilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 157Kaynağı aç
başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye
bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir.
Nitelikli dolandırıcılık
TCK m. 158: Nitelikli Dolandırıcılık ve Ceza Aralıkları
Nitelikli dolandırıcılık, TCK m. 158'de sınırlı sayıda bentlerle düzenlenmiştir. Bu bentler arasında kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenen dolandırıcılık yer almaktadır. Maddenin (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerindeki nitelikli hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıl olarak belirlenmiş; adli para cezasının miktarı ise suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamayacağı şeklinde düzenlenmiştir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 158Kaynağı aç
a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,
b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak
suretiyle,
c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,
d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi
parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması
suretiyle,
e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak,
f) Bilişim sistemlerinin, banka veya
kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,
g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak
suretiyle,
h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden
kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin
kooperatifin faaliyeti kapsamında,
i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı
kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle,
j) Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir
kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla,
k) Sigorta bedelini almak maksadıyla,
l) (Ek: 24/11/2016-6763/14 md.) Kişinin,
kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı
olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi
suretiyle,
İşlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar
adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/19 md.; Değişik:
3/4/2013-6456/40 md.) Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan
hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan
elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.[71]
(2) Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı
sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak,
başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre
cezalandırılır.
(3) (Ek fıkra: 24/11/2016-6763/14 md.)
Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından
birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek için
teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek
ceza bir kat artırılır.
Daha az cezayı gerektiren hal
Suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır. Suç, bir suç örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlenmişse artırım bir kat olarak uygulanır.
İzinsiz Sermaye Piyasası Faaliyeti ve Yaptırımlar
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 109/2. maddesi uyarınca sermaye piyasasında izinsiz olarak faaliyette bulunanlar iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır. Bu kişiler, izinsiz faaliyetin icrası kapsamında aynı zamanda onaylı izahname veya ihraç belgesi olmaksızın satış suçunu da işlemişlerse yalnızca m. 109/2'deki suçtan ceza verilir ve bu ceza yarı oranında artırılır.
6362 sayılı SERMAYE PİYASASI KANUNU m. 109Kaynağı aç
Onaylı izahname yayımlama yükümlülüğünü yerine getirmeksizin sermaye piyasası araçlarını
halka arz edenler ya da onaylı ihraç belgesi olmaksızın sermaye piyasası araçlarını
satanlar iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli
para cezası ile cezalandırılırlar.
(2) Sermaye piyasasında izinsiz
olarak faaliyette bulunanlar iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on
bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılırlar. Bu kişiler, bu suçun icrası
kapsamında aynı zamanda birinci fıkrada tanımlanan suçu da işledikleri takdirde,
sadece bu fıkrada tanımlanan suçtan dolayı cezaya hükmedilir ve ceza yarı oranında
artırılır.
İzinsiz kripto varlık
hizmet sağlayıcılığı faaliyeti
Sermaye Piyasası Kurulu, izinsiz sermaye piyasası faaliyetlerini durdurmak için her türlü tedbiri alabileceği gibi, işlemlerin doğurduğu sonuçların iptali ve nakit ya da sermaye piyasası araçlarının hak sahiplerine iadesi için tespit tarihinden itibaren bir yıl, her hâlde vukuu tarihinden itibaren beş yıl içinde dava açma yetkisine de sahiptir. Bu yetki Kurul'a tanınmış olup mağdurun bizzat bu fıkra kapsamında dava açma hakkı bulunmamaktadır.
6362 sayılı SERMAYE PİYASASI KANUNU m. 99Kaynağı aç
Kurul, izinsiz sermaye piyasası faaliyetlerinin durdurulması için gerekli her türlü
tedbiri almaya, her türlü hukuki ve cezai sorumluluk saklı kalmak kaydıyla, izinsiz
sermaye piyasası faaliyet ve işlemlerinin doğurduğu sonuçların iptali ve nakit ya
da sermaye piyasası araçlarının hak sahiplerine iadesi için tespit tarihlerinden
itibaren bir yıl ve her hâlde vukuu tarihlerinden itibaren beş yıl içinde dava açmaya
yetkilidir.
(2) İzinsiz
sermaye piyasası faaliyetinde bulunan gerçek ve tüzel kişiler ile Kurulca bu konuda
sorumluluğu tespit edilen ortak ve yöneticiler hakkında, söz konusu faaliyetlerden
doğan zararın kesinleşmiş olması şartı aranmaksızın, 96 ncı maddenin ikinci fıkrası
kıyasen uygulanır.
(3) (Değişik:26/6/2024-7518/7
md.) İzinsiz sermaye piyasası faaliyetlerinin, internet aracılığı ile
yürütüldüğü tespit edildiğinde; internet aracılığıyla yapılan yayınlarla ilgili
olarak içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine Kurul tarafından
karar verilir. Karar uygulanmak üzere Erişim Sağlayıcıları Birliğine
gönderilir.
(4) (Ek: 17/4/2017-KHK/690-67
md.; Değiştirilerek kabul: 1/2/2018-7077/57 md.) Kuruldan izin alınmaksızın
kitle fonlama platformları aracılığıyla halktan para toplandığına veya Türkiye’de
yerleşik kişilere yönelik olarak internet aracılığıyla yurt dışında kaldıraçlı işlem
ve kaldıraçlı işlemlerle aynı hükümlere tabi olduğu belirlenen türev araç işlemleri
yaptırıldığına ilişkin bilgi edinilmesi halinde, internet aracılığıyla yapılan
yayınlarla ilgili olarak içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine
Kurul tarafından karar verilir. Karar uygulanmak üzere Erişim Sağlayıcıları
Birliğine gönderilir.[11]
Kripto varlık hizmet
sağlayıcıların faaliyetlerinde uygulanacak tedbirler
İzinsiz faaliyetten doğan zarar henüz kesinleşmemiş olsa dahi, faaliyette bulunan gerçek ve tüzel kişiler ile Kurul'ca sorumluluğu tespit edilen ortak ve yöneticiler hakkında Kanun'un 96. maddesinin ikinci fıkrası kıyasen uygulanmaktadır.
Türkiye'de yerleşik kişilere yönelik olarak internet aracılığıyla yurt dışında kaldıraçlı işlem yaptırıldığına ilişkin bilgi edinilmesi hâlinde Kurul tarafından söz konusu yayınlarla ilgili olarak içeriğin çıkarılmasına ve erişimin engellenmesine karar verilebilir; bu karar uygulanmak üzere Erişim Sağlayıcıları Birliğine gönderilir. Bu hüküm doğrudan bir ceza yaptırımı veya mağdura ait dava hakkı öngörmemektedir.
1567 Sayılı Kanun Kapsamındaki İdari Yaptırımlar
Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun'un 3. maddesi, faaliyet izni veya yetki belgesi almaksızın yetkisiz faaliyette bulunanlara elli bin Türk lirasından iki yüz elli bin Türk lirasına kadar idari para cezası öngörmekte; bunun yanı sıra yetkisiz faaliyetin gerçekleştirildiği iş yerindeki tüm faaliyetler bir ay süreyle durdurulmaktadır. İlan ve reklamlarından ya da yapılan işin niteliğinden yalnızca bu faaliyet konusunda açıldığı anlaşılan iş yerleri için ise tüm faaliyetler sürekli olarak durdurulur ve idari para cezası üst sınırdan uygulanır.
1567 sayılı TÜRK PARASININ KIYMETİNİ KORUMA HAKKINDA KANUN m. 3Kaynağı aç
3 – (Değişik: 24/12/2008- 5827/1 md.)
Cumhurbaşkanının bu Kanun
hükümlerine göre yapmış bulunduğu genel ve düzenleyici işlemlerdeki yükümlülüklere
aykırı hareket eden kişi, üçbin Türk Lirasından yirmibeşbin Türk Lirasına kadar
idarî para cezası ile cezalandırılır.[4]
(Değişik ikinci
fıkra:20/7/2025-7555/2 md.) Fiil, 1 inci maddede yazılı kıymetlerin izinsiz olarak
yurttan çıkarılması veya yurda sokulması mahiyetinde ise 21/3/2007 tarihli ve
5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümlerine göre suç veya kabahat
oluşturmadığı takdirde kişi; eşya ve kıymetlerin rayiç bedelinin yarısından iki
katına kadar idari para cezası ile cezalandırılır. Bu fiilin teşebbüs
aşamasında kalması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilir.
Her türlü mal, kıymet,
hizmet ve sermaye ithal ve ihraç edenler veya bu işlere aracılık edenlerden bu
işlemlerinden doğan alacaklarını 1 inci maddeye göre alınan kararlardaki
hükümlere göre ve bu kararlarda tayin edilen süreler içinde yurda
getirmeyenler, yurda getirmekle yükümlü oldukları kıymetlerin rayiç bedelinin
yüzde beşi kadar idarî para cezasıyla cezalandırılırlar. İdarî para cezasına
ilişkin karar kesinleşinceye kadar alacaklarını yurda getirenlere, birinci
fıkra hükmüne göre idarî para cezası verilir. Ancak, verilecek idarî para
cezası yurda getirilmesi gereken paranın yüzde ikibuçuğundan fazla olamaz.
İthalat, ihracat ve diğer
kambiyo işlemlerinde döviz veya Türk Parası kaçırmak kastıyla muvazaalı
işlemlerde bulunanlar, yurda getirmekle yükümlü oldukları veya kaçırdıkları
kıymetlerin rayiç bedeli kadar idarî para cezasıyla cezalandırılırlar. Bu
fiilin teşebbüs aşamasında kalması halinde verilecek ceza yarı oranında
indirilir.
(Ek fıkra:
16/5/2018-7144/1 md.)
Bu Kanuna dayanılarak çıkarılan karar, yönetmelik ve tebliğler ile diğer genel
ve düzenleyici işlemler uyarınca faaliyet izni veya yetki belgesi alınması
zorunlu olan konularda, gerekli izin veya belgeyi almaksızın yetkisiz
faaliyette bulunanlar, elli bin Türk lirasından iki yüz elli bin Türk lirasına
kadar idarî para cezası ile cezalandırılır ve yetkisiz faaliyetin
gerçekleştirildiği iş yerindeki tüm faaliyetler bir ay süreyle durdurulur. (Ek
cümle:20/7/2025-7555/2 md.) Yetkisiz faaliyetin idari para cezasına ilişkin
idari yaptırım kararının kesinleştiği tarihi izleyen beş yıl içinde tekerrürü
halinde idari para cezası üst sınırdan uygulanır. (Değişik
cümle:20/7/2025-7555/2 md.) Yetkisiz faaliyette bulunanların ilan ve
reklamlarından veya yaptıkları işin mahiyetinden söz konusu iş yerini, sadece
faaliyet izni veya yetki verilmesi gereken faaliyet konularında iştigal etmek
maksadıyla açtıkları veya işlettikleri anlaşılıyorsa söz konusu iş yerindeki
tüm faaliyetler sürekli olarak durdurulur ve idari para cezası üst sınırdan
uygulanır. (Ek cümle:20/7/2025-7555/2 md.) Bu fıkra hükümlerinin
uygulanmasında dokuzuncu fıkra hükmü dikkate alınmaz. Durdurma işlemleri
Hazine ve Maliye Bakanlığının talebi üzerine valiliklerce yerine getirilir.[5][6][7]
Bu kabahatlerin bir tüzel
kişinin yararına olarak işlenmesi halinde, ilgili tüzel kişiye de aynı miktarda
idarî para cezası verilir.
Kabahatin konusunu
yabancı para oluşturması halinde, idarî para cezasının hesaplanmasında fiilin işlendiği
tarih itibarıyla Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının bu paraya ilişkin
"döviz satış kuru" esas alınır.
Hükmolunacak idarî para
cezasına, kabahat tarihi ile tahsil tarihi arasındaki süreler için 6183 sayılı
Kanuna göre tespit edilen gecikme zammı oranında, para cezası ile birlikte
tahsil olunmak üzere, gecikme faizi uygulanır. Gecikme faizinin hesaplanmasında
ay kesirleri nazara alınmaz.[8]
(Değişik dokuzuncu
fıkra:20/7/2025-7555/2 md.) Yukarıdaki fıkralarda yazılı kabahatlerin, aynı kabahate ilişkin idari
yaptırım kararının kesinleştiği tarihi izleyen beş yıl içinde tekerrürü halinde
verilecek cezalar iki kat olarak uygulanır.
Bu madde hükmüne göre
idarî para cezasına karar vermeye Cumhuriyet savcısı yetkilidir.
Aynı ihlal için yaptırım kararının kesinleştiği tarihi izleyen beş yıl içinde yetkisiz faaliyetin tekrarlanması hâlinde idari para cezası üst sınırdan uygulanır. Kanun kapsamındaki kabahatlerde, aynı kabahate ilişkin idari yaptırım kararının kesinleştiği tarihi izleyen beş yıl içinde tekerrür hâlinde verilecek cezalar iki kat olarak belirlenmektedir. Kabahatin konusunu yabancı para oluşturuyorsa ceza hesabında fiilin işlendiği tarihteki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz satış kuru esas alınır. Kabahat bir tüzel kişinin yararına işlenmişse ilgili tüzel kişiye de aynı miktarda idari para cezası verilir. Bu idari para cezasına karar verme yetkisi Cumhuriyet savcısına aittir.
Güveni Kötüye Kullanma: Ayrı Bir Hukuki Zemin
Bazı forex işlemlerinde mağdur parayı bir yatırım şirketine ya da aracıya teslim etmiş; ancak karşı taraf bu parayı zilyetliğin devri amacı dışında kullanmış veya iade etmeyerek inkâr etmiştir. Bu tablo, TCK m. 155 kapsamındaki güveni kötüye kullanma suçunu gündeme getirebilir. Suçun temel hâlinde şikâyet üzerine altı aydan iki yıla kadar hapis ve adli para cezası öngörülmüştür. Suçun meslek, sanat, ticaret veya hizmet ilişkisi ya da başkasının mallarını idare etmek yetkisi kapsamında işlenmesi hâlinde ceza bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezasına çıkmaktadır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 155Kaynağı aç
bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde,
kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında
tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine,
altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.[70]
(2) Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi
nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin
gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi halinde, bir
yıldan yedi yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
(3) (Ek:24/12/2025-7571/18
md.) Suçun konusunun motorlu kara, deniz veya hava taşıtı
olması halinde yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza bir kat artırılır.
Bedelsiz senedi kullanma
Zincirleme Suç: Birden Fazla Eylem veya Mağdur
TCK m. 43/1 uyarınca bir suç işleme kararı çerçevesinde değişik zamanlarda aynı kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi hâlinde tek cezaya hükmedilir; ancak bu ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu hüküm uygulanır. Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi hâlinde de bu kural geçerlidir; ancak burada tek fiilin birden fazla kişiyi etkilemesi şartı aranmaktadır. Kasten öldürme, kasten yaralama, işkence ve yağma suçlarına özgü bir istisna öngörülmüş olsa da bu istisna dolandırıcılık suçunu kapsamamaktadır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 43Kaynağı aç
zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir
cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır.
Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli
şekilleri, aynı suç sayılır. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/6 md.) Mağduru
belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır.
(2) Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi
durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır.
(3) Kasten öldürme, kasten yaralama,
işkence ve yağma suçlarında bu madde hükümleri uygulanmaz.[5]
Fikri içtima
Etkin Pişmanlık: Zararı Gidermek Cezayı Azaltır mı?
Dolandırıcılık suçlarında failin etkin pişmanlık göstermesi, TCK m. 168 uyarınca ceza indirimine yol açabilir. Suç tamamlandıktan sonra ve kovuşturma başlamadan önce fail, azmettiren veya yardım eden, mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin yoluyla tamamen giderirse verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. Kovuşturma başladıktan sonra ancak hüküm verilmeden önce bu adım atılırsa indirim yarıya kadar uygulanabilir. Kısmi geri verme veya kısmi tazmin hâlinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için ayrıca mağdurun rızası aranmaktadır. Etkin pişmanlık, uzlaşma kurumundan farklı bir düzenlemedir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 168Kaynağı aç
(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık,
hileli iflâs, taksirli iflâs (…)[72]
suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan
önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek
mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen
gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.
(2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm
verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı
indirilir.
(3) Yağma suçundan dolayı etkin pişmanlık gösteren kişiye verilecek
cezanın, birinci fıkraya giren hallerde yarısına, ikinci fıkraya giren hallerde
üçte birine kadarı indirilir.
(4) Kısmen geri verme veya tazmin
halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun
rızası aranır.
(5) (Ek: 2/7/2012 – 6352/84 md.) Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin
pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı
zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası
açılmaz; zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise,
verilecek ceza üçte birine kadar indirilir. Ancak kişi, bu fıkra hükmünden iki
defadan fazla yararlanamaz.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması
Cezanın Bireyselleştirilmesi: Hâkimin Takdir Alanı
Hâkim, yasal sınırlar içinde temel cezayı belirlerken suçun işleniş biçimini, kullanılan araçları, suçun işlendiği zaman ve yeri, suç konusunun önem ve değerini, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını, failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını ve güttüğü amaç ile saiki göz önünde bulundurmak zorundadır. Bir husus suçun unsurunu oluşturuyorsa temel cezanın belirlenmesinde ayrıca dikkate alınamaz.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 61Kaynağı aç
a) Suçun işleniş biçimini,
b) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları,
c) Suçun işlendiği zaman ve yeri,
d) Suçun konusunun önem ve değerini,
e) Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını,
f) Failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını,
g) Failin güttüğü amaç ve saiki,
Göz önünde bulundurarak, işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın
alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirler.
(2) Suçun olası kastla ya da bilinçli taksirle işlenmesi nedeniyle
indirim veya artırım, birinci fıkra hükmüne göre belirlenen ceza üzerinden yapılır.
(3) Birinci fıkrada belirtilen hususların suçun unsurunu oluşturduğu
hallerde, bunlar temel cezanın belirlenmesinde ayrıca göz önünde bulundurulmaz.
(4) Bir suçun temel şekline nazaran daha ağır veya daha az cezayı
gerektiren birden fazla nitelikli hallerin gerçekleşmesi durumunda; temel
cezada önce artırma sonra indirme yapılır.
(5) Yukarıdaki fıkralara göre belirlenen ceza üzerinden sırasıyla
teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı
ve cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere ilişkin hükümler ile
takdiri indirim nedenleri uygulanarak sonuç ceza belirlenir.
(6) Hapis cezasının süresi gün, ay ve yıl hesabıyla belirlenir. Bir gün,
yirmidört saat; bir ay, otuz gündür. Yıl, resmi takvime göre hesap edilir.
Hapis cezası için bir günün, adlî para cezası için bir Türk Lirasının
artakalanı hesaba katılmaz ve bu cezalar infaz edilmez.
(7) (Ek: 29/6/2005 – 5377/7 md.)Süreli hapis cezasını gerektiren
bir suçtan dolayı bu madde hükümlerine göre belirlenen sonuç ceza, otuz yıldan
fazla olamaz.
(8) (Ek: 29/6/2005 – 5377/7 md.)
Adlî para cezası hesaplanırken, bu madde hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve
bireyselleştirilmesine yönelik artırma ve indirimler, gün üzerinden yapılır.
Adlî para cezası, belirlenen sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı
ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle bulunur.
(9) (Ek: 6/12/2006 – 5560/1 md.) Adlî para cezasının seçimlik ceza
olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç
tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az; üst sınırı da, hapis cezasının
üst sınırından fazla olamaz.
(10) Kanunda açıkça yazılmış olmadıkça cezalar ne artırılabilir, ne
eksiltilebilir, ne de değiştirilebilir.[18][19]
Takdiri indirim nedenleri
Temel ceza belirlendikten sonra sırasıyla teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı ve kişisel indirim nedenleri ile takdiri indirim sebepleri uygulanarak sonuç cezaya ulaşılır. Kanunda açıkça yazılı olmadıkça ceza ne artırılabilir ne eksiltilebilir ne de değiştirilebilir. Süreli hapis cezasına ilişkin suçlarda bu hükümler çerçevesinde belirlenen sonuç ceza otuz yılı aşamaz.
Şikâyet ve Delil Süreci
Mağdur, forex dolandırıcılığına ilişkin şikâyetini Cumhuriyet savcılığına iletebilir. Faillerin tespitinde iletişim kurulan kişilere ait telefon numaraları, paranın gönderildiği banka hesapları ve bağlantılara ait IP adresleri önemli delil kaynakları arasında sayılmakta; soruşturma aşamasında HTS kayıtlarının celbi bu nedenle önem taşımaktadır.
Uzlaştırma: Hangi Durumlarda Uygulanır?
CMK m. 253/1-b-8 uyarınca TCK m. 157'de düzenlenen temel dolandırıcılık suçu uzlaştırma kapsamındadır. Buna karşılık TCK m. 158'deki nitelikli dolandırıcılık bu listede yer almamaktadır. Forex eyleminin hangi madde kapsamında nitelendirileceği somut olayın koşullarına göre belirleneceğinden uzlaştırma imkânının varlığı da bu nitelendirmeye bağlıdır.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 253Kaynağı aç
(1) Aşağıdaki suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek
veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur:
a) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar.
b) Şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın, Türk Ceza Kanununda yer
alan;[102]
1. Kasten yaralama (üçüncü fıkra hariç, madde 86; madde 88),
2. Taksirle yaralama (madde 89),
3. (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Tehdit
(madde 106, birinci fıkra),
4. Konut dokunulmazlığının ihlali (madde 116),
5. (Ek:17/10/2019-7188/26 md.) İş ve çalışma hürriyetinin ihlali
(madde 117, birinci fıkra; madde 119, birinci fıkra (c) bendi),
6. (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Hırsızlık
(madde 141),
7. (Ek:17/10/2019-7188/26 md.) Güveni kötüye kullanma (üçüncü fıkra hariç, madde 155),[103]
8. (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Dolandırıcılık
(madde 157),
9. (Ek:17/10/2019-7188/26 md.) Suç eşyasının satın
alınması veya kabul edilmesi (madde 165),
10. Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması (madde 234),
11. Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi
veya belgelerin açıklanması (dördüncü fıkra hariç, madde 239),
suçları.
c) (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Mağdurun
veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla,
suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis
veya adli para cezasını gerektiren suçlar.
(2) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olanlar hariç olmak
üzere; diğer kanunlarda yer alan suçlarla ilgili olarak uzlaştırma yoluna
gidilebilmesi için, kanunda açık hüküm bulunması gerekir.
(3) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, cinsel
dokunulmazlığa karşı suçlarda, ısrarlı takip suçunda (madde 123/A) ve hakaret
suçunda (madde 125) uzlaştırma yoluna gidilemez. (Ek
cümle: 26/6/2009 – 5918/8 md.) Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu
kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması
hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz. (Ek cümle:24/12/2025-7571/24 md.)
Ancak önödeme kapsamına giren bir suç ile uzlaştırma kapsamına
giren bir suçun birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde uzlaştırma
kapsamındaki suç bakımından uzlaşma hükümleri uygulanır.[104][105][106][107]
(4) Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya
tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli
şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro
tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan
zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar
görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat
veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören,
kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren yedi gün içinde kararını
bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır. 106[108]
(5) Uzlaşma teklifinde bulunulması halinde, kişiye uzlaşmanın mahiyeti ve
uzlaşmayı kabul veya reddetmesinin hukukî sonuçları anlatılır.
(6) Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan
adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura,
suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması
halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır.
(7) Birden fazla kişinin mağduriyetine veya zarar görmesine sebebiyet
veren bir suçtan dolayı uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için, mağdur veya
suçtan zarar görenlerin hepsinin uzlaşmayı kabul etmesi gerekir.
(8) Uzlaşma teklifinde bulunulması veya teklifin kabul edilmesi,
soruşturma konusu suça ilişkin delillerin toplanmasına ve koruma tedbirlerinin
uygulanmasına engel değildir.
(9) (Mülga: 24/11/2016-6763/34 md.)
(10) Bu Kanunda belirlenen hâkimin davaya bakamayacağı haller ile reddi
sebepleri, uzlaştırmacı görevlendirilmesi ile ilgili olarak göz önünde
bulundurulur.
(11) Görevlendirilen uzlaştırmacıya soruşturma dosyasında yer alan ve
Cumhuriyet savcısınca uygun görülen belgelerin birer örneği verilir. Uzlaştırma bürosu uzlaştırmacıya, soruşturmanın
gizliliği ilkesine uygun davranmakla yükümlü olduğunu hatırlatır.[109]
(12) Uzlaştırmacı, dosya içindeki belgelerin birer örneği kendisine
verildikten itibaren en geç otuz gün içinde uzlaştırma işlemlerini sonuçlandırır.
Uzlaştırma bürosu bu süreyi her defasında
yirmi günü geçmemek üzere en fazla iki kez daha uzatabilir.
(13) Uzlaştırma müzakereleri gizli olarak yürütülür. Uzlaştırma
müzakerelerine şüpheli, mağdur, suçtan zarar gören, kanunî temsilci, müdafi ve
vekil katılabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenin kendisi veya
kanunî temsilcisi ya da vekilinin müzakerelere katılmaktan imtina etmesi
halinde, uzlaşmayı kabul etmemiş sayılır.
(14) Uzlaştırmacı, müzakereler sırasında izlenmesi gereken yöntemle
ilgili olarak Cumhuriyet savcısıyla görüşebilir; Cumhuriyet savcısı,
uzlaştırmacıya talimat verebilir.
(15) Uzlaşma müzakereleri sonunda uzlaştırmacı, bir rapor hazırlayarak
kendisine verilen belge örnekleriyle birlikte uzlaştırma
bürosuna verir. Uzlaşmanın gerçekleşmesi halinde, tarafların imzalarını
da içeren raporda, ne suretle uzlaşıldığı ayrıntılı olarak açıklanır. (Ek
cümle: 24/11/2016-6763/34 md.) Uzlaştırma bürosu
soruşturma dosyasını, raporu ve varsa yazılı anlaşmayı Cumhuriyet savcısına
gönderir.
(16) Uzlaşma teklifinin reddedilmesine rağmen, şüpheli ile mağdur veya
suçtan zarar gören uzlaştıklarını gösteren belge ile en geç iddianamenin
düzenlendiği tarihe kadar Cumhuriyet savcısına başvurarak uzlaştıklarını beyan
edebilirler.
(17) Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın, tarafların özgür iradelerine
dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu veya belgeyi
mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza eder.
(18) Uzlaştırmanın sonuçsuz kalması halinde tekrar uzlaştırma yoluna
gidilemez.
(19) Uzlaşma sonucunda şüphelinin
edimini def’aten yerine getirmesi halinde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı
kararı verilir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside
bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde, 171 inci maddedeki şartlar
aranmaksızın, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı
verilir. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Kamu davasının açılmasının
ertelenmesi kararından sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde,
171 inci maddenin dördüncü fıkrasındaki şart aranmaksızın, kamu davası açılır. (…)[110] Uzlaşmanın sağlanması
halinde, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan
zararlar hariç, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış
olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi
halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve
İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden
sayılır.[111]
(20) Uzlaştırma müzakereleri sırasında yapılan açıklamalar, herhangi bir
soruşturma ve kovuşturmada ya da davada delil olarak kullanılamaz.
(21) Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar
görenden birine ilk uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihten itibaren,
uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kaldığı ve en geç, uzlaştırmacının raporunu
düzenleyerek uzlaştırma bürosuna verdiği
tarihe kadar dava zamanaşımı ile kovuşturma koşulu olan dava süresi işlemez.
(22) (Değişik birinci cümle:
24/11/2016-6763/34 md.) Uzlaştırmacıya Adalet
Bakanlığı tarafından belirlenen tarifeye göre ücret ödenir. Uzlaştırmacı
ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri, yargılama giderlerinden sayılır.
Uzlaşmanın gerçekleşmesi halinde bu giderler Devlet Hazinesi tarafından
karşılanır.
(23) Uzlaşma sonucunda verilecek kararlarla ilgili olarak bu Kanunda
öngörülen kanun yollarına başvurulabilir.
(24) (Değişik: 24/11/2016-6763/34 md.) Her Cumhuriyet başsavcılığı
bünyesinde uzlaştırma bürosu kurulur ve yeteri kadar Cumhuriyet savcısı ile
personel görevlendirilir. Uzlaştırmacılar, hukuk fakültesi mezunlarının yer
aldığı, Adalet Bakanlığı tarafından belirlenen uzlaştırmacı listelerinden
görevlendirilir. Uzlaştırmacı, hazırladığı raporu, tutanakları ve varsa yazılı
anlaşmayı büroya gönderir. Uzlaştırma süreci sonunda soruşturma dosyaları,
uzlaştırma bürosunda görevli Cumhuriyet savcıları tarafından sonuçlandırılır.[112]
(25) (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.)Uzlaştırmacıların nitelikleri,
eğitimi, sınavı, görev ve sorumlulukları, denetimi, eğitim verecek kişi, kurum
ve kuruluşların nitelikleri ve denetimleri ile uzlaştırmacı sicili,
uzlaştırmacılar ve eğitim kurumlarının listelerinin düzenlenmesi, Cumhuriyet
başsavcılığı bünyesinde kurulan uzlaştırma bürolarının çalışma usul ve
esasları, uzlaştırma teklifi ile müzakere usulü, uzlaştırma anlaşması ve
raporda yer alacak konular ile uygulamaya dair diğer hususlara ilişkin usul ve
esaslar, Adalet Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.
Mahkeme tarafından uzlaştırma
Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, kapsam dışındaki başka bir suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde kural olarak uzlaşma hükümleri uygulanmaz. Ancak kapsam dışı suçun önödeme kapsamına girmesi hâlinde bu kural farklılaşmaktadır: önödeme kapsamındaki bir suç ile uzlaştırma kapsamındaki bir suç aynı mağdura karşı birlikte işlenmişse uzlaştırma kapsamındaki suç bakımından uzlaşma hükümleri uygulanır. Birden fazla kişinin mağdur olduğu suçlarda ise uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için tüm mağdurların uzlaşmayı kabul etmesi gerekir; tek bir ret uzlaştırma sürecini durdurmaya yeterlidir.
Uzlaştırma sürecinde yapılan açıklamalar hiçbir soruşturma, kovuşturma veya davada delil olarak kullanılamaz. Uzlaşma teklifinin yapılması veya kabulü, soruşturma konusu suça ilişkin delil toplanmasına ve koruma tedbirlerinin uygulanmasına engel değildir. Uzlaştırma sonuçsuz kaldığında tekrar uzlaştırma yoluna gidilemez. Uzlaştırma girişimi süresince ilk teklif tarihinden uzlaştırmacının raporunu büroye teslim ettiği tarihe kadar dava zamanaşımı ve kovuşturma koşulu olan dava süresi işlemez.
Uzlaşma sağlandığında, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlar dışında, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz ve açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin uzlaşma edimini yerine getirmemesi hâlinde uzlaşma raporu veya belgesi, İcra ve İflas Kanunu m. 38 anlamında ilam mahiyetinde belge sayılır.
Forex dolandırıcılığında temel ve nitelikli hâl arasındaki fark nedir?
TCK m. 157'deki temel dolandırıcılık suçu, hileli davranışla aldatma ve yarar sağlamayı içerir; bu hâlde bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası öngörülmüştür. TCK m. 158'deki nitelikli hâllerde ise belirli bentler için hapis cezasının alt sınırı dört yıl olarak belirlenmiş, adli para cezası da suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamayacak biçimde düzenlenmiştir. Eylemin hangi madde kapsamına girdiği somut koşullara göre belirlenmektedir.
İzinsiz faaliyet gösteren forex şirketine hangi yaptırımlar uygulanır?
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m. 109/2 uyarınca sermaye piyasasında izinsiz faaliyette bulunanlar iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezasıyla karşılaşabilir. Bu kişilerin aynı zamanda izahname veya ihraç belgesi olmaksızın satış suçunu da işlemeleri hâlinde yalnızca m. 109/2 suçundan ceza verilir ve bu ceza yarı oranında artırılır. Bunun yanı sıra 1567 sayılı Kanun m. 3 kapsamında idari para cezası ve faaliyet durdurma yaptırımı da ayrıca gündeme gelebilir.
Forex dolandırıcılığında suç birden fazla kişiyle işlenmişse ceza nasıl etkilenir?
TCK m. 158/3 uyarınca suç üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmişse verilecek ceza yarı oranında artırılır. Suç bir örgütün faaliyeti çerçevesinde gerçekleştirilmişse artırım bir kat olarak uygulanır. Ayrıca değişik zamanlarda aynı kişiye karşı ya da birden fazla kişiye karşı tek bir fiille aynı suçun işlenmesi durumunda TCK m. 43 kapsamındaki zincirleme suç hükümleri de devreye girebilir; bu hâlde tek cezaya hükmedilerek dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırım yapılır.
Zararı geri ödemek ceza indirimine yol açar mı?
Evet, TCK m. 168 kapsamındaki etkin pişmanlık hükümleri uygulanabilir. Kovuşturma başlamadan önce zarar tamamen giderilirse cezanın üçte ikisine kadarı indirilebilir; kovuşturma başladıktan hüküm kurulmadan önceki dönemde yapılırsa bu oran yarıya kadardır. Kısmi geri ödemede ise mağdurun rızası ayrıca aranmaktadır.
Forex dolandırıcılığı suçu uzlaştırmaya tabi midir?
CMK m. 253/1-b-8 uyarınca yalnızca TCK m. 157'deki temel dolandırıcılık suçu uzlaştırma kapsamına alınmıştır. TCK m. 158'deki nitelikli dolandırıcılık bu listede yer almamaktadır. Dolayısıyla eylemin nitelikli dolandırıcılık olarak nitelendirilmesi hâlinde uzlaştırma yoluna gidilememektedir. Temel dolandırıcılık söz konusu olsa bile uzlaştırma kapsamı dışındaki başka bir suçla birlikte işlenme durumunda uzlaşma hükümleri kural olarak uygulanmaz; yalnızca birlikte işlenen suçun önödeme kapsamına girmesi hâlinde uzlaştırma kapsamındaki suç bakımından uzlaşma hükümleri uygulanabilir.
Uzlaşma sağlanırsa tazminat hakkı da sona erer mi?
CMK m. 253/19 uyarınca uzlaşmanın sağlanması hâlinde, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlar hariç, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz ve açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Bu sonuç, uzlaşma kararı verilmeden önce dikkatle değerlendirilmesi gereken önemli bir hukuki etkidir.
Güveni kötüye kullanma ile dolandırıcılık suçu arasında ne fark var?
Dolandırıcılık, hileli davranışla aldatma ve bu yolla yarar sağlamayı içerirken güveni kötüye kullanma, zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunmayı ya da devir olgusunu inkâr etmeyi kapsar. Güveni kötüye kullanmanın temel hâli şikâyete tabidir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

