Fezleke Nedir, Soruşturmada Ne İşlev Görür?

by Avukat Erdal Ersoy
Fezleke Nedir, Soruşturmada Ne İşlev Görür?

Fezleke, ceza soruşturması sırasında adli kolluk tarafından düzenlenen ve suça ilişkin toplanan bilgilerin özetlendiği rapordur. Suçun niteliğini ve işleniş biçimini, delilleri, tanık ifadelerini, olay yeri bulgularını, şüpheli kimlik bilgilerini ve suçla bağlantılı görülen diğer unsurları içerebilir. Bu tanım uygulamadaki hukuki anlatıma dayanmaktadır; fezlekenin biçimini ve düzenleme yükümlülüğünü ayrıca düzenleyen bir mevzuat hükmü tespit edilememiştir.

Soruşturmanın hukuki çerçevesi

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinin birinci fıkrasına göre Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir yolla suç işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez, kamu davası açmaya yer olup olmadığını değerlendirmek için hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca savcı; maddi gerçeğin araştırılması ve adil yargılama için emrindeki adli kolluk görevlileri aracılığıyla şüphelinin lehine ve aleyhine delilleri toplayıp muhafaza etmek ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 160Kaynağı aç
Madde 160 – (1) Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle
bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını
açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya
başlar.
(2) Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin
araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî
kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri
toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.
Cumhuriyet savcısının görev ve yetkileri

Adli kolluğun görevleri

CMK'nın 164. maddesinin ikinci fıkrasına göre soruşturma işlemleri, Cumhuriyet savcısının emir ve talimatları doğrultusunda öncelikle adli kolluğa yaptırılır; adli kolluk görevlileri, savcının adli görevlere ilişkin emirlerini yerine getirir. Aynı maddenin birinci fıkrası adli kolluğu, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 8, 9 ve 12. maddelerinde, 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'nun 7. maddesinde, 485 sayılı Gümrük Müsteşarlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında KHK'nın 8. maddesinde ve 2692 sayılı Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanunu'nun 4. maddesinde belirtilen soruşturma işlemlerini yapan güvenlik görevlileri olarak tanımlar.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 164Kaynağı aç
Madde 164 – (1) Adlî kolluk; 4.6.1937 tarihli ve 3201 sayılı
Emniyet Teşkilatı Kanununun 8, 9 ve 12 nci maddeleri, 10.3.1983 tarihli ve 2803
sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanununun 7 nci maddesi, 2.7.1993
tarihli ve 485 sayılı Gümrük Müsteşarlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında
Kanun Hükmünde Kararnamenin 8 inci maddesi ve 9.7.1982 tarihli ve 2692 sayılı
Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanununun 4 üncü maddesinde belirtilen soruşturma
işlemlerini yapan güvenlik görevlilerini ifade eder.[62]
(2) Soruşturma işlemleri, Cumhuriyet savcısının emir ve talimatları
doğrultusunda öncelikle adlî kolluğa yaptırılır. Adlî kolluk görevlileri,
Cumhuriyet savcısının adlî görevlere ilişkin emirlerini yerine getirir.
(3) Adlî kolluk, adlî görevlerin haricindeki hizmetlerde, üstlerinin
emrindedir.
Diğer kolluk birimlerinin adlî kolluk görevi

Fezlekede yer alabilecek deliller

Soruşturma raporunda yer alabilecek delil türleri arasında olay yerinde toplanan parmak izi, DNA örneği ve silah gibi fiziksel kanıtlar; tanık ifadeleri; güvenlik kamerası kayıtları; telefon görüşmeleri ve banka hareketleri gibi elektronik kayıtlar; ilgili diğer belgeler sayılabilir. Bu sıralama sınırlayıcı değil örnekleyici niteliktedir; her soruşturmada bu delillerin tamamının bulunması gerekmez.

Savcının soruşturma sonundaki kararı

CMK'nın 170. maddesinin ikinci fıkrasına göre, soruşturma evresi sonunda toplanan deliller suçun işlendiği konusunda yeterli şüphe oluşturuyorsa Cumhuriyet savcısı iddianame düzenler. Kanun bu değerlendirmeyi belirli bir soruşturma belgesinin adına bağlamamaktadır; ölçüt, toplanan delillerin bütünüdür.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 170Kaynağı aç
Madde 170 – (1) Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet savcısı
tarafından yerine getirilir.
(2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği
hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame
düzenler.
(3) Görevli ve yetkili mahkemeye hitaben düzenlenen iddianamede;
a) Şüphelinin kimliği,
b) Müdafii,
c) Maktul, mağdur veya suçtan zarar görenin kimliği,
d) Mağdurun veya suçtan zarar görenin vekili veya kanunî temsilcisi,
e) Açıklanmasında sakınca bulunmaması halinde ihbarda bulunan kişinin
kimliği,
f) Şikâyette bulunan kişinin kimliği,
g) Şikâyetin yapıldığı tarih,
h) Yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun maddeleri,
i) Yüklenen suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi,
j) Suçun delilleri,
k) Şüphelinin tutuklu olup olmadığı; tutuklanmış ise, gözaltına alma ve
tutuklama tarihleri ile bunların süreleri,
Gösterilir.
(4) İddianamede, yüklenen suçu
oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır; yüklenen
suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer
verilmez.[64]
(5) İddianamenin sonuç kısmında, şüphelinin sadece aleyhine olan hususlar
değil, lehine olan hususlar da ileri sürülür.
(6) İddianamenin sonuç kısmında, işlenen suç dolayısıyla ilgili kanunda
öngörülen ceza ve güvenlik tedbirlerinden hangilerine hükmedilmesinin
istendiği; suçun tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, ilgili
tüzel kişi hakkında uygulanabilecek olan güvenlik tedbiri açıkça belirtilir.
Kamu davasını açmada takdir yetkisi

CMK'nın 172. maddesinin birinci fıkrasına göre, kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememişse veya kovuşturma olanağı yoksa Cumhuriyet savcısı kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu iki hâl kanunda ayrı ayrı düzenlenmiştir. Karar, suçtan zarar görene ve önceden ifadesi alınmış ya da sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir; kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 172Kaynağı aç
Madde 172 – (1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda,
kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi
veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına
karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya
sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii
gösterilir.
(2) (Değişik: 2/1/2017-KHK-680/10 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7072/9
md.) Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu
davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe
ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden
dolayı kamu davası açılamaz.
(3) (Ek: 11/4/2013-6459/19 md.) Kovuşturmaya yer olmadığına dair
kararın etkin soruşturma yapılmadan verildiğinin Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmesi veya bu karar aleyhine
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da
tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi üzerine, kararın
kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde talep edilmesi hâlinde yeniden
soruşturma açılır.[66]
Cumhuriyet savcısının kararına itiraz[67][68]

Kovuşturmama kararından sonra dava açılabilmesi

CMK m. 172'nin ikinci fıkrasına göre kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildikten sonra aynı fiilden kamu davası açılabilmesi iki koşula bağlıdır: kamu davası için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmesi ve bu konuda sulh ceza hâkimliğince karar verilmesi. Bu iki koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekir.

Aynı maddenin üçüncü fıkrası ayrı bir yeniden soruşturma imkânı düzenler. Kovuşturmama kararının etkin soruşturma yapılmadan verildiği Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kesinleşmiş kararıyla tespit edilirse ya da bu karar aleyhine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm veya tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilirse, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde talep edilmesi hâlinde yeniden soruşturma açılır.

Müdafiin soruşturma dosyasını inceleme hakkı

CMK'nın 153. maddesinin birinci fıkrasına göre müdafi, soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve istediği belgelerin bir örneğini harçsız olarak alabilir. Aynı maddenin üçüncü fıkrası, kısıtlama kararı bulunsa bile bazı belgeleri bu sınırın dışında bırakmaktadır: yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanaklar, bilirkişi raporları ve bu kişilerin hazır bulunmaya yetkili oldukları diğer adli işlemlere ait tutanaklar kısıtlama kapsamına girmez. Kovuşturma evresinde ise müdafi, iddianamenin mahkeme tarafından kabul edildiği tarihten itibaren dosya içeriğini ve muhafaza altına alınmış delilleri inceleyebilir; bütün tutanak ve belgelerin örneklerini harçsız olarak alabilir. Bu maddedeki haklardan suçtan zarar görenin vekili de yararlanır.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 153Kaynağı aç
Madde 153 – (Değişik: 2/12/2014-6572/44 md.)
(1) Müdafi, soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve
istediği belgelerin bir örneğini harçsız olarak alabilir.
(2) Müdafiin dosya içeriğini inceleme veya belgelerden örnek alma
yetkisi, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek ise Cumhuriyet
savcısının istemi üzerine hâkim kararıyla kısıtlanabilir. Bu karar ancak
aşağıda sayılan suçlara ilişkin yürütülen soruşturmalarda verilebilir:
a) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;
1. Kasten öldürme (madde 81, 82, 83),
2. Cinsel saldırı (birinci fıkra hariç, madde 102),
3. Çocukların cinsel istismarı (madde 103),
4. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),
5. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (madde 220),
6. Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar (madde 302, 303, 304, 307, 308),
7. Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (madde 309, 310,
311, 312, 313, 314, 315, 316),
8. Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk (madde 326, 327, 328, 329,
330, 331, 333, 334, 335, 336, 337).
b) 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer
Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı (madde 12) suçları.
c) 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 160 ıncı
maddesinde tanımlanan zimmet suçu.
d) 21/3/2007 tarihli ve 5607 sayılı
Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan suçlar.
(3) Yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanak ile
bilirkişi raporları ve adı geçenlerin hazır bulunmaya yetkili oldukları diğer
adli işlemlere ilişkin tutanaklar hakkında, ikinci fıkra hükmü uygulanmaz.
(4) Müdafi, iddianamenin mahkeme tarafından kabul edildiği tarihten
itibaren dosya içeriğini ve muhafaza altına alınmış delilleri inceleyebilir;
bütün tutanak ve belgelerin örneklerini harçsız olarak alabilir.
(5) Bu maddenin içerdiği haklardan suçtan zarar görenin vekili de
yararlanır.
Müdafi ile görüşme
Fezleke nedir?

Fezleke, ceza soruşturması kapsamında adli kolluk tarafından düzenlenen rapordur. Suçun niteliğini, işleniş biçimini, delilleri, tanık ifadelerini, olay yeri bulgularını ve şüpheli kimlik bilgilerini içerebilir. Bu belgenin biçimini ve düzenleme yükümlülüğünü hükme bağlayan bir kanun maddesi tespit edilememiştir; içerik uygulamadaki hukuki anlatıma dayanmaktadır.

Fezlekeyi kim düzenler?

Fezlekenin adli kolluk tarafından düzenlendiği uygulamadaki genel anlatımda yer almaktadır. CMK'nın 164. maddesine göre soruşturma işlemleri Cumhuriyet savcısının emir ve talimatları doğrultusunda öncelikle adli kolluğa yaptırılır; adli kolluk görevlileri savcının adli görevlere ilişkin emirlerini yerine getirir. Kanun, fezleke adlı belgenin bu görev kapsamında düzenleneceğini açıkça hükme bağlamamaktadır.

Fezleke iddianame düzenlenmesi için yeterli midir?

İddianame düzenlenmesi bir soruşturma belgesinin adına değil, toplanan delillerin yeterli şüphe oluşturmasına bağlıdır. CMK m. 170/2'ye göre soruşturma evresi sonunda toplanan deliller suçun işlendiği konusunda yeterli şüphe oluşturuyorsa iddianame düzenlenir. Yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilemezse veya kovuşturma olanağı yoksa CMK m. 172/1 uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir.

Kovuşturmama kararına itiraz edilebilir mi?

CMK m. 172/1 uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilmesi zorunludur. İtirazın süresi ve mercii bu fıkrada sayısal olarak belirlenmemiş olmakla birlikte karar bu bilgileri içermek zorundadır.

Kovuşturmama kararından sonra yeniden soruşturma açılabilir mi?

İki ayrı yol vardır. Birincisi CMK m. 172/2 kapsamındadır: yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmesi ve sulh ceza hâkimliğince karar verilmesi hâlinde aynı fiilden kamu davası açılabilir. İkincisi m. 172/3 kapsamındadır: kovuşturmama kararının etkin soruşturma yapılmadan verildiği AİHM'in kesinleşmiş kararıyla tespit edilirse ya da dostane çözüm veya tek taraflı deklarasyon üzerine düşme kararı verilirse, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde talep hâlinde yeniden soruşturma açılır.

Avukat soruşturma dosyasını inceleyebilir mi?

CMK m. 153/1 uyarınca müdafi, soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve istediği belgelerin bir örneğini harçsız alabilir. Kısıtlama kararı bulunsa bile ifade tutanakları, bilirkişi raporları ve ilgili kişilerin hazır bulunmaya yetkili oldukları adli işlemlere ait tutanaklar bu kısıtlamanın dışında kalır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu