Fatura Nasıl İcraya Konulur ve Alacak Nasıl Tahsil Edilir?

by Avukat Erdal Ersoy
Fatura Nasıl İcraya Konulur ve Alacak Nasıl Tahsil Edilir?

Faturaya Dayalı İlamsız İcra Takibi ve Dayanak Belgeler

Fatura ilam veya ilam niteliğinde bir belge sayılmadığı için bu tür alacaklarda doğrudan ilamlı icra yoluna başvurulamaz. Alacaklılar, fatura alacaklarının tahsili için 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 42 ve devamı maddeleri uyarınca genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi yoluna gitmelidir.

Elektronik ortamda düzenlenen e-fatura resmi bir belge olup hukuki açıdan kâğıt fatura ile farksızdır. Bu nedenle e-fatura da icra takibine dayanak olarak kullanılabilir. E-faturanın takibe konu edilmesi halinde sistem kayıtları, gönderim ve teslim bilgileri delil olarak önem taşır.

Ticari işletmesi doğrultusunda bir mal satan, imal eden, iş gören veya menfaat temin eden tacirden karşı taraf fatura verilmesini ve borç ödenmişse bu durumun faturada gösterilmesini talep edebilir. Bununla birlikte telefon, telgraf, iletişim araçları veya sözlü olarak varılan mutabakatları teyit eden yazıyı alan taraf, tebellüğden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmezse teyit belgesinin sözleşme ve açıklamalara uygun olduğunu kabul etmiş sayılır.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 21Kaynağı aç
MADDE 21- (1) Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir. (2) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. (3) Telefonla, telgrafla, herhangi bir iletişim veya bilişim aracıyla veya diğer bir teknik araçla ya da sözlü olarak kurulan sözleşmelerle yapılan açıklamaların içeriğini doğrulayan bir yazıyı alan kişi, bunu aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde itirazda bulunmamışsa, söz konusu teyit mektubunun yapılan sözleşmeye veya açıklamalara uygun olduğunu kabul etmiş sayılır. 4. Ücret ve sözleşme cezasının indirilmesi

Ödeme Emri, İtiraz ve Takibin Durması

İlamsız icra takibinde ödeme emrinin borçluya tebliği ile birlikte borçlu yedi gün içinde itiraz etmezse takip kesinleşir ve haciz aşamasına geçilir.

İcra takibinin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığı iddiasına dayanan yetki itirazının borçlu tarafından açıkça belirtilmesi gerekir; aksi halde yetki itirazı dikkate alınmaz.

İtirazın Hükümden Düşürülmesi: İtirazın İptali ve İtirazın Kaldırılması

İlamsız takibe borçlunun itiraz etmesi durumunda alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel hükümler çerçevesinde alacağını ispat ederek mahkemeden itirazın iptalini talep edebilir. Bu davada görevli mahkeme alacağın mahiyetine ve tarafların tacir olup olmamasına göre asliye ticaret veya asliye hukuk mahkemesi olarak değerlendirilmekte; müstakil ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde dava asliye hukuk mahkemesinde görülmektedir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 67Kaynağı aç
Madde 67 – (Değişik: 18/2/1965-538/37 md.) (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik: 9/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.[27] İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır. b) İtirazın kesin olarak kaldırılması:[28]

İtirazın iptali davasında mahkemece borçlunun itirazı haksız görülürse takibin devamına karar verilir. Davada itirazında haksız çıkan borçlu veya takibinde kötü niyetli bulunan alacaklı, diğer tarafın istemi üzerine hükmedilen ya da reddedilen tutarın en az yüzde yirmisi oranında tazminatla sorumlu tutulur. İtiraz eden tarafın veli, vasi veya mirasçı sıfatını taşıması halinde borçlu aleyhine tazminata hükmedilmesi kötü niyetin ispatı şartına bağlanmıştır. İcra inkar ve kötü niyet tazminatlarının tayininde icra takibindeki veya davadaki istem dikkate alınır.

İtirazın iptali için öngörülen bir yıllık süreyi geçiren alacaklının genel hükümlere göre alacağını dava etme hakkı saklı kalır. Alacaklı ayrıca yürüyen icra takibinden vazgeçerek bağımsız bir alacak davası açma yoluna da başvurabilir; bu halde takip hukuki sonuç doğurmaz ve talep genel esaslara göre karara bağlanır.

Alacaklının takibi, borçlunun imzasını kabul ettiği ya da noterden onaylı borç ikrarını içeren bir senede veya resmi daireler ile yetkili mercilerin yetkileri dahilinde ve usulüne uygun verdikleri makbuz veya belgeye dayanmaktaysa, itirazın tebliğinden itibaren altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kesin kaldırılması istenebilir. Bu yasal süre geçirildiğinde alacaklı aynı alacak için yeniden ilamsız takibe başvuramaz. İcra mahkemesinde borçlu itirazını tevsik eden belge sunamazsa itiraz kaldırılır; itiraz kanunda sayılan nitelikte bir belgeye dayanıyorsa talep reddolunur.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 68Kaynağı aç
Madde 68 – (Değişik: 18/2/1965-538/38 md.) (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/16 md.) Talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmî dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenitse, alacaklı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Bu süre içerisinde itirazın kaldırılması istenilmediği takdirde yeniden ilâmsız takip yapılamaz. Borçlu itirazını varit gösterecek hiçbir belge ibraz edemezse icra mahkemesi itirazın kaldırılmasına karar verir. İtiraz birinci fıkrada gösterilen senet veya makbuz yahut belgeye müstenit ise itirazın kaldırılması talebi reddolunur. Borçlu murisine ait bir alacak için takibedilmekte olup da, terekenin borca batık olduğunu ileri sürerse bu hususta ilam getirmesi için kendisine münasip bir mühlet verilir. Bunun dışında itirazın kaldırılması talebinin kabul veya reddi için ileri sürülen iddia ve savunmalar bekletici mesele yapılamaz. (Değişik: 9/11/1988-3494/2 md.) Borçlunun gösterdiği belge altındaki imza alacaklı tarafından inkar edilirse hakim, 68/a maddesinde yazılı usule göre yaptığı inceleme neticesinde imzanın alacaklıya ait olduğuna kanaat getirdiği takdirde alacaklının itirazın kaldırılması talebini reddeder ve alacaklıyı sözü edilen belgenin taalluk ettiği değer veya miktarın yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder. Alacaklı genel mahkemede dava açarsa bu para cezasının infazı dava sonuna kadar tehir olunur ve alacaklı bu davada alacağını ve imzanın kendisine ait olmadığını ispat ederse bu ceza kalkar. Alacaklı duruşmada bizzat bulunmayıp da imza vekili tarafından reddolunduğu takdirde vekil mütaakıp oturumda müvekkilini imza tatbikatı için hazır bulundurmaya veya masraflarını vererek davetiye tebliğ ettirmeye mecburdur. Kabule değer mazereti olmadan gelmiyen alacaklı borçlunun dayandığı belgede yazılı miktar hakkındaki itirazın kaldırılması talebinden vazgeçmiş sayılır. (Ek fıkra: 6/6/1985-3222/6 md.; Değişik: 9/11/1988-3494/2 md.) (Değişik birinci cümle: 17/7/2003-4949/16 md.) İtirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü hâlinde borçlu, talebin aynı nedenlerle reddi hâlinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden  aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir.   Borçlu, menfi tespit ve istirdat davası açarsa, yahut alacaklı genel mahkemede dava açarsa, hükmolunan tazminatın tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve dava lehine sonuçlanan taraf için, daha önce hükmedilmiş olan tazminat kalkar.[29] c) İtirazın geçici olarak kaldırılması:[30]

İtirazın kaldırılması aşamasında borçlunun sunduğu belgedeki imza alacaklıca inkar edilir ve yapılan incelemede imzanın alacaklıya ait olduğu anlaşılırsa talep reddedilerek alacaklı belgenin taalluk ettiği tutarın yüzde onu oranında para cezasına çarptırılır. İtirazın kaldırılması isteminin esasa ilişkin nedenlerle kabul edilmesi durumunda borçlu, aynı gerekçelerle reddi halinde ise alacaklı, karşı tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden az olmamak üzere tazminata mahkum edilir.

Fatura Alacaklarında İspat Yükü ve Deliller

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Bu çerçevede fatura alacaklarında ispat yükü kural olarak alacaklıda olup alacaklı faturaya konu malın teslim edildiğini veya hizmetin ifa edildiğini, borcun doğduğunu ve ödenmediğini ispatlamak zorundadır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 6Kaynağı aç
Madde 6 – Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. II. Resmî belgelerle ispat

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 21/2 uyarınca bir faturayı teslim alan kimse, tebellüğ tarihinden itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriğine itiraz etmezse bu içeriği kabul etmiş sayılır. Tacirler arasındaki ilişkilerde bu durum faturayı düzenleyen lehine bir karine vücuda getirmektedir.

Faturanın alt bölümünde imza ve ödendi ibaresiyle kaşe bulunması bedelin tahsil edildiğine yönelik bir karine oluşturur. Kaşenin faturanın üst kısmında bulunması ise çoğu zaman faturanın düzenlendiğini ancak henüz tahsil edilmediğini ifade eder; ancak kaşenin konumu tek başına borcun ödendiğini kesin olarak ispatlamaz.

Zamanaşımı, Menfi Tespit ve İstirdat

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi uyarınca kanunda aksi belirtilmedikçe alacaklar on yıllık zamanaşımına tabidir; bununla birlikte satım, hizmet veya eser sözleşmelerinden kaynaklanan alacaklarda beş yıllık zamanaşımının da uygulanabileceği değerlendirilmektedir. Zamanaşımı kural olarak borcun muaccel hale gelmesiyle işlemeye başlar ve yasal süresi içinde icra takibi yapılması veya dava ikame edilmesiyle kesilir. Borçlu tarafından zamanaşımı defisi öne sürülmedikçe bu yön icra mercii veya mahkemece re'sen gözetilmez.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 146Kaynağı aç
MADDE 146- Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. II. Beş yıllık zamanaşımı

İlamsız icra takibi devam ederken borçlu tarafından ödeme yapılması halinde, sürdürülen menfi tespit davası istirdat davasına dönüşür ve tahsil edilen tutarın geri verilmesi bu dava kapsamında talep edilir.

Faturaya dayalı icra takibinde avukat tutma zorunluluğu var mıdır?

Faturaya dayalı icra takibinde kanuni olarak avukatla takip zorunluluğu bulunmamaktadır.

Faturaya kaç gün içinde itiraz edilmelidir?

Faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriğine itiraz etmezse Türk Ticaret Kanunu m. 21/2 uyarınca içeriği kabul etmiş sayılır.

E-fatura ile ilamsız icra takibi yapılabilir mi?

Elektronik ortamda düzenlenen e-fatura resmi bir belge olup kâğıt fatura ile hukuki açıdan farksızdır ve icra takibine dayanak olarak kullanılabilir.

İlamsız takipte ödeme emrine itiraz süresi ne kadardır?

Borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmediği takdirde icra takibi kesinleşir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu