EYT Emeklilik Şartları ve Başvuru Süreci

by Avukat Erdal Ersoy
EYT Emeklilik Şartları ve Başvuru Süreci

EYT Düzenlemesinin Kapsamı ve Genel Esasları

7438 sayılı Kanun kapsamında ilk sigorta başlangıcı 9 Eylül 1999 tarihinden önce olan sigortalılar bakımından emeklilikte yaş koşulu tamamen kaldırılmıştır. Bu kapsamda yer alan kişilerin emekli olabilmesi için sigortalılık süresi ile prim ödeme gün sayısı koşullarını eksiksiz tamamlamaları gerekir. Sigorta başlangıç tarihi 9 Eylül 1999 ve sonrasına denk gelen sigortalılar ise bu kanuni düzenlemeden yararlanamaz; söz konusu sigortalılar yönünden kademeli emekliliğe ilişkin yasalaşmış bir düzenleme bulunmamaktadır. Şartları sağlayan sigortalılar açısından tahsis talebinde bulunmak için herhangi bir son başvuru tarihi öngörülmemiş olup bağlanan aylık başvuruyu takip eden ay başından geçerli olur.

Sigortalılık Kollarına Göre Prim ve Hizmet Şartları

Sosyal güvenlik mevzuatında emeklilik için gereken prim ve süre koşulları sigortalılık statülerine göre ayrıma tabi tutulmuştur. 4/a (SSK) kapsamındaki kadın sigortalılar için 20 yıl, erkek sigortalılar için ise 25 yıl sigortalılık süresi aranmaktadır. Prim ödeme gün sayısında ise mülga 506 sayılı Kanun'un geçici 81. maddesi uyarınca 5.000 ila 5.975 gün arasında değişen kademeli prim şartı aranmakla birlikte kadın sigortalılar açısından 5.000 prim gününün yeterli kabul edildiği durumlar da bulunmaktadır.

4/b (Bağ-Kur) sigortalılarının emeklilik hakkı elde edebilmesi için kadınlarda 20 tam yıl yani 7.200 prim günü, erkeklerde ise 25 tam yıl yani 9.000 prim günü fiili hizmet süresini tamamlamış olmaları şarttır. Emekli Sandığı (4/c) kapsamındaki kısmi emeklilik uygulamasında ise sigortalılardan 10 tam yıl yani 3.600 gün hizmet süresi ile 60 yaşını doldurmuş olma koşulu birlikte aranır.

Hizmet Borçlanması ile Prim Günlerinin Tamamlanması

Prim günü eksiği bulunan sigortalılar yönünden 7438 sayılı Kanun bünyesinde borçlanmaya dair ayrı ve özel bir hesaplama yöntemi getirilmemiştir. İlgililer askerlik, doğum, yurtdışı çalışması, avukatlık stajı veya kısmi süreli çalışma sürelerini ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde borçlanabilirler. Bu borçlanmalarda ödenecek prim tutarları, borçlanma başvurusunun yapıldığı tarihteki prime esas kazanç alt ve üst sınırları üzerinden güncel olarak hesaplanır.

İş Hukuku Kapsamında Emeklilik Feshi ve Tazminatlar

1475 sayılı Kanun'un 14. maddesinin birinci fıkrasının beşinci bendi uyarınca mülga 506 sayılı Kanun'un geçici 81. maddesindeki sigortalılık süresi ile prim gününü tamamlayarak kendi isteğiyle işten ayrılan işçiye kıdem tazminatı ödenir. Yaşlılık veya emeklilik aylığı almak amacıyla iş sözleşmesini fesheden işçinin kıdem tazminatına hak kazanabilmesi için aylığa hak kazandığını ve tahsis talebiyle Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurduğunu belgelemesi şarttır. Emeklilik sebebiyle işten ayrılan çalışanın ihbar tazminatı talep etme hakkı olmadığı gibi ihbar öneli bildirim süresine uyma zorunluluğu da bulunmaz. Kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi halinde açılacak davada mahkeme, gecikme süresi için mevduata uygulanan en yüksek faizin ödenmesine hükmeder.

1475 sayılı İŞ KANUNU m. 14Kaynağı aç
Madde 14 – (Değişik birinci fıkra: 29/7/1983 – 2869/3 md.) Bu Kanuna tabi işçilerin hizmet akitlerinin: 1. İşveren tarafından bu Kanunun 17 nci maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında, 2. İşçi tarafından bu Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca, 3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyle, 4. Bağlı bulundukları kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla;[2] 5. (Ek: 25/8/1999 – 4447/45 md.) 506 Sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle, Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır. (Değişik fıkralar: 17/10/1980 – 2320/1 md.): İşçilerin kıdemleri, hizmet akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalıştıkları süreler gözönüne alınarak hesaplanır. İşyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde işçinin kıdemi, işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanır. 12/7/1975 tarihinden, itibaren işyerinin devri veya herhangi bir suretle el değiştirmesi halinde işlemiş kıdem tazminatlarından her iki işveren sorumludur. Ancak, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır. 12/7/1975 tarihinden evvel işyeri devrolmuş veya herhangi bir suretle el değiştirmişse devir mukavelesinde aksine bir hüküm yoksa işlemiş kıdem tazminatlarından yeni işveren sorumludur.[3] [4] İşçinin birinci bendin 4 üncü fıkrası hükmünden faydalanabilmesi için aylık veya toptan ödemeye hak kazanmış bulunduğunu ve kendisine aylık bağlanması veya toptan ödeme yapılması için yaşlılık sigortası bakımından bağlı bulunduğu kuruma veya sandığa müracaat etmiş olduğunu belgelemesi şarttır. İşçinin ölümü halinde bu şart aranmaz. T.C. Emekli Sandığı Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kanununa veya yalnız Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olarak sadece aynı ya da değişik kamu kuruluşlarında geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle Sosyal Sigortalar Kanununa göre yaşlılık veya malullük aylığına ya da toptan ödemeye hak kazanan işçiye, bu kamu kuruluşlarında geçirdiği hizmet sürelerinin toplamı üzerinden son kamu kuruluşu işverenince kıdem tazminatı ödenir. Yukarıda belirtilen kamu kuruluşlarında işçinin hizmet akdinin evvelce bu maddeye göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona ermesi suretiyle geçen hizmet süreleri kıdem tazminatının hesabında dikkate alınmaz. Ancak, bu tazminatın T.C. Emekli Sandığına tabi olarak geçen hizmet süresine ait kısmı için ödenecek miktar, yaşlılık veya malullük aylığının başlangıç tarihinde T.C. Emekli Sandığı Kanununun yürürlükteki hükümlerine göre emeklilik ikramiyesi için öngörülen miktardan fazla olamaz. Bu maddede geçen kamu kuruluşları deyimi, genel, katma ve özel bütçeli idareler ile 468 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde sayılan kurumları kapsar. Aynı kıdem süresi için bir defadan fazla kıdem tazminatı veya ikramiye ödenmez. Kıdem tazminatının hesaplanması, son ücret üzerinden yapılır. Parça başı, akort, götürü veya yüzde usulü gibi ücretin sabit olmadığı hallerde son bir yıllık süre içinde ödenen ücretin o süre içinde çalışılan günlere bölünmesi suretiyle bulunacak ortalama ücret bu tazminatın hesabına esas tutulur. Ancak, son bir yıl içinde işçi ücretine zam yapıldığı takdirde, tazminata esas ücret, işçinin işten ayrılma tarihi ile zammın yapıldığı tarih arasında alınan ücretin aynı süre içinde çalışılan günlere bölünmesi suretiyle hesaplanır. (Değişik: 29/7/1983 – 2869/3 md.) 13 üncü maddesinde sözü geçen tazminat ile bu maddede yer alan kıdem tazminatına esas olacak ücretin hesabında 26 ncı maddenin birinci fıkrasında yazılı ücrete ilaveten işçiye sağlanmış olan para ve para ile ölçülmesi mümkün akdi ve kanundan doğan menfaatler de gözönünde tutulur. Kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi sebebiyle açılacak davanın sonunda hakim gecikme süresi için, ödenmeyen süreye göre mevduata uygulanan en yüksek faizin ödenmesine hükmeder. İşçinin mevzuattan doğan diğer hakları saklıdır.[5] (Değişik: 17/10/1980 – 2320/1 md.) Bu maddede belirtilen kıdem tazminatı ile ilgili 30 günlük süre hizmet akidleri veya toplu iş sözleşmeleri ile işçi lehine değiştirilebilir. (Değişik: 10/12/1982 – 2762/1 md.) Ancak, toplu sözleşmelerle ve hizmet akitleriyle belirlenen kıdem tazminatlarının yıllık miktarı, Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek Devlet memuruna 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesini geçemez. (Değişik fıkralar: 17/10/1980 – 2320/1 md.): İşçinin ölümü halinde yukarıdaki hükümlere göre doğan tazminat tutarı, kanuni mirasçılarına ödenir. Kıdem tazminatından doğan sorumluluğu işveren şahıslara veya sigorta şirketlerine sigorta ettiremez. İşveren sorumluluğu altında ve sadece yaşlılık, emeklilik, malullük, ölüm ve toptan ödeme hallerine mahsus olmak kaydiyle Devlet veya kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulu kurumlarda veya % 50 hisseden fazlası Devlete ait bir bankada veya bir kurumda işveren tarafından kıdem tazminatı ile ilgili bir fon tesis edilir.[6] Fon tesisi ile ilgili hususlar kanunla düzenlenir.

İşveren, bir çalışanın yalnızca emeklilik veya EYT şartlarını kazanmış olmasını gerekçe göstererek iş sözleşmesini feshedemez; bu sebeple işten çıkarılan işçi işe iade davası açma hakkına sahiptir. Emekli olarak kıdem tazminatını tahsil eden ve aynı işyerinde aralıksız ya da yeniden çalışmaya devam eden işçinin önceki çalışma dönemine ilişkin kıdemi sıfırlanır; ilerleyen dönemde haklı fesih gündeme gelirse kıdem tazminatı sonraki dönem üzerinden hesaplanır. Buna karşılık, aynı işyerinde sürdürülen çalışmalarda yıllık ücretli izin hakkının belirlenmesinde kıdem tazminatının ödenmiş olması engel teşkil etmez ve kural olarak tüm çalışma süreleri birleştirilerek değerlendirilir.

SGK Başvuru Usulü ve Uyuşmazlıkların Yargıya Taşınması

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurulması zorunludur. Kuruma yapılan başvuruya altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde talep zımnen reddedilmiş sayılır ve yargı yoluna başvurulabilmesi için talebin açıkça veya zımnen reddi dava şartıdır. Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılan başvuru süresince geçen zaman, kanuni zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesabında dikkate alınmaz.

7036 sayılı İŞ MAHKEMELERİ KANUNU m. 4Kaynağı aç
MADDE 4- (1) 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç olmak üzere, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurulması zorunludur. Diğer kanunlarda öngörülen süreler saklı kalmak kaydıyla yapılan başvuruya altmış gün içinde Kurumca cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır. Kuruma karşı dava açılabilmesi için taleplerin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması şarttır. Kuruma başvuruda geçirilecek süre zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz. (2) Hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, dava Kuruma resen ihbar edilir. İhbar üzerine davaya davalı yanında ferî müdahil olarak katılan Kurum, yanında katıldığı taraf başvurmasa dahi kanun yoluna başvurabilir. Kurum, yargılama sonucu verilecek kararı kesinleştikten sonra uygulamakla yükümlüdür. Görev

Prim günü veya sigortalılık süresinin yetersiz olduğu gerekçesiyle başvurusu Kurum tarafından reddedilen veya altmış gün içinde cevap verilmeyerek reddedilmiş sayılan sigortalılar, iş mahkemesinde aylık bağlanması davası açabilirler. Hizmet akdine dayalı zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri ise dava öncesi Kuruma başvuru zorunluluğunun istisnasını oluşturur; işveren aleyhine açılan hizmet tespiti davaları mahkemece Sosyal Güvenlik Kurumuna resen ihbar edilir.

EYT başvurusu için hak düşürücü bir son tarih var mıdır?

Emeklilikte yaş şartını kaldıran düzenleme kapsamında başvurular için herhangi bir son tarih bulunmamaktadır; şartları tamamlayan sigortalılar istedikleri tarihte başvurabilir ve aylık müracaatı izleyen ayın başından itibaren bağlanır.

4/b Bağ-Kur sigortalılarının EYT emeklilik şartları nelerdir?

4/b sigortalılarının düzenlemeden faydalanabilmesi için kadınlarda 20 tam yıl (7.200 prim günü), erkeklerde ise 25 tam yıl (9.000 prim günü) fiili hizmet süresinin eksiksiz tamamlanması aranır.

9 Eylül 1999 ve sonrasında işe başlayanlar EYT hakkından yararlanabilir mi?

İlk sigorta başlangıcı 9 Eylül 1999 ve sonrasına denk gelen çalışanlar 7438 sayılı Kanun kapsamındaki düzenlemeden yararlanamaz ve bu grup için henüz yasalaşmış bir kademeli emeklilik mevzuatı bulunmamaktadır.

Emeklilik nedeniyle işten ayrılan işçi ihbar tazminatı alabilir mi?

1475 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca emeklilik sebebiyle iş sözleşmesini fesheden işçinin ihbar tazminatı talep hakkı bulunmadığı gibi ihbar süresi verme yükümlülüğü de yoktur.

Kıdem tazminatı gecikirse yasal faiz oranı neye göre belirlenir?

1475 sayılı Kanun'un 14. maddesi gereğince kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi durumunda açılacak davada hâkim, gecikme süresi için mevduata uygulanan en yüksek faizin tahsiline karar verir.

SGK emeklilik talebini reddederse dava öncesi zorunlu prosedür nedir?

7036 sayılı Kanun'un 4. maddesi gereğince dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat zorunludur; Kurumun altmış gün içinde cevap vermemesi halinde talep reddedilmiş sayılarak iş mahkemesinde dava ikame edilebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu