Evlilikte Şiddetin Cezası ve Temel Hukuki Sonuçları

by Avukat Erdal Ersoy
Evlilikte Şiddetin Cezası ve Temel Hukuki Sonuçları

Evlilik Birliği İçerisinde Şiddet Türleri

Evlilik birliği içerisinde şiddet; fiziksel, psikolojik, ekonomik ve cinsel saldırılar şeklinde ortaya çıkabilmektedir. Eşin fiziksel saldırıya uğraması, yumruk, tokat veya bir cisimle yaralanmaya çalışılması fiziksel şiddeti oluşturur. Kişinin aşağılanması, onurunun kırılması ve utanç verici durumlarla karşı karşıya bırakılması gibi baskılar ise evlilikte psikolojik şiddet teşkil eder.

Ekonomik şiddet; eşin parasının izinsiz alınması, çalışmaya veya çalışmamaya zorlanması ya da borçlandırılması gibi mali baskılar yoluyla gerçekleşir. Eşin fuhşa zorlanması, rızası olmaksızın zorla cinsel ilişkiye girmeye zorlanması veya kürtaj yaptırmaya ya da yaptırmamaya zorlanması ise cinsel şiddet eylemleridir.

Eşe Karşı Kasten Yaralama Suçu ve Cezası

Evlilikte uygulanan şiddet eylemleri 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kapsamında kasten yaralama, eziyet, tehdit, hakaret, cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma gibi suçlar üzerinden cezai yaptırıma bağlanır. 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince, kasten mağdurun bedensel acı çekmesine yol açan ya da sağlığı ile algılama yeteneğinde bozulmaya sebebiyet veren fail hakkında bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 86Kaynağı aç
Madde 86- (1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veya
sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin
kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde
hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, altı aydan
bir yıl altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12/5/2022-7406/3 md.) Suçun kadına
karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan
az olamaz.
(3) Kasten yaralama suçunun;
a) Üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı,[38]
b) Beden veya ruh bakımından kendisini
savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
d) Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
e) Silahla,
f) (Ek:14/4/2020-7242/11 md.) Canavarca hisle,
İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında,
(f) bendi bakımından ise bir kat artırılır.[39]
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama[40]

Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması halinde, mağdurun şikâyeti üzerine altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur. Ancak söz konusu yaralama fiilinin kadına karşı işlenmesi durumunda verilecek hapis cezasının alt sınırı dokuz aydan az olamaz.

5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca kasten yaralama suçunun üstsoya, altsoya, kardeşe, eşe veya boşandığı eşe karşı işlenmesi halinde, mağdurun şikâyeti aranmaksızın verilecek ceza yarı oranında artırılır. Dolayısıyla evlilik devam ederken veya boşanmanın ardından eşe yönelen kasten yaralama suçları resen soruşturulur ve nitelikli yaptırıma tabi tutulur.

Evlilik Birliğinde Eziyet Suçu ve Nitelikli Halleri

5237 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca, mağdurun eziyet görmesine sebebiyet veren eylemleri gerçekleştiren faile iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası tatbik edilir. Bahse konu suçun kadına karşı işlenmesi durumunda ise hükmolunacak cezanın alt sınırının iki yıl altı aydan az olamayacağı düzenlenmiştir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 96Kaynağı aç
Madde 96- (1) Bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak
davranışları gerçekleştiren kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12/5/2022-7406/5
md.) Suçun kadına karşı işlenmesi
hâlinde cezanın alt sınırı iki yıl altı aydan az olamaz.
(2) Yukarıdaki fıkra kapsamına giren fiillerin;
a) Çocuğa, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda
bulunan kişiye ya da gebe kadına karşı,
b) Üstsoy veya altsoya, babalık veya analığa ya da eşe veya boşandığı eşe
karşı,[47]
İşlenmesi halinde, kişi hakkında üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.
DÖRDÜNCÜ
BÖLÜM
Koruma,
Gözetim, Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün İhlâli
Terk

Eziyet eylemlerinin üstsoy veya altsoya, babalık veya analığa ya da eşe veya boşandığı eşe karşı işlenmesi halinde fail hakkında üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Aynı ceza aralığı, suçun çocuğa, gebe kadına ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumdaki kişilere karşı işlenmesi durumunda da uygulanır.

Eşe Yönelik Cinsel Saldırı Eylemlerinin Cezai Boyutu

5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlal eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine beş yıldan on yıla kadar; eylemin sarkıntılık düzeyinde kalması halinde ise iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası alır. Fiilin vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi halinde ise faile on iki yıldan az olmamak üzere hapis cezası verilir. Bu nitelikli fiilin eşe karşı işlenmesi durumunda soruşturma ve kovuşturma yapılması mağdurun şikâyetine bağlı tutulmuştur.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 102Kaynağı aç
Madde 102- (Değişik:
18/6/2014-6545/58 md.)
(1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin
vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan
on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık
düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiilin vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle
gerçekleştirilmesi durumunda, on iki yıldan az olmamak üzere hapis cezasına
hükmolunur. Bu fiilin eşe karşı işlenmesi hâlinde, soruşturma ve kovuşturmanın
yapılması mağdurun şikâyetine bağlıdır.
(3) Suçun;
a) Beden veya ruh bakımından kendisini
savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
b) Kamu görevinin, vesayet veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye
kullanılmak suretiyle,
c) Üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan
bir kişiye karşı ya da üvey baba, üvey ana, üvey kardeş, evlat edinen veya
evlatlık tarafından,
d) Silahla veya birden fazla kişi tarafından birlikte,
e) İnsanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu
ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,
işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilen cezalar yarı
oranında artırılır.
(4) Cinsel saldırı için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama
suçunun ağır neticelerine neden olması hâlinde, ayrıca kasten yaralama suçuna
ilişkin hükümler uygulanır.
(5) Suç sonucu mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâlinde,
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.
Çocukların cinsel istismarı

Cinsel saldırı suçunun kendisini savunamayacak kişiye, belirli hısımlık ilişkisi içinde bulunan kişiye, silahla veya birden fazla kişiyle toplu yaşam ortamlarının kolaylığından faydalanılarak işlenmesi cezayı yarı oranında artırır. Fiil için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine neden olması halinde fail hakkında ayrıca kasten yaralama hükümleri uygulanır; eylem neticesinde mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü halinde ise faile ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir.

Darp Raporunun Temini ve Delil Değeri

Evlilikte şiddet sonucu vücudunda darp izi bulunan eş, doğrudan devlet hastanesine veya özel hastaneye müracaat ederek adli rapor düzenlenmesini isteyebilir. Bunun yanında polis merkezleri, jandarma karakolları veya Cumhuriyet başsavcılığına şikâyette bulunularak adli muayene amacıyla hastaneye sevk talep edilebilir. Tanzim edilen adli muayene raporu, hem ceza yargılamasında hem de koruma tedbiri süreçlerinde maddi delil olarak kullanılır.

6284 Sayılı Kanun Kapsamında Başvuru ve Tedbir Kararları

Evlilikte şiddete uğrayan eş; Cumhuriyet Savcılığı, polis merkezleri, jandarma karakolları, Aile Mahkemesi, İl Sosyal Hizmet Müdürlükleri, sağlık kuruluşları, baroların adli yardım ve kadın danışma birimleri, kadın STK'ları ile Alo 183 hattına başvurabilir. 6284 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca tedbir kararları ilgilinin talebi, Bakanlık veya kolluk görevlileri ya da Cumhuriyet savcısının başvurusu üzerine en çabuk ve en kolay ulaşılabilecek yer hâkiminden, mülkî amirden veya kolluk biriminden talep edilebilir.

6284 sayılı AİLENİN KORUNMASI VE KADINA KARŞI ŞİDDETİN ÖNLENMESİNE DAİR KANUN m. 8Kaynağı aç
MADDE 8 – (1) Tedbir kararı, ilgilinin talebi,
Bakanlık veya kolluk görevlileri ya da Cumhuriyet savcısının başvurusu üzerine
verilir. Tedbir kararları en çabuk ve en kolay ulaşılabilecek yer hâkiminden,
mülkî amirden ya da kolluk biriminden talep edilebilir.
(2) Tedbir kararı ilk
defasında en çok altı ay için verilebilir. Ancak şiddet veya şiddet uygulanma
tehlikesinin devam edeceğinin anlaşıldığı hâllerde, resen, korunan kişinin ya
da Bakanlık veya kolluk görevlilerinin talebi üzerine tedbirlerin süresinin
veya şeklinin değiştirilmesine, bu tedbirlerin kaldırılmasına veya aynen devam
etmesine karar verilebilir.
(3) Koruyucu tedbir
kararı verilebilmesi için, şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge
aranmaz. Önleyici tedbir kararı, geciktirilmeksizin verilir. Bu kararın
verilmesi, bu Kanunun amacını gerçekleştirmeyi tehlikeye sokabilecek şekilde
geciktirilemez.
(4) Tedbir kararı,
korunan kişiye ve şiddet uygulayana tefhim veya tebliğ edilir. Tedbir talebinin
reddine ilişkin karar ise sadece korunan kişiye tebliğ edilir. Gecikmesinde
sakınca bulunan hâllerde ilgili kolluk birimi tarafından verilen tedbir kararı
şiddet uygulayana bir tutanakla derhâl tebliğ edilir.
(5) Tedbir kararının
tefhim ve tebliğ işlemlerinde, tedbir kararına aykırılık hâlinde şiddet
uygulayan hakkında zorlama hapsinin uygulanacağı ihtarı yapılır.
(6) Gerekli bulunması
hâlinde, tedbir kararı ile birlikte talep üzerine veya resen, korunan kişi ve
diğer aile bireylerinin kimlik bilgileri veya kimliğini ortaya çıkarabilecek
bilgileri ve adresleri ile korumanın etkinliği bakımından önem taşıyan diğer
bilgileri, tüm resmi kayıtlarda gizli tutulur. Yapılacak tebligatlara ilişkin
ayrı bir adres tespit edilir. Bu bilgileri hukuka aykırı olarak başkasına
veren, ifşa eden veya açıklayan kişi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı
Türk Ceza Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.
(7)
Talep hâlinde ilgililere kişisel eşya ve belgelerinin kolluk marifetiyle
teslimi sağlanır.
İtiraz

6284 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmaz; önleyici tedbir kararı ise geciktirilmeksizin verilir. Şiddet mağduru olduğunu darp raporu veya diğer meşru delillerle ortaya koyan başvuruculara öncelik tanınabilir.

Verilen tedbir kararı korunan kişiye ve şiddet uygulayana tefhim veya tebliğ edilir; tedbir talebinin reddi kararı ise yalnızca korunan kişiye tebliğ edilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde kolluk birimi tarafından alınan tedbir kararı şiddet uygulayana tutanakla derhal tebliğ edilir. Tebliğ ve tefhim işlemlerinde şiddet uygulayana, tedbir kararına aykırı davranması durumunda zorlama hapsi uygulanacağı açıkça ihtar edilir.

Koruma ve Uzaklaştırma Tedbirlerinin Türleri

Hâkim tarafından 6284 sayılı Kanun çerçevesinde; iş yerinin değiştirilmesine, evli eşler için müşterek yerleşim yerinden ayrı bir yerleşim yeri belirlenmesine, tapu kütüğüne aile konutu şerhi konulmasına ve hayati tehlike halinde kimlik ile ilgili diğer bilgi ve belgelerin değiştirilmesine karar verilebilir. Gerekli görülmesi halinde korunan kişinin ve aile bireylerinin kimlik bilgileri ile adresleri tüm resmi kayıtlarda gizli tutulur; talep üzerine kişisel eşya ve belgelerin kolluk marifetiyle teslimi sağlanır.

Şiddet uygulayana yönelik olarak; şiddet tehdidi, hakaret ve aşağılama içeren davranışlarda bulunmaması, müşterek konuttan derhal uzaklaştırılması ve konutun korunan eşe tahsis edilmesi, korunan kişilerin konut, okul ve iş yerine yaklaşmaması tedbirlerine hükmedilebilir. Ayrıca bulundurulan silahların kolluğa veya görevi gereği zimmetli silahların kuruma teslimi, alkol veya uyuşturucu madde etkisi altındayken yaklaşılmaması ve bağımlılık halinde muayene/tedavi sağlanması kararlaştırılabilir. Şiddet uygulayan ailenin geçimini sağlıyorsa tedbiren nafakaya da hükmedilebilir.

Tedbir Süresi ve Karara Aykırılıkta Zorlama Hapsi

6284 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tedbir kararı ilk defasında en çok altı ay için verilebilir. Şiddet veya şiddet uygulanma tehlikesinin devam edeceğinin anlaşıldığı hallerde resen ya da ilgililerin talebi üzerine tedbirlerin süresi ve şekli değiştirilebilir, tedbirler kaldırılabilir veya aynen devamına karar verilebilir.

6284 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi gereğince, tedbir kararına muhatap olan kişinin emredilen yükümlülüklere uymaması halinde, eylemi farklı bir suç teşkil etse bile ihlalin mahiyeti ve ağırlığı gözetilerek hâkim tarafından üç günden on güne kadar hapisle tazyik uygulanır. Tedbir kararının gereklerine aykırılığın her tekrarında bu süre onbeş gün ile otuz gün arasında belirlenir; ancak zorlama hapsinin toplam süresi hiçbir şekilde altı ayı aşamaz. İnfaza ilişkin işlemler Cumhuriyet başsavcılığı marifetiyle yürütülür ve Bakanlığın ilgili il ve ilçe teşkilatına bildirilir.

6284 sayılı AİLENİN KORUNMASI VE KADINA KARŞI ŞİDDETİN ÖNLENMESİNE DAİR KANUN m. 13Kaynağı aç
MADDE 13 – (1) Bu Kanun hükümlerine göre
hakkında tedbir kararı verilen şiddet uygulayan, bu kararın gereklerine aykırı
hareket etmesi hâlinde, fiili bir suç oluştursa bile ihlal edilen tedbirin
niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre hâkim kararıyla üç günden on güne
kadar zorlama hapsine tabi tutulur.
(2) Tedbir kararının
gereklerine aykırılığın her tekrarında, ihlal edilen tedbirin niteliğine ve
aykırılığın ağırlığına göre zorlama hapsinin süresi onbeş günden otuz güne
kadardır. Ancak zorlama hapsinin toplam süresi altı ayı geçemez.
(3) Zorlama hapsine
ilişkin kararlar, Cumhuriyet başsavcılığınca yerine getirilir. Bu kararlar
Bakanlığın ilgili il ve ilçe müdürlüklerine bildirilir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Merkezlerin Kurulması, Destek
Hizmetleri ve Kurumlararası Koordinasyon
Şiddet önleme ve
izleme merkezlerinin kurulması
Evlilikte şiddete uğrayan eş darp raporunu nasıl alır?

Fiziksel şiddet mağduru eş doğrudan bir sağlık kuruluşuna başvurarak darp raporu düzenlenmesini isteyebileceği gibi kolluk birimleri veya Cumhuriyet başsavcılığı aracılığıyla hastaneye sevk edilerek adli rapor tanzim ettirebilir.

Eşe karşı kasten yaralama suçunun cezası nedir?

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86 ncı maddesi gereğince kasten yaralama fiilinin eşe veya boşandığı eşe karşı işlenmesi halinde şikâyet aranmaksızın verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Eşe karşı eziyet suçunun cezası ne kadardır?

5237 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca eziyet suçunun eşe veya boşandığı eşe karşı işlenmesi durumunda üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Eşe karşı nitelikli cinsel saldırı suçu şikâyete bağlı mıdır?

5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilen nitelikli cinsel saldırı fiilinin eşe karşı işlenmesi halinde soruşturma ve kovuşturma mağdurun şikâyetine bağlıdır.

Uzaklaştırma kararı almak için darp raporu zorunlu mudur?

6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için delil veya belge aranmaz; ancak darp raporu sunan kişilerin başvurularına incelemede öncelik tanınabilir.

Tedbir kararına uymayan eşe hangi ceza verilir?

6284 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi uyarınca tedbiri ihlal eden eşe hâkim kararıyla ilk seferde 3 günden 10 güne kadar, tekrarlarında ise 15 günden 30 güne kadar zorlama hapsi uygulanır; toplam süre altı ayı geçemez.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu