Etkin Pişmanlık Hükümleri ve TCK Kapsamında Ceza İndirimi

by Avukat Erdal Ersoy
Etkin Pişmanlık Hükümleri ve TCK Kapsamında Ceza İndirimi

Etkin Pişmanlık Kavramı ve Hukuki Niteliği

Etkin pişmanlık, failin suç işledikten sonra sergilediği bazı davranışlar neticesinde cezasının indirilmesi veya tamamen kaldırılması sonucunu doğuran ve ceza hukuku teorisinde suç sonrası bir nedene dayanan kurumdur.

Malvarlığına Karşı Suçlarda Etkin Pişmanlık ve İndirim Oranları

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesinin ilk fıkrasında sayılan suçlar tamamlandıktan sonra, haklarında henüz kovuşturma evresine geçilmeden failin, azmettirenin ya da yardım edenin bizzat pişmanlık sergileyerek mağdurun zararını aynen geri verme veya tazmin yoluyla bütünüyle gidermesi durumunda verilecek cezada üçte ikiye kadar indirim uygulanır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 168Kaynağı aç
Madde 168 – (Değişik: 29/6/2005 – 5377/20 md.) (1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (…)[72] suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. (2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir. (3) Yağma suçundan dolayı etkin pişmanlık gösteren kişiye verilecek cezanın, birinci fıkraya giren hallerde yarısına, ikinci fıkraya giren hallerde üçte birine kadarı indirilir. (4) Kısmen geri verme veya tazmin halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun rızası aranır. (5) (Ek: 2/7/2012 – 6352/84 md.) Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası açılmaz; zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise, verilecek ceza üçte birine kadar indirilir. Ancak kişi, bu fıkra hükmünden iki defadan fazla yararlanamaz. Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması

Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat mahkemece hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir.

Yağma suçu bakımından Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesinin üçüncü fıkrasında özel bir kademelendirme öngörülmüştür. Yağma suçundan dolayı etkin pişmanlık gösteren kişiye verilecek ceza; kovuşturma başlamadan önce zararın tamamen giderilmesi durumunda yarısına kadarı, kovuşturma başladıktan sonra hüküm verilmeden önce giderilmesi halinde ise üçte birine kadarı indirilir.

Zararın tamamen değil de kısmen karşılandığı hallerde Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesinin dördüncü fıkrası uygulanır. Buna göre kısmen geri verme veya tazmin halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için ayrıca mağdurun rızası aranır. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2020/6698 Esas, 2022/7313 Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere, hükümden önce zararın giderildiğine dair belge sunulması durumunda mahkemece zararın tamamen giderilip giderilmediği araştırılmalı; kısmi ödeme yapılmışsa mağdurun kısmi ödemeye rızasının bulunup bulunmadığı sorularak etkin pişmanlık hükümleri değerlendirilmelidir. Nitekim Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2015/14039 Esas, 2016/5621 Karar sayılı kararında da kovuşturma başladıktan sonra ve hüküm verilmeden önce kısmi ödemede bulunan sanık hakkında şikayetçinin kısmi ödemeye rıza gösterip göstermediğinin sorulması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2020/6698, K. 2022/7313Kaynağı aç
8. Ceza Dairesi         2020/6698 E.  ,  2022/7313 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması … Gereği görüşülüp düşünüldü: Yapılan yargılamaya göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazların reddine, ancak; Sanığın temyiz dilekçesinde, zararı giderdiğini belirterek hükümden önce 15.07.2015 tarihinde PTT Müdürlüğü aracılığıyla mağdur adına 981,00 TL’lik para gönderdiğine dair makbuz örneği sunması karşısında; PTT Müdürlüğü’ne ait belgenin aslı veya onaylı sureti getirilerek ya da mağdurdan sorularak, zararın tamamen giderilip giderilmediği araştırılarak, kısmi ödeme yapılmış ise mağdurun kısmi ödemeye rızasının bulunup bulunmadığı hususu sorulduktan sonra sanık hakkında TCK.nın 168/2. maddesinde düzenlenen göre etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş; sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 17.05.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2015/14039, K. 2016/5621Kaynağı aç
8. Ceza Dairesi         2015/14039 E.  ,  2016/5621 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması HÜKÜM : Hükümlülük Gereği görüşülüp düşünüldü: Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanığın, suçun unsurlarının oluşmadığına ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine, ancak; 1- 08.04.2014 tarihli celsede savunması alınan sanığın, şikayetçiye 1000 TL ödemede bulunduğunu belirtmesi karşısında, bu ödemenin gerçekleşip gerçekleşme- diğinin şikayetçiden sorulup, ödeme yapılmışsa kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce kısmi ödemede bulunan sanık hakkında TCK.nun 168/4. madde ve fıkrası uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterip göster- mediği hususu şikayetçi …'dan sorularak sonucuna göre TCK.nun 168. maddesinin uygulanması konusunda bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2- Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 16.03.2013 yerine 03.12.2012 olarak yanlış yazılması, 3- Hükümden sonra Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı ilamı ile bir kısım ibareleri iptal edilerek, Resmi Gazete'de 24.11.2015 tarihinde yayımlanıp yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinde yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMA- SINA), 26.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karşılıksız Yararlanma Suçunda Özel Etkin Pişmanlık Usulü

Karşılıksız yararlanma suçunda Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca; failin, azmettirenin veya yardımda bulunanın pişmanlık sergileyip mağdur, kamu veya özel hukuk tüzel kişisinin zararını soruşturma evresi bitmeden eksiksiz tazmin etmesi durumunda kamu davası açılmaz. Uğranılan zararın hüküm verilinceye dek bütünüyle karşılanması halinde cezada üçte bire kadar indirime gidilir; ancak ilgilinin bu fıkradaki olanaktan iki kereden fazla faydalanması mümkün değildir.

Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin 2016/4330 Esas, 2018/7405 Karar sayılı ilamındaki değerlendirmeler doğrultusunda, karşılıksız yararlanma suçu bakımından soruşturma merciince katılan kurumun uğradığı vergili ve cezasız zararı ödemesi halinde hakkında kamu davası açılamayacağının bildirilmemesi ve ödeme imkanı tanınmadan kamu davası açılması iddianamenin iadesi gerekçesi olarak ele alınmıştır. İlgili ilamda; kurumun normal tarifeye göre belirlenecek vergili ve cezasız gerçek zararının bilirkişiye hesaplattırılarak sanığın ödemesi halinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kovuşturma şartının gerçekleşmemesi sebebiyle davanın düşürülmesi, zararın soruşturmada karşılanmaması halinde ise sanığa kaçak elektrik kullanım bedelini hükümden önce ödemesi durumunda TCK m. 168/5 gereğince etkin pişmanlıktan yararlanabileceğinin hatırlatılarak talep halinde süre verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2016/4330, K. 2018/7405Kaynağı aç
13. Ceza Dairesi         2016/4330 E.  ,  2018/7405 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Karşılıksız yararlanma HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: 1-Sanığın soruşturma aşamasında işletme ruhsatının … ve … adına ortak olarak işletildiğini, kovuşturma aşamasında da söz konusu iş yerini 03/01/2012 tarihinde 3 yıllığına kiraladığını, yaklaşık 1 ay kadar burada dükkan çalıştırdığını ancak kendisinin adına işletme ruhsatı alınamadığı için bu kira sözleşmesinin … ve… adına yenilenip dükkanın ruhsatının ve vergi levhasının onlar adına alındığını, bu şahısların işletmeye devam ettiklerini savunması karşısında öncelikle kolluk görevlileri aracılığıyla komşu çevreden araştırma yapılıp,… isimli kişininde tespiti ve beyanına başvurulması suretiyle suça konu dönemde iş yerinin fiili olarak kimin sorumluluğunda bulunduğu hususunun açıklığa kavuşturulup sonucuna göre suç duyurusunda bulunularak kamu davası açılması halinde dava dosyaları birleştirilerek yapılacak yargılama sonucunda sanığın hukuki durumunun belirlenmesi, ardından hakkında kayıtsız sayaçtan elektrik kullandığına dair tutanak düzenlenen sanığın suça konu iş yerinde ne kadar süre faaliyet gösterdiğinin ve dava konusu tutanak itibariyle suça konu sayacı kullanım süresinin belirlenmesinin ardından, kuruma kaydı bulunmayan sayacın kullanıcı tarafından istenildiği zaman değiştirilmesinin mümkün olduğu da dikkate alınarak, iş yerinde kullanılan sayacın tüketimi eksik gösterip göstermediği veya tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde sayaca müdahale edilip edilmediğinin tespit edilebilmesi için; mümkün olduğu takdirde; keşif yapılıp, söz konusu iş yerindeki elektrikli aletlerin durumu itibariyle kurulu güç ve mümkün olduğu taktirde de faaliyet durumuna göre bu aletlerin çalışma süreleri belirlenip böylece söz konusu dönemde normal kullanıma göre tüketilebilinecek ortalama elektrik miktarı bilirkişiye hesaplattırıldıktan sonra bulunacak değerin suça konu sayaçtan geçirilen tüketim miktarıyla uyumlu olup olmadığı ve tutanak öncesi tüketimlerle tutanak sonrası tüketimler arasında fark oluşup oluşmadığı; mümkün olmadığı takdirde ise; sayacın kullanım süresine ve kurulu güce göre tespit tutanağında belirtilen endeks değerinin uyumlu olup olmadığı konusunda teknik bilirkişiden rapor alınıp sanığın karşılıksız yararlanma kastıyla hareket edip etmediği bu suretle tespit edildikten sonra hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi, 2-Sanığın karşılıksız yararlanma kastıyla hareket ettiğinin tespit edilmesi durumunda, karşılıksız yararlanma suçu bakımından özel bir etkin pişmanlık düzenlemesi olan 5237 sayılı TCK' nın 168/5. maddesi gereğince ve kanun koyucunun amacı doğrultusunda katılan kurumun uğradığı zararı, suç tutanağı ile belirlenmiş veya belirlenecek olan vergili ve cezasız tutarı ödemesi halinde hakkında kamu davası açılamayacağı hususu, ödeme süresi ve yeri soruşturma merciince sanığa bildirilmeden, bildirime ilişkin belge denetime esas şekilde dosyaya konmadan, sanığa dava açılmasını engelleme imkanı tanınmadan kamu davası açılması karşısında; bunun iddianamenin iadesi sebebi olduğu gözetilmeden kabul edilip yapılan yargılamada, katılan kurumun normal tarifeye göre vergili ve cezasız gerçek zararının ne olduğunun bilirkişiye hesaplattırılarak, sanığın ödemesi halinde 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartının gerçekleşmemesi nedeniyle sanık hakkındaki kamu davasının düşürülmesi, zarar karşılanmıyor ise sanığa kaçak elektrik kullanım bedelini hükümden önce ödemesi halinde TCK'nın 168/5. maddesi uyarınca etkin pişmanlıktan yararlanabileceği hususu hatırlatılıp, talep etmesi halinde zararı gidermesi için kendisine süre verilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabüle göre de, 3-Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’ nın 62. maddesinin uygulanmama gerekçesinin karar yerinde gösterilmemesi, 4- 18/06/2014 tarihinde kabul edilip 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesinin “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki hükmü karşısında, sanık hakkında adli para cezasını ödemediği takdirde ödenmeyen para cezasının hapse çevrilemeyeceğinin gözetilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 15/05/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Suçlarında Pişmanlık Halleri

Türk Ceza Kanunu'nun 192. maddesinin birinci fıkrasına göre, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti eylemlerine katılan şahıs; yetkili merciler durumu öğrenmeden önce diğer suç ortaklarını ya da maddelerin saklandığı veya üretildiği yerleri bildirir ve bu bilgi ortakların yakalanmasını yahut maddelerin bulunmasını sağlarsa cezalandırılmaz. Maddenin ikinci fıkrası kapsamında ise kullanma amacıyla uyuşturucu veya uyarıcı madde alan, kabul eden ya da bulunduran fail; mercilerce haber alınmadan evvel maddeyi ne zaman, nerede ve kimden sağladığını aktararak faillerin yakalanmasına veya maddenin teminine elverişli katkı sunarsa ceza almaz.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 192Kaynağı aç
Madde 192- (1) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarına iştirak etmiş olan kişi, resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce, diğer suç ortaklarını ve uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin saklandığı veya imal edildiği yerleri merciine haber verirse, verilen bilginin suç ortaklarının yakalanmasını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini sağlaması halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz. (2) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce, bu maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini merciine haber vererek suçluların yakalanmalarını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa, hakkında cezaya hükmolunmaz. (3) Bu suçlar haber alındıktan sonra gönüllü olarak, suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişi hakkında verilecek ceza, yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadarı indirilir. (4) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmaktan dolayı soruşturma başlatılmadan önce resmi makamlara veya sağlık kuruluşlarına başvurarak tedavi ettirilmesini isterse, cezaya hükmolunmaz. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/16 md.) Bu durumda kamu görevlileri ile sağlık mesleği mensuplarının 279 uncu ve 280 inci maddeler uyarınca suçu bildirme yükümlülüğü doğmaz.[87] Zehirli madde imal ve ticareti

Türk Ceza Kanunu'nun 192. maddesinin üçüncü fıkrasına göre, söz konusu uyuşturucu suçları haber alındıktan sonra suçun aydınlatılmasına, failin ya da öteki iştirakçilerin yakalanmasına gönüllü biçimde hizmet ve yardım eden kişi hakkında hükmedilecek cezada, sunulan yardımın niteliği doğrultusunda dörtte birden yarıya kadar indirim yapılır.

Türk Ceza Kanunu'nun 192. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan şahsın, bu maddeyi kullanmak amacıyla satın alma, kabul etme ya da bulundurma fiilleri sebebiyle hakkında soruşturma açılmadan önce resmi mercilere veya sağlık birimlerine başvurup tedavi talep etmesi halinde ceza verilmez. Bu başvuru durumunda, kamu görevlileri ile sağlık meslek mensuplarının TCK m. 279 ve m. 280 kapsamındaki suçu bildirme yükümlülüğü doğmamaktadır.

Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma Suçlarında Pişmanlık Hükümleri

Türk Ceza Kanunu'nun 221. maddesinin ilk fıkrası doğrultusunda, suç işlemek amacıyla örgüt kurma isnadıyla soruşturma başlamadan ve örgüt faaliyeti kapsamında herhangi bir fiil işlenmeden önce, yapıyı dağıtan yahut sunduğu açıklamalarla dağılmasını sağlayan kurucu ve yöneticilere ceza verilmez. Maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları çerçevesinde ise örgüt bünyesinde suç işlemeksizin örgütten kendi isteğiyle ayrıldığını mercilere ileten veya suç işlemeden yakalanıp örgütün çözülmesini ya da mensuplarının yakalanmasını sağlayıcı elverişli bilgi aktaran üyeler ceza almaz.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 221Kaynağı aç
Madde 221- (1) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu nedeniyle soruşturmaya başlanmadan ve örgütün amacı doğrultusunda suç işlenmeden önce, örgütü dağıtan veya verdiği bilgilerle örgütün dağılmasını sağlayan kurucu veya yöneticiler hakkında cezaya hükmolunmaz. (2) Örgüt üyesinin, örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmeksizin, gönüllü olarak örgütten ayrıldığını ilgili makamlara bildirmesi halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz. (3) Örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmeden yakalanan örgüt üyesinin, pişmanlık duyarak örgütün dağılmasını veya mensuplarının yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgi vermesi halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz. (4) Suç işlemek amacıyla örgüt kuran, yöneten veya örgüte üye olan ya da üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen veya örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, gönüllü olarak teslim olup, örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermesi halinde, hakkında örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçundan dolayı cezaya hükmolunmaz. Kişinin bu bilgileri yakalandıktan sonra vermesi halinde, hakkında bu suçtan dolayı verilecek cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim yapılır.[92] (5) Etkin pişmanlıktan yararlanan kişiler hakkında bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmolunur. Denetimli serbestlik tedbirinin süresi üç yıla kadar uzatılabilir. (6) (Ek: 6/12/2006 – 5560/8 md.) Kişi hakkında, bu maddedeki etkin pişmanlık hükümleri birden fazla uygulanmaz. Şapka ve Türk harfleri

Türk Ceza Kanunu'nun 221. maddesinin dördüncü fıkrasına göre; örgütü kuran, yöneten, üye olan ya da örgüte yardım sağlayan kimsenin kendiliğinden teslim olarak yapının niteliği ve faaliyetleri bağlamındaki suçlara ilişkin bilgi vermesi halinde cezaya hükmolunmaz; aynı bilgilerin yakalanmanın ardından sağlanması durumunda ise örgüt suçundan tayin edilecek ceza üçte birden dörtte üçe kadar indirilir. Maddenin beşinci fıkrası bu düzenlemeden yararlananlar hakkında bir yıllık denetimli serbestlik tedbiri öngörmekte ve sürenin üç yıla kadar uzatılabileceğini belirtmektedir. Altıncı fıkra ise bu maddede düzenlenen hükümlerin aynı şahıs yönünden birden çok uygulanamayacağını kurala bağlamaktadır.

TCK m. 168/1 kapsamındaki suçlarda kovuşturma başlamadan zararın giderilmesi halinde indirim oranı nedir?

Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesinin birinci fıkrasında sayılan suçlar tamamlandıktan sonra kovuşturma başlamadan önce failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.

Yağma suçunda etkin pişmanlık halinde ceza indirimi hangi oranlarda uygulanır?

Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesinin üçüncü fıkrasına göre verilecek ceza; kovuşturma başlamadan önce zararın tamamen giderilmesi halinde yarısına kadarı, kovuşturma başladıktan sonra hükümden önce giderilmesi halinde üçte birine kadarı indirilir.

Zararın kısmen karşılanması durumunda etkin pişmanlık uygulanabilir mi?

Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca zararın kısmen geri verilmesi veya tazmini halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için mağdurun rızası şarttır.

Karşılıksız yararlanma suçunda soruşturma aşamasında zarar ödenirse ne olur?

Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesinin beşinci fıkrası gereğince zararın soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmini halinde kamu davası açılmaz; ancak bu imkandan iki defadan fazla yararlanılamaz.

Uyuşturucu suçu haber alındıktan sonra yardım eden kişi ceza indiriminden yararlanabilir mi?

Türk Ceza Kanunu'nun 192. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, suç haber alındıktan sonra gönüllü olarak suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişi hakkında verilecek ceza, yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadarı indirilir.

Uyuşturucu kullanan kişi tedavi talebinde bulunursa hangi koşullarda ceza almaz?

Türk Ceza Kanunu'nun 192. maddesinin dördüncü fıkrasına göre; kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurmaktan dolayı hakkında soruşturma başlatılmadan önce resmi makamlara veya sağlık kuruluşlarına başvurarak tedavi ettirilmesini isteyen kişi hakkında cezaya hükmolunmaz.

Örgüt suçlarında etkin pişmanlıktan yararlanan kişi hakkında denetimli serbestlik uygulanır mı?

Türk Ceza Kanunu'nun 221. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlıktan yararlanan kişiler hakkında bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmolunur ve bu süre üç yıla kadar uzatılabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu