Etkin Pişmanlık Hükümleri: Şartlar ve Sonuçlar

by Avukat Erdal Ersoy
Etkin Pişmanlık Hükümleri: Şartlar ve Sonuçlar

Etkin pişmanlık, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda bütün suçlar için tek bir genel hüküm değildir. Sonuç, ilgili özel hükmün şartlarına göre cezanın kanunda gösterilen ölçüde indirilmesi ya da bazı hükümlerde hiç ceza verilmemesidir. Salt içsel üzüntü yeterli sayılmaz; kanunun tarif ettiği somut ve olumlu suç sonrası davranış aranır. Cezasızlık bütün hükümlerin ortak sonucu olmayıp, hükmün öngördüğü sıkı şartlarda gündeme gelir.

Kurumun sınırları

Etkin pişmanlık, tek bir genel başlık altında toplanmamış; ilgili suç tiplerinin düzenlendiği maddelerin içinde veya o suçlara ilişkin özel bölümlerde ele alınmıştır. Kurumun söz konusu olabilmesi için suçun sona ermesi değil, bütün unsurlarıyla tamamlanması ve neticenin meydana gelmesi aranır.

Şartlar gerçekleştiğinde genellikle verilecek cezada indirim yapılır. Hiç ceza verilmemesi çoğu hükümde istisnaidir. Bu sonuç, pişmanlığın çok erken bir aşamada gösterilmesi ve zararın tamamen giderilmesi gibi sıkı koşullara bağlanır.

Malvarlığına karşı suçlarda indirim

5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin birinci fıkrası hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflas ve taksirli iflas suçlarını kapsar. Bu suçlar tamamlandıktan sonra fakat kovuşturma başlamadan önce fail, azmettiren veya yardım eden bizzat pişmanlık göstererek mağdurun zararını aynen geri verme veya tazmin yoluyla tamamen giderirse verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 168Kaynağı aç
Madde 168 – (Değişik: 29/6/2005 – 5377/20 md.)
(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık,
hileli iflâs, taksirli iflâs (…)[72]
suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan
önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek
mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen
gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.
(2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm
verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı
indirilir.
(3) Yağma suçundan dolayı etkin pişmanlık gösteren kişiye verilecek
cezanın, birinci fıkraya giren hallerde yarısına, ikinci fıkraya giren hallerde
üçte birine kadarı indirilir.
(4) Kısmen geri verme veya tazmin
halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun
rızası aranır.
(5) (Ek: 2/7/2012 – 6352/84 md.) Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin
pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı
zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası
açılmaz; zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise,
verilecek ceza üçte birine kadar indirilir. Ancak kişi, bu fıkra hükmünden iki
defadan fazla yararlanamaz.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması

Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre etkin pişmanlık kovuşturma başladıktan sonra ve hüküm verilmeden önce gösterilirse indirim, verilecek cezanın yarısına kadardır. Yağma suçunda oranlar ayrıca belirlenmiştir. Birinci fıkradaki hallerde cezanın yarısına, ikinci fıkraya giren hallerde üçte birine kadarı indirilir.

Zararın kısmen geri verilmesi veya tazmininde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi ayrıca mağdurun rızasına bağlıdır. Karşılıksız yararlanma suçunda fail, azmettiren veya yardım eden; mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin ederse kamu davası açılmaz. Zarar hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilirse verilecek ceza üçte birine kadar indirilir. Kişi bu fıkra hükmünden iki defadan fazla yararlanamaz.

Kişi hürriyetinden yoksun kılma

TCK’nın 110. maddesinin birinci fıkrası, yukarıdaki maddede tanımlanan suçu işleyen kişi bakımından uygulanır. Bu suç nedeniyle soruşturmaya başlanmadan önce mağdurun şahsına zarar vermeden onu kendiliğinden güvenli bir yerde serbest bırakırsa cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 110Kaynağı aç
Madde 110- (1) Yukarıdaki maddede tanımlanan suçu işleyen kişi, bu
suç nedeniyle soruşturmaya başlanmadan önce mağdurun şahsına zararı
dokunmaksızın, onu kendiliğinden güvenli bir yerde serbest bırakacak olursa
cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması

İmar kirliliğinde binanın uygun hale getirilmesi

TCK’nın 184. maddesinin beşinci fıkrasına göre ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak yapılan ya da yaptırılan bina imar planına ve ruhsata uygun hale getirilirse birinci ve ikinci fıkralar bakımından kamu davası açılmaz. Açılmış kamu davası düşer ve mahkûm olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar. Hüküm bu sonucu birinci ve ikinci fıkralar bakımından düzenler.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 184Kaynağı aç
Madde 184- (1) Yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı
olarak bina yapan veya yaptıran kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.
(2) Yapı ruhsatiyesi olmadan başlatılan inşaatlar dolayısıyla kurulan
şantiyelere elektrik, su veya telefon bağlantısı yapılmasına müsaade eden kişi,
yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
(3) Yapı kullanma izni alınmamış binalarda herhangi bir sınai faaliyetin
icrasına müsaade eden kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(4) Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları
içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır.
(5) Kişinin, ruhsatsız ya da ruhsata
aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun
hale getirmesi halinde, bir ve ikinci fıkra hükümleri gereğince kamu davası
açılmaz, açılmış olan kamu davası düşer, mahkum olunan ceza bütün sonuçlarıyla
ortadan kalkar.
(6) (Ek: 29/6/2005 – 5377/21 md.) İkinci ve üçüncü fıkra
hükümleri, 12 Ekim 2004 tarihinden önce yapılmış yapılarla ilgili olarak
uygulanmaz.
ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM
Kamunun
Sağlığına Karşı Suçlar
Zehirli madde katma

Aynı maddenin altıncı fıkrası, ikinci ve üçüncü fıkra hükümlerinin 12 Ekim 2004 tarihinden önce yapılmış yapılarla ilgili olarak uygulanmayacağını düzenler.

Uyuşturucu veya uyarıcı madde suçları

TCK’nın 192. maddesinin birinci fıkrası, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarına iştirak eden kişiyi kapsar. Resmi makamlar haber almadan önce diğer suç ortaklarını ve maddelerin saklandığı veya imal edildiği yerleri merciine bildirir ve verilen bilgi suç ortaklarının yakalanmasını ya da maddenin ele geçirilmesini sağlarsa hakkında cezaya hükmolunmaz.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 192Kaynağı aç
Madde 192- (1) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti
suçlarına iştirak etmiş olan kişi, resmi makamlar tarafından haber alınmadan
önce, diğer suç ortaklarını ve uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin saklandığı
veya imal edildiği yerleri merciine haber verirse, verilen bilginin suç
ortaklarının yakalanmasını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele
geçirilmesini sağlaması halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.
(2) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı
madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, resmi makamlar tarafından
haber alınmadan önce, bu maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini
merciine haber vererek suçluların yakalanmalarını veya uyuşturucu veya uyarıcı
maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa, hakkında cezaya hükmolunmaz.
(3) Bu suçlar haber alındıktan sonra gönüllü olarak, suçun meydana
çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım
eden kişi hakkında verilecek ceza, yardımın niteliğine göre dörtte birden
yarısına kadarı indirilir.
(4) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, hakkında kullanmak için
uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmaktan
dolayı soruşturma başlatılmadan önce resmi makamlara veya sağlık kuruluşlarına
başvurarak tedavi ettirilmesini isterse, cezaya hükmolunmaz. (Ek cümle:
24/11/2016-6763/16 md.) Bu durumda kamu
görevlileri ile sağlık mesleği mensuplarının 279 uncu ve 280 inci maddeler
uyarınca suçu bildirme yükümlülüğü doğmaz.[87]
Zehirli madde imal ve ticareti

Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi de resmi makamlar haber almadan önce maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini merciine bildirerek suçluların yakalanmasını veya maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa hakkında cezaya hükmolunmaz.

Bu suçlar haber alındıktan sonra gönüllü olarak suçun ortaya çıkmasına ve failin veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişiye cezasızlık uygulanmaz. Verilecek ceza, yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadar indirilir.

Sahte para ve kıymetli damga

TCK’nın 201. maddesinin birinci fıkrasına göre sahte para veya kıymetli damga üreten, ülkeye sokan, nakleden, muhafaza eden veya kabul eden kişi, bunları tedavüle koymadan ve resmi makamlar haber almadan önce diğer suç ortaklarını ve üretim ya da saklama yerlerini merciine bildirirse sonuç ayrıca değerlendirilir. Verilen bilgi suç ortaklarının yakalanmasını ve sahte para veya kıymetli damgaların ele geçirilmesini sağlarsa hakkında cezaya hükmolunmaz.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 201Kaynağı aç
Madde 201- (1) Sahte olarak para veya kıymetli damga üreten,
ülkeye sokan, nakleden, muhafaza eden veya kabul eden kişi, bu para veya
kıymetli damgaları tedavüle koymadan ve resmi makamlar tarafından haber
alınmadan önce, diğer suç ortaklarını ve sahte olarak üretilen para veya
kıymetli damgaların üretildiği veya saklandığı yerleri merciine haber verirse,
verilen bilginin suç ortaklarının yakalanmasını ve sahte olarak üretilen para
veya kıymetli damgaların ele geçirilmesini sağlaması halinde, hakkında cezaya
hükmolunmaz.
(2) Sahte para veya kıymetli damga üretiminde kullanılan alet ve
malzemeyi izinsiz olarak üreten, ülkeye sokan, satan, devreden, satın alan,
kabul eden veya muhafaza eden kişi, resmi makamlar tarafından haber alınmadan
önce, diğer suç ortaklarını ve bu malzemenin üretildiği veya saklandığı yerleri
ilgili makama haber verirse, verilen bilginin suç ortaklarının yakalanmasını ve
bu malzemenin ele geçirilmesini sağlaması halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.
Mühürde sahtecilik

İkinci fıkra, sahte para veya kıymetli damga üretiminde kullanılan alet ve malzemeyi izinsiz üreten, ülkeye sokan, satan, devreden, satın alan, kabul eden veya muhafaza eden kişiyi kapsar. Resmi makamlar haber almadan önce diğer suç ortaklarını ve malzemenin üretim veya saklama yerlerini ilgili makama bildirir ve bilgi yakalama ile ele geçirmeyi sağlarsa hakkında cezaya hükmolunmaz.

Suç işlemek amacıyla kurulan örgüt

TCK’nın 221. maddesinin birinci fıkrasına göre kurucu veya yöneticiler, örgüt kurma suçu nedeniyle soruşturma başlamadan ve örgütün amacı doğrultusunda suç işlenmeden önce örgütü dağıtır veya verdikleri bilgilerle dağılmasını sağlarlarsa örgüt kurma suçundan cezaya hükmolunmaz.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 221Kaynağı aç
Madde 221- (1) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu
nedeniyle soruşturmaya başlanmadan ve örgütün amacı doğrultusunda suç
işlenmeden önce, örgütü dağıtan veya verdiği bilgilerle örgütün dağılmasını
sağlayan kurucu veya yöneticiler hakkında cezaya hükmolunmaz.
(2) Örgüt üyesinin, örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun
işlenişine iştirak etmeksizin, gönüllü olarak örgütten ayrıldığını ilgili
makamlara bildirmesi halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.
(3) Örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak
etmeden yakalanan örgüt üyesinin, pişmanlık duyarak örgütün dağılmasını veya
mensuplarının yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgi vermesi halinde, hakkında
cezaya hükmolunmaz.
(4) Suç işlemek amacıyla örgüt kuran,
yöneten veya örgüte üye olan ya da üye olmamakla birlikte örgüt adına suç
işleyen veya örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, gönüllü olarak
teslim olup, örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili
bilgi vermesi halinde, hakkında örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak
suçundan dolayı cezaya hükmolunmaz. Kişinin bu bilgileri yakalandıktan sonra
vermesi halinde, hakkında bu suçtan dolayı verilecek cezada üçte birden dörtte
üçe kadar indirim yapılır.[92]
(5) Etkin pişmanlıktan yararlanan kişiler hakkında bir yıl süreyle
denetimli serbestlik tedbirine hükmolunur. Denetimli serbestlik tedbirinin süresi
üç yıla kadar uzatılabilir.
(6) (Ek: 6/12/2006 – 5560/8 md.) Kişi hakkında, bu maddedeki etkin
pişmanlık hükümleri birden fazla uygulanmaz.
Şapka ve Türk harfleri

Örgüt üyesi, örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmeksizin gönüllü olarak örgütten ayrıldığını ilgili makamlara bildirirse hakkında cezaya hükmolunmaz. Faaliyet çerçevesinde bir suçun işlenişine iştirak etmeden yakalanan üye, pişmanlık duyarak örgütün dağılmasını veya mensuplarının yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgi verirse yine cezaya hükmolunmaz. Bu fıkrada bilginin elverişli olması aranır.

221. maddenin dördüncü fıkrası kapsamındaki kişi gönüllü teslim olup örgütün yapısı ve faaliyet çerçevesindeki suçlar hakkında bilgi verirse örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçundan dolayı cezaya hükmolunmaz. Aynı kişi bu bilgileri yakalandıktan sonra verirse ilgili suçtan dolayı verilecek cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim yapılır.

Etkin pişmanlıktan yararlanan kişiler hakkında bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmolunur. Bu süre üç yıla kadar uzatılabilir. Kişi hakkında bu maddedeki etkin pişmanlık hükümleri birden fazla uygulanmaz.

Rüşvet

TCK’nın 254. maddesinin birinci fıkrasına göre rüşvet alan kişi, durum resmi makamlarca öğrenilmeden önce rüşvet konusu şeyi soruşturmaya yetkili makamlara aynen teslim ederse rüşvet suçundan cezaya hükmolunmaz. Rüşvet alma konusunda başkasıyla anlaşan kamu görevlisi de durum öğrenilmeden önce yetkili makamlara haber verirse bu suçtan cezaya hükmolunmaz.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 254Kaynağı aç
Madde 254- (1) (Değişik: 2/7/2012-6352/88 md.) Rüşvet alan
kişinin, durum resmi makamlarca öğrenilmeden önce, rüşvet konusu şeyi soruşturmaya
yetkili makamlara aynen teslim etmesi halinde, hakkında rüşvet suçundan dolayı
cezaya hükmolunmaz. Rüşvet alma konusunda başkasıyla anlaşan kamu görevlisinin
durum resmi makamlarca öğrenilmeden önce durumu yetkili makamlara haber vermesi
halinde de hakkında bu suçtan dolayı cezaya hükmolunmaz.
(2) (Değişik: 2/7/2012-6352/88 md.) Rüşvet veren veya bu konuda
kamu görevlisiyle anlaşmaya varan kişinin, durum resmi makamlarca öğrenilmeden
önce, pişmanlık duyarak durumdan yetkili makamları haberdar etmesi halinde,
hakkında rüşvet suçundan dolayı cezaya hükmolunmaz.
(3) (Değişik: 2/7/2012-6352/88 md.) Rüşvet suçuna iştirak eden
diğer kişilerin, durum resmi makamlarca öğrenilmeden önce, pişmanlık duyarak
durumdan yetkili makamları haberdar etmesi halinde, hakkında bu suçtan dolayı
cezaya hükmolunmaz.
(4) (Ek: 26/6/2009 – 5918/4 md.) Bu madde hükümleri, yabancı kamu
görevlilerine rüşvet veren kişilere uygulanmaz.
Nüfuz ticareti[101]

Rüşvet veren veya bu konuda kamu görevlisiyle anlaşan kişi, durum resmi makamlarca öğrenilmeden önce pişmanlık duyarak yetkili makamları haberdar ederse rüşvet suçundan cezaya hükmolunmaz. Suça iştirak eden diğer kişiler de aynı öğrenilmeme, pişmanlık ve bildirim şartlarıyla bu suçtan cezaya hükmolunmaz. Maddenin dördüncü fıkrası, bu hükümlerin yabancı kamu görevlilerine rüşvet veren kişilere uygulanmayacağını belirtir.

Organ veya doku satışı

TCK’nın 93. maddesinin birinci fıkrası organ veya dokularını satan kişiye yöneliktir. Bu kişi, resmi makamlar haber almadan önce durumu merciine bildirerek suçluların yakalanmasını kolaylaştırırsa hakkında cezaya hükmolunmaz.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 93Kaynağı aç
Madde 93- (1) Organ veya dokularını satan kişi, resmi makamlar tarafından
haber alınmadan önce durumu merciine haber vererek suçluların yakalanmalarını
kolaylaştırırsa, hakkında cezaya hükmolunmaz.
(2) Bu suç haber alındıktan sonra, organ veya dokularını satan kişi,
gönüllü olarak, suçun meydana çıkmasına ve diğer suçluların yakalanmasına
hizmet ve yardım ederse; hakkında verilecek cezanın, yardımın niteliğine göre,
dörtte birden yarısına kadarı indirilir.
ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM
İşkence
ve Eziyet
İşkence

Suç haber alındıktan sonra organ veya dokularını satan kişi gönüllü olarak suçun ortaya çıkmasına ve diğer suçluların yakalanmasına hizmet ve yardım ederse cezasızlık uygulanmaz. Verilecek cezanın, yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadarı indirilir. Sabit bir oran öngörülmemiştir.

Zimmet

TCK’nın 248. maddesinin birinci fıkrasına göre soruşturma başlamadan önce zimmete geçirilen mal aynen iade edilir veya uğranılan zarar tamamen tazmin edilirse verilecek cezanın üçte ikisi indirilir. Kısmi giderim bu hükümde düzenlenmemiştir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 248Kaynağı aç
Madde 248- (1) Soruşturma başlamadan önce, zimmete geçirilen malın
aynen iade edilmesi veya uğranılan zararın tamamen tazmin edilmesi halinde,
verilecek cezanın üçte ikisi indirilir.
(2) Kovuşturma başlamadan önce, gönüllü olarak, zimmete geçirilen malın
aynen iade edilmesi veya uğranılan zararın tamamen tazmin edilmesi halinde,
verilecek cezanın yarısı indirilir. Etkin pişmanlığın hükümden önce gerçekleşmesi
halinde, verilecek cezanın üçte biri indirilir.
Daha az cezayı gerektiren hal

Kovuşturma başlamadan önce gönüllü olarak malın aynen iade edilmesi veya zararın tamamen tazmin edilmesi halinde cezanın yarısı indirilir. Etkin pişmanlık hükümden önce gerçekleşirse verilecek cezanın üçte biri indirilir. Bu sonuç, aynı fıkradaki kovuşturma öncesi yarı oranından daha geç bir aşamaya ilişkindir.

İftira

TCK’nın 269. maddesinin birinci fıkrasına göre iftira eden, mağdur hakkında adli veya idari soruşturma başlamadan önce iftirasından dönerse verilecek cezanın beşte dördü indirilir. Mağdur hakkında kovuşturma başlamadan önce dönülürse cezanın dörtte üçü indirilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 269Kaynağı aç
Madde 269- (1) İftira edenin, mağdur hakkında adlî veya idari
soruşturma başlamadan önce, iftirasından dönmesi halinde, hakkında iftira suçundan
dolayı verilecek cezanın beşte dördü indirilir.
(2) Mağdur hakkında kovuşturma başlamadan önce iftiradan dönme halinde, iftira
suçundan dolayı verilecek cezanın dörtte üçü indirilir.
(3) Etkin pişmanlığın;
a) Mağdur hakkında hükümden önce
gerçekleşmesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisi,
b) Mağdurun mahkûmiyetinden sonra gerçekleşmesi halinde, verilecek
cezanın yarısı,
c) Hükmolunan cezanın infazına başlanması halinde, verilecek cezanın üçte
biri,
İndirilebilir.
(4) İftiranın konusunu oluşturan münhasıran idari yaptırım uygulanmasını
gerektiren fiil dolayısıyla;
a) İdari yaptırıma karar verilmeden önce etkin pişmanlıkta bulunulması
halinde, verilecek cezanın yarısı,
b) İdari yaptırım uygulandıktan sonra etkin pişmanlıkta bulunulması
halinde, verilecek cezanın üçte biri,
indirilebilir.
(5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/31
md.) Basın ve yayın yoluyla yapılan iftiradan dolayı etkin pişmanlık
hükümlerinden yararlanılabilmesi için, bunun aynı yöntemle yayınlanması
gerekir.
Suç üstlenme

Etkin pişmanlık mağdur hakkında hükümden önce gerçekleşirse verilecek cezanın üçte ikisi indirilebilir. Mağdurun mahkûmiyetinden sonra gerçekleşirse cezanın yarısı, hükmolunan cezanın infazına başlanması halinde ise üçte biri indirilebilir. Bu oranlar, soruşturma ve kovuşturma öncesindeki indirimlerden ayrı aşamalara ilişkindir.

İftiranın konusu münhasıran idari yaptırım uygulanmasını gerektiren bir fiil ise ayrı oranlar uygulanır. İdari yaptırıma karar verilmeden önceki etkin pişmanlıkta verilecek cezanın yarısı, yaptırım uygulandıktan sonraki etkin pişmanlıkta üçte biri indirilebilir.

Basın ve yayın yoluyla yapılan iftirada etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanılabilmesi için pişmanlığın aynı yöntemle yayınlanması gerekir.

Sık sorulan sorular

Etkin pişmanlık her suçta uygulanır mı?

Hayır. Etkin pişmanlık tek bir genel hükümde toplanmamış, ilgili suç tiplerine ait özel hükümlerde düzenlenmiştir. Sonuç da o hükmün şartlarına bağlıdır.

Pişmanlık duymak ceza indirimi için yeterli midir?

Hayır. Etkin pişmanlık yalnız içsel üzüntü değildir; kanunda tarif edilen somut ve olumlu suç sonrası davranış gerekir.

Hırsızlıkta kovuşturma öncesi tam giderimin sonucu nedir?

Kovuşturma başlamadan önce zararın bizzat ve tamamen giderilmesi halinde verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. Kovuşturma başladıktan sonra ve hükümden önce bu oran yarısına kadardır.

Kısmi tazminde mağdurun rızası aranır mı?

Evet. TCK’nın 168. maddesinde kısmi geri verme veya tazminde etkin pişmanlık için ayrıca mağdurun rızası aranır.

Uyuşturucu suçunda haber alındıktan sonraki yardım cezasızlık sağlar mı?

Hayır. Haber alındıktan sonraki gönüllü yardımda ceza, yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadar indirilir. Cezasızlık, resmi makamlar öğrenmeden önceki bildirim ve sonucun sağlanması şartlarına bağlıdır.

Örgüt hükmünden birden fazla yararlanılır mı?

Hayır. TCK’nın 221. maddesindeki etkin pişmanlık hükümleri aynı kişi hakkında birden fazla uygulanmaz.

Yabancı kamu görevlisine rüşvet veren kişi 254. maddeden yararlanır mı?

Hayır. TCK’nın 254. maddesi hükümleri, yabancı kamu görevlilerine rüşvet veren kişilere uygulanmaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu