Etkin Hukuk ve Geçerli Hukuk Arasındaki Gerilim

by Avukat Erdal Ersoy
Etkin Hukuk ve Geçerli Hukuk Arasındaki Gerilim

Etkin hukuk, toplumda fiilen uygulanan, sosyal ilişkileri düzenleyen ve taraflarca kendisine uygun davranılan kurallar bütünüdür. Geçerli hukuk ise bir hukuk kuralının o sistemin meşruiyet kriterlerini karşılaması anlamına gelir. Modern hukuk düzenlerinde kuralın geçerliliği hiyerarşik bakımdan üst bir normdan türetilmesiyle sağlanırken, tarihsel süreçte meşruiyet dünyevi siyasi iktidardan bağımsız, dışsal ve kadim bir otoriteden kaynaklanmıştır.

Hukukun Devletten Önceki Varlığı ve Toplumsal Kökeni

Hukuk, siyasi iktidarın veya devletin bir ürünü olmayıp tarihsel süreçte devletten daha eskidir. Kurallar, toplumsal ilişkilerin ve örfün birincil ürünü niteliğindedir. Modern devlet yapısı ise bu hukuku tek bir kaynağa indirgeme ve geçerliliğini kendi iradesine bağlama gayreti gütmektedir.

Roma Sonrası Parçalı Yapı ve Kişisellik İlkesi

Roma İmparatorluğu'nun yıkılışını izleyen süreçte Avrupa tek bir merkezi yasama kaynağına sahip olmamış; kavim kodları, Roma hukuku derlemeleri, kanon hukuku ve yerel geleneklerden oluşan parçalı ve çok hukuklu bir yapı barındırmıştır. Bu dönemde Cermen kavimlerinin geleneksel uygulamalarının Latince derlenmiş biçimi olan kavim kodları kişisellik ilkesine dayanmaktadır. Bu ilke uyarınca hukuk, kişinin bulunduğu coğrafyaya göre değil mensup olduğu kavme göre uygulanmıştır.

Pozitivizm ve Kadim Otorite Anlayışında Meşruiyet

Hukuki pozitivizm normların geçerliliğini nihai temel normdan türemeye ve siyasi otoriteye bağlar. Orta Çağ anlayışında ise hukukun kaynağı devlet değil toplumdur ve temel norm teolojik ya da geleneksel nitelik taşır. Kuralların kaynağının dışsal bir düzlemde kabul edilmesi sebebiyle kralın vazifesi hukuk yaratmak değil; kadim ve iyi hukuku korumak ve uygulamaktır.

Etkin hukuk ile geçerli hukuk arasındaki temel fark nedir?

Etkin hukuk toplumda fiilen uygulanan ve sosyal ilişkileri yönlendiren kuralları ifade ederken, geçerli hukuk bir kuralın ait olduğu sistemin meşruiyet ölçütlerini karşılamasını gösterir. Modern pozitivizmde geçerlilik üst norma dayanırken, etkin hukuk toplumsal kabul ve fiili uygulama zemininde hayat bulur.

Tarihsel süreçte kralın hukuk karşısındaki rolü nedir?

Hukukun kaynağının dışsal bir otoritede görüldüğü dönemlerde kral bir kural koyucu olarak kabul edilmemiştir. Siyasi iktidarın görevi hukuk yaratmak değil, mevcut olan kadim ve iyi hukuku koruyarak uygulamaktır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu