Emekli Aylığına Haciz: Kural, İstisna ve Muvafakat

by Avukat Erdal Ersoy
Emekli Aylığına Haciz: Kural, İstisna ve Muvafakat

Emekli aylığı kural olarak haczedilemez. Bu konuda 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 93. maddesi esas alınır. Madde, sigortalılar ile hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödeneklerini korur. Haciz ancak maddede gösterilen alacaklar için gündeme gelebilir; borçlunun muvafakati yoksa yasaklanan haciz talebi icra müdürü tarafından reddedilir.

5510 sayılı SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU m. 93Kaynağı aç
MADDE 93- (Değişik birinci fıkra: 17/4/2008-5754/56 md.) Bu Kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu Kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler; 88 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez. Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir.[173] (Değişik ikinci fıkra: 17/4/2008-5754/56 md.) Kurumun prim ve diğer alacakları ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak on yıllık zamanaşımına tâbidir. Kurumun prim ve diğer alacakları; mahkeme kararı sonucunda doğmuş ise mahkeme kararının kesinleşme tarihinden, Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılan tespitlerden doğmuş ise rapor tarihinden, kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerden doğmuş ise bu soruşturma, denetim ve inceleme sonuçlarının Kuruma intikal ettiği tarihten veya bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden doğmuş ise bilgi ve belgenin Kuruma intikal ettiği tarihten itibaren, zamanaşımı on yıl olarak uygulanır. Bu alacaklar için 89 uncu madde gereğince hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammı, 88 inci maddede belirtilen ödeme süresinin son gününü takip eden günden itibaren uygulanır. Bu Kanuna dayanılarak Kurumca açılacak tazminat ve rücȗ davaları, on yıllık zamanaşımına tâbidir. Zamanaşımı tarihi; rücȗ konusu gelir ve aylıklar bakımından Kurum onay tarihinden, masraf ve ödemeler için ise masraf veya ödeme tarihinden itibaren başlar. Zamanaşımından sonra yapılan ödemeler kabul edilir. Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine tâbi sigortalıların zamanaşımı nedeniyle prim ödenmeyen süreleri, sigortalılık süresinden sayılmaz ve bu süreye ilişkin sigortalılık hak ve yükümlülükleri düşer. Kontrol muayenesi

Korunan ödemeler ve devir yasağı

5510 sayılı Kanun’un 93. maddesi, kapsamındaki sigortalıların ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödeneklerini devir ve temlik edilemez sayar. Aynı yasak, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu Kurum nezdinde doğan alacaklarını da kapsar. Madde emekli aylığını ayrı bir tanımla sıralamaz; emekli aylığı, korunan aylıklar çerçevesinde değerlendirilir.

Koruma yalnız haciz yasağından ibaret değildir. Gelir, aylık ve ödeneğin devredilememesi ile temlik edilememesi ayrıca düzenlenmiştir. Dolayısıyla ödemenin hukuki durumu, yalnızca icra dosyasında haciz yazılıp yazılmadığına bakılarak değil, kanundaki bu iki sınır birlikte dikkate alınarak incelenir.

Haciz yasağı ve kanundaki iki istisna

5510 sayılı Kanun’un 93. maddesine göre gelir, aylık ve ödenekler haczedilemez. Bu yasağın dışında bırakılan alacaklar, aynı Kanunun 88. maddesine göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçlarıdır. Nafaka borcu, haciz yasağının kanunda açıkça ayrılan istisnalarındandır.

88. maddede sayılan takip ve tahsil ilişkisi, gelir, aylık veya ödenekten kesinti yapılabilmesi için aranan kanuni bağlantıdır. Hangi borcun bu kapsamda olduğu, alacağın türü ve dayandığı hüküm görülmeden genel bir listeye dönüştürülemez. Nafaka dışında kalan bir kamu veya özel hukuk alacağının kendiliğinden istisna sayılması da mümkün değildir.

Muvafakat bulunmazsa talebin reddi

Haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödenekler için haciz talep edildiğinde borçlunun muvafakati yoksa icra müdürü talebi reddeder. Bu sonuç, emekli aylığına yöneltilen haciz isteminde de aranır. Muvafakatın bulunmaması, ret için maddede açıkça yazılan koşuldur.

Madde, muvafakatın varlığı halinde talebin nasıl sonuçlanacağını ayrıca düzenlemez. Muvafakat verildiği söylenmesi, haciz talebinin kabul edileceği sonucu doğurmaz. Rızanın açık olması, belirli bir alacak türüne yönelmesi, kapsamının anlaşılması ve çoğu olayda takip ile borcun muacceliyetinin netleşmesi uyuşmazlıkta belirleyici görülen unsurlardır; her imza geçerli muvafakat anlamına gelmez.

İcra haczi ile bankanın kendi işlemi

İcra haczi ile bankanın sözleşme dayanaklı bloke veya mahsup işlemi aynı işlem değildir. Klasik hacizde alacaklı icra takibi başlatır, takip kesinleşir ve icra müdürlüğü maaş haczi yazar ya da bankaya 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesi uyarınca haciz ihbarnamesi gönderir. Kesinti bu yolda icra dosyası üzerinden takip edilir.

İcra takibi üzerinden emekli maaşına haciz istenirse 5510 sayılı Kanun’un 93. maddesindeki koruma uygulanır. Borçlunun muvafakati yoksa haczin reddi veya kaldırılması talep edilebilir. Talebin yapılabilmesi, talebin kabul edileceği anlamına gelmez.

Maaş hesabına gelen paranın kaynağı açıkça SGK ödemesiyse banka bu parayı serbestçe bloke edemez. Buna karşılık emekli maaşı ile başka gelirler aynı hesapta karışmışsa, hesabın tamamının emekli maaşı olduğunun ileri sürülmesi zorlaşır. Karışan tutarın hangi yöntemle ayrılacağı ayrıca belirlenmiş değildir.

Üçüncü kişiye gönderilen haciz ihbarnamesi

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesi, haciz ihbarnamesi tebliğ edilen üçüncü kişinin bildirim yükümlülüğünü düzenler. Üçüncü kişi; borcu olmadığını, malın yedinde bulunmadığını, ihbarnamenin tebliğinden önce borcun ödendiğini veya malın istihlak edildiğini, kusuru olmaksızın telef olduğunu, malın borçluya ait olmadığını, malın kendisine rehnedildiğini ya da alacağın borçluya veya emrettiği yere verildiğini ileri sürüyorsa, bunu tebliğden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü bildirmek zorundadır.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 89Kaynağı aç
Madde 89 – (Değişik: 18/2/1965-538/49 md.) Hamiline ait olmıyan veya cirosu kabil bir senetle müstenit bulunmıyan alacak veya sair bir talep hakkı veya borçlunun üçüncü şahıs elindeki taşınır bir malı haczedilirse icra memuru; borçlu olan hakiki veya hükmi şahsa bundan böyle borcunu ancak icra dairesine ödiyebileceğini ve takip borçlusuna yapılan ödemenin muteber olmadığını veya malı elinde bulunduran üçüncü şahsa bundan böyle taşınır malı ancak icra dairesine teslim edebileceğini, malı takip borçlusuna vermemesini, aksi takdirde malın bedelini icra dairesine ödemek zorunda kalacağını bildirir (Haciz ihbarnamesi).Bu haciz ihbarnamesinde, ayrıca 2, 3 ve 4 üncü fıkra hükümleri de üçüncü şahsa bildirilir. Üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haciz ihbarnamesinin tebliğinden önce borç ödenmiş veya mal istihlak edilmiş veya kusuru olmaksızın telef olmuş veya malın borçluya ait olmadığı veya malın kendisine rehnedilmiş olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise, keyfiyeti, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü olarak bildirmeye mecburdur. (Değişik üçüncü fıkra: 17/7/2003-4949/22 md.) Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse, mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır ve kendisine gönderilen haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmediği, bu nedenle de malın yedinde veya borcun zimmetinde sayıldığı ikinci bir ihbarname ile bildirilir. Bu ikinci ihbarnamede ayrıca, üçüncü şahsın ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ikinci fıkrada belirtilen sebeplerle itirazda bulunması, itirazda bulunmadığı takdirde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmesi istenir. İkinci ihbarnameye süresi   içinde    itiraz etmeyen    ve zimmetinde sayılan   borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa   onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur. Bu süre içinde 106 ncı maddede belirtilen süreler işlemez. Bu davada üçüncü şahıs, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmeye mecburdur. Üçüncü şahıs açtığı bu davayı kaybederse, mahkemece, dava konusu şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkûm edilir. Bu fıkraya göre açılacak menfi tespit davaları maktu harca tabidir.[40] Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü şahsın 338 inci maddenin 1 inci fıkrası hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahküm edilmesini istiyebilir. İcra mahkemesi, tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder. Üçüncü şahıs, kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde haciz ihbarnamesine itiraz etmediği takdirde 65 inci madde hükmü uygulanır. (Değişik son cümle: 17/7/2003-4949/22 md.) Her hâlde üçüncü şahıs, borçlu ile kötü niyetli alacaklıya karşı dava açarak ödemek zorunda kaldığı paranın veya teslim ettiği malın iadesini isteyebilir. Malın teslimi mümkün olmazsa, alacaklı icra mahkemesine müracaatla değerini üçüncü şahsa ödetmek hakkını haizdir. (Değişik yedinci fıkra: 2/7/2012-6352/18 md.) Haciz ihbarnamesi, borçlunun hak ve alacaklarının bulunabileceği bir tüzel kişinin veya müessesenin şubesine veya tüm şubelerini kapsayacak şekilde merkezine tebliğ edilir. Haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği merkez, tüm şubeleri veya birimlerini kapsayacak şekilde beyanda bulunmakla yükümlüdür. Üçüncü şahsın beyanı hiçbir harc ve resme tabi değildir. Bu madde hükmü, memuriyeti hasebiyle hakikate muhalif beyanda bulunan memurlar hakkında da uygulanır. (Ek fıkra:6/12/2018-7155/12 md.) Bu madde uyarınca haciz ihbarnamelerinin bildirimi ve bu ihbarnamelere verilecek cevaplar, güvenli elektronik imza kullanılmak suretiyle Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi ve bu sisteme entegre bilişim sistemleri üzerinden de yapılabilir. Bu usulle yapılan bildirim tebliğ yerine geçer. 3 – Diğer haklar için:

Üçüncü kişi yedi gün içinde itiraz etmezse mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır. Kendisine, ihbarnameye süresinde itiraz etmediği ve bu nedenle malın yedinde ya da borcun zimmetinde sayıldığı ikinci bir ihbarname ile bildirilir. Bu yedi günlük süre, üçüncü kişinin ihbarnameye itirazına ilişkindir; borçlunun haczedilmezlik şikâyeti için öngörülmüş bir süre değildir.

İkinci haciz ihbarnamesinde üçüncü kişiden ayrıca, tebliğden itibaren yedi gün içinde ikinci fıkrada sayılan sebeplerle itiraz etmesi istenir. Bu süre içinde itiraz etmezse zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi gerekir. Bu süre de ikinci ihbarnameye yöneliktir ve borçlunun haczedilmezlik şikâyet süresi değildir.

İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu ödemeyen veya yedinde sayılan malı teslim etmeyen üçüncü kişiye on beş gün tanınır. Bu sürede parayı ödemesi, malı teslim etmesi veya menfi tespit davası açması; aksi takdirde borcu ödemeye ya da malı teslim etmeye zorlanacağı kendisine bildirilir.

Üçüncü kişi, menfi tespit davasını süresi içinde açtığına ilişkin belgeyi, bildirimin yapıldığı tarihten başlayarak yirmi gün içinde ilgili icra dairesine verirse hakkındaki cebri icra işlemleri durur. Durma, davanın sonunda verilen karar kesinleşinceye kadar sürer ve belgenin bu süre içinde teslim edilmesine bağlıdır. Bu durma, emekli borçlusunun şikâyet yolunun sonucu değildir.

89. maddeye göre haciz ihbarnamelerinin bildirimi ve bunlara verilecek cevaplar, güvenli elektronik imza kullanılmak suretiyle Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi ve buna entegre bilişim sistemleri üzerinden de yapılabilir. Bu usulle yapılan bildirim tebliğ yerine geçer. Düzenleme emekli aylığı için ayrı bir elektronik haciz istisnası kurmaz.

İcra dosyasındaki hacze karşı başvuru

Emekli maaşı icra dosyasında haczedildiyse tipik başvuru yolu icra hukuk mahkemesine şikâyettir. İhbarnameye bağlanan yedi, on beş ve yirmi günlük süreler üçüncü kişiye aittir.

Aylıkla bağlantılı diğer ödemeler

Ödeme sosyal güvenlik kaynağından doğuyor ve emekli aylığı mantığıyla korunan bir ödemeyse koruma iddiası güçlenir. Banka promosyonu gibi sözleşmesel bir ödemede ise tartışma farklı bir zemine kayabilir. Ek ödeme, birikmiş aylık veya hak sahibine bağlanan aylık için bu ayrım, ödemenin hukuki niteliği gösterilerek kurulmalıdır.

Sık sorulan sorular

Emekli aylığına haciz konulabilir mi?

Kural olarak konulamaz. 5510 sayılı Kanun’un 93. maddesi gelir, aylık ve ödenekleri; 88. maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez sayar.

Nafaka borcu için emekli aylığından kesinti yapılabilir mi?

Evet. Nafaka borçları, 5510 sayılı Kanun’un 93. maddesinde haciz yasağının dışında bırakılmıştır.

Borçlu muvafakat etmezse icra müdürü ne yapar?

Haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneğe ilişkin talebi reddeder. Muvafakatın bulunması halinde işlemin kabul edileceği ise maddede ayrıca düzenlenmemiştir.

Banka SGK’dan gelen parayı serbestçe bloke edebilir mi?

Hesaba gelen paranın kaynağı açıkça SGK ödemesiyse banka bu parayı serbestçe bloke edemez. Paranın başka gelirlerle karışması, tamamının emekli maaşı olduğunun ileri sürülmesini zorlaştırır.

Haciz ihbarnamesindeki yedi gün borçlunun şikâyet süresi midir?

Hayır. Yedi gün, ihbarname tebliğ edilen üçüncü kişinin icra dairesine bildirim ve itiraz süresidir. İkinci ihbarnamede de tebliğden itibaren ayrı bir yedi gün öngörülmüştür. Borçlunun haczedilmezlik şikâyeti için belirli bir gün sayısı gösterilmemiştir.

İkinci ihbarnameye itiraz edilmezse ne olur?

Üçüncü kişiye, on beş gün içinde zimmetinde sayılan borcu ödemesi, yedinde sayılan malı teslim etmesi veya menfi tespit davası açması gerektiği bildirilir. Süresinde sunulan dava belgesi, karar kesinleşene kadar cebri icrayı durdurabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu