E-ticaret Sitelerinde Karanlık Tasarımlar ve Tüketici Hakları

by Avukat Erdal Ersoy
E-ticaret Sitelerinde Karanlık Tasarımlar ve Tüketici Hakları

Karanlık tasarım, dijital ortamlarda kullanıcı arayüzüne yapılan teknik ve görsel müdahaleler yoluyla kullanıcının karar verme iradesini etkilemeyi amaçlayan aldatıcı veya manipülatif tasarım yaklaşımıdır. E-ticaret platformlarında bu yöntemler; kullanıcının normal koşullarda vermeyeceği bir kararı vermesine yol açacak biçimde seçeneklerin sunulması şeklinde ortaya çıkar. Türk hukukunda karanlık tasarıma özgü tek bir kanuni tanım bulunmamakla birlikte, bu uygulamalar tüketici koruması, sözleşme hukuku ve kişisel veri mevzuatı çerçevesinde hukuki değerlendirmeye konu olabilir.

Karanlık Tasarımın Temel Özellikleri

Bu yaklaşımın ayırt edici niteliği, bilginin gizlenmesi, metinlerin belirsizleştirilmesi, görsel hiyerarşinin çarpıtılması ve aciliyet hissi yaratılmasıdır. Kullanıcı, arayüzün sunuluş biçimi nedeniyle farkında olmaksızın ek ürün satın alabilir, abonelik başlatabilir ya da kişisel verilerini paylaşmayı onaylayabilir.

E-ticarette En Sık Görülen Uygulamalar

Karanlık tasarımlar en sık ödeme adımlarında, üyelik süreçlerinde, kampanya ekranlarında ve kişisel veri toplama alanlarında görülür. Ödeme adımında önceden işaretli ek sigorta veya hediye paketi seçenekleri, üyelik ekranında vazgeçme bağlantısının görsel olarak bastırılması, kampanya sayfasında gerçek stok durumunu yansıtmayan geri sayım sayaçları ve kişisel veri formlarında onay kutularının önceden dolu bırakılması bu kategorinin somut örnekleri arasında sayılabilir.

Hukuki Değerlendirme Çerçevesi

Aldatıcı bir arayüz uygulaması yalnızca teknik bir tasarım tercihi olarak değil, sözleşme öncesi aydınlatma yükümlülüğünü de ilgilendiren bir uygulama olarak değerlendirilebilir. Bilginin saklanması veya belirsizleştirilmesi, tüketicinin bilinçli onayını zayıflatır ve irade sakatlığı tartışmalarını gündeme taşıyabilir. Bunun yanı sıra şeffaf olmayan tasarım, ayıplı bilgilendirme ve haksız şart kavramları da bu değerlendirmenin kapsamına girebilir; tüketicinin ekonomik davranışını önemli ölçüde etkileyen her yönlendirme hukuki denetime açık hale gelir.

Mesafeli Sözleşmelerde Bilgilendirme Yükümlülüğü

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 48. maddesi, mesafeli sözleşmelerde tüketicinin sözleşmeyi veya teklifi kabul etmeden önce ödeme yükümlülüğü altına gireceği konusunda açık ve anlaşılır biçimde bilgilendirilmesini zorunlu kılmaktadır. Bu yükümlülüğe uyulduğunun ispat yükü satıcı veya sağlayıcıya aittir. Aynı madde kapsamında tüketici, on dört gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayma hakkına sahiptir. Satıcı veya sağlayıcı, cayma hakkı konusunda tüketicinin bilgilendirildiğini ispat etmekle yükümlüdür; tüketici gereği gibi bilgilendirilmemişse on dört günlük süreyle bağlı değildir. Her hâlükârda bu uzayan süre, cayma süresinin bittiği tarihten itibaren bir yıl sonra sona erer.

6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 48Kaynağı aç
MADDE 48- (1) Mesafeli sözleşme, satıcı veya sağlayıcı ile tüketicinin eş zamanlı fiziksel varlığı olmaksızın, mal veya hizmetlerin uzaktan pazarlanmasına yönelik olarak oluşturulmuş bir sistem çerçevesinde, taraflar arasında sözleşmenin kurulduğu ana kadar ve kurulduğu an da dâhil olmak üzere uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle kurulan sözleşmelerdir. (2) Tüketici, mesafeli sözleşmeyi ya da buna karşılık gelen herhangi bir teklifi kabul etmeden önce ayrıntıları yönetmelikte belirlenen hususlarda ve siparişi onaylandığı takdirde ödeme yükümlülüğü altına gireceği konusunda açık ve anlaşılır şekilde satıcı veya sağlayıcı tarafından bilgilendirilir. Tüketicinin bilgilendirildiğine ilişkin ispat yükü satıcı veya sağlayıcıya aittir. (3) Satıcı veya sağlayıcı, tüketicinin siparişinin kendisine ulaştığı andan itibaren taahhüt edilen süre içinde edimini yerine getirir. (Değişik cümle:24/3/2022-7392/7 md.) Tüketicinin isteği veya kişisel ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanan mallara ilişkin sözleşmeler haricinde mal satışlarında bu süre her hâlükârda otuz günü geçemez. Satıcı veya sağlayıcının bu süre içinde edimini yerine getirmemesi durumunda tüketici sözleşmeyi feshedebilir. (4) Tüketici, on dört gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayma hakkına sahiptir. Cayma hakkının kullanıldığına dair bildirimin bu süre içinde satıcı veya sağlayıcıya yöneltilmiş olması yeterlidir. Satıcı veya sağlayıcı, cayma hakkı konusunda tüketicinin bilgilendirildiğini ispat etmekle yükümlüdür. Tüketici, cayma hakkı konusunda gerektiği şekilde bilgilendirilmezse, cayma hakkını kullanmak için on dört günlük süreyle bağlı değildir. Her hâlükârda bu süre cayma süresinin bittiği tarihten itibaren bir yıl sonra sona erer. Tüketici, cayma hakkı süresi içinde malın mutat kullanımı sebebiyle meydana gelen değişiklik ve bozulmalardan sorumlu değildir. (5) (Değişik:24/3/2022-7392/7 md.) Oluşturdukları sistem ile satıcı veya sağlayıcı adına mesafeli sözleşme kurulmasına aracılık eden aracı hizmet sağlayıcılar, sistem aracılığıyla kurulan mesafeli sözleşmelerden doğan hak ve yükümlülüklerin kullanım süresi boyunca tüketicilerin yönetmelikle belirlenen hususlara ilişkin talep ve bildirimlerini iletebilmelerine ve takip edebilmelerine elverişli bir sistemi kurmak ve kesintisiz olarak açık tutmakla yükümlüdür. (6) (Ek:24/3/2022-7392/7 md.) Aracı hizmet sağlayıcısı olarak faaliyet gösterenler aracılık ettikleri mesafeli sözleşmelere ilişkin olarak;[10] a) Tüketiciye ön bilgilendirmenin yapılmasından, teyidinden ve ispatından satıcı veya sağlayıcı ile birlikte müteselsilen, b) Veri girişinin satıcı veya sağlayıcı tarafından yapıldığı durumlar hariç olmak üzere, yönetmelikle belirlenen ön bilgilendirmede bulunması zorunlu hususlardaki eksikliklerden, c) Bu maddede yer alan hususlardan dolayı tüketicilerin satıcı veya sağlayıcılar ile yaptıkları işlemlere ilişkin kayıtların tutulmasından ve istenilmesi hâlinde bu bilgilerin ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile tüketicilere verilmesinden, ç) Satıcı veya sağlayıcı ile yaptıkları aracılık hizmetine ilişkin sözleşmeye aykırı uygulamaları nedeniyle satıcı ve sağlayıcıların bu madde hükümlerine aykırı davranmasına sebep oldukları her bir işlemden, d) Satıcı veya sağlayıcı adına bedel tahsil etmesi hâlinde, mal veya hizmetin tüketiciye teslim veya ifası sonrası bedelin satıcıya veya sağlayıcıya aktarıldığı durumlar ile 11 inci ve 15 inci maddelerde yer alan hakların kullanımı hariç olmak üzere teslim veya ifa ile cayma hakkına ilişkin yükümlülüklerden satıcı veya sağlayıcı ile birlikte müteselsilen, e) Satıcı veya sağlayıcı onayı olmaksızın düzenledikleri kampanyalı, promosyonlu veya indirimli satışlarda, sözleşmenin hiç ya da gereği gibi ifa edilmemesinden, f) Ön bilgilendirmede yer alan hususlar ile reklamlarında yer alan bilgilerin uyumlu olmasından ve ispatından, sorumludur. (7) Mesafeli sözleşmelerde, kapsam dışı sözleşmeler, tüketici, satıcı ve sağlayıcı ile mesafeli sözleşme kurulmasına aracılık eden aracı hizmet sağlayıcının hak ve yükümlülükleri, cayma hakkı, bilgilendirme yükümlülüğü, teslimat ile diğer uygulama usul ve esasları yönetmelikle belirlenir.10 Finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşmeler

Cayma hakkının kullanıldığına dair bildirimin on dört günlük süre içinde satıcı veya sağlayıcıya yöneltilmiş olması yeterlidir; bildirimin süre dolmadan fiilen teslim edilmesi şartı aranmaz. Tüketici, cayma hakkı süresi içinde malı olağan kullanımından kaynaklanan değişiklik ve bozulmalardan sorumlu tutulamaz. Mal satışlarında siparişin satıcıya ulaşmasından itibaren ifa için azami süre kural olarak otuz gündür; bu süre içinde edimini yerine getiremeyen satıcı karşısında tüketici sözleşmeyi feshedebilir. Tüketicinin isteği veya kişisel ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanan mallara ilişkin sözleşmelerde bu otuz günlük azami süre uygulanmaz.

Aracı Hizmet Sağlayıcıların Sorumluluğu

6502 sayılı Kanun'un 48. maddesi, aracı hizmet sağlayıcılara kapsamlı yükümlülükler yüklemektedir. Aracı, tüketiciye ön bilgilendirmenin yapılmasından, teyidinden ve ispatından satıcı veya sağlayıcı ile birlikte müteselsilen sorumludur. Ön bilgilendirmede bulunması zorunlu hususlardaki eksikliklerden de kural olarak sorumlu olmakla birlikte, veri girişini satıcı veya sağlayıcı yapmışsa bu sorumluluk doğmaz. Bunun yanı sıra aracı hizmet sağlayıcı, ön bilgilendirmede yer alan hususlar ile reklamlarında yer alan bilgilerin uyumlu olmasından ve bu uyumun ispatından sorumludur. Satıcı veya sağlayıcı onayı olmaksızın düzenlenen kampanyalı, promosyonlu veya indirimli satışlarda sözleşmenin hiç ya da gereği gibi ifa edilmemesinden de aracı hizmet sağlayıcı sorumlu tutulmaktadır. Zorunlu bilgilendirme hususlarının içeriği yönetmelikle belirlenmektedir.

Aracı hizmet sağlayıcılar, oluşturdukları sistem aracılığıyla kurulan mesafeli sözleşmelerden doğan hak ve yükümlülüklerin kullanım süresi boyunca tüketicilerin talep ve bildirimlerini iletebilmelerine ve takip edebilmelerine elverişli bir sistemi kurmak ve kesintisiz olarak açık tutmakla da yükümlüdür. Yönetmelikle belirlenen hususların kapsamı bu yükümlülüğün sınırlarını çizmektedir.

Kişisel Veri Onayı ve Açık Rıza

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, açık rızayı belirli bir konuya ilişkin, bilgilendirilmeye dayanan ve özgür iradeyle açıklanan rıza olarak tanımlamaktadır. Kişisel veri ise kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi kapsamakta; kişisel verilerin işlenmesi kavramı elde etme, kaydetme, depolama, aktarma ve kullanımını engelleme dahil veriler üzerindeki her türlü işlemi içermektedir. Önceden işaretli onay kutularının kullanılması veya rıza metninin yanıltıcı bir arayüz içine yerleştirilmesi, rızanın özgür iradeyle verilip verilmediğini tartışmalı kılabilir; ancak geçersizlik tespiti somut olayın koşullarını değerlendiren yetkili kurumun kararına bağlıdır.

6698 sayılı KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU m. 3Kaynağı aç
MADDE 3- (1) Bu Kanunun uygulanmasında; a) Açık rıza: Belirli bir konuya ilişkin, bilgilendirilmeye dayanan ve özgür iradeyle açıklanan rızayı, b) Anonim hâle getirme: Kişisel verilerin, başka verilerle eşleştirilerek dahi hiçbir surette kimliği belirli veya belirlenebilir bir gerçek kişiyle ilişkilendirilemeyecek hâle getirilmesini, c) Başkan: Kişisel Verileri Koruma Kurumu Başkanını, ç) İlgili kişi: Kişisel verisi işlenen gerçek kişiyi, d) Kişisel veri: Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi, e) Kişisel verilerin işlenmesi: Kişisel verilerin tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla elde edilmesi, kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hâle getirilmesi, sınıflandırılması ya da kullanılmasının engellenmesi gibi veriler üzerinde gerçekleştirilen her türlü işlemi, f) Kurul: Kişisel Verileri Koruma Kurulunu, g) Kurum: Kişisel Verileri Koruma Kurumunu, ğ) Veri işleyen: Veri sorumlusunun verdiği yetkiye dayanarak onun adına kişisel verileri işleyen gerçek veya tüzel kişiyi, h) Veri kayıt sistemi: Kişisel verilerin belirli kriterlere göre yapılandırılarak işlendiği kayıt sistemini, ı) Veri sorumlusu: Kişisel verilerin işleme amaçlarını ve vasıtalarını belirleyen, veri kayıt sisteminin kurulmasından ve yönetilmesinden sorumlu olan gerçek veya tüzel kişiyi, ifade eder. İKİNCİ BÖLÜM Kişisel Verilerin İşlenmesi Genel ilkeler

Haksız Ticari Uygulama Çerçevesi

6502 sayılı Kanun'un 62. maddesi, mesleki özenin gereklerine uymayan ve ortalama tüketicinin ekonomik davranış biçimini önemli ölçüde bozan veya bozma ihtimali olan ticari uygulamaları haksız saymaktadır. Aldatıcı veya saldırgan nitelikteki uygulamalar ile yönetmelik ekinde yer alan uygulamalar da bu kapsamda kabul edilmekte; tüketiciye yönelik haksız ticari uygulamalar açıkça yasaklanmaktadır. Karanlık tasarımların bu hüküm kapsamına girip girmediği somut olayın koşullarına ve yetkili denetim organının değerlendirmesine bağlıdır. Ticari uygulamanın haksız olduğunun iddia edilmesi hâlinde ispat yükü uygulamada bulunan tarafa aittir; haksız olmadığını o ispatlamak zorundadır. Haksız ticari uygulamanın reklam yoluyla gerçekleştirildiği hâllerde 6502 sayılı Kanun'un 61. maddesi hükümleri uygulanır. Haksız ticari uygulamaların tespit ve denetim usulü ile her hâlükârda haksız sayılacak uygulamalar yönetmelikle belirlenmektedir.

6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 62Kaynağı aç
MADDE 62- (1) Bir ticari uygulamanın; mesleki özenin gereklerine uymaması ve ulaştığı ortalama tüketicinin ya da yöneldiği grubun ortalama üyesinin mal veya hizmete ilişkin ekonomik davranış biçimini önemli ölçüde bozması veya önemli ölçüde bozma ihtimalinin olması durumunda haksız olduğu kabul edilir. Özellikle aldatıcı veya saldırgan nitelikte olan uygulamalar ile yönetmelik ekinde yer alan uygulamalar haksız ticari uygulama olarak kabul edilir. Tüketiciye yönelik haksız ticari uygulamalar yasaktır. (2) Ticari uygulamanın haksız olduğunun iddia edilmesi hâlinde, ticari uygulamada bulunan, bu uygulamasının haksız ticari uygulama olmadığını ispatla yükümlüdür. (3) Haksız ticari uygulamanın reklam yoluyla gerçekleştirildiği hâllerde bu Kanunun 61 inci maddesi hükümleri uygulanır. (4) Haksız ticari uygulamaların tespit edilmesine ve bunların denetlenmesine ilişkin usul ve esaslar ile her hâlükârda haksız ticari uygulama olarak kabul edilecek uygulamalar yönetmelikle belirlenir. Reklam Kurulu

Kampanya Dili ve Aciliyet Mesajları

Kampanya dili ile gerçek koşullar arasında fark bulunması, reklamın dürüstlük ilkesine aykırılık doğurabilir. Aciliyet hissi yaratan mesajlar ticari uygulamanın etkisini artırır ve bu durum haksız ticari uygulama tartışmasını beraberinde getirebilir. Bu değerlendirme çerçevesini oluşturan mevzuat hükümleri ve öngörülen yaptırım koşulları, somut olayın niteliğine ve yetkili denetim organının incelemesine göre şekillenir.

Veri Güvenliği Yükümlülükleri

6698 sayılı Kanun'un 12. maddesi uyarınca veri sorumlusu, kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesini ve erişilmesini önlemek ile muhafazasını sağlamak amacıyla gerekli teknik ve idari tedbirleri almak zorundadır. Kişisel verilerin kendi adına başka bir gerçek veya tüzel kişi tarafından işlenmesi hâlinde bu tedbirlerin alınması konusunda söz konusu kişilerle birlikte müştereken sorumludur. Veri sorumluları ile veri işleyenler, öğrendikleri kişisel verileri Kanun hükümlerine aykırı olarak başkasına açıklayamaz ve işleme amacı dışında kullanamaz; bu yükümlülük görevden ayrılmadan sonra da devam eder. Kişisel verilerin kanuni olmayan yollarla başkaları tarafından elde edilmesi hâlinde veri sorumlusu bu durumu en kısa sürede ilgilisine ve Kişisel Verileri Koruma Kurulu'na bildirmek zorundadır.

6698 sayılı KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU m. 12Kaynağı aç
MADDE 12- (1) Veri sorumlusu; a) Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak işlenmesini önlemek, b) Kişisel verilere hukuka aykırı olarak erişilmesini önlemek, c) Kişisel verilerin muhafazasını sağlamak, amacıyla uygun güvenlik düzeyini temin etmeye yönelik gerekli her türlü teknik ve idari tedbirleri almak zorundadır. (2) Veri sorumlusu, kişisel verilerin kendi adına başka bir gerçek veya tüzel kişi tarafından işlenmesi hâlinde, birinci fıkrada belirtilen tedbirlerin alınması hususunda bu kişilerle birlikte müştereken sorumludur. (3) Veri sorumlusu, kendi kurum veya kuruluşunda, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasını sağlamak amacıyla gerekli denetimleri yapmak veya yaptırmak zorundadır. (4) Veri sorumluları ile veri işleyen kişiler, öğrendikleri kişisel verileri bu Kanun hükümlerine aykırı olarak başkasına açıklayamaz ve işleme amacı dışında kullanamazlar. Bu yükümlülük görevden ayrılmalarından sonra da devam eder. (5) İşlenen kişisel verilerin kanuni olmayan yollarla başkaları tarafından elde edilmesi hâlinde, veri sorumlusu bu durumu en kısa sürede ilgilisine ve Kurula bildirir. Kurul, gerekmesi hâlinde bu durumu, kendi internet sitesinde ya da uygun göreceği başka bir yöntemle ilan edebilir. DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Başvuru, Şikâyet ve Veri Sorumluları Sicili Veri sorumlusuna başvuru

Başvuru Yolları

Karanlık tasarım içeren bir uygulamayla karşılaşan tüketici, önce satıcıya yazılı olarak başvurabilir. Çözüm sağlanamaması durumunda tüketici hakem heyeti ve tüketici mahkemesi seçenekleri gündeme gelir. Uygulamanın reklam boyutu varsa aldatıcı tanıtım şikayetleri, kişisel veri toplama boyutu varsa veri koruma alanındaki idari başvurular ayrıca değerlendirilebilir. Hangi uyuşmazlık tutarında hakem heyetine başvurunun zorunlu tutulduğu, başvuru süreleri ve yetkili denetim organlarının yetki sınırları, somut işlemin niteliğine ve güncel mevzuata göre belirlenir.

İspat ve Belgeleme

Başvuru aşamasında ekran görüntüleri, e-posta kayıtları, ödeme belgeleri ve iptal talebi yazışmaları önem taşır. Kullanıcının işlemin nasıl sunulduğunu ve hangi aşamada yanıltıldığını somutlaştırması, şikayetin değerlendirilebilmesi bakımından kritik öneme sahiptir. Bu belgeler, hem idari başvurularda hem de yargısal süreçlerde uyuşmazlığın temel delil tabanını oluşturur.

Sık Sorulan Sorular

Karanlık tasarım her zaman hukuka aykırı mıdır?

Her karanlık tasarım uygulaması otomatik olarak hukuka aykırı sayılmaz; hukuki değerlendirme, tasarımın tüketicinin iradesini ne ölçüde etkilediğine, hangi bilgilerin ne biçimde gizlendiğine ve somut işlem koşullarına göre şekillenir. Şeffaf olmayan tasarım, ayıplı bilgilendirme, haksız şart ve irade sakatlığı gibi farklı hukuki tartışma başlıkları söz konusu olabilir; bunların her birinin varlığı ve hukuki sonuçları olayın özelliklerine göre ayrı ayrı değerlendirilir.

Karanlık tasarım yoluyla alınan kişisel veri onayı geçerli midir?

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun 3. maddesi, açık rızanın belirli bir konuya ilişkin, bilgilendirilmeye dayanan ve özgür iradeyle açıklanan rıza olduğunu hükme bağlamaktadır. Önceden işaretlenmiş kutular veya yanıltıcı bir arayüz aracılığıyla alınan onay, bu geçerlilik koşullarını tartışmalı kılabilir; ancak geçersizlik tespiti her somut olay için yetkili kurumun değerlendirmesini gerektirir.

Cayma hakkı bildirilmezse ne olur?

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 48. maddesi uyarınca, satıcı veya sağlayıcı cayma hakkı konusunda tüketicinin bilgilendirildiğini ispat etmekle yükümlüdür. Tüketici gereği gibi bilgilendirilmemişse on dört günlük cayma süresiyle bağlı değildir. Bu uzayan süre her hâlükârda, normal cayma süresinin sona ereceği tarihten itibaren bir yıl sonra son bulur.

Karanlık tasarım şikayetinde hangi belgeler önem taşır?

Ekran görüntüleri, e-posta ve bildirim kayıtları, ödeme belgeleri ile iptal veya iade yazışmaları en temel delil araçlarıdır. İşlemin hangi aşamasında ve ne biçimde sunulduğunu gösteren belgeler, başvurunun somutlaştırılması açısından belirleyicidir.

Gerçeği yansıtmayan stok veya fiyat aciliyeti iddiası hukuki sorun doğurur mu?

Kampanya dili ile gerçek koşullar arasındaki fark ve gerçeği yansıtmayan aciliyet mesajları, reklamın dürüstlük ilkesine aykırılık ve haksız ticari uygulama tartışması doğurabilir. Somut yaptırım koşulları ilgili denetim organının incelemesine bağlıdır.

Aracı e-ticaret platformu karanlık tasarımdan sorumlu tutulabilir mi?

6502 sayılı Kanun'un 48. maddesi uyarınca aracı hizmet sağlayıcılar, tüketiciye ön bilgilendirmenin yapılmasından, teyidinden ve ispatından satıcı veya sağlayıcı ile müteselsilen sorumludur. Ön bilgilendirmedeki zorunlu eksikliklerden ve ön bilgilendirme ile reklamlardaki bilgilerin uyumsuzluğundan da sorumlu tutulurlar. Satıcı onayı olmaksızın düzenlenen indirimli kampanyalarda sözleşmenin ifa edilmemesi hâlinde de sorumluluk doğabilir. Veri girişini satıcının bizzat yaptığı durumlarda aracının bilgilendirme sorumluluğu doğmaz.

Haksız ticari uygulama iddiasında ispat yükü kime aittir?

6502 sayılı Kanun'un 62. maddesi uyarınca ticari uygulamanın haksız olduğunun iddia edilmesi hâlinde, uygulamada bulunan taraf bu uygulamasının haksız ticari uygulama olmadığını ispatla yükümlüdür. Tüketicinin iddiasını kanıtlama zorunluluğu bulunmamakta; ispat yükü yer değiştirmektedir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu