Doçentlik başvurusunun reddine karşı açılan iptal davalarında idari mahkemeler, akademik jüri veya kurulun yerine geçerek baştan bilimsel karar kuramaz ve jüri üyelerinin bilimsel kanaatinin yerindeliğini denetleyemez. Yargısal denetim, idarenin tesis ettiği ret işleminin usul, gerekçe, somut deliller ve adayın başvuru dosyasıyla uyumu bakımından yürütülür; jüri kanaatinin hukuka, objektif kriterlere ve gerekçelilik ilkesine uygunluğu incelenir.
Yargılama sürecinde yaptırılan bilirkişi incelemesi jüri raporunu ortadan kaldırmaz ve idarenin yerine geçen yeni bir idari değerlendirme oluşturmaz. Jüri raporu ret işleminin dayanağı olarak kalmayı sürdürürken bilirkişi raporu mahkemenin teknik akademik konuyu değerlendirmesine yardımcı olan bir belge niteliğindedir. Bu çerçevede düzenlenen bilirkişi raporu mahkemeyi bağlayıcı kesin delil teşkil etmez; hâkimin serbestçe değerlendirdiği takdiri bir delil olup mahkeme gerekçesini göstermek kaydıyla rapora aykırı karar verebilir.
Bilirkişi Görevlendirmesinde Uzmanlık ve Tarafsızlık Esasları
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 266 uyarınca mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişi görüşünün alınmasına karar verir. Genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün konularda bilirkişiye başvurulamaz. Hukuk öğrenimi görmüş kişiler de hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduklarını belgelemedikçe bilirkişi olarak görevlendirilemez.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 266Kaynağı aç
Doçentlik davalarında görevlendirilecek bilirkişilerin adayın görev yaptığı kurumda çalışan kişilerden, adayın tez danışmanından veya adayla aralarında husumet bulunduğu bilinen kişilerden seçilmesi mümkün değildir. Ayrıca bilirkişi raporunda hukuki nitelendirme veya yorum yapılamaz; bilirkişinin yetkisi yalnızca teknik ve bilimsel tespitlerle sınırlıdır.
İtiraz Süresi ve Ek Süre Talebi
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 281/1 uyarınca taraflar, bilirkişi raporunun kendilerine tebliğinden başlayarak iki haftalık süre içerisinde rapordaki eksikliklerin giderilmesini, belirsiz noktaların açıklığa kavuşturulmasını ya da yeni bir bilirkişi görevlendirilmesini mahkemeden isteyebilir. İtiraz veya beyanların bu zaman zarfında sunulmasının teknik sebeplerle ya da fiili imkânsızlık yüzünden güçleştiği durumlarda, iki haftalık süre dolmadan başvurulması kaydıyla mahkemece önceki sürenin bitiminden itibaren geçerli olacak şekilde, yalnızca bir defa ve en çok iki haftalık ek süre tanınabilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 281Kaynağı aç
Yasal süresi içerisinde itiraz edilmeyen bilirkişi raporu, itirazda bulunmayan taraf yönünden kesinleşmiş kabul edilebilir ve sonraki aşamalarda, istinaf kanun yolu da dâhil olmak üzere, rapora karşı yeni bir itiraz ileri sürülmesi kural olarak mümkün olmaz. Taraflardan biri rapora itiraz ederken diğer tarafın itiraz etmemesi ve itiraz eden lehine yeni bir rapor düzenlenmesi durumunda, itiraz etmeyen taraf yönünden önceki rapor kesinleştiğinden yargılamada usuli kazanılmış hak ilkesi gündeme gelebilir.
İtiraz Dilekçesinin Kapsamı ve Mahkemenin İnceleme Yetkisi
Doçentlik bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde yalnızca eksik inceleme yapıldığına yönelik soyut ifadelere yer verilmesi yeterli sayılmaz; adayın hangi eserinin, mevzuattaki hangi kriterin, hangi jüri tespitinin veya hangi belge kaydının raporda eksik veya hatalı değerlendirildiği somut olarak gösterilmelidir. Bilirkişi raporunun başvuru dosyasıyla somut bağlantı kurmaksızın jüri raporundaki soyut olumsuzluk ifadelerini aynen tekrar etmesi hâlinde bu durum dilekçede denetlenebilirlik yönünden açıkça belirtilmelidir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 281/2 uyarınca mahkeme, rapordaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulması amacıyla yeni sorular düzenlemek suretiyle bilirkişiden ek rapor alabileceği gibi tayin edeceği duruşmada sözlü açıklamalarda bulunulmasını da kendiliğinden isteyebilir. Hâkim, maddi gerçeğin ortaya çıkması için gerekli gördüğü takdirde aynı Kanun'un 281/3 maddesi uyarınca yeni görevlendireceği bir bilirkişi aracılığıyla tekrar inceleme yaptırabilir.
Yürütmenin Durdurulması İstemi Bakımından Bilirkişi Raporu
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 27 çerçevesinde doçentlik işlemlerine karşı açılan davalarda yürütmenin durdurulması istemi mahkemece dosya üzerinden karara bağlanabileceği gibi işin niteliği gerektiriyorsa bilirkişi raporunun sunulması beklenerek de değerlendirilebilir.
Doçentlik bilirkişi raporuna kaç gün içinde itiraz edilmelidir?
Bilirkişi raporuna itiraz süresi raporun tebliğinden itibaren iki haftadır. Raporun bu sürede incelenmesinin teknik olarak güç veya imkânsız olması durumunda, iki haftalık süre dolmadan başvurularak mahkemeden en fazla iki haftalık ek süre talep edilebilir.
Bilirkişi raporu mahkeme açısından bağlayıcı mıdır?
Bilirkişi raporu mahkemeyi bağlayıcı kesin delil niteliğinde değildir; hâkimin serbestçe değerlendirdiği takdiri delillerdendir. Mahkeme, hukuki gerekçesini açıkça ortaya koymak suretiyle bilirkişi raporuna aykırı karar verebilir.
Bilirkişi jüri raporunu aynen tekrar etmişse itiraz nasıl yapılır?
Bilirkişinin adayın başvuru dosyasıyla somut bağlantı kurmaksızın jüri raporundaki soyut olumsuzluk ifadelerini aynen tekrar etmesi itiraz konusu yapılmalıdır. Dilekçede raporda eksik veya hatalı değerlendirilen eserler ve kriterler somut şekilde gösterilerek ek rapor alınması veya yeni bilirkişi atanması istenmelidir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

